İMAM MUSA KAZIM (A.S)’DAN KIRK HADİS
1)Kim bizi sevip düşmanlarımızdan nefret ederse bizimle olacaktır. Onun yeri cennetteki yüksek ağaçların gölgelerinin altındaki akan temiz nehirlerdir.
Bihar’ul Envar – c. 26, s. 256, h. 32
2)(Müslüman) kardeşi üzerinde fitne yapan kişi lanetlenmiştir.
Bihar el-Envar – c. 74, s. 232
3)“Her kim mal ve serveti olmaksızın zengin olmak, hasetten kurtulup kalp huzuru elde etmek ve dini hakkında salim kalmak istiyorsa, aziz ve celil olan Allah’a yalvarıp yakararak aklını kamil kılmasını dilemelidir.”
el-Kafi, 1/18/12
4)“Nefsini isteklerinden alıkoymak için onunla cihat et. Şüphesiz nefsinle cihat etmek de düşmanla cihat etmek gibi sana farzdır.”
Tuhef’ul-Ukul, 399
5)“Dünya içtikçe susuzluğu artıran ve sonunda insanı öldüren deniz suyu misalidir.”
Tuhef’ul-Ukul, 396
6)“Allah-u Teala çok uyuyan kuldan nefret eder ve Allah-u Teala boşta gezen kulundan nefret eder.”
Fakih, 3/169/3635
7)“Fakihin abid kimseye üstünlüğü güneşin yıldızlara üstünlüğü gibidir. Her kim kendi dini hakkında fakih olmazsa Allah onun hiçbir amelinden hoşnut olmaz.”
el-Bihar, 78/321/19
8)“Az olan günahları, az saymayın. Zira bu günahlar yavaş yavaş toplanır ve çoğalırlar.”
Emali’el-Mufid, 157/8
9)“Her ne kadar yok olmana sebep olsa da hakkı söyle. Şüphesiz kurtuluşun ondadır. Kurtuluşun batılda olsa da onu terk et. Şüphesiz yok oluşun ondadır.”
Tuhef’ul-Ukul, 408
10)“Açık durumlarınızda insanlardan haya ettiğiniz gibi, gizli durumlarınızda da Allah’tan haya edin.”
Tuhef’ul-Ukul, 394
11)“Sizin aranızda Bedir ehli sayısınca (gerçek mümin) olsaydı, Kaim’imiz kıyam ederdi.”
Mişkat’ul Envar, 63
12)“Allah’a itaat yolunda infakta bulunmaktan çekinme. Aksi taktirde iki katını Allah’a günah yolunda harcarsın.”
Tuhef’ul-Ukul, 408
13)“Her kim tutumlu ve kanaatkar olursa nimet kendisi için baki kalır ve her kim de savurganlık ve israfa sürüklenirse ondan nimetler zail olur.”
el-Bihar, 78/327/4
14)İmam Kazım (a.s) kendisinden öğüt dileyen Harun Reşid’e yazdığı bir mektubunda şöyle buyurmuştur: “Gözünün gördüğü her şeyde bir öğüt ve ibret vardır.”
el-Bihar, 71/324/14
15)İmam Kazım (a.s) Cafer bin Muhammed Asimiyy’e şöyle buyurmuştur: “Ey Asım! Birbirinizle ilişki kurma ve dertleri paylaşma hususunda nasıl davranıyorsunuz?” Ben şöyle arz ettim: “Bir insanın olması mümkün olan en üstün şekilde” İmam şöyle buyurdu: “Sizden biri fakirlik anında kardeşinin dükkanına veya evine gidip, para kesesini çıkarıp ihtiyacı olanı aldığı halde kardeşi kendisine itiraz etmez mi?” Asım şöyle arz etti: “Hayır” eder.” İmam şöyle buyurdu: “O halde birbirinizle ilişki hususunda benim istediğim şey üzere değilsiniz.”
el-Bihar, 74/231/28
16)“Birbirine söven iki kişiden üstün olanı mutlaka aşağılık olanın derecesine düşer.”
A’lam’ud-Din, 305
17)“Çocuklara bir şeyi söz verdiğiniz zaman onunla amel ediniz. Çocuklar sizin kendilerine rızık verdiğinizi sanır. Şüphesiz Allah kadınlar ve çocuklar için gazaplandığı gibi başka hiçbir şey hakkında gazap etmemektedir.”
el-Bihar, 104/73/23
18)“Yalnızlık ve halvet zamanında kalbi (Allah’tan) korkmayan kimse bizim Şiilerimizden değildir.”
Besair’ud Derecat, 247/10
19)“Ey Allah’ın kulları! Kendinizi ıslah etmekle Allah’ın nimetlerini taktir edin
ki yakininiz artsın ve değerli ve eşi bulunmaz bir fayda elde edesiniz.”
el-Kafi, 2/268/1
20)“Zulüm hakka galebe çaldığında iyiliği belli olmadıkça hiç kimseye iyi zanda
bulunmak doğru değildir.”
el-Kafi, 5/298/2
21)“Allah’ın kulları üzerinde iki hücceti vardır: Dış hücceti ve iç hücceti. Dış hücceti, elçiler, Peygamberler ve imamlardır. İç hücceti ise akıllardır.”
el-Kafi. s. 16/12
22)“Çocuğun küçük yaşta yaramazlığı
beğenilmiştir. Zira bu kimse büyüklük çağında halim (yumuşak huylu) olur.”
el-Fakih, 3/493/4748
23)“Kadının cihadı kocasına güzel eşlik etmesidir.”
el-Kafi, 5/507/4
24)“Cahile hikmet vermeyin ki ona (hikmete) zulmetmiş olursunuz. Ehlinden de hikmeti alıkoymayın ki onlara zulmetmiş olursunuz.”
el-Bihar, 78/303/1
25)“Zamanınızı dörde ayırmaya çalışın; bir bölümünü Allah’la münacat etmeye, bir bölümünü geçiminizi sağlamaya, bir bölümünü ayıplarınızı size bildiren kardeşlerinizi ve gönüllerinde size karşı samimiyetleri olan güvenilir insanları ziyaret etmeye ve bir bölümünü de haramlar dışındaki zevklere ayırın; bununla (sonuncuyu yapmakla) diğer üç bölümü de yapmaya kadir olursunuz.”
Tuhaf’ul- Ukul, s. 853.
26)Çocuklarından birine şöyle buyurdular: “Ey yavrum! Allah-u Teala’nın, seni nehyettiği masiyette görmesinden ve seni emrettiği itaatte görmemesinden sakın. (Allah’a kulluk etmede) gayretli ve ciddi ol. Yine de Allah’a ibadet ve itaatte kendini kusursuz görme. Çünkü gerektiği şekilde Allah’a ibadet etmek mümkün değildir. Şaka yapmaktan sakın. Çünkü şaka, imanın nurunu giderdiği gibi yiğitliğini de hafifletir. Usanmak ve tembellikten sakın. Çünkü bunlar, dünya ve ahiret nasibinden seni alıkoyar.”
Bihar’ul- Envar, c. 78, s. 315.
27)“Ey Hişam! Yiğitliği olmayanın dini olmaz, aklı olmayanın da yiğitliği olmaz. Halkın en değerlisi, dünyayı kendisi için bir değer görmeyen kimsedir. Bilin ki, bedenlerinizin kıymet ve değeri ancak cennettir. Öyleyse onu başka bir şeye satmayın.”
Tuhaf’ul- Ukul, s. 803.
28)“İki yüzlü ve iki dilli olan kul, ne de kötü kuldur; kardeşinin huzurunda onu över, gıyabında (gıybetini ederek) etini yer; kardeşine bir nimet verildiğinde kıskanır, sıkıntıya düştüğünde de onu yalnız bırakır.”
Tuhaf’ul- Ukul, s. 813 . Bihar’ul- Envar, c. 78, s. 310.
29)“Kim üç şeyi üç şeye musallat kılarsa, aklını yok etmek için heva ve hevesine yardım etmiş gibi sayılır: Fikrinin nurunu uzun arzularla öldüren; çok konuşmakla hikmetini mahveden; ibret almak nurunu nefsani şehvetlerle yok eden; ibret almak nurunu yok eden şahıs, aklını yıkmak için nefsine destek olmuştur; aklını yok eden kimse de dinini ve dünyasını ifsat etmiştir.”
Tuhaf’ul- Ukul, s. 797.
30)“İnsanlar önceden bilmedikleri yeni günahlar icat ettikçe, Allah da onlara tanımadıkları yeni belalar gönderir.”
Bihar’ul- Envar, c. 78, s. 322.
31)“Kibirlenmekten kaçın; çünkü kimin kalbinde bir zerre miktarınca kibir olursa cennete giremez. Büyüklük Allah’ın ridasıdır; kim Allah’ın ridası hususunda O’nunla çekişirse, Allah onu yüzü üstü cehenneme atar.”
Tuhaf’ul- Ukul, s. 817.
32)“Her şeyin bir nişanesi vardır; akıllı insanın nişanesi de tefekkürdür; tefekkürün nişanesi de susmaktır. Her şeyin bir bineği vardır; akıllının bineği de alçak gönüllülüktür. Nehy edildiğin şeyi yapman, cehalet bakımından sana yeter.”
Tuhaf’ul- Ukul, s. 795.
33)“ Kim halka karşı gazabının önünü alırsa, Allah da kıyamet günü ona karşı gazabının önünü alır.”
Vesail’uş- Şia, c. 11, s. 289.
34)“Kim musibet, anında dizini döver veya elini eline vurursa (kendisini döverse) mükafatı heder olur. Musibetin sevabı, ancak musibet sahibinin sabretmesine ve musibet vakti, “İnna lillah ve inna ileyhi raciun” (biz Allah’tanız ve O’na döneceğiz) demesine bağlıdır… Allah, ihtiyaç miktarınca yardım eder ve musibet miktarınca da sabır verir.”
Tuhaf’ul- Ukul, s. 834.
35)“Ey Hişam, yalnızlığa sabretmek aklın güçlülüğünün nişanesidir. Kim Allah Tebarek ve Teala tarafından verilen akılla akıl ederse, dünya ehlinden ona meyledenlerden uzaklaşır ve Allah’ın indinde olana yönelir. Allah da korkuda onun munisi ve yalnızlıkta arkadaşı olur; fakirlikte onu ihtiyaçsız kılar ve aşireti olmaksızın da onu izzetlendirir.”
Bihar’ul- Envar, c. 78, s. 301.
36)“Allah’a hamd-u sena etmeden ve Peygambere salat (ve selam) göndermeden önce dua eden, kirişsiz kemanla ok atan kişiye benzer. Allah’ın vereceği mükafata yakini olan, cömertçe bağışta bulunur. Mutedil davranan, muhtaç olmaz.”
Tuhaf’ul- Ukul, s. 835.
37)“Ey Hişam! Bütün insanlar yıldızları görür; ama yıldızların rotası ve duruş yerlerini bilenden başkası onlara bakıp kendi yolunu bulamaz. Böylece sizler de hikmet öğreniyorsunuz, ama onunla amel edenden başkası hidayete erişemez.”
Tuhaf’ul- Ukul, s. 807.
38)“Kulların en kötüsü, kötü dilli olduğundan dolayı kendisiyle birlikte oturulması sevilmeyen kimsedir. Acaba halkı yüz üstü cehennem ateşine atan, dilin ürünlerinden başka bir şey midir? Saçma sözleri terk etmek, kişinin dininin güzel olduğunu gösterir.”
Bihar’ul- Envar, c. 78, s. 310.
39)“Ey Hişam! Kulu Allah’a yaklaştıracak en güzel vesile, namaz kılmak; ana ve babaya iyilik etmek; haset, bencillik ve övünmeyi terk etmektir.”
Tuhaf’ul- Ukul, s. 807.
40)“Ey Hişam! Dili doğru söyleyenin ameli temiz olur; iyi niyetli olanın rızkı çoğalır; kardeşlerine ve ailesine iyilik yapanın da ömrü uzar.”
Tuhaf’ul- Ukul, s. 801.