İMAM ALİ NAKİ (A.S)’DAN KIRK HADİS
1)“İnsan dünyada mallarıyla, ahirette ise amelleri iledir.”
Durret’ul Bahire, 41
2)“Cahil kimse dilinin esiridir.”
Ed-Durret’ul-Bahire, 41
3)“Hayırdan daha hayırlısı yapanıdır, güzelden daha güzeli söyleyenidir ve ilimden daha üstünü taşıyanıdır.”
el-Bihar, 78/370/4
4)“İncittiğin kimseden sefa ve hakkında kötü duygular beslediğin kimseden hayır bekleme. Hiç şüphesiz başkalarının sana oranla kalbi, senin kalbinin onlara oranı gibidir.”
el-Bihar, 74/181
5)“Taktir edilen şeyler zihninden bile geçmeyen şeyleri sana gösterir.”
A’lam’ud-Din, 311
6)“Kınamak kin tutmaktan daha hayırlıdır.”
el-Bihar, 78/369/4
7)“Nimetler için iyi komşular olun. Nimetlere şükretmekle nimetleri artırın. Biliniz ki nefis kendisine verilen şeyi rahatlıkla kabul eder ve kendisinden alınan şeyler karşısında şiddetle direnir.”
A’lam’ud-Din, 312
8)“Şükreden kimse için şükretmenin mutluluğu, şükre sebep olan nimetin mutluluğundan daha çoktur. Zira nimet bir metadır, ama şükür nimetler ve akıbettir. (İyi sona sahiptir.)”
Tuhef’ul Ukul, 483
9)“Geceyi ihya etmek uykuyu daha lezzetli kılar.”
A’lam’ud-Din, 311
10)“Zenginlik arzunun az olması ve sana yeten şeyle hoşnut olmandır. Fakirlik ise nefsin doymazlığı ve şiddetli ümitsizliktir.”
ed-Durret’ul Bahire, 41
11)Kavga uzun zamandır süren dostluğu bile bozar.
A’yan ul-Şia – c. 2, s. 39
12)“ Kendini beğenen kimseye öfkelenen çok olur.”
Bihar’ul- Envar, c. 78, s. 369.
13)“Dünya bir pazardır, bazıları orada kazanır, bazıları ise zarar görür.”
Tuhaf’ul- Ukul, s. 1033.
14)“Allah, kendisini vasfettiği vasıftan başka şekilde vasfedilmez. Allah’ı vasfetmek nasıl mümkün olabilir? Oysa ki duyu organları, O’nu idrak etmekten, vehimler O’na ulaşmaktan, sezgiler O’nu sınırlamaktan ve gözler O’nu kuşatmaktan acizdir. Yakın olduğu halde uzaktır, uzak olduğu halde yakındır…”
Tuhaf’ul- Ukul, s. 1027.
15)“Kim (Allah tarafından) günah işlemeğe mecbur kılındığını zannederse, kendi günahını Allah’ın üzerine atmış ve kulları cezalandırmada O’na zulüm isnat etmiştir.”
Tuhaf’ul- Ukul, s. 969.
16)”Allah’ın, kendisine dua edilmesini sevdiği bazı yerler vardır, o yerlerde dua edenin duasını kabul eder; Hz. Hüseyin’in haremi de o yerlerden biridir.”
Tuhaf’ul- Ukul, s. 1027.
17)“Kim, hakkı aramak üzere hareket eder de kemaline varmadan ölürse, hayır üzere ölmüştür. Nitekim Allah-u Teala şöyle buyuruyor: “Kim, Allah ve Resulüne doğru hicret ederek evinden çıkar ve sonra
ölürse, onun mükafatı Allah’a aittir.”
Tuhaf’ul- Ukul, s. 999.
18)“Haset, hasenatı yok ettiği gibi halkın öfkesine de yol açar.”
A’yan’uş- Şia, c. 2, s. 39.
19)“Öğretmen ve öğrenci ilerlemede ortaktırlar.”
Bihar’ul- Envar, c. 78, s. 367.
20)“Ailenin önünde yere düşeceğin (can vereceğin) anı aklına getir; ne doktorlar seni ölümden kurtarabilir ve ne de dostunun sana faydası olur.”
A’yan’uş- Şia, c. 2, s. 39.
21)“Kim, kalbinin inanmadığı bir din üzereyken bir ameli yaparsa, Allah onun o amelini ondan kabul etmez.”
Tuhaf’ul- Ukul, s. 1001.
22)“Kim Allah’ın hile ve elemli cezasından emin olursa tekebbür eder; öyle ki sonunda O’nun kazasına ve geçerli emrine duçar olur.”
Tuhaf’ul- Ukul, s. 1029.
23)“Kim Allah tarafından açık bir delil üzere olursa (yakin derecesine varırsa), bedeni doğranıp parça parça edilse bile dünya musibetleri ona kolay gelir.”
Tuhaf’ul- Ukul, s. 1031.
24)“Allah, dünyayı musibet, ahireti ise mükafat evi kılmıştır; dünya musibetini ahiret mükafatının sebebi, ahiret sevabını da dünya musibetinin bedeli kılmıştır.”
Tuhaf’ul- Ukul, s. 1033.
25)“Allah bir kulun hayrını isterse, kınandığında kabul eder.”
Tuhaf’ul- Ukul, s. 1027.
26)“Yumuşak huylu zalimin, yumuşaklığı vasıtasıyla zulmünü affettirmesi mümkün olduğu gibi, haklı sefihin (ahmağın) akılsızlığı da onun haklı olmasını gösteren nuru söndürebilir.”
Tuhaf’ul- Ukul, s. 1033.
27)“Bilin ki nefis, verilene en çok yüz çevirendir; esirgenilenden ise en çok geri durandır.”
A’yan’uş- Şia, c. 2, s. 39.
28)“Dalalet ve küfürden Allah’a sığınıyorum. Biz ne cebre inanıyoruz, ne de tefvize; biz, Kur’ân’ın tanıklık ettiği ve Peygamber’in Ehl-i Beyt’inden olan hidayet İmamlarının da inandığı akide üzere bu ikisinin arasında yer alan hadd-ı vasata inanıyoruz; o hadd-ı vasat da Allah’ın bize verdiği güç ve kabiliyete dayalı olan imtihan ve sınamaktadır. Allah-u Teala bizi, bu verdiği kudrette kendisine kul etmiştir.”
Tuhaf’ul- Ukul, s. 989.
29)“Elinin altındaki kimseye, (yersiz yere) kızmak alçaklıktır.”
Bihar’ul- Envar, c. 78, s. 370.
30)“Kıskançlıktan kaçın; çünkü onun kötü etkisi sende zahir olur, düşmanında ise bir etki yapmaz.”
A’yan’uş- Şia, c. 2, s. 39.
31)“Kim dostluk ve görüşünü sana toplarsa, sende itaatini ona topla.”
Tuhaf’ul- Ukul, s. 1033.
32)“Şaka, sefihlerin latifesi ve cahillerin işidir.”
Bihar’ul- Envar, c. 78, s. 369.
33)“Musibet, sabreden kimse için bir, sabırsızlık yapan kimse için ise ikidir. (Çünkü hem musibet görmüş, hem de sabırsızlık yaparak mükafatı elden vermiştir).”
A’yan’uş- Şia, c. 2, s. 39.
34)“Bencillik, insanı ilim öğrenmekten alıkoyar; hakirlik ve cahilliğe sebep olur”
A’yan’uş- Şia, c. 2, s. 39.
35)“Çekişmek eski dostluğu ve sağlam düğümü bozar. Çekişmede var olan en küçük şey herkesin diğerine galip gelmesini istemesidir ve bu üstün gelme arzusu dostluk bağının kopmasına sebep olan asıl etkendir.”
A’lam’ud Din, 311
36)“Her kim yaratıcıya itaat ederse yaratığın hoşnutsuzluğu ve gazabından dolayı korkuya kapılmaz.”
37)“Taktir edilen şeyler zihninden bile geçmeyen şeyleri sana gösterir.”
A’lam’ud-Din, 311
38)İmam Hadi (a.s), yanına gelen Rey ehlinden birisine şöyle buyurmuştur: “Neredeydin?” O şahıs, “Hüseyin’in (a.s) ziyaretine gitmiştim” dedi. İmam (a.s) şöyle buyurdu: “Şüphesiz şehrinizdeki Abdulazim’in kabrini ziyaret edersen, Hüseyin bin Ali’yi (a.s) ziyaret eden kimse gibi olursun.”
Sevab’ul-A’mal, 124/1
39)“Tamah çirkin bir haslettir.”
ed-Durret’ul Bahire, 42
40)İmam Hadi (a.s), Tevbe-i Nasuh hakkında sorulunca şöyle buyurmuştur: “Batının zahir gibi ve hatta ondan daha iyi olmasıdır.”
el-Bihar, 6/22/20