İMAM HASAN ASKERİ (A.S)’DAN KIRK HADİS
1)“Allah, tüm varlıkların ihtiyaç ve şiddet anında ve herkesten ümidini kestiği bir zamanda kendisine sığındığı varlıktır.”
el-Bihar, 3/41/16,
2)“Tartışmaktan sakın. Zira tartışmak saygınlığını ortadan kaldırır. Şaka yapma; aksi taktirde sana karşı küstahça davranılır.”
Tuhef’ul-Ukul, 486
3)“Cehalet düşmandır.”
ed-Durret’ul-Bahire, 44
4)“Şüphesiz cesaretin bir ölçüsü vardır, eğer o ölçü aşılırsa o çılgınlık olur.”
el-Bihar, 78/377/3
5)“Düşmanlarından hilesi en zayıf olan kimse düşmanlığını aşikar kılandır.”
A’lam’ud Din, 313
6)“Komik olmayan bir şeye gülmek cehaletin göstergesidir.”
el-Bihar, 76/59/10
7)“Yüz güzelliği dış güzelliktir. Akıl güzelliği ise iç güzelliğidir.”
A’lam’ud-Din, 313
8)“Hayattan daha hayırlı olan şey, kaybettiğinde hayattan nefret ettiğin şeydir. Ölümden daha kötü şey ise, düçar kaldığında ölümü arzuladığın şeydir.”
Tuhef’ul-Ukul, 489
9)İmam Askeri (a.s), kötü alimlerin sıfatı hakkında şöyle buyurmuştur: “Onların, zayıf Şiilerimize zararı, Yezit’in ordusunun Hüseyin b. Ali (a.s) ve dostlarına zararından daha çoktur. Zira onlar, mallarını ve canlarını aldılar. Bu kötü alimler ise …zayıf Şiilerimizin kalbine şek ve şüphe atmakta ve onları saptırmaktadırlar.”
el-İhticac, 2/512/337
10)“Şüphesiz vermenin de bir ölçüsü vardır. Eğer bu ölçü aşılırsa israf olur.”
ed-Durret’ul-Bahire, 43
11)“Hakkı terkeden aziz kimse zillete düşmüştür. Hakkı alan her zelil ise izzet elde etmiştir.”
el-Bihar, 78/374/24
12)“İnsanların en az rahat edeni kin güden kimsedir.”
Tuhef’ul-Ukul, 488
13)“Allah Tebarek ve Teala, Resulü’nün kalbine istediği kadar azametinin nurunu gösterdi.”
el-Kafi, 1/95/1
14)“Aziz ve celil olan Allah’a ulaşmak, sadece gece merkebine binmekle (gece namazı ile) katedilen bir yolculuktur.”
el-Bihar, 78/380/4
15)“Her kim kardeşine gizlice öğüt verirse onu süslemiş olur. Herkim de başkalarının yanında öğüt verirse onu lekelemiş olur.”
Tuhef’ul-Ukul, 489
16)“Sakın garantilenmiş olan rızık seni farz olan amelden alıkoymasın.”
el-Bihar, 78/374/22
17)“Nimetin değerini sadece şükreden kimse bilir. Nimetin şükrünü ise sadece
nimetin değerini bilen kimse yerine getirir.”
A’lam’ud Din, 313
18)İmam Askeri (a.s), Yahudi halkının fasık alimlerini taklit etmelerini kınadıktan sonra şöyle buyurmuştur: “Bizim halkımızdan da her kim bu tür alimleri taklit ederse, Allah’ın kendilerini taklit ve fasık fakihlere uyma sebebiyle kınadığı Yahudiler gibi olur. Ama fakih sakınır, dinini korur, nefsinin istekleriyle savaşır, mevlasının fermanına itaat ederse, halkın onu taklit etmesi gerekir. Elbette bu özellikler, sadece bazı Şii fakihlerinde mevcuttur, hepsinde değil.”
el-İhticac, 2/510/337
19)“Müminde kendisini horluğa sürükleyen bir isteğin olması ne de çirkindir.”
el-Bihar, 78/374/35
20)“Tevazu haset edilmeyen bir nimettir.”
Tuhef’ul-Ukul, 489
21)“Allah ile ünsiyet kuran insanlardan kaçınır.”
ed-Durret’ul Bahire, 43
22)“Aşağılıklar bir evde toplanmıştır ve anahtarı da yalan olarak taktir edilmiştir.”
ed-Durret’ul-Bahire, 43
23)“Ey İshak, şunu kesin olarak bil ki, kim bu dünyadan kör olarak çıkarsa (Allah’ın en büyük ayeti olan zamanın İmamını tanıma-dan ölürse), ahirette de kör ve yolca daha sapık olur. Ey İshak, (bu) gözler kör olmaz, fakat göğüslerdeki kalpler kör olur. Nitekim Allah-u Teala şöyle buyuruyor: (O zalim der ki) “Rabbim, beni neden kör olarak haşrettin, halbuki ben görüyordum?” (Allah da) der ki: “İşte böyle; sana ayetlerimiz gelmişti de sen onları unutuvermiştin (kalp gözünü açmamıştın), bu gün de sen işte böyle unutulursun.”
Tuhaf’ul- Ukul, s. 1039.
24)“İyilerin iyileri sevmesi, iyiler için sevaptır; facirlerin iyileri sevmesi, iyiler için bir üstünlüktür; facirlerin iyilere düşmanlığı, iyilere ziynettir; iyilerin facirlere düşmanlığı ise facirler için bir aşağılanmadır.”
Tuhaf’ul- Ukul, s. 1045.
25)“Bir zaman gelir ki, insanlar güler yüzlü ama siyah kalpli olurlar; Peygamber’in sünnetlerini bidat, bidatleri ise sünnet sayarlar; mümin onların yanlarında hakir, münafık ise saygılı olur; onlara hükmedenler cahil ve zalim olur; alimleri ise zalimlerin kapılarında yer alır…”
Müstedrek’ul- Vesail, c. 2, s. 322.
26)“İnsanların en takvalısı, şüpheli olan işlere teşebbüs etmeyen kimsedir; insanların en abidi, farzları eda eden kimsedir; insanların en zahidi, haramları terk eden kimsedir; insanların en çok çaba göstereni, günahları terk eden kimsedir.”
Tuhaf’ul- Ukul, s. 1049, h. 18.
27)“Dostlarının iyisi, hatalarını unutup yaptığın iyilikleri aklından çıkarmayan kimsedir.”
Bihar’ul- Envar, c. 78, s. 379.
28)“Ahmağın kalbi dilindedir, hekimin diliyse kalbindedir.”
Bihar’ul- Envar, c. 78, s. 374.
29)“Allah-u Teala’nın, minnet ve rahmetiyle bazı vazifeleri size farz kılması, size muhtaç olduğundan dolayı değildir; çünkü O’ndan başka bir İlah yoktur. Kendisinden bir rahmet olarak iyiyi kötüden ayırt etmesi,
göğüslerinizdeki sırları sınaması, kalplerinizde olanları temizlemesi, rahmetine doğru yarışmanız ve cennetteki makamlarınızı (amel hasebiyle) birbirinden üstün olması için o vazifeleri size farz kıldı. Böylece haccı, umreyi, namazı, zekatı, orucu ve velayeti (Ehl-i Beyt İmamlarını tanımayı) size farz kıldı. Farzların kapılarını açmanız için size bir kapı açtı ve yolunu bulmanız için de size bir anahtar (yani velayet) verdi.”
Tuhaf’ul- Ukul, s. 1039.
30)“Bel kıran musibetlerden biri de, gördüğü iyiliği gizleyen ve kötülüğü açığa vuran komşudur.”
Bihar’ul- Envar, c. 78, s. 372.
31)“Affedilmeyecek günahlardan biri de kişinin; Keşke sadece bir günahımdan sorguya çekilsem (yani bu günah önemli değildir) demesidir. İnsanlar arasında şirk, karıncanın karanlık gecede siyah bir çul üzerindeki hareketinden daha gizlidir.”
Tuhaf’ul- Ukul, s. 1045.
32)“Cahile riyazet çektirmek (nefsinin isteklerine karşı durmasını sağlamak) ve bir işe alışkın olanı alışkanlığından döndürmek, mucize gibi bir iştir.”
Tuhaf’ul- Ukul, s. 1051.
33)“Bil ki, isteklerde direnip ısrar etmek, değeri yok ettiği gibi yorgunluk ve boyun eğmeye de sebep olur.”
Bihar’ul- Envar,c. 78, s. 378.
34)“İbadet, çok (müstehap) oruç tutmak ve çok (müstehap) namaz kılmak değildir; ibadet, Allah’ın yaratıkları hakkında çok düşünmektir.”
Tuhaf’ul- Ukul, s. 1047.
35)“Kim mecliste makamından aşağı bir yerde oturmaya razı olursa, yerinden kalkıncaya kadar Allah ve melekleri ona salat ederler.”
Tuhaf’ul- Ukul, s. 1043, h. 2.
36)“Çocuğun küçüklükte babaya karşı saygısızlığı, büyüdüğünde ona karşı gelmesine sebep olur.”
Bihar’ul- Envar, s. 78, s. 374.
37)“İnsanların karşısında (günah yapmaktan) çekinmeyen, Allah’tan çekinmez.” (İnsanlardan utanmayan Allah’tan utanmaz.)
Bihar’ul- Envar, c. 78, s. 377.
38)“Allah tarafından tazmin olunmuş rızk, farz olan amellerden seni alıkoymasın.”
Bihar’ul- Envar, c. 78, s. 374.
39)“Huyu takvalı olmak, tabiatı iyilik yapmak, hasleti de tahammül etmek olan bir kimsenin dostu çok olur.”
Bihar’ul- Envar, c. 78, s. 379.
40)“Bir kimseyi zahmete sokacak bir şeyle ona ikramda bulunma.”
Tuhaf’ul- Ukul, s. 1051, h. 32.