İMAM RIZA (A.S)’DAN KIRK HADİS
1)Bir insanın dostu onu zekasıdır, düşmanı cehaletidir.
Kafi – c.1 , h. 4
2)Allah hakkında iyi düşüncelere sahip olun, çünkü Allah şöyle der: “Ben, inanan kulumun bana sahip bana sahip olduğu düşünce üzerindeyim. Eğer bu düşünce iyiyse, o zaman iyi olacak. Eğer kötüyse, o zaman kötü olacak.
Kafi – c. 2, s. 72
3)Kim günahlarını bırakamıyorsa, bol bol Muhammed ve Ehline salat eylesin (zikretsin), çünkü yemin olsun ki, bu günahları tamamıyla yok eder.
Emali Saduk – s. 131, h. 123
4)Dinin kemali şudur: Velayetimizi kabul etmek ve düşmanımızdan uzak durmak.
Bihar el-Envar – c. 27, s. 58, h. 19
5)Kim bizim meselelerimizin zikredildiği ve canlandırıldığı toplantılarda oturursa, kalpler öldüğü günde (kıyamet günü) kalbi ölmeyecek.
Bihar-ul Envar – c.4, s. 178
6)“Şüphesiz Allah-u Teala boş lakırtıdan, malı zayi etmekten ve çok istemekten nefret eder.”
el-Bihar, 78/335/16
7)“Her kim Allah’tan cenneti ister de zorluklar karşısında direnmezse şüphesiz kendisini gülünç duruma düşürmüştür.”
el-Bihar, 78/356/11
8)“Hızır hayat suyundan içti ve bu yüzden hayattadır. Sur’a üfürülünceye kadar
da ölmeyecektir.”
Kemal’ud-Din, 390/4
9)İmam Rıza (a.s), bir Hıristiyan olan Casliyk ile yaptığı tartışmasında şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz Elyesa’ da İsa’nın (a.s) yaptığını yapıyordu; suyun üzerinde yürüyor, ölüleri diriltiyor, anadan doğma körlere ve abraş hastalığına yakalanan kimselere şifa veriyordu. Buna rağmen ümmeti onu Rab (ilah) edinmedi.”
İhticac, 2/407/307
10)“Tevazu insanların sana davranmasını istediğin şekilde onlara davranmandır.”
el-Kafi- 2/124/13
11)“Uyku beynin sultanı ve bedenin kıvamı ve gücüdür.”
el-Bihar, 62/316
12)İmam Rıza (a.s), zahidin sıfatı hakkında şöyle buyurmuştur: “Zahid az yiyeceği ile kanaat eden, ölüm gününe hazırlanan ve hayatta kalmaktan sıkılan kimsedir.”
el-Bihar, 78/349/6
13)İmam Rıza (a.s) “O halde yumuşak ve iyi davran” ayeti hakkında şöyle buyurmuştur: “Maksat cezalandırmadan ve kınamadan bağışlamaktır.”
A’lam’ud-Din, 307
14)“Günahtan mağfiret dilediği halde yine de günah işleyen kimse Rabbini alaya alan kimse gibidir.”
el-Kafi, 2/504/3
15)İmam Rıza (a.s) Hasan b. Sehl’e başsağlığı dileyerek şöyle buyurmuştur: “Ahiret sevabı için tebrik etmek dünya yası için teselli vermekten daha evladır.”
el-Bihar, 78/353/9
16)“Peygamberlerin silahıyla kuşanın.” Kendisine, “Peygamberlerin silahı nedir?” denilince şöyle buyurdu: “Duadır.”
el-Kafi, 2/468/5
17)“Küçük günahlar büyük günahların yoludur. Küçük günahlar hususunda Allah’tan korkmayan kimse büyük günahlar hususunda da O’ndan korkmaz.”
el-Bihar, 73/353/55
18)“Şüphesiz kurtuluş ümitsizlikten sonra gelir.”
el-Bihar, 52/110/17
19)“Şüphesiz imamet İslam’ın gelişen esası (kökü) ve yükselen dalıdır.”
el-Kafi, 1/200/1
20)“Mümin kendisinde şu üç sıfat olmadıkça mümin olmaz: Rabbinden bir sünnet, Resulünden (s.a.a) bir sünnet ve Veli’sinden (a.s) bir sünnet. Rabbinden olan sünnet sırrı saklamasıdır. Resulünden (s.a.a) olan sünnet insanlarla iyi geçinmesidir. Velisinden (a.s) olan sünnet ise darlık ve sıkıntılarda sabretmektir.”
Tuhef’ul Ukul, 442
21)“Kimde şu beş sıfat olmazsa, dünya ve ahiret işlerinden hiçbiri için hayır bekleme: Asaletinde güvenirlik, tabiatında kerem, ahlakında sebat, nefsinde şeref ve kalbinde Allah korkusu.”
Tuhaf’ul- Ukul, s. 929. H. 31.
22)“İman, farzları yerine getirmek, haramlardan sakınmak, kalple Allah’ı tanımak, dille ikrar etmek ve azalarla da amel etmektir.”
Tuhaf’ul- Ukul, s. 877.
23)Bir gün İmam Rıza (a.s) Kur’ân’ı anarak ondaki hücceti ve nazmındaki mucizeyi beyan edip şöyle buyurdu: “Kur’ân-ı Kerim, Allah’ın sağlam ipi, muhkem kulpu ve örnek yoludur, insanı cennete götürür, ateşten kurtarır. Zaman onu yıpratmaz; ağızlarda dolaşmak basitleştiremez. Çünkü o, belli bir süre için gönderilmemiştir. O, insan için açık delil ve hüccet kılınmıştır. Hiç bir taraftan batıl ona giremez; çünkü Hamid ve Hekim olan Allah tarafından indirilmiş bir kitaptır.”
Bihar’ul- Envar, c. 92, s. 14.
24)“Öyle bir gün gelir ki, afiyet (rahatlık) on cüz olur: dokuz cüz’ü, insanlardan uzaklaşmakla, bir cüz’ü de susmakla sağlanır.”
Tuhaf’ul- Ukul, s. 929. H. 35.
25)“Kim nefsini hesaba çekerse kar eder, kim ondan gafil olursa zarar görür; kim (Allah’tan) korkarsa güvene kavuşur, kim ibret alırsa basiretli olur, kim basiretli olursa anlar, kim de anlarsa bilgili olur.”
Bihar’ul- Envar, c. 78, s. 352.
26)“Abdestte, yüz ve elleri yıkamanın bir defası farz, ikincisi ikmaldir ve fazlası günahtır, sevabı yoktur. Abdestti ancak (bağırsaktan çıkan) gaz, bevl (idrar), gait (dışkı), uyku ve cünüplük bozar. Kim mestin üzerine mesh ederse, Allah’a, Peygamber’e ve Kur’ân’a muhalefet etmiştir; abdestti de batıldır. Çünkü Ali (a.s) mestin üzerine meshetmede diğerlerine muhalefet etmiştir.”
Tuhaf’ul- Ukul, s. 867.
27)“Hırs ve hasetten kaçının; çünkü geçmiş ümmetleri bu iki sıfat helak etmiştir. Cimrilikten sakının; çünkü cimrilik hür ve mümin insanda bulunmayan bir afettir ve cimrilik imana aykırıdır.”
Bihar’ul- Envar, c. 78, s. 346.
28)“Namaz, vaktin evvelinde kılınmalıdır. Cemaatle kılınan her rekat, ferdi kılınan iki bin rekata bedeldir. Fasığın arkasında namaz kılma; velayet ehlinden başkasına da iktida etme….”
Tuhaf’ul- Ukul, s. 867.
29)“Cimrinin rahatlığı, kıskancın lezzeti, çabuk usananın vefası, yalancının da yiğitliği olmaz.”
Bihar’ul- Envar, c. 78, s. 345.
30)“İslam, imandan başkadır. Her mümin, Müslüman’dır, ama her Müslüman mümin değildir. Hırsız, mümin olduğu halde hırsızlık yapmaz. Şarap içen de mümin olduğu halde şarap içmez. Mümin, mümin olduğu halde Allah’ın haram kıldığı nefsi öldürmez. Haddi (şer’i cezayı) hakkeden kimseler, ne mümindirler, ne de kafir (yani Müslüman’dırlar). Allah, kendisine cenneti ve orada ebedi kalmayı vaat ettiği bir mümini cehenneme sokmaz. Nifak, fısk veya büyük bir günahtan dolayı cehennem ateşini hakkeden bir kimse, ne müminlerle haşır olur ve ne de onlardan sayılır.
Tuhaf’ul- Ukul, s. 877.
31)“Bir yudum suyla bile olsa, sıla-i rahimde bulun; en iyi sıla-i rahim akrabaya eziyet etmemektir. Allah Teala Kur’ân’da şöyle buyurmuştur: “Sadakalarınızı minnet ve eziyet ederek batıl etmeyin.”
Bihar’ul- Envar, c. 78, s. 338.
32)“Nasıl sabahladınız? dediklerinde şöyle buyurdular: “Yakınlaşmış bir ecel (azalmış bir ömür) ve korunmuş bir amelle sabahladım; ölüm yanı başımızda beklemekte, ateş arkamızda durmakta ve bize ne yapılacağını da bilmiyoruz.”
Tuhaf’ul- Ukul, s. 929, h. 30.
33)“Hediye, kinleri gönüllerden giderir (öyleyse hediye verin).”
Bihar’ul- Envar, c. 78, s. 352.
34)“Kıyamet günü bana en yakın olanınız, ahlakı en güzel olan ve ailesi için en hayırlı olanınızdır.”
Müsned-i İmam Rıza, c. 1, s. 294.
35)“Resulullah (s.a.a) bir ordu gönderip komutanından şüphe içinde bulunsaydı güvenilir adamlardan birini onunla birlikte casus olarak gönderirdi.”
Vesail’uş-Şia, 11/44/4
36)“Şüphesiz aziz ve celil olan Allah, kendisine ve anne ve babaya şükranda bulunulmasını emretmiştir. O halde her kim anne babasına şükranda bulunmamışsa Allah’a şükranda bulunmamış olur.”
el-Hisal, 156/196
37)“Takvası olmayan kimsenin dini yoktur.”
Kemal’ud-Din, 371/5
38)“Çocuğa bir parça ekmek veya herhangi bir şeyden bir avuç bile olsa kendi eliyle sadaka vermesini emredin. Zira her ne kadar az da olsa temiz bir niyetle Allah yolunda verilen her şey, (aslında) çoktur.”
el-Kafi, 4/4/10
39)“Herkim fakir bir Müslümanla karşılaşır ve ona zengine verdiği selamdan farklı bir selam verirse kıyamet günü aziz ve celil olan Allah onu, kendisine gazaplandığı bir halde karşılar.”
Emali’es-Seduk, 359/5
40)“Şüphesiz insanlar Allah’ın haremine ve güvenlik bölgesine girmeden önce kalpleri huşu içine girsin, dünya işleri, süsleri ve lezzetlerine gönül vermesin, içinde bulundukları halde ciddi ve gayretli olsun, O’na yönelsin, tüm varlıklarıyla ona teveccüh etsinler diye ihrama girmekle emrolunmuşlardır.”
Vesail’uş-Şia, 9/3/4