İMAM ZEYN’UL- ABİDİN (A.S)’DAN KIRK HADİS
1)Müminin alameti beştir: Yalnızlıkta bile takva, yokluk halindeyken bile sadaka, musibet karşısında sabır, öfkelendiğinde hoşgörü ve korkuya rağmen doğruluk.
Bihar el-Envar c. 67, s. 293, h. 151
2)Sana itaat ve tevazu içinde yaşadığım sürece beni yaşat. Eğer hayatım şeytan için bir üreme alanıysa, nefretin beni ele geçirmeden önce beni kendine götür.
Sahifa Seccadiye – h.20
3)Küçüğün senin üzerindeki hakkı şudur:
Ona merhametli olmalısın.
Eğitimi ve öğretiminde gayret etmelisin.
Hatalarını affetmeli, onlara göz yummalısın.
Ona yumuşak davranmalı ve yardımda bulunmalısın. Çocukluk suçlarını örtmelisin.
Men La Yahzuruhu’l-Fakih – c. 2, s. 618
4)Ey Eba Halid, 12. İmam’ın gaybet döneminde, onun imametine inanan ve onun zuhurunu bekleyenler, tüm zamanların insanlarından daha hayırlı olacaklar çünkü Yüce Allah onlara akıl, anlayış ve tanıma bahşedecektir. Öyle ki onlar için gaybet, İmam’ı (as) görmek gibi olacaktır.
Kemal ed-Din – c.1, s.319,320; el-ıhticac – c.2,s.318; Medinetul Meaciz – c.4, s.320;
al-Insaf- s.96
5)“Aziz ve celil olan Allah nezdinde en çok sevilen iki damla; Allah yolunda akan kan damlası ve gece yarısı kulun sadece aziz ve celil olan Allah için döktüğü göz yaşı damlasıdır.”
el-Bihar, 69/378/31
5)Kurtuluş beklentisi içinde olmak (zuhuru beklemek) en büyük kurtuluştandır.
El – Bihar, 122/4
6)“Arkadaş hakkı, kendisine lütuf ve insaf üzere davranman, sana saygı gösterdiği kadar saygı göstermen, hiçbir bağışta senden öne geçmesine izin vermemen, öne geçtiğinde bunu telafi etmen, seni sevdiği kadar sevmen, bir günah işlemek istediğinde onu alıkoyman, kendisi için rahmet kaynağı olman ve azap görmesine sebep olmamandır.”
el-Bihar, 74/7/1
7)“Ey Şialarımız! Cennet er veya geç mutlaka sizlere ulaşacaktır. Lakin derecelerine erişmek için birbirinizle yarışın.”
el-Bihar, 74/308/61
8)“Müminin duası üç halet dışında değildir: Ya kendisi için biriktirilir, ya dünyada karşılanır, ya da kendisine çatacak olan belayı ondan defeder.”
Tuhef’ul-Ukul, 280
9)İmam Zeyn’ul Abidin (a.s), bir duasında şöyle buyurmuştur:
“Bana kendime ağlamam hususunda yardım et. Zira sürekli işlerimi erteleme ve ümitlerle ömrümü tükettim ve hayır ve kurtuluşlarını ümit etmeyen kimselerin durumuna düştüm.”
el-Bihar, 98/88/2
10)“Kıyamet günü olunca Allah Tebarek ve Teala ilk ve son bütün insanları bir çölde toplar, ardından bir münadi şöyle nida eder: “Fazilet ehli kimseler nerededir?” İmam daha sonra şöyle buyurdu: “Böylece
insanlardan bir grup kalkar, melekler onları karşılar ve şöyle derler: “Sizin faziletiniz neydi?” Onlar şöyle derler: “Biz bizimle ilişkisini kesen kimseyle ilişki kurar, bizi mahrum kılana bağışta bulunur, bize zulmedeni affederdik.” Böylece onlara şöyle denir: “Doğru dediniz, cennete giriniz.”
el-Kafi, 2/107/4
11)“Günaha sevinmekten sakın.
Şüphesiz günaha sevinmek, günah işlemekten daha büyüktür.”
el-Bihar, 78/159/10
12)İmam Zeyn’ül Abidin (a.s) huzurunda, “Allah’ım! Beni yaratıklarından müstağni kıl” diyen birine şöyle buyurmuştur: “Böyle olmaz. İnsanlar birbirine muhtaçtırlar. Sen şöyle de: “Allahım! Beni yaratıklarının kötülerinden müstağni kıl.”
Tuhef’ul-Ukul, 278
13)“Ey Ademoğlu! Kendi nefsine vaaz ettiğin ve kendi amelini hesaba çektiğin müddetçe sürekli hayır üzere olacaksın.”
Tuhef’ul-Ukul, 280
14)“Allah tüm insanları bir araya toplayınca bir münadi şöyle seslenir: “Sabredenler nerede ki hepsi hesaba çekilmeksizin cennete girerler.”Sonra şöyle dedi: “Melekler onlara, “Siz kimsiniz?” derler. Onlar, “Sabredenleriz” derler. Melekler, “Hangi hususta sabrettiniz?” diye sorarlar. Onlar, “Allah’a itaat üzere ve Allah’a isyan etmek hususunda sakınarak sabrettik derler.”
el-Bihar, 82/138/22
15)İmam Zeyn’ul-Abidin (a.s) duasında şöyle buyurmuştur: “Kanaat etmeyen nefisten, doymayan karından ve huşu sahibi olmayan kalpten sana sığınırım.”
İkbal’ul-A’mal, 1/174
16)“Ey miskin ademoğlu! Kendisine her gün üç musibet çattığı halde onlardan birinden dahi ibret almaz. Eğer ibret alacak olsaydı, dünyanın zorlukları ona kolay gelirdi: İlk musibet, ömründen azaldığı gündür. Oysa telafi olması mümkün olduğu halde malından bir şey eksilecek olsaydı üzülürdü. Ama kaybettiği ömrü asla telafi edilemez! İkinci musibet ise rızkını kamil olarak elde etmesidir. Eğer bunu helal yoldan elde etmişse hesap verecek, eğer haram yoldan elde etmişse cezagörecektir. Üçüncü musibet ise bunlardan daha büyüktür.” Kendisine, “O nedir?” diye arzedilince şöyle buyurdu: “Geçirdiği her gün de ahirete bir konak yakınlaşıyor ama cennete mi cehenneme mi olduğunu bilmiyor.”
el-Bihar, 78/160/20
17)“Şüphesiz Hasan bin Ali bin Ebi Talib (a.s) kendi zamanında insanların en çok ibadet edeni, en çok züht sahibi ve en faziletlisi idi. Hacca gittiğinde yaya gidiyor ve pek çok kez yalınayak olarak gidiyordu. Ölüm hatırlatıldığında ağlıyordu, kabir hatırlatıldığında ağlıyordu, diriliş hatırlatıldığında ağlıyordu, sırat köprüsünden geçiş hatırlatıldığında ağlıyordu, zikri yüce olan Allah’a (amellerin) arz edildiği (gün) hatırlatıldığında Feryat edip kendinden geçiyordu. Aziz ve celil olan Rabbi nezdinde namaza durduğunda (haşyetten) boyun damarları titriyordu. Cennet ve cehennem zikredildiğinde yılan sokmuş kimsenin kıvrandığı gibi kıvranıyordu. Allah’tan cenneti istiyor ve cehennemden Allah’a sığınıyordu.”
Emali es-Seduk, 150/8
18)“Kaim’imiz kıyam edince Allah Şiilerimizden afetleri giderir, kalplerini demir parçaları gibi, (sert) kılar. Onlardan birinin gücü kırk kişinin gücüne ulaşır. Yeryüzünün hakimleri ve efendiler olurlar.”
Mişkat’ul Envar, 79
19)“Eğer alemin doğu ve batısındaki bütün insanlar ölseler Kur’an yanımda olduktan sonra, asla yalnızlık ve dehşete kapılmam.”
el-Kafi, 2/602/13
20)“Şüphesiz, bildim ki senin hükmünde, zulüm ve cezalandırmanda acele yoktur. Zira (fırsatı) kaybetmekten korkan kimse acele eder ve şüphesiz zayıf olan kimse zulüm etmeye ihtiyaç duyar. Ey Allah’ım! Sen bu işlerden daha yüce ve çok üstünsün.”
Sahifet’us-Seccadiye, 207/48.
21)“Bizden olan imam mutlaka masum olur. İsmet, yaratılışın zahirinde olup insanın onunla tanındığı bir şey değildir. Bu yüzden masum tayin edilmelidir.” Kendisine şöyle arz edildi: “Ey İbn-i Resulullah! O halde masumun anlamı nedir?” İmam şöyle buyurdu: “Masum Allah’ın ipine sarılan kimsedir. Ve Allah’ın ipi Kur’an’dır. Bu ikisi (masum ve Kur’an) kıyamete kadar birbirinden ayrılmazlar. İmam Kur’an’a doğru hidayet eder ve Kur’an’da imama doğru. ! Bu aziz ve celil olan Allah’ın şu sözüdür: “Şüphesiz bu Kur’an en doğru olana hidayet eder.”
Mean’il-Ahbar, 132/1
22)İmam Zeyn’ul-Abidin (a.s), bazı ashabına şöyle buyurmuştur: “Peygamberler arasından beş kişi ulu’l-azm peygamberi (azim sahibi) idi.” Ben (ravi) şöyle dedim: “Onlar kimlerdir?” İmam şöyle buyurdu: “Nuh, İbrahim, Musa, İsa ve Muhammed (s.a.a).” Ben şöyle arzettim: “Ulu’l-azm’in manası nedir?” İmam şöyle buyurdu: “Yani doğu ve batı bölgesindeki, cin ve insan topluluklarına gönderilmiş olan kimselerdir.”
el-Bihar, 11/33/25
23)İmam Zeyn’ul-Abidin (a.s), kendisine ölüm hakkında sorulunca şöyle buyurmuştur: “Mümin için ölüm, üzerinden kirli ve bitli bir elbiseyi çıkararak, ağır pranga ve zincirleri kopararak yerine en değerli elbiseleri, güzel kokuları, hızlı koşan merkepleri ve en güvenli evleri geçirmektir. Kafir için ise ölüm bedenindeki kıymetli elbiseden soyunarak, güvenlik dolu evden ayrılarak, onları en çirkin ve kaba elbiseler, en korkunç evler ve en büyük azaplarla değiştirmektir.”
Mean’il Ahbar, 289/4
24)“Kurtulan kimseye şaşmamak gerekir. Aksine bunca geniş rahmetine rağmen helak olan kimseye şaşmak gerekir.”
el-Bihar, 78/153/17
25)“Güzel söz malı artırır, rızkı çoğaltır, eceli erteler, insanı Allah nezdinde sevimli kılar ve (sahibini) cennete götürür.”
Emali’es-Seduk, 12/1
26)“Sizlerden Allah’a en çok şükreden kimse, insanlara en çok teşekkür edeninizdir.”
el-Kafi, 2/99/30
27)“Her kim dünyadan yüz çevirirse musibetler ona kolay olur ve ondan rahatsız olmaz.”
Tuhef’ul-Ukul, 281
28)“Allah’tan mağfiret dileyin ve O’na yönelerek tövbe edin. Çünkü O, tövbeyi kabul eden, günahları affeden ve yaptığınız her şeyi bilendir. Günahkarlarla dost olmaktan, zalimlere yadım etmekten ve fasıklarla komşu olmaktan sakının, fitnelerine karşı ihtiyatlı olun ve çevrelerinden uzaklaşın.”
Tuhaf’ul- Ukul, s. 515.
29) “Üç şey müminin kurtarıcısıdır: Dilini insanlardan ve onların gıybetini yapmaktan korumak, dünya ve ahireti için yararlı olan şeylerle meşgul olmak ve günahlarından dolayı çok ağlamak.”
Tuhaf’ul- Ukul, s. 571.
30)“Sana zarar veremeyeceğini zannetsen dahi kimseyle düşmanlık etme; sana yararı olmayacağını zannetsen bile hiç kimseyle dostluğu terk etme.”
Bihar’ul- Envar, c. 78, s. 160.
31)“Şüphesiz Müslüman’ın Allah’ı tanımasının nişanesi ve dininin kemali, onu ilgilendirmeyen yararsız sözleri terk etmesi, az cidal yapması, ağırbaşlı, sabırlı ve güzel huylu olmasıdır.”
Tuhaf’ul- Ukul, s. 565.
32)“Müminin, mümin kardeşinin yüzüne sevgi ve muhabbet ile bakması ibadettir.”
Tuhaf’ul- Ukul, s. 571.
33)“Allahım, fakirleri hakir, zenginleri üstün zannetmekten beni koru. Zira şerefli, senin itaatinin şereflendirdiği kimsedir, aziz de senin ibadetinin aziz kıldığı kimsedir.”
Sahifet’üs- Seccadiye, Dua 35.
34)“Eğer insanlar ilim öğrenmenin faydalarını bilselerdi, kan dökmek ve denizlere dalmak pahasına bile olsa, ilim öğrenirlerdi.”
Bihar’ul- Envar, c. 1, s. 185.
35)“İyileşen bir hastayı görüp ona şöyle buyurdu: “Günahlardan tertemiz olman mübarek olsun; Allah seni hatırlamıştır, sen de O’nu hatırla; günahlarını affetmiştir, sen de O’na şükret.”
Tuhaf’ul- Ukul, s. 567.
36)“Duanın kabul olmamasına sebep olan günahlar şunlardır: Kötü niyetli olmak, batını bozuk olmak, kardeşlerine iki yüzlü davranmak, duanın kabul olacağına inanmamak, farz namazları vakitleri geçene dek geciktirmek, iyilik ve sadakayla Allah’a yaklaşmayı terk etmek ve konuşmada küfür ve sövüşe başvurmak.”
Meani’l- Ahbar, s. 271.
37)“Günah işlemeye sevinmekten sakın; çünkü günah işlemeye sevinmek, onu yapmaktan daha kötüdür.”
Bihar’ul- Envar, c. 78, s. 159.
38)“Allah’ın, kitabında sizleri korkuttuğu şeylerden korkun ve zalimlere verdiği azap vaatlerinin bazılarının size de inmeyeceğinden emin olmayın. Allah-u Teala başkalarının hikayesini anlatmakla size öğüt vermiştir. Mutlu kimse başkalarından öğüt alan kimsedir.”
Tuhaf’ul- Ukul, s. 507.
39)“Takvayla yapılan hiçbir amel az olmaz; Allah hakkında kabul olan bir şey nasıl az olabilir ki.”
Tuhaf’ul- Ukul, s. 561.
40)“Müminin ameli hilmiyle iç içedir, öğrenmek için diz çöker, salim kalmak için susar, diğerlerinin ona emanet ettiği sırrı dostlarına bile söylemez, yabancılara şahitlik yap-maktan kaçmaz, hak olan bir işi gösteriş için yapmaz ve utanarak da onu terk etmez, onu övüp temiz adam sayarlarsa onların söylediği sözlerden korkar; onların bilmedikleri şeyler için Allah’tan mağfiret diler ve cahillerin cehaleti ona zarar vermez.”
Tuhaf’ul- Ukul, s. 567.