<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</title>
	<atom:link href="https://imammehdiyarenleri.org/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://imammehdiyarenleri.org/</link>
	<description>Adalet Güneşinin Doğacağı Sabahın Özlemiyle</description>
	<lastBuildDate>Wed, 25 Mar 2026 14:01:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>

<image>
	<url>https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2026/03/cropped-imy-32x32.jpg</url>
	<title>İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</title>
	<link>https://imammehdiyarenleri.org/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>AŞURA; Cennet ile Cehennemin Yol Ayrımı 4</title>
		<link>https://imammehdiyarenleri.org/asura-cennet-ile-cehennemin-yol-ayrimi-4/</link>
					<comments>https://imammehdiyarenleri.org/asura-cennet-ile-cehennemin-yol-ayrimi-4/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[YÖNETİCİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Mar 2026 16:08:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aşura]]></category>
		<category><![CDATA[Derslerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[İmam Hüseyin (a.s)]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://imammehdiyarenleri.org/?p=1213</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mukaddime Aşura gününün akşamında, Tasua gününün içerisindeyiz. Bu Azim günde Hazreti Nebiyyi Kibriya (s.a.a)&#8217;in ve tertemiz Ehlibeyti&#8217;nin; hasseten Seyyidi&#8217;ş-Şüheda İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın ve Kerbela şehitlerinin pak ve mutahhar huzurlarına; İmam&#8217;ın&#8230; </p>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/asura-cennet-ile-cehennemin-yol-ayrimi-4/">AŞURA; Cennet ile Cehennemin Yol Ayrımı 4</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-64a6f4e7eb6089b353ade04e009aa0f6">Mukaddime</h2>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-ac143b236c29d003da17554d8bd185c4">Aşura gününün akşamında, Tasua gününün içerisindeyiz. Bu Azim günde Hazreti Nebiyyi Kibriya (s.a.a)&#8217;in ve tertemiz Ehlibeyti&#8217;nin; hasseten Seyyidi&#8217;ş-Şüheda İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın ve Kerbela şehitlerinin pak ve mutahhar huzurlarına; İmam&#8217;ın vefalı ashabının pak ve mutahhar huzurarına 3 Â-li salavat takdim ve hediye ederek, kendilerine olan imanımızı, tasdikimizi ve bağlılığımızı huzurlarına arz ederken; düşmanlarından da beri ve uzak olduğumuzu arz edelim.<br><strong>اللهم صلى على محمد و آل محمد وعجل فرجهم.<br><a href="https://www.facebook.com/imammehdiyarenleri" type="link" id="https://www.facebook.com/imammehdiyarenleri">Allahumme selli ela Muhammed ve Â-li Muhammed ve eccil ferecehum.</a></strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-48c5765a3deaa4789829be267174fda8">Ya Ebelfezl Abbas! Ey Emirel Müminin Ali b. Ebu Talib (a.s)&#8217;ın oğlu!<br>Şehadet ederim ki sen Resulullah&#8217;ın Halifesine, Allah&#8217;ın Hüccetine tam bir teslimiyyet içerisindeydin. <br>Onu tasdik edilmesi gerektiği şekilde tasdik ettin. Ona karşı vefa ehli idin. Vefanın emrolunduğu şekilde ona vefalı oldun. Ve sen aynı zamanda nasihat ehli idin. Hayırdan başka hiçbir şeyin peşinde değildin. Allahın selamı kıyamı kıyamete kadar sana, babana, kardeşlerine ve Â-li Muhammede olsun.<br><strong>Kamer-i Munir-i Ben-i Haşim Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ın Ziyaretnamesi</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-28833aaeebe9b84ec2b44d19c39b1c0f">Bu dersimizi Hz. İmam Zeynelabidin (a.s)&#8217;ın mübarek dillerinden Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ın azameti ve kişiliği hakkında işleyeceğiz.<br><strong>Hz. Ebelfezl Abbas (a.s) ne yaptı ki Allah katında o makama ulaştı?<br>Hz. Ebelfezl Abbas (a.s) ne yaptı ki Allahu Tebareke ve Teala, Ziyareti Aşura duasında Ebelfezl&#8217;in adını İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın adının yanına yazdı?<br>Allah neden Hz. Ebelfezlin etini İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın etinin içine koydu?<br>Allahu Tebareke ve Teala neden Ebelfezl&#8217;in kabrini İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın kabrinin içine koydu?</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-10bb363c178a41c0f25f1f6a2ad59b01">Bu dersimizde, Kameri Ben-i Haşim Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ın ne yaparak, ne iş görerek, nasıl bir ruh, amel ve fikir yapısının içinde olduklarını ve Allahu Tebareke ve Teala&#8217;nın ne için Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ı bu kadar azim bir makama ulaştırdığını işleyeceğiz. <br>Vaktimizin yettiği ve dilimizin döndüğü kadarı ile bu konuyu işlemeye çalışacağız.<br>Konumuza, teberrüken İmam Zeynelabidin (a.s)&#8217;dan bir hadis ile giriş yapmak istiyorum.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-8ce8c66f21e24eb103f0c392d7b549d2">Hz. İmam Zeynelabidin (a.s) buyurdular:<br><strong>Amcam, Kameri Ben-i Haşim Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ın cennette öyle bir makamı vardır ki bütün şehitler cennette ona gıpta edecekler.</strong><br>Evvelinden ahirine kadar bütün Enbiyaullah&#8217;tan (Hz. Nebiyyi Kibriya ve 13 Masum hariç) tutun Evsiya&#8217;ya kadar hepsi Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ın cennetteki makamına (Allah nezdindeki makamına) gıpta ile bakacaklar.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-fe982f4d68ad7ed952e9a24549d03a02">Hz. Ebelfezl Abbas (a.s) bu makama nasıl ulaştılar?<br>Çok sayıda Enbiya ve Evlad-ı Resül varken nasıl oldu da evvelden ahirine kadar olan bütün şehitlerin serveri olan, Hz. İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın yanında olan kişi Hz. Ebelfezl Abbas (a.s) olabildi?<br>Genele alacak olursak:<br><strong>&#8220;Kerbela Şehidleri, Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s)&#8217;ın gölgesinin altında evvelinden ahirine kadar olan bütün şehitlerin efendileridirler.&#8221;<br></strong>Bazılarınız bunu kabullenemiyebilir ama bilin ki bu bizim iddiamız değildir. Bu hak İmam&#8217;ın hak sözüdür.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-30894dbc302b31236f86911e5da8802a">Hz. Şah-ı Şehidan Eba Hüseyin El Hüseyin  (a.s) buyurdular:<br><strong>&#8220;Ey Rabbim! Ben kendi Ehlibeytimden daha temiz, daha mutahhar, daha pâk, sana daha sımsıkı teslim olmuş, daha akıllı, daha zeki, daha üstün ve senin yanında daha seçkin bir makama sahip olan ashab tanımıyorum. Ve varlık aleminin içerisinde kendi ashabım gibi bir ashap daha tanımıyorum ki senin nezdinde benim ashabımdan daha değerli, daha üstün ve daha hayırlı olabilsinler.&#8221;<br></strong>&#8220;Buna bütün Peygamberlerin (hatta Nebiyyi Kibriyanında) ashabı dahildir.&#8221;<br>Bu sebepten dolayı hadislerde, Kıyamı kıyamete kadar gelecek olan bütün Müminlere/Şiilere/Alevilere/Caferilere şöyle buyruluyor:<br>Kerbela ne zaman aklınıza gelirse, ne zaman Kerbelayı hatırlayacak olursanız şöyle söyleyin:<br><strong>Ya leytena kuntu meekum!<br>Keşke biz de sizinle beraber olsaydık.</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-06c53dce38eb76cd57b9fece1b2e1531">Çok acayip bir şeydir, emsali yoktur.<br>Bu makama yalnızca lütuf ve kerem ile bu makama ulaşılabilir.<br>Bir kişi şehid de olabilir ve çok yüksek makamlara da ulaşabilir. <br>Her türlü cömertliğe sahip olabilir, fedakârlığı da yapabilir ama hiçbir fedakârlık Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s)&#8217;ın ashabının fedakârkığı gibi olamaz ve tarifi de imkansızdır!<br>Kelimelerde böyle bir kapasite yoktur ki biz kelimelerle, Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s)&#8217;ın Ehlibeyti&#8217;nin ve ashabının fedakârlığını bir şeye benzeterek bu fedakârlığın azametini size aktarabilelim.<br>Ama dünyadaki en değerli metalar tac ve tahttır.<br>Bu sebepten dolayı kelimeleri en verimli şekilde kullanarak o fedakârlığı tarif etmeye çalışırsak şöyledir:<br><strong>Eğer Eğer fedakarlık bir krallık olacak olsaydı Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s)&#8217;ın Ehlibeytinin ve ashabının fedakârlıkları, sadakatleri ve cömertlikleri, bu saltanatın tacı ve tahtı olurdu.<br></strong>Emsalsiz Kerbela vakası aklınıza geldiğinde şöyle söyleyin:<br><strong>Ey Hüseyin&#8217;in Ehlibeyti! Ey Hüseyin&#8217;in Ashabı! Keşke bizde sizinle birlikte olabilseydik!</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-729f7ccfbbd03ba002d30aabeb1a2368">Bir başka hadis de şöyle buyruluyor:<br><strong>&#8220;Kişi, sevdiği kişinin yaptığı amellere ortaktır.&#8221;<br>Sevmek:</strong> Sevmek yalnızca kalben muhabbet beslemek demek değildir. <br>Birisini diliniz ile sevdiğinizi söylemeniz, onu sevdiğiniz anlamına gelmez.<br><strong>Sevginin gerçek manası:</strong><br>1-Sevilen kişinin yaptığı işlerin ve amellerin seven kişide tezahür etmesidir.<br>2- Sevilen kişinin uzak durduğu bütün iş, fikir ve zikirlerin seven kişinin kendisinden ve sorumluluğu altında olan bütün mekanlardan ve kişilerden uzak olmasıdır.<br><strong>Elbetteki sevmenin sözcük manası:</strong><br>Kalben muhabbet beslemektir. Sevdiği kişinin adı geldiğinde hoş olmaktır. Sevdiği kişinin adı geldiğinde lezzet almaktır. Ama bunların tamamı sevmenin zahiri boyutlarıdır.<br>Fıkhi tabir ile bunların tamamı sevmenin sigasidir::Sevginin, kelime olarak ortaya koyulma (beyan) şeklidir.<br>Ama sevmenin asıl manası bu hadis-i şerifte, bize vazife olarak bildirilen şeye sahip olmaktır.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-72b612c4dbe10e77551eecdd09b9106d"><strong>Kişi sevdiği kişinin yaptığı amellere ortaktır, yani bu hadis bu konumuz hakkında bize şöyle buyruyor:<br></strong>Ey! Hüseyin b. Ali (a.s)&#8217;ın yanında olamayanlar. Ey, Hicretin 63. yılında Kerbela&#8217;da olamayanlar. Ey, İmam Hüseyin&#8217;in davetine fiziki olarak Lebbeyk diyemeyenler! Ama bunlara rağmen İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın mektebine aşık olup ve o mektep ile yoğrulanlar. Hüseyin&#8217;in Aşurasını kendisine mektep ve hedef edinenler deyin ki:<br>Ey Hüseyin! Ey Hüseyin&#8217;in Ehlibeyti ve yarenleri! Siz o gün fiziki olarak meydana çıktığınız zaman; istiğase ettiğiniz zaman; yardım istediğiniz zaman; &#8220;Hel min nasirin yensuruni&#8221; dediğiniz zaman; benim bedenim ortada yoktu, ben size gelemedim; size cevap veremedim.<br>Ya Eba Ebdillah El Hüseyin ama bunu bilin ki:<br>Benim kalbim kıyam-ı kıyamete kadar sizin davetinize cevap veriyor ve verecektir.<br>Benim kulaklarım sizin sözlerinizi duyuyor, ben sizin sözlerinizden başka hiçbir söze kulak kabartmam;<br>Ben sizden ve sizin ilkelerinizden başka hiçbir şey görmedim ve görmeyeceğim.<br>Bu hem bize emredilmiştir (bizim vazifemizdir); hem de sevmenin tarifidir. Bu aşık olmanın tarifidir.<br>Bu özelliklere sahip olarak &#8220;Ya leytena kuntu me&#8217;ekum&#8221; diyen kişi, hakikaten Kerbela (Aşura) vakasına ortaktır.</p>



<pre class="wp-block-verse">İmam Hüseyin (a.s) bütün insanları Allah'a çağırdılar. 
Bu davet yalnızca o döneme özel değildir, bütün dönemlere aittir. 
İmam Hüseyin (a.s)'ın yapmış olduğu davet bu dönemde de vardır ve gelecek asırda da olacaktır.
Hatta Hz. Hüccet b. Hasan El Askeri'nin (ervahuna lehul fida) de zuhur buyuracakları zaman yapacakları davet Hz. İmam Hüseyin (a.s)'ın daveti olacak. 
Hz. İmamı Zaman'ın (a.f) da kendisine müstakil bir daveti yoktur. İmam Mehdi'nin (a.s) daveti de İmam Hüseyin (a.s)'ın davetidir.
Bu davetlere Lebbeyk diyebilmemiz için aşık olmamız gerekir. Gözlerimizin hakikaten onları görmesi gerekir. Bunun dışında İmam Hüseyin (a.s)'ın davetine lebbeyk diyebilmek mümkün değildir.</pre>



<h3 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-97568553a66c369ff568665aa87c35a1">HABİB B. MEZAHİR:</h3>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-5140099f1393c9efad1d072755256220">Habib, İmam Hüseyin&#8217;in yanında savaşmış olan aksakallı, yaşlı ve kükremiş aslan ve korkusuz yiğittir.<br>Eğer biz Habib b. Mezahirin yerinde olmuş olsaydık Kerbela&#8217;ya gitmemek için onbinbir tane mazeretimiz olurdu. <br>Habib b. Mezahir ve bir arkadaşı İbn-i Ziyad&#8217;ın Kufeyi ele geçirerek şehrin bütün çıkışlarını kapatıp, çıkışları yasakladığı bir zamanda binbir türlü bela ve musibeti satın alarak kendilerini İmam Hüseyin (a.s)&#8217;a yetiştirdi.<br>Bu yaşlı kişi (Habib b. Mezahir), Hz. İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın rikabında (huzurunda), emri altında, mukaddes vücudunun gölgesi altında savaştı ve nihayetinde yere düştü.<br>Habib b. Mezahir’in yere düştüğü zaman Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s)&#8217;ı çağırıp çağırmaması ayrı bir meseledir ama Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s), Habib b. Mezahir’in kalbinin sesini duyuyor ve fikrini biliyordu.<br>Hz.Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s), Habib b. Mezahirin başına gitti. <br>İmam Hüseyin (a.s), Habibin başını, mübarek dizlerinin üzerine aldı; bu esnada Habib b. Mezahirin bedeninde tam 13 tane zehirli ok vardı.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-242a36712fcbfa5abfd0b31c4f948bc4">Biz böyle bir durumda olsaydık, herhalde kanatlanarak uçar ve şöyle derdik:<br><strong>&#8220;Ben, İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın rikabında can verdim, Veliyyullah&#8217;ın emrine mutii oldum ve herşeyimi feda ettim.&#8221; </strong>Biz olsaydık böyle derdik.<br>Habib b. Mezahir herşeyini feda etti (hakikat böyledir); Habib herşeyinden geçti.<br>Habib b. Mezahirin vücuduna 13 tane zehirli ok isabet etmişti.<br>Bu 13 zehirli okun her biri, bir kişiyi yok etmeye yetecek kadar güçlü zehire sahipti ama Habib b. Mezahir son enerjisini dahi feda ederek Allah ile muammele ediyordu.<br>Zehirli okların etkisini bir ân dahi geciktirebilmek için direniyordu.<br>Habib&#8217;in vücuduna 13 tane zehirli ok isabet etmişti ve bu okların herbiri bir bedene isabet ettiği zaman onu defeten yere yıkabilecek güce sahipti. <br>Habib b. Mezahir bunca yaranın sonunda yere düştü ve İmam Hüseyin (a.s), Habib&#8217;in yanına geldi.<br>Bunu bilin ki, eğer İmam Hüseyin (a.s) Habib&#8217;in yanına geliyorsa bu İmam&#8217;ın, Habib&#8217;ten razı olduğu manasına gelmektedir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-4ea9b92356a780fb67f657a5c9ad6262">İmam Habib&#8217;in yanına geliyorsa bunun manası şöyledir:<br>Ey Habib! Ben geldim ve ben senden razıyım. Hüseyin&#8217;in senden şikayetçi olduğunu ve senden razı olmadığını düşünme.<br>Habib b. Mezahir, o kanlı gözlerini açtığında Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s)&#8217;ı görünce şöyle arz etti:<br><strong>&#8220;Ya Eba Ebdillah! Yebne Resulallah! Ben, ahdime vefa edebildim mi?&#8221;</strong><br>Yani bu ne demektir, biliyor musunuz?<br>Anlamı şöyledir:<br><strong>Hüseyin! Benim senden alacaklı olduğumu düşünme.</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-baa0ddec6226fe68ed068568021936db">&#8211; Habib b. Mezahir o kadar yara ve darbe aldı.<br>&#8211; Habib b. Mezahir&#8217;in çocuklarını Kufe de esir ettiler.<br>&#8211; Habib&#8217;in ailesinin erzağını kestiler.<br>&#8211; Habib&#8217;in ailesi sokağa dahi çıkamıyorlardı.<br>Ama Habib, İmam&#8217;a dedi ki:<br><strong>Hüseyin zannetme ki Habib senden alacaklıdır.<br></strong>Habib sana borçludur.<br>Sen Habib&#8217;den razı ol.<br>İmamı sevmek budur!<br>İmama aşık olmak budur!<br>İmamı tasdik etmek budur!<br><strong>Ya da Zuheyri düşünün!</strong></p>



<h3 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-d9188bd13c5533b19713f5b16d1507dd">Zuheyr b. Kayn El Beceli:</h3>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-a35c1b64d40bf6ff745b581fd6f84be7">Zuheyr, Osmanî idi ve Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s)&#8217;ın, bir bakışı ile velayete girdi. <br><strong>İmam niçin Zuheyr&#8217;e o şekilde (hidayet gözü ile) baktı?</strong><br><a href="https://imammehdiyarenleri.org/asura-cennet-ile-cehennemin-yol-ayrimi-2/" type="link" id="https://imammehdiyarenleri.org/asura-cennet-ile-cehennemin-yol-ayrimi-2/">Aşura: Cennet ile Cehennemin Yol Ayrımı konulu 2. dersimizde</a> Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s)&#8217;ın, Hürr b. Yezid Er Riyahi&#8217;yi bir bakışı ile nasıl mutlak zillettin ve mutlak esaretin zincirlerinden azad ettiğini işlemiştik.<br>Hürr b. Yezid Er Riyahi’nin olayının kat ve kat daha fazlası Zuheyr de vuku buldu.<br>Zuheyr, Hz. Emirelmüminin Ali b. Ebu Talib (a.s)&#8217;ı Osman b. Affa&#8217;nın katili biliyordu; İmam Ali (a.s )&#8217;ın evlatlarını da bu katlin ortakları biliyordu.<br>Zuheyr, Osman b. Affanın katillerinin peşindeydi.<br>Bilahare kader Zuheyr&#8217;i getirdi ve Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s) ile aynı yolda yürüttü.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-01a9b4b1ebda8d7cc892828bf4c07d3c">Zuheyr, Mekke&#8217;den Kufe&#8217;ye doğru hareket ediyordu ama konaklama yerlerinde çadırlarını kuracağı zaman, çadırlarını Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s)&#8217;ın çadırlarından mesafeli/aralıklı kurduruyordu.<br>Hz Eba Ebdillah El Huseyn(a.s) bir yere geldiler ve bir elçi görevlendirerek şöyle buyurdular:<br><strong>&#8220;Gidin ve Zuheyr&#8217;i çağırın!&#8221;</strong><br>Zuheyr zengin birisi idi. Köleleri ve kendisine müstakil kervanı vardı. İmamın elçisi, Zuheyrin yanına gittiği zaman, Zuheyr ailesi ile birlikte yemek yiyorlardı.<br>Ravi naklediyor ki:<br><strong>Zuheyr, lokmasını almıştı ve ağzına götürmek üzereydi.<br></strong>Kasid (elçi), seslendi:<br><strong>&#8220;Esselamu aleyke ya Zuheyr!&#8221;<br></strong>Zuheyr, cevap verdi:<br><strong>&#8220;Ve Aleykes selam!&#8221;<br></strong>Zuheyr, lokmasını henüz ağzına koymamıştı, selam verdi ve bekledi.<br>Hz. İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın elçisi içeri girdi ve şöyle dedi:<br><strong>Ey Zuheyr! Zehra (s.a)&#8217;nın oğlu seni emrediyor! Eba Ebdillah seni emrediyor!<br></strong>Zuheyr bunu duyunca irkildi kaldı.<br>Zuheyr&#8217;in hanımı, Zuheyr&#8217;e dönerek şöyle söyledi:<br><strong>Ey Zuheyr! Zehra&#8217;nın oğlu seni çağırıyor. Zehra&#8217;nın oğlunun sözü yere mi düşecek?<br></strong>Zuheyr&#8217;in lokması yere düştü. İntikam peşinde olan Zuheyr, Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s)&#8217;ın çadırına gitti.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-31c03008ae13eb6068fc88bd5f5d75f1">Bazı tarihçiler diyorlar ki:<br>İmam Hüseyin (a.s), Zuheyr ile uzun uzun konuştu.<br>Ama bunu bilin! İmam, Zuheyr ile tek bir kelime dahi konuşmadı. Sadece Zuheyrin gözleri, Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s)&#8217;ın gözlerinin içine baktı.<br>Allahu Tebareke ve Teala bir lütuf buyurdu ve Zuheyr artık Hüseynî oldu.<br>Zuheyr, Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s)&#8217;ın ashabına katıldı. <br>Zuheyr, Kerbela&#8217;da yere düşmüştü. <br>İmam Hüseyin (a.s), Zuheyr&#8217;in başını mübarek dizlerinin üzerine aldı ve Züheyr İmam&#8217;a arz etti:<br>Ya Eba Ebdillah! Zannetme ki Zuheyr pişmandır. Zannetme ki Zuheyr bir şeylerin hasreti içindedir.<br>Ya Eba Ebdillah El Hüseyin! Annen Zehra&#8217;ya andolsun ki eğer dünya hayatı ölümsüz olsaydı, ben ölümsüzlüğü seçmez, senin yanında ölmeyi seçerdim.<br>Aşk budur! <br>Muhabbet budur! <br>Kabullenmek budur! <br>İmam&#8217;a bağlılık budur! <br>İmam&#8217;ı tasdik budur! <br>İmam&#8217;ın işini yapmak budur! <br>İmam&#8217;ın yükünü omuzlamak budur!</p>



<h2 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-c71e69428651d88c8e35c5b9fef8c42a">Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)</h2>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-5cdec9b2d32fe802255679dd5416085c">Kerbela şehidleri bunlardır ve bu şehitlerin biri emsali daha yoktur! <br>Tarih boyunca bu şehitler gibi şehit/şehidler yoktur.<br>Kıyamet gününde bu şehidlerde dahil olmak üzere bütün şehitler Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ın makamına gıpta edecekler.<br><strong>Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ın makamını bu şekilde gıptalandıran şey nedir?<br>Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ı bu makama ulaştıran şey nedir?</strong><br>Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ı bu makama ulaştıran şey, Hz. İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın velayetinden tam manası ile mutenneim olmasıdır.<br>Bunu bilin ki bizler, Ehlibeytin yanından dahi geçmiyoruz. Biz Ehlibeyt&#8217;in nimetinden mutenneim olduğumuzu zannediyoruz!<br>Bizler, Ehlibeyt&#8217;in sofrasından yiyip içtiğimizi zannediyoruz ama şu ana kadar bize ulaşan şeylerin tamamı Ehlibeyt&#8217;in gölgesinin gölgesidir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-cf29bfd2f7e2dab7e083b28c656de88c">Hz Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ı bu makama ulaştıran şey:<br>Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ın, Veliyullah&#8217;ın, Hüccetullah&#8217;ın yani Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s)&#8217;ın velayetinden tam manası ile muteneim (nimetlenmiş/rızıklanmış) olmasıdır.<br>Bu rızık insanı Masum İmamların haricinde, Enbiyaullah&#8217;ın bile önüne geçiriyor.<br>Hz. Abbas&#8217;ın adının, İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın adının yanına yazılması sıradan bir olay değildir. <br>Abbas (a.s)&#8217;ın adının, İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın adının yanına yazılması demek:<br><strong>Hz. Ebelfezl Abbas (a.s) adının, Allah&#8217;ın kurbunda (Allah&#8217;ın arşında), Allah&#8217;ın kapısına yazılmasıdır.</strong><br><strong>Tabiri caiz ise Allah, Abbas&#8217;ın adını kapısının eşiğine yazmıştır. <br>Allah, Abbas&#8217;ın adını, Hz. Muhammed (s.a.a)&#8217;in, İmam Ali (a.s)&#8217;ın, Hz. Zehra (s.a)&#8217;nın, İmam Hasan (a.s)&#8217;ın ve İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın adının yanına yazmıştır.</strong></p>



<h3 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-b480a5f1d3e1aa8cb3d5c0438623ebf8">Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ın Emsalsizliği</h3>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-93c4574d1d754ecd664a359a055944a7">Allahu Tebareke ve Teala Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ın adını neden kapısının eşiğine yazmıştır?<br>Çünkü Hz. Ebelfezl Abbas (a.s), Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s)&#8217;ın velayetinin içine girebilmişti ve Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s)&#8217;ın velayetini idrak etmişti.<br>O gün ki insanların tamamının, tarih boyunca olan bütün şehitlerin, kıyam-ı kıyamete kadar Masum İmamların haricinde olan bütün şehitlerin içerisinde, tam manası ile eksiksiz ve kusursuz bir şekilde Eimme-i Ethar (a.s)&#8217;ın velayetinin içerisine girebilen yegane kişi, Hz. Kameri Ben-i Haşim Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;dır. <br><strong>Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ın bir benzeri daha yoktur.<br></strong>Peygamberlerin oğullarının hiçbiri, Vasi oğullarının hiçbiri, mukarreb meleklerin hiçbiri, mustevcebud da&#8217;ve olabilen kişilerin hiçbiri, Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ın makamı gibi bir makama ulaşamamışlardır.<br>İmam Hüseyin (a.s)&#8217;a ulaşmak, İmam&#8217;ın gurbunda (yakınında) olmak budur!<br>İmam ile birlikte olmak; İmam&#8217;ın yanında olmak budur!</p>



<h3 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-54dd15ca2bbb8331e36bc30ce85e1b78">İmam&#8217;ın Velayetinde Olma veya Gasıb Olma</h3>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-65ffece51a79be5a363f8687fdbd55c2">Ben size diyorum ki:<br>&#8220;İmam ile dost olun! İmam ile barışık olun! İmam ile düşman olmayın!<br>Ben size bunları derken, bundan bahsediyorum. Hiçbirimiz İmam ile barışık olduğumuzu iddia edemeyiz!İmam ile barışık isek alameti nerededir?<br>Barışık olmanın nişanesi nerededir? <br>İmam&#8217;ın velayetini kabul etmenin nişanesi nerededir?<br>Velayeti, kabul ettiğinizi diliniz ile söylemenizden bahsetmiyorum!<br>Herkes dili ile velayeti kabul ettiğini söylüyor.<br>Hatta 1, 2 ve 3 numaralı taşlar bile Hz. Enirelmuminin Ali b. Ebu Talib (a.s)&#8217;ın velayetini kabul ettiklerini söylüyorlardı.<br>Beni Ümeyye bile (Allah&#8217;ın laneti onların üzerine olsun) Ali b. Ebu Talib (a.s)&#8217;ın velayetini inkar etmiyorlardı.<br>Bizler Beni Ümeyye&#8217;ye Münkirî Velayet (velayeti inkar edenler) demiyoruz çünkü inkar etmiyorlardı. <br>Biz, Beni Ümeyyeye Gasıbi Velayet (Velayet makamını gasp edenler) diyoruz.<br>Eğer bizlerde İmamlar&#8217;ın emirlerine amel etmiyorsak bizde kendi çapımızda gasıbi velayetiz.<br>Hiçbir kimsenin kendisini cehenneme atmaya hakkı yoktur!<br>Hiç kimse, Ben hürrüm ve demokratım diyemez!<br>Hiçbir kimsenin, ben liberalim; onu seçerim; bunu beğenirim; bunu yaparım demeye hakkı yoktur!<br>Sen müslümansan beğenemezsin!<br>Müslümanın böyle bir hakkı yoktur!<br>Eğer müslüman değilsen ve kâfir isen zaten o zaman da bizim senin ile işimiz yoktur.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-c9677c6583c1487912541184728657cc">Adını Ali b. Ebu Talib (a.s)&#8217;ın Şiası (taraftarı) koyan kişinin, velayetin dışında gezmeye hakkı yoktur!<br>Allah&#8217;ın İlahlığını kabul eden kişinin, Ali b. Ebu Talib (a.s)&#8217;ın velayetinin dışında gezmeye hakkı yoktur!<br>Biz Velayetin içine girmeye mecburuz çünkü biz mahlukuz (yaratılmışsın); biz halik (yaratıcı) değiliz ki muhtariyetimiz olabilsin.<br>Bizim muhtariyetimiz yoktur!</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-0f9e8c59ae88b7f4c50507b1a7ed42ba">Allah&#8217;ın ilahlığını kabullenmek demek; Allah vardır demek; Resul&#8217;ü haktır demek; Kur&#8217;an kitabımdır demek; Allah&#8217;ın arzında yaşamayı kabullenmek demektir.<br>Bu sebepten dolayı İmam Hüseyin (a.s) buyurdular ki:<br><strong>&#8220;Allah&#8217;ın arzından çık, ne yaparsan yap!&#8221;</strong><br>İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın bu buyruğunun manası şöyledir:<br><strong>Sen, Allah&#8217;ın arzında yaşadığın müddet içerisinde senin, istediğini yapabilmek gibi bir hakkın yoktur! <br>Sen Allah&#8217;ın arzında isen senin Ali b. Ebu Talib (a.s)&#8217;ın velayeti dışında yaşamak gibi bir hakkın yoktur!</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-1b9d287cd1fd76e6babbc3759ccf2dd9">Hiç kimsenin, bu can benimdir; hesabını verecek olan benim gibi cümleler kurmaya hakkı yoktur. <br>Kimsenin işlemiş olduğu günahlarından dolayı, Hz. Zehra (s.a)&#8217;in masumluğu ilan edilmemiş olan evlatlarının, zecr ve karanlık çekmesine sebep olmaya hakkı yoktur.<br>Kimsenin böyle bir hakkın yoktur!<br>Kimsenin insanları karanlığa dökmeye hakkı yoktur!<br>Kimsenin çirkef hayat yaşamaya hakkı yoktur!<br>Kimsenin cahil bir hayat yaşayarak ümmetin çocuklarının cahil kalmasına sebep olmaya hakkın yoktur!<br>Kimsenin, karısının başı açık gezdirerek ümmetin kızlarına kötü örnek olma hakkı yoktur!<br>Kimsenin İmam&#8217;ın ekoli ile harb etme hakkı yoktur!<br>Kimsenin mektebini bilmeme gibi bir hakkı yoktur! Öğreneceksiniz!<br>Ya bu mektepteniz (Hz. Eba Ebdillah El Huseyn (a.s)&#8217;ın mektebindensiz); ya da değiliz!</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-7f0eb345e82324ac3c77b1cd7b74eab5">Bizler ilahi imtihanı geçmek için yaratıldık!<br>Yaratıldığımız ilk günden beri imtihan içerisindeyiz:<br>Doğuşumuzdan, kundaklanmamızdan, ağlamamızdan, yemek yememizden, emeklememizden, yürümemizden taa nefes vereceğimiz âna kadar yaşadığımız her şey imtihandır! <br>Hatta can verirken nasıl uzanmak istediğimiz dahi imtihandır.<br>Bu imtihanların tamamından geçebilmemiz için tek bir şart vardır, bu şart:<br>Ali b. Ebu Talib (a.s)&#8217;ın velayetine teslim olma şartıdır.</p>



<h3 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-9a3c739e5ffeda4c8ad4ece8670e0fcc">Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ın Ziyaretnamesi</h3>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-9fe978fc0da49ca656c8af06917f52ed">Peygamberin oğlu, Allahın dininin mübelliği Hz. İmam Caferi Sadık (a.s), Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ın velayete nasıl teslim olduklarını beyan buyuruyorlar.<br>Allahu Tebareke ve Teala, Hz. İmam Cafer-i Sadık (a.s)&#8217;a buyurdular ki:<br><strong>Abbas&#8217;a ziyaretname yaz!</strong><br>Masum İmam, Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;a ziyaretname yazıyor.<br>İmam İmam Cafer-i Sadık (a.s) bu ziyaretnamede, Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ın kim olduğunu açıklıyor.<br>İmam bu ziyaretnamede, Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ı velayete ulaştıran ve velayetten nimetlendiren özelliğini açıklıyor.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-5aa0d0ebcebf1f4c483167da6ebfb557"><strong>İmam Cafer Sadık (a.s), Allahu Tebareke ve Teala&#8217;nın buyruğu üzerine, Hz. Ebelfezl Abbas (a.s) için yazmış olduğu ziyaretnâmede şöyle buyuruyorlar:</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-773dc8c7f70ef299930e78ed768bb502"><strong>Eşhedü enneke:<br>Şehadet ediyorum ki sen,<br>Lem tehin:<br>&#8220;Sen vazifeni yapmada (lem tehin), saniye kadarı geç kalmadın.&#8221;</strong><br>Vazife ile karşı karşıya geldiğin zaman; vazifen iblağ edildiği zaman; vazifeni gördüğün zaman; vazifen sana söylendiği zaman  &#8220;ama&#8221; demedin.<br>Sen vazifeni gördüğün zaman, ayakkabının olup olmamasına bakmadın. <br>Kılıcın var mıdır; yok mudur? bakmadın.<br>Vazifen düşman ordusunun içine girmekti; sen kılıcının bile olup olmamasına bakmadın.<br><strong>Hüseyin dedi:<br>&#8220;Ebelfezl! Düşmana, git!&#8221;</strong><br>Sen kılıcının var mıdır, yok mudur diye bakmadın.<br>Sen: <strong>&#8220;Ya Eba Ebdillah! Kılıcım vardır; ya da yoktur.&#8221; </strong>demedin.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-3af45dcf19639cec6d6b394ad361e659">Hz. Ebelfezl Abbas (a.s), o kadınların ve çocukların susuz olduğunu görmesine rağmen bunu neden İmam Hüseyin (a.s)&#8217;a söylemedi?<br>Neden <strong>&#8220;Ya Eba Ebdillah! Kadınlar ve çocuklar susuzdur.&#8221;</strong> demedi?<br>Biz böyle bir durumda olsaydık perdeyi yırtar mıydık?<br><strong>Yırtardık.<br></strong>Karşımızdaki kişi, Hz. Zehra (s.a)&#8217;nın oğlu Hüseyin b. Ali (a.s) dahi olsaydı, biz perdeyi yırtardık.<br><strong>Neden?<br></strong>Çünkü biz görev adamı değiliz. <br>Çünkü biz İmam&#8217;a teklif tayin eden kişileriz.<br>Biz imamın boynuna vazife koyarız.<br>Oysaki bizler (İmam&#8217;a teklif koyan kişiler değil) İmam Hüseyin (a.s)&#8217;dan teklif alması gereken kişileriz; bizim vazifemiz, İmam&#8217;dan emir almaktır.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-f9c3ccd9d5d8002e69c02ad7db70e078"><strong>İmam Cafer-i Sadık (a.s) buyuruyor ki:<br></strong>Ey Amcam Abbas!<br><strong>Ben şehadet ediyorum ki sen, Allahu Tebareke ve Teala&#8217;nın Hüccetine karşı yapman gereken vazifede bir ân dahi gecikmedin.<br></strong>Bu bir şeydir; ama bu bile bir şey değildir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-9c0ecc0ee7153464e2f1ec5dc5f118f0"><strong>Ve lem tenkul:<br>&#8220;Başkalarının önüne koşarak geçtin; yarış yaptın.&#8221;<br></strong>İmam&#8217;a cevap veren (Lebbeyk diyen) fazla kişi yoktu; ama o cevap verenlerin de hiçbirisi senin tozuna dahi ulaşamadılar.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-db7133cdef057a1648c801ac70217b03"><strong>&#8220;Ve lem tenkul&#8221; yani İmam Cafer-i Sadık (a.s) buyuruyor ki:<br></strong>Ey Amcam Abbas! Sen, başka kimselerin; hatta kendi öz çocuklarının; hatta İmam&#8217;ın Öz çocuklarının bile İmam&#8217;ın yükünü omuzlamasını beklemedin; kendin üstlendin hem de öyle bir üstlendin ki yarış edercesine.<br>Hz. Ebelfezl Abbas (a.s) buydu.<br>Eğer bizde bu inanç olacak olursa, muhakkak olarak (kesinlikle) oraya ulaşacağız.<br>Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ın özellikleri bu ziyaretnamede, Hz. İmam Cafer-i Sadık (a.s) tarafından beyan buyrulmuştur.<br>Bunun için bu ziyaretnameye dikkat edin!</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-29736d5853f265591877e11c325a98d1"><strong>İmam Cafer-i Sadık (a.s) devamında şöyle buyuruyorlar:<br>Eşhedu leke bitteslim:<br>Şehadet ederim ki sen tam manası ile teslim idin.<br></strong>Teslim olmak ne idi ise, sen o idin. Teslim olmak sana bir vazife değildi; sen kendin teslim olmuştun.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-934cd05a17b02801bd864c597e245082">Sonrasında ise şöyle buyurdular:<br><strong>&#8220;Vettesdiki; velvefai; vennasiheti lixelefin&#8217;nebiyyi sallallahu aleyhi ve alihil mursel&#8221;</strong><br>Bakın Hz. İmam Cafer-i Sadık (a.s), Hz. Ebelfezl Abbas (a.s) hakkında 4 özellik zikredip, buyuruyorlar.<br>Öncelikle bunu bilin ki, Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ı, Ebelfezl Abbas (a.s) yapan şey, bu 4 özelliğin kendisinde sırasıyla muhakkak olması idi.<br>Bu bizim için de böyledir.<br>Bu aynı zamanda bizim içindir.<br>Hz. Ebelfezl Abbas (a.s) bu 4 özelliğe sahipti.<br>Ama sormamız gereken bir soru var:<br><strong>İmam Cafer-i Sadık (a.s) bunu niye beyan buyuruyorlar?<br>Hz. Ebelfezl Abbas (a.s), şehit olduktan sonra bunların beyan buyurulmasının Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;a katacak neyi vardır?<br>İmam Cafer-i Sadık (a.s)&#8217;ın, Hz. Abbas&#8217;ın şehadetinden sonra, bunları beyan buyurmasının sebebi bizleriz.</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-0952dc8f8027e0c901ce2e404c31429d">Hz. Ebelfezl Abbas (a.s) öyle bir konum ve makamdadır ki:<br><strong>Allahu Tebareke ve Teala&#8217;nın bizzat kendisi, Hz. Abbas (a.s)&#8217;ı selamlıyor!<br></strong>Hz. Abbas (a.s)&#8217;ın şahıslar tarafından selamlanmaya ihtiyacı yoktur.<br>Meleklerin, Hz. Abbas (a.s)&#8217;ı selamlaması şart değildir.<br>Benim ile senin, Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ı selamlaması şart değildir.<br>Şart değildir demek, Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ın bunlara ihtiyacı yok demektir. .<br>Çünkü Allahu Tebareke ve Teala bizzat kendisi Abbas&#8217;a buyuruyor:<br><strong>اَلسَّلامُ عَلَيْكَ يا اَبا عَبْدِاللهِ وَعَلَى الاَْرْواحِ الَّتي حَلَّتْ بِفِنائِكَ<br>Esselamu aleyke Ya Eba Ebdillah ve elel ervahilleti hellet bi finaik!<br>Ya Eba Ebdillah! Sana ve ruhlarını sana feda edenlere selam olsun!</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-0604c7f140a676c0f764e1a87fdebf6a">Bizim günahkar ağızlarımızdan çıkan selam oraya ulaşmıyor ki biz, &#8220;Hayır, Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;a faydası var.&#8221; diyelim<br>Hz. Ebelfezl Abbas (a.s), bizim ölülerimiz gibi değil ki, biz onları kurtarmak için Kur&#8217;an okuyalım; namaz kılalım; ayet okuyalım; zikir edelim.<br>Biz, Ehlibeytin haremlerini ziyaret ediyor, namaz kılıp onlara hediye ediyoruz ama biz bunları, onlara bir şey katmak için yapmıyoruz; biz bunu onlardan bir şey almak için yapıyoruz.<br>Biz Kerbela&#8217;ya İmam Hüseyin (a.s)&#8217;dan bir şey almak için gidiyoruz.<br>Biz kum şehrine, Hz. Fatime-i Masume (s.a)&#8217;in haremine gidip; o haremin duvarındaki tozu öpüyoruz çünkü bize bir şey vermelerini istiyoruz.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-202936f73abe066dfc658ae9b4872bc0">Hz. İmam Cafer-i Sadık (a.s)&#8217;ın Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ın buyurmuş olduğu bu özelliklerinin hepsinin sırası ile bizlerde gerçekleşmesi gerekir:<br>1- Teslimiyet<br>2- Tasdikiyet<br>3- Vefa<br>4- Nasihat ehli olma<br>Bu özelliklerin sırasıyla vakî olması lazımdır. Hem bizde vakî olması lazım; hem de buradaki maksat ki Kamer-i Ben-î Haşim Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;dır; Hz. Abbas (a.s)&#8217;da da sırasıyla vuku bulması gerekirdi ve buldu.</p>



<h3 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-4c6823c7ba123d0cb9f48af4777a7b2f">Hz. Abbas (a.s)&#8217;ın Azameti</h3>



<h4 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-8c6ea1fc8a059c7ae73b029f475595f7">1-Teslimiyyet</h4>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-69b42fe8e4e73287c6549494bd4dc56c">Bu özelliklerin ilki Veliyyullah&#8217;a teslim olmaktır<br>Evvela şunu söyleyeyim, Veliyullah&#8217;a teslim olmayan kişi Veliyullah&#8217;a iman etmemiştir.<br>Teslimiyyetin manasını biz burada özet olarak açıklayacağız; herkesin kendi kapasitesi ölçüsünde, bu manayı kendisinde yaşatması gerekir.<br>Bizler Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ın teslim olduğu vech ile teslim olmayacak olursak bu bizim İmam&#8217;ı kabul etmediğimiz anlamına gelmektedir.<br>Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ın teslim olduğu vech ile İmam&#8217;a teslim olmamak, İmam&#8217;ı kabul etmemektir.<br>Hz. Ebelfezl Abbas (a.s) gibi teslim olmamanın başka bir manası yoktur.<br>Teslim olmamanın manası budur.<br>İmam&#8217;ı/Veliyyullah&#8217;ı kabul etmenin; Resulullah&#8217;ı kabul etmenin dolayısıyla Allah&#8217;ın vahdaniyetini ve İlahlığını kabul etmenin yegâne yolu, Veliyyullah&#8217;a teslim olmaktır.<br><strong>Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ın da teslimiyyeti bu şekilde olan bir teslimiyyettir.</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-9097d9a0f1b4e70b6430ce2e93424098"><strong>Kendimize bir bakalım; bu teslimiyyet bizde var mı?<br></strong>Eğer bu teslimiyyet bizde yoksa bile en azından şuna bakalım:<br>Biz bu teslimiyyetin peşinde miyiz yoksa bahanelerin arkasına mı sığınıyoruz?</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-163c2543298ce4aba2c587741856c453"><br>Acaba bizler &#8220;O bana bıyığın kalın dedi&#8221;; &#8220;bu bana senin gözün eğridir dedi&#8221; vb. bahaneler mi arıyoruz?<br>Arıyorsanız şunu bilin:<br>&#8220;Biz muhtacız.&#8221;<br>Senin bahane üretme hakkın yoktur.<br>Eğer sen aç isen yemek yiyeceksin.<br>Bu durumda senin kepçeyi tutanla, yemeği dağıtanla işin olamaz?<br>Sen bunu biliyorsun ki sen yemek yemezsen öleceksin ve kendini de öldüremezsin!<br>Kepçenin kimin elinde olduğu seni ilgilendirmez?<br>Sen öyle bir yerde değilsin ki senin seçme hakkın olsun!<br>Sen kendine sınır belirleyemezsin!<br>Ben bunu yaparım; bunu yapmam diyemezsin!</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-a465f9a91da48d127e3053dc4f8280a9">Ben, sizi Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s)&#8217;a and veriyorum ve soruyorum<br>Siz getirmiş olduğunuz şehadetin manasını biliyor musunuz?<br>Kelime manasından bahsetmiyorum.<br>Yani siz gerçekten &#8220;La İlahe İllallah&#8221; ne demektir biliyor musunuz?<br>&#8220;Allah birdir ve onun ortağı yoktur&#8221; ne anlama geliyor, bilmiyor musunuz?<br>&#8220;Muhammed O&#8217;nun Resulüdür&#8221; ne demektir? Siz gerçekten Resul olmanın ne anlama geldiğini biliyor musunuz?</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-f63fe3f1ef8a723aca80ce8247852c1e">Hepimiz diyoruz ki:<br>&#8220;İman edin, iman edelim &#8220;Siz, İman etmenin ne olduğunu biliyor musunuz?&#8221;<br>İman etmek gerçekten nedir?<br>Siz şehadet getirdiğinizde neyi seçtiğinizi biliyor musunuz?<br><strong>&#8220;Muhammed Resulullah&#8217;tır!&#8221; </strong>bu ne anlama geliyor biliyor musunuz?<br>Bilin ki, Allah bize papağan gibi tekrar etmeyi emretmemişler!</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-f6546b863a28f69a8ce6be248bfa8e17"><strong>Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ın teslimiyyeti şöyle idi:</strong><br>İmam Abbas(aleyhi ve âlâhu tehiyyetu vesselamur-Rahman) kendisini bütün aidiyyetlerden kurtarmıştı öyle ki artık Abbas diye bir vücud yoktu.<br>Cisim Abbasdı; konuşan dil Abbas&#8217;ın diliydi; o dilin eti, Abbas&#8217;ın diline ait olan etti; o ayaklar Hz. Kameri Beni Haşim (a.s)&#8217;ın fiziki ayağı idi ama Hz. Abbas (a.s) da aidiyet diye bir şey yoktu.<br>Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s), bir vücutta tecelli etmişti ve Abbas şeklinde konuşuyordu.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-75e593eaeac8f34a6b7acbc30088fd38"><strong>Teslimiyyetin manası:<br>1- Aidiyyetlerden kurtulmaktır.<br>2-Nefsi egoların, taleplerin ve teşviklerin tamamını ayaklar altına almaktır.</strong><br>Eğer bizler hâla mal, mülk, ev ve araba sevgisinden kopamamışsak; Allah senin kalbine Hüseyin b. Ali (a.s)&#8217;ı koymaz.<br>Allah senin kalbin gibi bir kalbe İmam Hüseyin&#8217;i ve İmam Hüseyin&#8217;in sevgisini ve koymaz.<br>Şuna inanın! Allah&#8217;a inancınız varsa şuna inanın:<br><strong>Bizim tanımış olduğumuz Hüseyin b. Ali (a.s), Hz. İmam Hüseyin b. Ali (a.s)&#8217;a ihanettir.</strong><br><strong>Bizim tasavvur etmiş olduğumuz Hüseyin, Allah&#8217;ın yeryüzündeki hak halifesi olan Hüseyin değildir.</strong><br>Bunu bilin ki:<br><strong>&#8220;Hüseyin Nurullah&#8217;tır!&#8221;<br></strong>Sorum şudur:<br><strong>Allah nurunu çirkefin içine koyar mı?</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-5d5ef005fcb3ae6514096a5975e854c9">Hüseyin, Allah&#8217;ın kelamıdır!<br>Hüseyin, Allah&#8217;ın sözüdür!<br>Hüseyin, Allah&#8217;ın iradesidir!<br>İmam Hüseyin (a.s), Allah&#8217;ın ayetlerinin konuşan ve konuşturan; yapan ve yaptıran halidir.<br>Hüseyin, Allah&#8217;ın iradesinin yürüyen halidir.<br>Hüseyin, Allah&#8217;ın iradesinin seven halidir.<br>Hüseyin, Allah&#8217;ım buğzunun tecelligahıdır.<br>Hüseyin, Allah&#8217;ın hükmünün icra şeklidir.<br>Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s) bu kişidir!<br>Allahu Tebareke ve Teala, bu Hüseyin&#8217;i getirip bizim kalbimize koyar mı?<br>Biz bu halimizle bin tane puta tapıyoruz.<br>Vallahi; Billahi; Tillahi; Hüseyin&#8217;in Rabbine and olsun ki! Biz bu halimiz ile puta tapıyoruz.<br>Hüseyin&#8217;in mektebi bugün öldürülüyor.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-c34bf543b5d327ed211937fe3c9e2c12">Evvela bunu söyleyeyim: Hüseyin&#8217;in Mektebinin yaşamasının, Hüseyin&#8217;e hiçbir faydası yoktur; Allah&#8217;a ise hiç mi hiç faydası yoktur.<br>Allahu Tebareke ve Teala Hüseyin&#8217;i bizim kurtulabilmemiz için gönderdi. <br>İmam Hüseyin (a.s) bizim kurtulabilmemiz için şehit oldu.<br>Bugün Hüseyin&#8217;in Mektebi öldürülüyor.<br>Sizler ise şunu çok iyi biliyorsunuz:<br><strong>&#8220;Hüseyin&#8217;in Mektebi olmazsa, siz de yoksunuz!</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-c8442935797023a955191a2fed1e9766">Allah&#8217;a andolsun ki!<br>Bu memlekette kendisini Ehlibeyt mektebine ait gören ne kadar kişi varsa; hepiniz bin defa Ehlibeyt&#8217;ten yüz çevirseniz (hatta gidip Yahudi dahi olsanız) karşınızdaki mektep sizi kabul etmeyecektir.<br>Siz onlara gidip: <strong>&#8220;Bizim Muhammed ile, Ali ile, Hasa ile, Hüseyin ile, Fatime ile ve evlatları ile işimiz yoktur&#8221;</strong> deseniz bile; onlar sizi kabul etmeyecekler!<br>Siz, kendinizi onlara kabul ettirmek için Anıtkabir&#8217;de meddahlık bile yapacak olsanız; onlar sizi kabul etmeyecekler.<br>Siz gidip düğünde dansöz bile oynatsanız onlar sizi kabul etmeyecekler.<br><strong>Hüseyin&#8217;in Mektebi budur!<br></strong>Biz, Hüseyin&#8217;in mektebine mecburuz!<br>Biz adam olabilmek için Hüseyin&#8217;e ve mektebine mecburuz!<br>Siz gidip farklı bir mektepten olmaya çalışsanız bile, o karşı mektep sizi kabul etmeyecek!</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-f2e22be48e08132800923d910246e231">Onların size diyecekleri en hoş söz:<br><strong>&#8220;Sen bizim <strong>ancak </strong>kölemiz olabilirsin çünkü senin, dedenin dedesinin dedesinin dedesi Hüseyin b. Ali&#8217;nin muhibbiydi. Sende de DNA kalıntısı olabilir bu sebepten dolayı sen ancak bize köle olabilirsin&#8221; olacaktır.</strong><br>Yahudi zihniyetleri ile size bunu diyecekler.<br>Şimdi size bir soru soracağım; eğer gerçekten bir mezhebiniz varsa mezhebinizin hakkı için doğruyu söyleyin; eğer gerçekten bir Allah&#8217;a inanıyorsanız inandığınız Allah için doğruyu söyleyin:<br><strong>Hüseyin&#8217;in mektebi şurada duruyor; diğer tarafta da sizin oğlunuz bir iş yapacak, bu durumda siz Hüseyin&#8217;e mi gider misiniz; yoksa Hüseyin&#8217;i yalnız bırakıp çocuğunuzun o işiyle mi meşgul olursun?</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-e0efc8dd3a0ad9586810f41563ead95b">Vallahi! Siz bu halde iken derseniz ki:<br>Biz Hüseyin&#8217;in yanına gideriz, yalan konuşmuş olursunuz. Biz bu halimiz ile ancak Hüseyin&#8217;e sadaka veririz!<br>Bizim Şam ehlinden ne farkımız var?<br>Şam ehlinden bir farkımız var mı?<br>Hz. İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın 3 yaşındaki kızı Hz Rugeyye (s.a) şehit olduğu zaman, Hz. Ümmü Gülsüm bint-i Ali (s.a), kendisini Hz. Rugeyye (s.a)&#8217;in mezarının üzerine atmıştı ve çok ağlıyordu.<br>Hz. Ümmü Gülsüm (s.a), Hz. Rugeyye (s.a)&#8217;in mezarının üzerinden kalkmıyordu.<br>Hz. Zeynep (s.a) ne yaptıysa da bacısını, Hz. Rugayye (s.a)&#8217;in mezarının üzerinden kaldıramadı; Hz. Ümmü Gülsüm (s.a), o Mezar-ı Şerifin üzerinden kalkmıyordu.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-e54341d0eaabd555fd2b3f97cfe750a1">Hz. Zeyneb-i Kübra (s.a) buyurdu:<br>Bacım! Ne oldu ki, sen Rugeyyen&#8217;in mezarına böyle yapıştın ve kalkmıyorsun?<br>Hz. Ümmü Gülsüm (s.a) dedi:<br>Bacı! Şam&#8217;a girdiğimiz zaman, Rugeyye benim bağrımı yaktı!<br>Hz Zeynep dedi:<br>Bacı ne oldu? Rugeyye sana ne dedi?<br>Hz. Ümmü Gülsüm (s.a) dedi:<br>Şam&#8217;a girdiğimiz zaman Rugeyye benim yanıma geldi. Bizi seyretmek için gelen cemaatin içindeki çocukların elinde ekmek vardı.<br>Rugeyye bana dedi ki:<br>Emme (Hala) Vallahi, ben acım!</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-50edf3202c351c9c3cbe309fcfbc07ab">Kendinize iyi tartın ve düşünün!<br>Şam ehli ile aranızda bir fark var mı?<br>Biz kalkıp İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın kızına sadaka veriyoruz.<br>Biz gerçekten İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın mektebinin içinde miyiz?<br>Biz bu halimiz ile Velayetten beklenti mi içindeyiz?<br>Biz bu halimiz ile Abbas b. Ali mi olmayı bekliyoruz?<br>Bizim varımız, yoğumuz; her şeyimiz, Rugeyyedir. Nefesimiz Rügeyyenindir.<br>Biz kimiz? Biz neyin krallığını yapmaya çalışıyoruz?</p>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/asura-cennet-ile-cehennemin-yol-ayrimi-4/">AŞURA; Cennet ile Cehennemin Yol Ayrımı 4</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://imammehdiyarenleri.org/asura-cennet-ile-cehennemin-yol-ayrimi-4/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aşura: Cennet ile Cehennemin Yol Ayrımı 3</title>
		<link>https://imammehdiyarenleri.org/asura-cennet-ile-cehennemin-yol-ayrimi-3/</link>
					<comments>https://imammehdiyarenleri.org/asura-cennet-ile-cehennemin-yol-ayrimi-3/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[YÖNETİCİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Mar 2026 01:15:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aşura]]></category>
		<category><![CDATA[Derslerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[İmam Hüseyin (a.s)]]></category>
		<category><![CDATA[AŞURA]]></category>
		<category><![CDATA[KERBELA]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://imammehdiyarenleri.org/?p=1211</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aşura vakasının bu denli azamet, yücelik ve emsalsizlik ile vuku bulmasının tek sebebi insanların İmam&#8217;a/Veliyyullah&#8217;a karşı imtihan edilmesiydi.Allah, İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın vasıtası ile; İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın eli ile, insanları Veliyyullah&#8217;a&#8230; </p>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/asura-cennet-ile-cehennemin-yol-ayrimi-3/">Aşura: Cennet ile Cehennemin Yol Ayrımı 3</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-aeed0d2238af63f65eb191aaa357f6fb">Aşura vakasının bu denli azamet, yücelik ve emsalsizlik ile vuku bulmasının tek sebebi insanların İmam&#8217;a/Veliyyullah&#8217;a karşı imtihan edilmesiydi.<br>Allah, İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın vasıtası ile; İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın eli ile, insanları Veliyyullah&#8217;a ve velayete karşı sınayarak imtihan etti.</p>



<h2 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-3282833bed11bfce4d1fd667e59d61a4">İnsanların Veliyullah&#8217;a Karşı İmtihan Edilmesi</h2>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-1a624cdf6b9393b9f4396c430e77e466">Bu konuyu anlayabilmemiz için Hz. İmam Hasan El Müçteba (a.s)&#8217;dan bir örnek vereceğim.</p>



<h3 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-b8191d2701494765b344625d1fbaa59b">İmam Hasan (a.s)&#8217;ın Döneminde İnsanların İmtihanı</h3>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-226da24047f751bfe11e937bea9f1cd1"> Hz. İmam Hüseyin, insanları Aşura olayı ile nasıl imtihan buyurdu ise İmam Hasan (a.s)&#8217;da insanları aynı şekilde imtihan buyurdular.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-f3193c95d749a5395481256f44db322d"><strong>İmam Hasan (a.s)&#8217;ın silahlı gücü zahiri olarak yerindeydi. Askerlerinin, taraftarlarının sayısı yüksekti. İmam Hasan (a.s)&#8217;ın takribi olarak 12.000 kişinin üstünde askeri vardı ve diğer Masum İmamlar&#8217;a nispeten daha çok askeri güce sahip olmasına rağmen Muaviye ile sulh ettiler.</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-2e59b59c7aa5dd9f49950aed3ad53e94">Bizler Velayet mektebine olan bağlılığımızı, Eimme-i Ethar (a.s)&#8217;a olan itaatimizi genellikle barış üzerine dizayn ediyoruz. Eğer hayatımızı sulh üzere dizayn ediyorsak ölçü ve kıstasımızın İmam Hasan (a.s) olması gerekir. Hiç kimse Allah&#8217;ın hak halifesi, Allah&#8217;ın nuru, Allah&#8217;ın velisi, Allah&#8217;ın tayin ettiği Resulullah&#8217;ın hak halifesi İmam Hasan (a.s)&#8217;ın ötesinde barış yaparak sulh ilan edemez. Hiç kimse Velayet hususunda, Veliyyullah&#8217;ın ötesinde tolereli olamaz, vurdumduymazlık yapamaz.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-ca46a2613b0f0a11796d81af77a65fab">İmam Hasan (a.s), diğer Masum İmamlar&#8217;a nispeten en çok askere sahip olan İmamdır.<br>İmam Hasan (a.s)&#8217;ın 12.000 askerin üstünde olan bir askeri gücü vardı.</p>



<h4 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-9039ea3033ee07c67e5e6b58e333f318">Ubeydullah b. Abbas:</h4>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-90f889f60a19a07677de26faed875d1c"> Hz. Nebiyyi Kibriya (s.a.a) ve Hz. Emirelmüminin Ali (a.s)&#8217;ın amcasının oğludur.<br> İmam Ali (a.s)&#8217;ın hükümetinde vali idi.<br> Hz. İmam Hasan El Müçteba (a.s)&#8217;ın ordusunda, kolordu komutanıydı.<br> Ubeydullah’ın emri altında binlerce asker vardı. Ubeydullah, Muaviyenin gönderdiği onlarca torba altına karşılık İmam Hasan (a.s)&#8217;ın ordusunu terk ederek İmam&#8217;ı altın karşılığında sattı. Ubeydullah binlerce, onbinlerce askeri ile birlikte Muaviyeye teslim oldu.<br> İmam&#8217;ın yanından kaçanlar kaçtılar ve Muaviye&#8217;ye teslim olanlar da teslim oldular ve İmam Hasan (a.s)&#8217;ın yanında asker olarak 12.000 tane silahşör asker kaldı ve İmam Hasan (a.s)&#8217;da bu durumda Muaviye ile sulh etti.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-2ea0d2e0b3eeb948117c599f11918c0d"> İmam Hasan (a.s) Muaviye ile sulh ettiği zaman İmam Hasan (a.s)&#8217;ın yanında kalanların çoğunluğu Veliyyullah&#8217;a karşı geldiler ve itiraz ettiler. İtiraz edenlerin arasında seçkin kişilerin sayısı oldukça fazlaydı. İmam Hasan (a.s)&#8217;a itiraz edenlerin arasında Hz. İmam Ali (a.s)&#8217;ın önde gelen şiilerinden olan çok meşhur kişiler de vardı. Bunlar İmam Hasan (a.s)&#8217;a hakaret ediyorlardı. Bunlar cengaverlik fedaileriydiler ama hedeflerinde Hz. İmam Hasan (a.s) vardı. Sulhçular, Muaviye&#8217;ye teslim olup İmam Hasan (a.s)&#8217;a hakaret ederek sövüyorlardı; kendilerini cengaver olarak tanıtanlar da İmam Hasan (a.s)&#8217;a sövüyorlardı. Bunların arasında olan en önemli kişilerden birisi ise Sufyan b. Ebu Leyla idi.</p>



<h4 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-44292e340757de2c51a354bc88ba885e">SUFYAN B. EBU LEYLA:</h4>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-9437fbd2d990917493dded289f295c93"><strong>İmam Ali (a.s)&#8217;ın şialarındandı. <br>Kendisi çok meşhur/tanınmış biri ve aynı zamanda da bir alim idi. <br>İmam Ali (a.s)&#8217;ın yanında terbiye olmuştu. <br>İmamların yanında eğitim almıştı.</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-0e0563046b9a9339e0e13ca9a17190f4">Sufyan çok uzak bir yoldan geliyordu ve bineği ile İmam Hasan (a.s)&#8217;ın bulunduğu yere geldi; daha bineğinden inmeden İmam Hasan (a.s)&#8217;a şöyle dedi:<br><strong>&#8220;Esselamu aleyke Ya muzillel Muminin.&#8221;<br>&#8220;Selam olsun sana, Ey müminleri zillete sokan adam.&#8221;</strong><br>Yani müminlerin başına kara geçiren adam; müminleri alçaklığa sokan adam, sen öyle bir adamsın ki sen müminlere zillet elbisesini giydirdin.<br>İmam Hasan (a.s) ona şöyle buyurdular:<br><strong>&#8220;Yoldan geldin, yorgunsun; bineğinden in, biraz dinlen; ondan sonra söveceksen söversin. Ne diyeceksen ondan sonra dersin.&#8221;</strong><br>Bilahare Sufyan yanındakiler ile birlikte oturdular; Sufyan&#8217;ın yanında olanların bir kısmı İmam&#8217;ın ordusunda ki askerlerdi fakat bunların çoğunluğu İmam&#8217;ı tahkir etmekle görevliydiler. <br>Bunlar İmam Hasan (a.s)&#8217;ı hainlik ile ihanet ile hatta bir şekilde Allah&#8217;ın dininden çıkmak ile suçlamakla görevli kişilerdi.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-26e9757d64228add41471cea96bf741d"><strong>İmam Hasan (a.s) buyurdular ki:<br>&#8220;Ben size ne anlatabilirim; nasıl anlatabilirim? Bunu bilin ki benim yapmış olduğum bu sulh sizin için üzerine güneşin doğduğu bütün nimetlere sahip olmanızdan daha yücedir.</strong><br>&#8220;Yani sizler dünyadaki bütün nimetlere sahip olsaydınız (çünkü güneş bunların üzerine doğuyor) bile benim sulhum sizler için daha hayırlıdır.&#8221;</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-c2ffe371e9fbc73a40da7324e696e011">İmam Hasan (a.s) bu sulhu ile insanları Velayet&#8217;e karşı imtihan etmiştir. <br>Bizler hiç kimsenin kılına ve tüyüne dokunmadan sulh ve asayiş içinde olmak ve Ehlibeyt&#8217;in Velayeti ekseninde yürümek istiyorsak yapmamız gereken tek şey:<br><strong>&#8220;Ama, lakin, fakat, ne için demeden, ikinci bir hedef gözetmeden İmam (a.s)&#8217;a tâbi olmamız gerekir.</strong></p>



<h2 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-92d88bfd7bb52a37a5960ec2714442d0">Veliyyullah&#8217;a Tebaiyyet</h2>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-a3d6954a48546945c3b193b4cb73e217"><strong>İmam&#8217;a nasıl tâbi olacağız?<br></strong>İmam bir şey yapmış ise neden ve niçin yaptınız demeyeceksin! <br>İmam bir şey buyurmuş ise &#8220;neden veya niçin böyle buyurudunuz?&#8221; demememiz gerekir!<br><br>Geçmişten bugüne kadar maalesef bir grup var ki bunlar, Hz. İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın beyanını, yaptıklarını ve hedeflerini aşırı bularak; Hz. İmam Hasan (a.s)&#8217;ın sulhunu daha fazla öne çekiyorlar. <br><strong>Ama bu kişilerin bilmediği şey: </strong><br>İmam Hasan (a.s) da yapmış olduğu bu sulh ile insanları (tıpkı kardeşi İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın Kerbela kıyamı ile imtihan buyurdukları gibi) imtihan buyurmuşlardı.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-ec48db2fc6ab9e83128d9b2be5e655c3"><strong>Hz. İmam Hüseyin (a.s), yanında hiçkimse yokken, taraftarı yokken, insanları velayete karşı imtihana tabi tuttukları gibi İmam Hasan (a.s) zahiren 12.000 kişilik bir ordusu varken insanları sulh ile imtihan tabi tuttular ama insanların geneli ise sınıfta kaldılar.</strong></p>



<h2 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-f8ce1b83ba21168e9797f90005beed19">Muaviye&#8217;nin Â-li Resulullah&#8217;tan İntikam Planı </h2>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-8284305637e6771d384953f62cce3ebc">Bizler hem dünyayı isteyerek, hem dünyaperstlik yaparak, hemde dünyayı İmam&#8217;ın önüne geçirerek İmam&#8217;a itaat edebileceğimizi zannetmemeliyiz. <br>Söz ile (iddia ile) Veliyyi Emr&#8217;in yanında olunamaz.<br>İmam Hasan (a.s) onlara buyurdular (bu buyruk bugün bizim içinde geçerlidir; bu buyruk yalnızca onlara has değildir.):<br><strong>Ben sizinle beraber mi, Muaviye ile savaşacaktım? Eğer ben sizinle beraber Muaviye ile savaşacak olsaydım sizler benim ellerimi ve kollarımı bağlayarak Muaviye&#8217;ye teslim ederdiniz.</strong><br>İtaat edilmesi gereken mercii İmam&#8217;dır. İmam&#8217;ın sözü önceliklidir. Bizler İmam&#8217;ın yapmış olduğu davetin hikmetini bilemeyiz.<br>Ben, İmam Hasan (a.s)&#8217;ın Muaviye ile yaptığı sulhun Risalet-i Nebiyyi Ekrem&#8217;e, Velayeti Emirel Müminin&#8217;e ve Ehlibeyt mektebine ne kattığını beyan edecek değilim zaten bizim haddimiz de buna yetmez. Bizler ancak elez&#8217;zahir bir şeyler diyebiliriz.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-52fc1ad8cd739565c5fd85b0c764ef9e"><strong>Öncelikle şunu söyleyeyim:<br>Onlar ile (İmamı tahkir edenler ve Muaviye&#8217;ye teslim olanlar ile) bizim sulhtan anladığımız şey aynıdır.<br>Onlar ile bizim savaştan/mücadeleden anladığımız şey de aynıdır.</strong><br>Eğer, Hz. İmam Hasan-i Müçteba (a.s) onlar ile birlikte Muaviye ile savaşsaydı onlar İmam Hasan (a.s)&#8217;ın ellerini ve kollarını bağlayarak Muaviye&#8217;ye teslim edeceklerdi ama Muaviye kâtî surette İmam Hasan (a.s)&#8217;ı öldürmeyecekti çünkü Muaviye&#8217;nin ayrı bir nefreti, ayrı bir kini vardı.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-b7058f24c5faa0b0512f6eaa6227673b"><strong>Peki Muaviye&#8217;nin (l.a) Hz. İmam Hasan (a.s) hakkında asıl planı neydi?</strong><br>Hz. İmam Hasan (a.s)&#8217;ın dedesi Hz. Nebiyyi Kibriya (s.a.a), Muaviye&#8217;nin babası Ebu Süfyanı esir almıştı. Hz. Nebiyyi Kibriya (s.a.a) onları esir aldıktan sonra âzâd ettiler ve serbest bıraktılar.<br>Muaviyenin babası ve ailesi Ümeyyeoğulları bu olaydan sonra Tulegai Resulullah olarak tanınıyorlardı.</p>



<h3 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-e04c6dd9f5ce9bbb52276a5f9ebd35ce">Tulegai Resulullah </h3>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-7113e3289c2318ef5108c2f229b5053e">Tulegai Resulullah: &#8220;Resulullah (s.a.a) olmasaydı bunlar kurtulamazlardı&#8221; demektir.<br>Muaviye (l.a), İmam Hasan (a.s)&#8217;ın şahsında, Nebiyyi Kibriya (s.a.a)&#8217;den bunun intikamını alacaktı/ almak istiyordu.<br>Muaviye, Hz. Nebiyyi Kibriya (s.a.a)&#8217;in Ümeyyeoğullarının boynuna takmış olduğu zillet madalyasının; Tulegai Resulullah rozetinin aynısını İmam Hasan-i Müçteba (a.s)&#8217;a takmak istiyordu.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-bc70c25683ca2975f2379a0038da91f7"> Eğer ki İmam Hasan (a.s) sulh yapmayarak Muaviye ile savaşsaydı İmam ihanete uğrayacaktı; kendi ordusu tarafında elleri ve kolları bağlanarak Muaviye&#8217;ye teslim edilecek ve Muaviye Ümeyyeoğullarının bu intikamını, İmam Hasan (a.s)&#8217;ın şahsında bütün Â-li Resulullah&#8217;tan almış olacaktı.<br> Eğer İmam Hasan (a.s) sulh yapmamış olsaydı, bugün bizlere Şie-i Tulegai Muaviye diyeceklerdi.<br>Yani bunlar öyle şialardırlar ki bunların İmamı&#8217;nı Muaviye âzâd etmişti diyeceklerdi. Muaviye bunların İmamını âzâd etmemiş olsaydı bugün bunlar hayatta yoklardı, diyeceklerdi.<br>Siz bunun ne kadar büyük bir ar olduğunu biliyor musunuz?<br>Siz bunun ne kadar büyük bir zillet olduğunu biliyor musunuz?<br>Bugün bizlerden sulhâmiz bir şey bekleniyorsa ve bizde bunu yapacaksak bu ancak Velayete tebaiyyet ile olur.<br>O gün ki insanlar bunların böyle olacağını bilmiyorlardı.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-de1a3a45713c0c6d69c02c936350aa35">Ben bunları anlatırken, sizler belki diyebilirsiniz:<br><strong>&#8220;İmam Hasan (a.s)&#8217;ın sulhu ile İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın kıyamı arasında bir ilişki yoktur; Adnan hoca </strong>&#8220;<strong>Aşura</strong>&#8220;<strong> konulu dersinde niye İmam Hasan (a.s)&#8217;ın sulhunu anlatıyor?</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-62434d421b77a9d11157c836b6973db8">İmam Hasan (a.s)&#8217;ın sulhu ile İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın kıyamının birbiri ile bağlantılı olmadığını düşünebilirsiniz ama yanlışa düşmüş olursunuz.<br>Çünkü İmam Hasan (a.s)&#8217;ın sulhu ile İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın kıyamı tek bir olaydır; bunlar iki farklı olay değildir.<br>Her iki olayda bir emre davettir ama iki farklı şekilde gerçekleşmiş imtihanlardır.<br>Allahu Tebareke ve Teala bu olaylarla kimlerin Veliyyullah&#8217;ın yanında; kimlerin Veliyyullah&#8217;ın karşısında olduğu imtihan buyurdular.</p>



<h2 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-a7325d4fbefc8214a5d6379f24a544cf">Veliyyullah&#8217;ın Velayetine Girme</h2>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-f19348765501771edef6da6fd512960a"><strong>Veliyyullah&#8217;ın yanında olabilmenin şartı neden ve niçinsizliktir!<br>Neden? Niçin? Niye? Fakat, ama ve lâkin demeyecek olursan Veliyyullah&#8217;ın yanında olanlardan olabilirsin.</strong><br><strong>Veliyyullah&#8217;ın emrini sorgulamamak, Veliyyullah&#8217;a itiraz etmemek, kısacası neden ve niçin dememek için ne yapmamız gerekir?</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-1c13930c610966477915b0ab0e7c961c">Veliyyullah&#8217;ın daveti, hangi şart, koşul ve formda olursa olsun bizim yapmamız gereken tek bir iş vardır ve bu işi yapanlar, İmam&#8217;ın yanında ve Velayetinin altında olanlardır; bu işi yapan kişiler, İmam&#8217;ın Velayetini gerçekten kabul eden kişilerdir.<br>Peki bu iş nedir?<br>Bu iş, İmam&#8217;ın işini yapmaktır.</p>



<h3 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-dbe0f8307ab940dee066cdea5bd9a3d5">İmamların İşini Yapmak </h3>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-2373f87856541de775f3c6b08ae87048"> Bizler masum İmamların, Veliyyullah&#8217;ın, Hüccetullah&#8217;ın işlerini yapmakla mükellefiz; İmamların omuzlarındaki yüklerini omuzlarımıza almak ile mükellefiz. Eğer bu yükü taşıyanlardan olursak bizler İmam&#8217;ın Velayetini kabul edenlerden yani İmam&#8217;ın yanında olanlardan oluruz. <br>İmam yükünü taşımamıza, İmamın işini yapmamıza engel olan yegane şey bizim lezzet peşinde koşmamızdır.<br><strong>Lezzet: </strong>Sadece yemek yemek, şehvetin en güzelini tatmak, istirahatin en kalitelisini yaşamak v.b şeyler değildir.<br>Lezzetin gerçek manasının yanında bunlar sadece devede kulaktır.</p>



<h4 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-58d77cbc7f7fe137f6080db9a6c35bd2">Lezzetin Gerçek Manası Nedir?</h4>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-fb93333d7a748dff29bc21f2fc652585">Lezzet, İmamların yanında olmanın, İmamların işini yapmanın dışındaki bütün işlere verilen addır.<br>Lezzet, hebadır yani hemencecik geçen, ardında âkıbeti ve eseri kalmayan şey demektir.<br>Bittikten sonra arkasında ürün/eser bırakmayan şeylerin tamamına verilen ad lezzettir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-c6fa53f87ea0eeca0f871d4c45c431f1"><strong>ÖRNEĞİN:</strong><br>En güzel, en lezzetli yemeği yediğiniz zaman ondan tatmış olduğunuz lezzet, almış olduğunuz haz, o yemeği yutkunana kadardır. O yemek yutkunulduktan sonra artık ne yaparsanız yapın yutmuş olduğunuz yemeğin lezzeti birdaha hiçbir şekilde geri gelmeyecektir çünkü lezzet geriye hiçbir eser bırakmaz.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-1f91c1da7b31a42acb20e100908cf1a5"><strong>İmamın işlerinin dışında kalan her şey lezzete benzetilmiştir çünkü baki değildir. <br>İmam&#8217;ın işlerinin dışında olan hiçbir işin kalıcılığı yoktur.</strong><br><strong>Neden?<br></strong>Kalıcılıkları yoktur çünkü İmamların işlerinin dışında kalan hiçbir iş insanları kurtuluşa götürmez. <br>İmamın işlerinin dışında kalan işlerin hiçbirinin daimi reçete olmak gibi bir boyutları yoktur; hepsi geçicidir.</p>



<h3 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-6d3314d51321fd0b5d4751966ef52bbe">İmamların İşini Yapmak İçin Yapmamız Gerekenler</h3>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-b4b01bd7a15e2e58fae9217c1bcb0145">İmamın işini yapabilmek, omuzlarındaki yükü kendi omuzlarımıza yükleyebilmek için yapmamız gereken tek bir iş vardır.<br>Bu iş İmamlar gibi dım atmaya, düşünmeye, belaların, sıkıntıların ve musibetlerin içine girmeye karar vermektir.</p>



<h2 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-e9249d237d48e5521aff40fd714e5520">Musibet ve Sıkıntılar</h2>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-c933189345bd8f0a070f188ec138a2d9">Dünyada huzur, asayiş ve rahatlık yoktur, var olan tek şey sıkıntıdır, sadece sıkıntı vardır.</p>



<h3 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-06793b60c7b2ddc5279c0a869cd83366">Musibet ve Sıkıntıların Gerçek Muhattabları ve Nedeni</h3>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-018f8981c84a84c360bf3f14a138e287">Dünyada var olan bela, musibet ve sıkıntılar sadece Allah ile birlikte olan ve Allah ile birlikte olmak isteyen kişiler için vardır.<br>Allah ile birlikte olmayan kişiler için o boyuttaki gibi bir musibet, sıkıntı ve imtihan yoktur.<br>Allah ile birlikte olmayan (veya olmak istemeyen) kişilere neden sıkıntı yoktur?<br>Müminler niye sıkıntı içindedirler?<br><strong>Allah ile birlikte olmayan kişiler müminler gibi (müminler kadar) bela ve sıkıntıya müptela olmazlar çünkü belalar, musibetler, zorluklar ve sıkıntılar insanı olgunlaştırır ve insanın kapasitesini arttırır.</strong><br><strong>Musibet ve sıkıntılar insana yüklenebileceği yüklerin ötesindeki yükleri hamletmeyi gerekli kılar ve insana hacim kazandırır.</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-8e25ebece63461a95b1a5cd84d8f7e72"><strong>Örneğin:</strong><br>Sizler bir çocuğun eline öncelikle yarım kilogramlık bir yük veriyorsunuz ve onu alıştırıyorsunuz; çocuk alıştırdıktan sonra yavaş yavaş yükünü arttırıyorsunuz çünkü alıştıkça hacim kazanıyor ve daha çok yük taşıyabilme kapasitesine erişiyor.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-6583d33519689bba9823f0372502ac68"><strong>Bir başka örnek verecek olursak:</strong><br>Bir hayvanın kas yapmasını istiyorsanız o hayvana yük taşıtırsınız ama kas yapmasını istemediğiniz hayvana ise yük taşıtmazsınız.<br>Bugün dünyada hayvancılık (etçilik) sektöründe bir uygulama var. Bir takım sığırları doğdukları ilk günden itibaren sürekli olarak yan yatırıyorlar ve belli bir mekanizma aracılığı ile de bir kaç saatte bir sağa ve sola çeviriyorlar. Bu sığırların vücudunda hiçbir şekilde kas oluşmuyor ve belli bir tonaja geldikleri zamanda ise kesiyorlar. Bu hayvanların eti lokumdan bile daha yumuşak (pamuk gibi) oluyor çünkü hiç kas yapmamışlardır. Bunların ağırlığı 2-3 ton arasında oluyorlar ama bu ağırlığa sahip olmalarına rağmen bunların sırtına en ufak bir yük dahi vurulacak olsa bunların beli kırılacak durumdadır.<br>İnsanlar da böyle bu şekildedirler.<br> İnsan musibetlere, zorluklara ve sıkıntılara girmeyecek olursa kendisi için tayin edilmiş olan nimeti tadabilme, görebilme, algılayabilme ve anlayabilme kudretine sahip olamaz. Bu sebepten dolayı da musibetler insan olmak isteyen kişiler için vardır.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-0033121eefa4e02b6a069c186a9db771"><strong>İslam dininin de şöyle söylenir:</strong><br><strong>&#8220;Musibet insan için vardır; musibetler insanlara verilir.&#8221;</strong><br>Bu musibetler insana kimi zaman Hz. İmam Hasan (a.s)&#8217;ın sulhunda verilir; kimi zaman ise Hz. İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın Kıyam-ı Aşurasında verilir çünkü her iki olayında ortak hedefi insanların Veliyyullah&#8217;ın ne kadar yanında olduklarını sınamak ve imtihan etmek ve imtihanın sonucunu insanın kendisine göstermektir.<br>Allahu Tebareke ve Teala, zaten kimin ne olduğunu biliyordu. <br>Allah insanların ne olduğunu bizzat kendilerini göstermeyi irade etmişti ve bu imtihanlar ile de bu sonucu bize gösteriyor.<br>Allah, bu imtihanlar ile insanlara, bu dünyada vermiş olduğu şeylerin, dünyevî nimetlerin nimet olduğunu göstermeyi irade etmiştir ve bunu imtihanlara ve bu vasıtalara tabi tutmuştur.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-84f6af2d8c1fac902867b9c3fd279cfa"><strong>Örneğin:</strong><br>İmtihana girme zahmetine girmeyen, ders çalışmayan ve zahmet çekmeyen kişi, yarın sınava girdiği zaman meşhur bir üniversitenin meşhur bir bölümüne girme nimetinden mahrum kalmaya mahkûmdur.<br>Bir kişi anacak ders çalışma zahmetine katlanıp, sınava girip kazandığı zaman, kazanmış olduğu okulun ve bölümün azametini idrak edebilecek duruma gelir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-36594c8f8e900669db62297162fc1471">Sınava çalışmayan ve kazanamayan kişiler Tıp, Astronomi ve Mühendislik bölümlerinden ne anlayabilirler?<br>Sadece zahmet çeken ve imtihana tabi tutulan kişi nimetin azametini idrak edebilir?<br>Siz zahmet çekmeyen ve sınava girmeyen bir köylüye &#8220;Tıp fakültesi nedir?&#8221; diye soracak olsanız size diyecek ki:<br><strong>&#8220;Ben tıp fakültesinin ne olduğunu nereden bileyim?&#8221;</strong><br>Üniversite nedir diye soracak olursanız size verecekleri cevap:<br>&#8220;Biz nereden bilebiliriz ki Üniversite nedir?&#8221;<br>Yada filan Üniversitenin getirmiş olduğu bu makam nasıl bir makamdır, diye soracak olsanız; size vereceği cevap yine şöyle olacaktır:<br><strong>&#8220;Biz nereden bilebiliriz ki!&#8221;</strong><br>Bu bedevi insanlar için de böyledir.<br>Eimme-i Ethar (a.s)&#8217;ın yanında olma fikrinde ve zikrinde olmayan kişi musibet ile imtihan olamaz.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-d09f169a33c16cb421f2c0022d93a0f7">Musibet ile imtihan olmayan kişiler ise:<br>1-İmamın yanında olmanın nasıl azim bir nimet olduğunu anlayamazlar.<br>2-İmamın yükünü taşımanın nasıl bir makam olduğunu idrak edemezler.<br>3-İmamın işini yapmanın insana neler verdiğini idrak edemezler.<br><strong>Bu kişi insanlık makamından merduddurlar.</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-7853c5a3f61524c2fa45a3b2cdbbb2d5">İnsanlar, Veliyyullah ile birlikte olmak, Veliyyullah&#8217;ın emrinde olmak, Veliyyullah&#8217;ın işini yapmak ve Veliyyullah&#8217;ın yükünü omuzlarında taşımak için yaratılmıştır.<br>Bir kişi hangi sebep ile olursa olsun Veliyyullah&#8217;ın işini yaparak yükünü omuzlarında taşımıyorsa bu Veliyyullah&#8217;ı kabul etmemesi anlamına gelmektedir.<br>Veliyyullah&#8217;ın işini yaparken, Veliyyullah&#8217;ın sulh halinde veya savaş halinde olması da hiç fark etmiyor çünkü her iki durumda Müminin izzeti için yapılıyor.<br>İmam Hasan (a.s)&#8217;ın sulhu Müminin izzet ve itibarı için gerçekleşmiştir; aynı şekilde İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın Aşura kıyamı da Müminin izzeti ve itibarı için gerçekleşmiştir.</p>



<h2 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-6dce16294c9ffbbd4d05bba3a2961d60">Müminliğin Nişanesi</h2>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-e0231a07d0ed33e9827d79deda1065fa">Mümin olmanın, İmamların şiası olmanın tek bir yolu ve nişanesi vardır. <br>Bu yol: &#8220;Öncelikli işinin, yapman gereken tek işinin İmamların işi olduğunu bileceksin ve İmamın işini yapacaksın. Şialığın İmamın yükünü omuzlamaktan başka bir nişanesi yoktur. İmamların yükünü omuzlamayan kişi İmamların yanında olmayan kişidir.&#8221;<br>İmamların yükünü omuzlamak için yaşınız, sağlık durumunuz veya ekonomik durumunuz v.b durumlar mevzu bahis bile değildir.<br>Bir Şiî Habib b. Mezahir iken de iş yapabilir, Müslim b. Akil iken de.<br>Bir Alevi Ali Ekber iken de iş yapabilir, Züheyr iken de.<br>Hiçbir kimse, hiçbir yaşta, hiçbir koşulda vazifeden vâreste değildir.<br>Hiç kimse İmamın yükünü taşıma ve işini yapma hususunda vâreste olmamıştır/olamaz.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-90f0d510aa69b7a568debbd8fe008c21">İmamın yükünü omuzlamak ve işini yapmak bir kişinin önceliği olmayacak olursa ve bu öncelik çerçevesinde yaşamayacak olursa, bu kişinin yaşadığı her dakika Eimme-i Ethar&#8217;dan beridir. Eimme-i Ethar (a.s)&#8217;dan beri olarak geçirmiş olduğu bu dakikalardan birisinin içerisinde can verecek olursa bu kişi gayri müslim olarak ölmüş olur.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-5fc678c24aeabc93e49f3bb517559c78"><strong>İnsanı Müslüman edecek tek şey:</strong><br>İmam&#8217;ın emrinde olmak ve İmam&#8217;ın emrinde kalmaktır. <br>Veliyyullah&#8217;a tabii olmak insanı müslüman eder. <br>Veliyyullah&#8217;a itaat ile geçmeyen her dakika Veliyyullah&#8217;a muhalefet ile geçmiştir ve herkes bu muhalefetinin hesabını verecektir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-bb9cb9d80df5f435db020e34a9e3c79f"><strong>Delil:</strong><br>Allahu Tebareke ve Teala Kuran-i Kerimde şöyle buyuruyor:<br><strong>ثُمَّ لَتُسْأَلُنَّ يَوْمَئِذٍ عَنِ النَّعِيمِ<br>Sonra o izin gününde (kıyamet gününde) nimetten sorgulanacaksınız.<br>Tekasür Suresi 6. ayet</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-6666114cb78d46b6c8928cd6c68b8d22">Bu nimetin bir boyutunda vakit boyutudur; zamandır, zaman bir nimettir.<br><strong>Hadis-i Şerifte de bu daha açık bir şekilde buyruluyor:</strong><br><strong>&#8220;Siz, kıyamet günü zaman nimeti hususunda kesinlikle sorgulanacaksınız!&#8221;</strong><br><strong>Kıyamet günü, zaman hususunda nasıl hesap sorulacak?</strong><br>Sana hangi zaman diliminde ne yiyip içtiğini sormayacaklar. <br>Sana karpuzu ne zaman nasıl yediğin sorulmayacak.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-b9b1f63ddc09e939e77fc275740daa01"><strong>Zaman hususunda sorulacak tek soru:</strong><br><strong>Sen bu zaman diliminde yemek yemişsin yada uyumuşsun veya başka bir iş ile meşgul olmuşsun, senin buradaki önceliğin kimdi?</strong><br>Sen bu zaman diliminde kendini kimin işini yapmak ile mükellef görüyordun? <br>Sen bu zaman diliminde kimin işini yapıyordun? <br>Yani sorulacak olan tek soru sen şu zamanını İmamın emri çerçevesinde geçirdin mi; geçirmedin mi?Zamanını İmamların emri çerçevesinde geçirmeyen kişi bunun hesabını verecek!<br> Allahu Tebareke ve Teala hesaba çekeceğiz buyurduğu zaman bunun manası budur ki: <br><strong>&#8220;Bu kişiler suç işlemişlerdir; suç işleyenlere hesap sorulacağı vakit bunun hesabını veremeyecekler demektir.&#8221;</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-d744d6bcdf197c020180a912f32a1b59">Biz, o gün sizi zaman nimetinden hesaba çekeceğiz; yani sizler ki o zaman biriminde, Eimme-i Ethar (a.s)&#8217;ın yükünü omuzlamayı öncelikli işiniz olarak kabul etmediniz ve emirlerini öncelikli iş olarak yamadınız, yapmadığınız için biz sizden hesap soracağız. <br>Yani bunu yapmamanın bir hesabı var ve siz yapmadığınız için biz sizi hesaba çekeceğiz. <br>Bu vazifeyi yapan kişiye sorgu yoktur.<br>İmamlarının işini öncelikli işikabul eden kişilere sadece tek bir soru sorulacaktır. <br><strong>-Ömrünü nerede ve nasıl geçirdin?<br>+İmamımın emrinde geçirdim.</strong><br>Hepsi bu kadardır; bu kişiye başka bir soru (imtihan) yoktur.<br><strong>-Ömrünü nerede geçirdin?<br>+Tepeden tırnağa kadar İmamımın emrinde geçirdim.</strong><br>İmamın yükünü omuzlayan ve İmamın işini öncelikli işi olarak gören kişinin hesabı bu kadardır.<br>Sorguya çekilecek kişi, zamanını İmamın emrinde geçirmeyen kişidir. <br>Bir yerde sorgu var ise orada suç vardır. <br>Sorgu var ise orada günah, cürüm (suç) vardır.<br>İmamın emrine itaat etmemek, İmamın emri ile meşgul olmamak, suçtur.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-2a4a0d962e37f7d8bca6792cf5e516fb"><strong>Kimler hesaba çekilir?<br></strong>Kuran-i Kerim buyuruyor:<br><strong>Biz günahkarları hesaba çekeceğiz.</strong><br>Yani biz emre karşı gelerek suç işleyenlere hesaba çekeceğiz.<br>Hesaba çekileceksek demek ki biz İmama karşı gelmişiz, mücrimiz; İmam&#8217;ın emri dışında vakit geçirmek mücrimliktir.<br>Bir kişi İmamın yolunda değilse kimin yolundadır?<br>Elbette ki İblis&#8217;in yolundadır.<br>Bir ömür İmamın emrine, yoluna, hedefine matuf değilse o ömür iblisîdir. <br>Birinin öncelikli işi ve hedefi İmamın işi değilse o kişinin ömrü İblisîdir. <br>İmamın mektebinin gayrısında (dışında) olan bütün mektebler iblisîdir.<br>3. bir mektep hiçbir zaman olmamıştır ve olmayacaktır.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-d40ae79cacfd79200b4791f4db67f532"><strong>1. Mektep= Velayet Mektebi<br>2. Mektep= İblisî Mektep.<br>3. bir mektep yoktur. İmamet ve Velayet mektebinde olmayan kişi İblisin mektebindedir.</strong><br>İmamın emrinde geçen bütün vakitler, Allahın huzurunda (karşısında) kurbunda geçirilen vakittir.<br><strong>Bunun neye benzediğini biliyor musunuz?</strong><br><strong>Bu İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın bayrağına benzer.</strong><br>Siyah bir bez parçası ayaklar altında yerde çiğnendiği zaman hiçbir kimse buna itiraz etmez ama adamın biri çıkagelir ve o siyah bez parçasını alarak şöyle söyler:<br>Ben bu bez ile Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s)&#8217;a bayrak yapacağım. <br>Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s)&#8217;ın mübarek adı bu bezin üstüne geldiği ân itibari ile artık mukaddes oluyor ve artık yere atamıyorsunuz.<br>Bu bezin üstüne İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın adı geldiği an Hüseyin&#8217;in bayrağı olduğu için değer kaynağı olur ve o sıradan bez artık şifa kaynağı olmuştur.<br>Öyleki Hz. İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın bedenine temas eden bez ile bu bezin arasında hiçbir fark kalmamış oluyor.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-3e46355b6c85dc6dd702f3385bd2dcc9">Bir vakit İmam&#8217;ın emrinde geçmiyorsa o vakit ayak altındadır; ayak altında olan bir vaktin hiç kimseye hiçbir faydası yoktur. <br>İmam&#8217;a adamadığın vaktin ne sana ne de o vakti adadığın kimseye faydası yoktur/olamaz.<br>Allah katında ayaklar altında olan bir vaktin, en çirkef yerlere layık olan bir vaktin sanada, ailenede değer verdiğin kimselere de hiçbir faydası olmaz.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-63ef1401b2a7555b70c241b87475d5f3"><strong>Aşura konusunun ilk dersinde ben size bir soru sormuştum:</strong><br>Hz. İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın yarenlerinin gözleri neden İmam Hüseyin (a.s)&#8217;dan başka hiç kimseyi görmüyordu?<br>Neden Hz. İmam Hüseyin (a.s)&#8217;a divanevarî aşık olmuşlardı?<br>Bizler neden böyle divanevarî aşık olamıyoruz?<br>Bizlerde, onlar gibi &#8220;Huseyn Huseyn&#8221; diyoruz; ama neden buna rağmen onlar gibi aşık olamıyoruz?<br>Sizi, İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın matem meclisine getiren şey, Hüseyin aşkından başka bir şey midir?<br>Siz bu meclise Hüseyin&#8217;den başka bir ülkü ile mi geldiniz?<br>Biz, bu meclise gelene (maaş, para, altın yada başka bir şey) vermiyoruz ki siz onun için gelmiş olasınız; sizi, bu meclise getiren şey Hz. İmam Hüseyin (a.s)&#8217;a olan muhabbetinizdir.<br>Hepinizin buraya geliş sebebi:<br>İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın adının (herkesin kendi idrak kapasitesi kadar) değerli olmasıdır.</p>



<h2 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-f80f2ef27d062937c14f12f96bbd485b">İmam&#8217;a İmam&#8217;ın 72 Yareni gibi Aşık Olma</h2>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-3f2bf7c2517749757ac650dc3660662d"><strong>Bizler neden İmam Hüseyin (a.s)&#8217;a 72 yareni gibi aşık değiliz?
</strong>Bizler İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın velayetini kabul ediyoruz.
Hepimiz Ehlibeyt&#8217;İn Velayetini kabul eden kişileriz.
İmam&#8217;ın yarenleri de İmam&#8217;ın Velayetini kabul ediyorlardı ama onlar aşık olabilmişken bizler neden aşık olamıyoruz?
Onlar neden herşeylerini ellerine alarak İmam Hüseyin (a.s)&#8217;a feda edebildiler ama biz edemiyoruz?
Herşeyimizi feda etmek bir tarafa, bizler herşeyimizi feda etmeyi tefekkür dahi edemiyoruz!
Feda etmeyi tefekkür dahi edemiyorsak bunun sebebi nedir?
Böyle bir şeyi tefekkür edebilmek için aşık olmamız gerekir.
Biz aşık olamıyoruz çünkü bizim meşgul olduğumuz işler Eimme-i Ethar (a.s)&#8217;ın işleri değildir, bizler kendi işlerimizle meşgulüz.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-ff0dbde802dca087b5aaa7bf6d96ebd3">Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s) kendi işlerinle meşgul olduğun bir vaktin içine sığmaz; Hüseyin böyle bir vaktin içine girmez. Hüseyin&#8217;in sahibi, Hüseyin&#8217;in Rabbi vardır.<br>Hüseyin&#8217;in Rabbi Hüseyin&#8217;in adını, cismini ve velayetini basit yerlere koymaz.<br>Allahu Tebareke ve Teala&#8217;nın Hüseyin&#8217;in adını koymak için bizden istediği kalp, hayat ve ömür:<br>Tamamen Hüseyin ile meşgul olan türden ömür, fikir, zikir ve bedendir.<br>Allahu Tebareke ve Teala bizden bütün işimizin ve emrimizin Hüseyin (Veliyyullah) olmasını istiyor ve yalnızca bu kişilere Hüseyin b. Ali&#8217;nin (a.s) velayetini veriyor.<br>Hüseyin&#8217;in adını, zikrini ve velayetini verdiği kimse Hüseyin&#8217;e aşık oluyor.<br>Bu sebepten dolayıdır ki o 72 kişi herşeylerini eline alarak Hüseyin b. Ali&#8217;ye feda edebildiler ve yine aynı sebebin negatif boyutun dolayı da bizler feda edemiyoruz.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-fd20dfabe175dc09f9bbe394f636046c">Bizler feda edemiyoruz/edemeyiz çünkü biz İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın işini yapmıyoruz.<br>Yapmıyoruz çünkü bizler, İmamı Zaman&#8217;ın (a.f) işini yapmaya mütemayil değiliz.<br>Yapmıyoruz çünkü bizler slogan atmaktan başka bir şey bilmiyoruz, slogan atmayı bırakıp İmam&#8217;ın işini yapmadığımız içinde İmam&#8217;a aşık olamıyoruz.<br>Biz, İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın mektebinden menfaat devşirmeye çalıştığımız ve günümüzü yaşamaya çalıştığımız için aşık değiliz.<br>Aşık değilsek bunun sebebi, Hz. İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın mektebinden azuka elde etmeye çalışmamızdır.<br><strong>Bizim idrak edemediğimiz şey ise:<br>Bizler Hüseyin b. Ali (a.s)&#8217;dan istifade etmek için yaratılmadık.<br>Neden yaratıldık?<br>Bizler Hüseyin b. Ali (a.s)&#8217;a feda olmak için yaratıldık.</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-35e0be96253e568d9560e67150c18f5f">Biraz düşünün!<br>Yıllardır küçüğümüz ile büyüğümüz fark etmeksizin hepimiz dua ettik ve ediyoruz.<br>Ama şunu düşünmemiz gerekir ki hiç şöyle dua ettik mi?<br>-Ya Rabbi! Benden al!<br>Hepimiz dua ederken sürekli şöyle diyoruz:<br>-Ya Rabbi! Bana ver!<br>Hepiniz Eimme-i Ethar (a.s)&#8217;ın haremlerine gittiniz.<br>●Kerbelaya gittiniz.<br>●Necefe gittiniz.<br>●Sammerraya gittiniz.<br>●Kâzımeyne gittiniz.<br>●Meşhedi Mukaddese gittiniz.<br>●Baki Mezarlığına gittiniz.<br>●Hacca, umreye gittiniz.<br>●İmam Hasan ile İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın koştuğu sokaklarda yürüdünüz; oralarda namaz kıldınız.<br>●Medineye Peygamberin haremine gittiniz.<br>●Emirel Müminin İmam Ali (a.s)&#8217;ın boynuna ip geçirilen yerde namaz kıldınız.<br>●Hz. Zehra (s.a)&#8217;nın tokat yemiş olduğu yerde namaz kıldınız.<br>●Bir ihtimale göre Hz. Zehra (s.a)&#8217;nın kabrinin bulunduğu yeri ziyaret ettiniz; orada namaz kıldınız.<br>Bu ziyaretlerde hiç &#8220;al&#8221; dediniz mi?<br>Hayır.<br>Peki ne dediniz?<br>Sürekli &#8220;ver&#8221; dediniz, hepimiz &#8220;ver&#8221; dedik.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-83fc468cf5ca3cd8ce20efb9a3a35ab7">Neden sürekli olarak &#8220;ver&#8221; diyoruz?<br>Çünkü bizler, İmamları kendimize mesih tayin ettik oysaki bizler onların emrinde olmak için yaratılmıştık.<br>Biz bunun idrakında olmadığımız için hiçbir şeyin sahibi değiliz. <br>Bizler, Veliyyullah&#8217;ı kendimize feda ettiğimiz için hiçbir şeyin sahibi değiliz ve olamayacağız.<br>Bizler bu halde iken tomarla yığın yığın paramız da olsa biz yine açız, aç olacağız ve aç kalacağız. Bizim bu halimizle paramız olsa bile yiyemeyeceğiz.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-9e81ae4113b96b5f6a67bd4c418fc1d7">Veliyyullah&#8217;ı kendisine feda etmeye çalışanların parasını en bol harcayacağı yerler:<br>●Hastaneler,<br>●Kan bedelleri,<br>●Musibet bedelleri,<br>●Avukat paraları,<br>●Vekil paraları,<br>●Vezir Paraları,<br>●Sulh paraları v.b yerledir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-13abb9d1172b89b58935707d14c581ab">Veliyyullah&#8217;ı kendine feda edenler, bugüne kadar kendileri için hiçbir şey yapamamışlardır/yapamayacaklardır. Çünkü bu kişi İmamını kendisine adamıştır. Oysa kendisini İmamına adaması gerekiyordu. Bunlar kendisi için hiçbir şey yapamazlar çünkü bunlar İmamı kendisine hamal tayin etmişlerdir oysaki, onlar İmam&#8217;ın hamalı olmak için yaratılmılardı.<br>Bizler bu sebepten dolayı Kerbela&#8217;yı anlayamıyoruz; bu sebepten dolayı hepimiz Hz. İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın adı geldiği zaman dut yemiş bülbüle dönüyoruz ve birbirimizin suratına baka kalıyoruz.<br>Biz öyle bir hâle gelmişiz ki İmam Hüseyin (a.s)&#8217;a ağlamayı ar sayıyoruz.<br>Bu yüzden Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s)&#8217;ın adı geldiği zaman irkilmiyoruz bile. <br>Oysa ki bizler İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın yükünü omuzlamak/taşımak ile mükellefiz. <br>Bizler ancak İmamın yükünü omuzladığımız zaman insan kategorisine dahil olabiliriz.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-9740c3361089c005daf7140b919929c6">Bizler (Alevi/Şii/Caferi olanlar), hepimiz iddia ediyoruz ve söz ile diyoruz:<br>Biz, kerbelada İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın yanında şehid olan yarenler gibi Hüseyin&#8217;e aşığız. Kerbela bugün olacak olsaydı bende o 72 yaren gibi İmam Hüseyin (a.s)&#8217;a feda olurdum.<br>Biz bunu iddia ediyoruz ama bunun iddiası çok basittir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-38679bf1f16144b558847dbc268fbff0"><br>Ben bir cümle söyleyeceğim ve sizde bu cümleye bir bakın acaba gerçekten etmiş olduğunuz iddia hakk mıdır?<br>Öncelikle şunu arz edeyim:<br>Hiçbiriniz velayetmedarlığınızı sorgulatmazsınız değil mi?<br>Siz, benim burada İmamın sözünü dediğimi bildiğiniz için bana taarruz edemiyorsunuz eğer bu böyle olmayacak olsaydı sizler o oturmuş olduğunuz sandalyeleri benim kafamda parçalardınız.<br>Ben size diyorum:<br>Velayetiniz eksiktir; Dininiz eksiktir.<br>Bir yabancı size böyle bir şey diyebilir mi?<br>Birisi, bize sen Ali b. Ebu Talib (a.s)&#8217;ın şiası değilsin; düşmanısın! diyecek olsa onun gözlerini çıkarırız değil mi?<br>Eğer bizler İmam Ali (a.s)&#8217;ın şiası isek Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s)&#8217;a olan aşkımızı ortaya koymamız gerekir.<br>Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s)&#8217;ın o eşsiz ashabı kerbelada ne yaptılar?</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-a3481360946aa382f8de848f3aa23816">İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın ashabının çoğunun ailesi Kerbela&#8217;da idiler. O eşsiz ashap hanımlarının, kızlarının ve bazı erkek çocuklarının esir alınacaklarını biliyorlardı. Onlar çocuklarının ya öldürüleceklerini yada çok feci bir şekilde esir alınacaklarını biliyorlardı; çünkü çoğu şey onlara müşahede olmuştu. <br>Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s) iki parmağının arasından onlara makamlarını gösterdiği zaman onlar çoğu şeye teslim olmuşlardı; onlar artık dünyadan kopmuşlardır.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-958d4c9d654b08a16b651495ba2e9e6d">Hüseyin&#8217;in evlatlarına, hanımlarına, ehlibeytine ve ashabına zulüm olunuyordu ve bu zulümattan dolayı Arşullah çatlıyordu. Kerbela musibeti bu kadar büyük ve bu kadar ağırdı ama buna rağmen o seçkin ashaptan hiçbiri, kendi çocuklarının susuzluk acısını Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s)&#8217;ın önüne geçirmediler.<br>O eşsiz ashap can verme ânlarına kadar Hz. İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın yükünü taşıdılar ve İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın hedefine daha rahat ve daha kolay bir şekilde ulaşabilmesi için İmam&#8217;ın bütün yükünü omuzladılar.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-c9fbbc0c8afebd194618231186d57f65">Neden omuzladılar?<br>Çünkü hakikatin üzerindeki arzu ve isteklerinin perdelerini yırtmışlardı; arzu ve isteklerini törpüleyerek atmışlardı. Bir teslimiyyet şuuruna sahip olmuşlardı ve artık hakikatleri görebiliyorlardı.<br>Bizler ise hakikatleri göremiyor ve yalnızca bir takım sözcükler kullanarak:<br>&#8220;Ya Huseyn! Biz de hakikati göster.<br>Ya Huseyn! Bize de marifetinden ver.<br>İlahi! Bize marifetini ver.<br>İlahi! Bize Huseynin marifetini ver.&#8221; demekteyiz.<br>Ama hakikatte ise sadece slogan atıyoruz.</p>



<h2 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-0781ab16f9e4c70bd66428ee3e294275">Hüseynî Marifete Ulaşma</h2>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-b9556d31f57832de21591ca8c8c7b8db">Bilin ki, Hüseyin&#8217;in marifetini herkese vermezler.<br>Hüseyin&#8217;in marifetini yalnızca müşteri olanlara verirler.</p>



<h3 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-8f7aa49ad9887a21d6fa50910e556b08">Hüseynî Marifete Müşteri Olma</h3>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-d5943022cd31460ed982d8cf17a22555"><strong>İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın marifetine müşteri olmanın alameti nedir?</strong><br>Müşteri olmanın alameti, İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın yükünü taşımaktır; İmamı Zaman&#8217;ın (a.f) yükünü omuzlamaktır.<br>Hepiniz (Şiilerin/Alevilerin/Caferilerin hepsi) Hz. İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın yükünü taşımak zorundasınız çünkü sizin İmam-ı Zamanınız da İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın yükünü taşıyor.<br>Arzu ve istekler insanı helak eder/etmiştir.<br><strong>Ömer b. Sad, İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ı tanımıyor muydu?</strong><br>Tanıyordu!<br>Ömer b. Sad&#8217;ın yanında olan kişilerin kahrı ekseriyyeti İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ı tanıyordu. <br>Kufelilerin hemen hemen hepsi İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ı tanıyordu. <br>İmam Ali (a.s) kufede hükümet etmişti ve İmam Hüseyin (a.s)&#8217;da oradaydı. Hüseyin kufelilere ders veriyordu; Hüseyin savaşmıştı, Hüseyin onların namusunu kurtarmıştı; onların hepsi Hüseyin&#8217;i tanıyorlardı ama arzu ve istekleri, onlara yüklerini Hüseyin&#8217;in (a.s) omuzlarına yüklemeye itti.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-d4bedf5207f5b0a2a02aed00bab7b3ab">Kendi yükünü İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın omuzuna yüklemeye çalışan kişinin, Ömer b. Sad&#8217;dan ve yanındakilerden hiçbir farkı yoktur.<br>Buna inanmayan varsa İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın siyerini açsın, okusun ve orada görsün.<br>İmamların taraftarları musibete uğradılar hem de tarih boyunca en büyük musibetlere uğradılar.<br><strong> Hiç kimse, &#8220;Dünyevî nimetlerden veraste olanların ve musibetler ile imtihan olanların kötü oldukları için bu halde olduğunu&#8221; zannetmesinler!</strong><br>Tam aksine onlar iyi oldukları için musibetlerin içindedirler.<br>Bunu bilin ki, Allahu Tebareke ve Teala dünya nimetini çoğu zaman çoğu kişiye zorla veriyor.<br>Ama İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın velayetine ulaştıracak olan bineği (musibetleri) yalvarıp yakarana veriyor.<br>Allah velayetin musibetini zahmet çekene veriyor.<br>Musibetler, İmam&#8217;ın yükünü omuzlarına alanlara veriliyor.<br>Bunlar sıradan şeyler değildir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-9d030c5c2321fc07f038222db7ee123d"><strong>İslam dininin ve Ehlibeyt mektebinin taraftarlarının sıkıntı ve zorlukların içerisinde olmalarının sebebi nedir?</strong><br>Sebep, onların günahkâr ve suçlu olmaları değildir.<br>Siz zannetmeyin ki şialar zorluk ve sıkıntı içinde iseler bu onların Allah&#8217;ın yanında itibar sahibi olmamalarından kaynaklanıyor!<br>Allah&#8217;ın fakir müminleri, günahkar ve suçlu oldukları için fakir karar kıldığını zannetmeyin!<br>Ya da mal, mülk ve sıhhat sahibi olanların, Allah&#8217;ın yanında itibarlı oldukları için mal, mülk ve sıhhat sahibi olduklarını zannetmeyin!<br>Böyle değerlendirecek olursanız İmam&#8217;a gidemezsiniz. <br>Böyle değerlendiren kişiler İmam&#8217;ın yükünü omuzlayamazlar.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-98139362ca67bd0364f8643abf7f6b28">Hakikati açıklayacak olur isek hakikat şöyledir:<br>1- Sana zenginlik verilmiş ise Veliyyullah&#8217;ın velayeti ile imtihan oluyorsun.<br>2- Sana fakirlik verilmişse sen Veliyyullah&#8217;ın velayeti ile imtihan oluyorsun.<br>3- Sana hastalık verilmişse sen Veliyyullah&#8217;ın velayeti ile imtihan oluyorsun.<br>4- Sana sıhhat verilmişse sen Veliyyullah&#8217;ın velayeti ile imtihan oluyorsun.<br>5- Hiçbir kimse imtihandan verâste değildir.<br>Bu böyledir ve bu hakikattir.<br>Eğer biz bunu kabul etmiyor isek bu işimize gelmemesinden kaynaklanıyor yoksa hepimiz bunun hakikat olduğunu biliyoruz.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-2d9eb32bee3c82eda8731551b2e127d4">Bizler bugüne kadar İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın mektebine bir şeyler katma taraftarı olmadık.<br>Bizler her zaman İmam Hüseyin (a.s)&#8217;dan ve mektebinden alma taraftarı olduk hatta bir süre sonra bunun ile de yetinmeyim İmam&#8217;dan ve mektebinden gasp ettik.</p>



<h4 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-362db379916d4b15bf62c02b4870adf9">İmam&#8217;ın yükünü Omuzlama</h4>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-1215372cec7bba6880d0a4b309e487d3">Bizler imamların yükünü omuzlamak zorundayız ve bunu yapabilmenin yolu bellidir:<br><strong>1-Üstün olma fikrinden vazgeçeceksin.<br>2- Meşhur olma fikrinden vazgeçeceksin.<br>3- İlaç olduğunu düşünme fikrinden vazgeçeceksin.</strong><br>İlaç olma fikrinden vazgeçeceksin çünkü sen, kendin ilaca muhtaçsın. <br>Sen ilaca muhtaç iken nasıl ilaç olabilirsin? <br>Senin sahip olmuş olduğun herşey senin imtihanındır. <br>Bugün sahip olduğun herşeyi yarın senin boynuna yular olarak geçirecekler. <br>Senin sahip olduğun herşeyi sen ölmeden önce senin burnundan lime lime getirecekler ve bu şekilde canını alacaklar:</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-a58ecd3e5fb6c12d8a10f4ef8c348e63">1-Bu dünyada sana ilim verilmiş; o ilmi, senin burnundan lime lime dökerek canını alacaklar.<br>2-Sana sağlık verilmiş; senin sağlığını burnundan lime lime dökerek canını alacaklar.<br>3- Sana mal mülk verilmiş; senin o servetini burnundan lime lime dökerek canını alacaklar.<br>İmam&#8217;ın yükünü taşıyabilmeniz için:<br>1- Meşhur olma fikrinizden vazgeçeceksiniz.<br>2- Egolarınızı ayaklarınızın altına alacaksınız.<br>İmam&#8217;ın karşısında ben demeyeceksiniz. <br>Ben de varım, İmam da var; ben de yaşayacağım, İmam da yaşayacak gibi fikirlerinizden kurtulacaksınız.<br>Bu fikirler sizi mektepten uzaklaştırır!<br>Kibir ve egolarınızdan hür, bağımsız ve azad olacaksınız.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-185e312b328cdfad4557537014e328a9">Bunu yapabilmeniz için:<br>1- Esaret zincirlerinizi kırmanız gerekir.<br>2- Tefekkür etmeniz gerekir.<br>Allah size akıl vermiştir o aklınızı kullanacaksınız.<br>Yargılamayan kişiyi akıllı kişi değildir, akılsızdır. <br>Körü körüne giden kişi akılsızdır. <br>Sana akıl verilmiştir, o halde imtihan et ve yargıla.<br>Sana verilen hastalığın sana ne kazandırdığını yargıla; yargılamadan niye mahkum ediyorsun?<br>Size verilen sağlığı yargılamadan niçin hemen nimet sayıyorsunuz?<br>Önce onu yargıla; bak! gerçekten nimet midir?</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-7b6bb44f2e49812ba5101f50624824cd">İmam Hüseyin&#8217;in Aşurası, Cennet ve Cehennemin ayrıldığı noktadır.<br>İmam Hüseyin&#8217;in Aşurası, Cennet ve Cehennem ile yüz yüze gelme noktasıdır.<br>Aşura, Velayeti kabul edip etmediğimizin imtihan arenasıdır.<br><strong>Bilmemiz gerken bir diğer önemli husus ise:<br></strong>Bizler İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın velayetinin yükünü mutlak vechi ile omuzlarımıza alıp yüklenemeyiz; zaten Allah da bize böyle bir imtihan vermez.<br>Allah bu imtihanın mutlağını bize vermez çünkü bizim liyakatimiz yok!<br>Ey İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın musibetine uğramak için fersah fersah kaçan kişi! Sakın zannetme ki, Allah bu imtihanı sana vermek için senin peşinden koşuyor!<br>Sakın böyle bir şeyi zannetme!<br>Bu musibet, tüccara verilmez!<br>Egoiste verilmez!<br>Bencile verilmez!<br>Kibirli kişiye verilmez!</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-ef4cefd51f33d9d2f5043eecb86c5078">Bu imtihan tek bir kişiye verilir:<br>Kendisinin, Hz. İmam Hüseyn (a.s)&#8217;ın emrine amade olmak ve İmam&#8217;ın işini yapmak için yaratıldığına inanan ve bunun gereğini yapan kişiye verilir.<br>Biz aşurayı, bunun için yaşıyoruz.<br>O gün görevini yapanlar da bunun için yaptılar.<br>İmam Hüseyin&#8217;e karşı gelenler de bunun için karşı geldiler.<br>O gün muhalefet eden kişiler egolarına yenik düştükleri için muhalefet ettiler.<br>O gün onlar İmam&#8217;ın emrinde çalışamayacakları için muhalefet ettiler.<br>Ama onların hepsi zarar ettiler!<br>Hepsi ziyan ettiler!<br>Çünkü o muhalefet edenlerin ve savaş ilan edenlerin hepsi, velayetten mahrum oldular ve mahrum kaldılar.</p>



<p></p>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/asura-cennet-ile-cehennemin-yol-ayrimi-3/">Aşura: Cennet ile Cehennemin Yol Ayrımı 3</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://imammehdiyarenleri.org/asura-cennet-ile-cehennemin-yol-ayrimi-3/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aşura: Cennet ile Cehennemin Yol Ayrımı 2</title>
		<link>https://imammehdiyarenleri.org/asura-cennet-ile-cehennemin-yol-ayrimi-2/</link>
					<comments>https://imammehdiyarenleri.org/asura-cennet-ile-cehennemin-yol-ayrimi-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[YÖNETİCİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Mar 2026 22:20:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aşura]]></category>
		<category><![CDATA[Derslerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[İmam Hüseyin (a.s)]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://imammehdiyarenleri.org/?p=1208</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ehlibeyt Meclisleri Hakkında Aşura konulu dersimize başlamadan önce vahyin oğlu, Kuranın konuşan hali Hz. İmam Cafer-i Sadık (a.s)&#8217;dan bir hadis nakletmek istiyorum.İmam Sadık (a.s) bu hadisi onların adına tertiplenen meclisler&#8230; </p>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/asura-cennet-ile-cehennemin-yol-ayrimi-2/">Aşura: Cennet ile Cehennemin Yol Ayrımı 2</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-c0763a075e114415b430c24f88047dc2">Ehlibeyt Meclisleri Hakkında</h2>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-83966f9770abd19298bf78f415c1e591">Aşura konulu dersimize başlamadan önce vahyin oğlu, Kuranın konuşan hali Hz. İmam Cafer-i Sadık (a.s)&#8217;dan bir hadis nakletmek istiyorum.<br>İmam Sadık (a.s) bu hadisi onların adına tertiplenen meclisler hakkındadır. İmam bu meclislerin nasıl olması gerektiğini beyan buyuruyorlar.<br><strong>Ravi diyor ki: </strong>&#8220;Efendim İmam Cafer-i Sadık (a.s)&#8217;ın huzuruna vardım. Kendilerine saygılarımı arz ettim ve selam verdim.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-b0f80e259b844c78679320d5571369dc"><strong>İmam selamımı aldıktan sonra buyurdular ki:</strong><br>Acaba biz Ehlibeyt için biz Âlullah için bir vakit ayırıyor musunuz?<br>Günlerinizin, haftalarınızın, aylarınızın içinde biz Âlullah için ayırdığınız bir vakit var mı? Bizi birbirinize anlatıyor musunuz?<br>Bizi bilenleriniz, bilmeyenlere anlatıyor mu? Yada herkes biliyorsa birbirinize tekit etmek amacıyla bizim emirlerimizi birbirinize te&#8217;kiden vurguluyor musunuz?</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-34c866adf9d9fc0ac8b2b86cfe9d3fa9"><strong>Arz ettim ki:</strong><br>Evet Ey Resulullah’ın oğlu canım ve kanım size feda olsun. Sizin için vakit ayırıyoruz ve sizin emirlerinizi ve hakk ve hukukunuzu anlatıyoruz.<br><strong>Canlar Kurban olsun O İmam Cafer-i Sadık (a.s)&#8217;a ki buyurdular:</strong><br>&#8220;Ben, Resulullah&#8217;ın oğlu Cafer-i Sadık sizin o meclislerinize aşığım.&#8221;<br>Canlar kurban olsun o İmam Cafer-i Sadık (a.s)&#8217;a ki kendileri için ayrılan vakte ve o vakti ayıran kişiye aşıktırlar.<br>Veliyyullah, Allah&#8217;ın Nuru, tepeden tırnağa kadar hatalı olan kullara aşık olabiliyorlar.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-ce04284f481e4fe4c251e743fd8c916e"><strong>Ve İmam devamında buyurdular ki:</strong><br>&#8220;Ehyu Emrena.&#8221;<br>O meclilerde sloganik olmayın, kendinizi tatmin etmeyin. O meclislerde kalbinize, nefsinize ve işinize hoş gelenleri anlatmayın. O meclislerde bizim emrimizi ihya edin, bizim emrinizi ikame edin.<br>Ehyu emrena emri, aynı &#8220;Egimus Selat&#8221; emri gibidir.<br>Hem kendin amel edeceksin hem de başkalarının amel etmesine ortam hazırlayacaksın.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-e9a8b766d5fa3cd6c9ba32c35cecca91">Bu meclisler böyle meclislerdir. <br>Hiçkimse radikalliğinden veya aşırı heva ve hevesinden dolayı toplumun çizmiş olduğu kutbun ekseninin dışına çıkıyor değildir. <br>Mevlamız, Efendimiz, İmamımız, İmam Cafer-i Sadık (a.s) ve diğer İmamlarımız emretmişlerdir ki onların adına tertiplenen bu meclislerde O Hazretlerin emirlerinin ihya edilmesi gerekir.<br>Bunu bilin ki! Resulullah&#8217;ın ve Ehlibeyti&#8217;nin emirleri nefse, egolara, menfaatlere terstir.<br>İnsanların arzu ve hevesleri, Resulullah&#8217;ın ve Ehlibeyti&#8217;nin emirlerinden hoşlanmaz çünkü insanların arzu ve isteklerine hitap eden İblis&#8217;tir ama Allah ise insanın ruhuna ve realiteye hitap eder. </p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-fc71bfc313fe6f3f36aec044c7c26655">Büyük alimlerimizden biri şöyle buyuruyorlar (ki buna benzer manada olan hadislerde mevcuttur):<br>Eğer bir emir bir yerde size, menfaatinize, dünya hayatınıza, sizin özünüze ve arzularınıza ters ve acı geliyorsa o haktır ve ona sarılın. Onun acılığı size acı görünür ama onun acılığı kendi içinde bir iksirdir.<br>Bu bizim konumuz değildir ama madem konumuz böyle gelişti ben bunu da söyleyeyim, sizlerde bir düşünün:</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-acf40a990bfe3b500009bd20127c7b6f">Bir takım meyveler ve sebzeler vardır ki bunların kabukları hem çok acı ve hemde çok serttir, örneğin Hindistan cevizi. Üstü tüylüdür, çok sert ve de çok acı bir kabuğu vardır ama o acı kabuğun olmaması takdirinde içindeki o iksir korunamaz olurdu.<br>Allahın kuralları da aynen böyledir.<br>Hindistan cevizi zahiren çok acıdır ve bizlere çok acı görünüyor ama o acılığa rağmen sen onu çiğneyecek olsan mümkündür dilinde bir acılık hissi uyansın ama yutkunduğun zaman onda emsali görülmemiş, tarifi olmayan bir lezzet mevcuttur.<br>Hak da bu şekildedir. Hak bizim güncel yaşantımıza terstir. <br>Allah&#8217;ın ve Resulü&#8217;nün emirleri bizim güncel hayatımıza ve yaşantımıza ters ve aykırıdır, menfaatlerimize terstir. Allah&#8217;ın ve Resulü&#8217;nün emirleri zordur ama itaat edince hayat veriyor çünkü bu emirlerin içinde bulunan iksir insanları bela ve musibetlerden koruyor çünkü bu emirlere itaat, bütün dertleri def ediyor. Bunların hepsinin ötesinde ise insana ölümsüzlük bahşediyor.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-ac39a28426217ce0d5feadb25728aad4">Eğer bir kişide hayat yoksa, hayatın içinde nuraniyyet yoksa bu kişi yaşasa da ölüdür. Bir kişi karanlığın (zulümatın) içinde ıstıraptadır ve ölüdür. Ama bir kişi nuraniyyetin bağrında yaşıyorsa/yaşamışsa o fiziken ölmüş olsa dahi yaşıyordur ve ölümsüzdür.<br>Hz. Nebiyyi Kibriya Muhammed Mustafa (s.a.a)&#8217;in risaletinin mübelliği Hz. İmam Cafer-i Sadık (a.s)&#8217;ın şahsında, Hz. Nebiyyi Kibriya (s.a.a)&#8217;in ve Ehlibeyt&#8217;inin pâk ve mutahhar huzurlarına sonsuz selat ve selam olsun.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-e3cf442d36d98b75a74232d4ddc1d6d7">Aşura: Cennet ve Cehennem&#8217;in yol ayrımı konulu ilk dersimizi kısaca hatırlayacak olursak:</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-573855eede212a9500f76a23486f1e0a">&#8220;Bizlerin Aşura ve benzeri e&#8217;zem olayları idrak edip, teslim olup içinde var olan sırra vakıf olabilmemiz için hayal ederek canlandırmamız lazım.&#8221;<br>Bizler Aşura ve benzeri e&#8217;zem olayların yaşandığı dönemde yaşamıyorduk bu sebepten dolayı da o olayların içinde yaşamadık.<br> Bu sebepten dolayı da bizler bu olayları günümüze kadar gelen yazılardan, hadislerden ve sözlerden öğrenmiş bulunuyoruz. Bizlerin o dönemde yaşanmış olayları yaşama imkanımızda yoktur.<br>Neden?<br>Çünkü Aşura vakası hem hacim ve hem de adet bakımından tektir. Eşi ve benzeri yoktur. Gök kubbe yere inecek, yeryüzü göğe çıkacak olsa dahi Aşura gibi bir olay bir daha vuku bulmayacaktır. <br>Aşura Vakası özünde tektir. <br>Aşura Vakası zaman bakımından tektir; <br>Aşura Vakası musibet bakımından tektir;<br>Aşura Vakası azamet bakımından tektir. <br>Aşura Vakası teslimiyyet bakımından tektir; <br>Aşura Vakası ders bakımından tektir;<br>Aşura olayı her açıdan emsalsizdir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-8b5145cb09caff9c44c2b2d6b008a364">Bir kişi hangi dönemde yaşıyor olursa olsun, Aşura gibi önemli konuları idrak etmesi üzerine farzdır çünkü bir kişi Allah&#8217;a ve Resulüne iman etmişse, o kişinin Resulullah&#8217;ın ve Ehlibeyt&#8217;inin seyri sülükünü bilmesi ve idrak etmesi farzdır.<br>Bu mesele tıpkı şehadeteyn gibidir. Bir kişi dili ile şehadeteyni ikrar etmezse ve ikrar ettikten sonra her açıdan teslim olmazsa müslüman olmayacağı gibi Ehlibeyt&#8217;in seyri sülüküne teslim olmayan kişinin de aynı şekilde dini kamil olmaz.<br>O kişinin dini eksiktir, kamil değildir.<br>Ancak bizler ki o gün yoktuk ve yaşamıyorduk peki bizler o vakaların yaşandığı günleri ve zamanları nasıl idrak edeceğiz?<br>Bizler nasıl o gün İmama teslim olanlar gibi teslim olacağız?<br>Hiçbir kimsenin ama hiçbir kimsenin, hangi zaman diliminde yaşıyor olursa olsun bu konuda muafiyyeti söz konusu dahi değildir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-ccc0a9f4189c9b919ef0af5cd3b192f0"><strong>Muafiyetimizin Olmaması ne demektir?</strong><br>Yani bizler bugün bu konjonktürde yaşıyoruz ve vazifemiz:<br>&#8220;İmam Huseyn (a.s)&#8217;ın nidasını ve feryadını o gün duyduklarında İmam&#8217;a kimler nasıl Lebbeyk diyerek teslim olduysalar aynı şekilde teslim olmaktır.<br>Ve bu vazifede, zengin/fakir, aç/tok, hasta/sağlıklı herkesin vermesi gereken cevap aynıdır.<br>Peki bizler Aşura ve benzeri olayların sırrını ve hikmetini nasıl anlayacağız? <br>Anlamamız farzdır çünkü anlayamadığımız sürece bizler İmam&#8217;a teslim olamayacağız.<br>Teslim olabilmek için idrak etmemiz gerekir.<br>Burada ki idrak farziyyesi sadece Aşura için değildir. Aşura&#8217;nın bir benzeri olan Gadir-i Hum vakası da böyledir; Hz. Zehra (s.a)&#8217;nın ve 6 aylık Muhsin adlı bebeğinin şehadet olayı da böyledir; Nebiyyi Kibriya (s.a.a)&#8217;in vasiyyetinin yazdırılmaması olayı ve benzeri vakaların tamamı bu şekildedir.<br>Bu musibetlerin tamamında teslimiyyet ehli olabilmemiz için öncelikle idrak etmemiz gerekir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-10ebe9214dc42ae68e28d3bed3d7ab56">Bu olayları ve hadiseleri anlayabilmemiz için öncelikle aklımızda canlandırmamız gerekir. <br>Bizim bu olayları tarafsız bir şekilde canlandırmamız gerekir çünkü ancak tarafsız bir şekilde canlandırma yaparak, o tarafa gidebiliriz.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-4b753308128ce0efe2f1659fc3772929">Eğer ki bizler bugüne kadar (hepimiz kendi ölçümüzde) İmam Hüseyin (a.s)&#8217;a fersah fersah uzak isek bunun tek sebebi bugüne kadar aklımızda canlandırma yapmamışız olmamamızdır ve tek sebebi budur.<br>Bir alim ki alimdir, kitaplar yazmış, hutbeler ve beyanat vermiştir ama Aşura&#8217;dan fersah fersah uzaktır ise bunun tek sebebi Aşurayı kafasında canlandırmamasıdır.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-09357b9af6e80fcad71b84fbdba241c8">Bir Alim içtihad makamına ulaşmış ve müçtehid olmuş ve kendisine onbinlerce yüzbinlerce kişi taklid etmiş olmasına rağmen Aşuradan fersah fersah uzak olduğu için Siyonizmin filan uşağının kölesi ve sözcüsü omuşsa ki tarih böyle alimler ile doludur sebebi Aşurayı canlandırmamış olmalarıdır.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-31734d058175d2401747474c4adea276"> Bugün günümüzde de böyle olan kişiler vardır ve Siyonizmin Müçtehidi, Amerika’nın Müçtehidi, İsrail&#8217;in Müçtehidi gibi mahlaslarla meşhurdurlar ve bu tip kimseler günümüzde de halen yaşıyorlar.<br>Bu sadece alimler için değil diğer insanlar içinde böyledir. Sinezenler, nohehanlar, Aşuraya ağlayanlar veya matem saklayanlarda böyledir.<br>Bir işi duymak ve o işi yapmak, o işin hakkına teslim olmak demek değildir, teslim olabilmek için canlandırmamız gerekir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-2e4a41e2a4e60dd8ec6c567ef8fa58f6"><strong>Peki bizler neden böyle olmuşuz?<br></strong>Bizler ki hepimiz 20-30-50-70 Aşura yaşamışız. <br>Aşuranın sene-i devriyesini görmüş, matem tutmuş, karalar giymişiz; evlerimizde radyo veya televizyon açmamış ve ihsanlar dağıtmışız.<br><strong>peki tüm bunları yapmamıza rağmen neden Aşura&#8217;ya teslim olamammışız?</strong><br>Çünkü bizler Aşurayı kendimizde hakim kılacak olan boyutu, bizi Aşuraya teslim kılacak olan boyutu kendimizde hakim etmedik ve boyutun adı da canlandırmaktır.<br>Buna misal verecek olursak musibet gören çocuğunuz misalidir. <br>Sizler musibet gören çocuğunuzun musibet görme halini gözlerinizin önünde canlandırıp, aklınıza ve kalbinize hem yazmaz ve hem de kazımazsanız o musibetin içine giremezsiniz.</p>



<h2 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-a2887bf5aa47661a5f19d09bdb5a560f">Aşura&#8217;yı ve Diğer E&#8217;zem Olayları Canlandırmanın Aşamaları</h2>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-8cb9afb62f556431415a84289d2acc06">Canlandırmak için:<br>1-Olaya katılanları,<br>2-Olaya katılmayanları,<br>3-Söz söyleyenleri,<br>4-Söz söylemeyenlerin hepsini bütün unsurları ile aklınızda canlandırmanız ve daha sonrada:<br>1- Yaptıkları işler pozitif ise pozitiflerini,<br>2-Yaptıkları işler negatif ise negatiflerini aklımıza ve beynimize kazımaktır.<br><strong>Bir işi canlandırmak o işi kalbe kazımaktır</strong> ve bizler bunu yapmadığımız için bugün Aşura&#8217;ya fersah fersah uzağız.<br>Aşurayı anlamak istiyorsak Aşura olayının taraflarını tanımamız ve bu tarafları aklımıza ve beynimize kazımamız gerekir. <br>Bu canlandırmanın nasıl olması gerektiğini, nasıl canlandırma yapılacağını merak edenler ilk dersi okusunlar. <a href="https://imammehdiyarenleri.org/asura-cennet-ile-cehennemin-yol-ayrimi-1/" type="post" id="1206">(İlk derse buraya tıklayarak uşabilirsiniz)</a></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-98bf4846542ead53ce4438fb31469128">1. Derste de işlediğimiz gibi Aşura Vakasında 4 farklı grup vardı.<br>Aşuranın taraflarına bir bakın ve kendinizi de tartın. <br>Tartın ki hangi grubun içerisinde olduğunuzu görebilesiniz.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-a291687f56980c2eee7d5715e3a67557"><strong>1.GRUP= Hz. İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın karşısına çıkarak direkt olarak harb ilan edenler</strong><br> Melun İbn-i Ziyad Kufe&#8217;yi fethinden sonra Kufe&#8217;nin hemen dışında bir askeri kışla (kamp) kurdu. İbn-i Ziyad bu kampın adını Nehliyye koydu. Binlerce, onbinlerce kişi Nehliyye kampına gönüllü olarak gittiler ve orada toplandılar.  İbn-i Ziyad bu kampa gelenleri Kerbela&#8217;ya sevk etti.<br>Bir grup böyleydi, gönüllü olarak gelmişlerdi ve İmam Huseyn (a.s)&#8217;ı öldürmek için and içmişlerdi.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-01340c372fdac304e2aaa3271e24cb11"><strong>2.Grup=Vurdumduymazlar</strong><br>Bu grup bizlere ne kadar da çok benziyorlar değil mi? <br>Yada şöyle söyleyelim: &#8220;Bizler bu gruba ne kadarda çok benziyoruz değil mi?&#8221; çünkü bu daha doğru olur.<br>Bunların ne Hüseyinîn ne de Yezidin dedikleri ile işleri dahi yoktu.<br>Bunlar sadece aşlarının ve işlerinin peşine düşmüşlerdi. <br>İmam Hüseyin (a.s)&#8217;da, Yezid (l.a) de bunların hiç mi hiç umurunda dahi değildi.<br>Bu gruba mensup kimselerin hepsi Kerbela vakasında ortaktırlar.<br>Sevap cihetinde olanlar varsa sevabına, günah cihetinde olanlar ise günahına ortaklar.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-cf955b75e418704ac7ed8985fad693dd"><strong>3.Grup=Geç kalanlar</strong><br>Bu gruptaki kişilerde acabaların peşine düşmüşlerdi. <br>Acaba, ama, lakin, bu mu olacak? Şu mu olacak? Gitsem mi? Gitmesem mi? Bugün mü? Yarın mı?<br>İstihare ediyorlardı. Namaz kılıyorlardı. <br>Namazın özü (İmam Hüseyin (a.s)) tehlike altındaydı bunlar ise namaz kılıp istihare açıyorlardı.<br>Hüseyin namazın özüdür.<br>Hüseyin Kur&#8217;an&#8217;ın özüdür.<br>Hüseyin orucun özüdür.<br>Hüseyin emri bil marufun ve nehyi anil münkerin özüdür.<br>Hüseyin sevginin ve buğzun özüdür.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-b5d8dfe9cb51df70e982f69ec593bf0c">Hüseyin o gün tehlike altındaydı ama bu grup ise secdeye yatmışlardı ve diyorlardı ki:<br><strong>&#8220;Ya Rabbel Alemin! Xirli: Ey Alemlerin Rabbi olan Allah! Hayırlı olanı bizim önümüze çıkar.&#8221;</strong><br>İstihare ediyorlardı ve diyorlardı ki: <strong>&#8220;Ya Rabbel Alemin en çok hayırlı olanı benim önüme çıkar, acaba ben Hüseyin&#8217;e mi katılayım? Yoksa Yezid&#8217;e mi katılayım?&#8221;</strong><br>Bunlar o gün yaşanan olaylardır.<br><strong>Bugün bizim için önemli olan şey:</strong><br>Bizler hangi grubun içindeyiz?</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-18fbe30bff59b60393ebb60b6576e871">Eğer Kerbela&#8217;yı, Aşura vakasını canlandıracak olursak ki canlandırmak vazifemizdir buraya geleceğiz.<br>Burada hoplamadan zıplamadan kimin tarafında olduğumuzu kabulleneceğiz. <br>Çünkü vicdan, muhakemedir, hakim ve yargıçtır.<br>Vicdan seni rezil etmeden, yüzüne bağırmadan seni yargılıyor.<br>Adnan Hoca size kimlerden olduğunu söyleyecek olursa hoplayıp zıplayabilirsiniz. Gerçi ona da hakkınız yoktur ama olsun. Sizler yatın kalkın dua edin ki burada sizin nefsinize ağır gelenleri söyleyen birisi var.<br>Ya olmasaydı?<br>Ya sizlere de afyon niteliğinde bir dini anlatarak sizleri uyuştursaydı? <br>O zaman ne yapacaktınız? <br>O gün kim olacaktınız?<br>Acaba o gün ölüm anındaki şehadeteyniniz kim olacaktı?<br>Kimse öleceği zaman rahatlık ile: &#8220;Eşhedu en La İlahe İllallah. Ve Eşhedu enne Muhammeden Resulullah!&#8221; diyebileceğini zannetmesin!</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-f4b293a9eb3007093bf4d6aae064eac3"><strong>İsfehanlı bir Ağa anlatıyor:</strong><br>Bizlere haber geldi, Zamanın meşhur müçtehidi can veriyor. <br>Ailesi haber gönderdi: &#8220;Ağa Muhtezirdir. Gelin! Ağa telkin verin.&#8221;<br><strong>İsfehanlı bu Ağa diyor ki:</strong><br>&#8220;Gittik. Ağanın yanına oturduk. <br>Biz dedik: <strong>&#8220;Ağa de ki: Eşhedu en La İlahe İllallah.&#8221;</strong> <br>Ağa tekrar etti ve duvarın köşesinden bir ses geldi ve dedi ki: <br><strong>&#8220;Seddegte Ya Ebdi&#8221; yani &#8220;kulum sen doğru diyorsun.&#8221;</strong> <br>Biz dedik, o tekrar etti. O ne kadar, <strong>&#8220;Eşhedu En La İlahe İllallah&#8221;</strong> dedi ise duvarın dibinden buna benzer bir ses tekrar etti.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-d4de425cc6b955e7562b60fae3bb3eea"><br>Müçtehid can veriyor. Biz Ağaya telkin veriyoruz. Duvarın köşesinden o ses geliyor.<br><strong>Ağa sonra dedi ki:</strong><br>İblis de bir müçtehid idi ama teslim olmamıştı. <br>Can veren o müçtehid şehadet getirdikçe İblis de cevap veriyordu ve diyordu ki:<br><strong>&#8220;Evet kulum. Ben senin Rabbinim.&#8221;</strong><br>O diyordu ki:<br><strong>&#8220;La İlahe illa ente.&#8221;</strong><br>İblis cevap veriyordu:<br><strong>&#8220;Evet kulum! Sen bir ömür benim yoldan gittin.&#8221;</strong><br>Eğer ki bir ömür boyunca İblisin yolundan gittiysen ölüm vakti <strong>&#8220;Eşhedu En La İlahe İllallah&#8221;</strong> diyebileceğini zannetme!<br>Kelime olarak <strong>&#8220;Eşhedu En La İlahe İllallah&#8221;</strong> diyebilecek olsanız dahi İblis için diyeceksiniz. <br>O da size diyecek ki: <strong>&#8220;Seddegte&#8221; Doğru diyorsun.</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-82c7bef2cb0104de5d09949c10efe4f9">Bizim hangi gruptan olduğumuzu bilmemiz lazım.<br>Biz İmam&#8217;a açıkça harp mı ilan edenlerdeniz mi; geç kalanlardan mı; umursamayarak, Hüseyin ile de Yezid ile de işi olmayan vurdumduymazlardan mı yoksa yoksa o 72 aşık gibi aşık olanlardan mıyız?</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-b6a658039feef64d1238999119c4050f"><strong>4. Grup= İmam Hüseyin (a.s)&#8217;a divanevar aşık olanlar</strong><br>Bu derste Hür b. Yezid Er Riyahi’nin olayını anlatacağım. <br>Anlattıktan sonrada buradan bir netice alacağız.<br>Çünkü bizler Ehlibeyt&#8217;in emirlerini ihya etmek durumundayız.</p>



<h2 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-33a06f2c30a475567c1aef88280b6d09">HÜR B. YEZİD ER RİYAHİ:</h2>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-5bb013da414314e2f482ea7c95cd552b">Hür b. Yezid Er Riyahi, Yezid b. Muaviyenin komutanlarından birisi idi. Kufe ordusunun en önde gelen korkusuz, cengaver komutanlarındandı. Generaldi ve Muharrib Komutandı.</p>



<h3 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-1ae0ed7c13f1274e0e4e9b0e130d582a">İmam&#8217;ın Yolunu Kesmesi</h3>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-007a2e1f7e4955dc0aecef063fdf8b15">İbn-i Ziyad, Hürr&#8217;ü binlerce askere komutan atayarak İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın karşısına öncü birlik olarak gönderdi.<br>Hürr ile İmam Hüseyin (a.s) Kerbela&#8217;nın yakınlarında bulunan bir mevzide karşı karşıya geldiler ve Hürr İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın önünü kesti.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-d914e120fe56c2c4f6f05b5b4f123647">Hürr&#8217;ün babasının da adı Yezid&#8217;dir ama o güne kadar Yezid vakası vuku bulmadığı için kötü karşılamamak gerekir. O günlerde Yezid adı Araplar arasında kullanılan bir isimdi.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-e7cad211e9596434c858207e18942931">Onlar bâtının ehli olmadığı için İmam hücceti zahiri olarak tamamlamak istiyordu ve tamamladı da.<br>Hürr&#8217;ün ordusu bâtının ehli değildi, bu yüzdende İmam iki parmağının arasından ne var ne yok, nereye gidecekler ve nasıl gidecekler gibi şeyleri göstermedi.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-12affec6e4eefce702e49dac883a44e4"><strong>Emirelmüminin İmam Ali (a.s) buyuruyorlar ki:</strong><br>&#8220;İnsanlar ile akıllarının ölçüsünde konuş. Fazla yüksekten konuşma, seni anlamazlar. Marifet ehli değiller ise onlar ile marifet ehlinin dili ile konuşma. Yoksa sana mecnun derler yada şair.&#8221;<br>Bilahare onlar zahirin ehli oldukları için İmam (a.s)&#8217;da onlara zahiri muammele yaptı çünkü İmam Hüseyin (a.s) hücceti tamamlayacaktı ve onların anlayabilecekleri de bu kadarı idi.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-406c1537f40e8176f39f3b129c18f4c8"><strong>İmam Hüseyin (a.s) buyurdular ki:</strong><br>&#8220;Beni bırak, Yemen&#8217;e doğru gideyim.&#8221;<br><strong>Hürr dedi ki:</strong><br>&#8220;Bırakmam.&#8221;<br><strong>İmam Hüseyin (a.s) buyurdular ki:</strong><br>&#8220;Beni bırak. Ben Mekke’ye doğru geri döneyim.&#8221;<br><strong>Hürr dedi ki:</strong><br>&#8220;Bırakmam.&#8221;<br><strong>İmam Hüseyin (a.s) buyurdular ki:</strong><br>&#8220;Ne yapacaksın?&#8221;<br><strong>Hürr dedi ki:</strong><br>&#8220;Sen burada muhasara olacaksın.&#8221;<br>Bilahare İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ı kanalize ettiler. En sonunda o meşhur olay ki hepiniz biliyorsunuz.<br><strong>İmam (a.s) buyurdu ki:</strong><br>&#8220;Buranın adı nedir?&#8221;<br>İla nihaye&#8230; İmam orada çadırların Kerbelaya kurulmasını emretti.<br>Bakınız buraya çok dikkat edin çünkü burada çok püf bir nokta var. <br>Ali Ali demek ile Alevî olunmuyor! <br>Bizler hepimiz Aleviyiz.</p>



<h3 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-7f97e96075a887e8a42597da580b7038">Alevîlik Nedir</h3>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-2f97597c51107ba49ada3e44ba3ef6a8">Alevî, İmam Ali (a.s)&#8217;dan başka emir tanımayan kişidir. İmam Ali (a.s)&#8217;ın kendisine hükmettiği kişiye Alevî denir. <br>Alevî: Hz. Emirelmuminin İmam Ali (a.s)&#8217;ın evine, eline, fikrine, zikrine, siyasetine ve diyanetine hakim olduğu kişidir.<br>Alevi olmak budur. Kuru kurusuna &#8220;Ali Ali&#8221; demek ile Alevî olunmuyor.<br><strong>Alevî=Şibhi Ali=Ali&#8217;nin benzeri.</strong><br>Alevi olmak yani İmam Ali b. Ebu Talib (a.s)&#8217;ın gölgede fotoğrafının çekilmiş hâli. Alevî budur. Bu şekilde olmayanlar Alevî değildir. Onlar sadece Alevilik iddiasında bulunuyorlardır.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-ba53fd50d12515d96ba3312e4b2688bb">İmam Hüseyin (a.s), Hürr ile bu şekilde mübahese edip, tartışınca İmam (a.s) çok gazaplandılar. <br>Burada çok püf bir nokta var. <br>Çok dikkat edin bu özellik sizde var mıdır?<br>Bu özellik Hürr b. Yezid Er Riyahi’nin özelliğidir. <br>Hürr Yezidin komutanıdır; İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın önünü kesen kişidir; İmam&#8217;ı ölüme mahkum eden kişidir.<br>(Biz bu olayı zahiri manada ele alıyoruz. Elbetteki bu işin bâtînî manadaki sırrı farklıdır.)<br>Hürr İmam Hüseyin (a.s)&#8217;a bu kadar çok zorluk çıkarınca, İmam Hüseyin (a.s) buyurdu ki:<br>&#8220;Sekiletke Ümmük&#8221; (Bu söz Arap gramerinde hakarettir, beddua etmektir, nifrin etmektir.&#8221; İmam Huseyn (a.s), Hürr&#8217;ün annesine beddua etti.<br>İmam Hürr&#8217;e dedi ki: &#8220;Annen mateminde otursun.&#8221;</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-0d44e183955b615ffd88a156a16f3182"><br>Bir insana yapılabilecek en büyük beddua, en büyük nifrin, nefret nedir?<br>Budur ki, Azizin doğransın sende onun mateminde oturup ağlayasın. Bir insan için bundan daha büyük bir nifrin yoktur.<br>Sekiletke Ümmük yani Allah seni paramparça etsin ve sen ki annenin azizisin Allah senin annene öyle bir bela versin ki matemlere dalsın, ezaya dalsın.<br><strong>Hürr, İmam Hüseyin (a.s)&#8217;a cevaben dedi ki: </strong><br>Ya Huseyn! Senden başka hiç kimse benim annemin adını ağzına alamazdı.<br>(Burada ki ince ve püf olan noktaya bakın. Hürr burada ne diyor? Hürr de ne var? Hürr Yezidin komutanıdır ama ağzından bir cümle çıkıyor. Bu cümle nasıl bir cümledir?)</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-8a0d889c04727029933c34675eed429b"><strong>Hürr diyor ki: </strong><br>Ya Huseyn! Benim annemin adını senden başka hiçkimse ağzına alamazdı. Yani siz Ehlibeytten başkası alamazdı. Eğer ki alacak olsaydı bende onun annesinin adını ağzıma alırdım.<br>Bu Hürr, İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ı ölüme mahkum eden komutandır.<br>Hürr&#8217;ün bu sözünün karşısında, o hengamede, o savaş arefesi ortamında (ki bir kaç gün içinde Âlullahın başına bela yağacak) İmam Hüseyin (a.s) Hürr&#8217;e lütuf gözü ile baktı.<br>Bakın enteresan bir şeydir İmam, Hürr&#8217;e kerem gözü ile baktı.<br>Hürr, İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ı ölüme mahkum ediyor, Yezide teslim etme niyetinde. Ehlibeytin çocukları ve hanımları esir edilecek.<br>Ama o esnada bile İmam Hüseyin (a.s), Hürr Hz. Fatime&#8217;tez Zehra&#8217;nın (s.a) adını ağzına saygı ile aldığı için ona keramet gözü ile bakıyor.<br>Hürr Yezidin komutanıdır ama İmam Hüseyin (a.s)&#8217;in de kim olduğunu biliyor. Babasının kim olduğunu biliyor.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-102ee7f3404edd05d159171eed4b55e0">İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın Hürr&#8217;e olan bu bakışını şimdi bir kenara ayırın; sizler bu olayı gözünüzün önünde canlandırdınız mı?<br>Eğer ki biz o halde olsaydık İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın annesine ne tür bir saygı gösterirdik? <br>Acaba saygı gösterir miydik?<br>Yada bugün ki halinize bakın çünkü bu şekilde canlandırmanız daha kolay olur. <br>Allah size emir vermiştir, yapmamışsınız ve siz bu işleri yapmadığınız içinde üstünüze belalar yağdırıyor. Hastalıklar, belalar ve çıkmazlıklar veriyor. O belaların içinde başınızı kaldırıp diyebiliyor musunuz ki:<br><strong>&#8220;Esselamu aleyki Ya Fatimet’ez-Zehra.&#8221;</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-eb0de4c1231b3df936854ebeb1b330d8">Bu belaların içinde Fatimet’ez-Zehra (s.a)&#8217;ya teslim olabiliyor musunuz?<br>Bakın burada kendinizi kıyaslayın. O gün Hürr İmamın önünü kesmişti. <br>Bugünde bizler bir şekilde İmam&#8217;ın önünü kesmişiz.<br>Bakın bizim hiç birimiz İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ı tanımıyoruz. Bizim hiçbirimiz İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın anne ve babasına Hürr kadarı saygı göstermiyoruz.<br>Hürr burada bizden öndedir.<br><strong>Hürr ile olan ortak noktamız ise: <br>Hürr de bizler de bir şekilde İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın düşmanlarına hizmet ediyoruz.</strong><br>Bizler de Hürr gibi bir şekilde tağutun borazancılarının yanındayız. <br>Eğer bu saydıklarımın hiçbiri sizde yoksa dahi hepimiz nefsimizin kontrolü altındayız. <br>Hepimiz nefsimizin emri altındayız.<br>Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s) nefs ile savaş halindedir. <br>Nefs, İblisin sadece tek bir silahıdır ama İblisin silahıdır ve Hüseyin b. Ali, İblis ile savaş halindedir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-ef5c408424309ad087bde3f18494d56e">İblis, 124.000 Peygamberin içinde sadece Nebiyyi Kibriya (s.a.a) mebus olduğu zaman, İblis bütün askerlerini bütün teçhizatları ile sahaya çekti.<br>İblis var olan bütün gücü ile sadece Nebiyyi Kibriya (s.a.a) ve Ehlibeyti ile savaşmıştır. <br>Yine aynı şekilde bütün Enbiyaullah&#8217;ın içinde tağutî sistemle İblisî sistem ile bütün gücü ile savaşan tek kişi, Hz. Nebiyyi Kibriya Muhammed Mustafa (s.a.a)&#8217;dir.<br>Bu sistem, bu mekteptir.<br>Hürr İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ı tanıyordu. Hüseyin&#8217;in kim olduğunu biliyordu.<br>Aşura gününe baktığımız zaman Hürrün, Ömer b. Sad ile olan konuşmasında da bunu görebiliyoruz. Biz bunu çok açık ve de çok net bir şekilde görüyoruz. </p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-6921cc8639d3581c0ce1ffe4621df66e">Görüyoruz ki:<br>1-Hürr İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ı tanıyordu. <br>2-İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ı kabul ediyordu. <br>3-Hürr&#8217;ün İmam Hüseyin (a.s)&#8217;a hatta muhabbeti de vardı. Hürr, İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ı seviyordu.<br><strong>Hürr, Ömer b. Sad&#8217;a dedi ki:</strong><br>&#8220;Siz, gerçekten Hüseyin ile savaşacak mısınız? Barışmayacak mısınız?<br><strong>Ömer b. Sad dedi ki:</strong><br>&#8220;Hayır! Barışmayacağız! Savaşacağız!&#8221;<br>Hürr bir taraftır, hem de düşmanın tarafı. İmam&#8217;ın yolunu kesmişti hem de Allah&#8217;ın namusunun kalbini titretme pahasına ama Hürr bir iş yaptı.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-16996d4926dffe30182c22982378eede">Bizler kendimize bir bakalım acaba bizler bugüne kadar böyle bir şey yapmış mıyız? Herkesin ömrü kendisi için mukaddestir. Bugün hepimiz için son gün olabilir. Ömür dediğimiz şey bu kadardır. İster 10 yıl olsun, ister 50 yıl, isterseniz de 70 yıl olsun. Hepimiz uzun bir saltanat sürmüşüz. Bizler bugüne kadar iyi veya kötü Kerbela&#8217;yı Aşura&#8217;yı duyduk. Hepimiz vicdanımız ile baş başa kaldığımız zaman biliyoruz ki İmam Hüseyin (a.s) ile dostane bir ilişkimiz yoktur ve bunun farkındayız.<br><strong>Peki kendimizi hiç arada gördük mü?<br>Hürr kendisini arada gördü.</strong> <br>O Hürr ki Yezid&#8217;in komutanı olarak İmam Hüseyin’in önünü keserek İmam&#8217;ı ölüme mahkum etti ancak buna rağmen kendisini arada da görebildi.<br>Burada aklımıza bir soru daha geliyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-33762895ffe11de1409c730b2422f7d2">Hürr İmam&#8217;ın Yolunu Neden Kesti</h3>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-6dd1b0eba34ec4c242314b23ce498df9"><strong>Hürr, İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ı bu kadar çok sevmesine rağmen İmam&#8217;ın önünü neden kesti? <br>Neden İmam&#8217;a engel oldu? <br>Hürr bunu niye yaptı?</strong><br>Acaba Hürr Emevilerin propagandalarının tesiri altında mı kalmıştı? <br>Çünkü bugün bazıları böyle söylüyorlar: <strong>&#8220;Bizi aldattılar.&#8221;</strong> <strong>Şu düzen, şu parti veya şu Molla bizi kandırdı.</strong><br>Acaba Emevi müçtehidleri Hürr&#8217;ü de mi kandırmışlardı?<br>Çünkü Emevi müçtehitleri diyorlardı ki:<br>&#8220;Emevi müçtehitlerine karşı gelen, Resulullah&#8217;a karşı gelmiştir. Resulullah&#8217;a karşı gelen ise dinden çıkmıştır.&#8221;<br>Acaba Hürr Emevi Padişahları olan Muaviye&#8217;yi ve Yezidi Halifetullah mı görüyordu? <br><strong>Hayır! Onları kabul etmiyordu.</strong><br>Peki Hür hem Emevileri kabul etmemesine hem de İmam Hüseyin’i tanımasına rağmen neden İmam&#8217;ın düşmanlarının safında yer aldı?<br>Bu sorunun cevabını açıklayacağız ama bize faydalı olup olmayacağı kendimizi muhasebe ve muhakeme etmemize bağlıdır.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-eb040bd4c9b6bc9f9256a24b23dfe7ef">Hürr, İmam Hüseyin&#8217;i tanıyordu hem de çok iyi tanıyordu; Hürr, İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın annesini de tanıyordu. <br>Hürr, İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ı da, annesini ve babasını da seviyordu. <br>Bu böyleydi, haktır, doğrudur ama aynı zamanda İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın azılı düşmanlarından da birisi de kendisi idi.<br>Neden? Ne olmuştu ki böylesine 2 tezat bir araya toplanmıştı?<br>Bizlerin de hayatı aynen bu şekildedir. Bizler İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ı çok seviyoruz. <br>Bizler Hz. Zehra (s.a)&#8217;yı çok seviyoruz ama hayatımız (yaşantımız) Hüseyin&#8217;e düşmandır; tefekküratımız Hüseyin&#8217;e düşmandır, yolumuz, İmam Hüseyin (a.s)&#8217;a düşmandır.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-d5c064a0d935884bce806de3f6f9671e">Bu Tezatın sebebi nedir?<br>Böylesine iki tezat bir araya toplanmıştı çünkü Hürr hem dünyayı hem de ahireti bir arada istiyordu. <br>Bu sebepten dolayıydı ki Hürr, İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın kim olduğunu bilmesine rağmen Yezid&#8217;in ordusunun komutanıydı.<br>Hürr hem İmam Hüseyin (a.s)&#8217;a karşı gelerek cehennemlik olmak istemiyordu hem de Yezide rest çekip, İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın yanında olarak dünyevî menfaatlerden, makamından, aldığı paradan, oturduğu saraydan&#8230; mahrum olmak istemiyordu.<br>Kendinizi tartın, kendinizi eleştirin göreceksiniz ki aynısı bizlerde de var.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-3c66bb9ad1f80901cb7169d196c06e10"><strong>İmam Caferi Sadık (a.s) ki buyuruyorlar:</strong><br>&#8220;Ehyu Emrena: Bizim emirlerimizi ihya edin.&#8221;<br>Yani Bizim emirlerimizi insanların beyninde ve kalbinde vücuda getirin. <br>Yani insanlara yanlış yolda olduklarını anlatın. Gitmiş oldukları yolun Ehlibeyt&#8217;in yolu olmadığını bilsinler.<br>Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s) bizlerin bugün yaşadığımız gibi yaşamamız için öldürülmedi.<br>Haydi sen söyledin bizde inandık, İmam Hüseyin (a.s) kendisi geldi ve öldürüldü (bu bir tarafa.)<br>El Euzu billah, El Euzu billah! Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s) ahmak birisi değildi ki ideolojisi bizim bu hayatımız gibi bir şey olsun. <br>İmam (a.s) böyle bir yaşam tarzı için eşini, çocuğunu ve bütün ailesini (Allah&#8217;ın namusu olan kimseleri) getirip esarete ve ölüme teslim etmez!</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-109f7fae1e5e3232478c46baa92b2ebe">İmam Hüseyin (a.s) her şeyini feda etmiştir ama her şeyini bizim yaşamakta olduğumuz gibi bir yaşam tarzına sahip olmamız için feda etmemiştir! <br>Dünya ile ahiret bir arada toplanmaz.</p>



<h3 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-b675d0e03f94a9a69e027ac758dffca0">Hürr&#8217;ün Muhasebe ve Muhakemesi</h3>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-1e2e43f0346b64c56d5344fde6ca75f6">Hürr hem İmam Hüseyin (a.s) ile savaşarak ahiretinden olmak istemiyordu hemde Yezid&#8217;e muhalif olarak tacından, tahtından ve rütbesinden mahrum kalmak istemiyordu. Hürr bunu bizzat Ömer b. Sad ile konuşmasında kendisi kullanmıştır. Hürr bunu kendi ağzı ile kendisi söylemiştir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-3cdf22d25d6bdc3bdf322b138bedf1c7">Hürr baktı ki barış olmayacak. Aşura günü sabahın köründe kalktı ve Ömer b. Sad&#8217;ın yanına gitti ve Ömer b. Sad&#8217;a dedi ki:<br>&#8220;Ya Emir! Siz Hüseyin ile sulh etmeyecek misiniz? Barışmayacak mısınız? Anlaşmayacak mısınız?&#8221;<br>Ömer b. Sad dedi ki:<br><br>&#8220;Hayır! Sulh yoktur! Barış yoktur! Anlaşma yoktur! Hüseyin anlaşma yapmak isterse dahi biz onunla anlaşmayacağız. Bir tek şey var o da ölüm! Hüseyin öldürülecek. Bir tek şey var o da Hüseyin&#8217;in yanında olan erkek, kadın ve çocukların taarruzda bulunanların tamamı öldürülecek. Taarruz göstermeyenler ise esir edilecekler.&#8221;<br>Hürr savaşın kaçınılmaz olduğunu görünce sarsıldı ve titredi.<br>Hürre sordular, sen niye titriyorsun?<br>Hürr dedi ki:<br><strong>&#8220;Ben kendimi Cennet ile Cehennemin arasında görüyorum. Kendimi ateş ile kurtuluşun arasında görüyorum. Ben titremiyeyimde kim titresin? Ben bir yol ağzındayım.&#8221;</strong><br>Bunları iyi alın; bunlar Hürr&#8217;e mahsus olaylar değildir.<br>Bizler hepimiz bunun ile muvaccihiz (karşı karşıyayız.) Bu teklif hepimizin üstündedir.<br>Bakın ben bunları kendimden çıkarmıyorum.<br>Hani başlarınızı taşa duvara vurup &#8220;Ya Hüseyin&#8221; diyerek ağlıyorsunuz ya (sonrada bu hayatı yaşıyorsunuz) işte uğruna kendinize vurduğunuz o İmam Hüseyin (a.s) bunu buyuruyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-5d2155f955c07e9f193270940536c402">İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın Aşura Günü Hutbeleri</h3>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-9d48cf1723f973b1d4942eb79291bec2">İmam Hüseyin (a.s) Aşura günü kaç konuşma yaptı? <br>Bazıları diyor ki:<br>10-20 arası konuşma yapmıitır. Böyle bir şey yoktur. <br>İmam Hüseyin (a.s) sadece ama sadece 2 hutbe okudu. <br>Doğrudur İmam recez okuyordu, kısa sözleri vardı ama İmam, Aşura günü konuşma (Hutbe) olarak sadece 2 konuşma yaptılar.<br>İmam Hüseyin (a.s) Aşura günü savaş meydanının ortasında sadece 2 hutbe okudu, sadece 2 konuşma yaptı. İmam her iki hutbesinde de sadece tek bir hususu beyan buyurdular.<br>Hüseyin b. Ali (a.s) bu iki konuşması ile o günden kıyamı kıyamete kadar var olan ve olacak olan bütün herkese itmami hüccet ettiler. Hücceti tamamladılar. Bu sebepten dolayı da hiç kimsenin mazereti yoktur. Hiç kimse ben duymadım, diyemez!<br>Herbiriniz İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın bu hadisini en az 10.000 defa duymuşsunuzdur.</p>



<h4 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-2d21779728c7ba9eef938ed72f120d31">İmam Hüseyin&#8217;in 1. Hutbesi</h4>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-2d64993c37e6f5c056694ae5e87336d7"><strong>İmam Hüseyin (a.s) buyurdular ki:<br>&#8220;Herkes beni duysun! Herkes bunu çok iyi bilsin! Hem dünyaya hemde ahirete aynı anda sahip olmak asla mümkün değildir.&#8221;</strong><br>Sen hem dindar olacaksın hemde dünyanın peşinden koşacaksın, böyle bir şey mümkün değildir. <br>Dindarlığını ilan edip namaz kılacaksın sonra da dünya için yanıp tutuşacaksın, bu şekilde kılınan namaz yoktur bu sebepten dolayı da biz buna namaz kılmak demeyelim!<br> Dünya için yanıp tutuşurken eğilip eğilip kalkacaksın adına da namaz koyup ahirette Allah&#8217;tan alacaklı olacaksın. <br> Dünya için yanıp tutuşurken kendinizi aç susuz bırakacaksınız (ve bu açlık ve susuzluğunda adını oruç koyup) Allah&#8217;tan alacaklı olacaksınız.<br> Helal haram demeden necaset üstüne necaset ile yığıştırdığın maldan leş gibi kokan 2 kuruşunuzu vereceksiniz (adına da humus koyup) Allah&#8217;tan alacaklı olacaksınız. <br>Bu kadar şeyden sonra bir de diyeceksiniz ki:<br>Ya İmam-ı Zaman ver ha! Ben verdim! Senden alacaklıyım!</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-56a2af8e3987d54909959fb23babca60"><strong>İmam Hüseyin (a.s) buyuruyor ki: <br>&#8220;Hem dünyaya hem de ahirete sahip olmak asla mümkün değildir.&#8221; <br>Hiç şüpheniz olmasın! Herkes bunu çok iyi bilsin! Alçak oğlu alçak beni iki şeyin arasında koymuştur ve ben alçaklığı seçemem!&#8221;</strong><br>Alçaklığı seçemem! = Dünyayı seçemem!<br>Alçak oğlu alçak beni dünyayı yada ahireti seçmenin arasında koydu.<br>Hepiniz dünyayı veya ahireti seçmenin arasındasınız.Tek yolunuz budur. Bundan başka alternatif bir yolunuz yoktur. Hem dünyayı hemde ahireti aynı anda seçmek gibi bir olayınız olamaz. Böyle bir şey yoktur.<br>İmam buyruğuna şöyle devam etti:<br>&#8220;Allah buna düşmandır! Resulullah (s.a.a) bundan beridir!..&#8221;<br>Bakın, İmam &#8220;ben kılıcı seçtim&#8221; buyurmuyor! <br><strong>İmam Hüseyin (a.s) buyuruyor ki:</strong><br><strong>&#8220;Ben Alçaklığı seçmedim!&#8221; </strong>yani ben Dünyayı seçmedim!<br>Ben Dünya&#8217;nın sarayını, yatını, katını, şatosunu v.b şeyleri seçmedim&#8230;.</p>



<h4 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-77b16d37ae44a5d5c76ce7cb776c8b4d">İmam Hüseyin&#8217;in 2. Hutbesi</h4>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-24772013b3eb7bd9d7056f4f22992550">İmam Aşura günü okuduğu 2. hutbede savaşın hakikatlerini beyan buyurdular. <br>Savaş hayat için verilir.<br>Savaş yaşam için verilir.<br>Hayatın içerisinde itikad varsa hayattır.<br>Yeme, içme, zevk, şehvet ve lezzet ile hayat olmaz.<br>Eğer ki bunlar hayat bahşetseydi Allah&#8217;ın insan gibi asi bir mahlukatı yaratmasına ne hacet vardı ki nasılsa öbür mahlukatlar her şeyi alenen yapıyorlardı?</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-536f7c76ddab24ac2b5b05736fdc1b7c"><strong>İmam Hüseyin (a.s) buyurdular ki:</strong><br>&#8220;Hayatın hakikati, inancın hakikati: Hem dünyayı hem de ahireti seçemezsin aynı anda ikisine birden müşteri olamazsın; birisine müşteri olacaksın.&#8221;</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-4ebfcac485d540acf44f3c9665e78dec">Sizler ya İblis&#8217;in ve Yezid&#8217;in safında yer alarak Dünya&#8217;ya müşteri olacaksınız.<br>Yada ukbaya müşteri olarak Allah&#8217;ın ve Resulü&#8217;nün safında yer alacaksınız.<br>Bakın, Hürr b. Yezid Er-Riyahi hem Dünya&#8217;yı hem de ukbayı istediği için İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın yolunu kesti ama bizler de hem dünyayı hem de ukbayı istiyoruz. Buna rağmen kendimizi nasıl Hüseyin&#8217;in yareni olarak görebiliriz?</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-ad73d8e9c89a17792cd6bcb3782a6556">En büyük kahraman Hürr&#8217;dür, Hürr! <br>Hürrün önüne dünyayı verdikleri zaman eline kılıcını alarak Kerbela&#8217;ya İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın başını kesmeye geldi.<br>Sen mi, dünyayı seçmene rağmen Hüseyin&#8217;in mübarek başını kesmeyeceksin? <br>Yada ben mi dünyayı seçmeme rağmen Hüseyin&#8217;in başını kesmeyeceğim?<br>Bizler neyin sloganını atıyoruz?<br>Bizler hangi Aşurayı yaşıyoruz?<br>Kuru kurusuna &#8220;Huseynim vay! Huseynim vay!&#8221; demek ile Aşuraî olunmuyor!<br>Sizin dünya peşinden koşarak, &#8220;Huseynim vay! Huseynim vay!&#8221; demenizin lisan-i hâli şöyledir:<br><strong>Yezidim Vay! Yezidim vay! Hüseyin kıyam etti ve senin saltanatını senin başına yıktı!</strong><br>Bunu böyle bilin ki çoğu kişi, &#8220;Huseyn vay!&#8221; diyerek aslında &#8220;Yezid Vay!&#8221; diyor.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-929f58ebb3f7dc2b913aeb7c05a9cf9f">Eğer ki bu dersleri duyduktan (okuduktan) hemen 1 saat sonrasındaki hayatınız hâlen İmam Hüseyin (a.s)&#8217;a muhalif ise, her türlü fısk-ı fucur hayatınıza hakim olmaya devam ederse, her türlü fısk-ı fucur ailenizde, fikrinizde, zihninizde ve ekmeğinizde var olmaya devam edecek olursa anlamı &#8220;Sen korkudan &#8220;Yezid Vay!&#8221; diyemediğin için &#8220;Hüseyin vay! diyorsun demektir!&#8221;</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-43e69606f2ca74f09647aa7c97df35aa"><strong>Bunun manası: </strong><br>&#8220;Sen, Ya Hüseyin diyerek Yezid&#8217;e matem tutuyorsun.<br>Çünkü sarayı yıkıldı!<br>Saltanatın yıkılıdı!<br>Hükümranlığı yok edildi!<br>Bugün 1400 yıl sonra bir Adnan çıkmış bunu bağırıyor:<br>İmam Hüseyin (a.s), Kerbela Kıyamını gerçekleştirmeseydi bugün kim bunları haykırabilirdi.<br> O gün, 1400 yıl önce benim diyen adam bu hakikatleri bağıramıyordu.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-05a86416d50cbb293c26ecc4100ccb1b"><strong>İmam Caferi Sadık (a.s) yarenlerinden birine buyurdu:<br></strong>&#8220;Babam Hüseyin&#8217;in mezarı size yakın mıdır?&#8221;<br><strong>O kişi dedi ki: <br></strong>&#8220;Yakındır.&#8221;<br><strong>İmam (a.s) buyurdu ki:<br></strong>&#8220;Babamın Ziyaretine gidiyor musun?&#8221;<br><strong>O kişi dedi ki: <br></strong>&#8220;Gitmiyorum çünkü deşifre olmaktan korkuyorum.&#8221;<br><strong>Sonra devam etti ve dedi ki: <br></strong>&#8220;Ama ben geceleri oturup, sabahlara kadar Hüseyin&#8217;e ağlıyorum.&#8221; (Gizli bir şekilde)</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-f09d3db9e8b78903bdfbbe4189893ec9">Hürr esaret bağları ile bağlıydı. Kendinize bakın, sizde de esaret bağları var mı?<br>Hürr kölelik zincirlerine bağlıydı onun içinde İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın önünü kesti ama Hürr de bir şey daha vardı ki o şey bizde yoktur.<br><strong>Hürr de olan ama bizde olmayan şey nedir?</strong><br>Hürr&#8217;ün aklı vardı.<br>Hürr akıllıydı, düşünüyordu. Bizler ise düşünemiyoruz daha doğrusu düşünmüyoruz. <br>Bizler düşünmemek için aynı Sadr-i İslamdaki putperestler gibi kulaklarımıza pamuk tıkıyoruz.<br>Adam dinî/ilmî meclislere gitmiyor, soruyorsun neden gitmiyorsun/gelmiyorsun?<br>Adam diyor ki: &#8220;Gelirsem, öğrenirim, öğrenirsem yapmam gerekir.&#8221;<br>Bu kişi ve bunun gibiler, Sadr-i İslamda ki putperestler gibi hakikatleri duymamak için kulaklarına pamuk tıkamışlardır.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-64567c2c4381ccb4240748515e6ad74c">Siz öyle zannediyorsunuz ki meclise gitmeyip, Allah&#8217;ın ahkâmını duymadığınız zaman, Allah sizin üstündeki mesuliyeti kaldırıyor. Siz zannediyorsunuz ki ilim meclislerine gidip öğrenmeyince Allah&#8217;a: &#8220;Ben duymadım bilmiyorum.&#8221; diyebileceksiniz. Böyle bir şey yoktur. Böyle bir şey olmayacak. <br>Hürr esirdi. Hürr egosunun, arzusunun, isteklerinin, dünyevi menfaatinin, zevkinin, sefasının ve çocuklarının esiriydi ama aynı zamanda da akıllıydı.<br>Hür, Âlullahı 10 gün boyunca esaret zincirinin altına bağlamıştı ama bunu yapmasına rağmen akıllıydı. Akıllı olduğu için düşünerek silkindi ve kendisine geldi ama maalesef ki bizler de düşünme de yoktur.<br>Hürr, ahireti seçti ve kendisini alçaklıktan âzâd etti.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-ff2383572e3c0eb4bb50f1c02e44cd8c">Hürr b. Yezid Er Riyahi bu hürriyeti ile öyle bir makama geldi ki:<br>3 saat öncesine kadar İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın önünü kesen o korkusuz silahşör, 3 saat sonra İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın etinin bir parçası oldu.<br>Acaip bir sözdür!<br>Hürrün aklı vardı.<br>Hürrün idrakı vardı.</p>



<h2 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-31534c8bfc57149cf2ddf6900ff34251">Hürr&#8217;ün Kurtuluşunun Aşamaları</h2>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-64b836e267d81df9cd4683300e7af12d">Sayacağımız bu aşamaları (Hürr&#8217;ün kurtuluşunun aşamalarını) herkes kendisinde uygulamaya koymak zorundadır çünkü bu aşamalar bizde hayat bulmayacak olursa İmam Hüseyin (a.s)&#8217;a doğru gitmemiz mümkün değildir. <br>Çünkü Huseynî olmak imtihanlardan geçmek ile olur. <br>Huseynî olmayı herkese vermiyorlar. Öyle bir şey yoktur.<br><strong>Neden imtihan vermemiz gerekir?</strong><br>Çünkü İmam Hüseyin (a.s), Hüseyin olabilmek için herşeyini verdi.<br>Hiç kimse bunu diyemez ki:<br>&#8220;Bir insan herşeyini veremez.&#8221;<br>Hz. Eba Ebdillah El Hüseyina.s), her şeyini verdi.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-2b59c229e20483ee8f5a22a467a9cf46"><br>İmam Hüseyin (a.s) Kerbelaya gelene kadar yolda 400.000 dinar sadaka dağıttı. <br>Geriye kalan parası ile Kerbela toprağını satın aldı. (Bugün ki Kerbela şehrinin belli bir fersah kısmıdır.)<br>İmam Hüseyin (a.s) herkesin (yeğenlerinden bazılarının, Ehlibeyt&#8217;in hanımlarının ve kervandaki diğer esirlerin hepsinin) öldürülmeyeceğini bilmesine rağmen bütün malını verdi.<br>İmam bir dirhemi dahi kalmayacak şekilde bütün malını dağıttı. <br>Öyle ki benden sonra, Ehlibeytim&#8217;den geriye kalanlar için en azında şu kadar para ayırayım dahi demedi. <br>İmam malının hepsini verdi.<br>İmam Hüseyin (a.s) kardeşlerini feda etti.<br>İmam Hüseyin (a.s) yarenlerini feda etti.<br>İmam Hüseyin (a.s) evlatlarını feda etti.<br>İmam Hüseyin (a.s) namusunu verdi namusunu. Hüseyin b. Ali (a.s) namusunu kurban etti.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-847983b2a25b84d4a347c4b0b0e32bf3"><br>İnsan nasıl olurda her şeyini veremiyor olur?<br>Nasıl veremez?<br>Hüseyin bunların hepsini verdi ve bu şekilde Hüseyin oldu.<br>Hüseyinîliği de (yani Hüseyin&#8217;in benzeri olmayı da) herkese vermiyorlar. <br>Huseynî olabilmek için imtihan vereceksin, sınanacaksın. <br>Kimse, Ahmed&#8217;in Mehmed&#8217;in duası ile Huseynî olamazsın.<br>Hürr bu kadar hatasına rağmen, bu kadar esaretine rağmen akıllı bir adamdı.<br>Hürr bu kadar olumsuz boyutuna rağmen akıllı bir adamdı.<br>Hürr düşündü ve azad oldu.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-a6e9091f61877c7b0c500cec499a36db"><strong>Hürr&#8217;ün esaretten kurtulmak için geçtiği aşamalar:</strong></p>



<h4 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-73042d3c544dd1d16635d69fe3258314">ESARET:</h4>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-a17841566cb73e30eef08ab11c7d5451">Hürr esirdi. Hepimiz Hürr gibi esiriz. Ben burada hiçbirinizi tenzih etmiyorum. Ben burada &#8220;kimse kusura bakmasın, ben kendimi kast ediyorum&#8221; demeyeceğim. Ben, kendimi hepinizin önüne koyuyorum ama hiçbirinizi de tenzih etmiyorum. Eğer ki benim Aşura kıyamından anladığımı siz bilmiyorsanız (ki bilmiyorsunuz) bu Hüseyin maarifetsizliğinin delilidir. İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın maarifetine sahip olmayan kişi de tenzih edilmez. Bunun için de ben hiçbirinizi tenzih etmiyorum. Hiçbirinize de &#8220;kusura bakmayın&#8221; demiyorum.<br>Eğerki sizler esir değilseniz bu haliniz neyin nesidir?<br>Tamam anladık, yabancıya gücün yetmiyor ama kendine de mi gücün yetmiyor?<br>Tamam anladık, çocuğuna gücün yetmiyor, özüned emi yetmiyor?<br>Hürr esirdi. Esaretten silkindi. Esaret bağlarını koparmak için direndi, direndi, direndi ve sonunda kopardı. Böylece yeni bir makama geldi.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-8dd751f5e37c3d9b2df209525e1ce86a"><strong>Ömer b. Sad&#8217;a dedi ki:</strong><br>&#8220;Huseyn ile sulh etmeyecek misin?&#8221;<br><strong>Ömer b. Sad:</strong><br>&#8220;Etmeyeceğiz.&#8221;<br>Hürr bu ana kadar hem dünyayı hemde ahireti istiyordu.<br>Hem İmam Hüseyin&#8217;in öldürülmesini istemiyordu hem de kendisi ölmek istemiyordu. <br>Hürr savaşın olmasını istemiyordu.<br><strong>Ömer b. Sad dedi ki:</strong> <br>&#8220;Savaş kesindir hatta nihaye (olacağı yere kadar).&#8221;<br>Hürr silkindi ve esaret zincirini kopardı ve yeni bir makama geldi (tartıp/değerlendirme makamı.)</p>



<h4 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-ca7076923a103fd212c05df0896ba1b7">TARTIP/DEĞERLENDİRME:</h4>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-7272f4d8ed934e6af98b5a41a14e6c17">Hürr artık tartıp değerlendirme makamına (konumuna) geldi. <br>Hürr artık; tartıp değerlendiriyordu, muhakeme ve muhasebe edebiliyordu.<br><strong>Bizler esaret bağlarımızı niye kıramıyoruz, biliyormusunuz?</strong><br>Bizler esaret bağlarımızı kıramıyoruz çünkü bizler kendimizi muhakeme ve muhasebe etmiyoruz.<br>Mesela; adam ömrü boyunca tek bir ayet okumamış. <br>Adam ömrü boyunca Kuranın tek bir harfini görmemiş ve sen bu adama bir hükmü açıklıyorsun, bu adam sana (artık yalan/doğru) 52 tane ayet okuyor.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-992eebbd2a9f0bef3dc3ec6b196b67ce"><br>Geçen gün eve gidiyordum; yolun üstünde bir sütçü var. Dükkanının önünde her gün her türlü fıskı fucur cereyan ediyor. Bu adam bir tarikata/gruba bağlıdır. Birisini yoldan çıkarmaya çalışıyordu, karşısındaki adam ne derse desin bu sadece hadis var diyerek cevap veriyordu.<br><strong>Beni gördü dedi ki:</strong><br>&#8220;Hocamıza soralım!&#8221;<br><strong>Bende dedim ki:</strong><br>&#8220;Hocan hadis bilmiyor!&#8221;<br>Adam hadis diye bir şey bilmiyor; Sadece diyor ki: <strong>&#8220;Hadis var.&#8221;</strong><br>Bu böyledir. O böyledir. Öyle olamaz. Bence&#8230;<br>Bu niye böyledir?<br>Çünkü bizler kendimizi tartıp muhakeme ve muhasebe etme durumda değiliz. <br>Hürr bu makama (duruma/konuma) geldi.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-bb728339932f30a6db82ea54edd681c0">Hürr kendini tartıp yargıladığı; zaman ufku açıldı ve dedi ki:<br><strong>&#8220;Ey Hürr! Nereye gidiyorsun? Hürr, sen Zehra&#8217;ya (s.a) düşman mı oluyorsun? Aliyyel Murteza&#8217;nın (s.a) karşısına nasıl çıkacaksın?&#8221;</strong><br>Hürr, bunları kendisine söyledikten sonra dünyanın çirkefliğini gördü. <br>Hürr artık dünyayı muhakeme etmeye başladı ve dünyayı muhakeme etti.<br>Hürr bu sefer 3. Makama geldi.</p>



<h4 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-e4c645379a22fcc35755c5925fbfa9f7">ŞAŞKINLIK:</h4>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-9a96d2842c3069d9339a54e309fc91e2">Hürr şaşkınlık makamına geldi; Hürr şaşırdı kaldı ama bizler ise hiç şaşkın bile değiliz.<br>Günah işliyoruz ama hiç umurumuzda bile değil, şaşırmıyoruz. <br>Her gün farklı farklı cinayetler işliyoruz ama hiç şaşırmıyoruz; silkinmiyoruz, rengimiz kaçmıyor, sararmıyoruz, solmuyoruz. Hürr şaşkınlık makamını da geçti ve 4. makama geldi.</p>



<h4 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-07b9fbb87f09d0af353163210dadb2e1">Ubudiyyet Makamı:</h4>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-0c4e4bff4c5956013f87c921451f333a">Hürr 4. bir makama geldi; o makam ubudiyyet makamıdır. <br>Hürr hayatının her ânında, her noktasında Veliyyullah ile birlikte olması gerektiğinin farkına vardı ve hemen atına binerek İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın safına/ordusuna katıldı.<br>Hürr daha 1 saat önce İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın başını kesmek için ant içen bir adamdı.<br>Hürr inançsız değildi, Hürr&#8217;ü İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın başını kesmek için Kerbelaya getiren şey:<br><strong>&#8220;Dünyayı ve ahireti birlikte istemesiydi.&#8221;</strong><br>Hürr b. Yezid Er Riyahi, İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın önünü kestiği zaman İmam Hüseyin (a.s) ile mütareke etti ve İmam da kabul ederek Kerbela&#8217;da kaldı.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-ecf3e6a0dc66bd8897f708da8b612738"><br>İmam Hüseyin (a.s), Hürr&#8217;e sordu:<br><strong>&#8220;Ey Hürr! Sen, askerlerine namaz kaldırmayacak mısın?&#8221;</strong><br>Hürr, İmam Hüseyin (a.s)&#8217;a döndü ve dedi ki:<br><strong>&#8220;Ya Huseyn! Yebne Resulallah! Ben askerlerime namaz kaldırmayacağım, kıldıramam. Hepimiz senin arkanda namaz kılacağız.&#8221;</strong><br>Hürr, İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın kim olduğunu biliyordu.<br>Hepiniz/Hepimiz İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın kim olduğunu biliyoruz.<br>Herkes, İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın kim olduğunu biliyor.<br>Bizler ile İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın arasına mesafe koyan şey:<br><strong>&#8220;Bizler, hem İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ı istiyoruz, hem de Muaviye&#8217;nin sofrasını.&#8221; <br></strong>Ama bu da olmuyor, ikisi bir arada mümkün değildir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-1baf72b0f5d4fc11dd83f8df5bef2b61">Hürr, hayatının her ânında Veliyyullahın, Hüccetullahın (14 Masumun) yanında olması gerektiğini anladı.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-a6ed3c5c2871238a5612564a92217836">Peki İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın tabiri ile alçaklık sıfatları olan; Hürr&#8217;ü İmam Hüseyinin (a.s) karşısına getiren, İmam&#8217;ın katline kadar götüren o esaret bağları bizlerde de var mıdır?<br>Eğer ki varsa bizler biliyormuyuz, farkında mıyız? <br><strong>İnsanlar, acaba ömürlerinin sonlarında mı dünya ve ahiret arasında seçim yapması gerekir?</strong><br>Ben daha çok gencim, yaşlanınca Hacc&#8217;a giderim.<br>Daha gencim namazımı 40 yaşımdan sonra kılarım.<br>Ben bu ve bunu gibi cümleleri çok duyuyorum. Allah şahittir ki bu cümleyi duyduğum kişilere selam dahi vermek istemiyorum.<br>O, Selamunaleykum dediği zaman da (bugün İslam zahire hükmettiği için) bende mecburen aleykumselam diyerek selamını alıyorum. Ben bu ve bunun gibi cümleleri duyduğum kişilere selam vermek istemiyorum. Normal pozisyonda olsam selam vermem. <br>Hatta bazen bu tür adamları gördüğüm zaman yolumu değiştiriyorum ki beni görmesin ve ona selam vermeyeyim.</p>



<h2 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-cdda766ce2e3e4b53b2638b72e1f0f73">Aşuraî Olabilmek için Kendimize Sormamız Gereken Sorular</h2>



<h3 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-26435e203b953fed69b9d5ea01354632">1. Boyuttan Sorular</h3>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-6d5370bd98cdf4b6646eddf6304d56bb"><strong>Acaba insan ömrünün sonlarında mı dünya ile ahiret arasında seçim yapmak durumunda kalıyor?</strong><br><strong>İnsan ömrünün sonlarında mı Hüseyin&#8217;in yolunu yada Yezid&#8217;in yolunu seçmek durumunda kalıyor?</strong><br><strong>Yoksa bir insan dünyaya gözünü açtığı ilk günden itibaren bu iki yoldan birisini mi seçmek durumundadır?</strong><br><strong>Yani birisi genç iken vazifesini yapmayarak İmam&#8217;a/Veliyyullaha sırtını çeviriyorsa bu adam Veliyyullah&#8217;a karşı sorumluluk sahibi değil midir?</strong><br><strong>Bir kişinin Veliyyullaha karşı sorumluluk sahibi olması için yaşlanması mı gerekir?</strong><br><strong>Bir insan ömrünün sonunda mı Cennetlik veya Cehennemlik oluyor?<br>İnsanların ömrünün sonunların da mı Hüseyin b. Ali&#8217;ye taraf gitmesi gerekir?</strong><br>Bu birinci boyuttur.</p>



<h3 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-0e7ca405bc7535fdb90b4cc3812fc7a9">2. Boyuttan Sorular</h3>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-4c37f7ea1a780f1aec6d38fe8822328f"><strong>İnsan, sadece İmam&#8217;ın zahiri bedeni meydanda olduğu zaman mı Cennet veya Cehennemden birisi ile yüz yüzedir?<br>Eğer İmamın mukaddes vücudu meydanda değilse (gaybette ise) bizler Cennet veya Cehennem ile yüz yüze değil miyiz?<br>İmam Mehdi (a.f)&#8217;un gaybeti dönemindeki Şiîler/Caferîler/Alevîler sorumluluk sahibi değil midir?<br>Sorumluluk sahibi olmamız için illa İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın savaş meydanına mı çıkması gerekir?<br>Bizler; Cennete iman ederek bu Cennet için iş yapabilmemiz için, Cehennem haktır diyerek ondan uzaklaşabilmemiz için illa İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın Kerbela meydanına başının kesilmesi olayının gerçekleşmesi gerekir?<br>Kerbela vakası vuku bulmadan bizler mesuliyet sahibi değil miyiz?</strong></p>



<h3 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-b47171d44067ff4f7689809083d56cbd">Soruların Tamamının Cevabı</h3>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-3bfa2d148c8b58a60df32ce65086bb4e"><strong>Bütün bu soruların cevabı tektir ve şöyledir:</strong><br>Hilqet (yaratılış) aleminin evvelinde, Allah&#8217;ın emri ile Masum İmamların vücutları Allah&#8217;ın nurunu yansıtmaya başladığı ilk günden beri vazife ile vazifelendirilmiş mahlukatkarın tamamı Cennet ve Cehennem ile yüz yüzedirler.<br>İnsanlar yaratıldıkları ilk günden beri Cennet ve Cehennem ile yüz yüzedirler.<br>Melekler yaratıldıkları ilk günden beri Cennet ve Cehennem ile yüz yüzedir.<br>Taşlar var edildikleri ilk günden beri Cennet ve Cehennem ile yüz yüzedirler.<br>Toprak var edildiği ilk günden beri Cennet ve Cehennem ile yüz yüzedir.<br>Kıyamı kıyamete kadar; İmam&#8217;ın vücudu ister zahir olsun ister olmasın insanlar Cennet ve Cehennem ile yüz yüzedirler.<br>İmam&#8217;ın vücud-u mutahharı (tertemiz vücudu) ister ölüm ile yüz yüze olsun, ister olmasın insanlar Cennet ve Cehennem ile yüz yüzedir.<br>İmam&#8217;ın mutahhar vücudu ister ged elem ederek ilâni vücudiyyet etsin, ister yerinde otursun, insanların hepsi Cennet ve Cehennem ile yüz yüzedir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-c3dcea315e9b0e302e67baa0fd6ff25a"><strong>Cennet:</strong> Veliyyullahın yanında olmaktır.<br><strong>Cehennem:</strong> Veliyyullahtan teberri etmektir, uzak durmaktır.</p>



<h3 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-b8c0d32258949507045c7d6481ea6422">Cevabın Delili</h3>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-ca77f7a038cb7d266902dc3ab611876c">Hz. Emirelmuminin İmam Ali (a.s) Nehcü’l-Belâğa&#8217;nin 16. hutbesinde insanları 3 gruba ayırıyor.<br><strong>İmam Ali (a.s) buyurdular:<br>İnsanlar, bu 3 gruptan birisindendir:<br>1- &#8220;İnsanlardan bir grup vardır ki onlar Cennet ile Cehennemi gözlerinin önünde görürler.&#8221;</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-4ed88e58f892c5a9a183052161ab7110">Onlar, hiçbir işlerinde, nefeslerinde, adım atışlarında ve hatta tefekkürlerinde dahi kendilerini Cennetten ve Cehennemden uzak görmezler. <br>Onların kendilerini Cennet ve Cehennemden uzak görmeyişleri hem şahsi bakışlarına hemde umumi bakışlarına hakimdir.<br>Onlar, hem nefes alırken hemde nefes verirken bu haldedirler; her zamanda ve mekanda kendilerini ya Cennette ya da Cehennemde görmektedirler. <br>Onlar, çok hızlı davranırlar ve kendilerini Cennette veya Cehennemde görmeyi geciktirmezler. <br>Bu kişiler kendilerini Cennette veya Cehennemde görmeyi zamana yaymazlar. <br>Onların, bu bakışları onların her ânına hakimdir. <br>Onlar kurtuluş ehlidir ve kurtulacak yegane grup onlardır.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-0b3d618bd0cb9152d5931d8fc0ed85b7">Her zamanda ve mekanda, her nefes alışlarında ve verişlerinde kendilerini Cennet ve Cehennem ile yüz yüze görenler vardır. <br>Onlar, buna göre tedbir alırlar. <br>Onlar hiçbir zaman kendilerini Cehenneme götürecek bir iş yapmazlar. <br>Bu gruba mesup kimseler işlerine mazeret (ama, lakin, fakat, ancak) uydurmazlar.<br>Bu kişiler işlerini geciktirmeden hemen uygularlar. <br>Cennete girmek onların neyine mâl olacak olursa olsun, onlar hemen o dem kabul ederler. <br>Cennete girmek için bütün mal varlıklarını feda etmeleri gerektiği zaman herşeyini feda etmeye razı olurlar ama bu fedakârlığı yapmayarak Cehenneme gitmeye asla razı olmazlar.<br>Bu gruba mensup olanlar asla gecikmeden karar verirler.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-e2e2211797584bfcbb455d5ab1583f3b"><strong>İmam Ali (a.s) devamında buyurdular: <br>Bir diğer grup ise:<br>Onların, uzun uzun arzuları var; tükenmek bilmeyen, bitmeyen projeleri var.</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-f37031eecf5a52750b46d82ea0ecd957">Mesela; önce oğlunu evlendirir, sonra torununu evlendirir, daha sonra torununun oğlunu evlendirir, dedesini Cennetten çıkarır Cehenneme gönderir, Cehennemden çıkarır Cennete gönderir, tarlalar satar, arsalar alır. <br>Adam nefes alamaz ama gider kendisine tarla alır. <br>Nefes dahi alamazken kendisine ev alır. <br>Nefes alamaz ama gider kendisine bağ bahçe alır. <br>Bu kişilerin sonu gelmeyen uzun uzun arzuları vardır.<br>Bu kişilerin hesabı da uzun uzun olacak ve sonu gelmeyecek. <br>Bunların hesabı bitene kadar belki de inkirazı alem olacak. Bunlar da böyle bir gruptur.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-7f2da7374deca9794bb772bc599a0ceb"><strong>İmam Ali (a.s) bu hadisin devamında 3. grup hakkında şöyle buyurdular: </strong><br><strong>Bunlar öyle bir gruptur ki asla ama asla Cennet ve Cehennemi gözlerinin önünde görmezler.</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-6941fb194c8d99914f1eec63db0f2ef8">Bunlar heva ve heveslerinin esiridirler. <br>Arzuları onları çekmek istediği yere doğru sürükler. <br>Bunlar arzuları yolunda amansızca harb ederler.<br>Bir adam, Cennet ve Cehennemi gözlerinin önünde görmüyorsa yaptığı her işin onu Cennet&#8217;e veya Cehennem&#8217;e götüreceği tefekkürü onun tafekküratına hakim değilse bu kişi yalancıdır.<br><br>Bu adam diyorsa: &#8220;Ben bunları ailemin/çocuklarımın menfaati için yapıyorum.&#8221; Bu adam yalancıdır. <br>Eğer ben bunları oğlum için yapıyorum, ben oğlum için dinimi feda ediyorum diyen kişiye iğnenin ucu ona dokunduğu an feda edeceği ilk kişi oğlu olacaktır.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-446ace4ad064024f72b71bbdcc1b6a61">Tıpkı o kadın gibi, anlatılıyor ve meşhur bir olaydır:<br>&#8220;Bir kadın varmış. Bu kadının sadece tek bir oğlu varmış. Oğlu da çok hastaymış. Kadın oğlunun şifa bulması dileğiyle adaklar adamış, nezir vermiş, sadaka dağıtmış, ihsan dağıtmış ama oğlu şifa bulmamış. Anne yüreği artık dayanamamaya başlamış ve Allah&#8217;a dua ederken demiş ki:<br><strong>&#8220;Ya Rabbel Alemin, ben bu kadar uzun bir ömür yaşadım. Ben dünyamı gördüm; devranımı sürdüm. Benim canımı al; oğlumun canını alma, benim ömrümü ona ver. Bu kadın bu zemzemeyi tekrar ederek ahıra gidiyor, eve gidiyor, tandıra gidiyor.</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-281672829d2b3894825dfaa66560020c"><br>Bilahare bir gün yine ahıra giderken bu duasını tekrar etti, dedi ki:<br> <strong>Ya Rabbel Alemin! Oğluma acı! Benim ömrümü al, ona ver. Ona acı!&#8221;</strong><br>Kadın bunu tekrar ederken tam o anda örtülü birisini görür, aklına da Azrail gelir ve şöyle sorar:<br>&#8220;Sen, Azrail misin?<br>Canımı almaya geldin?<br>Ben hasta değilim; benim oğlum hastadır.<br>Bak oradaki odada yatıyor.<br>Benim canımı alma!<br>Onun canını al!&#8221;<br>Yalan söylemeyin, kimseyi değil kendinizi kandırırsınız.<br><a href="https://www.facebook.com/imammehdiyarenleri">2.DERSİN SONU.</a></p>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/asura-cennet-ile-cehennemin-yol-ayrimi-2/">Aşura: Cennet ile Cehennemin Yol Ayrımı 2</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://imammehdiyarenleri.org/asura-cennet-ile-cehennemin-yol-ayrimi-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aşura: Cennet ile Cehennemin Yol Ayrımı-1</title>
		<link>https://imammehdiyarenleri.org/asura-cennet-ile-cehennemin-yol-ayrimi-1/</link>
					<comments>https://imammehdiyarenleri.org/asura-cennet-ile-cehennemin-yol-ayrimi-1/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[YÖNETİCİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Mar 2026 04:22:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aşura]]></category>
		<category><![CDATA[Derslerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[AŞURA]]></category>
		<category><![CDATA[İmam Hüseyin (a.s)]]></category>
		<category><![CDATA[KERBELA]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://imammehdiyarenleri.org/?p=1206</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aşura&#8217;ya Bakmamız Gereken Bakış Açısı Muharrem ayında vuku bulan Aşura olayı sadece bir savaş olayı değildir. Belli kimselerin ve grupların çeşitli sebeplerden dolayı, haklı/haksız olarak anlaşamadıkları ve nihayetinde de savaştıkları&#8230; </p>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/asura-cennet-ile-cehennemin-yol-ayrimi-1/">Aşura: Cennet ile Cehennemin Yol Ayrımı-1</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-067f0a602e38a272de367b5584e8c4d8">Aşura&#8217;ya Bakmamız Gereken Bakış Açısı</h2>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-b022ca0c260fdd74267afc0df708029a">Muharrem ayında vuku bulan Aşura olayı sadece bir savaş olayı değildir. Belli kimselerin ve grupların çeşitli sebeplerden dolayı, haklı/haksız olarak anlaşamadıkları ve nihayetinde de savaştıkları bir olay değildir.<br>Aşuranın zahiri bu olmuş olsa dahi, aşurayı sadece bu şekilde görmememiz gerekir.<br><strong>Zahiri olarak Aşura olayı:</strong><br>&#8220;2 grup vardı ve bunların ideolojileri, dünyevi görüşleri birbirilerine tersti. Ve bu sebepten dolayı da birbirileri ile savaştılar.&#8221; şeklindedir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-fa04562fe641af47fb7e53884c79b9e4">Bizler eğer Aşura vakasına alemler düzeyinde bakmayacak olursak hem Aşura’ya, hem Aşura ehline, hem Aşura’nın kahramanlarına ve hem de Aşura’nın mesajına ihanet etmiş oluruz.<br>Bizim Aşura vakasına alemler düzeyinde bakmamız gerekir. Alemlerden kastımız bu dünya ve üzerinde var olan 3-5 tane yıldız değildir.<br>Bizim alemlerden kastımız:<br>Allahu Tebareke ve Teala’nın yaratmış olduğu bütün alemlerdir. Yaratılmış bu bütün alemlerde var olan mahlukatın (yaratılmışların) tamamıdır. <br>Bizim Aşura olayına bakmamız gereken açı, Allahın yaratmış olduğu bütün mahlukatların nezdinde olan bakış açısıdır. <br>Bunun için hem melâikê alemine hem de hemeletul arş alemine bakmamız gerekir. Hem Hilgetin özü bakımından bakmamız lazım ve hem de bu hilgetin (yaratılışın) cereyan ettiği olaylar açısından bakmamız lazımdır.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-2c00a6a635a881300e832d23de962b3d">Bütün alemler açısından baktığımızda Aşura olayı, Allahın hilgeti yaratması dışındaki (yaratıcılığının dışındaki) bütün olaylardan daha azimdir ve Allah&#8217;ın mahlukatı yaratması dışındaki hiç bir olay Aşura vakasından daha üstün değildir. <br>Alemlerdeki hiçbir olay Allah’ın nezdinde ve yaratılmışların nezdine Aşura vakası kadar büyük değildir.<br>Aşura olayı ne bizim İmamımızın ve yarenlerinin susuz şekilde öldürülmesidir ve ne de İmam Hüseyin (a.s) ve 72 yareninin mazlumane bir şeklide şehid edilmesidir. <br>Aşura vakası sadece ceberrut bir grubun mazlum bir gruba tahakküm ve taarruz olayı ve yalın bir şekilde şehitlerin başlarının kesilmesi olayı değildir.<br>Eğer ki bizler Aşura olayına sadece bu şekilde bakacak olursak Aşura&#8217;ya ihanet edenlerden oluruz. <br>Eğer bizler sadece böyle bakacak olursak Aşura’nın münkiri oluruz ve de Aşura’ya iman edenlerden olamayız.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-ffab739aa5232e8cff9797f33d68c81f"><strong>Aşura’ya bakmamız gereken açı:</strong> Aşura olayı alemlerde benzeri olmayan yegane azim olaydır.<br><a href="https://imammehdiyarenleri.org/hz-muhammed/" type="post" id="148"> Nebiyyi Kibriya Hz. Muhammed (s.a.a)</a>’in azameti Allah’ın yanında ne kadar azimdir ise Aşura’nın azameti de o kadardır. Nebiyyi Kibriya (s.a.a) alemlerin yaratılışının sırrıdır. Eğer Nebiyyi Kibriya (s.a.a) olmasydı alemler yaratılmazdı ve Aşura’nın azamet ve makamı bu kadar azimdir. Aşura bu kadar büyük bir olaydır. Bizler Aşura&#8217;ya sıradan bir olay gibi bakacak olursak sınıfta kalırız. Eğer sıradan bir olaymış gibi bakacak olursak bu nimet gemisinden ve nimet olayından nasiplenemeyiz.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-928a869dcef9d34b7a6002a12f4a992c">Musibetin özü rahmettir.<br><strong>Aşura:</strong> Öyle bir musibettir, öyle bir ölüm, öyle bir kandır ki ihya ediyor.<br>Kimi ihya ediyor?<br>İman edenleri ihya ediyor.<br>Eğer Aşura’yı bu şekilde görmeyecek olursak elimiz boş geri döneriz. <br>Bizler ki Muharrem ayı girdiğinde matem tutuyoruz, eğer bizler Aşura’yı bu şekilde görmeyecek olursak matem tutmayanlar ile hiçbir farkımız olmayacaktır. Hatta o kişiler ki icabında Velayetin düşmanlarının hattında ve safında duruyorlar onlardan dahi hiç bir farkımız olmayacaktır.<br> Bizler Aşura olayını idrak etmek ile mükellefiz. Bizi yaratan Allahu Tebareke ve Teala, nasıl ki İlahlığına sadakat ve samimiyyet içerisinde iman etmeyi bizim üzerimize farz kılmıştırsa aynı şekilde Aşura olayını idrak etmeyi ve algılamayı da bizim üzerimize farz kılmıştır.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-1d9e1756aec2000bf0d08ec0f84760f9">Bu farz öyle bir farzdır ki namazdan ve oruçtan bile daha önemlidir çünkü bizim namaz ve oruçlarımız ancak Aşura’nın maarifetine ulaştığımız zaman makbul olacaktır. Eğer bizler Aşura’nın maarifetine sahip olmayacak olursak namazlarımız, eğilip kalkmaktan; oruçlarımız, aç ve susuz kalmaktan; zekat ve humuslarımız da, birilerinin yanında nâm ve itibar kazanmaktan öteye geçmeyecektir.<br>Aslı zaatında namazı namaz eden, orucu oruç eden ve bunları Allahu Tebareke ve Teala&#8217;ya ibadet ve itaat haline sokan ve bu ibadetlerin vücud bulduğu kimseyi kulluk (Ebdallah) makamına ulaştıran yegane şey Aşura&#8217;nın maarifetidir. Aşura olayı bu kadar azim bir olaydır. Aşura vakası hem azamet ve yücelik bakımından ve hemde musibet bakımından alemlerde emsalsizdir.<br>İnsanın İnsan olabilmesini sağlayan ve bu şekilde diğer mahlukat türevlerinden ayıran ve Allah’a kulluk makamına ulaştıran yegane iksirin adıdır Aşura.</p>



<h2 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-a7cf377ebd6e13516f2389d97c49a6ef">Aşura&#8217;nın İdrakı</h2>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-8d086bc80904755da228b451f6b11b6d">İster Aşura vakası olsun isterseniz de Aşura&#8217;nın bir benzeri olan Gadir-i Hum vakası; ister Nebiyyi Kibriya (s.a.a)’in can verme anındaki son anları olsun istersenizde Veda Haccı; ister Hz. Zehra (s.a)’in kapısının yakılması olayı ve şehadeti olsun isterseniz de diğer azim vakalar, bunların tamamında bizim üzerimize düşen farz, idrak farziyyesidir. <br>İdrak bu kadar önemli bir meseledir.<br><strong>Peki bizler bu idraka nasıl ulaşacağız?</strong><br>Aşuranın idrakı bizim üzerimize farz kılınmıştır.<br>Gadiri Hum olayının idrakı bizim üzerimize farz kılınmıştır. <br>Gadir-i Hum olayı sadece 2kg şekerleme alıp dağıtmak değildir. <br>Gadir-i Hum Bayramı (Velayet Bayramı) kuru kurusuna “Ali Ali Mevla” yada “Eşhedu enne Aliyyen Veliyyullah” nidaları atmak değildir.<br>Sakife ihtilalinin azameti sadece bu değildir ki, şunu haykırasınız: &#8220;Sakife ehli İmamımız Ali b. Ebu Talib (a.s)’ın hakkını gasp ettiler!&#8221; Elbette bu haktır ve hakikattir ancak Sakıfiyyede ki asıl mesele başkadır.<br></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-ed5c1e50bf4c00ddf136bb637c22d544"><strong>Sakıfiyye ihtilalinin asıl meselesi nedir?</strong><br>Asıl mesele budur ki, bizim bu gasp olayının nasıl cinayetler ve zulümler meydana getirdiğini idrak etmemiz gerekliliğidir. Ve aynı zamanda da nasıl nimetleri meydana getirdiğini de idrak etmemiz gerekir.<br>-Bu gasp ile birileri helak oldular, idrak etmen lazım ki helak olanlar niye helak oldular? <br>-Birileri kurtuldular, kurtulanlar nasıl ve niye kurtuldular?</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-5f8ec614ee5e96f0d4f0fe387515cde7">Bunları idrak etmek bize farzdır ve bunların hepsiz azim olaylardır ama bunlardan daha azim olan olay ise aşura olayıdır ki E’zem’dir. Aşurayı idrak etmemiz lazım.<br>İmam Ali (a.s)’ın boynuna ip geçirilmesi olayı E’zemdir ama Aşura bundan daha E’zem’dir.<br>Hz. Fatıma Zehra (s.a)’in kaburgasının kırılarak şehid edilmesi ve daha doğmamış olan Muhsin adlı bebeğinin karnında şehid edilmesi E’zemdir ama Aşura ise daha E’zemdir.<br>Bunları idrak etmek bizim üzerimize farzdır. <br><strong>Peki bunu nasıl idrak edeceğiz?</strong><br>Kelimeler ile idrak mümkün değildir. <br>Kelimeler size sadece teorileri verir ve olayları anlatır ve bu da sizi ancak belli bir yere kadar götürür. </p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-f41a3ccc24b5ca0228d718b194adfc40"><strong>Peki bu olayların hakikatinin içine girebilmek için ne yapmamız gerekir?</strong><br>Bizim bu hakikatlerin içine girmemiz gerekir çünkü ancak bu hakikatlerin içine girebilirsek Aşura&#8217;nın o azametine erişebiliriz. Aşura’nın azametine ulaşmamız gereken boyut, Aşura&#8217;nın Allah’ın katındaki azamet boyutudur.<br><strong>Peki ulaşabilmek için ne yapmamız gerekir?</strong><br>Bu konu çok çetin ve çok büyüktür ama ilacı da çok basittir bu çetinliğin tedavisi çok basittir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-2c09b53a3fbd2acacfc0da0931bbdfa1"><strong>Tedavisi:</strong> Hayal etmektir.<br>Hayal etmen gerekir. Olayın içine dalman gerekir. Olayın içine nasıl dalacağız? </p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-d5dbde335a8951ebb50df042d2d2c558">Bizim Aşura&#8217;yı hayal etmemiz gerekir. <br>Aşura olayının içine dalmamız gerekir. <br>Aşurayı hem aklımızda ve hem de fikrimizde canlandırmamız gerekir.<br> Çok enteresan bir olaydır, öyle ki eğer bizler bu güne kadar Aşura’dan bihaber isek sebebi budur. <br>Eğer bugüne kadar afyon niteliğindeki bir takım mersiye ve sözler ile buraya gelmişsek sebebi, bugüne kadar Aşura vakasını hayal etmemiş ve kendimizde canlandırmamış olmamızdır.<br> Yani İmam Hüseyin (a.s)’ın evladı 41 yıldır bir İnkılap yapmış ve İslam’ı dünyanın dört bir yanına ulaştırmıştır ama bizim memleketimizde/bizlerde birkıl veya tüy dahi kıpırdamamışsa bunun sebebi:<br> &#8220;Biz meclise gitmiş, dilimiz bir takım zikirleri söylemiş, ellerimizi kaldırıp sinemize veya başımıza da vurmuş, elimizi cebimize atıp ihsan ve infakta da bulunmuşuz ama bizler bir şeyi yapmamışız!<br> Aşura’yı, Kerbela vakasını kafamızda canlandırmamış, hayal etmemişiz.&#8221;</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-f60c1e9efc4520ce41da4ad2a65098c0">Eğer bizler hayal etmiş olsaydık o ibtidai aşama bizlere verilmiş olacaktı ama biz hayal etmemiş ve kafamızda canlandırmamışız. Bu sebepten dolayı da o ibtidaisinden dahi mahrumuz ve bu halimiz ile de Ziyaret-i Aşura okuyarak o nihai marifetin beklentisi içinde bekliyoruz ama biz ibtidaisini dahi yapmadığımız için mahrumuz.<br> Evet doğrudur, Ziyaret-i Aşura, Allah’ın dininin ve Allah’ın İlahlığının ansiklopedisidir ama biz oradan evimize hiçbir şey koymamamıza rağmen hayal ettiğimiz bir ansiklopediden bize marifet verilmesini bekliyoruz. Bizim her şeyden önce Aşura’ya karşı vazifemizi (Aşura’yı aklımızda canlandırma vazifesini) yerine getirmemiz gerekir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-6e73f037d780ba13563a625604e83807"> Eğer Aşura günü kimin galip ve kimin mağlup olduğunu gerçekten görmek istiyorsanız Aşura&#8217;yı aklınızda canlandırmanız gerekir. Bakın bizler şu anda galibi tanımıyoruz. <br>Hanginize sorsak diyeceksiniz ki: &#8220;İmam Hüseyin (a.s) galiptir.&#8221;<br>Ama nasıl diye sorunca kimse cevap veremiyor!<br>Bugün hepimiz (herkes) diyor ki:<br>“Yezid (l.a) ve ordusu, İbn-i Ziyad ve ordusu kıyamete kadar her zaman mağluptur.”<br>Ama hiç kimse bu mağlubiyyetin delilini ortaya koyamıyor. Hatta bunu öz başımıza kaldığımız zaman kendimize dahi telkin edemiyoruz değil mi? <br>Yezid (l.a) nasıl mağluptur? <br>Eğer Yezid mağlup ise bu mektep neden bu kadar mazlumdur? <br>Bu mektebin adamları neden bu kadar cahildir? <br>Bu mektebin adamları neden bu kadar sahipsizdir? <br>Neden bu kadar aklen özürlüdürler? <br>Bu insanlar neden bu kadar amelen özürlüdürler? <br>Bu insanlar neden böyle fikri özürlüdürler?</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-bfea57892b4f4e9703bde282ce4ec219">Yani Yezid ordusu (İblis ordusu) Kerbela’da mağlup iseler ki mağlupturlar bizim bu halimiz nedir.<br> Onların mağlubiyyeti haktır ve bizler ise bu hakikatin sadece kelimesini biliyoruz.<br>Peki bu Müslümanların, Şiaların, Alevilerin içinde bulunduğu durum neyin alametidir?<br>Biz sadece söz diyoruz ama galip ile mağlubu gerçekten tanımıyoruz. <br>Galip ile mağlubu gerçekten tanıyabilmemiz için bizim her şeyden önce Aşura’yı canlandırmamız lazım ki Hz. Eba Ebdillah El Huseyn (a.s)’ın nasıl galib, Yezid ve ordusunun ise nasıl mağlup olduğunu görebilelim.<br>Elbette ki bizler direkt olarak Kerbela’yı canlandırıp içine dalamayız .<br>Ben burada anlatırken, sizlerde hemen kalkın kendinizi kerbela çölüne götürün, İmam Hüseyin (a.s)’ın ordusunu canlandırın böyle bir şey yoktur. Eğer direkt olarak buraya balıklama atlamaya çalışırsanız size hiçbir şey verilmez.<br>Öncelikle bir antreman yapmanız lazım. </p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-6c867bd516a5a5bf50135630f56b252f"><br>Dikkatlice bakın bizler 1 Muharremden itibaren ilk 10 gün matem tutuyoruz. Hatta Aşuradan bile daha şiddetli matem tutuyoruz. <br>Bizler genellikle Aşura günü konuşma yapmıyoruz. <br>İmam&#8217;ın 2. günü konuşma yapmıyoruz. <br>Kısmen İmam’ın şehadetinin 3. günü konuşma oluyor. <br>Genellikle 7. günü konuşma yapılıyor.<br>Ama 1 Muharremden 10 Muharrem’e (Aşura’ya) kadar yeri göğe çıkarıyoruz, göğü yere indiriyoruz. Her türlü şeyi anlatmaya çalışıyoruz ve bu her yerde de böyledir.<br>Neden?<br>Çünkü Aşura’yı hayal etmenin Aşura&#8217;ya dahil olabilmenin ön aşaması olduğu için…<br>Bakın bizler eğer ki din kardeşlerimizin durumunu aklımızda canlandırmayacak olursak Aşura’yı da canlandıramıyacağız.<br>Burada hiç kimse benim Ahmed ile Mehmed ile işim yok benim işim direkt olarak Hz. Eba Ebdillah (a.s) iledir diyorsa, böyle bir şey yoktur.</p>



<h2 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-7df330c340ce79e55b0cd7163a8d7a04">Aşura&#8217;yı Canlandırmanın Yolları</h2>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-d14b4cb8833bf080ead56ffcdba12ca3">Bir Şiî/Caferî/Alevî din kardeşinin, mektep kardeşinin özlliklede bunların içinde muhtaç olanların (ihtiyaç sahibi olanların) ihtiyacını karşılamak durumundadır.<br>Bizler çoğu zaman ihtiyaç sahibi insanların kendi ihmalkârlıklarından dolayı muhtaç olduklarını düşünüyoruz.<br>Bu muhtaciyyet:<br>İlmi muhtaciyyet, maddi muhtaciyyet, nasihat bakımından muhtaciyyet, çevre bakımından muhtaciyyet&#8230; olabilir.<br>Bir adamın mal-mülk sıkıntısı yokken ama çevre sıkıntısı (doğru arkadaşı) olabilir. <br>Bu adam muhtaçtır senin bu adama el uzatman lazım.<br>Ya da bir adamın herşeyi olabilir ama bu adamın belağati yoktur, konuşmayı bilmiyordur, üslub bilmiyordur, bu kişiye de yine el uzatılması gerekir&#8230;<br>Biz sanıyoruz ki bu insanlar kendi kusurlarından dolayı muhtaçtırlar. <br>Bizler sanıyoruz ki bir adam maddi sıkıntı çekiyorsa bu o adamın çalışmamasından dolayı veya doğru ve iyi işi bulup o işi yapmamasından dolayıdır. Bizler genelde böyle yargılıyoruz ama hakikat ise bu değildir.<br>Elbette ki böyle olanda vardır ama istisnalar kaideyi bozmuyor.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-4660cf9c72a30cc449905d1077940a7c"><strong>Peki ana ilke nedir?</strong><br>Ana ilke ise: <br>Bir toplumda veya bir cemaatin içerisinde hakikaten muhtaç birisi vardır ise bilinmesi gereken şey ihtiyaç sahibinin malı muhtaç olmayan kişidedir ki gasp etmiş ve vermiyordur. Allah ona götürüp sahibine vermesi için emanet vermiştir ama o ise vermeyerek üst üste yığmıştır.<br>Yoksa alim toplumda görev yapacak olursa, toplumda ilmî bakımdan fakirin, muhtacın olması mümkün değildir. Dinlemeyen olabilir, o kişi ki zaten enittir (inatçıdır). Bizim onunla işimiz yok, onunla kimsenin işi yoktur.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-5a3d7330209f06238b6d3e92d3019f67">Bir adam camii, ders ve söz ehlidir ise bu adamlar bir alim gördükleri zaman (hatta çocukları yaşında dahi olsa eline eğiliyor ve elini öpüyorlarsa) sen bu adama ne vereceksin de bu adamlar onu reddedecekler?<br>Demek ki Allah onun ihtiyacını bizlere vermiştir ama bizler ona vermemişiz.<br>Malda böyledir, ahlakî boyutta böyledir, diğer bütün yönlerde böyledir.<br> Bakın İmam Hüseyin (a.s)’ın Aşurasına dahil olabilmek ve onu canlandırabilmek için önce bizim kendi dindaşlarımızın, inançdaşlarımızın ve mektepdaşlarımızın özellikle de muhtaç olanların, ihtiyaç sahibi olanların durumunu canlandırmamız lazımdır.<br>Aşura Vakasının hakkaniyyeti bizlere anlatıldığı zaman o hakkaniyyete teslim olabilmemiz için bu hakkaniyyete teslim olmamız lazım.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-eaef2be410612d5030e43af900ebb6b3"><strong>Bir diğer yol ise:</strong><br>İmam Hüseyin (a.s)’ın azameti, Yezid ordusuna karşı okuduğu o hutbeler, o ubuheti, o kişiliği ki bizler: &#8220;Melekler fovc fovc geldi, cinler fovc fovc geldi&#8221; diyoruz ve bundan da en ufak bir şüphemiz dahi yoktur.<br>İmam Hüseyin (a.s)’ın bu azametini canlandırıp ona teslimiyyet yolunu bulmamız için önce İmam Hüseyin (a.s)’ın mektebinin bir aliminin ubuhetini ve azametini düşüneceksin. <br> Veliyyi Fakihi düşüneceksin. <br> Veliyyi Fakihe ne kadar bağlısın, ne kadar teslimsin?<br> Bir müçtehide ne kadar teslimsin?<br> Bir müçtehidi, bir alimi canlandıracaksın. Veliyyi Fakihi canlandıracaksın.<br>Ama maalesef bugün insanlar sadece slogan ehlidirler.<br>Makamı Muazzemi Rehber Hz. Ayetullah El Uzma Seyyid Ali Huseyni Hamanei (s.a)’in adı geldiğinde bağırıyorlar: SALAVAT<br>Ancak bu iş salavat ile olmuyor. Evet iyidir, hoştur, güzeldir ama olmuyor&#8230;</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-d7b1a70df68419f05fb01c8be83dbd7b">İmam Humeyni (s.a)’in ve İmam Hamanei (s.a)’in adı geldiğinde salavat getirmek ona tebaiyyettir.<br>Salavat getirmek, onun gerçektende Veliyyi Emir İmam Hamaney olduğunun sende hüküm olmasıdır. Ağa’nın Velliyyi Emr oluşunun senin işinde ve fiilinde hayat bulmasıdır.<br>Bakın buraya girmeyen kişinin Aşura olayına girebilmesi, Aşurayı canlandırabilmesi ve Aşuranın gereğini yapabilmesi mümkün değildir!<br>Aşura Vakasına öncelikle bu seviyeden girmemiz lazımdır.</p>



<h2 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-9f178f02d089dea127e39c5cd4e153f6">Allah&#8217;ın Aşura ile Kurduğu İlahî Düzen</h2>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-83a0639ecc832aa80c230a3400d0d114">Bakın, Muharrem bize ne öğretiyor?<br>Bakın ve görün, Allahu Tebareke ve Teala İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın Aşurası ile nasıl bir düzen kurmuştur?<br>Aşura olayı, başlı başına, yalnızca 72 kişinin, binlerce kişi tarafından 3 saat içerisinde şehit edilme olayı değildir. <br>Aşurâ olayı yalnızca şehitlerin bedenlerinin atların ayakları altında ezilmesi ve parçalara ayrılma olayı değildir. <br>Aşura vakası yalnızca şehidlerden geriye kalan kadın ve çocukların tamamının (yani Allah’ın namuslarının) esir edilerek şehir şehir dolaştırılmaları olayı değildir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-94d6081eeb3cb0995d5242bdbc81fce7">Evet bu musibetlerin tamamı Aşura günü yaşandı.<br>Evet, bunların hepsi Aşura’nın içinde var ama Aşura’nın tamamı bundan ibaret değildir. <br>Bunlar Aşura vakasının zahiri boyutlarıdır. Bu olaylar vardır ama bu olayların içerisinde ne cereyan etti?<br>Aşura öyle bir görevdir ki halen devam ediyor ve kıyamete kadar da devam edecektir.<br>Peki bu görev ne veriyor?</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-7597a4b27a9604a351b2a2908c3b393a">Aşura&#8217;nın marifeti aleme hakim olmadığı müddetçe kıyamet kopmayacaktır!<br><strong>Aşura’nın marifeti=</strong> Velayet-i Emirel Müminin Ali b. Ebu Talib (a.s)<br>Yani Aşura’nın marifeti sır dolu sırdır.<br> Yani Aşura olayı kuru kurusuna Ya Ali! Ya Hüseyin! zikrini tekrar etmek demek değildir.<br>Elbette ki bu zikirler Aşura’nın parçalarıdır.<br> YA ALİ, YA HUSEYN! zikirlerini zikretmek öylesine ibadetlerdir ki, bu dünyada ki hiç kimse bu zikirlerin azametini ölçüp tartamaz, hâd ve sınır biçemez. ama kuru kurusuna sadece zikir etmek Aşura’nın marifetine ulaşabilmek için yeterli değildir.<br>Bu sebepten dolayı da Aşura’yı hayal etmeye bu büyük olayların altındaki olaylara, dinî boyutta girmemiz lazım.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-f1304d9b0ae3ae96ae311fc6d4f09924">Muharremin ilk 10 günü bunun için vardır. Aşura günü o gemi açılıyor. Aşura günü Aşuraî olanların hepsini o gemiye alıyorlar.<br>Muharremin ilk 10 günü, Hüseyin b. Ali&#8217;nin gemisine binebilmemiz için gerekli olan hazırlığı yapabilmemiz için vardır ve altyapıları da bunlardır.<br>Artık Aşura’yı canlandırmaya başlayabiliriz.<br>Canlandırarak Aşura gününün nasıl bir kıyamet olduğunu görmemiz gerekir.</p>



<h2 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-daf861a0526291ef4308de649a12006c">Aşuradaki Kahramanlar (Tarafları)</h2>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-d4b33281e44392049be7efe1fe6d1dc4">Aşura olayında taraf olanların hepsi aynı düzeyde, aynı fikir ve görüş yapılarına sahip kimseler değillerdi. <br>Hepsinin görüşleri, davranışları ve tutumları aynı değildi. <br>Aşura vakasının kahramanları (tarafları) 4 farklı gruptan oluşmaktadırlar ve bunlar:</p>



<h3 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-09da596c786fececa31c4e83eef20385">1- Açıkça Savaş İlan Edenler</h3>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-25d6279009698b0e110bd81a82705aaf">Bir grup insanlar vardı ki bunlar alenen İmam’a karşı koydular ve İmam ile harb ettiler ve bunların kim oldukları zaten bellidir.<br>Bunların davranış ve tutumunu söylememize veya analiz etmemize dahi gerek yoktur çünkü bu grup Allah’ın yeryüzündeki temsilcisine, Allah’ın eline, Allah’ın diline, Allah’ın kelamına, karşı harb ilan ettiler. Yani Allah’a karşı harb ilan ettiler. Bu grup Eba Ebdillah El Huseyn (a.s)’ın kanını akıtmak ve o Hazreti öldürmek için and içtiler.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-eb0768f869cf0555e45d0bd6d7883189">Daha sonra bu gruptan eğer bizlere de kalmış ise ne tür bir miras kaldığını açıklayacağız. <br>bilin ki burada namaz kılıp kılmamak mevzu bahis dahi bile değildir çünkü İblis de namaz kılıyordu. Bizlerin (Şiaların, Alevîlerin, Caferîlerin) İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın bize öğrettiği şekilde namaz kılmamız gerekir. çünkü bu namaz ile İblisin namazı birbirinden çok farklıdır.<br>Bir kısım insan vardı ki İmam ile savaşmayı azimle ve bilinçli olarak seçmişlerdi.</p>



<h4 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-8d7f243059abb704493ecb8c3a05b5e1">İmam&#8217;a Karşı Neden Harb İlan Ettiler</h4>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-ce3cf5e1fb5bc2f986c37cb07166f626">Bu kişiler azimle ve bilinçli bir şekilde İmam&#8217;a savaş ilan ettiler,<br>Çünkü Hz. Eba Ebdillah El Huseyn (a.s) ile birlikte olmak onların dünyasına zararlı idi;<br>Huseyn ile birlikte olmak onların zevk ve sefalarına zararlı idi;<br>Çünkü İmam’ın vücudu ile onların at koşturdukları o meydanlar toplanıyor ve kapatılıyor ve artık onlar o meydanda at koşturamıyor oluyorlardı.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-e8a1be066550e0640a0d41f615051ee9"><strong>Onların at koşturdukları bu meydan nasıl bir meydandı?</strong><br>Mâli, siyasî, söz söyleme, eğlenme, yeme ve içme bakımından olmak üzere her türlü açıdan onların rahatlıkları ellerinden gidiyordu ve onlar da bu rahatlıkları ellerinden gitmesini istemedikleri için İmam ile savaşmaya karar veren kimselerdiler.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-4c390256a46c5f5beac7e3c66cbeb9da">Eğer Kerbela Vakasını hayal edip canlandırmak istiyorsak Aşura böyle hayal etmemiz gerekir!<br>İmam’ın gelişinin sebebi insanı insanlıktan çkaran herşeyi ortadan kaldırmaktır. <br>Yani zevk, sefa, lezzet, şehvet, mal, mülk v.b ki bunların hepsi kardeşi kardeşine öldürten şeylerdir. <br>Bunların hepsi kardeşi kardeşe düşman eden şeylerdir.<br>Bakınız hepiniz az ama çok şahit olmuşsunuzdur denk gelmişsinizdir ki aile içinde kardeş kardeşi ile para için kavgalıdır. Hatta bazen baba ile oğul bile para için kavgalı olmaktadır.<br>İmam insanı insanlıktan çıkaran bütün her şeyi ortadan kaldırmak ve insanların hepsini birbirileri ile hemvücud etmek için gelmiştir.<br>İmam insanları aynı Hendek savaşı dönemindeki müminler gibi tek vücut ve hemvücud olmalarını sağlamak için gelmişlerdir. Öylesine bir hemvücudluk ki: &#8220;Kendisine bir şey ikram edildiği zaman &#8220;Önce kardeşim yesin.&#8221; dercesine&#8230;</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-bce3a8bda7d3539e07d62bfc41a5af9c"><strong>Rivayetlerde buyuruluyor ki:</strong><br>&#8220;Hendek savaşında her 40 kişiye yalnızca 1 hurma tanesi düşüyordu. Bir ısırık alayım sonra diğerine vereyim yoktu. ilk kişiden 40. kişiye gelene kadar sadece ağızlarına koyup çıkarmak ile çekirdek eriyordu. 40 kişinin başına git ve ilk kişiye tekrar geri dönene kadar çekirdek eriyordu. O diyordu ki: (“Ben yemem o yesin.”) Öbürüne veriyorlardı, o da diyordu ki: (“Ben yemem o yesin.”)&#8221;<br>O yaralılar ki, susuzluğun içinde su içmiyorlardı ve diyorlardı ki: (“Ben içmeyeceğim, diğer kardeşlerime verin”) O yaralılar eğer su içecek olsalardı ayağa kalkacaklardı ama içmiyorlardı aksine müslüman kardeşlerine verilmesini istiyorlardı.<br>İmamlarımızın hepsi böyle bir ortam yaratmak istiyordu/istiyorlar! <br>İmam böyle bir ortamı yaratmak için gönderilmişti ama bu enit grup bu ortamı şanlarına, makamlarına, sultalarına, lezzetlerine ve şehvetlerine ters gördükleri için İmam ile harb ettiler/halen de ediyorlar.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-b4b629bef1c2e9460d5df757b03c5599"> <strong>Şimdi bunu canlandırın ve kendinizi tartın. Bakın sizlerde ve bizlerde bu hasletlerden ne kadar var? Hayatınıza bir bakın! Hayatınızın neresinde kaç defa ne sıklıkla lezzetiniz, şehvetiniz ve rahatınız için İmam ile harb ettiniz?</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-5dfed2faaee59aac2b73887b5cc8902c"> Bakın bunu bilin ki Kerbela’da İmam ile savaşanların tamamı lezzetleri, şehvetleri, rahatlıkları ve yorulmamak için savaştılar.<br>İmam ile savaşanların tamamı daha iyi yemek, daha lezzetli yemek, daha yağlı yemek yiyebilmek için savaştılar.<br>İmam ile savaşanların tamamı daha iyi bir dünya hayatı yaşayabilmek için İmam ile harb ettiler.<br>Yoksa onların bizim namaz kılıp kılmamamız ile hiç bir sorunları yoktu. <br>Onların İmamın kıldığı 1000 rekat namaz ile sorunları yoktu.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-15a1a1ce078de37df1eb1532d7d6cf05">Bunlar birinci gruptur. Bunları canlandırın ve kendinize de pay çıkarın.<br>Eğer bizler bu sıfatlara sahip isek bizim ile onlar arasında yalnızca bir fark vardır ve o fark da:<br><br>Onlar bu özelliklerini alenen ortaya koyuyorlardı. ama biz ise münafıklık yapıyoruz. <br>Onlar gibi olmamıza rağmen, &#8220;Haşa haşa! Biz Hüseyin canımızı veririz. Biz Hüseyin için başımızı veririz.&#8221; deyip duruyoruz. <br>Yani biz ikiyüzlülük yapıyoruz ama onlar ise alenen bunu ilan ediyorlardı. <br>Düşmanın dahi yiğit iyidirçünkü biliyorsun ki düşmandır. <br>En azından onların düşmanlığı belli idi ve bizler gibi münafıklık yapmıyordı. <br><strong>(Tabi ki bu sözler saymış oluğumuz sıfatlar bizlerde var ise geçerlidir)</strong></p>



<h3 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-fcef61df058d32d8a9efc2decef7fc31">2-VURDUMDUYMAZLAR</h3>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-723c5cc0124922fae96c76dbf0d132eb">Vurdumduymazlar grubu öyle bir gruptular ki ne İmam’ın yanındaydılar ve ne de İmam&#8217;a karşıydılar. <br>Hiç birisi ile işleri dahi yoktu.<br>Bunlar sadece o kısır döngü lezzet ve şehvetlerinin peşinde olan kimselerdi. <br>Hükümette Allah’ın olması ile şeytanın olması onlar için hiç bir fark teşkil etmiyordu.<br>Bunlar böyle bir grupturlar ki maalesef bugün toplumumuzda da bir grup böyledir.<br> Bakıyorsun hiçbir şey adamların umurunda bile değildir, öyle ki &#8220;Veliyy-i Emir mi hüküm etmiş ya da Diyanet İşleri Bakanlığı Şia camisine fetva mı vermiştir&#8221; bu grubun umurunda dahi değildir.<br> Enteresan bir şeydir ki sadece bir cümledir ama yabana atmayın!</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-ba44200fecbe94856e356c5d02360144"><br> Veliyyi Emir fetva yayınlamış ve buyurmuş ki: &#8220;Bugün Hilal görünmedi ama diğer taraftan Suudilerin rasathanesi ise (ki Amerika’nın Deniz kuvvetlerinin elindedir kendi ölçüm ve biçimleri ile tarih veriyorlar.) diyor ki bugün sizin bayramınızdır. &#8221; Ama bu fetvanın menbağı adamların umrunda dahi olmuyor.<br>Sadece bir örnek veriyoruz, yoksa bizim kimse ile bir işimiz yok. Bilahare bunlar birer musibettir ki yaşıyoruz.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-41032f2da8c60c98516b51f2a99d1f1b">Ramazan mıdır yoksa değil midir? Adamın umurunda bile değil. <br>Ramazandır, diyorlar, bunlarda o zaman bende aç kalırım biter gider, diyor.<br>Ezan vakti midir, değil midir bu adamların umrunda bile değildir. <br>Bir de arsızca &#8220;Yahu! İhtilaf doğurmaya gerek yok ki? Gün batımı kardeşlerin ile birlikte iftarını aç gitsin.&#8221; diyorlar.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-724804a0f198ef8fb8e6dcf3fecd38fd"><br>Adamların yapmış oldukları ibadet ve itaatin kabul olup olmaması ile bile işleri yoktur.<br>Bu şekilde olanların hepsi vurdumduymaz olan kimseler için birer örnektirler.<br> Bu adamlar zevk, sefa, lezzet ve şehvetlerinin atmosferi çerçevesinde bir hayat yaşıyorlar.<br>Hayal edin ve bakın, bu gruplardan bizler de ne kadar var. <br>Düşünün ve bakın Allah’ın hükümeti ile ve İblisin hükümeti arasında bize ne kadar ne miras kalmıştır?<br>Bakın bunu çok iyi bilin! Eğer ki sen bugün Huseyn’in adını diyor isen bu sana Huseyn’den miras kalmıştır.<br>Ama eğer bizlerde bu amellerden biri var ise o zaman da bu bize İblis’den, Yezid’den, İbn-i Ziyad’dan, Ömer b. Sad’dan ve Şimr’den miras kalmıştır.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-e6e0e2fadf32040cb5659e215f70ca30">Bakın bu budur ve böyledir sebepsiz hiç bir şey yoktur.<br>Adamın biri bir gün Nebiyyi Kibriya (s.a.a)’in huzuruna gittiler. Karısının kolundan tutmuştu ve karısını sürükleye sürükleye Peygamber&#8217;in (s.a.a) huzuruna getirdi ve huzura çıktılar.<br>Adam geldi ve Peygamber (s.a.a)’e arz etti:<br>&#8220;Ya Resulallah! Bu kadın Zina-i muhsine etmiş ve bu çocuğu doğmuştur ama bu çocuk benden değildir. Bu kadına had uygulaman ve recm etmen lazım.&#8221;<br>Resulullah (s.a.a) buyurdu ki:<br>“Sen nereden biliyorsun ki bu çocuk sana ait değildir?”<br>Adam dedi ki:<br>“Ya Resulullah! Ben babamı, dedemi ve dedemin babasını, hepsini gördüm. Hepsi beyaz tenli idi ama bu çocuk ise siyah tenlidir.”<br>Resul-i Kibriya (s.a.a) buyurdu ki:<br>“Bu kadın zina etmemiştir. Senin filan kökten bir deden zenci idi ve O&#8217;nun DNA&#8217;sı da sende kalmıştır&#8230;&#8221;<br>Şimdi hiçbiriniz demeyin ki DNA kalmıyor. Kalıyor. Kalıyor ve bir yerden, bir şekilde çıkıyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-eaf17407c65ffbffc1c1665ef2f6a764">3-GEÇ KALANLAR</h3>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-caac86aa7eb27709aaeda6439433594c">Geç kalanlar maalesef o gün de oldukları gibi bugünde vardılar. <br>Saydığımız bu gruplar sadece o gün var olan kişiler için değildir. Bu gruplar Aşura günü oldukları gibi aynı şekilde bu günde varlar. O günden bugüne kadar geçen her günde insanlar bu 4 grubun birinin içindedirler.<br>İyi olanlar için elbette ki Hz. İmam Hüseyin (a.s)’ın yanında olan 72 yarenini kast ediyoruz ama kötüler içinde sadece Yezidin safında olan binlerce askerini yada susarak Kerbela vakasına razı olan onbinlerce kişiyi kast etmiyoruz.<br>Bu 4 grup o günden bugüne kadar gelen ve gelecek olan milyarlarca insandır ve hepsi de aynı derecede sorumludurlar.<br>Bizler yalnızca İmam Hüseyin o gün tezahür ettiğinde mesuliyet sahibi değildik çünkü İmam Hüseyin (a.s) her gün her yerde tezahür ediyor. Bunun için biz her zaman her yerde İmam Hüseyin (a.s)’a karşı sorumluyuz.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-c675de44b88d7ea34356dcdff9761b3d">Kerbelada var olan 3. grup geç kalanlardır ve bu geç kalanlar geç kalmalarının ne kadar azim bir günah olduğun farkında dahi değillerdi. Çünkü dinlerini umursamıyorlardı, dinlerini öğrenmemişlerdi. Onlar dinlerini öğrenmedikleri için İmam’ın davetine geç kalmanın İmam’ın mübarek başını kesmeye eş değer olduğunu bilmiyorlardı.<br>Bunların içinde de bir grup var ki bunlar da maslahat gözetiyorlardı. Bu maslahat gözetenler aslı zatında İmam Hüseyin (a.s)’ın safındaydılar, İmam (a.s)’ın yanındaydılar ama menfaatleri, İmamın davetine Lebbeyk demeye ağır bastığı için onlar da geç kaldılar.<br>Geç kalanların geneli din bilgisine sahip değillerdi, eğer biz sizlere, &#8220;dininizi öğrenin&#8221; diyorsak sebebi budur.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-36c61a0abe50260b2443d309a1e7687c">Hiç kimse size, &#8220;Çocuklarınıza ev, araba v.s almayın&#8221; demiyor ki böyle bir şey demek benim haddimde değildir. Çocuğa ev almak en büyük ihsandır. Eve erzak götürmek en makbul sadakadır ama ben diyorum ki bunu bilin ki sizler, &#8220;Çocuklarınızın Rabbi değilsiniz. Sizler çocuklarınızın Rezzağı değilsiniz.&#8221; <br>Çocuğunuz ev sahibi olacak diye siz dinsiz olamazsın. </p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-691d6750701eb2bb548876fec20832a0"><br><strong>Dinsizliğinde boynuzu yoktur:<br></strong>Dini bir konu ile karşı karşıya geldiğin zaman dinin hükmünü bilmiyorsanız, fellik fellik hoca arıyorsanız, Hoca sizin yerine namaz kılacak değildir..<br>Dinden haberi olmayan kişide dinsizdir&#8230;<br>Eğer ki ben diyorsam benim dolardan haberim yok, duymadım ve bilmiyorum. <br>Bunun manası benim dolarım yok demektir.<br>Adam dini bir konu ile karşılaşıyor ve haram iş görüyor, ve siz onu &#8220;Bu yaptığın iş dinen haramdır&#8221; şeklinde uyarıyorsanız ve o da diyorsa vallahi bilmiyordum, duymamıştım, öğrenmemiştim.&#8221;<br><strong>Bunun manası nedir?</strong><br>Bunun manası: &#8220;Benim dinden haberim yok, ben dine uzağım ve dini bilmiyorum&#8221; demektir çünkü din ile bir alakası olsaydı öğrenirdi. Din gibi bir derdi olsaydı dinini öğrenirdi.<br>Siz önce görevinizi yapın.<br>Dininizi öğrenin.<br>Dininizi öğrendiğin zaman, evladınıza ev almanın ne kadar büyük bir nimet olduğunu o zaman göreceksiniz. Siz bunun ne kadar büyük bir nimet olduğunu bilmiyorsunuz/bilemezsiniz.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-88a6e1dff544b7f1f607d61240aacb63">Siz evladınıza ev almanın ne kadar büyük bir nimet olduğunu bilmiyorsunuz çünkü siz diyorsunuz ki:<br>&#8220;Ben olmazsam bu acından ölecek.&#8221;<br>Bu tefekkürün manası: Allah yoktur. Benim Allah. <br>Bu tefekkürün manası: Ben öyle bir Allahım ki bir gün öleceğim.&#8221;<br>Kendisinden sonra çocuğunun aç kalacağını düşünenler çocuklarının rızkını kendilerinin verdiklerini düşünüyorlardır ve bunun başka bir manası yoktur.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-d1ca1f83af404acc5b6b96024e3de595">Bir grup vardı böyle düşünüyorlardı ve geç kaldılar. <br>Bir grupta vardı ki hakikaten dini bilmiyorlardı ve geç kaldılar. <br>Dini bilmedikleri için bir şeyden habersizlerdi ve o da: <br>&#8220;İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın davetine, çağrısına, feryadına cevapsız kalmak ve geç kalmak en büyük günahtır.&#8221;</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-681ad73263e7bbc647deb8f8a1feaa46">Zinay-i Muhsine&#8217;nin hükmü idamdır. (Recm etmek, ateşte yakmak veya dağdan atmaktır). <br>Bu ceza çoğu zaman kişiyi cennetlik ediyor. Allah&#8217;ın hakkıdır ki bu kişiyi Allah ahiret günü Cehenneme göndermesin çünkü bu dünyada yapmış olduğu işten dolayı cezalandırılmıştı.<br>Ama İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın davetine geç kalan kişi, İmamın öldürülmesine sebep olduğu için bu kişi İmamın öldürülmesine ortaktır. İmamın ölümüne ortak olduğu için Allahın üzerine hak değildir kıyamet günü bu kişiyi affetsin. Ki onu affetmeyecek de&#8230;<br>Bizlerde İmam&#8217;ın hükmüne geç kalıyormuyuz? <br>Hz. İmam Hüseyin (a.s) et ve kemikten ibaret birisi değildir, İmam Hüseyin (a.s) Allah&#8217;ın nurudur.<br>Allahın nuru ne zaman sönmüştür?</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-17504a96fd6be0d14decf122f76affe7"><br>Hepiniz Kuran okuyorsunuz.<br>Kuranda buyuruyor ki:<br>&#8220;Allahın nurunu ağızları ile söndürmek istiyorlar.&#8221;<br>Ağızları ile, yani bir takım sözler ile Allahın nurunu söndürmek istiyorlar.<br>Mesela, bu hükmün zamanı geçti. Şartlarım uygun değil, hangi çağda yaşıyoruz?&#8230; gibi onlarca söz ile Allahın nurunu söndürmeye çalışıyorlar.<br>Ama Allah bunlar hakkında ne buyuruyor:<br>&#8220;Allah nurunu tamamlayacaktır.&#8221;<br>Yani, &#8220;Allahın nuru ölümsüzdür.&#8221;<br>Tamamlayacak=Allah&#8217;ın nuru ölümsüzdür.<br>Yani Allah&#8217;ın nuru hiç bir zaman yok olmayacaktır/olmuyordur.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-9134c17f64450c2482f63126e866c7c2">Dikkat etmemiz gereken bir diğer mesele bu geç kalanların hepsi günahkarlar değildi.<br>Bir takım insanlar vardı ki bunlar dinin şiar boyutunu biliyorlardı ama teslimiyyet boyutunda olmadıkları için geç kaldılar.<br>Bu geç kalanlardan birisi de Tırımmah idi.</p>



<h4 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-56dbbd1e1adf78e5bc3deb256f687459">Tırımmah</h4>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-481038e61201776855d895e12b17a5cc"><strong>Tırımmah kimdir?<br>Tırımmah&#8217;ın olayı nedir?</strong><br>Hepiniz tırımmahın adını duymuşsunuzdur.<br>Tırımmah Gadir-i Hum gününde de hazır bulunan ve İmam Ali (a.s)&#8217;ın aşkıyla yanıp tutuşan, Ali düşmanları ile çatışan Yemenlidir.<br>Bakın bir düşünün bizler bugüne kadar Gadir-i Hum ile ilgili neyi ne kadar diyebilmişiz ve ne yapabilmişiz. Bizler bir ömür boyunca kitapta yazsak dahi Tırımmah&#8217;ın şiirinin bir mısrası etmez çünkü Tırımmahın şiiri, Emirel Müminin İmam Ali (a.s)&#8217;ın velayetine Edebiyyat bakımından delildir.<br><strong>Nasıl delildir?</strong><br> Tırımmah o gün yaşıyordu ve Gadir-i Hum günü ayağa kalkıp o şiirleri okudu. Ve o meşhur şiiri okumasından dolayı Hz. Nebiyyi Kibriya (s.a.a) onu tahsin etti, övdü ve ona dua etti.<br>Tırımmah o şiiri okuduğu için Ehlibeyt kendisine dua etti.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-1eb5181ce232761017cbb15592330909">&#8220;İmam&#8217;ın davetine sadece alenen günah işleyenler geç kalmadılar,&#8221; dedik ve buna Tırımmah&#8217;ı örnek verdik çünkü İmamet inancını kabul eden birisidir.<br>Tırımmah sadece bir örnektir, bizim yapmamız gereken şey ise İmam&#8217;ın davetine ve feryadına geç kalanların neden geç kaldıklarını idrak etmektir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-c2373f0b6538367dd5607c752b34a77a">İmam Kerbela yolunda iken Tırımmah ile karşılaştı.<br>Tırımmah, İmam Hüseyin (a.s)&#8217;a nasihat etme cesaretinde bulundu.<br>Bakınız, İmam Hüseyin (a.s) Hüccetullahtır.<br> Yani Allahu Tebareke ve Teala İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ı göndermiş ve diyorki: &#8220;Bu Hüseyindir, bunun sözü benim sözümdür; işi, işimdir; emri, emrimdir.<br>El Euzu billah, El Euzu billah. Haşa ve kella Allah diyor ki: &#8220;Ben bir bedene girecek olsaydım Huseyn olurdum. <br>Haşa ve kella bir bedene girmem ama girecek olsaydım Hüseyin olurdum. <br>Yani ben bir bedene girecek ve yeryüzüne inecek olsaydım Huseynin yaptığı işin aynısını yapardım. Aliyyel Murtezanın yaptığının aynısını yapardım. <br>Allah&#8217;ın Hücceti (temsilcisi) olmanın manası budur. <br>Elbette ki Xalig (yaratan), Mahlukunun (yarattığının) içine sığmaz.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-59eae2b5a73a703506b467e15e2cf7ad"> Hüccetullah olmak: Allahu Tebareke ve Tealanın bütün isim ve sıfatlarına mücehhez olmaktır. Yani İmam&#8217;ın kendisinden hiçbir şeyi yoktur. İmam&#8217;ın ne benliği vardır nede iradesi. Yani Hüseyin de Hüseyin diye bir şey yoktur. Hüseyindeki herşey Allah&#8217;ın iradesidir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-a95a3de2691a0bb89c61773474458c22">Tırımmah kalktı ve İmam Hüseyin&#8217;e nasihatta bulundu, Hüccetullah&#8217;a nasihat etti yani Allah&#8217;a nasihat etmek ile aynı işi yaptı.<br>İnsanın şaşırdığı zaman nerelere gittiğini görüyorsunuz değil mi?<br><strong>İnsan şaşırdığı zaman Allah&#8217;a dahi nasihat etmeye kalkışıyor.</strong><br>Ve Allah&#8217;a diyor ki :<strong>&#8220;Ey Rabbim! Bunu böyle yapma yanlış yaparsın.&#8221;</strong><br>Birisi Masum İmam&#8217;a nasihatte bulunuyorsa yaptığı işin anlamı budur.<br><strong>Sizler bazen diyorsunuz ki</strong>: &#8220;İmam bunu niye böyle demiş.&#8221;<br>Yani anlamı budur ki: &#8220;Allah bunu nasıl böyle demiş.&#8221;<br><strong>Biraz daha gerçekçi olursak bunun anlamı:</strong><br> &#8220;Ey Allah&#8217;ım bana bak! Sen bilmiyorsun! Burada bir realite var.&#8221;<br>Hani sizler bazen diyorsunuz ya, &#8220;Ben Allah&#8217;ın bu emrini daha sonra yaparım.&#8221; yada &#8220;Ben daha gencim, yaşlanınca yapacağım.&#8221;</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-0bb41272894e62f0eaeb8b48da610250"><br>S<strong>izin bu sözlerinizin tamamının anlamı: </strong><br> &#8220;Allah benim yaşadığım çağda enflasyonun, kiranın, savaşların, işsizliğin, yokluğun ve Covid salgının v.b sorun ve sıkıntıların var olacağını bilmiyordu ama biz ise bunları biliyor ve yaşıyoruz. Bu sebepten dolayıda Allah&#8217;ın kanunlarını bir kenara koyduk. <br> <strong>Yani Allah&#8217;ın emrini erteleyen ve öteleyenler diyorlar ki:</strong><br> &#8220;Allah bunların hiçbirinin olacağını bilmiyordu onun içinde bize bu emirlerini emretti. Yani eğer Allah bunların olacağını bilseydi bu emirleri bize göndermezdi. Allah bilmediği ve anlamadığı için emretti.&#8221;<br>Yani bunu yaparak Allah&#8217;a nasihat ediyoruz.<br>Diyoruz ki ben bunu sonra yapacağım. Ey Allahım! Sen gönderdin ama sen bilmiyordun ve hala da bilmiyorsun onun için ben sonra yapacağım. Allah&#8217;a nasihat etmek budur.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-c949b1f256d25a2754758db6c0e2ebf7">Elbette Tırımmah&#8217;ın nasihatındaki maksadı bu değildi ama nasihatın manası bizde budur.<br>İmam&#8217;a nasihat edemezsin! <br>İmam otur dediğinde oturacaksın. <br>İmam ayağa kalk dediğinde kalkacaksın. <br>Neden, niçin, nasıl, niye diyerek sorgulama hakkın yoktur.<br>İmamı Zaman (a.f)&#8217;da gelecek ve bazı kimselerin nikahını hiç sormadan boşayacak. <br>Hiç kimse <strong>&#8220;Ya İmam! Bizi niye boşadınız?&#8221;</strong> diyemez. <br>Hani sizin şu hiçbir şeye saymadığınız Veliyyi Emr İmam Hamaney (s.a) aynı yetki ile donanımlıdır. <br>Ama onlar bu yetkilerini kullammıyorlar ki biz cehalet içerisinde demeyelim <strong>&#8220;Aga sen bunu niye böyle yaptın.&#8221;</strong><br> Elbette Tırımmah&#8217;ın bu niyeti bu yoktu ama İmam&#8217;a nasihat etmeye kalkışmanın manası budur. İmam Hüseyin’e nasihat etmeye kalkıştı ve nasihatta etti.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-9c9ba2acf007ba6cfecf0c52e767350c"><strong>Tırımmah, İmam Hüseyin (a.s)&#8217;a</strong>:<br>&#8220;Ya Eba Ebdillah! Ben kufeden geliyorum. Bütün Kufe şehri size karşıdır. Bu işi yapmayın. Eğer ki sen bu işi yapacak olursan. Hepsi &#8230;yerlere etrafında toplanmışlar ve seni boğacaklar. Ya Eba Ebdillah Huseyn savaşırsan mağlup olacaksın. Kesinlikle zafere ulaşamıyacaksın. Ya Eba Ebdillah El Hüseyin gitme!<br>Tırımmah burada diyor ki : &#8220;Gitme&#8221;<br><strong>Yani &#8220;Ya Huseyn sen İmamsın ama anlamıyorsun. Ben sana söylüyorum gitme Kufe halkı sana karşıdır. Bu savaşı kazanamayacak ve kesinlik ile de mağlup olacaksın. Ya Huseyn! Benim ile gel. Ben Yemen de sana bir ordu hazırlayayım</strong>.&#8221;</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-4532c8e85dfad2d96e7a323902e6f198">Şimdi bunu hayatınızda canlandırın. <br>Bu bizim günümüzde neye benziyor?<br>Biz Reel bir hüküm ile karşılaştığımız zaman birileri gelip bize diyorlar ya:<br><strong>&#8220;Sen nerede yaşıyorsun? Sen bunu nasıl yaparsın? Biraz tolereli ol! Sabırlı ol! Bir gün gelecek ki biz o güce ve kudrete ulaşacağız işte o zaman biz buna baş kaldıracağız. O zaman buna itiraz edeceğiz. O zaman onun bu sözünü kabul etmeyeceğiz. Ama bugün sus!</strong><br>Hz. İmam Hüseyin (a.s) ki mutlak rahmettir.<br>İmam (a.s) Tırımmah&#8217;ın bu nasihat teşebbüsüne cevap olarak dua ettiler.<br><strong>Tırımmah dedi ki:</strong> Yebne Resulallah! Ben çocuklarıma buğday götürüyorum. Yiyecek götürüyorum. Bırakıp hemen dönüyorum. Tırımmah İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın İmametini kabul ediyordu. Emirel Müminin İmam Ali (a.s)&#8217;ın velayetini kabul ediyordu. Tırımmah gitti ve geri döndü ama döndüğü zaman İmamın mübarek başını kesilmiş ve mızrak ucuna takılmıştı. İmamın başı mızrak ucunda Kerbeladan Kufeye götürülüyordu. </p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-cc6578bbf39aafab339b3c924672e56c">Tırımmah geç kaldı.<br>Tırımmah geç kaldı ve Hüseyin b. Ali&#8217;yi ölüme verdi. <br>Ne sebep oldu? <br>Bir karın tokluğu yemek! <br>Ne sebep oldu?<br>Götürdüğü 10 deve yükü buğday, yada arpa, yada biraz pekmez.<br>Ama döndüğünde Allah&#8217;ın kanı akıtılmıştı.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-fe1c9c7750e014ace31cc2ece1dcb8b8">Aşura vakasında var olan 3. grup geç kalanlardır.<br>Kimse geç gelince kurtarabileceğini zannetmesin. <br>Geç gelenler çoğu zaman teammüden harb edenler ile aynıdırlar.<br>Bu grup niye İmam ile savaşanlarla aynı konumdadırlar.<br>Çünkü İmamın davetine Lebbeyk demediler. <br>Çünkü İmamın davetini reddettiler. <br>Katılmamak reddetmek demektir. <br>İmam, onlara &#8220;Gel&#8221; buyurdu ama onlar İmam&#8217;ın davetine &#8220;Lebbeyk&#8221; demediler!<br>Bu kişilerin İmam ile savaşanlar ile ne farkları var?<br>Hiç bir farkları yoktur!<br>Aynı zamanda canlandırma işlemini de yapıyorsunuz değil mi?<br>Canlandırın!<br>Bakın, İmam Hüseyin ile Tırımmah yolda karşılaştı ama canlandırma için Tırımmah&#8217;a gerek yok. Tırımmahın yerine kendinizi koyun çünkü bugün bizlerde aynısını yapıyoruz. <br>Tırımmahı suçlamayın, Tırımmah bir kahramandır. <br>Öyle bir kahraman ki bugün Tırımmah gibi 600.000.000 kahraman Alevi/Şii var.</p>



<h4 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-4542322e49a724ce568a7990ee7e08da">Abdullah b. Hurr-î Cufi:</h4>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-ac9080548895d1147765ba7ab8956277">Geç kalan bir diğer isim ise Abdullah b. Hurri Cufi idi.<br>Hz. İmam Hüseyin (a.s), Hz. Fatimet’üz-Zehra&#8217;nın oğlu, Allah&#8217;ın Kanı kalktı çocukları ile Hz. Ali Ekber ile Hz. Kasım ile Hz. Ebelfezl Abbas (a.s) ile Cufi&#8217;nin çadırına gitti.<br><strong>İmam Cufi&#8217;ye dedi ki:<br>Gel! Bize yardım et.</strong><br>Cufi İmam&#8217;a ne dedi biliyor musunuz?<br><strong>Dedi ki: &#8220;Ya Huseyn! Benim çok güçlü bir atım var. Ben o atın sırtına bindiğim zaman düşmanlarım beni yakalayamıyor.Ya Eba Ebdillah bu atı sana vereyim ona bin ve kaç. Seni kimse yakalayamaz.&#8221;</strong><br>O da gelmedi!</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-a5c167924cb698732b7a9e47c9de3213">Hz. İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın, kerbeladan şehadet haberi gelince ömrünün sonuna kadar şöyle tekrar ediyordu:
Hüseyin&#8217;in mübarek ayakları ile çadırıma gelmesi ve Sarallahın (Allahın kanının) çocuklarının o mahzun bakışları beni hergün 1000 defa öldürüyor.
<strong>Hiç kimse Hüseyin b. Ali&#8217;ye Lebbeyk dememe pahasına bu dünyadan lezzet alabileceğini zannetmesin!</strong></p>



<h4 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-c1dd376afea3656d1e20e9848a799a11">Abdullah b. Abbas</h4>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-23f87c3374cb050886f025e281bbeb10">Abdullah b. Abbas, Hz. Nebiyyi Kibriya (s.a.a)&#8217;in ve Hz. Emirelmuminin İmam Ali (a.s)&#8217;ın amcasının oğluyum. <br>O da İmam&#8217;a nasihat verdi.<br>İmam&#8217;a dedi ki:<br>&#8220;Gitme. Öleceksin.&#8221;<br>İmam, &#8220;Amcaoğlu bize yardım et.&#8221; dedi.<br>Abdullah b. Abbas ise dedi ki:<br>&#8220;Ben gelemem Amcaoğlu.&#8221;</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-1d538c9113eb741838a7661088b431a6"> İmamın şehadet haberi İbn-i Abbas&#8217;a ulaştığı zaman İbn-i Abbas ağlıyordu ama Kerbelada İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın boğazına atılan oku (mânâ aleminde) İbn-i Abbas atmıştı.<br>Abdullah b. Abbas sıradan bir adam değildi.<br> Bunlar İmam&#8217;a geç katıldılar. Bunlar gibi bir çok kişi İmam&#8217;a geç katıldı. Bugünde çok kişi İmam&#8217;a geç katılıyor. Ama bir mâna ifade etmiyor, fayda vermiyor.<br>Doğrudur hadislerde de var ki Allah son nefeste dahi tövbeyi kabul ediyor ama kişi tövbe edebilirse.<br> Evvela budur ki kişi gerçekten tövbe edebilecek mi? <br>1-O kişi gerçekten şartları ile birlikte tövbe edebilecek mi? <br>2-Diyelim ki etti Allah kabul edecek mi?<br>Son nefeste dahi tövbe kabul edilir, doğrudur.<br>Haşa ve kella Peygamber yalan söz buyurmamıştır ama o kişi tövbe edebilecek mi? <br>Ve kabul edilecek mi?</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-7e1fe704d265f3d0bdfc85df4449b2c1">Eğer geri dönüp tövbe ettiğin zaman artık Hüseyin yoksa neyin tövbesini edeceksin? 
Geri dönüp tövbe ettiğin zaman artık Ali b. Ebu Talib (a.s) yoksa neyin tövbesini edeceksin/edeceğiz?</p>



<h3 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-ee03ec9812187bb9d8b5d1672fb4aed0">4-İmam&#8217;a Aşık Olanlar.</h3>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-12d122ce5f794d92790537c9ee0f48f4">Kıyam-ı kıyamete kadar Kerbela kıyamının içinde var olacak olan gruplar bu 4 gruptur.<br>Bu kimseler öyle kimselerdir ki bunların varları yokları Hüseyindir. <br>Bu kişilerin nefesleri, bakışları, ekmekleri aşları Hüseyindir.<br>Bunlar herdaim İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın bir işi gözünün ucu ile işaret etmesini bekleyen kimselerdir.<br>Bu kişiler öyle kimselerdir ki Hz. İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın bedeninin parçaları olmuşlardır ve bunların çoğunun İmam Hüseyin (a.s) ile herhangi bir nesep bağı yoktur ama İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın bedeninin parçaları olmuşlardır.<br>Hadislere bakıyoruz, İmam Hüseyin (a.s) buyuenim bedenimin bir parçası filan yerdedir. Benim canım filan yerde defindir. Benim ruhum filan yerde defindir.<br>Ama o mekanlara baktığımız zaman ise sadece ama sadece gözleri İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın gözünde, kulakları İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın ağzından çıkacak sözde olan kişiler var.</p>



<h2 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-2d64f5874b35ec1a5720967679e4c470">Netice</h2>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-0d0810dccec6f1eef09347e49c6bccae">Bu 4 grubun hepsini canlandırdınız mı?<br>Bunlardan kendinizede pay çıkarın. Kendinizi değerlendirin ve bakın hangisinin içindesiniz?<br>Bakınız her grubun mensupları o gün yaşadılar ve yapacaklarını da yaptılar ve her birisi de kendisinden sorumludur.<br>Mesele bugün bizim için budur.<br>Bizler İmam Hüseyin (a.s)&#8217;a ihanet edenlerden nefret ediyoruz. Bu bu kadardır. <br>Biz bugün onları yargılayamıyoruz. Biz onların bedenlerini de çıkarıp ateşe veremeyiz çünkü biz onların bedenini çıkarsak ve bütün dünyayı ateşe verip onları içine atsak dahi, onların şu an içinde oldukları ateşin zerresi etmez.<br>Bizim bugün bunları burada anlatmamızın sebebi ise bizim kendimizin hangi grubun içinde olduğumuzu anlayabilmemiz içindir.<br>Bugün 1 Muharrem bizim hangi grubun içinde yer aldığımızı bilmemiz gerekir.<br>Acaba bizler, şartlar ne olursa olsun İmam&#8217;a katılmak için can atanların mı içindeyiz? <br>Yoksa bahane ve mazeret peşinde koşanlardan mıyız?</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-d364239aadd89ea8b702268a24a2b8ef">Önce bunu yapayım, o emir dursun şunu da yapayım sonra! İnşaallah! Maşallah! Allah Affeder! <br>Doğrudur Allah affeder ama Allah bağışlanacak şeyi affeder. <br>Allah kendi kanının akıtılmasını ki affetmez. <br>Hüseyin Sarellahtır ve bu bir şaka değildir!</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-2e46e923fb26c8db5b23455944adc608"><br>Biz gerçekten Hüseyin&#8217;in cephesinde miyiz? Yoksa Hüseyin&#8217;in karşısındaki cephede miyiz?<br>Bakın insanların O gün İmam&#8217;a katılmamasının sebeplerinin bazılarını söyledim. <br>Siz bunları alın ve kat ve kat arttırın ve sonra canlandırın ve bir bakın bu sebeplerin hangileri bizlerde ne kadar var?<br>Canlandırmak budur!<br>Yoksa kerbela meydanındasınız. Herkes eline kılıcını almış sallıyor ve İmam&#8217;a taraf saldırıyorlar. Ben size böyle bir ortamı hayal edin, canlandırın demiyorum. Elbette ki bu olaylarıda canlandırın. <br>Canlandırırsanız hakikatleri göreceksiniz. Hakikatleri gördüğünüz zaman rahat bir şekilde yargılayabilirsiniz. Eğer ki kendimizi yargılayacak olursak çok rahat bir şekilde karar verebiliriz. Eğer ki bizler bu güne kadar kendimizi yargılıyamadı isek sebebi budur ki bizler bu hayal etmeyi, canlandırmayı yapmadık. Canlandırmadık çünkü biz bugüne kadar bunları dengi dengine yan yana koyamadık.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-2f2b648566fce16f966306b3d423899c">Biz bugüne kadar sadece dedik ki Yezid pistir. Evet pistir. Yezide bin defa lanet olsun. Milyon defa lanet olsun. Milyar defa lanet olsun. Ancak ya bizlerde bu özelliklerimiz ile Yezide denk isek o zaman bizlerde Yezid oluyoruz.<br>Aşura vakasını canlandırırken bizim bunları düşünmemiz gerekir. Bizim, hemen şimdi gerçekten kimin tarafında olduğumuzu görebilmemiz için Aşura vakasını bugüne kadar düşündüğümüz Aşuradan çok farklı bir şekilde ele almamız gerekir. Tarafımızı sloganlar ile, dilimiz ile ve söylediklerimiz ile değil, amellerimiz ile tartmamız gerekir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-bd424373117eadf04357008fde0aaf35"><br>Aşura Vakasına bakmamız gereken bakış açısı nasıl bir bakış açısıdır?<br>Aşura vakasına bakmamız gereken açı vâkâ hâli ile (vücud bulduğu hâl ile) ele almamız gerekir.<br>Bu şekilde ele almayacak olursak ne olur?<br>Aşura ehli olamayız.<br>Hani bizler diyoruz ya İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın defterine yazılmak işte o defter Aşura defteridir. Her yıl birilerinin adını Aşura defterine ekliyorlar ve defterde adı olanlara Aşuraî (Aşuralı) denir.<br>Bizim adımızı da bu deftere yazmaları için bizim öncelikle İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın bu kıyamı niye başlattığını bilmemiz lazım.<br>Aşuradaki güruhları önünüze koydum.<br>Bu orduları canlandırdınız mı?</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-9c0b990f8d9fdb1ef54b700a023bfe7c">Şimdi anlamamız gereken şey İmam Hüseyin (a.s) bu kıyamı niye başlattığıdır. <br><strong>İmam Hüseyin (a.s) bu kıyamı ne için yaptı?<br>Ya da İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın kıyamı beşerî tarihin üzerindeki etkisi ne oldu?</strong><br>Bizim bunları bilmemiz gerekir. <br>Eğer bunları bilmeyecek olursak, bizler aşuradan hiçbir şey anlamayız!</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-48e7705db779dbc99b3592bcae190f63">İmam Hüseyin (a.s) Aşura günü öyle bir hareket yaptı ki beşeri tarihi alt üst etti.<br>İmam Aşura ile sadece Aşura sonrası tarihi değil, Aşuradan önceki tarihide alt üst edip değiştirdi.<br>Hz. İbrahim (a.s) o put kıranlığı ile İbrahim idi. <br>Hz. Süleyman (a.s) o melikliği ve padişahlığı ile Süleymandı. <br>Hz. Davud (a.s) o azameti ile Davud idi. <br>Diğer Enbiyaullahlar ki o azametleti ile Enbiyaullahtılar, hiçbirisi o azametlerine rağmen Aşura gününe kadar kendi hakikatlerini Hz. Eba Abdillah El Huseyn (a.s) gibi ortaya koyamamışlardı. <br>İmam Hüseyin (a.s), Aşurası ile İbrahim&#8217;in, İsa&#8217;nın, Musa’nın, Davud&#8217;un ve diğer Peygamberlerin hakikatini ortaya koydu.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-285b0120aadb1558babc415b773e7ac7">Hz. Eba Ebdillah Hüseyin (a.s)&#8217;ın kendisinden sonraki tarihi değiştirmesini bir tarafa koyun.<br>İmam Hüseyin (a.s) hilgetin ilki olan Hz. Adem (a.s)&#8217;ın dahi hakikatini ortaya koydu. Eğer ki İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın kıyamı olmasaydı, Adem (a.s)&#8217;ın azameti anlaşılamazdı!<br>Aşurayı anlayabilmemiz için bir şeyi daha bilmemiz gerekir. O da şudur:<br>&#8220;Bizler Aşurayı niye yaşatıyoruz. Bizler niye her sene matemlere dalıyoruz? Neden eza tutuyoruz? Bizler niye her sene başımızı, gözümüzü dövüyoruz?<br>Yani bizler delimiyiz ki her yıl birilerinin kalbini kırıyor ve düşman kazanıyoruz?</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-fc2e1905049fa64be7ec3167dc343bee">Bizim son Meşhed (İmam Rıza (a.s)) ziyaretimizde ben birisine çok kızmıştım. Birde fırça attım. Ertesi gün sabah birisi geldi ve bana dedi ki:<br>&#8220;Hacı Ağa neden bunlara kızarak ateşlerini üzerinize çekiyorsunuz?&#8221;<br>Bende ilk başta gaflet ettim ve dedim ki:<br>&#8220;Doğru diyorsunuz, benim bunlar ile ne işim var. Alayım hareme götürüp getireyim. Hiçbir işlerinede karışmayayım. Kendi işlerimi halledeyim.&#8221;<br>Allah şahittir ki aynı gün öğle namazı vakti idi. Namaz için İmam Rıza (a.s)&#8217;ın haremine gidiyorduk. Biraz baktım ki bunlar haram iş görüyorlar. Mürted oluyorlar. Kendi kendime dedim ki:<br>&#8220;Hoca, senin daha çok düşmanlık kazanman lazım. Eğer ben bunları uyardığım zaman bunlar bana düşman olucaklarsa benim bunların düşmanlığını kazanmam gerekir. Eğer ki ben bunların bu işlerine karşılık susarsam bunlar bu haram işlerini İmam Rıza (a.s)&#8217;ın hareminde bayrak edinecekler.&#8221;<br><br>Yani demem odur ki birileri kalkıp diğerlerinin düşmanlığını kazanıyorsa bunun bir sebebi var.<br>Bu sebep nedir?<br>Bizlerin İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın Aşurasını yaşatarak bu kadar düşman kazanmamızın sebebi nedir?<br>Bunun bir sebebi var. Hiçbirimiz aptal veya manyak değiliz.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-02768bf6b3fb1205b1e472b9597a4e7f"><strong>1. Sebep:</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-67fa0b2a5f19b3f5559b4e4fde899661">Aşurayı yaşatıyoruz çünkü bizler Aşurayı her yıl yaşatmazsak, hergün yaşatmazsak, en asgari her yıl peşpeşe olmak üzere 2 ay boyunca her gün matem tutmazsak, evimizi karalara bürümezsek, her türlü düğün ve kutlamayı hayatımızdan çıkarmazsak Aşuranın maarifet kapısına ulaşamayız.<br>Bu birinci sebeptir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-ac157cf3841bc3543f0befba8b6e4da3"><strong>2. Sebep:</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-60b81569b77334a6ccf5d77004803364">Aşurayı canlı tutmamızın bir diğer sebebi ise bunu yapmazsak Aşurayı tahayyül etmeyi kabul dahi edemeyiz. Canlı tutmamız ve yaşatmamız gerekir ki içine girebilelim. <br>Yaşatmamız gerekir ki Aşuranın içindeki sırrın peşine düşebilelim. Aşurayı yaşatmamız gerekir ki Aşuranın içinde var olan azamete aşık olabilelim.<br>Aşurayı yaşatmazsak bunların hiçbirine ulaşamayız.<br>Ama herşeyden önce bilmemiz gereken şudur ki:<br>İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın ashabı ve yarenleri İmam&#8217;a neden o şekilde divanevarî aşık idiler?<br>Şimdi sizler canlandırdınız onlar ise yaşıyorlardı. Sizin tek farkınız budur o yüce ashab Aşurayı fiziki olarak yaşıyorlardı, siz ise hayal ederek yaşıyorsunuz.<br><strong><a href="https://www.facebook.com/imammehdiyarenleri?locale=tr_TR">Sizlerde hayal ediyorsunuz:</a><br></strong>İmam Hüseyin (a.s) Kerbelaya gelmiş. İmam (a.s) savaş meydanında. İmam ve Ehlibeyti muhasara altına alınmış. Su yolları kapatılmış. Ulaşım yolları kapatılmış. Hiçbir kimse hiçbir şekilde İmam&#8217;a taraf gelemiyor. Siz bu ortamı Allah&#8217;ın size vermiş olduğu kemal akıl ile canlandırarak yaşıyorsunuz ve onlar ile tek farkınız da onlar bu ortamı fiziki gözleri ile de görüyorlardı.<br><br>Bizler ki İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın azametini ve musibetini canlandırdığımız zaman fersah fersah kaçıyoruz, o ashab gözleri ile görüyorlardı ama kaçmıyorlardı. Onlar çocukların o susuzluğunu gözleri ile görüyorlardı. Onlar dişlerini gıcırdatarak kılıçlarını bileyen ve karşı taraftan savaş naraları atan İblis ordusunun yarın veya öbür gün hepsinin mübarek başını kesip ve çocukları ile kadınlarını da esir edeceklerini biliyorlardı.<br>İmamın o eşsiz ashabı bunların hepsini biliyorlardı.<br>O halde onlarda ne vardı?<br>Bizlerde ne yoktur?<br>Bunu hiç düşündünüz mü?<br>Şimdi o fikir ve ruh yapısına sahip olmaya hazırmısınız?<br>Şimdi o aşka sahip olmaya hazırmısınız?</p>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/asura-cennet-ile-cehennemin-yol-ayrimi-1/">Aşura: Cennet ile Cehennemin Yol Ayrımı-1</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://imammehdiyarenleri.org/asura-cennet-ile-cehennemin-yol-ayrimi-1/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İmam Mehdi (a.s) Neden Zuhur Etmiyorlar?</title>
		<link>https://imammehdiyarenleri.org/imam-mehdi-a-s-neden-zuhur-etmiyorlar/</link>
					<comments>https://imammehdiyarenleri.org/imam-mehdi-a-s-neden-zuhur-etmiyorlar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[YÖNETİCİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Mar 2026 02:42:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Derslerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Gaybet]]></category>
		<category><![CDATA[İmam Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Zuhur]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://imammehdiyarenleri.org/?p=1204</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sahibimiz Efendimiz İmam Mehdi (a.s-a.f) Niye Zuhur etmiyor?Yüzyıllardır milyonlarca insan öbek öbek toplanıyor Mevlamız, Sahibimiz Hz. İmam Mehdi&#8217;yi çağırıyorlar ama İmamımız gelmiyor. Dualar okunuyor ama İmam gelmiyor. Ziyaretler ediliyor ama&#8230; </p>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-mehdi-a-s-neden-zuhur-etmiyorlar/">İmam Mehdi (a.s) Neden Zuhur Etmiyorlar?</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-06a64f8571441a75534e8a8aeacea1fc"><strong>Sahibimiz Efendimiz İmam Mehdi (a.s-a.f) Niye Zuhur etmiyor?</strong><br>Yüzyıllardır milyonlarca insan öbek öbek toplanıyor Mevlamız, Sahibimiz Hz. İmam Mehdi&#8217;yi çağırıyorlar ama İmamımız gelmiyor. Dualar okunuyor ama İmam gelmiyor. Ziyaretler ediliyor ama İmam gelmiyor. Müesseseler kuruluyor ama İmam gelmiyor. Nezirler veriliyor, oruçlar tutuluyor, ihsanlar yapılıyor ama İmamımız Muhammed Mehdi (a.s-a.f) gelmiyorlar.</p>



<h2 class="wp-block-heading">İmam Mehdi (a.s) Neden Zuhur Buyurmuyorlar?</h2>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-65e383dceb16f7981f33e1ee9a44948e">Peşin peşin söyleyelim eğer bu şekilde devam ederse İmam Mehdi (a.s) Zuhur etmeyecek. Çünkü bizim O Hazretin zuhurunu bekleyenlerden olmamız gerekir. Zuhuru beklemenin (Muntezirliğin) de sadece ama sadece tek bir nişanesi vardır ve bununun dışında hiç bir şekilde zuhur beklenilmez. Eğer böyle bir bekleyiş yoksa kim ne kadar Eccil Ela Ferecik &#8220;Allahım onun zuhurunu çabuklaştır&#8221; derse desin Kuran-i Kerimin tabiri (ileri ki derslerde ayetide vereceğiz) ile bu feryad ve yakarışların hepsi yalandır.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Muntezirliğin Nişanesi Nedir?</h3>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-4788351acbb32e67c1c9e9416dc71971">Tek bir nişanesi vardır o da İmamı Zaman&#8217;ı (a.s-a.f) razı etmektir. Bu rızayetinde (razı oluşun da), ferdi rizayet değil, toplumsal rızayet olması şarttır. Eğer İmam-ı Zaman (a.f) Şiî-Alevî-Caferî toplumundan razı oldukları zaman zuhur buyuracaklardır.<br>Peki İmamı Zaman&#8217;ın (a.s) bizden razı olması için ne yapmamız gerekir?<br>Eğer İmam-ı Zaman (a.s) bizden razı değilse bu bizim muntezir olmadığımızdan dolayıdır. Bir kişi muntezir değil ise Şia da değildir.<br> Hz. Hüccet b. Hasan (a.s) bizden razı olması ve bizim adımızı da Şialarının adının arasına yazması için ne yapmamız gerekir?<br>İmamı Zamanı razı etmenin yolları yoktur aksine tek bir yolu vardır. Bu yol, elzem olan işi yapmaktır.<br> İmam Mehdi (a.s-a.f) bizim elzem olan işi yapmamızı bekliyor. İmamımız bizden hiç bir işi yapmamızı beklemiyor sadece tek bir iş yapmamızı bekliyorlar. O da Elzem olan iştir.</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized İmam Mehdi" id="İmam-Mehdi"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="526" height="851" src="https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2026/03/484011637_1045168617645392_8831577192373238358_n.jpg" alt="İmam Mehdi (a.s)" class="wp-image-1397" style="aspect-ratio:0.8283970156002713;width:372px;height:auto" title="İmam Mehdi" srcset="https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2026/03/484011637_1045168617645392_8831577192373238358_n.jpg 526w, https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2026/03/484011637_1045168617645392_8831577192373238358_n-185x300.jpg 185w" sizes="(max-width: 526px) 100vw, 526px" /></figure>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-79c757b0443a48ecdd7cdb028fc66384"><strong>Elzem</strong>: En çok lazım olan, en çok gerekli olan anlamına gelmektedir.<br>İmamı Zaman (a.s-a.f) bizden lazım olan işi, gerekli olan işleri değil elzem (en lazım, en gerekli) olan işi yapmamızı beklemektedir.<br> Bizler ne zaman en güzel olan işi, en elzem olan işi yaparsak ve İmam Mehdi (a.s)&#8217;ı razı edersek Hz. İmam Mehdi (a.s) o zaman zuhur edecektir.<br>Eğer ki bizler, &#8220;Şii/Caferi/Alevi toplumu olarak&#8221; elzem olan işi yapmayacak olursak, İmam Mehdi’nin (a.s) gaybetinin üzerinden 10 Milyar yıl dahi geçecek olsa O Hazret (canımız ona feda olsun) zuhur etmeyecektir. Çünkü o Hazret elzem ve evceb olan iş yapılmadığı müddetçe zuhur etmeyecektir.<br>Bir vacib iş vardır ve bir de evceb.<br><strong>Vacib:</strong> Farz olan iştir.<br><strong>Evceb:</strong> En farz olan iştir.<br><strong>En evceb ve en elzem iş ise İmamı Zaman (a.s)&#8217;ın razı edilmesidir.</strong><br>Elzem ve Evceb olan işin İmamı Zamanın zuhurunun muhakkak olması için şart olduğu hakkında da elimizde bir delilimiz var.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-3a1a056d6c78dd6e4e93801d67651e7e"><strong>Delil: </strong>İmam Mehdi (a.s) Veladetinden 5 yıl sonra Hicri 255. yılda gaybete çekildiler ve Ağa İmamı Zaman (a.f) o günden bu güne kadar toplam 12 asır küsür yıldır halen gaybettedir. Bunun mukabilinde ise İmam Mehdi (a.s)&#8217;ın taraftarı olan Şii/Alevi/Caferi toplumu:<br>En kalabalık meclisleri düzenlediler; dualar okudular, zikirler yaptılar, namazlar kıldılar, Ehlibeytin şehadetlerinde matem tutup veladetlerinde bayram ettiler&#8230; Yani kısacası Vaciplerin ve müstehapların hepsini yaptılar ama İmam Mehdi (a.s) zuhur buyurmadılar.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-61cee93075ed5d436c33847eea6bead7">Şialar, toplum olarak güzel, hoş ve iyi olan işlerin tamamını yaptılar ama İmamı Zaman (a.s) zuhur etmedi. Fakat Allahın vaadidir (ki Allah’ın vaadi Haktır) eğer zuhurun gerçekleşmesi için bizlere yapmamız emredilen o iş yapılacak olursa İmam (a.f) zuhur edecektir.<br><strong>Bunun manası nedir?</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-920afb12696fd23241f380a420ae31da">Yani eğer ki İmam gaybete çekildikten 2 yıl sonra dahi Şia toplumu bu elzem işi yapacak olsaydılar İmamımız o an zuhur ederdi. Eğer mübarek gaybetinden 20 yıl sonra dahi o elzem ve evceb vazife yapılacak olsaydı İmam zuhur ederdi ve bunu da söylemeden geçemeyeceğim eğer bugün, bu saatte, bu dakikada, bu anların içerisinde Şialar-Aleviler-Caferiler Bu elzemi, bu evcebi yaparlar ise Allahın vaadi tahakkuk bulacak ve İmamımız Muhammed Mehdi, alemleri nuru ile aydınlatacak; İslamın, Kuran’ın ve namazın nurunu aleme hakim kılacak ve küfrü yok ederek adaleti hakim edecektir. <br>Zuhurun tahakkuk bulması bu elzem ve evceb işin yapılmasına bağlıdır.<br>Bugüne kadar Milyonlar hatta 100 Milyonlar Farzları, vacibleri ve müstehapları topluluk halde yapmalarına rağmen Hz. İmam Mehdi (a.s) zuhur etmedi. <br><strong>Neden zuhur etmediler?</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-0cc189237308e2c3089a2b28f5d7e5c4">Çünkü bizler evceb olan vazifemizi yapmadık. İmamın zuhur etmesi için bizim üzerimize düşen vazife evcebi yapmaktır. Elzemi terk ederek yapılan lazımlar bugüne kadar İmam-ı Zaman&#8217;ın zuhuruna sebebiyyet vermemiştir ve vermeyecektir. Yani Muntezir olduğunu iddia eden ya da ilan eden herkesin tek bir vazifesi vardır o da elzem olan işi yapmaktır.<br>Bir işin evceb ve elzem olup olmadığını nasıl anlayabiliriz?<br>Bir işin evceb olup olmadığını anlamanın sadece tek bir yolu vardır:<br>Hangi işin, vazifenin, görevin ve emrin taraftarı-müşterisi yoksa ya da çok az ise o iş elzem ve evceb olan iştir çünkü taraftarı ve müşterisi yoktur.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-6ed19b1cb42733dddfc59a10f8dd3b02">Evceb ve elzem olan işin müşterisi yoktur yada yok denilecek kadar azdır ama lazım ve farz olan işlerin müşterileri ise milyonlardır; iyi ve müstehap olan işlerin müşterileri ise yüzlerce milyonlardır. Bu sebepten dolayı da İmamı Zaman (a.f) zuhur etmiyorlar.</p>



<p class="is-style-plain has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-b5cd5d90a97dd604b79ddd96a3b01205">İmam Mehdi (a.s)&#8217;ın zuhuru Allahu Tebareke ve Tealanın iradesinin altındadır. Ama Allah zuhurun muhakkak olmasını ise insanlara bırakmıştır. Allah zuhurun muhakkak olmasını Şialara (Ehl-i Beyt taraftarlarına) bırakmıştır. Şii (Ehl-i Beyt taraftarları) toplumu o istenilen konuma gelmediği müddetçe Allahu Teala İmam-ı Zaman&#8217;ı (a.f) göndermeyecektir. Yani İmam Mehdi (a.s) bugüne kadar gaybette kalmışsa bizler sahipsiz kalmış isek tek sorumlusu biziz çünkü biz kendimiz istememişizdir. Gaybet de biz insanlar yüzünden oldu çünkü biz İmamlarımıza sahip çıkmadık ve onları sattık ve bu yüzden gaybet oldu.<br>Nasıl ki gaybetin sebebi bizlersek zuhurun tahakkuk bulmamasının sebebi de yine bizleriz. <br>Bu Allahın vaadidir ve Allahın vaadi haktır. Bizler toplum olarak İmamı Zamanın zuhurunu istemememize rağmen zuhur gerçekleşmeyecektir. Biz Şii/Alevi/Caferi toplumu olarak elzem ve evceb olan işi yapmadığımız müddetçe Allah İmamı Zamanı göndermeyecektir, nitekim bugüne kadar göndermedi de.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-e57e0cde6950e488136dce582b93f78a">İmamı Zaman (a.f)&#8217;un zuhurunun nişanesi olan bir takım işler ve vakalar vardır, bunlar:<br>Katliamlar, hastalıklar, toplu ölümler, açlıklar, kıtlıklar v.b ve bunların hepsi bugüne kadar defalarca kere tekrarlanmıştır. Masum İmamların (a.s) Haremleri defalarca bombalanmış ve patlatılmıştır. Oysa Haremlerin saldırıya uğraması o Hazret’in en önemli zuhur alametlerinden biridir. Bunların hepsi defalarca vuku bulmasına rağmen İmam zuhur etmedi. Allah İmam&#8217;ı göndermedi.<br>Sadece bunlar da değil, diğer nişanelerin de tamamı gerçekleşecek olsa dahi İmamın (a.f) zuhur etmesi için kâfi değildir. Zuhurun gerçekleşmesi için bizim bir iş yapmamız gerekir.<br>Tek bir işi yapmamız gerekir. O da elzem olan iştir. Bizler o elzem işi yapmadığımız müddetçe İmam Zaman (a.f) gelmeyecektir ve İmam Mehdi (a.f)&#8217;un zuhuru tahakkuk bulmadığı sürece biz şiaların durumunun nasıl (ve ne hâlde) olduğunu ileride ayetler ile birlikte açıklayacağız&#8230;</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-1c86cf37b450d3b218cd614fa7e41bf4">Bizlerin (Şii/Alevi/Caferi toplumunun) hiçbiri ama hiçbiri elzem olan vazifeyi inkâr etmiyor. Hiç birimiz elzem olan vazifeyi reddetmiyoruz. <br>Reddetmiyoruz ve reddedemeyiz de çünkü hepimiz, İmamı Zaman&#8217;a (a.s) herkesten ne kadar daha çok muhtaç olduğumuzu çok iyi biliyoruz.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Elzem Olan İşi Yapmamamıza Sebep Olan Şey Nedir?</h3>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-7dd4ef5928b56b754d34f340a50ee756">Bizler elzem olan işi yapmadığımız konusunda hemfikiriz. Hepimiz hemfikiriz ki biz Şia toplumu olarak elzem olan işi yapmadık ve yapmadığımız gibi elzem olan işin ne olduğu hususunda hiç bir bilgimiz yoktur. Biz bu işin yapılması gerektiğini biliyoruz ama biz bu işin elzem olan iş olduğunu ve İmamın zuhurunun tahakkuk bulması için olmazsa olmaz vazifemiz olduğunu bilmiyoruz.<br>Biz Şialar olarak elzem olan işi yapmıyoruz ve İmamımız Hz. Hüccet b. Hasan El Askeri (a.s) zuhur etmiyor.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-f1cd589b6f901fe4c04c34755eaa024e"><br><strong>Peki bizler elzem olan işi neden yapmıyoruz?</strong><br>Tek bir tane ana sebebi vardır. Ve geriye kalan sebeplerin tamamının var oluş sebebi de bu sebepten ötürüdür.<br>Bizler Elzem olan vazifeyi bugüne kadar yapmadık çünkü bizler hayatımız boyunca yaptığımız hem ferdi, hem içtimai, hem sosyal, hem ekonomik, hem iktisadi, hem ibadi ve hem de bunlara benzeyen bütün işlerimizin İmamı Zaman (a.f) ile olan ilişkisini bilmiyoruz.<br>Biz namaz kılıyoruz ama namazımızın İmamı Zaman ile olan ilişkisini bilmiyoruz ve bu sebepten dolayı da elzem olan işe yönelmiyoruz.<br>Biz dost, arkadaş ediniyoruz ama kurmuş olduğumuz bu dostluk ilişkisinin İmamı Zaman (a.f) ile olan ilişkisini bilmiyoruz. Bu ilişkinin O Hazrete ne katacağını ve bu ilişkinin O Hazretten ne götüreceğini bilmiyoruz. Bunun içinde bizler elzemden uzak duruyoruz.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-b4bd6f3153dbcf2c00cc71ab09f73b89">Bizler elzem olan işi yapmıyoruz ve neticede de Allah İmamı Zamanı bizden alıyor ve de geri vermiyor.<br>Peki bunun böyle olduğuna dair delilimiz var mıdır eğer varsa nedir?<br>Elbette ki delilimiz vardır.<br><strong>Delilimiz:</strong><br><strong>İmam Muhammed Taki (a.s) buyuruyor:<br>İza Gezibellah Tebareke ve Teala Ela Xelgih,<br></strong>&#8220;Allahu Tebareke ve Teala insanlara gazab ettiği zaman&#8221;<br><strong>Nehana En Cevarihim,<br></strong>&#8220;Bizi onlardan alır.&#8221;<br><br>Biz Ehlibeyti onlardan alır, bizi onlardan koparır ve bizi onlara göndermez.<br><strong>Peki Allahu Tebareke ve Tealanın gazaplandığı şey nedir?</strong><br>Allahu Tebareke ve Tealanın gazaplandığı şey insanların yapmış olduğu işler ve amelleridir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-992980f08de6cf85ff930cac82fb6d61">Allahu Tebareke ve Tealanın gazaplandığı bu işler bazen günah işlerdir ama bazen de tam aksine farz, vacib, müstehap, sünnetlerdir (yani iyi işlerdir). Bu işler bazen yapıldığı zaman Allahu Tebareke Teala insanlara gazaplanıyor.<br>Eğer sadece günah işlerden dolayı olacak olsaydı, İmam Muhammed Taki (a.s)&#8217;ın hadisteki hitabının şöyle olması gerekirdi:<br>Sizler günah işlediğiniz için Allah sizi bizden koparıyor. Ve sizi bizden (Ehlibeytten) mahrum bırakıyor.<br><strong>Ama İmam Muhammed Taki (a.s) bunun tam aksine şöyle buyurmaktadır:</strong><br> &#8220;Allah size gazab ettiği için&#8221; buyuruyor. (ki bu gazab amellerinizden dolayıdır.)<br> Bu ameller bazen kötü amellerdir ama bazen de iyi amellerdir ve bu iyi ameller ise bazen vacib ameller oluyor. Ama o gazab edilen ameller hiçbir zaman evceb ameller değildir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-a502a59790ec1806dab83c1e8b327850">Yani kısacası Allahu Tebareke ve Teala bir kişinin İmamı Zaman (a.f)&#8217;un zuhurunun tahakkuku için yapılması şart olan evceb (en farz) ve elzem (en çok lazım) olan vazife yapılmadan yapılan, her amelden dolayı insanlara gazaplanıyor.<br>Allahu Tebareke ve Tealanın rızası, evceb ve elzem olan vazifenin gölgesinde yapılan amellerin içindedir ve Allahın gazabı ise evcebi (en farzı) terk ederek vaciblerin ve müstehapların peşinde koşanlar içindir.<br>Kısacası Allah insanlara gazap ettiği müddetçe, insanlar evcebe yönelmedikçe, Allah İmam-ı Zamanımızı bizlerden alacak ve İmamımızı bizlere göndemeyecek.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-1797a7f15ab5bf708a501cf8902b4417">İmam Muhammed Taki (a.s)&#8217;ın <strong>İza gezibellah tebareke ve teala ela helgih, nehana en cevarihim</strong> buyruğunun zimminde buyurduğu bir başka hakikat ise:<br>&#8220;Sizler Elzemi terk ederek ve de bir takım lazımları yaparak kurtulacağınızımı zannediyorsunuz. Hayır kurtulamıyacaksınız.&#8221;<br>Yani bu hadisin zimminde buyruluyor ki:<br>&#8220;Eğer ki sizler elzemi ve evcebi terk ederek bir takım lazımlar ile vacibleri yapacak olursanız sizlerin yapmış olduğu o vacibler ile lazımların günahtan farkı yoktur.<br>Çok enteresan bir cümle değil mi?<br>Bizler lazımları yaptık ama elzemi yapmadık.<br>Bizler namaz kıldık, farz bir ameldi ama bizler İmam Zamanın zuhuru tahakkuk kılacak keyfiyete sahip bir namaz kılmadık.<br><strong>Eğer ki biz bu şekilde namaz kılmadıysak ve kılmıyorsak, bizin kılmış olduğumuz bu selat ke en lem yekun, sanki Terk-i Selat&#8217;tır.</strong><br>Bizler (Alevi-Caferi-Şii toplumu olarak) bugün bir arkadaşlık bağı kurmuşuz ki kurmuş olduğumuz bu arkadaşlık bağının İmam Mehdi (a.s)&#8217;a ve zuhuruna hiç bir faydası (yararı) yoktur.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-fad112cf00fd07827cd61f873760e577">Örneğin:<br>Sizin bir arkadaşınız var ve sizin bu arkadaşınız; ehli selattır, ehli namazdır, ehli oruçtur, ehli hacc&#8217;dır, tevellaya ve teberraya sahip, her şeye sahip, her şeyi mevcut ama bu arkadaşınızın bir şeyi yoktur ve bu olmayan şey İmam Mehdi (a.s)&#8217;a ve zuhuruna faydası, yararı ve katkısı yoktur.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-9a2c1e14e4d8c84fca661ef90b5ab4a4">Bu hadis de buyruluyor ki:<br>Sizin bu arkadaşlığınız; bir kafir ile, bir eduvullah (Allahın düşmanı) ile, eduvvueimmeh (Masum İmamların düşmanı) bir eduvvuddin (Dinin düşmanı) ile arkadaşlık dostluk etmeye benziyor.<br>Kezalike İktisadi işlerimiz de ilmimiz de böyledir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-9d83e0e459df0da38f0e025b381d8375">Bu hadis buyuruyor ki:<br>&#8220;Siz bir ilim edinmişsiniz ki bu ilim sıradan işlere yarıyor.&#8221;<br>Allah ilmi yaratıp Kuran ve Ehlibeyt ile nazil etmesinin sebebi mezarlıklarda okunsun diye değildi/değildir.<br><br>Allahu Tebareke ve Teala Kuranı ölülere göndermedi. Eğer ölülere göndermişti ise Kuranın bu dünyada ne işi var?<br>Allahu Tebareke ve Teala Kuranı bize gönderdi. Gönderdi ki okuyalım, anlayalım ve ona amel edelim.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-3ce21e7ec5a0cb8113d8572f73c7d4ec">Bu hadis buyuruyor ki:<br>&#8220;Eğer ki sizler ilminizi zuhurun muhakkak olmasının dışındaki işler için kullanacak olursanız sizin bu mevcut ilminiz ile İblisin ilmi arasında hiçbir fark yoktur.<br>Kezalik Mal, kezalik evlat, kezalik her iş de bu şekildedir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Amellerimizin Zuhur ile İlişkisi</h2>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-3557fd78b2c76d51b5b4ff0bd076ec84">Yaptığımız her işin İmam Mehdi (a.s) ve zuhuru ile olan ilişkisi nedir?<br>Bu hadisin zimminden anlıyoruz ki İmam şunu buyuruyor:<br>Eğer muvaffak olmak istiyorsanız, eğer gerçekten de biz Ehlibeyt&#8217;in şiisi olmak istiyorsanız, eğer hakikaten zuhur ehli olmak istiyorsanız bir gözünüzün zirvede diğer gözünüzün ise yerde olması gerekir.<br>Ne zirveden kopabilirsiniz ne de yoldan kopabilirsiniz. Hem zirveye ve hem de yola kilitlenmemiz lazım.<br>Hangi yola gidiyorsunuz?<br>Hangi yoldan gidiyorsunuz?<br>Gittiğiniz yol nedir?</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-5930d14191ee73bf623b1c17e2f8aada"><strong>YOL: </strong>İnsanın yaptığı ameller ve işlerdir.<br><strong>ZİRVE: </strong>İmamın özüdür. İmamın zuhurudur. Velayettir.<br>Bizim hedefimiz o zirvedir. <br>Bizim hedefimiz o Nur-î Mutlağın aleme tecellisidir. <br>Yolumuz ise o nur-î Mutlağın emirleridir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-03266d3d35a1b28c28e6f6d71b3d1924">Ama eğer ki bizler, hem yola hemde zirveye (hedefe) muteveccih olmayacak olsak ve bu hâl ile de 1000 yıl namaz kılıp, 1000 yıl oruç tutarak &#8220;Yebnel Hesen Yebnel Hesen Ey İmam-i Zaman eccil ela zuhurik&#8221; diyerek feryatlar koparacak olsak dahi Allah İmam-ı Zamanı göndermeyecektir.<br>Çünkü bizler bu durumda iken elzemi terk etmiş oluyoruz. Yolda ne yapmamız gerektiği hususunda habersiz olmuş oluyoruz.<br>Bizler bu durumda iken bu dünyada ki işlerin güzelliğine bakıyoruz. <br>Namaz kılmak güzel midir?<br>-Güzeldir.<br>Dua okumak güzel midir?<br>-Güzeldir.<br>Kuran okumak güzel midir?<br>-Güzeldir.<br>Kumar oynamamak güzel midir?<br>-Güzeldir.<br> Bizler hep bunlara bakıyoruz ama bunların hiçbiri elzem değildir bunların hepsi lazımdır, farzdır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Elzem ve Evceb İş Nedir?</h2>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-ad7cfdfb4cd28b2ddcd55bbd59d3c580">Elzem olan iş, Allah&#8217;a yalan konuşmamaktır.<br>Elzem iş, İmam-ı Zaman&#8217;a (a.f) yalan konuşmamaktır ama bizler hepimiz İmamı Zaman&#8217;a yalan konuşuyoruz.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-f14df4d83d4ef11868446afb045060e6">Bizler her gün en az 5 vakit namaz kılıyoruz ve en az 10 defa Fatiha Suresi okuyoruz. Her bir Fatihada bir kere olmak suretiyle günde en az 10 defa Fatiha suresinin şu ayetini okuyoruz:<br><strong>اِيَّاكَ نَعْبُدُ وَاِيَّاكَ نَسْتَع۪ينُۜ<br>İyyake na&#8217;budu ve iyyake nestain.<br>(Biz yalnızca sana ibadet eder ve yalnızca senden yardım dileriz.)</strong><br>Bu bir duadır ki namazda farz boyutta olan tek duadır. <br>Bunu okumazsan namazın batıldır çünkü bu ayeti namazda okumak farzdır.<br>Peki bizler Allah&#8217;a nasıl ibadet ediyoruz, bizler Allah&#8217;a nasıl tapıyoruz.<br><strong>TAPMAK: </strong>İtaat etmektir, sözünü dinlemektir.<br>Biz nasıl tapınmaktayız ki Allah bize evcebi yapmayı emrediyor ama bizler ise evcebi terk ederek evceb olmayan işlerin peşinden koşuşturuyoruz.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-debe11a1c4811e21102892e56f4acb64">Eğer ki bizler Elzemi bir köşeye bırakarak lazım olanları yapacak olursak, En güzeli bırakarak, güzeli yapacak olursak Kuranın tabiri ile bizim için kıyamet gününde mizan (terazi) dahi kurulmayacak çünkü elzemi terk ederek lazımların peşinden koşan kişilerin hiç bir ameli kabul değildir, kabul değil ise yani yoktur. <br>Bunu biz kendimiz mi diyiyoruz?<br>Hayır!<br>Bizzat Allahu Tebareke ve Teala&#8217;nın kendisi Kur&#8217;an-i kerimde buyuruyor.<br>Kehf Suresinin 103. ve 104. ayetlerinde Allahu Tebareke ve Teala şöyle buyuruyor: (Ey Peygamberim!)<br><strong>قُلْ هَلْ نُنَبِّئُكُمْ بِالْأَخْسَرِينَ أَعْمَالًا</strong><br>De ki: &#8220;İşledikleri amel bakımından hiç bir amel sahibi olmayanların uğradıkları hüsranı görmek istermisin? (Sana onların kim olduğunu söyleyeyim mi?)&#8221;</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-909e763d550688d3cbb43193bbdf44aa">Yani Allahu Tebareke ve Teala buyuruyor ki:<br>Bir takım insanlar var ki onlar, ömürlerini Allah&#8217;a ibadet etmekle geçiriyorlar ama o kişilerin hiç bir ameli yoktur.<br>Bu adamlar bir ömür günah işlemiyerek ibadet ve itaatte bulunmuşlardır ama hiçbir şeyleri yoktur. Bunlar hüsrandadırlar.<br>Bu kişiler tağutlar gibidirler, bu kişiler müşrikler gibidirler.<br>Çünkü onlarında ameli yoktur, bunlarında ameli yoktur.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-107a45853120ed8045df410b88a4819f">De ki: &#8220;İşledikleri amel bakımından hiç bir amel sahibi olmayanları, uğradıkları hüsranı görmek istermisin? Sana onların kim olduğunu söyleyeyim mi?&#8221;<br><strong>اَلَّذ۪ينَ ضَلَّ سَعْيُهُمْ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَهُمْ</strong><br><strong>يَحْسَبُونَ اَنَّهُمْ يُحْسِنُونَ صُنْعًا</strong><br>Ellezine: Onlar, o kimselerdir ki,<br>Delle se&#8217;yuhum fil heyat&#8217;ud-dünya ve hum yehsebun<br>&#8220;Onlar, dünya hayatında iyi işler yaptıklarını sanırlarken, yaptıkları boşa gitmiş olan kimselerdir.&#8221;</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-2a5b86bd1d67e2785d823371e4cd5c69">Bu kişiler öyle kimselerdir ki sâyelerine, çabalarına, zahmetlerine, zahmet çekmelerine rağmen elzem işi yapmadıkları için hüsrana uğramışlardır.<br>Bu kişiler iş yapmışlardır, farza uymuşlardır ama evcebe uymamışlardır.<br>Bunlar evceb olan iş dururken gidip başka bir farzı yapmışlardır. <br>Bunlar güzel iş yaptıklarını, ibadet ve itaat ettiklerini, kulluk yaptıklarını, hiç bir zaman için dahi olsa harama yönelmediklerini düşünmelerine rağmen; kendilerini güzel iş yapan kişiler görmelerine rağmen hiçbir şeyi olmayan kişilerdir.<br>Onlar öyle kişilerdir ki güzel iş yaptıklarını zannediyorlar ama güzel iş yapmıyorlar.<br>Bu kişiler ibadet ettiklerini zannediyorlar (Zahiren ibadet ediyorlar da) ama aslında ibadet etmiyorlar.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Elzemi Terk Ederek Lazımların Peşinde koşanların Akıbeti </h2>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-8f0abf927b70d897a39e87786c8c455f">Allahu Tebareke ve Teala elzemi terk ederek lazımların peşinde koşanlar hakkında Kur&#8217;an&#8217;da Kehf Suresinin 105. ayetinde buyuruluyorki:<br><strong>حَبِطَتْ أَعْمَالُهُمْ<br>Hebitet ea&#8217;maluhum<br>Onların amel diye bir şeyleri yoktur.</strong><br>Yapmış oldukları o güzel işlerin tamamı elzemi ve evcebi terk ettikleri için yok olup gitmiştir.<br>Elzemi terk ettikleri için o güzel işlerinin tamamı çürümüştür.<br>حَبِطَتْ Hebitet: Heba olmuştur.<br><strong>Peki Allahu Tebareke ve Teala bu kişiler ile ne yapacak?</strong><br>Kehf Suresinin 105. Ayetinde buyuruluyor ki:<br><strong>فَلَا نُق۪يمُ لَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ وَزْنًا<br>Biz Kıyamet gününde Onların amellerini tartmak için terazi dahi kurmayacağız.</strong><br>Neden?<br>Çünkü hesap, kitap, mizan mümin için var. O müminler ki yaşamlarında sürçmüş ve tökezlemişlerdir onlar için terazi (mizan) kurulacak. Onların amelleri tartılacak.<br>Elzemi yapanların amelleri tartılacak.<br>Elzemi yapmayan hiçbir kimsenin, münafıkların, müşriklerin, kafirlerin amellerinin hiçbiri tartılmayacak.<br>Onlar için hesap kitapta yoktur.<br>Bunu ben demiyorum, Allah&#8217;ın bizzat kendisi Kuran-î Kerimde buyuruyor.<br>Buyuruyor ki:<br><strong>Biz o gün onlar için terazi dahi kurmayacağız.</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-63add00553607e43b6d2139e4e70d072"><strong>Mizan (terazi) kimin için kurulur?</strong><br>Bunu iyi bilin, hepimiz iyi bilelim ki Allahu Tebareke ve Teala abes işler meydana getirmez/irade etmez. Bir düşünelim terazi ne işe yarar? <br>Terazi: Tartım yapmaya yarar. Bir şeyin ağırlığını ölçmek için kullanılır ve Allahu Tebareke ve Teala buyuruyor ki: <strong>Hebitet Ea&#8217;maluhu</strong> (Onların &#8220;elzemi terk edenlerin&#8221; amelleri heba olmuştur &#8220;çürümüştür&#8221;, yok olmuştur.) <br>Bu kişilerin ki tartılacak bir amelleri yok iken olmayan şey nasıl tartılacak? Nasıl tartılacak?</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-360b6a8d18ffb5e9cf80d258c1da5768">Elzem iş:<br>İmam Mehdi (a.s)&#8217;ın şiası olabilmemiz için gerekli olan ve İmamımızı razı edecek işin ta kendisidir.<br>İmamı razı edebilmemizin yegane yolu elzem olan vazifemizi yapmaktır.<br>Elzem olan işi yapmamamızın yegane sebebi ise:<br> Yapmış olduğumuz bütün ilişkilerin, İbadetten-Îtaate, İktisattan-Siyasete, Savaştan-Barışa, Dostluk ilişkimizden-Akrabalık ilişkimize kadar olan her iş ve ilişkimizin İmamı Zaman (a.s) ile olan ilişkisini bilmediğimizdendir. Bu sebepten dolayıdır ki bizler Şiî/Alevî/Caferî toplumu olarak elzem vazifeyi yapmadık/yapmamışız.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-c5dab4151aeea0a2ca2052850626fe82"><strong>Bu durumda bizlerin amellerinin akıbeti ne oluyor?<br></strong>Bizim amellerimizin tamamı, yaptığımız o iyi işlerin tamamı yok oluyor, heba oluyor.<br>Çünkü bizler elzemi terk ederek lazımların peşinde koşarak hiç amel yapmayan ve Allah&#8217;ın emirlerine hiç amel etmeyen müşrikler ile aynı seviyeye düşüyoruz.<br>Çünkü bizler İmamı Zaman&#8217;ın rızasını kazanmamız için şart olan ameli, elzem vazifeyi yapmayarak yaptığımız diğer bütün lazımları, müstehabbatı ve vacibatı yok ettik.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-9d666175c57e5f34f1bf43cbaed87973">Elzem olan vazife nasıl bir vazifedir ki, bu işin yapılmaması, diğer bütün işleri heba ediyor?<br>Elzem olan vazife nasıl bir vazifedir ki, İmam Mehdi (a.s)ın rızası bu vazifenin içindedir?<br>Bu vazife nasıl bir vazifedir ki bu işi yapmayacak olursak bizim 12. İmamımız Muhammed Mehdi (a.f)&#8217;a olan sevgimiz ve muhabbetimiz makbul olmuyor ve Ehlibeyt&#8217;in dergahından geri çevriliyor?<br><strong>Elzem ve Evceb iş nedir?</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-a4c85eb648de4efe6e8c0b50eba2ed31">Elzem ve evceb olan işin yapılmaması, bütün işleri heba ediyor.<br>Aynı İblis gibi bir ömür secde ediyorsun ama hepsi heba oluyor.<br>Eğer, basiretli bir şekilde dikkat edecek olursak biz şunu görebiliriz:<br>Evcebi ve elzemi terk eden kişi de İblis&#8217;in misali tahakkuk ediyor.<br>Meğer İblis mümin değil miydi? <br>Meğer İblis namaz mı kılmıyordu? <br>İblisin sadece bir secdesi 1000 yıl sürmüştü. <br>Peki İblis niye kovularak, lanetlendi?<br>Çünkü İblise elzem vazife emredildiği zaman o elzemi yapmadı.<br>İblis lazım olan işlerin tamamını yapıyordu, sadece bir işi yapmadı, o da elzem olan iş idi.<br>Eğer bizler de elzemi yapmayacak olursak, bizim ile İblis arasında hiçbir fark kalmayacaktır.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-3fb408b991f9f209e3d613a98f29b103">İmam (a.s) buyuruyor ki:<br>&#8220;Elzem olan iş, insanı masum İmam&#8217;ın mutlak velayetine götürecek işten başka bir iş değildir.&#8221;<br>Kişi, kendisine İmam’ın mutlak velayetine götürecek işi yapmayacak olursa, o kişi &#8220;Ke enne hu: Hiç bir amel yapmamıştır.&#8221;</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-ad6a92a26649e9acd98904976b92d641">Bizleri İmam Zaman’ın (a.s) mutlak velayetine götürecek olan iş nedir?<br>Nudbe Duası okuyup, sonra normal hayatımıza devam mı etmek midir?<br>Cevşen-i Kebiri mi okumaktır? <br>Her gün başımıza Kuran mı koymaktır? <br>Yoksa her gün 1000 defa kuru kurusuna salavat mı getirmek midir?</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-71d8b2000628081698f626404a1c1765">Bakınız bizim günah ile işimiz dahi yok. Biz tefekkür dahi edemiyoruz ki bir kişi kalksın İmam’ın mukaddes vücuduna tehditte bulunmaya kalkışsın. <br>Tefekkür dahi edemiyoruz ki bir kişi kalksında İmam-ı Zaman’ın (a.s) hakk ve hukukuna saldırıda bulunsun. Biz bunu tefekkür dahi etmek istemiyoruz çünkü bu kişi aslen mürteddir.<br>Siz bir adam düşünün ki, bu kişi hiçbir Zamanının İmamın&#8217;a karşı haddi aşmıyor ve de tehditte bulunmuyor ve bizim meselemiz tamda bu meseledir. Böyle bir kişinin İmam&#8217;ın velayetine ulaşması için ne yapması lazım?<br>İmam&#8217;ın velayetinin bu kişide tecelli etmesi için ne yapması gerekir?</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-a2cbb873d124841e69c4993aeb2b2433">Eğer zuhur gerçekleşmeyecek olursa Kur&#8217;an-î Kerim gerçek manada tecelli etmeyecektir, nitekim şuanda da tecelli etmektedir!<br>Bugün bizim aramızda olan Kuran Allahu Tebareke ve Teala&#8217;nın, Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.a)&#8217;e indirdiği Kuranın tam olarak kendisidir ama hükümet ve hakimiyet bakımından, anlama bakımından, ve bereket bakımından Allahu Tebareke ve Teala&#8217;nın Kurani Kerim&#8217;in içine koyduğu bereket bu değildir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-ba3bc1f8cd7b715c563908c984a24a97"><br>Aramızda bulunan ve bizimde kıldığımız namaz, namazdır ve Allah farz etmiştir. Allah namazı bu şekilde farz emretmiştir ama bu namaz hakim olunca nuru alemleri sarsan namaz değildir. Halbuki namazın nurunun alemleri sarması gerekir.<br>Bugün  bizlerde namazın özü yoktur, bizlerde olan şey namazın bir kokusu, bir esintisidir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-e32286680957c9453bf9ec3265accf7f"><br>Bizim dualarımızda böyledir. Meğer bir mümin dua ettiğinde ve uhud dağını ikiye yarmak isteyecek olursa gerçekleşmemesi mümkün müdür?<br>Mümkün değildir ama biz dua edince olmuyor.<br>Neden olmuyor?<br>Çünkü bizlerde duanın özü yoktur.<br>Neden yoktur?<br>Çünkü İmamın özü aleme tecelli etmemiştir ve kendisi (a.f) gaybettedir.<br>Peki bu ilişki, nasıl bir ilişkidir ki İmam olmayınca hiçbir şey gerçek manada tamam olmuyor?</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-e46488439bc3ed6083ad3db4d7929ea1">Kuran-i Kerimin özü, İmam-ı Zaman’ın öz vücududur. <br>Duanın özü, İmam-ı Zaman’ın öz vücududur. <br>İbadetin özü, İmam-ı Zaman’ın öz vücududur. <br>İmamın öz vücudu ile ibadetin hiç bir farkı yoktur ve İmam&#8217;ın özü aynı zamanda Kur&#8217;an&#8217;dır. <br>İmam-ı Zaman’ın özü aynı zamanda Adalettir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-b0d6a46b5309d10880be1310607f89c0">Bizler sürekli diyoruz ki İmam zuhur edince, yeryüzünü adalet ile dolduracak. Bunu sürekli tekrar ediyoruz ama bu ne anlama geliyor.<br>Öncelikle şu hakikati bilmemiz lazım: İmam Mehdi (a.s-a.f) zuhur ettiği zaman elinde yeni bir iktisadi kanun kitabı getirmiyecek ki geldiği zaman şöyle feryat etsin:<br><strong>&#8220;Ben bu Sosyalist, Faşist, Komünist, Emperyalist ve diğer bütün dünyevi/tağuti görüş ve akımların kanunlarını kaldırdım ve bundan sonra elimdeki bu kanunlar uygulanacak ve artık hiç kimse hiç kimseye zulüm etmeyecek/edemez.&#8221;</strong><br>Böyle bir çağrı, ilan ve kıyam söz konusu dahi değildir, böyle bir şey yoktur.<br>İmam Mehdi (a.s) zuhur edip, yeryüzüne ayak bastığı ânda Hak, Hakikat, Adalet ve Kuran gerçek manası ile zahir ve hakim olacak.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-68db970d5854a87b40f4f7dd6c9a5070">Peki bizim İmamın velayetine ulaşabilmemiz için ne yapmamız gerekir ki yapmadığımız takdirde biz Kur&#8217;an&#8217;ı bu dünyadan kaldırıp atanlardanız.<br>Allahu Tebareke ve Teala Kuranı yeryüzüne göndermesinin sebebi sadece gölgesinin mi hakim olması idi?<br>HAYIR.<br>Allahu Teala Kuranı göndermedi ki Kur&#8217;an&#8217;ın hakimiyyeti bu günki kadar az olsun.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-69bc03bdbd3c575f17c276bd4841ca0c">Ya da Allahu Tebareke ve Teala namazı emretmesinin sebebi, namazın hiç bir nimet ve bereketinden mutenneim olamadan emme basma tulumba gibi eğilip eğilip kalkmamız mıydı, namazın emredilmesinin sebebi bu muydu?<br>Hayır!<br>Peki sebebi ne idi?<br>Allah&#8217;ın Namazı emretmesinin sebebi: Bir mümin Tekbiretu’l İhram deyince Miraca çıksın ve Esselamu aleykum ve rahmetullahi ve berakatuhu deyinceye kadar da bu mirac olayı onun için devam etsin. Namaz emri emrolundu ki Melekler onun önünde secde etsin.<br>Bizde ise hiçbir şey yok. En iyi olanımızda dahi belki de bir gölgesi var. Şu anda bizlerin arasında en iyi namaz kılan kişi, vahiy olunan namazın sadece bir kokusuna sahiptir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-5929dc50f6c8a1b782ed5f2a05d7d8c3">Düşünün ki bir arif, bir müçtehid en iyi namazı kılıyor, kılmış olduğu namaz ki emir olunmuş namazdır ama o ağaların dahi kılmış olduğu namazlar, Allah&#8217;ın emrettiği, Peygamberin kıldığı, Ehlibeyt&#8217;inin tebliğ ettiği namazın yalnızca bir kokusuna sahiptir ve başka da hiçbir şeyine sahip değildir.<br>Eğer bir kişi İmam-ı Zaman’ı razı edecek ve zuhurun tahakkuku için yapılması şart olan elzemi yapmayacak olursa o kişi Kur&#8217;an&#8217;a ve Kur&#8217;an&#8217;ın hakimiyetine düşmandır.<br>Neden?<br>Çünkü hakim olmasını istemeyen kişi, düşmandır.<br>Çünkü şia toplumu hep beraber elzem ve evceb olan vazifeyi yapacak olursa zuhur gerçekleşecek ve zuhurun gerçekleşmesi ise İmam&#8217;ın hakim olması demektir (Yani Dinin, Kur&#8217;an&#8217;ın, Adaletin, Hak ve Hukukun hakimiyeti).<br>Kim hangi sebepten dolayı olursa olsun elzem vazifeyi terk ederse, terk eden o kişi İmam&#8217;ın düşmanıdır. Yani Allah&#8217;ın Dininin düşmanıdır bu da demektir ki elzemi terk eden kişi, Allah&#8217;ın düşmanıdır.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-99474a573c2d47c9a0c0f7f25777fcc1">Bir kişi, İmam Mehdi (a.s)&#8217;ı sevdiğini söylemesine rağmen, elzem olan (o) vazifeyi yapmıyorsa, elzemi yapmayarak aşık olduğunu iddia eden bu kişinin yapmamasının anlamı şudur:<br><br>Biz, İmam-ı Zaman’ı çok seviyoruz ama bize emredilen elzem olan vazifemizi de yapmıyoruz çünkü biz İmam-ı Zaman’ın zuhur etmesini istemiyoruz.<br><strong>Niye zuhuru istemiyoruz?</strong><br>Çünkü İmam-ı Zaman zuhur edecek olursa;<br>Kuranın nuru gelecek, Duanın nuru gelecek, İslamın nuru gelecek, Kâ&#8217;be&#8217;nin nuru inkişaf edecek ve biz bunların hiçbirini istemiyoruz çünkü biz bunların tamamına düşmanız <strong>(bu kişi ameli ile bunları ortaya koyuyordur.)</strong><br>Elzem olan vazifeyi yamayan kişinin vazifesini yapmamasının anlamı budur ve başka da hiçbir anlamı yoktur.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-b93ffaa72b062e79fef4ee961d1aeb25">Her kim, hangi sebepten dolayı olacak olursa olsun, elzem olan vazifeyi yapmayacak olursa bu kişi Kur&#8217;an&#8217;ın dünyaya hakim olmasına karşı gelen kişidir. Bu kişi Kur&#8217;an&#8217;ın hakimiyetine muhalefet eden kişidir. Bu kişi Kur&#8217;an&#8217;ın nurunu, azametini ve makamını inkar eden kişidir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Elzem ve Evceb Vazife&#8217;nin İçeriği</h2>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-d4529f8ad3ecd22326f7dd49fa0cb47f">Elzem olan o iş nedir?<br>Gaybet döneminde yapmamız gereken, elzem ve evceb olan tek bir iş vardır ve o da:<br><strong>Zuhur toplumunu hazırlamaktır.</strong><br>Herkesin üzerine herşeyden önce farz olan tek bir iş budur.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-8fd190c2842fac74bcac5d7e985f89c9">Her kim ne koşulda olursa olsun, hangi şart altında, kaç yaşında, hangi hastalık ve illetlere müptela olursa olsun; ne kadar yokluk ve yoksulluk çekerlerse çeksinler veya zenginlik yada hangi ilmi seviyede olacak olurlarsa olsunlar rüşd çağına yeni girmiş çocuklardan tutun canı boğazına gelmiş ve dili tutulmuş olan kişilere kadar herkesin yapması gereken tek bir evceb ve elzem vazife vardır, o da:<br>Hz. İmam Mehdi (a.s)&#8217;ın zuhur toplumunu hazırlamaktır.<br>İnsanların, Şiaların, Alevilerin, Caferilerin hepsini, teki tekine İmam Mehdi (a.s)&#8217;ın zuhuruna hazır hale getirmektir.<br>Bizim tek evceb işimiz budur, bizim zuhur toplumunu hazırlamaktan başka hiçbir evcebimiz yoktur.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-de6bc5cd6d1fe56c3e44fac4c71269d9">Caferi/Alevi/Şii toplumu İmam Mehdi (a.s)&#8217;ın zuhuruna amade olmadığı müddetçe İmam Mehdi (a.s) zuhur buyurmayacaklar, ki nitekim bu güne kadar da biz toplum olarak amade (hazır) olmadığımız için zuhur buyurmadılar.<br>Yani İmam bugüne kadar zuhur etmedi ise ve bugünden sonra (bir müddet için dahi olsa) zuhur etmeyecek olsalar bunun tek sebebi toplumun İmam&#8217;ın zuhurunu istememeleridir.<br>İstisnalar hariç (ki o istisna dediğimiz kısım çok az ve çok nadir bir gruptan ibarettirler o azınlık kimselerin dışındakilerin tamamı) İmam’ın gelmesi için şart olan vazifeyi (Evcebi=Zuhur toplumunu hazırlama işini) yapmıyorlar.<br>Çünkü o ender kişilerin dışındaki kimselerin tamamı münkirdir!</p>



<h2 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-3103ad8e60da26bb699d5ccadb7db4c2">Elzem Vazife&#8217;nin Önceliği</h2>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-847ce971d460c4e331f5633c18443d08">Elzem olan o işin önceliği nasıl bir önceliktir?<br>İmam Humeyni (s.a) elzem işin önceliği ve önemini tanımlarken şöyle buyurmuşlardır:<br>&#8220;Dinin özü tehlikede ise namaz teferruattır.&#8221;<br>Yani Elzem olan iş (zuhur toplumunu hazırlama) vazifesi var iken, biz gidip o mesele bu mesele ile dergir olamayız. Bizim tek bir meselemiz var o da zuhur toplumunu hazırlamaktır. Bizim her şeyden önce yapmamız gereken iş zuhur neslini vücuda getirmektir.</p>



<pre class="wp-block-verse has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-35de803197fe1fe317ba0aa26482fafb">Allahu Tebareke ve Teala zuhur neslini vücuda getirme vazifesini bizim uhdemize bırakmıştır.
Bu vazifeyi ne Peygamberi'nin ne de Hak Halifeleri'nin (İmamlar'ın) uhdesine bırakmadığı gibi Allahu Tebareke ve Teala bunu kendi uhdesinede almamıştır.
Bu vazifeyi yalnızca bizim (Şiaların/Caferilerin/Alevilerin) uhdemize koymuştur. Bu vazife bize aittir ve de bizim yapmamız gereken en öncelikli farzımızdır.
Eğer biz İmamımız Sahibez-Zaman (a.f)'un zuhurunu meydana getirecek olan işleri yapmayacak olursak bu halimiz o Hazret’in zuhuruna muhalefetten başka bir şey değildir.</pre>



<h2 class="wp-block-heading">Zuhur&#8217;a Muhalif Olmak</h2>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-3a398007d6c4d4bd71cdbefcc3f7e948">Zuhura muhalif olmak ne demektir?<br>Zuhura muhalif olmak demek: Kur&#8217;an&#8217;a muhalif olmak yani İslam&#8217;a muhalif olmak, yani İlahî Hakimiyyete muhalif olmak demektir. <br>Kim zuhura muhalif ise Allah&#8217;ın emirlerinin hakimiyettine muhalefet içindedir.<br>Müminlerin en elzem vazifesi zuhur toplumunu hazırlamaktır ve bizim başka bir vazifemiz yoktur.<br>Bizim vurdumduymaz bir şekilde giderek, birilerinin tecvid derslerini takip etmeye hakkımız veya lüksümüz yoktur.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-56e9b3cfa3d4f4d343446bba4be10d07">Bizler zuhur neslini hazırlamak ile mükellefiz ve bizim bu mükellefiyetimiz ne bedel ödenmesi gerekirse gereksin o bedeli ödeyerek yerine getirilmesi şart olan bir mükellefiyettir.<br>Müslümanlık, Müminlik, Alevilik, Şiilik öyle o kadar da basit değildir.<br>Eğer bizler Hz. İmam Ali (a.s)&#8217;ı ve evlatlarını sevdiğimizi ve onun yolunun yolumuz olduğunu söylüyorsak o zaman elzemi yapmaktan başka hiç bir en öncelikli farzımız yoktur.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-c94768e7c1f2c3b633125a798ea29c4a">Eğer namaz kılmak, Müslümanlıkta baki kalmak için yeterli olsaydı İblis baki kalırdı ve lanetlenerek kovulmazdı çünkü İblis de namaz kılıyordu hem de öyle bir namaz ki yalnızca 2 rekat namazı 3000 yıl sürmüştü ama namaz mahlukatın hak yolda baki kalması için yeterli değil/değildir. İblis namaz kılmasına rağmen bu yoldan saptı ve lanetlenerek kovuldu.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-f3472c97a1b576d9043f34b7bd74252a">Gaybet döneminde yaşayan onlarca hatta yüzlerce alim mevcuttu halen de mevcutlar. Bu kişilerin hepsi alimdi. Bunların içinde geceleri 300 rekat, 400 rekat namaz kılanlar vardı. Bu kişiler bir ömür boyunca gece namazı kılmışlardı/kılıyorlar ama buna rağmen maalesef ki mevzu bahis Velayeti Ali b. Ebu Talib olduğu zaman tağutlarının ve m-+9-üşriklerin yanında yer aldılar.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-7e363262086b7b07aa1293f0b33d4000">Peki bizim ne yapmamız gerekir?<br>Namazı, orucu ve diğer bütün farzları terk ederek muntezirlik iddiasında mı bulunacağız?<br> Eğer İmam&#8217;ın zuhur ideolojisi namaza hakim olmayacak olursa, kılınan o namaz namaz değildir. <br>Eğer İmam Mehdi (a.s)&#8217;ın zuhur ideolojisi oruçlarımıza hakim olmayacak olursa bizim tuttuğumuz oruçlar kendimizi aç ve susuz bırakmaktan öteye gitmez/gidemez. <br>Bizim bütün farzları yerine getirmemiz gerekir ama o farzların her birine zuhur ideolojisinin hakim olması, hepimiz için evcebtir. <br> Bu dünyadaki hangi iş Kur&#8217;an&#8217;ın dünyaya hakim olmasından daha önemli olabilir ki biz Şiiler gidip o işi yapalım?<br>İmam Mehdi (a.s)&#8217;ın zuhuru demek yani Kur&#8217;an&#8217;ın yeryüzüne hakimiyyeti demektir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-bdaf0ff00de2be0c61d546d68c3310a1">Her kimin, her neyi var ise bu yolda seferber etmesi gerekir. Şii/Alevi olduğunu söyleyen herkesin canını, malını, ilmini&#8230; yani her şeyini Hz. İmam-ı Zaman (a.s)’ın zuhuru için feda etmesi, evceb vazifesidir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-ef18a7c09f55494ba83166efc1b96111">Şunu da unutmayın ki:</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-83468334ea369e5a3a2edc4c77a75597">Bu mekteb (Ehlibeyt Mektebi) öyle bir mekteptir ki bu mektebe sadaka haramdır! <br>Bunu hiç kimse hiçbir zaman unutmasın Muhammed ve Âl-i Muhammed&#8217;e (s.a.a) sadaka haramdır! İmam Mehdi’ye ar&#8217;tık (çöp) vakit harcanmaz! <br>İşe yaramayan, gereksiz, boş vakitler İmam Mehdi (a.s)&#8217;a adanmaz. <br>İşe yaramayan vakitleri, Hz. İmam Mehdi (a.s)&#8217;a harcanmaya çalışılmaz.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-eb214b1582759a3bc9f7335f6b66cee1"> En değerli ve en bereketli vaktinizi İmamı Zamana feda edip, en değersiz vaktinizi kendine ayıracaksınız ki İmam Mehdi (a.s)&#8217;a feda ettiğin o değerli vakitte yaptığınız işin bereketi ve nuraniyyeti ile değersiz gördüğünüz o vakitleriniz bereketlensin.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-f8edd6c2f82bb3dd5d818b625a43f4b7"> Eğer sizler değerli olan vaktinizi bu şekilde İmam-ı Zaman (a.f)&#8217;a feda edecek olursanız, işte o zaman alemdeki bütün beşeriyyet toplanıp senin o değersiz saydığın vaktin bereketini hesaplamaya çalışacak olsa dahi yine de o vaktin bereketini hesap edemezler.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-fac740e193a17a18fde791a020989e22"> Ama en değerli vaktinizi İmam Mehdi (a.f)&#8217;dan esirgeyecek olursanız o zaman ömrünüzün tamamı (bütün amelleriniz, bütün ibadet ve itaatleriniz) Hebitet ea&#8217;maluhumdur. Boştur bomboştur. Hiç bir faydası yoktur. Ne dünyevi ne de uhrevi hiç bir kazanç elde edemezsiniz.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-f6062a70152b4388b31bc3eb1ca37b00"> Elinde var olan bir takım şeyleri İmam Mehdi (a.s-a.f)&#8217;dan esirgeyen kişilerin bir şekilde emanetdar olması, hazinedar olması ve yahut hamal olması mümkündür ama malik olmaları ise asla mümkün değildir. <br>Müstefi (istifade eden) olmaları asla ama asla mümkün değildir. <br>Müteberrik (bereketi ile bereketlenen) olması asla ve katta mümkün değildir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-b8bd54966d032dba528009d62d6cd618">Bu seepten dolayıdır ki elzemi ve evcebi yapmadan lazımları ve vacibleri yapmak boştur.<br>Boştur çünkü elzem ve evceb olan işin gölgesinde yapılmayan hiçbir lazım ve vacib amel makbul (kabul olan) amel değildir. O amellerin Allah katında hiç bir değeri ve itibarı yoktur.</p>



<p class="has-black-color has-white-background-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-f1af75df5f472faa0ea2018781241b90">Hellag b. Gessar naklediyor ve diyor ki bir gün İmam Caferi Sadık (a.s)&#8217;a sordum:<br><strong>&#8220;Ya Eba Ebdillah! Ya Yebne Resulallah! Kaim (Hz. İmam Mehdi (a.f)) doğdu mu?&#8221;</strong><br>İmam Caferi Sadık (a.s) şöyle cevap buyurdular: <br><strong>&#8220;Hayır! Doğmadı. Eğer ki ben O&#8217;nun (İmam Mehdi (a.s)&#8217;ın) doğduğu dönemde yaşayacak olsaydım, hayatımın bütün günlerini ona hizmet etmek ile geçirirdim.&#8221;</strong></p>



<p class="has-black-color has-white-background-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-2d1c9f4f4bd6dfb4789a998b0a49ae24">Şimdi buraya dikkat edin!<br><strong>İmam Cafer-i Sadık (a.s) kimdir?</strong><br><strong>1-</strong>Masum İmamdır.<br><strong>2-</strong>İtaati farz olan İmamdır.<br><strong>3-</strong>İmam Mehdi (a.f)&#8217;un dedesidir.<br>Ve İmam Cafer-i Sadık (a.s) buyuruyor ki: <br><strong>&#8220;O Hazret ile aynı dönemde yaşayacak olsaydım hayatımı ona hizmet etmek ile geçirirdim.&#8221;</strong></p>



<p class="has-black-color has-white-background-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-7af998b0c10d3cdbabb06cb7a918f14c">Peki İmam Caferi Sadık (a.s)&#8217;ın İmam Mehdi (a.s)&#8217;a yapacağı hizmet ne idi?<br>Bu hizmet nasıl bir hizmettir? <br>İmam&#8217;ın bir ömür ona hizmet ederim beyanındaki maksadı nedir?<br>Hizmetten maksadı, O Hazret’in yemeğinin servisini yapıp karşısında ayakta beklemek miydi?<br>HAYIR!<br>Ya da elini ayağını yıkar ve önünde el pençe dururum gibi bir şey miydi?<br>HAYIR!<br>Bu hadiste ki hizmetten maksad bunlar ve bunların emsali olan hizmetlerin hiç biri değildir.</p>



<p class="has-black-color has-white-background-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-f6948267de9da8e0223a50cafbadeb46">İmam Cafer-i Sadık (a.s)&#8217;ın bu hadis ile beyan buyurmakta oldukları şey şudur:<br>Eğer ki Allahu Tebareke ve Teala benim Zuhur döneminde yaşamamı irade edecek olsaydı benim yapmam gereken tek bir iş vardır, o da (zuhurun muhakkak olması için hizmet etmektir).</p>



<p class="has-white-background-color has-background"><strong>ZUHUR DÖNEMİNDEN MAKSAD NEDİR?</strong></p>



<p class="has-black-color has-white-background-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-e0e9e049ec0a20bd38f89e8e4b8852a8">İmam Mehdi (a.s)&#8217;ın doğduğu dönem zuhur dönemidir ve İmam Sadık (a.s)&#8217;ın buyurmuş olduğu bu vazifeyi İmam Mehdi (a.s)&#8217;ın babası İmam Hasan Askeri (a.s), İmam Mehdi (a.s)&#8217;ın doğduğu ilk 5 yıllık süreçte bu vazifeyi yapmışlardır.<br>Peki o hizmet hangi hizmettir?<br>O hizmet, zuhur neslini hazırlama hizmetidir.</p>



<p class="has-black-color has-white-background-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-bf706350495423ba263ad784d02ba7c2">İmam&#8217;ıun buyruğunun manası: <br>Eğer ben O Hazret&#8217;in döneminde yaşayacak olsaydım, ben O&#8217;nun zuhurunu muhakkak kılacak olan nesli, soyu, insanları ve grubu hazırlamak için çalışırdım. Bütün ömrümü bu vazifeyi ifâ edebilmek için harcardım ve bu vazifenin dışında sadece nefes alırdım. Hatta biz desek ki nefes dahi almadan yapardım buyruluyor, bu tabir İmam&#8217;ın sözünün ehemmiyyetini daha iyi açıklayabilir.</p>



<p class="has-black-color has-white-background-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-937e0b171b8bac8cb8138ea3b278524d">Bu ne demektir?<br>İmam Sadık (a.s) ne buyuruyor?<br>İmam Sadık (a.s)&#8217;ın bu buyruğunun manası:<br><strong>&#8220;Eğer ben Kaimimizin döneminde yaşayacak olsam zuhur etmesine neden olacak olan, zuhur neslini hazırlama vazifesini yapmayacak olsam, hangi ibadeti ne kadar yapacak olsaydım dahi, müşrik olurdum.&#8221;</strong></p>



<p class="has-black-color has-white-background-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-30408bc8d4abcf378bfb3c1ed16cebb4">Eğer ki sizin nafile namazlarınız zuhur neslini hazırlama vazifenizi yapmanıza engel teşkil edecek olursa ke en lem yekundur (o işi yapmamış gibisiniz.) Yaptığınız boşa gidiyor, boşa gitmesi bir tarafa üstüne üstlük bir de günah işlemiş oluyorsunuz.</p>



<p class="has-black-color has-white-background-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-3962e808368a2fe1dfe396c79a31277e"><strong>İmam buyuruyor ki:</strong> &#8220;Ben O, Hazretin döneminde yaşayacak olsam benim zuhur toplumunu (neslini) hazırlamam gerekir. Çünkü Zuhur toplumu/zuhur nesli hazır olmadan, İmam Mehdi (a.s) zuhur etmeyecektir. O toplum/zuhur toplumu hazır olmadan İmam gelmeyecektir.&#8221;</p>



<p class="has-black-color has-white-background-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-03ede158cc869cd698d830006106a1f3"><strong>İmam Cafer-i Sadık (a.s) buyuruyor ki:</strong><br>&#8220;Eğer ki ben zuhur toplumunu hazırlama, amade etme yolunda bir zerre dahi ihmalkârlıkta bulunacak olsaydım, &#8220;Ben Muhammed Bakır&#8217;ın oğlu Cafer-i Sadık helak olurdum.&#8221;<br>Çünkü güzel iş ancak ve ancak elzem işin gölgesi altında yapılacak olursa güzel olur ve o amel ancak o zaman kıyamet günü mizan (terazi) ile tartılır.<br>Elzem işin altında yada elzem işten sonra yapılmayan hiçbir iş, hiç bir amel güzel değildir, aksine günahtır, eğer o iş/o amel elzemi terk ederek ya da elzemi erteleyerek yapılmış ise amel değildir.</p>



<p class="has-black-color has-white-background-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-670bed6a5bb692cfc44f30f7e37e39f4">Allahu Tebareke ve Teala elzem işi terk edenlerin bu durumunu Kur&#8217;an-î Kerim&#8217;de şöyle beyan buyuruyor: (ve bunu da en başından söyleyelim ki bu ayet haram ile meşgul olanlar için nazil olmamıştır. Siz şöyle düşünün, bir kişi namaz kılıyor ama namazını olması gerektiği gibi elzem boyutunda kılmıyor, bu kişi namaz kılmayan kişi ile aynı değildir) Allahu Tebareke Teala bu kişiler hakkında şöyle buyuruyor:</p>



<p class="has-black-color has-white-background-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-57be72d48856ba9104d6b8cec5489562">اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِاٰيَاتِ رَبِّهِمْ وَلِقَٓائِه۪<br><strong>Ulaike:</strong> Onlar<br><strong>Ellezine:</strong> O Kimselerdir ki<br><strong>Keferu bi ayati rabbihim: </strong>Hem Rabbinin ayetlerini ve nişanelerini kabul etmiyorlar &#8220;İnkâr ediyorlar&#8221;, zahir olmasını istemiyorlar.<br><strong>Ve likaihi:</strong> Ve Hem de Allahı mülakat etme.<br><strong>Kehf Suresi 105. Ayet</strong></p>



<p class="has-black-color has-white-background-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-861a64765b894dd01eddb3842305db02"> Yani Kur&#8217;an hakim olduğunda Allah&#8217;ın ayetleri hakim olacağı için onlar bunu istemiyorlar çünkü onlar Allah&#8217;ın azametini hakim görmeyi istemiyorlar. Onlar, bu hakimiyyeti görmeyi istemedikleri için elzemi yapmıyorlar. Onlar (elzemi yapmayan bu kişiler), Allah&#8217;ın ayetlerinin nazil olmasını ve zahir olmasını istemiyorlar. Onlar Allah&#8217;ın nişanelerinin nazil zahir olmasını istemiyorlar.<br><strong>Ve keferu: </strong>(elzemi yapmayanlar) Kafirdirler, inkarcıdırlar.<br>Yani ne olursa olsun, ne sebepten dolayı olursa olsun elzem işi yapmamak kafirliktir, inkar ile eşdeğerdir.</p>



<p class="has-black-color has-white-background-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-c70d13a81f2f17632ce78958430351f0"> Ne şartlarda olursa olsun, elzemi yapmayan kişi ister zengin olsun isterse de fakir, isterse ilmi çok olsun, isterse de az olsun hiçbir şekilde fark etmemektedir. Hangi sebepten dolayı olursa olsun, (Kur&#8217;an&#8217;ın buyruğuna göre) elzemi yapmayan veya terk eden kişi kafirdir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Zuhur Neslini Hazırlama</h2>



<p class="has-black-color has-white-background-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-5dc8c2c6d1db0fdfb913047d66be59e6">Peki tek elzem vazifemiz zuhur neslini hazırlamak ise bunu nasıl yapacağız? <br>Bakınız dünya da 2 grup insan vardır, bunlar:<br><strong>1- Alimlerdir, Bilinçli Alimler, Bilenler<br>2-Mütallimler, Talebeler</strong><br>Her 2 grubunda vazifesi vardır. Alimlerin ilmi öğretmeleri, talebelerin ise ilmi öğrenmeleri gerekir ve bu her 2 grubada farzdır.<br> Eğer ki bir alimin ilmine talip olan var ise alimin ilmini ortaya koyması farzdır. Ama eğer ki alimin ilmine talip yok ise o alim nasıl diyecek ki &#8220;Gel ben bu konuyu sana zorla öğreteyim.&#8221; <br>Birilerine zorla ilim öğretmek hiç bir alimin üstüne farz değildir.<br>Yani bir kişi ya alimdir ya da mütallim, ya Alimdir ya da talebe&#8230;</p>



<p class="has-black-color has-white-background-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-a60afe364e81f6edc4c30cd57c8075a1"> Alimlerin ise, Allah&#8217;ın nişanelerinin tezahürü için ilmini ortaya koyması gerekir doğrudur ama mütallimin de (talebenin de) alime tabi olarak itaat etmesi gerekir. <br> Hiç bir şart veya koşul; neden veya niçin aramaya hakkı yoktur. Hiçbir talebenin, alimde şart, kulak, burun arama, kıl, tüy&#8230; arama hakkı yoktur. <br>Buradaki itaat mutlak itaattir. Alim hangi ilmi seviyede olacak olursa olsun böyledir.<br> Eğer bir alim zuhur toplumunun hazır olabilmesi için çalışıyor ve çabalıyorsa o zaman bu alimin bütün talebelerinin bu alime itaati farzdır.</p>



<p class="has-black-color has-white-background-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-276a94c46593f854f25231f9a08265a0">Ancak bir takım kişiler vardır ki bunlar alimlik iddiasında bulunmalarına rağmen elzemi ifâ etmek için çaba sarf etmiyorlardır ve bu kişilerde zaten Âl-i Muhammed’in Alimi değildirler ve onlara itaat farz değildir. Zaten elzemi ifa etmeyen kişinin ilmî seviyesi ne olursa olsun Allah katındaki durumunun ne olduğunun ayetini de arz ettik, ki kafirdirler.<br>Eğer talebe itaati farz olan alime (zuhur neslini hazırlamaya çalışan/çabalayan alime) itaat etmezse ne olacak?<br>Allahu Tebareke ve Teala Kur&#8217;an&#8217;i Kerim&#8217;de Âli Muhammed&#8217;in (s.a.a) alimlerine karşı farz olan mutlak itaatte bulunmayarak elzem vazifeyi terk etmiş kişiler hakkında şöyle buyuruyor:</p>



<p class="has-black-color has-white-background-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-02974246bfee058afa271196d3f1e61c"><strong>تَكَادُ تَمَيَّزُ مِنَ الْغَيْظِ<br>O, Cehennem nerede ise hışmından parçalanacak gibi olur.</strong><br><strong>Mülk Suresi 8. Ayet</strong><br>O (Cehennem) o gün hışmından ve gazabından patlayacak gibi olur.<br>(Peki niçin böyle oluyor?)<br>Çünkü:<strong><br> كُلَّمَا أُلْقِيَ فِيهَا فَوْجٌ<br>Ona (O Cehenneme) dalga dalga namaz kılanları getirdikleri zaman.</strong><br><strong>Mülk Suresi 8. Ayet</strong></p>



<p class="has-black-color has-white-background-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-9185db22bc773976d795d3ff96e076b0">Bu ayet kâfirler hakkında değildir. Bu ayet sadece ve sadece  Hz. Emirel Müminin Ali b. Ebu Talib (a.s)&#8217;ın şiaları (taraftarları) hakkındadır. Bu ayet o şialar hakkında nazil oldu ki, onlar İmam Ali (a.s)’ın velayetini dilleri ile kabul etmelerine rağmen İmamları&#8217;nın hakimiyyeti (yani Allahın bütün kanunlarının hakimiyyeti) için yapılması şart olan elzemi yapmamışlardır. <br> Yani dili ile imanını ikrar etmesine rağmen imanlarını amellerine dökmemişlerdir. Kısacası bu adamlar yalan konuşmuş olanlardır.<br> <strong>Bu ayet elzemi yapmayan Şialar/Caferiler/Aleviler hakkındadır çünkü Ali b. Ebu Talib’in (a.s) velayetine iman etmeyen kişilere diğer dünyada sorgu sual olmayacaklar çünkü onların hiç bir amel kabul değildir, ameli olmayanın tartılacak bir şeyi yoktur, tartıya koyulacak bir şey yoksa terazi (mizan) kurulmaz, mizan yok ise sorguda yoktur, onlar direkt olarak hakk ettikleri yerlere götürülecekler.</strong><br> Elbette cehennem onları da (velayetin münkirlerini de) gazabı ve hışmı ile karşılayacak ama cehennemdeki görevliler onlara hiç bir soru sormayacaklar.</p>



<p class="has-black-color has-white-background-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-d271f0b3c5460413dd46c69eb6d89100">Bu ayeti kerimede de buyrulan ise: O cehennem hışmından ve gazabından nerede ise patlayacak ve çatlayacak durumda olacak. Ona her grub insan getirildiği zaman, cehenneme atılmak (dökülmek) için her grub getirildiği zaman o cehennem öyle bir gazaplanacak, öyle bir hışımlanacak ki nerede ise cehennem gazabından parçalanacak.</p>



<p class="has-black-color has-white-background-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-8434e19f6449b36a809278c47f66cb60"><strong>سَأَلَهُمْ خَزَنَتُهَا</strong><br><strong>O Cehennem görevlileri (o şialara) dönüp diyecek ki;<br>Mülk Suresi 8. Ayet</strong></p>



<p class="has-black-color has-white-background-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-b80dcaeccf74d2cc4112ed51a0c3c57a"> Siz o kişilerdiniz ki namaz kılıyordunuz, oruç tutuyordunuz, &#8220;Ali Ali Mevla!&#8221;, &#8220;Ya Haydar-ı Kerrar!&#8221; diyordunuz. Siz o kişilerdiniz ki Muharrem de Hz. Eba Ebdillah El Huseyn (a.s)&#8217;ın mateminde yas tutuyor, ağlayıp göz yaşı dökerek onun musibeti ile hüzünleniyordunuz; Masum İmamların Veladetlerinde bayram edip, kutlamalar düzenleyerek matemlerinde ise karalara bürünüp eza saklıyordunuz.</p>



<p class="has-black-color has-white-background-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-e105c55642bddfeb3466597e98086817"><strong>أَلَمْ يَأْتِكُمْ نَذِيرٌ<br>Size bir uyarıcı gelmedi mi?<br>Mülk Suresi 8. Ayet</strong></p>



<p class="has-black-color has-white-background-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-ace745e0d4bf1b341f7a2ac2586f9805">Buradaki (Nezir)&#8217;den maksat Nebiyyi Kibriya (s.a.a) diğer Peygamberler veya Masum İmamlar değildir. Buradaki maksad; Muhamed ve Âli Muhammed&#8217;in dinine mensup olan ve Muhammed ve Âli Muhammed&#8217;in ilmini sinelerinde taşıyan alimlerdir. <br>Yani hiç bir Alim (molla) zuhur toplumunu hazırlamanız için size tebliğ de bulunmadı mı? <br>Siz ne için çalışmadınız?<br>Hiçbir alim, hiçbir molla, hiçbir bilen kişi gelip size zuhur toplumunu hazırlamayı emretmedi mi, söylemedi mi? <br>Ne için onlara tabii olup itaat etmediniz?<br><a href="https://www.facebook.com/imammehdiyarenleri">Neden zuhur toplumunu hazırlamak için çalışmadınız.</a></p>



<p class="has-black-color has-white-background-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-6167e3532f177bdd611cc1ad723f11d0">Bakınız zuhur toplumunu hazırlama görevi yalnızca ve yalnızca zuhur döneminde (İmam Mehdi (a.s)&#8217;ın döneminde) yaşayan şialara verilmiş bir vazifedir.<br> Bu vazife, bu görev ne Nebiyyi Kibriya Muhammed Mustafa (s.a.a)&#8217;e, ne diğer Ehl-i Beyt İmamlarına, ne diğer Peygamberlere ve ne de diğer 123.999 Peygamberin ümmetlerinden hiç birine verilmemiş ve de emredilmemiştir.<br>Bu mukaddes vazife, bu mukaddes emir bütün beşeriyyet içinde yalnızca bize (zuhur döneminde yaşayan şialara) verilmiştir. <br>Bu makam, bu azamet sadece bize verilmiştir.<br>Bu vazife sadece bize verildiği için bu vazifeyi terk etmek bu kadar büyük ve bu kadar şiddetli bir azaba sebep oluyor.</p>



<p class="has-black-color has-white-background-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-b70b524c6e7d7fa0905e2882771dccd6">Terk etmenin ve yapılmamasının bu kadar büyük bir azaba sebep olmasının nedeni sadece bize verilmiş olmasıdır. <br> Bunun için ne pahasına olacak olursa olsun, hangi şartlarda olursa olsun zuhur toplumunu hazırlamak için çalışmak bizim elzem vazifemizdir ve yapmamız Evceb&#8217;tir (en öncelikli farzdır.)</p>



<p class="has-black-color has-white-background-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-d15f7859b53afabf1568b4c8c32c00dd"> Allahu Tebareke ve Teala&#8217;nın lütuf ve inayeti ile bize yardımda bulunmasını niyaz ediyorum ki böylece hem sizler ve hem de bizler zuhur toplumunu hazırlamak için ellerinden geleni ardlarına koymayanlardan olabilelim.<br>Asla unutmayın ki! Zuhur yalnızca zuhur toplumu hazır olduğu zaman tahakkuk edecektir!<br>İLAHİ! SAHİBİMİZ, MEVLAMIZ VE İMAMIMIZ HZ. HÜCCET B. HASAN ASKERİ (A.S)&#8217;IN ZUHURUNU ACİL EYLE!<br><strong>اللهم صلى على محمد و آل محمد وعجل فرجهم.</strong></p>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-mehdi-a-s-neden-zuhur-etmiyorlar/">İmam Mehdi (a.s) Neden Zuhur Etmiyorlar?</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://imammehdiyarenleri.org/imam-mehdi-a-s-neden-zuhur-etmiyorlar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Allahumme Kun Li Veliyyikel Ferec Duası</title>
		<link>https://imammehdiyarenleri.org/allahumme-kun-li-veliyyikel-ferec-duasi/</link>
					<comments>https://imammehdiyarenleri.org/allahumme-kun-li-veliyyikel-ferec-duasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[YÖNETİCİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Mar 2026 18:44:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dualar]]></category>
		<category><![CDATA[İmam Mehdi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://imammehdiyarenleri.org/?p=1198</guid>

					<description><![CDATA[<p>Allahumme kun li veliyyikel Ferec duası, Bu dua gaybet döneminde zuhurun çabuklaşması için okunması tavsiye edilmiş olan dualardan biridir.&#160; Allahumme kun li veliyyik duası: بسم الله الرحمن الرحيمBismillahirrahmanirrahimاللّـهُمَّ صَلِّ عَلى&#8230; </p>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/allahumme-kun-li-veliyyikel-ferec-duasi/">Allahumme Kun Li Veliyyikel Ferec Duası</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-2c5364583c194026bcfcabe3ffdbbd34">Allahumme kun li veliyyikel Ferec duası, Bu dua <a href="https://www.facebook.com/imammehdiyarenleri" target="_blank" rel="noreferrer noopener">gaybet döneminde zuhurun</a> çabuklaşması için okunması tavsiye edilmiş olan dualardan biridir.&nbsp;</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="allahumme-kun-li-veliyyik-duasi">Allahumme kun li veliyyik duası:</h2>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-0214fa245640fd0595a96126f456e819"><strong>بسم الله الرحمن الرحيم</strong><br>Bismillahirrahmanirrahim<br><strong>اللّـهُمَّ صَلِّ عَلى مُحَمَّد وَآلِ مُحَمَّد</strong><br>Allahumme salli ela Muhammedin ve ali Muhammed<br><strong>اَللّهُمَّ كُنْ لِوَلِيِّكَ الْحُجَّةِ بْنِ الْحَسَنِ</strong><br>Allahumme kun li-<a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-mehdi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">veliyyik’el-Huccet-ibn’il Hesen</a>.<br><strong>صَلَواتُكَ عَلَيْهِ وَعَلى آبائِهِ</strong><br>Salavatuke eleyhi ve ala abaih.<br><strong>في هذِهِ السّاعَةِ وَفي كُلِّ ساعَةٍ</strong><br>Fi hazih’is-saeti ve fi kulli sae.<br><strong>وَلِيّاً ‏وَحافِظاً وَقائِداً وَناصِراً وَدَليلاً وَعَيْناً</strong><br>Veliyyen ve hafizen ve qaiden ve nasiren Ve delilen ve eyna.<br><strong>حَتّى تُسْكِنَهُ أَرْضَكَ طَوْعاً وَتُمَتِّعَهُ فيها طَويلاً</strong><br>Hetta tuskinahu erzeka tev’a ve Tumettiehu fiha tevilla.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="allahumme-kun-li-veliyyikel-ferec-duasinin-turkce-anlami">Allahumme kun li veliyyikel Ferec duasının Türkçe Anlamı:</h2>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-b185a93a6b105bde549e75373c227c80">Allahumme kun li veliyyikel Ferec duası Türkçe Anlamı:</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-ba18b2f14a8985fce1501011bae64263"><strong>Rahman ve Rahim olan Allah’ın Adıyla</strong><br>Allah’ım! bu saatte ve bütün saatlerde şimdi ve her zaman için <a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-mehdi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Velin, Hüccetin İbnil Hesen’e</a> salat ve rahmetin onun ve babalarının üzerine olsun. Veli, koruyucu, öncü, yardımcı, kılavuz ve gözcü ol; böylece onu itaat edildiği halde yeryüzünde sakin kıl ve uzun bir müddet onu orada faydalandır.</p>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/allahumme-kun-li-veliyyikel-ferec-duasi/">Allahumme Kun Li Veliyyikel Ferec Duası</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://imammehdiyarenleri.org/allahumme-kun-li-veliyyikel-ferec-duasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ferec Duası</title>
		<link>https://imammehdiyarenleri.org/ferec-duasi/</link>
					<comments>https://imammehdiyarenleri.org/ferec-duasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[YÖNETİCİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 13 Mar 2022 18:12:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dualar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://imammehdiyarenleri.org/?p=1186</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ferec Duası&#160;(Arapça:&#160;دعاء الفرج) &#8220;İlahi Azume’l Bela&#8221; (إلهی عَظُمَ البَلاء) ibaretiyle başlamakta ve&#160;Şialar&#160;bu duayı üzüntü ve sıkıntılarının giderilmesi için okumaktadır. &#8220;Mefatihu’l Cinan&#8221; kitabında bu&#160;dua, Kef’emi’nin &#8220;Beledu’l Emin&#8221; kitabından nakledilmiş ve kaynak&#8230; </p>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/ferec-duasi/">Ferec Duası</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Ferec Duası</strong>&nbsp;(Arapça:&nbsp;<strong>دعاء الفرج</strong>) &#8220;İlahi Azume’l Bela&#8221; (إلهی عَظُمَ البَلاء) ibaretiyle başlamakta ve&nbsp;<a href="https://imammehdiyarenleri.org/sia/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Şialar</a>&nbsp;bu duayı üzüntü ve sıkıntılarının giderilmesi için okumaktadır. &#8220;Mefatihu’l Cinan&#8221; kitabında bu&nbsp;<a href="https://imammehdiyarenleri.org/dua-2/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">dua</a>, Kef’emi’nin &#8220;Beledu’l Emin&#8221; kitabından nakledilmiş ve kaynak açısından da&nbsp;Masuma&nbsp;(a.s) dayandırılmamıştır. Nakledilenlere göre, bu dua&nbsp;<a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-mehdi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">İmam Zaman’ın (a.f)</a>, öldürülmek korkusuyla&nbsp;Kazimeyn’e sığınan Muhammed b. Ahmed b. Leys’e rüyasında öğrettiği duadır. </p>



<p>Şialar arasında&nbsp;<a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-mehdi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Hz. Mehdi’nin (a.f)</a> selameti için edilen “<strong>Allahumme kun li veliyyike’l Hüccet ibni’l Hasan</strong>” <a href="https://www.facebook.com/imammehdiyarenleri" target="_blank" rel="noreferrer noopener">(اَللّهُمَّ کُنْ لِوَلِیکَ الْحُجَّةِ بْنِ الْحَسَنِ.</a>..) duası da &#8220;Ferec duası&#8221; olarak bilinmektedir.</p>



<h2 class="has-text-color wp-block-heading" id="ferec-duasinin-kaynagi" style="color:#ff0000">Ferec Duasının Kaynağı</h2>



<p>Ferec duası &#8220;Vesailu’ş Şia&#8221; ve diğer hadis kitaplarında,&nbsp;Seyyid b. Tavus’un&nbsp;<strong>Cemalu’l Usbu’</strong>kitabından,<sup><strong><em><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[1]</mark></em></strong></sup>&nbsp;&#8220;İmam Zaman (a.f) namazının&nbsp;ardından okunan dua&#8221; unvanıyla getirilmiştir. Ancak bu duanın masumlardan nakledildiğine dair bir kaynak yoktur.<sup><em><strong><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[2]</mark></strong></em></sup>&nbsp;İbn-i Meşhedi’nin&nbsp;<strong>el-Mezaru’l Kebir</strong>&nbsp;kitabında da <a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-mehdi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">İmam Zaman’ın (a.f)</a><strong><em> </em></strong>Serdabı’nın&nbsp;ziyaret adabı&nbsp;babında, iki rekat&nbsp;ziyaret namazı&nbsp;kılınması ve ardından da okunması için bu&nbsp;<a href="https://imammehdiyarenleri.org/dua-2/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">dua</a>&nbsp;nakledilmiştir.<sup><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color"><em><strong>[3]</strong></em></mark></sup>&nbsp;Bu dua&nbsp;Kef’emi’nin &#8220;Misbah&#8221; kitabında, &#8220;<a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-mehdi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">İmam Zaman’ın (a.f)</a> zindana düşen ve bu duayı okuduktan sonra zindandan kurtulan birine öğrettiği dua&#8221; olarak zikredilmiştir.<sup><em><strong><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[4]</mark></strong></em></sup>&nbsp;Eminu’l İslam&nbsp;Tabersi&nbsp;“Kenuzu’n-Necah” kitabında bu duayı İmam Zaman’ın (a.f), öldürülmek korkusuyla Mekabir-i Kureyş’e (Kazimeyn) sığınan ve bu duanın bereketiyle kurtulan Muhammed b. Ahmed b. Leys’e rüyasında öğrettiği dua olarak getirmiştir.<sup><strong><em><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[5]</mark></em></strong></sup>&nbsp;Mefatihu’l Cinan da bu duayı&nbsp;<a href="https://imammehdiyarenleri.org/kadir-gecesi-nedir/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Ramazan ayının 23. gecesi</a>&nbsp;amelleri babında &#8220;Hediyyetu’z-Zair&#8221; kitabından nakletmiştir.</p>



<p>Yukarıda zikredilen kaynakların hiç birinde masuma (a.s) dayandırılan bir kaynağı olmayan bu dua, kaynak açısından zayıftır.</p>



<h2 class="has-text-color wp-block-heading" id="ferec-duasinin-ortaya-cikis-sebebi" style="color:#ff0000">Ferec Duasının Ortaya Çıkış Sebebi</h2>



<p>Eminu’l İslam Fazl b. Hasan Tabersi “Kenuzu’n-Necah” kitabında şöyle yazmaktadır: Ferec Duası<a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-mehdi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener"> İmam Zaman’ın (a.f)</a> Bağdat’ta öldürülmek korkusuyla Mekabir-i Kureyş’e (Kazimeyn) sığınan ve bu duanın bereketiyle öldürülmekten kurtulan Ebe’l Hasan Muhammed b. Ahmed b. Leys’e rüyasında öğrettiği duadır.</p>



<h2 class="has-text-color wp-block-heading" id="ferec-duasinin-icerigi" style="color:#ff0000">Ferec Duasının İçeriği</h2>



<p>Ferec Duası üç bölümden oluşmaktadır:</p>



<p>Duanın birinci bölümünde, halkın&nbsp;gaybet döneminde&nbsp;müptela olduğu büyük imtihanlara işaret edilmektedir.</p>



<p>İkinci bölümde&nbsp;<a href="https://imammehdiyarenleri.org/hz-muhammed/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Resul-ü Kibriya’ya (s.a.a) </a>ve onun pak&nbsp;<a href="https://imammehdiyarenleri.org/ehlibeyt/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Ehlibeytine&nbsp;(a.s)</a> salat ve selam gönderdikten sonra müminlerin, onların sahip olduğu yüksek ve yüce makamları hasebiyle, emirlerine itaat etme gerekliliğini işlemektedir.</p>



<p>Duanın son bölümünde ise,&nbsp;Allah-u Teala’dan masumların (a.s) üzerimizde olan haklarının hürmetine bizlere kafi gelerek, yardım etmeleri istenilmektedir.</p>



<h2 class="has-text-color wp-block-heading" id="diger-ferec-dualari" style="color:#ff0000">Diğer Ferec Duaları</h2>



<p>Ferec kavramı, (Arapça) sözlükte “gam ve hüzünden kurtulmak ve ferahlamak” anlamına gelir.<sup><strong><em><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[6]</mark></em></strong></sup>&nbsp;Hadis&nbsp;kitaplarında ferec ve ferahlamanın hâsıl olması için zikredilen dua ve ameller, bu sözlük anlamını taşımaktadır. Allame Meclisi &#8220;Biharu’l Envar&#8221; kitabının 95. cildinin “Bab-ı Ed’iyyetu’l Ferec”te (Ferec Duaları Babı) bu konuyla ilgili 39 dua nakletmiştir.</p>



<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/sia/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Şialar</a>&nbsp;arasında&nbsp;<a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-mehdi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Hz. Mehdi’nin (a.f)</a> selameti için edilen “Allahumme kun li veliyyike’l Hüccet ibni’l Hasan” (اَللّهُمَّ کُنْ لِوَلِیکَ الْحُجَّةِ بْنِ الْحَسَنِ&#8230;) duası da &#8220;Ferec duası&#8221; olarak bilinmektedir.</p>



<h2 class="has-text-color wp-block-heading" id="ferec-duasi" style="color:#ff0000">Ferec Duası</h2>



<figure id="Ferec-Duası" class="wp-block-audio Ferec-Duası"><audio controls src="https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2022/03/ferec-duasi.mp3"></audio></figure>



<p id="ب-س-م-الل-ـه-الر-ح-م-ـ-ن-الر-ح-يم-إ-ل-ه-ی-ع-ظ-م-ال-ب-لاء-و-ب-ر-ح-ال-خ-ف-اء-و-ان-کش-ف-ال-غ-ط-اء-و-ان-ق-ط-ع-الر-ج-اء-و-ض-اق-ت-ال-أ-ر-ض-و-م-ن-ع-ت-الس-م-اء-و-أ-ن-ت-ال-م-س-ت-ع-ان-و-إ-ل-یک-ال-م-ش-ت-کی-و-ع-ل-یک-ال-م-ع-و-ل-ف-ی-الش-د-ة-و-الر-خ-اء-الل-ه-م-ص-ل-ع-ل-ی-م-ح-م-د-و-آل-م-ح-م-د-أ-ول-ی-ال-أ-م-ر-ال-ذ-ین-ف-ر-ض-ت-ع-ل-ین-ا-ط-اع-ت-ه-م-و-ع-ر-ف-ت-ن-ا-ب-ذ-ل-ک-م-ن-ز-ل-ت-ه-م-ف-ف-ر-ج-ع-ن-ا-ب-ح-ق-ه-م-ف-ر-جا-ع-اج-لا-ق-ر-یبا-کل-م-ح-ال-ب-ص-ر-أ-و-ه-و-أ-ق-ر-ب-یا-م-ح-م-د-یا-ع-ل-ی-یا-ع-ل-ی-یا-م-ح-م-د-اکف-یان-ی-ف-إ-ن-کم-ا-کاف-یان-و-ان-ص-ر-ان-ی-ف-إ-ن-کم-ا-ن-اص-ر-ان-یا-م-و-لان-ا-یا-ص-اح-ب-الز-م-ان-ال-غ-و-ث-ال-غ-و-ث-ال-غ-و-ث-أ-د-ر-کن-ی-أ-د-ر-کن-ی-أ-د-ر-کن-ی-الس-اع-ة-الس-اع-ة-الس-اع-ة-ال-ع-ج-ل-ال-ع-ج-ل-ال-ع-ج-ل-یا-أ-ر-ح-م-الر-اح-م-ین-ب-ح-ق-م-ح-م-د-و-آل-ه-الط-اه-ر-ین"><strong>بِسْمِ اللَّـهِ الرَّ‌حْمَـٰنِ الرَّ‌حِيمِ<br>إِلَهِی عَظُمَ الْبَلاءُ وَ بَرِحَ الْخَفَاءُ وَ انْکشَفَ الْغِطَاءُ وَ انْقَطَعَ الرَّجَاءُ وَ ضَاقَتِ الْأَرْضُ وَ مُنِعَتِ السَّمَاءُ وَ أَنْتَ الْمُسْتَعَانُ وَ إِلَیک الْمُشْتَکی وَ عَلَیک الْمُعَوَّلُ فِی الشِّدَّةِ وَ الرَّخَاءِ</strong>&nbsp;<strong>اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَی مُحَمَّدٍ وَ آلِ مُحَمَّدٍ أُولِی الْأَمْرِ الَّذِینَ فَرَضْتَ عَلَینَا طَاعَتَهُمْ وَ عَرَّفْتَنَا بِذَلِک مَنْزِلَتَهُمْ فَفَرِّجْ عَنَّا بِحَقِّهِمْ فَرَجا عَاجِلا قَرِیبا کلَمْحِ الْبَصَرِ أَوْ هُوَ أَقْرَبُ</strong>&nbsp;<strong>یا مُحَمَّدُ یا عَلِی یا عَلِی یا مُحَمَّدُ اکفِیانِی فَإِنَّکمَا کافِیانِ وَ انْصُرَانِی فَإِنَّکمَا نَاصِرَانِ</strong>&nbsp;<strong>یا مَوْلانَا یا صَاحِبَ الزَّمَانِ الْغَوْثَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ أَدْرِکنِی أَدْرِکنِی أَدْرِکنِی السَّاعَةَ السَّاعَةَ السَّاعَةَ الْعَجَلَ الْعَجَلَ الْعَجَلَ یا أَرْحَمَ الرَّاحِمِینَ بِحَقِّ مُحَمَّدٍ وَ آلِهِ الطَّاهِرِینَ</strong></p>



<h2 class="has-text-color wp-block-heading" id="ferec-duasi-nin-turkce-okunusu" style="color:#ff0000">Ferec Duası nın Türkçe Okunuşu</h2>



<p><strong>Bismillahirrahmanirrahim
</strong>İlâhi, azum’el belâu ve berih’al hefâu v’en keşef’el ğitâu ve’n gata’er-recâu ve zâgati’l arzu ve muniet’is-semâu ve ente’l musteanu ve ileyke’l müştekâ ve aleyk’el muavvelu fiş-şiddeti ve’r-rehâ. Allâhumme salli elâ Muhammed’in ve âl-i Muhammed; uli’l emrillezine ferazte aleyna taetehum ve arreftena bi-zalike menziletehum fe-ferric enna bi-haggihim feracen âcilen gâriben kelemh’il basari ev huve egrabu yâ Muhammed’u, Yâ Aliyy, Yâ Aliyyu, Yâ Muhammed, ikfiyâni feinne kuma kâfiyan. Vensurâni feinne kuma nasirân. Yâ mevlana yâ Sahib’ez-Zaman! El-ğavs, el-ğavs, el-ğavs, edrikni, edrikni, edriknî, es-saate, es-saate, es-saate, el-acel, el-acel, el-acel, yâ erham’er-rahimine, bihaggi Muhammedin ve âlihit-tâhirîn.</p>



<h2 class="has-text-color wp-block-heading" id="ferec-duasi-nin-turkce-anlami" style="color:#ff0000">Ferec Duası nın Türkçe Anlamı</h2>



<p><strong>Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla </strong></p>



<p>Allah’ım! Zulüm çoğalmıştır ve gizliler açığa çıkmıştır. Kapalı perde kalkmıştır ve ümitler yok olmuştur; yeryüzü daralmış, gökyüzü senin rahmetinden mahrum kalmıştır. Ey Allah’ım! Sen varsın ve ancak sen yardım edersin, yüce makamına şikâyet ediyoruz. Kolaylık ve zorlukta güvenimiz sensin. Allah’ım!Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.a) ve onun pak evladına rahmet et. O emir sahiplerine ki, onlara itaati bizler için farz etmiştin ve onların yüksek makamlarını bizlere tanıtmıştın. Onların yüzü suyu hürmetine bize ferahlık ver, acil ve yakın; tıpkı göz açıp kapama gibi ya da ondan daha yakın. Ey Muhammed, ey Ali; ey Ali, ey Muhammed! Bana kâfi geliniz ki, bana kâfi gelen sizlersiniz. Bizlere yardım edin; bizim yardımcımız sizsiniz. Ey saygı değer, ey zamanın sahibi ve imamı! Feryat, feryat, feryat; sesimi duy, sesimi duy, sesimi duy; hemen, hemen, hemen; acil, acil, acil; ey merhamet edenlerin en merhametlisi! Hz. Muhammed’in ve onun pak evlatlarının yüzü suyu hürmetine onun gelişini çabuklaştır.</p>



<h2 class="has-text-color wp-block-heading" id="kaynakca" style="color:#ff0000">Kaynakça</h2>



<pre class="wp-block-verse"><strong><em>1-</em>Cemalu’l Usbu s. 280 - 281. 
<em>2-</em>Vesailu’ş Şia, c. 7, s. 435.  
<em>3-</em>el-Mezaru’l Kebir, s. 590. 
<em>4-</em>Misbah-ı Kef’emi, s. 176. 
<em>5-</em>Biharu’l Envar, c. 53, s. 275. 
<em>6-</em>İbn-i Manzur, Lisanu’l Arab, c. 2, s. 343, "el-Ferec" kelimesi.</strong></pre>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/ferec-duasi/">Ferec Duası</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://imammehdiyarenleri.org/ferec-duasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ahd Duası</title>
		<link>https://imammehdiyarenleri.org/ahd-duasi/</link>
					<comments>https://imammehdiyarenleri.org/ahd-duasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[YÖNETİCİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 13 Mar 2022 15:43:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dualar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://imammehdiyarenleri.org/?p=1173</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ahd Duası (Arapça: دعاء العهد); İmam Sadık’tan (a.s) nakledilmiş ve İmam Mehdi (a.f) ile biat yenileme üzerinedir. Bu dua İmam Zaman’ın (a.f) gaybeti döneminde okunması önemle tavsiye edilen dualardan biridir. Ayrıca bu duayı 40 sabah okuyan kimsenin, İmam Mehdi’nin&#8230; </p>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/ahd-duasi/">Ahd Duası</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p> <strong>Ahd Duası</strong> <a href="https://www.facebook.com/imammehdiyarenleri" target="_blank" rel="noreferrer noopener">(Arapça: <strong>دعاء العهد</strong>)</a>; <a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-caferi-sadik/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">İmam Sadık’tan (a.s)</a> nakledilmiş ve<a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-mehdi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener"> İmam Mehdi (a.f)</a> ile biat yenileme üzerinedir. Bu <a href="https://imammehdiyarenleri.org/dua-2/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">dua</a> <a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-mehdi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">İmam Zaman’ın (a.f)</a> gaybeti döneminde okunması önemle tavsiye edilen dualardan biridir. Ayrıca bu duayı 40 sabah okuyan kimsenin, <a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-mehdi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">İmam Mehdi’nin (a.f)</a> yarenlerinden olacağı rivayet edilmiştir.</p>



<figure class="wp-block-image is-resized ahd-duası" id="ahd-duası"><img decoding="async" src="http://www.alulbeyt.com.tr/resimler/icerikler/2077.jpg" alt="Alulbeyt" width="346" height="255" title="ahd-duası"/></figure>



<h2 class="has-text-color wp-block-heading" id="ahd-duasi-nin-senedi" style="color:#ff0000">Ahd Duası nın Senedi</h2>



<p> <a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-caferi-sadik/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">İmam Sadık’tan (a.s) </a>rivayet edilen bu duayı,&nbsp;Seyyid b. Tavus&nbsp;Misbahu’z Zair’de,&nbsp;İbn-i Meşhedi&nbsp;el-Mezaru’l  Kebir’de,<sup><em><strong><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[1]</mark></strong></em></sup>&nbsp;Kef’emi&nbsp;el-Misbah<sup><em><strong><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[2]</mark></strong></em></sup>&nbsp;ve&nbsp;el-Beledu’l Emin’de<sup><strong><em><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[3]</mark></em></strong></sup>&nbsp;ve&nbsp;Allame Meclisi&nbsp;Biharu’l Envar<sup><em><strong><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[4]</mark></strong></em></sup>&nbsp;ve&nbsp;Zadu’l Mead<sup><em><strong><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[5]</mark></strong></em></sup>&nbsp;kitabında nakletmiştir. Bu duanın Seyyid b. Tavus, Kef&#8217;emi ve Allame Meclisi gibi büyük alimler tarafından nakledilmiş olması, onların Ahd Duasına güvendiklerinin göstergesidir. Ayrıca bu duanın içeriği, diğer dualarda onaylanmıştır.</p>



<h2 class="has-text-color wp-block-heading" id="ahd-duasinin-icerigi" style="color:#ff0000">Ahd Duasının İçeriği</h2>



<p> Ahd duası, duayı okuyan kişi ve aynı şekilde yeryüzünün doğusunda ve batısındaki, çölünde ve dağındaki, karasında ve denizindeki bütün mümin erkek ve kadın, anne-baba ve evlat tarafından,<a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-mehdi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener"> İmam Mehdi’ye (a.f)</a> gönderilen özel bir salat ve selamı içermektedir. Okuyucu daha sonra<a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-mehdi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">&nbsp;İmam Mehdi&nbsp;(a.f)</a> ile ahdini, akdini ve biatini yenilemekte ve&nbsp;kıyamete&nbsp;kadar da bu ahdine bağlı kalacağını açıklayarak,&nbsp;Allah-u Teâlâ’ya şöyle niyaz etmektedir: “<em>Allah’ım! Eğer benimle onun arasında kulların için kesin kıldığın ve takdir ettiğin ölüm engel oluşturursa, beni&nbsp;kefenimi&nbsp;kendime gömlek yaparak, kılıcımı kınından çıkararak, mızrağımı elime almış bir şekilde, -hakka- davet edenin şehirde ve diyardakilere yönelen davetine ‘‘lebbeyk’’ diyerek mezarımdan dışarı çıkar.</em>”</p>



<p>Zarif ve narin bir dille<a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-mehdi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener"> İmam Mehdi’yi (a.f)</a> görme isteğiyle devam eden dua, batıla karşı zafere ulaşması, hakkı sabit kılması ve din ve iman ehlinin hayat bulması için<a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-mehdi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener"> İmam Mehdi’nin (a.f)</a> zuhurunun çabuklaşmasını istemekle son bulmaktadır.<sup><strong><em><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[6]</mark></em></strong></sup></p>



<h2 class="has-text-color wp-block-heading" id="ahd-duasinin-okunma-zamani-ve-etkisi" style="color:#ff0000">Ahd Duasının Okunma Zamanı ve Etkisi</h2>



<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-caferi-sadik/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">İmam Sadık&nbsp;(a.s)</a> şöyle buyurmaktadır: “<em>Her kim bu duayı kırk sabah okursa&nbsp;<a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-mehdi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">İmam Mehdi’nin (a.f) </a>yarenlerinden olur. Eğer okuyan kimse o hazretin zuhurundan önce ölürse,&nbsp;Allah-u Teâlâ onu <a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-mehdi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">İmam Mehdi’nin (a.s)</a> safında&nbsp;cihat&nbsp;etmesi için kabrinden çıkarır; bu duanın her bir kelimesi için ona bin güzellik yazar ve ondan bin&nbsp;günah&nbsp;bağışlar.</em>”<sup><strong><em><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[7]</mark></em></strong></sup></p>



<h2 class="has-text-color wp-block-heading" id="ahd-duasi-dinle-ve-indir" style="color:#ff0000">Ahd Duası Dinle ve İndir</h2>



<figure id="Ahd-Duası" class="wp-block-audio Ahd-Duası"><audio controls src="https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2022/03/Ahd-Duasi-1.mp3"></audio></figure>



<h2 class="has-text-color wp-block-heading" id="ahd-duasinin-arapcasi-ve-anlami" style="color:#ff0000">Ahd Duasının Arapçası ve Anlamı</h2>



<figure class="wp-block-table" style="font-size:19px"><table class="has-black-color has-text-color"><tbody><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0);color:#ff0000" class="has-inline-color"><em><strong>Ahd Duasının Arapçası</strong></em></mark></td><td class="has-text-align-center" data-align="center"><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0);color:#ff0000" class="has-inline-color"><em><strong>Ahd Duasının Anlamı</strong></em></mark></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong>بِسْمِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">Rahman ve Rahim Allah’ın Adıyla</td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong>اَللَّهُمَّ رَبَّ النُّورِ الْعَظِیمِ وَ رَبَّ الْکرْسِی الرَّفِیعِ وَ رَبَّ الْبَحْرِ الْمَسْجُورِ وَ مُنْزِلَ التَّوْرَاةِ وَ الْإِنْجِیلِ وَ الزَّبُورِ وَ رَبَّ الظِّلِّ وَ الْحَرُورِ وَ مُنْزِلَ الْقُرْآنِ [الْفُرْقَانِ] الْعَظِیمِ وَ رَبَّ الْمَلائِکةِ الْمُقَرَّبِینَ وَ الْأَنْبِیاءِ [وَ] الْمُرْسَلِینَ اللَّهُمَّ إِنِّی أَسْأَلُک بِوَجْهِک [بِاسْمِک] الْکرِیمِ وَ بِنُورِ وَجْهِک الْمُنِیرِ وَ مُلْکک الْقَدِیمِ یا حَی یا قَیومُ أَسْأَلُک بِاسْمِک الَّذِی أَشْرَقَتْ بِهِ السَّمَاوَاتُ وَ الْأَرَضُونَ وَ بِاسْمِک الَّذِی یصْلَحُ بِهِ الْأَوَّلُونَ وَ الْآخِرُونَ یا حَیا قَبْلَ کلِّ حَی وَ یا حَیا بَعْدَ کلِّ حَی وَ یا حَیا حِینَ لا حَی یا مُحْیی الْمَوْتَی وَ مُمِیتَ الْأَحْیاءِ یا حَی لا إِلَهَ إِلا أَنْتَ</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">Allah&#8217;ım! -Ey- yüce nurun Rabb&#8217;i! Ey yüksek kürsünün Rabb&#8217;i! Ey kaynayan denizin Rabb&#8217;i! -Ey- Tevrat, İncil ve Zebur&#8217;u indiren! -Ey- gölgenin ve sıcak -güneşin- Rabb&#8217;i! -Ey- yüce Kur&#8217;an&#8217;ın Rabb&#8217;i! -Ey- mukarreb meleklerin, peygamber ve elçilerin Rabb&#8217;i! Allah&#8217;ım! Kerim ismin hürmetine, her şeyi nurlandıran yüzünün nuru ve kadim mülkünün hürmetine senden istiyorum. Ey diri, ey kayyum! Göklerin ve yerin kendisiyle ışıklandığı ismin hürmetine, öncekilerle sonrakileri kendisiyle ıslah ettiğin isminin hakkı için senden istiyorum. Ey her diriden önce diri. Ey her diriden sonra diri. Ey hiçbir diri olmadığı zaman diri olan. Ey ölüleri dirilten. Ey dirileri öldüren. Ey kendisinden başka ilâh olmayan diri</td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong>اللَّهُمَّ بَلِّغْ مَوْلانَا الْإِمَامَ الْهَادِی الْمَهْدِی الْقَائِمَ بِأَمْرِک صَلَوَاتُ اللَّهِ عَلَیهِ وَ عَلَی آبَائِهِ الطَّاهِرِینَ عَنْ جَمِیعِ الْمُؤْمِنِینَ وَ الْمُؤْمِنَاتِ فِی مَشَارِقِ الْأَرْضِ وَ مَغَارِبِهَا سَهْلِهَا وَ جَبَلِهَا وَ بَرِّهَا وَ بَحْرِهَا وَ عَنِّی وَ عَنْ وَالِدَی مِنَ الصَّلَوَاتِ زِنَةَ عَرْشِ اللَّهِ وَ مِدَادَ کلِمَاتِهِ وَ مَا أَحْصَاهُ عِلْمُهُ [کتَابُهُ] وَ أَحَاطَ بِهِ کتَابُهُ [عِلْمُهُ] اللَّهُمَّ إِنِّی أُجَدِّدُ لَهُ فِی صَبِیحَةِ یوْمِی هَذَا وَ مَا عِشْتُ مِنْ أَیامِی عَهْدا وَ عَقْدا وَ بَیعَةً لَهُ فِی عُنُقِی لا أَحُولُ عَنْهَا وَ لا أَزُولُ أَبَدا اللَّهُمَّ اجْعَلْنِی مِنْ أَنْصَارِهِ وَ أَعْوَانِهِ وَ الذَّابِّینَ عَنْهُ وَ الْمُسَارِعِینَ إِلَیهِ فِی قَضَاءِ حَوَائِجِهِ [وَ الْمُمْتَثِلِینَ لِأَوَامِرِهِ] وَ الْمُحَامِینَ عَنْهُ وَ السَّابِقِینَ إِلَی إِرَادَتِهِ وَ الْمُسْتَشْهَدِینَ بَینَ یدَیهِ اللَّهُمَّ إِنْ حَالَ بَینِی وَ بَینَهُ الْمَوْتُ الَّذِی جَعَلْتَهُ عَلَی عِبَادِک حَتْما مَقْضِیا،</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">Allah&#8217;ım! Hidayet edici, hidayet üzere olan ve senin emrine kıyam edici imam olan mevlamıza -rahmetin onun ve tertemiz babalarının üzerine olsun- yeryüzünün doğularında ve batılarındaki, çölünde ve dağındaki, karasında ve denizindeki bütün mümin erkek ve kadınlardan, benden ve anam-babamdan Allah&#8217;ın arşının ağırlığınca ve kelimelerinin çekimince, ilminin sayımınca ve -varlık- kitabının kapsamınca rahmet eyle<br><br>Allah&#8217;ım! Ben, bugünün sabahında ve yaşadığım sürece onun üzerimdeki ahdini, akdini ve biatini yeniliyorum. Hiçbir zaman ondan vazgeçmeyeceğim ve onu zail etmeyeceğim<br><br>Allah&#8217;ım! Beni onun ensarından ve yardımcılarından, onu savunanlardan, hacetlerini yerine getirmeye koşanlardan, emirlerine itaat edenlerden, onu destekleyenlerden, isteği doğrultusunda diğerlerinden öne geçenlerden ve huzurunda şehadete erişenlerden eyle</td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong>اللَّهُمَّ إِنْ حَالَ بَینِی وَ بَینَهُ الْمَوْتُ الَّذِی جَعَلْتَهُ عَلَی عِبَادِک حَتْما مَقْضِیا،</strong><br><strong>فَأَخْرِجْنِی مِنْ قَبْرِی مُؤْتَزِرا کفَنِی شَاهِرا سَیفِی مُجَرِّدا قَنَاتِی مُلَبِّیا دَعْوَةَ الدَّاعِی فِی الْحَاضِرِ وَ الْبَادِی اللَّهُمَّ أَرِنِی الطَّلْعَةَ الرَّشِیدَةَ وَ الْغُرَّةَ الْحَمِیدَةَ وَ اکحُلْ نَاظِرِی بِنَظْرَةٍ مِنِّی إِلَیهِ وَ عَجِّلْ فَرَجَهُ وَ سَهِّلْ مَخْرَجَهُ وَ أَوْسِعْ مَنْهَجَهُ وَ اسْلُک بی‌مَحَجَّتَهُ وَ أَنْفِذْ أَمْرَهُ وَ اشْدُدْ أَزْرَهُ وَ اعْمُرِ اللَّهُمَّ بِهِ بِلادَک وَ أَحْی بِهِ عِبَادَک فَإِنَّک قُلْتَ وَ قَوْلُک الْحَقُّ ظَهَرَ الْفَسَادُ فِی الْبَرِّ وَ الْبَحْرِ بِمَا کسَبَتْ أَیدِی النَّاسِ </strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">Allah&#8217;ım! Eğer benimle onun arasında kulların için kesin kıldığın ve takdir ettiğin ölüm engel oluşturursa, beni kefenimi kendime gömlek yaparak, kılıcımı kınından çıkararak, mızrağımı elime almış bir şekilde, -hakka- davet edenin şehirde ve diyardakilere yönelen davetine ‘‘lebbeyk’’ diyerek mezarımdan dışarı çıkar<br><br>Allah&#8217;ım! O değerli yüzü ve beğenilmiş parlaklığı bana göster. Ona bir bakışla gözüme -nur ve ebediyet- sürmesi sür. Zuhurunu çabuklaştır, çıkışını kolaylaştır, yolunu genişlet, beni onun hüccetli yolunda yürüt, emrini geçerli kıl ve sırtını güçlendir<br>Allah&#8217;ım! Onunla beldelerini bayındırlaştır ve onunla kullarını dirilt. Sen buyurdun ki -senin sözün haktır-: &#8220;Karada ve denizde insanların ellerinin kazandığı fesat zuhur etti&#8221;<br></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong>فَأَظْهِرِ اللَّهُمَّ لَنَا وَلِیک وَ ابْنَ بِنْتِ نَبِیک الْمُسَمَّی بِاسْمِ رَسُولِک،<br>حَتَّی لا یظْفَرَ بِشَیءٍ مِنَ الْبَاطِلِ إِلا مَزَّقَهُ وَ یحِقَّ الْحَقَّ وَ<br> یحَقِّقَهُ وَ اجْعَلْهُ اللَّهُمَّ مَفْزَعا لِمَظْلُومِ عِبَادِک وَ نَاصِرا لِمَنْ لا یجِدُ لَهُ نَاصِرا غَیرَک وَ مُجَدِّدا لِمَا عُطِّلَ مِنْ أَحْکامِ کتَابِک وَ مُشَیدا لِمَا وَرَدَ مِنْ أَعْلامِ دِینِک وَ سُنَنِ نَبِیک صَلَّی اللَّهُ عَلَیهِ وَ آلِهِ وَ اجْعَلْهُ اللَّهُمَّ مِمَّنْ حَصَّنْتَهُ مِنْ بَأْسِ الْمُعْتَدِینَ اللَّهُمَّ وَ سُرَّ نَبِیک مُحَمَّدا صَلَّی اللَّهُ عَلَیهِ وَ آلِهِ بِرُؤْیتِهِ وَ مَنْ تَبِعَهُ عَلَی دَعْوَتِهِ وَ ارْحَمِ اسْتِکانَتَنَا بَعْدَهُ اللَّهُمَّ اکشِفْ هَذِهِ الْغُمَّةَ عَنْ هَذِهِ الْأُمَّةِ بِحُضُورِهِ وَ عَجِّلْ لَنَا ظُهُورَهُ إِنَّهُمْ یرَوْنَهُ بَعِیدا وَ نَرَاهُ قَرِیبا بِرَحْمَتِک یا أَرْحَمَ الرَّاحِمِینَ.</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center"><br>Allah&#8217;ım! O halde her batıla karşı zafere ulaşması ve onu yırtması -yok etmesi-, hakkı sabit kılması ve ayakta tutması için senin velin ve senin peygamberinin ismiyle adlananı ve senin peygamberinin kızının oğlunu bize göster. Onu, zulme uğrayan kullarının sığınağı, senden başka kendisine yardımcı bulamayanın yardımcısı, kitabının (Kur&#8217;an&#8217;ın) tatil olanını (uygulanmayan hükümlerini) yenileyici, dininin şiarlarını ve peygamberinin -Allah&#8217;ın rahmeti onun ve Ehl-i Beyti&#8217;nin üzerine olsun- sünnetlerini sağlamlaştırıcı kıl<br><br>Allah&#8217;ım! Onu zalimlerin kötülüklerinden koruduğun kimselerden kıl. Allah&#8217;ım! Peygamberin Muhammed&#8217;i -Allah&#8217;ın rahmeti onun ve Ehl-i Beyti&#8217;nin üzerine olsun- onu ve onun davetini izleyenleri görmekle sevindir ve ondan sonraki bizim zavallı halimize merhamet eyle. Allah&#8217;ım! Onun huzuruyla gamı bu ümmetten gider. O hazretin muhaliflerinin uzak gördüğü, bizim ise yakın gördüğümüz zuhurunu çabuklaştır; merhametinin hakkı için ey merhametlilerin en merhametlisi<br></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong>اَلْعَجَلَ الْعَجَلَ یا مَوْلای یا صَاحِبَ الزَّمَانِ</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center"><br><strong>Daha sonra üç defa eller dize vurularak şöyle söylenir</strong><br>&#8220;el-Acel, el-Acel, ey mevlam, ey Sahibe&#8217;z-Zaman&#8221;<br></td></tr></tbody></table></figure>



<h2 class="has-text-color wp-block-heading" id="ahd-duasi-turkce-yazilisi" style="color:#ff0000">Ahd Duası Türkçe Yazılışı</h2>



<pre class="wp-block-verse"><strong>Allâhumme rabben-nûril azim ve rabbel kursiyyirraf’î, ve rabbel bahril mescûr ve munzilet tevrâti vel incili vez zebûr ve rabbez zilli vel harur ve munzilel kur’anil azim ve rabbel melaiketil mukarrabine vel enbiyâi vel murselîn.</strong></pre>



<pre class="wp-block-verse"><strong>Allâhumme inni es’eluke bi vechikel kerîm ve binûri vechikel munîr ve mulkikel kadîm. Ya hayyu ya kayyûm es-eluke bismikellezî eşragat bihis-semâvâtu vel arezun ve bismikellezî yeslahu bihil evvelûne vel âhirûn yâ hayyen gable kulli hay ve ya hayyen ba’de kulli hay ve yâ hayyen hîne lâ hay.</strong></pre>



<pre class="wp-block-verse"><strong>Yâ muhyiyel mevtâ ve mumîtel ehyâ. Yâ hayyu lâ ilahe illa ent. Allâhumme belliğ mevlanel imamel hâdil Mehdîyel gâime bi emrik; selavâtullâhi aleyhi ve alâ âbâihit-tâhirîn en cemîil mu’minîne vel mu’minât fî meşârigil arzi ve meğaribihâ, sehlihâ ve cebelihâ ve berrihâ ve bahrihâ ve enni ve en vâlideyye mines-salevâti zinete arşillâh ve midâde kelimâtihi ve mâ ehsâhu ilmuhu ve ehâte bihi kitâbuh.</strong></pre>



<pre class="wp-block-verse"><strong>Allâhumme inni uceddidu lehû fi sabîhati yevmî hâzâ ve mâ iştu min eyyâmi ahden ve akden ve bey’aten lehû fî unugî, lâ ehûlu anhâ ve lâ ezûlu ebadâ.</strong></pre>



<pre class="wp-block-verse"><strong>Allâhummec’alnî min ansârihî ve a’vânih vez-zâbbîne enhu vel musâriîne ileyhi fî gazâi havâicihî vel mumtesilîne li evâmirih vel muhâmîne enhu ves-sâbigîne ila iradetih vel musteşhedîne beyne yedeyh</strong></pre>



<pre class="wp-block-verse"><strong>Allâhumme in hâle beyni ve beynehul mevtullezî cealtu âlâ ibâdike hatmen magziyya, fe ehricnî min gabrî mu’teziren kefenî, şâhiren seyfî mucerriden ganâti mulebbiyen da’veted-daî fil hâziri vel bâdi.</strong></pre>



<pre class="wp-block-verse" id="allahumme-erinit-tal-ater-resideh-vel-gurratel-hamideh-vekhul-naziri-binazretin-minni-iley-ve-accil-fereceh-ve-sehhil-mahreceh-ve-evsi-menheceh-vessluk-bi-mehecceteh-ve-enfiz-emreh-usdud-ezreh-va-murillahumme-bihi-biladek-ve-ehyi-bihi-ibadek-feinneke-gulte-ve-gavlukel-hak-zaherel-fesadu-fil-berri-vel-bahri-bima-kesebet-eydinnas-fe-ezhirillahumme-lena-veliyyeke-vebne-binti-nebiyyik-el-musemma-bismi-resulik-hatta-la-yezfere-bisey-in-minel-batili-illa-mezzegah-ve-yuhiggal-hegge-ve-yuhaggigeh-vec-elhullahumme-mefzean-limezlumi-ibadik-ve-nasiren-limen-la-yecidu-lehu-nasiran-gayrek-ve-muceddiden-lima-uttile-min-ahkami-kitabik-ve-museyyiden-lima-verede-min-a-lami-dinik-ve-suneni-nebiyyik-sallallahu-aleyhi-ve-alih-vec-elhullahumme-mimmen-hassantehu-min-be-sil-mu-tedin"><strong>Allâhumme erinit-tal’ater-reşîdeh vel gurratel hamideh, vekhul nâzirî binazretin minni iley ve accil fereceh ve sehhil mahreceh ve evsi menheceh vessluk bî mehecceteh ve enfiz emreh uşdud ezreh va murillâhumme bihî bilâdek ve ehyi bihî ibâdek feinneke gulte ve gavlukel hak zaherel fesâdu fil berri vel bahri bimâ kesebet eydinnâs! Fe ezhirillâhumme lenâ veliyyeke vebne binti nebiyyik el-musemmâ bismi resûlik hatta lâ yezfere bişey’in minel bâtili illâ mezzegah ve yuhiggal hegge ve yuhaggigeh vec’elhullâhumme mefzean limezlûmi ibâdik ve nâsiren limen la yecidu lehu nasıran gayrek ve muceddiden limâ uttile min ahkâmi kitâbik ve muşeyyiden limâ verede min a’lâmi dînik ve suneni nebiyyik sallallahu aleyhi ve âlih vec’elhullâhumme mimmen hassantehû min be’sil mu'tedin.</strong></pre>



<pre class="wp-block-verse" style="font-size:18px"><strong>Allahumme ve surre nebiyyike Muhammeden sallallahu aleyhi ve âlih bi ru’yetihi ve men tebiehu âlâ da’vetih verham istikânetenâ ba’deh! Allâmummekşif hâzihil ğummete en hâzihil ummeh bi huzûrihî ve accil lenâ zuhûreh innehum yerevnehû baîdâ ve nerahu garîbâ. Bi rahmetike yâ erhamer râhimin!</strong></pre>



<pre class="wp-block-verse"><strong>(Buraya gelince üç kere elini dizine vurarak şunu söyle)</strong></pre>



<pre class="wp-block-verse"><strong>El’acele elacele Ya Mevlaye Ya Sahibez-Zeman!</strong></pre>



<h2 class="has-text-color wp-block-heading" id="kaynakca" style="color:#ff0000">Kaynakça</h2>



<pre class="wp-block-verse"><strong><em>1-</em>İbn-i Meşhedi, s. 663 - 666.&nbsp;
<em>2-</em>Kef’e2mi, Misbah, s. 550 - 552.&nbsp;
<em>3-</em>Kef’emi, Beledu’l Emin, s. 83. 
<em>4-</em>Meclisi, Biharu’l Envar, c. 83, s. 284&nbsp;
<em>5-</em>Meclisi, Zadu’l Mead, s. 542. 
<em>6-</em>Dairetu’l Mearif-i Teşeyyü, c. 7, s. 531. 
<em>7-</em>Meclisi, Biharu’l Envar, c. 83, s. 284.</strong></pre>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/ahd-duasi/">Ahd Duası</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://imammehdiyarenleri.org/ahd-duasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Camia Kebire Ziyareti</title>
		<link>https://imammehdiyarenleri.org/camia-kebire-ziyareti/</link>
					<comments>https://imammehdiyarenleri.org/camia-kebire-ziyareti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[YÖNETİCİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Mar 2022 18:31:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dualar]]></category>
		<category><![CDATA[Camia Kebire Ziyareti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://imammehdiyarenleri.org/?p=1159</guid>

					<description><![CDATA[<p>Camia Kebire ziyareti (Arapça:الزيارة الجامعة الكبيرة), Masum İmamlar&#8217;ın (a.s) en önemli ve kapsamlı ziyaret namelerinden biridir. Camia Kebire Ziyareti , Şialardan birinin isteği üzerine İmam Hadi (a.s) tarafından söylenmiştir. Ziyaret namede Şia’nın imamet, imamların makamı ve Şiaların, Ethar İmamlar (a.s) karşısındaki görevleri&#8230; </p>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/camia-kebire-ziyareti/">Camia Kebire Ziyareti</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Camia Kebire ziyareti</strong> (Arapça:<strong>الزيارة الجامعة الكبيرة</strong>), <a href="https://imammehdiyarenleri.org/ehlibeyt/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Masum İmamlar&#8217;ın (a.s)</a> en önemli ve kapsamlı ziyaret namelerinden biridir. Camia Kebire Ziyareti , <a href="https://imammehdiyarenleri.org/sia/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Şialardan</a> birinin isteği üzerine <a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-ali-naki/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">İmam Hadi (a.s)</a> tarafından söylenmiştir. Ziyaret namede <a href="https://imammehdiyarenleri.org/sia/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Şia</a>’nın imamet, imamların makamı ve Şiaların, <a href="https://imammehdiyarenleri.org/ehlibeyt/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Ethar İmamlar (a.s)</a> karşısındaki görevleri hakkındaki inançlar yer almaktadır. <strong>Camia Kebire Ziyareti</strong>, İmamların (a.s) fasih ve hoş ifadelerle tanıtılması yönünde çok önemli bir ziyaretnamedir.</p>



<h2 class="has-text-color wp-block-heading" id="bu-ad-ile-adlandirilmasinin-nedeni" style="color:#ff0000">Bu Ad İle Adlandırılmasının Nedeni</h2>



<p>Has bir imama mahsus olmayan ziyaretnamelere &#8220;camia ziyareti&#8221; denmektedir. Öte yandan, bu ziyaret öteki ziyaretnamelerden daha kapsamlı olduğu için, bu ziyaretname &#8220;Camia Kebire Ziyareti&#8221; olarak meşhur olmuştur.Camia Kebire Ziyareti nin metni, uzak ve yakından her imamın ziyareti için okunabilecek bir özelliğe sahiptir.</p>



<h2 class="has-text-color wp-block-heading" id="camia-kebire-ziyareti-nin-kaynagi" style="color:#ff0000">Camia Kebire Ziyareti nin Kaynağı</h2>



<p>Camia Kebire Ziyareti, Şeyh Tusi “Tehzib”<sup><strong><em><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[1]</mark></em></strong></sup> kitabında, Şeyh Saduk “Men La Yahduruhu’l Fakih”<sup><strong><em><mark><mark style="background-color:#ffffff" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[2]</mark></mark></em></strong></sup> kitabında nakletmiştir. Allame Meclisi bu ziyaret hakkında şöyle demektedir:</p>



<p>“Camia Kebire Ziyareti uzak veya yakından (masumları ziyaret etmek için) en kapsamlı ziyaretnamedir.”<strong><em><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color"><sup>[3]</sup></mark></em></strong> Babası ise “Men La Yahzuruhu’l Fakih” kitabının şerhinde şöyle yazmaktadır:</p>



<p>“ <strong>Camia Kebire Ziyareti</strong>, en üstün ziyaret ve onların en kâmillerindendir. Ben her zaman onun ışığı altında Tahir İmamların (a.s) ziyaretine kutsal mekânlarda (Kerbela, Necef, Medine, Meşhed) nail oldum.”</p>



<p>Camia Kebire Ziyareti nin metni, İmam Hadi (a.s) tarafından nakledilmiştir. İbn-i Babeveyh bu ziyareti, Muhammed b. İsmail Bermeki’den, o da Musa b. Abdullah Nahai’den ve o da İmam Hadi’den (a.s) nakletmiştir.<sup><strong><em><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[4]</mark></em></strong></sup> Cuveyni Horasani, “Feraidu’s Simteyn”<sup><strong><em><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[5]</mark></em></strong></sup> kitabında bu ziyareti, İbn-i Babeveyh yoluyla ile Hâkim-i Nişaburi’den nakletmiştir. Buna rağmen, bu ziyaretnamenin kaynağı hadis taksimi esasına göre, raviler arasında bulunan belirsiz ve meçhul bir kişi olarak tanınan Musa b. Abdullah Nahai’den dolayı, doğru olarak sayılamamaktadır.<strong><em><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color"><sup>[6]</sup> </mark></em></strong>Elbette hicretin ilk yıllarındaki hadis uzmanlarının görüşüne göre, karinelerin yardımı ile hadisi doğru ve yanlış diye taksim etmekteydiler.<sup><em><strong><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[7]</mark></strong></em></sup> Bu ziyaretname o dönemler doğrulardan sayılmaktaydı. İbn-i Babeveyh’in bu ziyarete olan güven ve itimadı, tercih nedeni ve senedinin takviyesine neden olmaktadır.<sup><strong><em><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[8]</mark></em></strong></sup> Buna ek olarak, İmamiye Şia’sı bu ziyareti öyle bir şekilde telakki etmekteydi ki eğer basiret ve eleştiri sahibi isterse, bunun sıhhati için masumların (a.s) sözlerini keşfeden icma iddiasında bile bulunabilmekteydiler.<br>Şubber<sup><strong><em><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[9]</mark></em></strong></sup> bu ziyareti, Nehcü’l Belağa ve Sahife-i Seccadiye ayarında bilmekte ve onda olan fesahat ve belagatin masum dışında sadır olmasının mümkün olmadığını belirtmektedir.<sup><strong><em><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[10]</mark></em></strong></sup> İhsa-i de Camia Kebire Ziyareti nin kaynağını inceldikten sonra, şöyle demektedir: Bu ziyarete lafız ve anlam yönünden bakıldığında, bilinçli bir insan bu ziyaretin masumların sözleri olduğunu anlar ve dolayısıyla kaynağının incelenmesine ihtiyaç yoktur.</p>



<p>Muhaddis Nuri’ye göre İbn-i Babeveyh<sup><strong><em><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[11]</mark></em></strong></sup> kendi rivayetinde ziyaretin metnini telhis (kısaltma) ettiğini ve inançlarına uymayan bazı yerlerini sildiğine inanmaktadır.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="camia-kebire-ziyareti-nin-icerigi">Camia Kebire Ziyareti nin İçeriği</h2>



<p>Camia Kebire Ziyareti , <a href="https://www.facebook.com/imammehdiyarenleri" target="_blank" rel="noreferrer noopener">gerçekte </a>imametin aslı ve temeline yönelik yüce ve doğru tavsifleri içermektedir. <a href="https://imammehdiyarenleri.org/sia/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Şia </a>açısından dinin devamı, bu inanca bağlanmak ve sarılmakla mümkündür. Bu ziyaretin içeriğinde bulunan İmamların (a.s) makamları konusundaki açıklamalardan dolayı, <a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-ali-naki/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">İmam Hadi (a.s)</a> bu ziyaretin okunmadan önce yüz defa tekbir getirilmesini ve bu şekilde İmamların (a.s) hakkında aşırıya kaçılmamasını istemektedir.<sup><strong><em><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[12]</mark></em></strong></sup></p>



<p>Bu ziyarette, <a href="https://imammehdiyarenleri.org/hz-muhammed/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Hz. Peygamber Efendimizin (s.a.a)</a> <a href="https://imammehdiyarenleri.org/ehlibeyt/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Ehlibeyti (a.s)</a> onun hak halifeleri olarak tasvir edilmekte ve <a href="https://imammehdiyarenleri.org/sia/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Şia</a>’nın tüm öğretileri fasih bir dille ele alınmaktadır. İmamların (a.s), <a href="https://imammehdiyarenleri.org/hz-muhammed/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Hz. Peygamber-i Ekrem (s.a.a)</a> ile olan ilişkileri, İmamların (a.s) ilmi, ahlaki ve siyasi makamlarının dillendirilmesi, onların örnek ve model olmaları, tevhit ve imamet arasındaki ilinti, Allah’ı tanıma ile imamı tanıma arasındaki irtibat, Ehlibeyt&#8217;in (a.s) ismet ve masumiyeti, onların bir bütün olarak yaratılışları, tevalla, teberra, ricat ve teslim vb. gibi özellikler buna örnektir. Bu ziyarette İmamların (a.s) fazilet ve üstünlükleri fasih bir dille, Kur’an ve sünnetle ilintili olarak en üstün bir şekilde beyan edilmiştir.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="camia-kebire-ziyaretnamesini-dinle">Camia Kebire Ziyaretnamesini  Dinle</h2>



<figure class="wp-block-audio aligncenter"><audio controls src="https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2022/03/Camia_Kebire_Ziyareti_.mp3"></audio><figcaption><strong><em><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">Camia Kebire Ziyareti <a href="https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2022/03/Camia_Kebire_Ziyareti_.mp3" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Dinle ve İndir</a></mark></em></strong></figcaption></figure>



<div class="wp-block-columns alignfull is-not-stacked-on-mobile has-text-color has-background is-layout-flex wp-container-core-columns-is-layout-9d6595d7 wp-block-columns-is-layout-flex" style="background-color:#ffffff;color:#000000">
<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<h2 class="has-text-color wp-block-heading" id="camia-kebire-ziyareti-arapca" style="color:#ff0000">Camia Kebire Ziyareti Arapça</h2>



<p class="has-vivid-red-color has-text-color" style="font-size:20.5px"><strong><strong>السَّلَامُ عَلَيْكُمْ يَا أَهْلَ بَيْتِ النُّبُوَّةِ وَ مَوْضِعَ الرِّسَالَةِ وَ مُخْتَلَفَ الْمَلَائِكَةِ وَ مَهْبِطَ الْوَحْيِ وَ مَعْدِنَ الرَّحْمَةِ وَ خُزَّانَ الْعِلْمِ وَ مُنْتَهَى الْحِلْمِ وَ أُصُولَ الْكَرَمِ وَ قَادَةَ الْأُمَمِ وَ أَوْلِيَاءَ النِّعَمِ وَ عَنَاصِرَ الْأَبْرَارِ وَ دَعَائِمَ الْأَخْيَارِ وَ سَاسَةَ الْعِبَادِ وَ أَرْكَانَ الْبِلَادِ وَ أَبْوَابَ الْإِيمَانِ وَ أُمَنَاءَ الرَّحْمَنِ وَ سُلَالَةَ النَّبِيِّينَ وَ صَفْوَةَ الْمُرْسَلِينَ وَ عِتْرَةَ خِيَرَةِ رَبِّ الْعَالَمِينَ وَ رَحْمَةُ اللَّهِ وَ بَرَكَاتُهُ</strong><br><strong>السَّلَامُ عَلَى أَئِمَّةِ الْهُدَى وَ مَصَابِيحِ الدُّجَى وَ أَعْلَامِ التُّقَى وَ ذَوِي النُّهَى وَ أُولِي الْحِجَى وَ كَهْفِ الْوَرَى وَ وَرَثَةِ الْأَنْبِيَاءِ وَ الْمَثَلِ الْأَعْلَى وَ الدَّعْوَةِ الْحُسْنَى وَ حُجَجِ اللَّهِ عَلَى أَهْلِ الدُّنْيَا وَ الْآخِرَةِ وَ الْأُولَى وَ رَحْمَةُ اللَّهِ وَ بَرَكَاتُهُ</strong><br><strong>السَّلَامُ عَلَى مَحَالِّ مَعْرِفَةِ اللَّهِ وَ مَسَاكِنِ بَرَكَةِ اللَّهِ وَ مَعَادِنِ حِكْمَةِ اللَّهِ وَ حَفَظَةِ سِرِّ اللَّهِ وَ حَمَلَةِ كِتَابِ اللَّهِ وَ أَوْصِيَاءِ نَبِيِّ اللَّهِ وَ ذُرِّيَّةِ رَسُولِ اللَّهِ ص وَ رَحْمَةُ اللَّهِ وَ بَرَكَاتُهُ</strong><br><strong>السَّلَامُ عَلَى الدُّعَاةِ إِلَى اللَّهِ وَ الْأَدِلَّاءِ عَلَى مَرْضَاةِ اللَّهِ وَ الْمُسْتَقِرِّينَ فِي أَمْرِ اللَّهِ وَ التَّامِّينَ فِي مَحَبَّةِ اللَّهِ وَ الْمُخْلِصِينَ فِي تَوْحِيدِ اللَّهِ وَ الْمُظْهِرِينَ لِأَمْرِ اللَّهِ وَ نَهْيِهِ وَ عِبَادِهِ الْمُكْرَمِينَ الَّذِينَ لَا يَسْبِقُونَهُ بِالْقَوْلِ وَ هُمْ بِأَمْرِهِ يَعْمَلُونَ وَ رَحْمَةُ اللَّهِ وَ بَرَكَاتُهُ</strong><br><strong>السَّلَامُ عَلَى الْأَئِمَّةِ الدُّعَاةِ وَ الْقَادَةِ الْهُدَاةِ وَ السَّادَةِ الْوُلَاةِ وَ الذَّادَةِ الْحُمَاةِ وَ أَهْلِ‏الذِّكْرِ وَ أُولِي الْأَمْرِ وَ بَقِيَّةِ اللَّهِ وَ خِيَرَتِهِ وَ حِزْبِهِ وَ عَيْبَةِ عِلْمِهِ وَ حُجَّتِهِ وَ صِرَاطِهِ وَ نُورِهِ وَ رَحْمَةُ اللَّهِ وَ بَرَكَاتُهُ أَشْهَدُ أَنْ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ كَمَا شَهِدَ اللَّهُ لِنَفْسِهِ وَ شَهِدَتْ لَهُ مَلَائِكَتُهُ وَ أُولُو الْعِلْمِ مِنْ خَلْقِهِ لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ وَ أَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّداً عَبْدُهُ الْمُنْتَجَبُ وَ رَسُولُهُ الْمُرْتَضَى أَرْسَلَهُ بِالْهُدَى وَ دِينِ الْحَقِّ لِيُظْهِرَهُ عَلَى الدِّينِ كُلِّهِ وَ لَوْ كَرِهَ الْمُشْرِكُونَ وَ أَشْهَدُ أَنَّكُمُ الْأَئِمَّةُ الرَّاشِدُونَ الْمَهْدِيُّونَ الْمَعْصُومُونَ الْمُكَرَّمُونَ الْمُقَرَّبُونَ الْمُتَّقُونَ الصَّادِقُونَ الْمُصْطَفَوْنَ الْمُطِيعُونَ لِلَّهِ الْقَوَّامُونَ بِأَمْرِهِ الْعَامِلُونَ بِإِرَادَتِهِ الْفَائِزُونَ بِكَرَامَتِهِ اصْطَفَاكُمْ بِعِلْمِهِ وَ ارْتَضَاكُمْ لِغَيْبِهِ وَ اخْتَارَكُمْ لِسِرِّهِ وَ اجْتَبَاكُمْ بِقُدْرَتِهِ وَ أَعَزَّكُمْ بِهُدَاهُ وَ خَصَّكُمْ بِبُرْهَانِهِ وَ انْتَجَبَكُمْ بِنُورِهِ وَ أَيَّدَكُمْ بِرُوحِهِ وَ رَضِيَكُمْ خُلَفَاءَ فِي أَرْضِهِ وَ حُجَجاً عَلَى بَرِيَّتِهِ وَ أَنْصَاراً لِدِينِهِ وَ حَفَظَةً لِسِرِّهِ وَ خَزَنَةً لِعِلْمِهِ وَ مُسْتَوْدَعاً لِحِكْمَتِهِ وَ تَرَاجِمَةً لِوَحْيِهِ وَ أَرْكَاناً لِتَوْحِيدِهِ وَ شُهَدَاءَ عَلَى خَلْقِهِ وَ أَعْلَاماً لِعِبَادِهِ وَ مَنَاراً فِي بِلَادِهِ وَ أَدِلَّاءَ عَلَى صِرَاطِهِ</strong><br><strong>عَصَمَكُمُ اللَّهُ مِنَ الزَّلَلِ وَ آمَنَكُمْ مِنَ الْفِتَنِ وَ طَهَّرَكُمْ مِنَ الدَّنَسِ وَ أَذْهَبَ عَنْكُمُ الرِّجْسَ أَهْلَ الْبَيْتِ وَ طَهَّرَكُمْ تَطْهِيراً فَعَظَّمْتُمْ جَلَالَهُ وَ أَكْبَرْتُمْ شَأْنَهُ وَ مَجَّدْتُمْ‏كَرَمَهُ وَ أَدْمَنْتُمْ ذِكْرَهُ وَ وَكَّدْتُمْ مِيثَاقَهُ وَ أَحْكَمْتُمْ عَقْدَ طَاعَتِهِ وَ نَصَحْتُمْ لَهُ فِي السِّرِّ وَ الْعَلَانِيَةِ وَ دَعَوْتُمْ إِلَى سَبِيلِهِ بِالْحِكْمَةِ وَ الْمَوْعِظَةِ الْحَسَنَةِ وَ بَذَلْتُمْ أَنْفُسَكُمْ فِي مَرْضَاتِهِ وَ صَبَرْتُمْ عَلَى مَا أَصَابَكُمْ فِي جَنْبِهِ وَ أَقَمْتُمُ الصَّلَاةَ وَ آتَيْتُمُ الزَّكَاةَ وَ أَمَرْتُمْ بِالْمَعْرُوفِ وَ نَهَيْتُمْ عَنِ الْمُنْكَرِ وَ جَاهَدْتُمْ فِي اللَّهِ حَقَّ جِهَادِهِ حَتَّى أَعْلَنْتُمْ دَعْوَتَهُ وَ بَيَّنْتُمْ فَرَائِضَهُ وَ أَقَمْتُمْ حُدُودَهُ وَ نَشَرْتُمْ شَرَائِعَ أَحْكَامِهِ وَ سَنَنْتُمْ سُنَّتَهُ وَ صِرْتُمْ فِي ذَلِكَ مِنْهُ إِلَى الرِّضَا وَ سَلَّمْتُمْ لَهُ الْقَضَاءَ وَ صَدَّقْتُمْ مِنْ رُسُلِهِ مَنْ مَضَى فَالرَّاغِبُ عَنْكُمْ مَارِقٌ وَ اللَّازِمُ لَكُمْ لَاحِقٌ وَ الْمُقَصِّرُ فِي حَقِّكُمْ زَاهِقٌ وَ الْحَقُّ مَعَكُمْ وَ فِيكُمْ وَ مِنْكُمْ وَ إِلَيْكُمْ وَ أَنْتُمْ أَهْلُهُ وَ مَعْدِنُهُ وَ مِيرَاثُ النُّبُوَّةِ عِنْدَكُمْ وَ إِيَابُ الْخَلْقِ إِلَيْكُمْ وَ حِسَابُهُمْ عَلَيْكُمْ وَ فَصْلُ الْخِطَابِ عِنْدَكُمْ وَ آيَاتُ اللَّهِ لَدَيْكُمْ وَ عَزَائِمُهُ فِيكُمْ وَ نُورُهُ وَ بُرْهَانُهُ عِنْدَكُمْ وَ أَمْرُهُ إِلَيْكُمْ مَنْ وَالَاكُمْ فَقَدْ وَالَى اللَّهَ وَ مَنْ عَادَاكُمْ فَقَدْ عَادَى اللَّهَ وَ مَنْ أَحَبَّكُمْ فَقَدْ أَحَبَّ اللَّهَ وَ مَنْ أَبْغَضَكُمْ فَقَدْ أَبْغَضَ اللَّهَ وَ مَنِ اعْتَصَمَ بِكُمْ فَقَدِ اعْتَصَمَ بِاللَّهِ أَنْتُمُ الصِّرَاطُ الْأَقْوَمُ وَ شُهَدَاءُ دَارِ الْفَنَاءِ وَ شُفَعَاءُ دَارِ الْبَقَاءِ وَ الرَّحْمَةُ الْمَوْصُولَةُ وَ الْآيَةُ الْمَخْزُونَةُ وَ الْأَمَانَةُ الْمَحْفُوظَةُ وَ الْبَابُ الْمُبْتَلَى بِهِ النَّاسُ مَنْ أَتَاكُمْ نَجَا وَ مَنْ لَمْ يَأْتِكُمْ هَلَكَ إِلَى اللَّهِ تَدْعُونَ وَ عَلَيْهِ تَدُلُّونَ وَ بِهِ تُؤْمِنُونَ وَ لَهُ تُسَلِّمُونَ وَ بِأَمْرِهِ تَعْمَلُونَ وَ إِلَى سَبِيلِهِ تُرْشِدُونَ وَ بِقَوْلِهِ تَحْكُمُونَ سَعِدَ مَنْ وَالَاكُمْ وَ هَلَكَ مَنْ عَادَاكُمْ وَ خَابَ مَنْ جَحَدَكُمْ وَ ضَلَّ مَنْ فَارَقَكُمْ وَ فَازَ مَنْ تَمَسَّكَ بِكُمْ وَ أَمِنَ مَنْ لَجَأَ إِلَيْكُمْ وَ سَلِمَ مَنْ صَدَّقَكُمْ وَ هُدِيَ مَنِ اعْتَصَمَ بِكُمْ مَنِ اتَّبَعَكُمْ فَالْجَنَّةُ مَأْوَاهُ وَ مَنْ خَالَفَكُمْ فَالنَّارُ مَثْوَاهُ وَ مَنْ جَحَدَكُمْ كَافِرٌ وَ مَنْ حَارَبَكُمْ مُشْرِكٌ وَ مَنْ رَدَّ عَلَيْكُمْ فِي أَسْفَلِ دَرْكٍ مِنَ الْجَحِيمِ</strong><br><strong>أَشْهَدُ أَنَّ هَذَا سَابِقٌ لَكُمْ فِيمَا مَضَى وَ جَارٍ لَكُمْ فِيمَا بَقِيَ وَ أَنَّ أَرْوَاحَكُمْ وَ نُورَكُمْ وَ طِينَتَكُمْ وَاحِدَةٌ طَابَتْ وَ طَهُرَتْ بَعْضُهَا مِنْ بَعْضٍ خَلَقَكُمُ اللَّهُ أَنْوَاراً فَجَعَلَكُمْ بِعَرْشِهِ مُحْدِقِينَ حَتَّى مَنَّ عَلَيْنَا بِكُمْ فَجَعَلَكُمْ فِي بُيُوتٍ أَذِنَ اللَّهُ أَنْ تُرْفَعَ وَ يُذْكَرَ فِيهَا اسْمُهُ وَ جَعَلَ صَلَوَاتِنَا عَلَيْكُمْ وَ مَا خَصَّنَا بِهِ مِنْ وَلَايَتِكُمْ طِيباً لِخَلْقِنَا وَ طَهَارَةً لِأَنْفُسِنَا وَ تَزْكِيَةً لَنَا وَ كَفَّارَةً لِذُنُوبِنَا فَكُنَّا عِنْدَهُ مُسَلِّمِينَ بِفَضْلِكُمْ وَ مَعْرُوفِينَ بِتَصْدِيقِنَا إِيَّاكُمْ فَبَلَغَ اللَّهُ بِكُمْ أَشْرَفَ مَحَلِّ الْمُكْرَمِينَ وَ أَعْلَى مَنَازِلِ الْمُقَرَّبِينَ وَ أَرْفَعَ دَرَجَاتِ الْمُرْسَلِينَ حَيْثُ لَا يَلْحَقُهُ لَاحِقٌ وَ لَا يَفُوقُهُ فَائِقٌ وَ لَا يَسْبِقُهُ سَابِقٌ وَ لَا يَطْمَعُ فِي إِدْرَاكِهِ طَامِعٌ حَتَّى لَا يَبْقَى مَلَكٌ مُقَرَّبٌ وَ لَا نَبِيٌّ مُرْسَلٌ وَ لَا صِدِّيقٌ وَ لَا شَهِيدٌ وَ لَا عَالِمٌ وَ لَا جَاهِلٌ وَ لَا دَنِيٌّ وَ لَا فَاضِلٌ وَ لَا مُؤْمِنٌ صَالِحٌ وَ لَا فَاجِرٌ طَالِحٌ وَ لَا جَبَّارٌ عَنِيدٌ وَ لَا شَيْطَانٌ مَرِيدٌ وَ لَا خَلْقٌ فِيمَا بَيْنَ ذَلِكَ شَهِيدٌ إِلَّا عَرَّفَهُمْ جَلَالَةَ أَمْرِكُمْ وَ عِظَمَ خَطَرِكُمْ‏وَ كِبَرَ شَأْنِكُمْ وَ تَمَامَ نُورِكُمْ وَ صِدْقَ مَقَاعِدِكُمْ وَ ثَبَاتَ مَقَامِكُمْ وَ شَرَفَ مَحَلِّكُمْ وَ مَنْزِلَتِكُمْ عِنْدَهُ وَ كَرَامَتَكُمْ عَلَيْهِ وَ خَاصَّتَكُمْ لَدَيْهِ وَ قُرْبَ مَنْزِلَتِكُمْ مِنْهُ بِأَبِي أَنْتُمْ وَ أُمِّي وَ أَهْلِي وَ مَالِي وَ أُسْرَتِي أُشْهِدُ اللَّهَ وَ أُشْهِدُكُمْ أَنِّي مُؤْمِنٌ بِكُمْ وَ بِمَا آمَنْتُمْ بِهِ كَافِرٌ بِعَدُوِّكُمْ وَ بِمَا كَفَرْتُمْ بِهِ مُسْتَبْصِرٌ بِشَأْنِكُمْ وَ بِضَلَالَةِ مَنْ خَالَفَكُمْ مُوَالٍ لَكُمْ وَ لِأَوْلِيَائِكُمْ مُبْغِضٌ لِأَعْدَائِكُمْ وَ مُعَادٍ لَهُمْ سِلْمٌ لِمَنْ سَالَمَكُمْ وَ حَرْبٌ لِمَنْ حَارَبَكُمْ مُحَقِّقٌ لِمَا حَقَّقْتُمْ مُبْطِلٌ لِمَا أَبْطَلْتُمْ مُطِيعٌ لَكُمْ عَارِفٌ بِحَقِّكُمْ مُقِرٌّ بِفَضْلِكُمْ مُحْتَمِلٌ لِعِلْمِكُمْ مُحْتَجِبٌ بِذِمَّتِكُمْ مُعْتَرِفٌ بِكُمْ وَ مُؤْمِنٌ بِإِيَابِكُمْ مُصَدِّقٌ بِرَجْعَتِكُمْ مُنْتَظِرٌ لِأَمْرِكُمْ مُرْتَقِبٌ لِدَوْلَتِكُمْ آخِذٌ بِقَوْلِكُمْ عَامِلٌ بِأَمْرِكُمْ مُسْتَجِيرٌ بِكُمْ زَائِرٌ لَكُمْ لَائِذٌ عَائِذٌ بِقُبُورِكُمْ مُسْتَشْفِعٌ إِلَى اللَّهِ عَزَّ وَ جَلَّ بِكُمْ وَ مُتَقَرِّبٌ بِكُمْ إِلَيْهِ وَ مُقَدِّمُكُمْ أَمَامَ طَلِبَتِي وَ حَوَائِجِي وَ إِرَادَتِي فِي كُلِّ أَحْوَالِي وَ أُمُورِي مُؤْمِنٌ بِسِرِّكُمْ وَ عَلَانِيَتِكُمْ وَ شَاهِدِكُمْ وَ غَائِبِكُمْ وَ أَوَّلِكُمْ وَ آخِرِكُمْ وَ مُفَوِّضٌ فِي ذَلِكَ كُلِّهِ إِلَيْكُمْ وَ مُسَلِّمٌ فِيهِ مَعَكُمْ وَ قَلْبِي لَكُمْ سِلْمٌ وَ رَأْيِي لَكُمْ تَبَعٌ وَ نُصْرَتِي لَكُمْ مُعَدَّةٌ حَتَّى يُحْيِيَ اللَّهُ دِينَهُ بِكُمْ وَ يَرُدَّكُمْ فِي أَيَّامِهِ وَ يُظْهِرَكُمْ لِعَدْلِهِ وَ يُمَكِّنَكُمْ فِي أَرْضِهِ</strong><br><strong>فَمَعَكُمْ مَعَكُمْ لَا مَعَ عَدُوِّكُمْ آمَنْتُ بِكُمْ وَ تَوَلَّيْتُ آخِرَكُمْ بِمَا تَوَلَّيْتُ بِهِ أَوَّلَكُمْ وَ بَرِئْتُ إِلَى اللَّهِ عَزَّ وَ جَلَّ مِنْ أَعْدَائِكُمْ وَ مِنَ الْجِبْتِ وَ الطَّاغُوتِ وَ الشَّيَاطِينِ وَ حِزْبِهِمُ الظَّالِمِينَ لَكُمْ الْجَاحِدِينَ لِحَقِّكُمْ وَ الْمَارِقِينَ مِنْ وَلَايَتِكُمْ وَ الْغَاصِبِينَ لِإِرْثِكُمْ الشَّاكِّينَ فِيكُمْ الْمُنْحَرِفِينَ عَنْكُمْ وَ مِنْ كُلِّ وَلِيجَةٍ دُونَكُمْ وَ كُلِّ مُطَاعٍ سِوَاكُمْ وَ مِنَ الْأَئِمَّةِ الَّذِينَ يَدْعُونَ إِلَى النَّارِ فَثَبَّتَنِي اللَّهُ أَبَداً مَا حَيِيتُ عَلَى مُوَالَاتِكُمْ وَ مَحَبَّتِكُمْ وَ دِينِكُمْ وَ وَفَّقَنِي لِطَاعَتِكُمْ وَ رَزَقَنِي شَفَاعَتَكُمْ وَ جَعَلَنِي مِنْ خِيَارِ مَوَالِيكُمُ التَّابِعِينَ لِمَا دَعَوْتُمْ إِلَيْهِ وَ جَعَلَنِي مِمَّنْ يَقْتَصُّ آثَارَكُمْ وَ يَسْلُكُ سَبِيلَكُمْ وَ يَهْتَدِي بِهُدَاكُمْ وَ يُحْشَرُ فِي زُمْرَتِكُمْ وَ يَكُرُّ فِي رَجْعَتِكُمْ وَ يُمَلَّكُ فِي دَوْلَتِكُمْ وَ يُشَرَّفُ فِي عَافِيَتِكُمْ وَ يُمَكَّنُ فِي أَيَّامِكُمْ وَ تَقَرُّ عَيْنُهُ غَداً بِرُؤْيَتِكُمْ بِأَبِي أَنْتُمْ وَ أُمِّي وَ نَفْسِي وَ أَهْلِي وَ مَالِي مَنْ أَرَادَ اللَّهَ بَدَأَ بِكُمْ وَ مَنْ وَحَّدَهُ قَبِلَ عَنْكُمْ وَ مَنْ قَصَدَهُ تَوَجَّهَ بِكُمْ مَوَالِيَّ لَا أُحْصِي ثَنَاءَكُمْ وَ لَا أَبْلُغُ مِنَ الْمَدْحِ كُنْهَكُمْ وَ مِنَ الْوَصْفِ قَدْرَكُمْ وَ أَنْتُمْ نُورُ الْأَخْيَارِ وَ هُدَاةُ الْأَبْرَارِ وَ حُجَجُ الْجَبَّارِ بِكُمْ فَتَحَ اللَّهُ وَ بِكُمْ يَخْتِمُ وَ بِكُمْ يُنَزِّلُ الْغَيْثَ وَ بِكُمْ يُمْسِكُ السَّمَاءَ أَنْ تَقَعَ عَلَى الْأَرْضِ إِلَّا بِإِذْنِهِ وَ بِكُمْ يُنَفِّسُ الْهَمَّ وَ يَكْشِفُ الضُّرَّ وَ عِنْدَكُمْ مَا نَزَلَتْ بِهِ رُسُلُهُ وَ هَبَطَتْ بِهِ مَلَائِكَتُهُ وَ إِلَى جَدِّكُمْ بُعِثَ الرُّوحُ الْأَمِينُ وَ إِنْ كَانَتِ الزِّيَارَةُ لِأَمِيرِ الْمُؤْمِنِينَ ع فَقُلْ وَ إِلَى أَخِيكَ بُعِثَ الرُّوحُ الْأَمِينُ آتَاكُمُ اللَّهُ مَا لَمْ يُؤْتِ أَحَداً مِنَ الْعَالَمِينَ طَأْطَأَ كُلُّ شَرِيفٍ لِشَرَفِكُمْ وَ بَخَعَ كُلُ‏ مُتَكَبِّرٍ لِطَاعَتِكُمْ وَ خَضَعَ كُلُّ جَبَّارٍ لِفَضْلِكُمْ وَ ذَلَّ كُلُّ شَيْ‏ءٍ لَكُمْ وَ أَشْرَقَتِ الْأَرْضُ بِنُورِكُمْ وَ فَازَ الْفَائِزُونَ بِوَلَايَتِكُمْ بِكُمْ يُسْلَكُ إِلَى الرِّضْوَانِ وَ عَلَى مَنْ جَحَدَ وَلَايَتَكُمْ غَضَبُ الرَّحْمَنِ</strong><br><strong>بِأَبِي أَنْتُمْ وَ أُمِّي وَ نَفْسِي وَ أَهْلِي وَ مَالِي ذِكْرُكُمْ فِي الذَّاكِرِينَ وَ أَسْمَاؤُكُمْ فِي الْأَسْمَاءِ وَ أَجْسَادُكُمْ فِي الْأَجْسَادِ وَ أَرْوَاحُكُمْ فِي الْأَرْوَاحِ وَ أَنْفُسُكُمْ فِي النُّفُوسِ وَ آثَارُكُمْ فِي الْآثَارِ وَ قُبُورُكُمْ فِي الْقُبُورِ فَمَا أَحْلَى أَسْمَاءَكُمْ وَ أَكْرَمَ أَنْفُسَكُمْ وَ أَعْظَمَ شَأْنَكُمْ وَ أَجَلَّ خَطَرَكُمْ وَ أَوْفَى عَهْدَكُمْ كَلَامُكُمْ نُورٌ وَ أَمْرُكُمْ رُشْدٌ وَ وَصِيَّتُكُمُ التَّقْوَى وَ فِعْلُكُمُ الْخَيْرُ وَ عَادَتُكُمُ الْإِحْسَانُ وَ سَجِيَّتُكُمُ الْكَرَمُ وَ شَأْنُكُمُ الْحَقُّ وَ الصِّدْقُ وَ الرِّفْقُ وَ قَوْلُكُمْ حُكْمٌ وَ حَتْمٌ وَ رَأْيُكُمْ عِلْمٌ وَ حِلْمٌ وَ حَزْمٌ إِنْ ذُكِرَ الْخَيْرُ كُنْتُمْ أَوَّلَهُ وَ أَصْلَهُ وَ فَرْعَهُ وَ مَعْدِنَهُ وَ مَأْوَاهُ وَ مُنْتَهَاهُ</strong><br><strong>بِأَبِي أَنْتُمْ وَ أُمِّي وَ نَفْسِي كَيْفَ أَصِفُ حُسْنَ ثَنَائِكُمْ وَ أُحْصِي جَمِيلَ بَلَائِكُمْ وَ بِكُمْ أَخْرَجَنَا اللَّهُ مِنَ الذُّلِّ وَ فَرَّجَ عَنَّا غَمَرَاتِ الْكُرُوبِ وَ أَنْقَذَنَا مِنْ شَفَا جُرُفِ الْهَلَكَاتِ وَ مِنَ النَّارِ بِأَبِي أَنْتُمْ وَ أُمِّي وَ نَفْسِي بِمُوَالَاتِكُمْ عَلَّمَنَا اللَّهُ مَعَالِمَ دِينِنَا وَ أَصْلَحَ مَا كَانَ فَسَدَ مِنْ دُنْيَانَا وَ بِمُوَالَاتِكُمْ تَمَّتِ الْكَلِمَةُ وَ عَظُمَتِ النِّعْمَةُ وَ ائْتَلَفَتِ الْفُرْقَةُ وَ بِمُوَالَاتِكُمْ تُقْبَلُ الطَّاعَةُ الْمُفْتَرَضَةُ وَ لَكُمُ الْمَوَدَّةُ الْوَاجِبَةُ وَ الدَّرَجَاتُ الرَّفِيعَةُ وَ الْمَقَامُ الْمَحْمُودُ وَ الْمَقَامُ الْمَعْلُومُ عِنْدَ اللَّهِ عَزَّ وَ جَلَّ وَ الْجَاهُ الْعَظِيمُ وَ الشَّأْنُ الْكَبِيرُ وَ الشَّفَاعَةُ الْمَقْبُولَةُ رَبَّنَا آمَنَّا بِمَا أَنْزَلْتَ وَ اتَّبَعْنَا الرَّسُولَ فَاكْتُبْنَا مَعَ الشَّاهِدِينَ</strong><br><strong>رَبَّنَا لَا تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ إِذْ هَدَيْتَنَا وَ هَبْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةً إِنَّكَ أَنْتَ الْوَهَّابُ سُبْحَانَ رَبِّنَا إِنْ كَانَ وَعْدُ رَبِّنَا لَمَفْعُولًا يَا وَلِيَّ اللَّهِ إِنَّ بَيْنِي وَ بَيْنَ اللَّهِ عَزَّ وَ جَلَّ ذُنُوباً لَا يَأْتِي عَلَيْهَا إِلَّا رِضَاكُمْ فَبِحَقِّ مَنِ ائْتَمَنَكُمْ عَلَى سِرِّهِ وَ اسْتَرْعَاكُمْ أَمْرَ خَلْقِهِ وَ قَرَنَ طَاعَتَكُمْ بِطَاعَتِهِ لَمَّا اسْتَوْهَبْتُمْ ذُنُوبِي وَ كُنْتُمْ شُفَعَائِي فَإِنِّي لَكُمْ مُطِيعٌ مَنْ أَطَاعَكُمْ فَقَدْ أَطَاعَ اللَّهَ وَ مَنْ عَصَاكُمْ فَقَدْ عَصَى اللَّهَ وَ مَنْ أَحَبَّكُمْ فَقَدْ أَحَبَّ اللَّهَ وَ مَنْ أَبْغَضَكُمْ فَقَدْ أَبْغَضَ اللَّهَ</strong>&nbsp;<strong>اللَّهُمَّ إِنِّي لَوْ وَجَدْتُ شُفَعَاءَ أَقْرَبَ إِلَيْكَ مِنْ مُحَمَّدٍ وَ أَهْلِ بَيْتِهِ الْأَخْيَارِ الْأَئِمَّةِ الْأَبْرَارِ لَجَعَلْتُهُمْ شُفَعَائِي فَبِحَقِّهِمُ الَّذِي أَوْجَبْتَ لَهُمْ عَلَيْكَ أَسْأَلُكَ أَنْ تُدْخِلَنِي فِي جُمْلَةِ الْعَارِفِينَ بِهِمْ وَ بِحَقِّهِمْ وَ فِي زُمْرَةِ الْمَرْحُومِينَ بِشَفَاعَتِهِمْ إِنَّكَ أَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ وَ صَلَّى اللَّهُ عَلَى مُحَمَّدٍ وَ آلِهِ وَ سَلَّمَ تَسْلِيماً كَثِيراً وَ حَسَبُنَا اللَّهُ وَ نِعْمَ الْوَكِيلُ</strong></strong></p>
</div>



<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<h3 class="has-text-color wp-block-heading" id="guncel-gosteriler-1" style="color:#ff0000;font-size:24px;line-height:1.3">Camia Kebire Ziyareti Türkçe Anlamı</h3>



<p class="has-black-color has-text-color" style="font-size:17px">Esselamu aleykum ya ehle beytin nubuvveti ve mevzier risaleti ve muğtelefel melaiketi ve mehbitel vehyi ve madiner rahmeti ve ğuzzanel ilmi ve muntehel hilmi ve usulel keremi ve gadetel umemi ve evliyaen niemi ve enasirel ebrari ve deaimel eğyari ve sasetel ibadi ve erkanel biladi ve ebvabel imani ve umenaer rahmani ve sulaleten nebiyyine ve sifvetel murseline ve itrete ğiyereti rabbil alemine ve rahmetullahi ve berakatuhu<br>esselamu ela eimmetil huda ve mesabihid duca ve e’lamit tuga ve zevin nuha ve ulil hica ve kehfil vera ve verasetil enbiyai vel meselil e’la ved de’vetil husna ve hucecillahi ela ehlid dunya vel ağireti vel ula ve rahmetullahi ve berakatuhu esselamu ela mehalli me’rifetillahi ve mesakini beraketillahi ve meadini hikmetillahi ve hefezeti sirrillahi ve hemeleti kitabillahi ve evsiyai nebiyyillahi ve zurriyyeti rasulillahi sallallahu aleyhi ve âlihi ve rahmetullahi ve berakatuhu esslamu eled duati ilallahi vel edillai ela merzatillahi vel mustegirrine fi emrillahi vet tammine fi mehebbetillahi vel muğlisine fi tevhidillahi vel muzhirine liemrillahi ve nehyihi ve ibadihil mukreminel lezine la yesbigunehu bil gavli ve hum bi emrihi ye’melune ve rahmetullahi ve berakatuhu esselamu elel eimmetid duati vel gadetil hudati ves sadetil vulati vez zadetil humati ve ehliz zikri ve ulil emri ve begiyyetillahi ve ğiyeretihi ve hizbihi ve eybeti ilmihi ve huccetihi ve siratihi ve nurihi ve burhanihi ve rahmetullahi ve berakatuhu<br>eşhedu en la ilahe illallahu vehdehu la şerike lehu kema şehidellahu linefsihi ve şehidet lehu melaiketuhu ve ulul ilmi min ğelgihi la ilahe illa huvel azizul hekimu ve eşhedu enne muhammeden abduhul muntecebu ve rasuluhul murteza erselehu bil huda ve dinil heggi liyuzhirehu eled dini kullihi velev kerihel muşrikune ve eşhedu ennekumul eimmetur raşidunel mehdiyunel me’sumunel mukerremunel mugerrebunel muttegunes sadigunel musteffunel mutiune lillahil gavvamune bi emrihil aminune bi iradetihil faizune bi kerametihi istefakum bi ilmihi vertezakum liğeybihi veğtarekum lisirrihi vectebakum bi gudratihi ve e’ezzekum bihudahu ve ğessekum bi burhanihi ventecebekum linurihi ve eyyedekum bi ruhihi ve reziyekum ğulefae fi erzihi ve hucecen ela beriyyetihi ve ensaren lidinihi ve hefezeten lisirrihi ve ğezeneten li ilmihi ve mustevdeen lihikmetihi ve teracimeten livehyihi ve erkanen litevhidihi ve şuhedaen ela ğelğihi ve e’lamen li ibadihi ve menaren fi biladihi ve edillae ela siratihi esemekumullahu minez zeleli ve amenekum minel fiteni ve tahherekum mined denesi ve ezhebe enkumur ricse ve tahherekum tethiren fe’ezzemtum celalehu ve ekbertum şe’nehu ve meccedtum keremehu ve edemtum zikrehu ve vekkedtum misagahu ve ehkemtum egde taetihi ve nesehtum lehu fis sirri vel elaniyeti ve de’evtum ila sebilihi bilhikmeti vel mevizetil heseneti ve bezeltum enfusekum fi merzatihi ve sebertum ela ma esabekum fi cenbihi ve egemtumus selate ve ateytumuz zekate ve emertum bil merufi ve neheytum enil munkeri ve cahettum fillahi hegge cihadihi hetta e’lentum devetuhu ve beyyentum feraizehu ve egemtum hududehu ve neşertum şerayie ehkamihi ve senentum sunnetehu ve sirtum fi zalike minhu iler riza ve sellemtum lehul gezae ve seddegtum min rusulihi men meza ferragibu enkum marig vellazimu lekum lahig velmugessiru fi heggikum zahig vellahigu me’ekum ve fikum ve minkum ve ileykum ve entum ehluhu ve me’denuhu ve mirasun nubuvveti indekum ve iyabul ğelgi ileykum ve hisabuhum aleykum ve feslul ğitabi indekum ve ayatullahi ledeykum ve ezaimuhu fikum ve nuruhu ve burhanuhu indekum ve emruhu ileykum men valakum<br>feged valallahe ve men adakum feged adallahe ve men ehebbekum feged ehebbellahe ve men ebğezekum feged ebğezellahe ve meni’teseme bikum fegedi’teseme billahi entumus siratul egvemu ve şuhedau daril fenai ve şufeau daril begai verrehmetul mevsuletu vel ayetul meğzunetu vel emanetul mehfuzetu vel babul mubtela bihin nasu men atakum neca ve men lem yetikum heleke ilallahi tedune ve aleyhi tedullune ve bihi tu’minune ve lehu tusellimune ve biemrihi te’melune ve ila sebilihi turşidune ve bigavlihi tehkumune se’ede men valakum ve heleke men adakum ve ğabe men cehedekum ve zelle men faregekum ve faze men temesseke bikum ve emine men lece’e ileykum ve selime men seddegekum ve hudiye meni’teseme bikum menittebekum felcennetu me’vahu ve men ğalefekum fennaru mesvahu ve men cehedekum kafirun ve men harebekum muşrikun ve men redde aleykum fi esfeli derekin minel cehimi eşhedu enne haza sabigun lekum fima meza ve carin lekum fima begiye ve enne ervahekum ve nurekum ve tinetekum vahidetun tabet ve tehuret be’zuha min be’zin ğelegekumullahu envaren fece’elekum bierşihi muhdigine hetta menne aleyna bikum fece’elekum bierşihi muhdigine hetta menne aleyna bikum fece’elekum fi buyutin ezinellahu en turfe’e ve yuzkere fihasmuhu ve ce’ele salevatena aleykum ve ma ğessena bihi min vilayetikum tiben liğulgina ve tehareten lienfusina ve tezkiyeten lena ve keffareten lizunibina fekunna indehu musellimine bifezlikum ve me’rufine bitesdigina iyyakum febeleğellahu bikum eşrefe mehellil mukerremine ve e’ela menazilil mugerrebine ve erfee derecatil murseline heysu la yelheguhu lahigun ve la yefuguhu faigun ve la yesbiguhu sabigun ve la yetmeu fi idrakihi tamiun hatta la yebga melekun mugerrebun ve la nebiyyun murselun ve la siddigun ve la şehidun ve la alimun ve la cahilun ve la deniyyun ve la fazilun ve la mu’minun salihun ve la facirun talihun ve la cebbarun enidun ve la şeytanun meridun ve la ğelgun fima beyne zalike şehidun illa errefehum celalete emrikum ve izeme ğeterikum ve kibere şe’nikum ve temame nurikum ve sidge megaidikum ve sebate megamikum ve şerefe mehellikum ve menziletikum indehu ve kerametekum aleyhi ve ğessetekum ledeyhi ve gurbe menziletikum minhu biebi entum ve ummi ve ehli ve mali ve usreti uşhidullahe ve uşhidukum enni mu’minun bikum ve bima amentum bihi kafirun bieduvvikum ve bima kefertum bihi mustebsirun bişe’nikum ve bizelaleti men ğalefekum muvalin lekum ve lievliyaikum mubğizun lie’daikum ve muadin<br>lehum silmun limen salemekum ve herbun limen harebekum muheggigun lima heggegtum mubtilun lima ebteltum mutiun lekum arifun biheggikum mugirrun bifezlikum muhtemilun li ilmikum muhtecibun bizimmetikum mu’terifun bikum mu’minun bi iyabikum museddigun birec’etikum muntezirun liemrikum murtegibun lidevletikum ağizun bigavlikum amilun biemrikum mustecirun bikum zairun lekum laizun aizun biguburikum musteşfiun ilellahi ezze ve celle bikum ve mutegerribun bikum ileyhi ve mugeddimukum emame telibeti ve hevaici ve iradeti fi kulli ehvali ve umuri mu’minun bisirrikum ve elaniyetikum ve şahidikum ve ğaibikum ve evvelikum ve ağirikum ve mufevvizun fi zalike kullihi ileykum ve musellimun fihi me’ekum ve gelbi lekum musellimun ve re’yi lekum tebeun ve nusreti lekum mueddetun hetta yuhyiyellahu teala dinehu bikum ve yeruddekum fi eyyamihi ve yuzhirekum liedlihi ve yumekkinekum fi erzihi feme’ekum me’ekum la me’e ğeyrikum amentu bikum ve tevelleytu ağirekum bima tevelleytu bihi evvelekum ve beri’tu ilellahi ezze ve celle min e’daikum ve minel cibti vettağuti veşşeyatini ve hizbihimuz zalimine lekumul cahidine liheggikum vel marigine min vilayetikum velğasibine li irsikumuş şakkine fikumul munherifine enkum ve min kulli velicetin dunekum ve kulli mutain sivakum ve minel eimmetil lezine yed’une ilennari fesebbeteniyellahu ebeden ma heyitu ela muvalatikum ve muhebbetikum ve dinikum ve veffegeni litaetikum ve rezegeni şefaetekum ve ce’eleni min ğiyari muvalikumut tabiine lime deevtum ileyhi ve ce’eleni mimmen yegtessu asarekum ve yesluku sebilekum ve yehtedi bihudakum ve yuhşeru fi zumretikum ve yekirru fi rec’etikum ve yumelleku fi devletikum ve yuşerrefu fi afiyetikum ve yumekkenu fi eyyamikum ve tegerru eynuhu ğeden biruyetikum bi ebi entum ve ummi ve nefsi ve ehli ve mali men eradellahe bedee bikum ve men vehhedehu gebile enkum ve men gesedehu teveccehe bikum mevaliyye la uhsi senaekum vela ebluğu minel medhi kunhekum ve minel vesfi gedrekum ve entum nurul eğyari ve hudatul ebrari ve hucecul cebbari bikum fetehellahu ve bikum yeğtimullahu ve bikum yunezzilul ğeyse ve bikum yumsikus semae en tegee elelerzi illa bi iznihi ve bikum yuneffisul hemme ve yekşifuz zurre ve indekum ma nezelet bihi rusuluhu ve hebetet bihi melaiketehu ve ila ceddikum (Hz. Ali (a.s)’ın ziyaretinde ve ila ceddikum yerine ve ila eğike diye okunacak)<br>buiser ruhul eminu atakumullahu ma lem yu’ti eheden minel alemine te’tee kullu şerifin lişerefikum ve necee kullu mutekerribin litaetikum ve ğezee kullu cebbarin lifezlikum ve zelle kullu şey’in lekum ve eşrefetil erzu binurikum vefazel faizune bi vilayetikum bikum yusleku iler rizvani ve ela men cehede vilayetekum ğezebur rahmani bi ebi entum ve ummi ve nefsi ve ehli ve mali zikrukum fiz zakirine ve esmaukum fil esmai ve ecsadukum fil ecsadi ve ervahukum fil ervahi ve enfusukum fin nufusi ve asarukum fil asari ve guburukum fil guburi fema ehla esmaekum ve ekreme enfusekum ve e’zeme şa’nekum ve ecelle ğeterekum ve evfa ehdekum ve esdege ve’dekum kelamukum nurun ve emrukum ruşdun ve vesiyyetukumut tegva ve fi’lukumul ğeyru ve adetukumul ihsanu ve seciyyetukumul keremu ve şe’nukumul heggu ves sidgu ver rifgu ve gevlukum hukmun ve hetmun ve re’yukum ilmun ve hilmun ve hezmun in zukirel ğeyru kuntum evvelehu ve eslehu ve fer’ehu ve me’dinehu ve ma’vahu ve muntehahu bi ebi entum ve ummi ve nefsi keyfe esifu husne senaikum ve uhsi cemile belaikum ve bikum eğrecenallahu minez zulli ve ferrece enna ğemeratil kurubi ve engezena min şefa curufil helekati ve minen nari bi ebi entum ve ummi ve nefsi bi muvalatikum ellemenellahu mealime dinina ve eslehe ma kane fesede min dunyana bi muvalatikum temmetil kelimetu ve ezumetin ni’metu ve’telefetil furgetu ve bi muvalatikum tugbelut taetul mufterezetu ve lekumul meveddetul vacibetu vedderecatur refietu vel megamul mehmudu vel mekanul me’lumu indellahi ezze ve celle vel cahul ezimu veş şanul kebiru veş şefaetul megbuletu rebbena amenna bima enzelte vet tebe’nar resule fektubna meş şahidine rabbena la tuziğ gulubena be’de iz hedeytena ve heblena min ledunke rahmeten inneke entel vehhabu subhane rabbina in kane ve’du rabbina lemef’ulen ya veliyyellahi inne beyni ve beynellahi ezze ve celle zunuben la ye’ti eleyha illa rizakum febiheggi meni’temenekum ela sirrihi vester’akum emre ğelgihi ve gerene taetekum bi taetihi lemmas tevhebtum zunubi ve kuntum şufeai feinni lekum mutiun men etaekum feged etaellahe ve men esakum feged esellahe ve men ehebbekum feged ehebbellahe ve men ebğezekum feged ebğezellahe ellahumme inni lev ve cedtu şufeae egrebe ileyke min muhammedin ve ehli beytihil eğyaril eimmetil ebrari leceeltuhum şufeai febiheggihimul lezi evcebte lehum eleyke es’eluke en tudğileni fi cumletil arifine bihim ve biheggihim ve fi zumretil merhumine bişefaetihim inneke erhemur rahimine ve sallalahu ela Muhammedin ve alihit tahirine ve selemle teslimen kesiren ve hesbunallahu ve ni’mel vekil.</p>
</div>



<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<h3 class="has-text-color wp-block-heading" id="camia-kebire-ziyareti-turkce-anlami-1" style="color:#ff0000;font-size:24px;line-height:1.3">Camia Kebire Ziyareti Türkçe Anlamı</h3>



<p class="has-black-color has-text-color" style="font-size:15.5px"><strong>Rahman (ve) rahim (olan) Allah&#8217;ın adıyla.</strong><br>Selam olsun size ey Peygamber&#8217;in Ehl-i Beyt&#8217;i, risalet&#8217;in karargâhı, meleklerin uğradığı kimseler; vahyin iniş yeri, rahmet madeni, ilim hazinelerinin kaynakları, hilimin nihayeti, bağışın kökü, ümmetlerin yöneticileri, iyilerin mücevheri, seçkinlerin direği, kulların önderleri, beldelerin temel taşları, iman kapıları, Rahman&#8217;ın emanetdarları, Peygamber&#8217;in öz soyu, ilahî elçilerin göz nuru ve resullerin yakınları! Allah&#8217;ın rahmet ve bereketi sizin üzerinize olsun.<br>Selam olsun sizlere ey hidayet imamları, karanlıkların nur­ları, takvanın parlak nişaneleri, kâmil akıl ve bilinç sahipleri, halkın sığınakları, peygamberlerin varisleri, üstün örnekler, güzel davetçiler, Allah&#8217;ın dünya ve ahiret ehline ve ilk mahlûklara olan hüccetleri! Allah&#8217;ın rahmet ve bereketi sizin üzerinize olsun.<br>Selam olsun sizlere ey Allah&#8217;ı tanımanın yolları ve Allah&#8217;ın bereketinin odakları, Allah&#8217;ın hikmetinin kaynakları, Allah&#8217;ın sırlarının koruyucuları, Allah&#8217;ın kitabının muhafızları ve Peygamber&#8217;in vasileri ve Resulullah&#8217;ın soyu! Allah&#8217;ın rahmet ve bereketi sizin üzerinize olsun.<br>Selam olsun insanları Allah&#8217;a davet eden imamlara, rızasının kılavuzlarına, emrinde bulunanlara, muhabbetinde son merte­beye erişenlere, ihsanla tevhidine sarılanlara, emir ve nehiylerini aşikâr kılanlara ve emrine uyup Hak&#8217;tan önce bir şeyi dile getirmeyen tertemiz kullara! Allah&#8217;ın rahmet ve bereketi sizin üzerinize olsun.<br>Selam olsun (Hakk&#8217;a) davet eden imamlara, hidayetçi olan önderlere, koruyucu ve destekçi velilere. Selam olsun siz zikir ehline, emir sahiplerine, Allah&#8217;ın yeryüzünde seçtiği halifelerine, O&#8217;nun seçkin kıldığı kendi hizbine, O&#8217;nun ilim çeşmelerine, O&#8217;nun hüccet ve nuruna; Allah&#8217;ın rahmet ve bereketi sizin üzerinize olsun.<br>Allah&#8217;ın kendi hakkında şahadet ettiği gibi (ben de) şahadet ederim ki Allah&#8217;tan başka bir ilah yoktur, O tektir ve ortağı yoktur. Nitekim melekler ve ilim sahibi yaratıkları da buna şahadet etmekteler. O&#8217;ndan başka bir ilah yoktur; O güçlü ve hikmet sahibidir. Şahadet ederim ki Muhammed O&#8217;nun seçkin kulu ve beğenilmiş elçisidir. Müşrikler bunu istemese de Onu hidayet ve hak din üzere ve bütün dinlere galip gelsin diye göndermiştir.<br>Yine şahadet ederim ki sizler değer ve hidayet sahibi masum imamlarsınız. Allah&#8217;a yakınlaştırılmış, muttaki, sâdık, seçkin ve O&#8217;na itaat eden, O&#8217;nun emrini tamamen yerine getiren, O&#8217;nun iradesine uyan, ikramını kazanan önderlersiniz. Allah sizi bilerek seçmiş, gaybının bilgisini size bahşetmiş, sırrını bil­mekle sizi seçkin kılmış ve kendi kudretiyle sizi değerlendirmiştir. Kendi hidayetiyle size izzet kazandırmış, kendi burhanıyla (mucize ve kerametleriyle) sizi özgün kılmış, kendi nurunu size bahşetmiş ve kendi ruhuyla sizi desteklemiştir. Yeryüzünde sizlerin halife olmanızı, kullarına hüccet ve dinine yardımcı ol­manızı, sırrını koruyanlar, ilmini taşıyanlar ve hik­metinin emanetdarları, vahyinin açıklayıcıları, tevhidinin erkânı, yaratıklarına şahitler, kullarına nişaneler, beldesinde ışık ve yolu­na delil olmanızı istemiştir.<br>Allah sizleri sürçmelerden korumuş, fitnelerden emanda kılmış, kirlerden temizlemiş, her türlü pisliği sizlerden uzaklaştırmış ve sizleri tertemiz kılmıştır. Siz de O&#8217;nun yüceliği karşısında tazim (ululama) ettiniz, şanını yüce bildiniz ve nimetini övdünüz. O&#8217;nu sürekli andınız, ahdını muhkemleştirip (sağlamlaştırdınız), kulluk bağını sağlamlaştırdınız ve O&#8217;nun rızası için açık ve gizlide müminlerin hayrına çalıştınız; hikmet ve güzel öğütle O&#8217;nun yoluna çağırdınız; O&#8217;nun rızası yolunda nefsinizden geçtiniz ve O&#8217;nun muhabbeti uğruna uğradıklarınıza sabrettiniz. Namazı dosdoğru kılıp, zekâtı verdiniz; marufa emredip, münkerden sakındırdınız. Allah uğruna hakkıyla cihat edip, O&#8217;nun davetini ilan ettiniz; farzlarını açıkladınız ve hadleri (şer&#8217;i hüküm ve cezaları) ikame edip, belirlenen hükümlerini beyan et­tiniz; sünnetine uyup, O&#8217;nun rızasına yöneldiniz, kaza ve takdiri O&#8217;na bıraktınız ve geçmiş peygamberleri tasdik ettiniz. Öyleyse sizi bırakıp başkasına yönelen sapar; size sarılan Hakk&#8217;a kavuşur ve hakkınızı çiğneyen ise, zevala uğrar.<br>Hak sizinledir ve sizdedir, sizdendir ve size yöneliktir; siz hakkın sahibi ve kaynağısınız. Peygamberlik mirası sizdedir, halk sizin kapınıza gelir ve onların hesabı sizin üzerinizdedir. Hakkı batıldan ayıracak kesin hüküm sizin yanınızdadır; Allah&#8217;ın nişaneleri sizdedir, O&#8217;nun hükümlerini bildirecek olan sizsiniz; O&#8217;nun nuru, açık delili sizin yanınızdadır. Emri size açıklanmıştır.<br>Size dost olan Allah&#8217;a dost olur ve size düşman kesilen Allah&#8217;a düşman kesilir. Sizi seven Allah&#8217;ı sever, size karşı kin besleyen Allah&#8217;a kin besler. Size sarılan Allah&#8217;a sarılır. Sağlam yol ve fena yurdunun şahitleri ve bekâ yurdunun şefaatçileri sizsiniz. Kesintisiz rahmet, korunmuş nişane, mahfuz emanet ve insanların imtihan edildikleri kapı sizsiniz. Kim size geldiyse kurtuldu ve size gelmeyen helak oldu. Siz, Allah&#8217;a doğru çağırıyorsunuz ve O&#8217;na yönlendiriyorsunuz, O&#8217;na iman edip O&#8217;na baş eğiyorsunuz, O&#8217;nun emrine uyup yoluna halkı irşat ediyorsunuz ve O&#8217;nun sözüyle hüküm veriyorsunuz.<br>Sizinle dostluk bağı kuran saadete erer ve size düşman olan ise kurtuluş yüzü görmez; sizi inkâr eden hüsrana uğrar ve sizden ayrı düşen sapıklığa duçar olur; size sarılan kurtulur, size sığınan güven kazanır, sizi tastik eden selamete kavuşur, size uyan hidayete erişir; size tabi olanın cennettir yeri, size karşı gelenin cehennemdir yuvası; sizi inkâr eden küfre sapar, sizinle harbeden şirke düşer, sizi reddeden cehennemin en alt tabakasında yanar.<br>Şahadet ederim ki bu ilahi irade önceden vardı ve bundan sonra da var olacaktır. Şahadet ederim ki sizlerin ruhlarınız ve nurlarınız birdir; tertemiz ve pâksınız ve hep birbirinizdensiniz; Allah sizleri nur olarak yarattı ve arşın etrafına yerleştirdi; sonra Allah bizlere ih­sanda bulunup, minnet edip, yücelmesini ve kendi isminin anılmasını istediği evlere yerleştirdi sizleri. Bizlerin size salât göndermemizi; sizlerin velayetinizi taşımak nimetini yaratılışımız için esenlik, nefsimiz için temizlik, bizler için arınma ve günahlarımız için kefaret kıldı. Böylece bizler Allah yanında sizlerin faziletlerini itiraf edenler ve sizlerin ilahî makamınızı tasdik edenler olarak tanındık. Allah&#8217;tan, sizleri hiç bir kimsenin ulaşamayacağı; kimsenin sizinle yarışamayacağı; erişmeyi arzu edemeyeceği keramet kazananların en üstün mertebesine ulaştırmasını; mukarreblerin en mükemmel makamına eriştirmesini ve mürsellerin en yüce derecelerine ulaştırmasını istiyorum. Öyle ki sizin imamet makamınızın yüceliğini, mevkinizin azametini, şanınızın üstünlüğünü, nurunuzun tamlığını, menziletinizin güzelliğini, makamınızın sebatını, yerinizin şerefini, Allah yanındaki mertebenizi, O&#8217;nun yanındaki değerinizi, O&#8217;na olan özelliğinizi ve O&#8217;na yakınlığınızı tanımayan, bilmeyen hiç bir mukarreb melek ve mürsel peygamber kalmasın. Bu makamınıza şahid, ne bir âlim, ne bir cahil, ne bir mümin, ne bir facir, ne bir inat eden tağut, ne bir azgın şeytan ve ne de bu mertebeler arasında bilinç sahibi bir mahlûk kalmasın.<br>Babam, annem, ailem, malım ve yakınlarım size feda olsun; Allah&#8217;ı ve sonra sizleri şahid kılıyorum ki ben, size ve sizin inandıklarınıza iman etmişim; sizin düşmanınıza karşıyım ve sizin reddettiğiniz şeyleri ben de reddediyorum; sizin makamınıza arifim ve size karşı gelenlerin sapıklıkta olduklarını biliyorum. Sizin dostlarınızın dostu ve düşmanlarınızın düşmanıyım; sizin hakkınıza riayet edene ben de riayet ederim; sizinle savaşanla savaşırım; sizin hak bildiğinizi hak bilirim ve sizin batıl bildiğinizi batıl bilirim; size itaat ediyorum, hakkınıza arifim ve faziletinize ikrar ediyorum. İlminizi taşıyorum, ahdinize bağlıyım, sizlerin makamınıza inanıyorum, gelişinize iman ediyorum, dönüşünüzü tasdik ediyorum, emrinizi bekliyorum, devletinizin arzusundayım, sözünüze bağlıyım, emrinize amel ediyorum, sizlere iltica etmişim, ziyaretinize gelmişi ve kabrinize sığınmışım. Sizi Allah azze ve celle yanında kendime şefaatçi kılmışım; sizin hürmetiniz için Allah&#8217;a yakın olmak istiyorum; her zaman ve her işimde kendi hacetlerimin, isteklerimin reva olması için sizleri (Allah huzurunda) aracı kılmışım; sırrınıza ve aşikâr makamınıza iman etmişim; sizlerin hazır olanınıza da, gaybette olanınıza da, evvel ve sonuncunuza da iman etmiş ve bütün işleri sizlere havale etmişim; bütün hallerimde sizlere boyun eğmişim; kalbim sizlere teslim olmuştur; görüşüm size tabidir ve yardımım sizin için hazırdır. Umudum şudur ki Allah sizin vasıtanızla dinini ihya eder; sizleri kendi istediği günlerde geriye çevirir ve adaleti ikame etmek için sizleri yeryüzünde galip kılar. Ben sizinleyim, size desteğim, sizden başkasıyla değilim. Sizlere inanmışım ve sonuncunuzu da ilkinizi sevdiğim gibi severim.<br>Sizin hakkınızı inkâr eden, velayetinizden çıkan, mirasınızı gasbeden, sizler hakkında şüpheye düşen, sizden ayrılan düşmanlarınızdan, tağuttan ve şeytandan ve onların zalim hiziplerinden Allah&#8217;a sığınıyorum. Sizin dışınızda olan her vasıta ve önderden, ateşe çağıran imamlardan O&#8217;na sığınırım. Allah&#8217;tan istiyorum ki yaşadığım müddetçe beni sizin velayetiniz, muhabbetiniz ve dininiz üzerine sabit kılsın; size itaat etmeğe beni muvaffak etsin; sizin şefaatinizi bana nasip etsin ve beni sizin en seçkin dotlarınızdan, sizin davetinize uyanlardan, sizin izinizi takip edenlerden, yolunuzdan gidenlerden, hidayetinizle hidayet bulanlardan, zümrenizde mahşere gidenlerden, dönüşünüzde dönenlerden, davetinizde mevki kazananlardan, huzur döneminizi görenlerden, sizin güçlü döneminizde eli açık olanlardan ve sizi görmek şerefine kavuşanlardan etsin.<br>Babam, annem, nefsim, ailem ve malım sizlere feda olsun! Allah&#8217;a kavuşmak isteyen size gelmelidir; tevhidi bilenler bunu sizden öğrenir ve O&#8217;na yönelmek isteyen sizin kapınıza gelir. Ey benim Mevlalarım! Sizin güzelliklerinizi söylemekle bitiremem; sizi methetmekle hakkınıza varamam ve sizin vasfınızı söylemekle değerinizi açıklayamam. Sizler seçkinlerin nu­rusunuz, iyilerin hidayete eriştirenlerisiniz ve Allah&#8217;ın hüccetlerisiniz; Allah sizinle yaratılışı başlatmış ve sizinle de bitirecektir. Sizin sebebinize Allah yağmur yağdırır ve sizin hürmetinize Allah göğün yere düşmesini önler, meğer kendi izni olsun ve sizin hürmetinize Allah zorlukları giderir ve müşkülleri bertaraf eder; sizin yanınızdandır elçilerin indirdiği ve meleklerin getirdiği hükümler sizin yanınızdadır. Ruhul Emin (Cebrail) sizin ceddinize (Hz. Ali&#8217;nin (a.s) ziyaretinde &#8220;ceddinize&#8221; yerine &#8220;kardeşine&#8221; kelimesi söylenilir) inmiştir. Allah hiç bir kimseye vermediği makamı size vermiştir; her şerefli sizin şere­finiz karşısında boyun eğer; her büyük size itaat eder; her güçlü size, faziletiniz için huzu eder; her şey size nazaran hakirdir; yeryüzü sizin nurunuzla aydınlanmış ve kurtuluşa erenler sizin velayetinizle kurtuluşa erişilir; sizin vasıtanızla Allah&#8217;ın rızasına kavuşulur ve sizin velayetinizi inkar edene Allah gazap eder.<br>Babam, annem, kendim, ailem ve malım size feda olsun. Sizin anınız diğer anılarla, isimleriniz diğer isimlerle, bedeniniz diğer bedenlerle, ruhunuz diğer ruhlarla, eserleriniz diğer eser­lerle ve kabirleriniz diğer kabirlerin yanısıradır. Oysa sizin isimleriniz ne tatlıdır! Ve nefisleriniz ne değerli ve makamınız ne büyük, mertebeniz ne yüksek ve ahdiniz ne de sağlamdır! Ve va&#8217;dınız ne de doğrudur, kelamınız nurdur, emriniz olgunluk, vasiyetiniz takvadır, işiniz hayır, adaletiniz ihsan, yaratılışınız kerem ve büyüklük; şanınız hak, doğruluk ve yumuşaklıktır; sözünüz kesin hükümdür, görüşünüz ilim, hilim ve bilinçtir (yakindir).<br>Hayırdan söz edildiğinde, hayırın başlangıcı, kökü, dalı, kaynağı, barınak ve sonucu sizin olduğunuz görülür. Babam, annem ve kendim size feda olayım. Sizi nasıl öveyim ve karşılaştığınız güzel imtahanları sayayım; Allah sizin sebebinizle bizi zilletten çıkardı, kederlerimizi giderdi, helak olmanın ve ateşin eşiğinde iken bizi kurtardı. Babam, annem ve kendim size feda olayım. Allah sizin vela­yetinizin sayesinde bize dinin nişanelerini öğretti ve dünyadaki bozukluklarımızı düzeltti. Sizin dostluğunuz sayesinde büyük tevhid nimeti tamamlandı ve ikiye ayrılma yerine kaynaşma oldu. Sizin velayetiniz sebebiyle farz itaatlar kabul olur ve Kur&#8217;an&#8217;da farz kılınan dostluk size aittir. Yüksek dereceler, övülmüş makam ve Allah azze ve celle yanında belirlenmiş yer, büyük mertebe ve kabul olan şefaat size aittir.<br>Ey Allah&#8217;ım! Biz, nazil ettiğine iman ettik ve resulüne uyduk. Öyleyse bizi tanıklardan yaz. Ey Rabbimiz! Bizi hidayet ettikten sonra kalbimizi batıla doğru eğme; kendi yanından bize rahmet ihsan et; gerçekten sen çok bağışlayansın. Rabbimiz her türlü eksiklikten uzaktır, Rabbimizin vaadi mutlaka gerçekleşir.<br>Ey Allah&#8217;ın velisi! Benimle Allah azze ve celle arasında öyle günahlar var ki sizin rıza ve hoşnutluğunuz olmasa asla bağışlanmaz. Öyleyse sizi kendi sırrına emin kılan, halkın işlerinde sizi önder kılan, itaatinizi kendi itaatine dâhil eden Allah&#8217;ın hakkı hürmetine benim günahlarımı bağışlamasını isteyin ve benim şefaatçilerim olun. Ben size itaat edenim; kim size itaat etse, Allah&#8217;a itaat etmiş olur ve kim de size karşı gelse, Allah&#8217;a karşı gelmiş olur; sizi seven Allah&#8217;ı sevmiş olur ve size buğzeden Allah&#8217;a buğzetmiş olur. Allah&#8217;ım! Eğer ben Muhammed ve onun seçkin, beğenilmiş Ehli Beyt&#8217;inden sana daha yakın olan birisini bilseydim, onu sana şefaatçi kılardım. Öyleyse kendi üzerine farz kıldığın onların hakkı hürmetine Sen&#8217;den istiyorum ki beni, onları ve onların haklarını tanıyanlardan yap ve onların şefaatiyle merhamete kavuşanlardan karar kıl. Sen merhametlilerin en merhametlisisin. Ey Allah! Muhammed ve onun pâk Ehli Beyt&#8217;ine rehmet ve çok selam gönder. Allah bize yeter, O ne güzel sahiptir.</p>
</div>
</div>



<h2 class="wp-block-heading" id="kaynakca">KAYNAKÇA</h2>



<pre class="wp-block-verse"><strong><em>1-</em></strong>Tusi, Tehzib, c. 6, s. 96-102.
<strong><em>2-</em></strong>Men La Yahduruhu’l Fakih, c. 2, s. 610. 
<strong><em>3-</em></strong>Meclisi, Zadu’l Mead, s. 301. 
<strong><em>4-</em></strong>İbn-i Babeveyh, c. 2, s. 610. 
<strong><em>5-</em></strong>Feraidu’s Simteyn, c. 2, s. 179-186. 
<strong><em>6-</em></strong>İhsa-i, c. 1, s. 30. 
<strong><em>7-</em></strong>Mudir Şaneçi, s. 146. 
<strong><em>8-</em></strong>İhsa-i, c. 1, s. 31. 
<strong><em>9-</em></strong>Şubber, s. 33. 
<strong><em>10-</em></strong>İhsa-i, c. 1, s. 30. 
<strong><em>11-</em></strong>Müstedreku’l Vesail, c. 11, s. 170-171. 
<strong><em>12-</em></strong>Muhammed Taki Meclisi, ş. 1377, c. 8, s. 666.</pre>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/camia-kebire-ziyareti/">Camia Kebire Ziyareti</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://imammehdiyarenleri.org/camia-kebire-ziyareti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aşura Ziyareti</title>
		<link>https://imammehdiyarenleri.org/asura-ziyareti/</link>
					<comments>https://imammehdiyarenleri.org/asura-ziyareti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[YÖNETİCİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Mar 2022 15:50:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dualar]]></category>
		<category><![CDATA[Aşura ziyareti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://imammehdiyarenleri.org/?p=1152</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aşura Ziyareti&#160;(Arapça: زيارة عاشوراء),&#160;Şiaların&#160;uzaktan ve yakından&#160;İmam Hüseyin&#160;(a.s) ve yarenlerini&#160;ziyaret&#160;etmek ve&#160;Aşura vakıasını&#160;anmak için okudukları bir ziyaretnamedir. Aşura Ziyareti, İmam Muhammed Bakır&#8217;dan (a.s)&#160;rivayet&#160;edilmiş ve Şialar için önemli bir ziyaretnamedir. Aşura Ziyareti nin&#8230; </p>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/asura-ziyareti/">Aşura Ziyareti</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p> <strong>Aşura Ziyareti</strong>&nbsp;(Arapça: زيارة عاشوراء),&nbsp;<strong><em><a href="https://imammehdiyarenleri.org/sia/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Şiaların</a>&nbsp;</em></strong>uzaktan ve yakından<a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-huseyin/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">&nbsp;<strong><em>İmam Hüseyin&nbsp;(a.s)</em></strong></a> ve yarenlerini&nbsp;ziyaret&nbsp;etmek ve&nbsp;<strong><em><a href="https://imammehdiyarenleri.org/asura-vakasi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Aşura vakıasını</a>&nbsp;</em></strong>anmak için okudukları bir ziyaretnamedir. Aşura Ziyareti, <strong><em><a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-muhammed-bakir/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">İmam Muhammed Bakır&#8217;dan (a.s)</a>&nbsp;</em></strong>rivayet&nbsp;edilmiş ve Şialar için önemli bir ziyaretnamedir.</p>



<figure class="wp-block-image size-large is-resized aşura-ziyaret" id="aşura-ziyaret"><img decoding="async" src="https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2022/03/asura-ziyareti-huseyin-1024x768.jpg" alt="" class="wp-image-1154" width="533" height="400" title="aşura-ziyaret" srcset="https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2022/03/asura-ziyareti-huseyin-1024x768.jpg 1024w, https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2022/03/asura-ziyareti-huseyin-300x225.jpg 300w, https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2022/03/asura-ziyareti-huseyin-768x576.jpg 768w, https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2022/03/asura-ziyareti-huseyin-136x102.jpg 136w, https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2022/03/asura-ziyareti-huseyin.jpg 1200w" sizes="(max-width: 533px) 100vw, 533px" /></figure>



<h2 class="has-text-color wp-block-heading" id="asura-ziyareti-nin-senedi" style="color:#ff0000">Aşura Ziyareti nin Senedi</h2>



<p><strong><em><a href="https://imammehdiyarenleri.org/asura-gunu-nedir/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Aşura</a>&nbsp;</em></strong>Ziyareti nin yer aldığı en eski ve kaynak kitap, İbn-i Kavlaveyh’in yazmış olduğu “Kamilu’z-Ziyarat” kitabıdır.<sup><strong><em><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[1]</mark></em></strong></sup>&nbsp;Kitabın müellifi,<a href="https://imammehdiyarenleri.org/asura-gunu-nedir/" target="_blank" rel="noreferrer noopener"> </a><strong><em><a href="https://imammehdiyarenleri.org/asura-gunu-nedir/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Aşura</a> </em></strong>ziyaretinin metnini<a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-muhammed-bakir/" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><strong><em>&nbsp;İmam Muhammed Bakır’dan (a.s)</em></strong></a> nakletmiştir. Aynı şekilde bu ziyareti,&nbsp;Şeyh Tusi&nbsp;(r.a) “Misbahu’l Mütehaccid”<sup><strong><em><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[2]</mark></em></strong></sup>&nbsp;kitabında “Muhammed b. İsmail b. Bazi’den, o da Salih b. Ukbe’den, o da babasından ve o da&nbsp;Ebu Cafer’den nakletmiştir. &#8220;Kamilu’z Ziyaret&#8221; kitabının nakli ile &#8220;Misbahu’l Mütehaccid&#8221; kitabının nakli arasında farklılıklar göze çarpmaktadır.&nbsp;<sup><strong><em><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[3]</mark></em></strong></sup>&nbsp;Aşura Ziyareti’nden sonra Alkame’nin Safvan’dan ve onun da<a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-caferi-sadik/" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><strong><em>&nbsp;İmam Cafer Sadık’tan (a.s)</em></strong> </a>naklettiği “Alkame Duası” yer almaktadır.<sup><strong><em><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[4]</mark></em></strong></sup></p>



<h2 class="has-text-color wp-block-heading" id="asura-ziyaretini-okumanin-sevabi" style="color:#ff0000">Aşura Ziyaretini Okumanın Sevabı</h2>



<p>Alkame b. Muhammed Hazar şöyle diyor:&nbsp;<a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-muhammed-bakir/" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><strong><em>İmam Bakır’a (a.s)</em></strong></a> dedim ki: &#8220;Bana&nbsp;<strong><em><a href="https://imammehdiyarenleri.org/asura-vakasi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Aşura</a>&nbsp;</em></strong>gününde&nbsp;<a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-huseyin/" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><strong><em>İmam Hüseyin&#8217;i (a.s)</em></strong> </a>yakından ziyaret ettiğimde veya uzak şehirlerden yada evimden o hazrete selam verdiğimde okuyabileceğim bir dua öğretin”.<strong><em><a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-muhammed-bakir/" target="_blank" rel="noreferrer noopener"> İmam Bakır (a.s)</a> </em></strong>şöyle buyurdular:</p>



<p>“Ey Alkame! O hazrete selam ver ve sonra iki rekat&nbsp;namaz&nbsp;kıl. Daha sonra&nbsp;tekbir&nbsp;getir ve o hazreti işaret ederek şunları (ziyaretin metnini) söyle. Bunu okumakla <strong><em><a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-huseyin/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">İmam Hüseyin’i (a.s)</a> </em></strong>ziyaret eden meleklerin&nbsp;duasını&nbsp;yapmış olursun. Bu durumda Allah-u Teâlâ senin için yüz binlerce derece verir ve<a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-huseyin/" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><strong><em> İmam Hüseyin (a.s)</em></strong></a> ile birlikte&nbsp;şehit&nbsp;olanlar gibi olursun. Böylece onların ulaştıkları makama ulaşır ve o hazretle birlikte şehit olanlarla birlikte anılırsın. Bunun yanında senin için her peygamber ve elçinin sevabının yanında, <a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-huseyin/" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><strong><em>İmam Hüseyin (a.s)</em></strong></a> şehit olduğu günden itibaren o hazreti ziyaret edenlerin ziyaretinin sevabı yazılır.<sup><em><strong><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[5]</mark></strong></em></sup></p>



<p>Alkame diyor ki<em><strong> <a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-muhammed-bakir/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">İmam Bakır (a.s)</a></strong></em> bu ziyareti naklettikten sonra şöyle buyurdu: “Ey Alkame! Eğer her gün evinde bu ziyaretnameyi okursan, bu sevapların hepsini alırsın.”<sup><strong><em><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[6]</mark></em></strong></sup></p>



<p>Başka bir rivayette ise: “Eğer insanlar <strong><em><a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-huseyin/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">İmam Hüseyin’i (a.s)</a> </em></strong>ziyaret etmenin değerini anlasalardı, büyük bir şevkle ölümü arzulardı. Bu sevap ve mükafatlara ulaşma hasretinden beden ve ruhlarını parça parça ederlerdi.”<sup><strong><em><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[7]</mark></em></strong></sup></p>



<h2 class="has-text-color wp-block-heading" id="asura-ziyareti-dinle-ve-indir" style="color:#ff0000">Aşura Ziyareti Dinle ve İndir</h2>



<figure class="wp-block-audio"><audio controls src="https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2022/03/Ziyaret-i-Asura.ogg"></audio><figcaption>Aşura Ziyareti  Dinle veya İndir</figcaption></figure>



<h2 class="has-text-color wp-block-heading" id="asura-ziyareti-metni" style="color:#ff0000">Aşura Ziyareti Metni</h2>



<figure class="wp-block-table"><table class="has-black-color has-text-color has-fixed-layout"><thead><tr><th>Aşura Ziyareti  Arapça</th><th>Aşura Ziyareti  Arapça Yazılışı</th><th>Aşura Ziyareti  Anlamı</th></tr></thead><tbody><tr><td><strong>بِسْمِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ</strong></td><td>Bismillahirrahmanirrahim<br></td><td>Rahman ve Rahim Allah&#8217;ın adıyla</td></tr><tr><td><strong>اَلسَّلامُ عَلَيْكَ يا اَبا عَبْدِاللهِ، اَلسَّلامُ عَلَيْكَ يَا بْنَ رَسُولِ اللهِ (السَّلامُ عَلَيكَ يا خِيَرَةِ اللهِ وابْنَ خَيرَتِهِ) اَلسَّلامُ عَلَيْكَ يَا بْنَ اَميرِ الْمُؤْمِنينَ وَابْنَ سَيِّدِ الْوَصِيّينَ، اَلسَّلامُ عَلَيْكَ يَا بْنَ فاطِمَةَ سَيِّدَةِ نِساءِ الْعالَمينَ، اَلسَّلامُ عَلَيْكَ يا ثارَ اللهِ وَابْنَ ثارِهِ وَالْوِتْرَ الْمَوْتُورَ، اَلسَّلامُ عَلَيْكَ وَعَلَى الاَْرْواحِ الَّتي حَلَّتْ بِفِنائِكَ عَلَيْكُمْ مِنّي جَميعاً سَلامُ اللهِ اَبَداً ما بَقيتُ وَبَقِىَ اللَّيْلُ وَالنَّهارُ</strong></td><td>Esselamu aleyke ya eba ebdillah Esselamu aleyke yebne resulillah Esselamu aleyke yebne emiril muminin vebne seyyidil vesiyyin Esselamu aleyke yebne fatimete seyyideti nisail âlemin Esselamu aleyke ya sarallah vebne sarihi vel vitrel mevtur Essleamu aleyke ve elel ervahilleti hellet bi finaike aleykum minni cemien selamullahi ebeden ma begitu ve begiye-l leylu vennehari</td><td>Selam olsun sana ey Eba Abdillah! Selam olsun sana ey Resulullah&#8217;ın oğlu! Selam olsun sana ey Mu&#8217;minlerin Emiri ve vasilerin efendisinin oğlu! Selam olsun sana ey dünya kadınlarının efendisi Fatıma&#8217;nın oğlu! Selam olsun sana ey Allah&#8217;ın kanına (intikamına) talip olduğu ve kanına talip olduğunun oğlu! Ey (mukaddes) kanının intikamı henüz alınmayan!<br><br>Selam olsun sana ve senin eşiğine yerleşen (sana feda olup, senin haremine yerleşen) ruhlara. Hepinizin üzerine benden Allah&#8217;ın edebi selamı olsun; ben yaşadığım, gece ve gündüz devam ettiği müddetçe.</td></tr><tr><td><strong>، يا اَبا عَبْدِاللهِ لَقَدْ عَظُمَتِ الرَّزِيَّةُ وَجَلَّتْ وَعَظُمَتِ الْمُصيبَةُ بِكَ عَلَيْنا وَعَلى جَميعِ اَهْلِ الاِْسْلامِ وَجَلَّتْ وَعَظُمَتْ مُصيبَتُكَ فِي السَّماواتِ عَلى جَميعِ اَهْلِ السَّماواتِ،</strong><br><br><strong>فَلَعَنَ اللهُ اُمَّةً اَسَّسَتْ اَساسَ الظُّلْمِ وَالْجَوْرِ عَلَيْكُمْ اَهْلَ الْبَيْتِ، وَلَعَنَ اللهُ اُمَّةً دَفَعَتْكُمْ عَنْ مَقامِكُمْ وَاَزالَتْكُمْ عَنْ مَراتِبِكُمُ الَّتي رَتَّبَكُمُ اللهُ فيها، وَلَعَنَ اللهُ اُمَّةً قَتَلَتْكُمْ وَلَعَنَ اللهُ الْمُمَهِّدينَ لَهُمْ بِالَّتمْكينِ مِنْ قِتالِكُمْ، بَرِئْتُ اِلَى اللهِ وَاِلَيْكُمْ مِنْهُمْ وَمِنْ اَشْياعِهِمْ وَاَتْباعِهِمْ وَاَوْلِيائِهِم،</strong></td><td>Ya eba ebdillah leged ezumeti-r reziyyetu ve cellet ve ezumeti-l musibetu bike eleyna ve ela cemi-i ehlil İslami ve cellet ve ezumet musibetuke fi-s semavati ela cemi-i ehli-s semavati fe leene-l lahu ummeten defeetkum en megamikum ve ezaaletkum en meratibikumu-l leti rattebekumu-l lahu fiha ve leene-l lahu ummeten gateletkum ve leene-l lahu-l mumehhidine lehum bi-t temkini min gitalikum beri’tu ile-l lah ve ileykum minhum ve eşyaihim ve etbaihim ve evliyaihim</td><td>Ey Eba Abdillah! Senin yasın ve musibetin bize ve İslam ehline çok ağır ve büyük oldu. Senin musibetin göklerde bütün gök ehline de çok büyük ve ağır oldu. Allah lanet etsin, siz Ehl-i Beyt&#8217;e yapılan zulüm ve haksızlığın temelini atan topluluğa. Allah lanet etsin, sizi (ilahi) makamınızdan uzaklaştıran ve Allah&#8217;ın size tayin ettiği mertebeleri elinizden alan topluluğa. Allah lanet etsin, sizi şehit eden topluluğa. Allah lanet etsin, sizinle savaşabilmek için (zalimlere) ortam hazırlayan topluluğa.<br><br>Ben Allah&#8217;a ve siz (Ehl-i Beyt&#8217;e) doğru, o (zalimlerden) ve onların izleyicilerinden, takipçilerinden ve dostlarından beriyim.</td></tr><tr><td><strong> يا اَبا عَبْدِاللهِ اِنّي سِلْمٌ لِمَنْ سالَمَكُمْ وَحَرْبٌ لِمَنْ حارَبَكُمْ اِلى يَوْمِ الْقِيامَةِ، وَلَعَنَ اللهُ آلَ زِياد وَآلَ مَرْوانَ، وَلَعَنَ اللهُ بَني اُمَيَّةَ قاطِبَةً، وَلَعَنَ اللهُ ابْنَ مَرْجانَةَ، وَلَعَنَ اللهُ عُمَرَ بْنَ سَعْد، وَلَعَنَ اللهُ شِمْراً، وَلَعَنَ اللهُ اُمَّةً اَسْرَجَتْ وَاَلْجَمَتْ وَتَنَقَّبَتْ لِقِتالِكَ،</strong><br></td><td>Ya eba ebdillah inni silmun limen saalemekum ve herbun limen haarebekum ilee yevmi-l giyameti ve leene-l lahu ale ziyadin ve ale mervane ve leene-l lahu beni umeyyete gatibeten ve leene-l lahu-bne mercanete ve leene-l lahu omere-bne se’din ve leene-l lahu şimren ve leene-l lahu ummeten esrecet ve elcemet ve teneggebet ligitalike</td><td>Ey Eba Abdillah! Hiç şüphesiz ben, kıyamet gününe kadar sizinle barışık olanlarla barışığım ve sizinle savaşanlarla savaş halindeyim.<br>Allah lanet etsin Ziyad soyuna ve Mervan soyuna. Allah lanet etsin Ümeyye oğullarının hepsine. Allah lanet etsin Mercane oğluna (İbn-i Ziyâd&#8217;a). Allah lanet etsin Ömer b. Sa&#8217;d&#8217;a. Allah lanet etsin Şimr&#8217;e. Allah lanet etsin seninle savaşmak için at eğerleyen, dizgin çeken ve nikap bağlayan topluluğa.</td></tr><tr><td><br><strong>بِاَبي اَنْتَ وَاُمّي لَقَدْ عَظُمَ مُصابي بِكَ فَاَسْأَلُ اللهَ الَّذي َاكْرَمَ مَقامَكَ وَاَكْرَمَني اَنْ يَرْزُقَني طَلَبَ ثارِكَ مَعَ اِمام مَنْصُور مِنْ اَهْلِ بَيْتِ مُحَمَّد صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ، اَللّـهُمَّ اجْعَلْني عِنْدَكَ وَجيهاً بِالْحُسَيْنِ عليه السلام فِي الدُّنْيا وَالاْخِرَةِ، يا اَبا عَبْدِاللهِ اِنّي اَتَقَرَّبُ اِلى اللهِ وَ اِلى رَسُولِهِ وَاِلى اَميرِ الْمُؤْمِنينَ وَاِلى فاطِمَةَ وَاِلَى الْحَسَنِ وَاِلَيْكَ بِمُوالاتِكَ وَبِالْبَراءَةِ (مِمَّنْ قاتَلَكَ وَنَصَبَ لَكَ الْحَرْبَ وَبِالْبَراءَةِ مِمَّنْ اَسَسَّ اَساسَ الظُّلْمِ وَالْجَوْرِ عَلَيْكُمْ وَاَبْرَأُ اِلَى اللهِ وَاِلى رَسُولِهِ) مِمَّنْ اَسَسَّ اَساسَ ذلِكَ وَبَنى عَلَيْهِ بُنْيانَهُ وَجَرى فِي ظُلْمِهِ وَجَوْرِهِ عَلَيْكُمْ وَعلى اَشْياعِكُمْ، بَرِئْتُ اِلَى اللهِ وَاِلَيْكُمْ مِنْهُمْ وَاَتَقَرَّبُ اِلَى اللهِ ثُمَّ اِلَيْكُمْ بِمُوالاتِكُمْ وَمُوالاةِ وَلِيِّكُمْ وَبِالْبَراءَةِ مِنْ اَعْدائِكُمْ وَالنّاصِبينَ لَكُمُ الْحَرْبَ وَبِالْبَراءَةِ مِنْ اَشْياعِهِمْ وَاَتْباعِهِمْ،</strong></td><td>bi ebi ente ve ummi leged ezume musabi bike fe es’elu-l lahe-l lezi ekreme megameke ve ekremeni en yerzugeni talebe sarike me’e imamin mensurin min ehli beyti muhammedin salla-l lahu aleyhi ve alihi<br><br>Allahumme celni indeke vecihen bi-l huseyn aleyhi-s selam fi-d dunya vel ahireti Ya eba ebdil lahi inni etegerrebu ile-l lahi ve ilee resulihi ve ilee emiri-l muminine ve ilee fatimete ve ile-l heseni ve ileyke bi muvaalatike ve bi-l beraaeti mimmen gaateleke ve nesebe leke-l herbe ve bi-l beraaeti mimmen essese esaase-z zulmi ve-l cevri aleykum ve ebreu ile-l lahi ve ilee resulihi mimmen essese esaase zalike ve bena eleyhi bunyaanehu ve ceraa fi zulmihi ve cevrihi aleykum ve ela eşyaikum beri’tu ile-l lahi ve ileyku minhum ve etegerrebu ile-l lahi summe ileykum bi muvaalatikum ve muvaalati veliy yukum ve bi-l beraaeti min e’daikum ve-n nasibine lekumul herbe ve bil beraaeti min eşyaihim ve etbaihim</td><td>Anam ve babam sana feda olsun; senin için musibetim çok büyüktür. Şu halde senin makamını yücelten ve beni seninle değerli kılan Allah&#8217;tan istiyorum ki, Muhammed&#8217;in (s.a.a) Ehl-i Beyt&#8217;inden olan muzaffer İmam (Hz. Mehdi) ile birlikte senin intikamını almayı bana nasip buyursun! Allah&#8217;ım! Beni dünya ve ahirette Hüseyin (a.s) ile şerefli kıl.<br>Ey Eba Abdillah! Hiç şüphesiz ben senin sevginle ve sizin (Ehl-i Beyt&#8217;in) düşmanlarından beri olmakla, Allah&#8217;a, Resulü&#8217;ne, Emir-ül Mu&#8217;minin&#8217;e, Fatıma&#8217;ya, Hasan&#8217;a ve sana yakınlaşıyorum. Onlar ki bu haksızlığın temelini atıp binasını kurdular; size ve takipçilerinize karşı zulüm ve haksızlıklarını devam ettirdiler.<br>Ben, Allah&#8217;a ve size doğru onlardan beriyim. Sizin dostlarınızı sevmekle ve size savaş açanlardan ve onların izleyicileri düşmanlarımızdan beri olmakla önce Allah&#8217;a ve sonra da size yakınlaşıyorum.</td></tr><tr><td><br><strong>اِنّي سِلْمٌ لِمَنْ سالَمَكُمْ وَحَرْبٌ لِمَنْ حارَبَكُمْ وَوَلِىٌّ لِمَنْ والاكُمْ وَعَدُوٌّ لِمَنْ عاداكُمْ فَاَسْأَلُ اللهَ الَّذي أكْرَمَني بِمَعْرِفَتِكُمْ وَمَعْرِفَةِ اَوْلِيائِكُمْ وَرَزَقَنِى الْبَراءَةَ مِنْ اَعْدائِكُمْ اَنْ يَجْعَلَني مَعَكُمْ فِي الدُّنْيا وَالاْخِرَةِ وَاَنْ يُثَبِّتَ لي عِنْدَكُمْ قَدَمَ صِدْق فِي الدُّنْيا وَالاْخِرَةِ وَاَسْأَلُهُ اَنْ يُبَلِّغَنِى الْمَقامَ الَْمحْمُودَ لَكُمْ عِنْدَ اللهِ وَاَنْ يَرْزُقَني طَلَبَ ثاري مَعَ اِمام هُدىً ظاهِر ناطِق بِالْحَقِّ مِنْكُمْ وَاَسْألُ اللهَ بِحَقِّكُمْ وَبِالشَّأنِ الَّذي لَكُمْ عِنْدَهُ اَنْ يُعْطِيَني بِمُصابي بِكُمْ اَفْضَلَ ما يُعْطي مُصاباً بِمُصيبَتِهِ مُصيبَةً ما اَعْظَمَها وَاَعْظَمَ رَزِيَّتَها فِي الاِْسْلامِ وَفِي جَميعِ السَّماواتِ وَالاْرْضِ</strong><br></td><td>İnni silmun limen salemekum ve herbun limen harebekum ve veliyyun limen vaalaakum ve eduvvun limen aadaakum fe es’elu-l lahe-l lezi ekremeni bi me’rifetikum ve me’rifeti evliyaikum ve rezegeniye-l beraete min e’daikum en yec’eleni meekum fi-d dunya ve-l ahireti ve en yusebbite li indekum gedeme sidgin fi-d dunya ve-l ahireti ve es’eluhu en yubelliğeniye-l megame-l mehmude lekum inde-l lahi ve en yerzugeni talebe sari me’e imamin haadin zahirin naatigin bi-l heggi minkum ve es’elu-l lahe bi heggikum ve bi-ş şe’nillezi lekum indehu en yu’tiyeni bi musabi bikum efzele maa yu’ti musaaben bi musibetihi musibeten maa e’zemeha e’zeme raziyyeteha fil İslami ve fi cemii-s semaavati vel erzi</td><td>Ben, sizinle barışık olanla barışığım ve sizinle savaşta olana karşı savaştayım. Size dost olana dostum ve size düşman olanla düşmanım. Şu halde sizi ve dostlarınızı tanımakla beni şereflendiren ve düşmanlarınızdan beri olmayı bana nasip eden Allah&#8217;tan istiyorum ki beni dünya ve ahirette sizinle birlikte kılsın; dünya ve ahirette sizin yanınızda bana sebat versin. Beni, sizin Allah katında sahip olduğunuz beğenilmiş makama ulaştırsın. Bana, hidayet İmamı olan, zuhur etmiş halde hakkı söyleyen (Hz. Mehdi) ile birlikte intikamınızı almayı nasip buyursun.<br>Sizin hakkınızı ve Allah&#8217;ın katında sahip olduğunuz ilahi mertebenizi vesile ederek, Allah&#8217;tan istiyorum ki sizin musibetinizi çektiğim için, musibet çeken bir kimseye verilen mükafatın en iyisini bana nasip etsin. Bu musibet ve bu musibetin İslam&#8217;da ve bütün göklerde ve yerde meydana getirdiği sıkıntı ve acı ne de büyüktür!</td></tr><tr><td><strong><br>اَللّـهُمَّ اجْعَلْني فِي مَقامي هذا مِمَّنْ تَنالُهُ مِنْكَ صَلَواتٌ وَرَحْمَةٌ وَمَغْفِرَةٌ، اَللّـهُمَّ اجْعَلْ مَحْياىَ مَحْيا مُحَمَّد وَآلِ مُحَمَّد وَمَماتي مَماتَ مُحَمَّد وَآلِ مُحَمَّد، اَللّـهُمَّ اِنَّ هذا يَوْمٌ تَبَرَّكَتْ بِهِ بَنُو اُمَيَّةَ وَابْنُ آكِلَةِ الاَْكبادِ اللَّعينُ ابْنُ اللَّعينِ عَلى لِسانِكَ وَلِسانِ نَبِيِّكَ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ فِي كُلِّ مَوْطِن وَمَوْقِف وَقَفَ فيهِ نَبِيُّكَ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ، اَللّـهُمَّ الْعَنْ اَبا سُفْيانَ وَمُعاوِيَةَ وَيَزيدَ ابْنَ مُعاوِيَةَ عَلَيْهِمْ مِنْكَ اللَّعْنَةُ اَبَدَ الاْبِدينَ، وَهذا يَوْمٌ فَرِحَتْ بِهِ آلُ زِياد وَآلُ مَرْوانَ بِقَتْلِهِمُ الْحُسَيْنَ صَلَواتُ اللهِ عَلَيْهِ، اَللّـهُمَّ فَضاعِفْ عَلَيْهِمُ اللَّعْنَ مِنْكَ وَالْعَذابَ (الاَْليمَ) اَللّـهُمَّ اِنّي اَتَقَرَّبُ اِلَيْكَ فِي هذَا الْيَوْمِ وَفِي مَوْقِفي هذا وَاَيّامِ حَياتي بِالْبَراءَةِ مِنْهُمْ وَاللَّعْنَةِ عَلَيْهِمْ وَبِالْمُوالاةِ لِنَبِيِّكَ وَآلِ نَبِيِّكَ عَلَيْهِ وَعليهم السلام</strong></td><td>Allahumme-c elni fi megami haza mimmen tenaaluhu minke selevaatun ve rehmetun ve meğfiretun Allahummec el mehyaye mehya muhammedin ve ali muhammedin ve memati muhammedin memate muhammedin ve ali Muhammed Allahumme inne haza yevmun teberreket bihi benu umeyyete ve-bnu aakileti-l ekbaad el-l leinubnu-l lein ela lisaanike ve lisaani nebiyyike salla-l lahu aleyhi ve alihi<br><br>Allahumme-l en eba sufyane ve muaviyete ve yezidebne muaviyete aleyhim minke-l le’netu ebede-l abidine ve haza yevmun ferihet bihi alu ziyadin ve alu mervan bi gatlihimu-l huseyn salavatu-l lahi aleyhi<br><br>Allahumme fe zaif aleyhimul le’ne minke ve-l ezabe Allahumme inni etegerrebu ileyke fi haza-l yevmi ve fi mevgifi haza ve eyyami heyati bi-l beraeti minhum ve-l le’neti aleyhim ve bi-l muvalati linebiyyike ve ali nebiyyike aleyhi ve aleyhimu-s selam.</td><td>Allah&#8217;ım! Beni, şu bulunduğum halde-yerde, Senin salavat, rahmet ve mağfiretine mazhar olanlardan eyle. Allah&#8217;ım! Benim hayatımı Muhammed ve Âl-i Muhammed&#8217;in hayatı, ölümümü de Muhammed ve Âl-i Muhammed&#8217;in ölümü gibi kıl.<br>Allah&#8217;ım! Bu öyle bir gündür ki Ümeyye oğulları ve ciğer yiyen (Hind&#8217;in) oğlu, onu mübarek saymışlardır. O öyle bir kimseydi ki kendisi de babası da Senin ve Resulü&#8217;nün dilinde lanetlenmiştir. Peygamber&#8217;in (Allah&#8217;ın salat ve selamı onun ve Ehl-i Beyt&#8217;inin üzerine olsun) de bulunduğu her yerde ve durduğu her durakta onlara lanet okumuştur.<br>Allah&#8217;ım! Ebu Süfyan&#8217;a, Muaviye&#8217;ye ve Yezid b. Muaviye&#8217;ye lanet et. Senin lanetin ebediyyen onların üzerine olsun.<br>Bu öyle bir gündür ki onda Ziyad ve Mervan soyu, Hüseyin&#8217;i (a.s) öldürdükleri için sevindiler. Şu halde lanet ve acı azabını onların üzerine kat kat artır.<br>Allah&#8217;ım! Ben, bugün ve durduğum bu yerde ve bütün hayat günlerimde o (zalimlerden) beri olmakla ve onları lanetlemekle ve Peygamber&#8217;ini ve Ehl-i Beyt&#8217;ini (hepsinin üzerine selam olsun) sevmekle sana yakınlaşıyorum.<br></td></tr><tr><td>Sonra&nbsp;<strong>yüz defa</strong>&nbsp;şöyle söylenir:<br><strong>اَللّـهُمَّ الْعَنْ اَوَّلَ ظالِم ظَلَمَ حَقَّ مُحَمَّد وَآلِ مُحَمَّد وَآخِرَ تابِع لَهُ عَلى ذلِكَ، اَللّـهُمَّ الْعَنِ الْعِصابَةَ الَّتي جاهَدَتِ الْحُسَيْنَ (عليه السلام) وَشايَعَتْ وَبايَعَتْ وَتابَعَتْ عَلى قَتْلِهِ، اَللّـهُمَّ الْعَنْهُمْ جَميعاً</strong><br><br><br>Sonra da&nbsp;<strong>yüz defa</strong>&nbsp;şöyle söylenir<br><br><strong>اَلسَّلامُ عَلَيْكَ يا اَبا عَبْدِاللهِ وَعَلَى الاَْرْواحِ الَّتي حَلَّتْ بِفِنائِكَ عَلَيْكَ مِنّي سَلامُ اللهِ اَبَداً ما بَقيتُ وَبَقِيَ اللَّيْلُ وَالنَّهارُ وَلا جَعَلَهُ اللهُ آخِرَ الْعَهْدِ مِنّي لِزِيارَتِكُمْ، اَلسَّلامُ عَلَى الْحُسَيْنِ وَعَلى عَلِيِّ بْنِ الْحُسَيْنِ وَعَلى اَوْلادِ الْحُسَيْنِ وَعَلى اَصْحابِ الْحُسَيْنِ،</strong><br><br><br>Sonra şöyle devam edersin<br><br><strong>اَللّـهُمَّ خُصَّ اَنْتَ اَوَّلَ ظالِم بِاللَّعْنِ مِنّي وَابْدَأْ بِهِ اَوَّلاً ثُمَّ (الْعَنِ) الثّانيَ وَالثّالِثَ وَالرّابِعَ اَللّـهُمَّ الْعَنْ يَزيدَ خامِساً وَالْعَنْ عُبَيْدَ اللهِ بْنَ زِياد وَابْنَ مَرْجانَةَ وَعُمَرَ بْنَ سَعْد وَشِمْراً وَآلَ اَبي سُفْيانَ وَآلَ زِياد وَآلَ مَرْوانَ اِلى يَوْمِ الْقِيامَةِ</strong><br></td><td>Sonra yüz defa şöyle denilir;<br>Allahummel en evvele zalimin zeleme hegge muhammedin ve âli Muhammed ve ahire tabiin lehu ela zalik Allahumme-l eni-l isabete-l leti cahedeti-l huseyn ve şayeet ve bayeet ve tabet ela gatlihi Allahumme-l enhum cemiien.<br><br>Sonra yüz defa şöyle denilir;<br>Esselamu aleyke ya eba ebdillah ve ele-l ervahilleti hellet bi finaike aleyke minni selamullahi ebeden ma begiitu ve begiye-l leylu ve-n neharu ve la ceelehu-l lahi ahire-l ehdi minni li ziyaretikum Esselamu ele-l huseyn ve ele-l aliyyibni-l huseyn ve ele-l evladil huseyn ve ela eshabi-l huseyn<br><br>Sonra şöyle denilir;<br><br>Allahumme husse ente evvele zalimin bi-l le’ni minni ve-b de bihi evvelen summe-s saniye ve-s salise ve-r rabie Allahumme-l en yezide hamisen ve-l en ubeydellahi-bne ziyadin ve-bne mercanete ve omere-bne sa’din ve şimren ve ale ebi sufyane ve ale ziyadin ve ale mervane ila yevmi-l gıyameti.<br></td><td>Sonra yüz defa şöyle söylersin:<br><br>Allah&#8217;ım! Muhammed ve Âl-i Muhammed&#8217;in hakkına ilk zulmeden kimseden, ona bu konuda en son tabi olan kimseye kadar hepsine lanet et.<br>Allah&#8217;ım! Hüseyin&#8217;le savaşan, onu öldürmek için birbirleriyle işbirliği yapan ve sözleşen topluluğa lanet et. Allah&#8217;ım! Onların hepsini toplu olarak kendi lanetine mazhar eyle.<br><br>Sonra da yüz defa şöyle söylersin:<br><br>Selam olsun sana ey Eba Abdillah ve o (pak) ruhlara ki senin eşiğinde (hareminde) yer aldılar. (Sana canlarını kurban etme ve aynı mekanda defnedilme şerefine nail oldular.)<br>Allah&#8217;ın selamı benden, ebediyen senin üzerine olsun; yaşadığım sürece, gece ve gündüz devam ettiği müddetçe.<br>Allah, bu ziyareti benim sizi son ziyaretim kılmasın. Selam olsun Hüseyin&#8217;e ve Ali b. Hüseyin&#8217;e, Hüseyin&#8217;in evlatlarına ve ashabına.<br><br>Sonra şöyle devam edersin:<br><br>Allah&#8217;ım! Sen, (Resul ve Ehl-i Beyt&#8217;ine) ilk zulmedeni benim özel lanetime mazhar eyle. Bunun için de önce birinci, sonra ikinci, sonra üçüncü ve sonra da dördüncüden başla. Sonra da&#8230; Yezid&#8217;e lanet eyle. Ziyad&#8217;ın ve Mercane&#8217;nin oğlu Ubeydullah&#8217;a, Sa&#8217;d oğlu Ömer&#8217;e, Şimr&#8217;e, Ebu Süfyan&#8217;ın, Ziyad&#8217;ın ve Mervan&#8217;ın soyuna kıyamet gününe kadar lanet et.</td></tr><tr><td>Sonra secdeye kapanıp şöyle dersin<br><strong>اَللّـهُمَّ لَكَ الْحَمْدُ حَمْدَ الشّاكِرينَ لَكَ عَلى مُصابِهِمْ اَلْحَمْدُ للهِ عَلى عَظيمِ رَزِيَّتي اَللّـهُمَّ ارْزُقْني شَفاعَةَ الْحُسَيْنِ يَوْمَ الْوُرُودِ وَثَبِّتْ لي قَدَمَ صِدْق عِنْدَكَ مَعَ الْحُسَيْنِ وَاَصْحابِ الْحُسَيْنِ اَلَّذينَ بَذَلُوا مُهَجَهُمْ دُونَ الْحُسَيْنِ عليه السلام</strong></td><td>Secdeye gidilerek şöyle denilir;<br>Allahumme lekel hemdu hemde-ş şakirine leke ela musabihim el-hemdu lillahi ela ezimi reziyyeti Allahum-mer zugni şefaaete-l huseyn yevme-l vurudi ve sebbit li gedeme sidgin indeke me’e-l huseyn ve eshabi-l huseyn ellezine bezelu muhecehum dune-l huseyn aleyhisselam.</td><td>Sonra secdeye kapanıp şöyle dersin:<br>Allah&#8217;ım! Onların musibetine karşı bana, şükredenlerin hamdı gibi hamt etmeği nasip eyle. Bu büyük acı ve musibetimden dolayı Allah&#8217;a hamdolsun. Allah&#8217;ım! (Huzuruna) varacağım gün Hüseyin&#8217;in şefaatini bana nasip eyle; indinde Hüseyin ve canlarını Hüseyin&#8217;e (ona selam olsun) feda eden ashabıyla birlikte, benim doğruluk ayağıma sebat ver.</td></tr></tbody></table></figure>



<h2 class="wp-block-heading" id="kaynakca">KAYNAKÇA</h2>



<pre class="wp-block-verse"><strong><em>1-</em></strong>İbn-i Kavlaveyh, Kamilu’z Ziyaret, s. 581. 
<strong><em>2-</em></strong>Tusi, Misbahu’l Müteheccid,
<strong><em>3-</em></strong>Kalbasi, Şerhi Ziyareti Aşura, s. 210 
<strong><em>4-</em></strong>Tusi, Misbahu’l Müteheccid, s. 543. 
<strong><em>5-</em></strong>İbn-i Kavlaveyh, Kamilu’z Ziyaret, s. 581.</pre>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/asura-ziyareti/">Aşura Ziyareti</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://imammehdiyarenleri.org/asura-ziyareti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
