<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Aşura arşivleri - İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</title>
	<atom:link href="https://imammehdiyarenleri.org/category/asura/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://imammehdiyarenleri.org/category/asura/</link>
	<description>Adalet Güneşinin Doğacağı Sabahın Özlemiyle</description>
	<lastBuildDate>Wed, 25 Mar 2026 14:01:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>

<image>
	<url>https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2026/03/cropped-imy-32x32.jpg</url>
	<title>Aşura arşivleri - İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</title>
	<link>https://imammehdiyarenleri.org/category/asura/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>AŞURA; Cennet ile Cehennemin Yol Ayrımı 4</title>
		<link>https://imammehdiyarenleri.org/asura-cennet-ile-cehennemin-yol-ayrimi-4/</link>
					<comments>https://imammehdiyarenleri.org/asura-cennet-ile-cehennemin-yol-ayrimi-4/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[YÖNETİCİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Mar 2026 16:08:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aşura]]></category>
		<category><![CDATA[Derslerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[İmam Hüseyin (a.s)]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://imammehdiyarenleri.org/?p=1213</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mukaddime Aşura gününün akşamında, Tasua gününün içerisindeyiz. Bu Azim günde Hazreti Nebiyyi Kibriya (s.a.a)&#8217;in ve tertemiz Ehlibeyti&#8217;nin; hasseten Seyyidi&#8217;ş-Şüheda İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın ve Kerbela şehitlerinin pak ve mutahhar huzurlarına; İmam&#8217;ın&#8230; </p>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/asura-cennet-ile-cehennemin-yol-ayrimi-4/">AŞURA; Cennet ile Cehennemin Yol Ayrımı 4</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-64a6f4e7eb6089b353ade04e009aa0f6">Mukaddime</h2>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-ac143b236c29d003da17554d8bd185c4">Aşura gününün akşamında, Tasua gününün içerisindeyiz. Bu Azim günde Hazreti Nebiyyi Kibriya (s.a.a)&#8217;in ve tertemiz Ehlibeyti&#8217;nin; hasseten Seyyidi&#8217;ş-Şüheda İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın ve Kerbela şehitlerinin pak ve mutahhar huzurlarına; İmam&#8217;ın vefalı ashabının pak ve mutahhar huzurarına 3 Â-li salavat takdim ve hediye ederek, kendilerine olan imanımızı, tasdikimizi ve bağlılığımızı huzurlarına arz ederken; düşmanlarından da beri ve uzak olduğumuzu arz edelim.<br><strong>اللهم صلى على محمد و آل محمد وعجل فرجهم.<br><a href="https://www.facebook.com/imammehdiyarenleri" type="link" id="https://www.facebook.com/imammehdiyarenleri">Allahumme selli ela Muhammed ve Â-li Muhammed ve eccil ferecehum.</a></strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-48c5765a3deaa4789829be267174fda8">Ya Ebelfezl Abbas! Ey Emirel Müminin Ali b. Ebu Talib (a.s)&#8217;ın oğlu!<br>Şehadet ederim ki sen Resulullah&#8217;ın Halifesine, Allah&#8217;ın Hüccetine tam bir teslimiyyet içerisindeydin. <br>Onu tasdik edilmesi gerektiği şekilde tasdik ettin. Ona karşı vefa ehli idin. Vefanın emrolunduğu şekilde ona vefalı oldun. Ve sen aynı zamanda nasihat ehli idin. Hayırdan başka hiçbir şeyin peşinde değildin. Allahın selamı kıyamı kıyamete kadar sana, babana, kardeşlerine ve Â-li Muhammede olsun.<br><strong>Kamer-i Munir-i Ben-i Haşim Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ın Ziyaretnamesi</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-28833aaeebe9b84ec2b44d19c39b1c0f">Bu dersimizi Hz. İmam Zeynelabidin (a.s)&#8217;ın mübarek dillerinden Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ın azameti ve kişiliği hakkında işleyeceğiz.<br><strong>Hz. Ebelfezl Abbas (a.s) ne yaptı ki Allah katında o makama ulaştı?<br>Hz. Ebelfezl Abbas (a.s) ne yaptı ki Allahu Tebareke ve Teala, Ziyareti Aşura duasında Ebelfezl&#8217;in adını İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın adının yanına yazdı?<br>Allah neden Hz. Ebelfezlin etini İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın etinin içine koydu?<br>Allahu Tebareke ve Teala neden Ebelfezl&#8217;in kabrini İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın kabrinin içine koydu?</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-10bb363c178a41c0f25f1f6a2ad59b01">Bu dersimizde, Kameri Ben-i Haşim Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ın ne yaparak, ne iş görerek, nasıl bir ruh, amel ve fikir yapısının içinde olduklarını ve Allahu Tebareke ve Teala&#8217;nın ne için Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ı bu kadar azim bir makama ulaştırdığını işleyeceğiz. <br>Vaktimizin yettiği ve dilimizin döndüğü kadarı ile bu konuyu işlemeye çalışacağız.<br>Konumuza, teberrüken İmam Zeynelabidin (a.s)&#8217;dan bir hadis ile giriş yapmak istiyorum.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-8ce8c66f21e24eb103f0c392d7b549d2">Hz. İmam Zeynelabidin (a.s) buyurdular:<br><strong>Amcam, Kameri Ben-i Haşim Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ın cennette öyle bir makamı vardır ki bütün şehitler cennette ona gıpta edecekler.</strong><br>Evvelinden ahirine kadar bütün Enbiyaullah&#8217;tan (Hz. Nebiyyi Kibriya ve 13 Masum hariç) tutun Evsiya&#8217;ya kadar hepsi Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ın cennetteki makamına (Allah nezdindeki makamına) gıpta ile bakacaklar.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-fe982f4d68ad7ed952e9a24549d03a02">Hz. Ebelfezl Abbas (a.s) bu makama nasıl ulaştılar?<br>Çok sayıda Enbiya ve Evlad-ı Resül varken nasıl oldu da evvelden ahirine kadar olan bütün şehitlerin serveri olan, Hz. İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın yanında olan kişi Hz. Ebelfezl Abbas (a.s) olabildi?<br>Genele alacak olursak:<br><strong>&#8220;Kerbela Şehidleri, Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s)&#8217;ın gölgesinin altında evvelinden ahirine kadar olan bütün şehitlerin efendileridirler.&#8221;<br></strong>Bazılarınız bunu kabullenemiyebilir ama bilin ki bu bizim iddiamız değildir. Bu hak İmam&#8217;ın hak sözüdür.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-30894dbc302b31236f86911e5da8802a">Hz. Şah-ı Şehidan Eba Hüseyin El Hüseyin  (a.s) buyurdular:<br><strong>&#8220;Ey Rabbim! Ben kendi Ehlibeytimden daha temiz, daha mutahhar, daha pâk, sana daha sımsıkı teslim olmuş, daha akıllı, daha zeki, daha üstün ve senin yanında daha seçkin bir makama sahip olan ashab tanımıyorum. Ve varlık aleminin içerisinde kendi ashabım gibi bir ashap daha tanımıyorum ki senin nezdinde benim ashabımdan daha değerli, daha üstün ve daha hayırlı olabilsinler.&#8221;<br></strong>&#8220;Buna bütün Peygamberlerin (hatta Nebiyyi Kibriyanında) ashabı dahildir.&#8221;<br>Bu sebepten dolayı hadislerde, Kıyamı kıyamete kadar gelecek olan bütün Müminlere/Şiilere/Alevilere/Caferilere şöyle buyruluyor:<br>Kerbela ne zaman aklınıza gelirse, ne zaman Kerbelayı hatırlayacak olursanız şöyle söyleyin:<br><strong>Ya leytena kuntu meekum!<br>Keşke biz de sizinle beraber olsaydık.</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-06c53dce38eb76cd57b9fece1b2e1531">Çok acayip bir şeydir, emsali yoktur.<br>Bu makama yalnızca lütuf ve kerem ile bu makama ulaşılabilir.<br>Bir kişi şehid de olabilir ve çok yüksek makamlara da ulaşabilir. <br>Her türlü cömertliğe sahip olabilir, fedakârlığı da yapabilir ama hiçbir fedakârlık Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s)&#8217;ın ashabının fedakârkığı gibi olamaz ve tarifi de imkansızdır!<br>Kelimelerde böyle bir kapasite yoktur ki biz kelimelerle, Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s)&#8217;ın Ehlibeyti&#8217;nin ve ashabının fedakârlığını bir şeye benzeterek bu fedakârlığın azametini size aktarabilelim.<br>Ama dünyadaki en değerli metalar tac ve tahttır.<br>Bu sebepten dolayı kelimeleri en verimli şekilde kullanarak o fedakârlığı tarif etmeye çalışırsak şöyledir:<br><strong>Eğer Eğer fedakarlık bir krallık olacak olsaydı Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s)&#8217;ın Ehlibeytinin ve ashabının fedakârlıkları, sadakatleri ve cömertlikleri, bu saltanatın tacı ve tahtı olurdu.<br></strong>Emsalsiz Kerbela vakası aklınıza geldiğinde şöyle söyleyin:<br><strong>Ey Hüseyin&#8217;in Ehlibeyti! Ey Hüseyin&#8217;in Ashabı! Keşke bizde sizinle birlikte olabilseydik!</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-729f7ccfbbd03ba002d30aabeb1a2368">Bir başka hadis de şöyle buyruluyor:<br><strong>&#8220;Kişi, sevdiği kişinin yaptığı amellere ortaktır.&#8221;<br>Sevmek:</strong> Sevmek yalnızca kalben muhabbet beslemek demek değildir. <br>Birisini diliniz ile sevdiğinizi söylemeniz, onu sevdiğiniz anlamına gelmez.<br><strong>Sevginin gerçek manası:</strong><br>1-Sevilen kişinin yaptığı işlerin ve amellerin seven kişide tezahür etmesidir.<br>2- Sevilen kişinin uzak durduğu bütün iş, fikir ve zikirlerin seven kişinin kendisinden ve sorumluluğu altında olan bütün mekanlardan ve kişilerden uzak olmasıdır.<br><strong>Elbetteki sevmenin sözcük manası:</strong><br>Kalben muhabbet beslemektir. Sevdiği kişinin adı geldiğinde hoş olmaktır. Sevdiği kişinin adı geldiğinde lezzet almaktır. Ama bunların tamamı sevmenin zahiri boyutlarıdır.<br>Fıkhi tabir ile bunların tamamı sevmenin sigasidir::Sevginin, kelime olarak ortaya koyulma (beyan) şeklidir.<br>Ama sevmenin asıl manası bu hadis-i şerifte, bize vazife olarak bildirilen şeye sahip olmaktır.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-72b612c4dbe10e77551eecdd09b9106d"><strong>Kişi sevdiği kişinin yaptığı amellere ortaktır, yani bu hadis bu konumuz hakkında bize şöyle buyruyor:<br></strong>Ey! Hüseyin b. Ali (a.s)&#8217;ın yanında olamayanlar. Ey, Hicretin 63. yılında Kerbela&#8217;da olamayanlar. Ey, İmam Hüseyin&#8217;in davetine fiziki olarak Lebbeyk diyemeyenler! Ama bunlara rağmen İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın mektebine aşık olup ve o mektep ile yoğrulanlar. Hüseyin&#8217;in Aşurasını kendisine mektep ve hedef edinenler deyin ki:<br>Ey Hüseyin! Ey Hüseyin&#8217;in Ehlibeyti ve yarenleri! Siz o gün fiziki olarak meydana çıktığınız zaman; istiğase ettiğiniz zaman; yardım istediğiniz zaman; &#8220;Hel min nasirin yensuruni&#8221; dediğiniz zaman; benim bedenim ortada yoktu, ben size gelemedim; size cevap veremedim.<br>Ya Eba Ebdillah El Hüseyin ama bunu bilin ki:<br>Benim kalbim kıyam-ı kıyamete kadar sizin davetinize cevap veriyor ve verecektir.<br>Benim kulaklarım sizin sözlerinizi duyuyor, ben sizin sözlerinizden başka hiçbir söze kulak kabartmam;<br>Ben sizden ve sizin ilkelerinizden başka hiçbir şey görmedim ve görmeyeceğim.<br>Bu hem bize emredilmiştir (bizim vazifemizdir); hem de sevmenin tarifidir. Bu aşık olmanın tarifidir.<br>Bu özelliklere sahip olarak &#8220;Ya leytena kuntu me&#8217;ekum&#8221; diyen kişi, hakikaten Kerbela (Aşura) vakasına ortaktır.</p>



<pre class="wp-block-verse">İmam Hüseyin (a.s) bütün insanları Allah'a çağırdılar. 
Bu davet yalnızca o döneme özel değildir, bütün dönemlere aittir. 
İmam Hüseyin (a.s)'ın yapmış olduğu davet bu dönemde de vardır ve gelecek asırda da olacaktır.
Hatta Hz. Hüccet b. Hasan El Askeri'nin (ervahuna lehul fida) de zuhur buyuracakları zaman yapacakları davet Hz. İmam Hüseyin (a.s)'ın daveti olacak. 
Hz. İmamı Zaman'ın (a.f) da kendisine müstakil bir daveti yoktur. İmam Mehdi'nin (a.s) daveti de İmam Hüseyin (a.s)'ın davetidir.
Bu davetlere Lebbeyk diyebilmemiz için aşık olmamız gerekir. Gözlerimizin hakikaten onları görmesi gerekir. Bunun dışında İmam Hüseyin (a.s)'ın davetine lebbeyk diyebilmek mümkün değildir.</pre>



<h3 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-97568553a66c369ff568665aa87c35a1">HABİB B. MEZAHİR:</h3>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-5140099f1393c9efad1d072755256220">Habib, İmam Hüseyin&#8217;in yanında savaşmış olan aksakallı, yaşlı ve kükremiş aslan ve korkusuz yiğittir.<br>Eğer biz Habib b. Mezahirin yerinde olmuş olsaydık Kerbela&#8217;ya gitmemek için onbinbir tane mazeretimiz olurdu. <br>Habib b. Mezahir ve bir arkadaşı İbn-i Ziyad&#8217;ın Kufeyi ele geçirerek şehrin bütün çıkışlarını kapatıp, çıkışları yasakladığı bir zamanda binbir türlü bela ve musibeti satın alarak kendilerini İmam Hüseyin (a.s)&#8217;a yetiştirdi.<br>Bu yaşlı kişi (Habib b. Mezahir), Hz. İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın rikabında (huzurunda), emri altında, mukaddes vücudunun gölgesi altında savaştı ve nihayetinde yere düştü.<br>Habib b. Mezahir’in yere düştüğü zaman Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s)&#8217;ı çağırıp çağırmaması ayrı bir meseledir ama Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s), Habib b. Mezahir’in kalbinin sesini duyuyor ve fikrini biliyordu.<br>Hz.Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s), Habib b. Mezahirin başına gitti. <br>İmam Hüseyin (a.s), Habibin başını, mübarek dizlerinin üzerine aldı; bu esnada Habib b. Mezahirin bedeninde tam 13 tane zehirli ok vardı.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-242a36712fcbfa5abfd0b31c4f948bc4">Biz böyle bir durumda olsaydık, herhalde kanatlanarak uçar ve şöyle derdik:<br><strong>&#8220;Ben, İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın rikabında can verdim, Veliyyullah&#8217;ın emrine mutii oldum ve herşeyimi feda ettim.&#8221; </strong>Biz olsaydık böyle derdik.<br>Habib b. Mezahir herşeyini feda etti (hakikat böyledir); Habib herşeyinden geçti.<br>Habib b. Mezahirin vücuduna 13 tane zehirli ok isabet etmişti.<br>Bu 13 zehirli okun her biri, bir kişiyi yok etmeye yetecek kadar güçlü zehire sahipti ama Habib b. Mezahir son enerjisini dahi feda ederek Allah ile muammele ediyordu.<br>Zehirli okların etkisini bir ân dahi geciktirebilmek için direniyordu.<br>Habib&#8217;in vücuduna 13 tane zehirli ok isabet etmişti ve bu okların herbiri bir bedene isabet ettiği zaman onu defeten yere yıkabilecek güce sahipti. <br>Habib b. Mezahir bunca yaranın sonunda yere düştü ve İmam Hüseyin (a.s), Habib&#8217;in yanına geldi.<br>Bunu bilin ki, eğer İmam Hüseyin (a.s) Habib&#8217;in yanına geliyorsa bu İmam&#8217;ın, Habib&#8217;ten razı olduğu manasına gelmektedir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-4ea9b92356a780fb67f657a5c9ad6262">İmam Habib&#8217;in yanına geliyorsa bunun manası şöyledir:<br>Ey Habib! Ben geldim ve ben senden razıyım. Hüseyin&#8217;in senden şikayetçi olduğunu ve senden razı olmadığını düşünme.<br>Habib b. Mezahir, o kanlı gözlerini açtığında Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s)&#8217;ı görünce şöyle arz etti:<br><strong>&#8220;Ya Eba Ebdillah! Yebne Resulallah! Ben, ahdime vefa edebildim mi?&#8221;</strong><br>Yani bu ne demektir, biliyor musunuz?<br>Anlamı şöyledir:<br><strong>Hüseyin! Benim senden alacaklı olduğumu düşünme.</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-baa0ddec6226fe68ed068568021936db">&#8211; Habib b. Mezahir o kadar yara ve darbe aldı.<br>&#8211; Habib b. Mezahir&#8217;in çocuklarını Kufe de esir ettiler.<br>&#8211; Habib&#8217;in ailesinin erzağını kestiler.<br>&#8211; Habib&#8217;in ailesi sokağa dahi çıkamıyorlardı.<br>Ama Habib, İmam&#8217;a dedi ki:<br><strong>Hüseyin zannetme ki Habib senden alacaklıdır.<br></strong>Habib sana borçludur.<br>Sen Habib&#8217;den razı ol.<br>İmamı sevmek budur!<br>İmama aşık olmak budur!<br>İmamı tasdik etmek budur!<br><strong>Ya da Zuheyri düşünün!</strong></p>



<h3 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-d9188bd13c5533b19713f5b16d1507dd">Zuheyr b. Kayn El Beceli:</h3>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-a35c1b64d40bf6ff745b581fd6f84be7">Zuheyr, Osmanî idi ve Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s)&#8217;ın, bir bakışı ile velayete girdi. <br><strong>İmam niçin Zuheyr&#8217;e o şekilde (hidayet gözü ile) baktı?</strong><br><a href="https://imammehdiyarenleri.org/asura-cennet-ile-cehennemin-yol-ayrimi-2/" type="link" id="https://imammehdiyarenleri.org/asura-cennet-ile-cehennemin-yol-ayrimi-2/">Aşura: Cennet ile Cehennemin Yol Ayrımı konulu 2. dersimizde</a> Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s)&#8217;ın, Hürr b. Yezid Er Riyahi&#8217;yi bir bakışı ile nasıl mutlak zillettin ve mutlak esaretin zincirlerinden azad ettiğini işlemiştik.<br>Hürr b. Yezid Er Riyahi’nin olayının kat ve kat daha fazlası Zuheyr de vuku buldu.<br>Zuheyr, Hz. Emirelmüminin Ali b. Ebu Talib (a.s)&#8217;ı Osman b. Affa&#8217;nın katili biliyordu; İmam Ali (a.s )&#8217;ın evlatlarını da bu katlin ortakları biliyordu.<br>Zuheyr, Osman b. Affanın katillerinin peşindeydi.<br>Bilahare kader Zuheyr&#8217;i getirdi ve Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s) ile aynı yolda yürüttü.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-01a9b4b1ebda8d7cc892828bf4c07d3c">Zuheyr, Mekke&#8217;den Kufe&#8217;ye doğru hareket ediyordu ama konaklama yerlerinde çadırlarını kuracağı zaman, çadırlarını Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s)&#8217;ın çadırlarından mesafeli/aralıklı kurduruyordu.<br>Hz Eba Ebdillah El Huseyn(a.s) bir yere geldiler ve bir elçi görevlendirerek şöyle buyurdular:<br><strong>&#8220;Gidin ve Zuheyr&#8217;i çağırın!&#8221;</strong><br>Zuheyr zengin birisi idi. Köleleri ve kendisine müstakil kervanı vardı. İmamın elçisi, Zuheyrin yanına gittiği zaman, Zuheyr ailesi ile birlikte yemek yiyorlardı.<br>Ravi naklediyor ki:<br><strong>Zuheyr, lokmasını almıştı ve ağzına götürmek üzereydi.<br></strong>Kasid (elçi), seslendi:<br><strong>&#8220;Esselamu aleyke ya Zuheyr!&#8221;<br></strong>Zuheyr, cevap verdi:<br><strong>&#8220;Ve Aleykes selam!&#8221;<br></strong>Zuheyr, lokmasını henüz ağzına koymamıştı, selam verdi ve bekledi.<br>Hz. İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın elçisi içeri girdi ve şöyle dedi:<br><strong>Ey Zuheyr! Zehra (s.a)&#8217;nın oğlu seni emrediyor! Eba Ebdillah seni emrediyor!<br></strong>Zuheyr bunu duyunca irkildi kaldı.<br>Zuheyr&#8217;in hanımı, Zuheyr&#8217;e dönerek şöyle söyledi:<br><strong>Ey Zuheyr! Zehra&#8217;nın oğlu seni çağırıyor. Zehra&#8217;nın oğlunun sözü yere mi düşecek?<br></strong>Zuheyr&#8217;in lokması yere düştü. İntikam peşinde olan Zuheyr, Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s)&#8217;ın çadırına gitti.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-31c03008ae13eb6068fc88bd5f5d75f1">Bazı tarihçiler diyorlar ki:<br>İmam Hüseyin (a.s), Zuheyr ile uzun uzun konuştu.<br>Ama bunu bilin! İmam, Zuheyr ile tek bir kelime dahi konuşmadı. Sadece Zuheyrin gözleri, Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s)&#8217;ın gözlerinin içine baktı.<br>Allahu Tebareke ve Teala bir lütuf buyurdu ve Zuheyr artık Hüseynî oldu.<br>Zuheyr, Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s)&#8217;ın ashabına katıldı. <br>Zuheyr, Kerbela&#8217;da yere düşmüştü. <br>İmam Hüseyin (a.s), Zuheyr&#8217;in başını mübarek dizlerinin üzerine aldı ve Züheyr İmam&#8217;a arz etti:<br>Ya Eba Ebdillah! Zannetme ki Zuheyr pişmandır. Zannetme ki Zuheyr bir şeylerin hasreti içindedir.<br>Ya Eba Ebdillah El Hüseyin! Annen Zehra&#8217;ya andolsun ki eğer dünya hayatı ölümsüz olsaydı, ben ölümsüzlüğü seçmez, senin yanında ölmeyi seçerdim.<br>Aşk budur! <br>Muhabbet budur! <br>Kabullenmek budur! <br>İmam&#8217;a bağlılık budur! <br>İmam&#8217;ı tasdik budur! <br>İmam&#8217;ın işini yapmak budur! <br>İmam&#8217;ın yükünü omuzlamak budur!</p>



<h2 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-c71e69428651d88c8e35c5b9fef8c42a">Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)</h2>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-5cdec9b2d32fe802255679dd5416085c">Kerbela şehidleri bunlardır ve bu şehitlerin biri emsali daha yoktur! <br>Tarih boyunca bu şehitler gibi şehit/şehidler yoktur.<br>Kıyamet gününde bu şehidlerde dahil olmak üzere bütün şehitler Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ın makamına gıpta edecekler.<br><strong>Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ın makamını bu şekilde gıptalandıran şey nedir?<br>Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ı bu makama ulaştıran şey nedir?</strong><br>Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ı bu makama ulaştıran şey, Hz. İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın velayetinden tam manası ile mutenneim olmasıdır.<br>Bunu bilin ki bizler, Ehlibeytin yanından dahi geçmiyoruz. Biz Ehlibeyt&#8217;in nimetinden mutenneim olduğumuzu zannediyoruz!<br>Bizler, Ehlibeyt&#8217;in sofrasından yiyip içtiğimizi zannediyoruz ama şu ana kadar bize ulaşan şeylerin tamamı Ehlibeyt&#8217;in gölgesinin gölgesidir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-cf29bfd2f7e2dab7e083b28c656de88c">Hz Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ı bu makama ulaştıran şey:<br>Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ın, Veliyullah&#8217;ın, Hüccetullah&#8217;ın yani Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s)&#8217;ın velayetinden tam manası ile muteneim (nimetlenmiş/rızıklanmış) olmasıdır.<br>Bu rızık insanı Masum İmamların haricinde, Enbiyaullah&#8217;ın bile önüne geçiriyor.<br>Hz. Abbas&#8217;ın adının, İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın adının yanına yazılması sıradan bir olay değildir. <br>Abbas (a.s)&#8217;ın adının, İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın adının yanına yazılması demek:<br><strong>Hz. Ebelfezl Abbas (a.s) adının, Allah&#8217;ın kurbunda (Allah&#8217;ın arşında), Allah&#8217;ın kapısına yazılmasıdır.</strong><br><strong>Tabiri caiz ise Allah, Abbas&#8217;ın adını kapısının eşiğine yazmıştır. <br>Allah, Abbas&#8217;ın adını, Hz. Muhammed (s.a.a)&#8217;in, İmam Ali (a.s)&#8217;ın, Hz. Zehra (s.a)&#8217;nın, İmam Hasan (a.s)&#8217;ın ve İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın adının yanına yazmıştır.</strong></p>



<h3 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-b480a5f1d3e1aa8cb3d5c0438623ebf8">Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ın Emsalsizliği</h3>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-93c4574d1d754ecd664a359a055944a7">Allahu Tebareke ve Teala Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ın adını neden kapısının eşiğine yazmıştır?<br>Çünkü Hz. Ebelfezl Abbas (a.s), Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s)&#8217;ın velayetinin içine girebilmişti ve Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s)&#8217;ın velayetini idrak etmişti.<br>O gün ki insanların tamamının, tarih boyunca olan bütün şehitlerin, kıyam-ı kıyamete kadar Masum İmamların haricinde olan bütün şehitlerin içerisinde, tam manası ile eksiksiz ve kusursuz bir şekilde Eimme-i Ethar (a.s)&#8217;ın velayetinin içerisine girebilen yegane kişi, Hz. Kameri Ben-i Haşim Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;dır. <br><strong>Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ın bir benzeri daha yoktur.<br></strong>Peygamberlerin oğullarının hiçbiri, Vasi oğullarının hiçbiri, mukarreb meleklerin hiçbiri, mustevcebud da&#8217;ve olabilen kişilerin hiçbiri, Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ın makamı gibi bir makama ulaşamamışlardır.<br>İmam Hüseyin (a.s)&#8217;a ulaşmak, İmam&#8217;ın gurbunda (yakınında) olmak budur!<br>İmam ile birlikte olmak; İmam&#8217;ın yanında olmak budur!</p>



<h3 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-54dd15ca2bbb8331e36bc30ce85e1b78">İmam&#8217;ın Velayetinde Olma veya Gasıb Olma</h3>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-65ffece51a79be5a363f8687fdbd55c2">Ben size diyorum ki:<br>&#8220;İmam ile dost olun! İmam ile barışık olun! İmam ile düşman olmayın!<br>Ben size bunları derken, bundan bahsediyorum. Hiçbirimiz İmam ile barışık olduğumuzu iddia edemeyiz!İmam ile barışık isek alameti nerededir?<br>Barışık olmanın nişanesi nerededir? <br>İmam&#8217;ın velayetini kabul etmenin nişanesi nerededir?<br>Velayeti, kabul ettiğinizi diliniz ile söylemenizden bahsetmiyorum!<br>Herkes dili ile velayeti kabul ettiğini söylüyor.<br>Hatta 1, 2 ve 3 numaralı taşlar bile Hz. Enirelmuminin Ali b. Ebu Talib (a.s)&#8217;ın velayetini kabul ettiklerini söylüyorlardı.<br>Beni Ümeyye bile (Allah&#8217;ın laneti onların üzerine olsun) Ali b. Ebu Talib (a.s)&#8217;ın velayetini inkar etmiyorlardı.<br>Bizler Beni Ümeyye&#8217;ye Münkirî Velayet (velayeti inkar edenler) demiyoruz çünkü inkar etmiyorlardı. <br>Biz, Beni Ümeyyeye Gasıbi Velayet (Velayet makamını gasp edenler) diyoruz.<br>Eğer bizlerde İmamlar&#8217;ın emirlerine amel etmiyorsak bizde kendi çapımızda gasıbi velayetiz.<br>Hiçbir kimsenin kendisini cehenneme atmaya hakkı yoktur!<br>Hiç kimse, Ben hürrüm ve demokratım diyemez!<br>Hiçbir kimsenin, ben liberalim; onu seçerim; bunu beğenirim; bunu yaparım demeye hakkı yoktur!<br>Sen müslümansan beğenemezsin!<br>Müslümanın böyle bir hakkı yoktur!<br>Eğer müslüman değilsen ve kâfir isen zaten o zaman da bizim senin ile işimiz yoktur.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-c9677c6583c1487912541184728657cc">Adını Ali b. Ebu Talib (a.s)&#8217;ın Şiası (taraftarı) koyan kişinin, velayetin dışında gezmeye hakkı yoktur!<br>Allah&#8217;ın İlahlığını kabul eden kişinin, Ali b. Ebu Talib (a.s)&#8217;ın velayetinin dışında gezmeye hakkı yoktur!<br>Biz Velayetin içine girmeye mecburuz çünkü biz mahlukuz (yaratılmışsın); biz halik (yaratıcı) değiliz ki muhtariyetimiz olabilsin.<br>Bizim muhtariyetimiz yoktur!</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-0f9e8c59ae88b7f4c50507b1a7ed42ba">Allah&#8217;ın ilahlığını kabullenmek demek; Allah vardır demek; Resul&#8217;ü haktır demek; Kur&#8217;an kitabımdır demek; Allah&#8217;ın arzında yaşamayı kabullenmek demektir.<br>Bu sebepten dolayı İmam Hüseyin (a.s) buyurdular ki:<br><strong>&#8220;Allah&#8217;ın arzından çık, ne yaparsan yap!&#8221;</strong><br>İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın bu buyruğunun manası şöyledir:<br><strong>Sen, Allah&#8217;ın arzında yaşadığın müddet içerisinde senin, istediğini yapabilmek gibi bir hakkın yoktur! <br>Sen Allah&#8217;ın arzında isen senin Ali b. Ebu Talib (a.s)&#8217;ın velayeti dışında yaşamak gibi bir hakkın yoktur!</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-1b9d287cd1fd76e6babbc3759ccf2dd9">Hiç kimsenin, bu can benimdir; hesabını verecek olan benim gibi cümleler kurmaya hakkı yoktur. <br>Kimsenin işlemiş olduğu günahlarından dolayı, Hz. Zehra (s.a)&#8217;in masumluğu ilan edilmemiş olan evlatlarının, zecr ve karanlık çekmesine sebep olmaya hakkı yoktur.<br>Kimsenin böyle bir hakkın yoktur!<br>Kimsenin insanları karanlığa dökmeye hakkı yoktur!<br>Kimsenin çirkef hayat yaşamaya hakkı yoktur!<br>Kimsenin cahil bir hayat yaşayarak ümmetin çocuklarının cahil kalmasına sebep olmaya hakkın yoktur!<br>Kimsenin, karısının başı açık gezdirerek ümmetin kızlarına kötü örnek olma hakkı yoktur!<br>Kimsenin İmam&#8217;ın ekoli ile harb etme hakkı yoktur!<br>Kimsenin mektebini bilmeme gibi bir hakkı yoktur! Öğreneceksiniz!<br>Ya bu mektepteniz (Hz. Eba Ebdillah El Huseyn (a.s)&#8217;ın mektebindensiz); ya da değiliz!</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-7f0eb345e82324ac3c77b1cd7b74eab5">Bizler ilahi imtihanı geçmek için yaratıldık!<br>Yaratıldığımız ilk günden beri imtihan içerisindeyiz:<br>Doğuşumuzdan, kundaklanmamızdan, ağlamamızdan, yemek yememizden, emeklememizden, yürümemizden taa nefes vereceğimiz âna kadar yaşadığımız her şey imtihandır! <br>Hatta can verirken nasıl uzanmak istediğimiz dahi imtihandır.<br>Bu imtihanların tamamından geçebilmemiz için tek bir şart vardır, bu şart:<br>Ali b. Ebu Talib (a.s)&#8217;ın velayetine teslim olma şartıdır.</p>



<h3 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-9a3c739e5ffeda4c8ad4ece8670e0fcc">Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ın Ziyaretnamesi</h3>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-9fe978fc0da49ca656c8af06917f52ed">Peygamberin oğlu, Allahın dininin mübelliği Hz. İmam Caferi Sadık (a.s), Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ın velayete nasıl teslim olduklarını beyan buyuruyorlar.<br>Allahu Tebareke ve Teala, Hz. İmam Cafer-i Sadık (a.s)&#8217;a buyurdular ki:<br><strong>Abbas&#8217;a ziyaretname yaz!</strong><br>Masum İmam, Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;a ziyaretname yazıyor.<br>İmam İmam Cafer-i Sadık (a.s) bu ziyaretnamede, Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ın kim olduğunu açıklıyor.<br>İmam bu ziyaretnamede, Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ı velayete ulaştıran ve velayetten nimetlendiren özelliğini açıklıyor.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-5aa0d0ebcebf1f4c483167da6ebfb557"><strong>İmam Cafer Sadık (a.s), Allahu Tebareke ve Teala&#8217;nın buyruğu üzerine, Hz. Ebelfezl Abbas (a.s) için yazmış olduğu ziyaretnâmede şöyle buyuruyorlar:</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-773dc8c7f70ef299930e78ed768bb502"><strong>Eşhedü enneke:<br>Şehadet ediyorum ki sen,<br>Lem tehin:<br>&#8220;Sen vazifeni yapmada (lem tehin), saniye kadarı geç kalmadın.&#8221;</strong><br>Vazife ile karşı karşıya geldiğin zaman; vazifen iblağ edildiği zaman; vazifeni gördüğün zaman; vazifen sana söylendiği zaman  &#8220;ama&#8221; demedin.<br>Sen vazifeni gördüğün zaman, ayakkabının olup olmamasına bakmadın. <br>Kılıcın var mıdır; yok mudur? bakmadın.<br>Vazifen düşman ordusunun içine girmekti; sen kılıcının bile olup olmamasına bakmadın.<br><strong>Hüseyin dedi:<br>&#8220;Ebelfezl! Düşmana, git!&#8221;</strong><br>Sen kılıcının var mıdır, yok mudur diye bakmadın.<br>Sen: <strong>&#8220;Ya Eba Ebdillah! Kılıcım vardır; ya da yoktur.&#8221; </strong>demedin.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-3af45dcf19639cec6d6b394ad361e659">Hz. Ebelfezl Abbas (a.s), o kadınların ve çocukların susuz olduğunu görmesine rağmen bunu neden İmam Hüseyin (a.s)&#8217;a söylemedi?<br>Neden <strong>&#8220;Ya Eba Ebdillah! Kadınlar ve çocuklar susuzdur.&#8221;</strong> demedi?<br>Biz böyle bir durumda olsaydık perdeyi yırtar mıydık?<br><strong>Yırtardık.<br></strong>Karşımızdaki kişi, Hz. Zehra (s.a)&#8217;nın oğlu Hüseyin b. Ali (a.s) dahi olsaydı, biz perdeyi yırtardık.<br><strong>Neden?<br></strong>Çünkü biz görev adamı değiliz. <br>Çünkü biz İmam&#8217;a teklif tayin eden kişileriz.<br>Biz imamın boynuna vazife koyarız.<br>Oysaki bizler (İmam&#8217;a teklif koyan kişiler değil) İmam Hüseyin (a.s)&#8217;dan teklif alması gereken kişileriz; bizim vazifemiz, İmam&#8217;dan emir almaktır.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-f9c3ccd9d5d8002e69c02ad7db70e078"><strong>İmam Cafer-i Sadık (a.s) buyuruyor ki:<br></strong>Ey Amcam Abbas!<br><strong>Ben şehadet ediyorum ki sen, Allahu Tebareke ve Teala&#8217;nın Hüccetine karşı yapman gereken vazifede bir ân dahi gecikmedin.<br></strong>Bu bir şeydir; ama bu bile bir şey değildir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-9c0ecc0ee7153464e2f1ec5dc5f118f0"><strong>Ve lem tenkul:<br>&#8220;Başkalarının önüne koşarak geçtin; yarış yaptın.&#8221;<br></strong>İmam&#8217;a cevap veren (Lebbeyk diyen) fazla kişi yoktu; ama o cevap verenlerin de hiçbirisi senin tozuna dahi ulaşamadılar.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-db7133cdef057a1648c801ac70217b03"><strong>&#8220;Ve lem tenkul&#8221; yani İmam Cafer-i Sadık (a.s) buyuruyor ki:<br></strong>Ey Amcam Abbas! Sen, başka kimselerin; hatta kendi öz çocuklarının; hatta İmam&#8217;ın Öz çocuklarının bile İmam&#8217;ın yükünü omuzlamasını beklemedin; kendin üstlendin hem de öyle bir üstlendin ki yarış edercesine.<br>Hz. Ebelfezl Abbas (a.s) buydu.<br>Eğer bizde bu inanç olacak olursa, muhakkak olarak (kesinlikle) oraya ulaşacağız.<br>Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ın özellikleri bu ziyaretnamede, Hz. İmam Cafer-i Sadık (a.s) tarafından beyan buyrulmuştur.<br>Bunun için bu ziyaretnameye dikkat edin!</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-29736d5853f265591877e11c325a98d1"><strong>İmam Cafer-i Sadık (a.s) devamında şöyle buyuruyorlar:<br>Eşhedu leke bitteslim:<br>Şehadet ederim ki sen tam manası ile teslim idin.<br></strong>Teslim olmak ne idi ise, sen o idin. Teslim olmak sana bir vazife değildi; sen kendin teslim olmuştun.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-934cd05a17b02801bd864c597e245082">Sonrasında ise şöyle buyurdular:<br><strong>&#8220;Vettesdiki; velvefai; vennasiheti lixelefin&#8217;nebiyyi sallallahu aleyhi ve alihil mursel&#8221;</strong><br>Bakın Hz. İmam Cafer-i Sadık (a.s), Hz. Ebelfezl Abbas (a.s) hakkında 4 özellik zikredip, buyuruyorlar.<br>Öncelikle bunu bilin ki, Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ı, Ebelfezl Abbas (a.s) yapan şey, bu 4 özelliğin kendisinde sırasıyla muhakkak olması idi.<br>Bu bizim için de böyledir.<br>Bu aynı zamanda bizim içindir.<br>Hz. Ebelfezl Abbas (a.s) bu 4 özelliğe sahipti.<br>Ama sormamız gereken bir soru var:<br><strong>İmam Cafer-i Sadık (a.s) bunu niye beyan buyuruyorlar?<br>Hz. Ebelfezl Abbas (a.s), şehit olduktan sonra bunların beyan buyurulmasının Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;a katacak neyi vardır?<br>İmam Cafer-i Sadık (a.s)&#8217;ın, Hz. Abbas&#8217;ın şehadetinden sonra, bunları beyan buyurmasının sebebi bizleriz.</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-0952dc8f8027e0c901ce2e404c31429d">Hz. Ebelfezl Abbas (a.s) öyle bir konum ve makamdadır ki:<br><strong>Allahu Tebareke ve Teala&#8217;nın bizzat kendisi, Hz. Abbas (a.s)&#8217;ı selamlıyor!<br></strong>Hz. Abbas (a.s)&#8217;ın şahıslar tarafından selamlanmaya ihtiyacı yoktur.<br>Meleklerin, Hz. Abbas (a.s)&#8217;ı selamlaması şart değildir.<br>Benim ile senin, Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ı selamlaması şart değildir.<br>Şart değildir demek, Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ın bunlara ihtiyacı yok demektir. .<br>Çünkü Allahu Tebareke ve Teala bizzat kendisi Abbas&#8217;a buyuruyor:<br><strong>اَلسَّلامُ عَلَيْكَ يا اَبا عَبْدِاللهِ وَعَلَى الاَْرْواحِ الَّتي حَلَّتْ بِفِنائِكَ<br>Esselamu aleyke Ya Eba Ebdillah ve elel ervahilleti hellet bi finaik!<br>Ya Eba Ebdillah! Sana ve ruhlarını sana feda edenlere selam olsun!</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-0604c7f140a676c0f764e1a87fdebf6a">Bizim günahkar ağızlarımızdan çıkan selam oraya ulaşmıyor ki biz, &#8220;Hayır, Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;a faydası var.&#8221; diyelim<br>Hz. Ebelfezl Abbas (a.s), bizim ölülerimiz gibi değil ki, biz onları kurtarmak için Kur&#8217;an okuyalım; namaz kılalım; ayet okuyalım; zikir edelim.<br>Biz, Ehlibeytin haremlerini ziyaret ediyor, namaz kılıp onlara hediye ediyoruz ama biz bunları, onlara bir şey katmak için yapmıyoruz; biz bunu onlardan bir şey almak için yapıyoruz.<br>Biz Kerbela&#8217;ya İmam Hüseyin (a.s)&#8217;dan bir şey almak için gidiyoruz.<br>Biz kum şehrine, Hz. Fatime-i Masume (s.a)&#8217;in haremine gidip; o haremin duvarındaki tozu öpüyoruz çünkü bize bir şey vermelerini istiyoruz.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-202936f73abe066dfc658ae9b4872bc0">Hz. İmam Cafer-i Sadık (a.s)&#8217;ın Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ın buyurmuş olduğu bu özelliklerinin hepsinin sırası ile bizlerde gerçekleşmesi gerekir:<br>1- Teslimiyet<br>2- Tasdikiyet<br>3- Vefa<br>4- Nasihat ehli olma<br>Bu özelliklerin sırasıyla vakî olması lazımdır. Hem bizde vakî olması lazım; hem de buradaki maksat ki Kamer-i Ben-î Haşim Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;dır; Hz. Abbas (a.s)&#8217;da da sırasıyla vuku bulması gerekirdi ve buldu.</p>



<h3 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-4c6823c7ba123d0cb9f48af4777a7b2f">Hz. Abbas (a.s)&#8217;ın Azameti</h3>



<h4 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-8c6ea1fc8a059c7ae73b029f475595f7">1-Teslimiyyet</h4>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-69b42fe8e4e73287c6549494bd4dc56c">Bu özelliklerin ilki Veliyyullah&#8217;a teslim olmaktır<br>Evvela şunu söyleyeyim, Veliyullah&#8217;a teslim olmayan kişi Veliyullah&#8217;a iman etmemiştir.<br>Teslimiyyetin manasını biz burada özet olarak açıklayacağız; herkesin kendi kapasitesi ölçüsünde, bu manayı kendisinde yaşatması gerekir.<br>Bizler Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ın teslim olduğu vech ile teslim olmayacak olursak bu bizim İmam&#8217;ı kabul etmediğimiz anlamına gelmektedir.<br>Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ın teslim olduğu vech ile İmam&#8217;a teslim olmamak, İmam&#8217;ı kabul etmemektir.<br>Hz. Ebelfezl Abbas (a.s) gibi teslim olmamanın başka bir manası yoktur.<br>Teslim olmamanın manası budur.<br>İmam&#8217;ı/Veliyyullah&#8217;ı kabul etmenin; Resulullah&#8217;ı kabul etmenin dolayısıyla Allah&#8217;ın vahdaniyetini ve İlahlığını kabul etmenin yegâne yolu, Veliyyullah&#8217;a teslim olmaktır.<br><strong>Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ın da teslimiyyeti bu şekilde olan bir teslimiyyettir.</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-9097d9a0f1b4e70b6430ce2e93424098"><strong>Kendimize bir bakalım; bu teslimiyyet bizde var mı?<br></strong>Eğer bu teslimiyyet bizde yoksa bile en azından şuna bakalım:<br>Biz bu teslimiyyetin peşinde miyiz yoksa bahanelerin arkasına mı sığınıyoruz?</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-163c2543298ce4aba2c587741856c453"><br>Acaba bizler &#8220;O bana bıyığın kalın dedi&#8221;; &#8220;bu bana senin gözün eğridir dedi&#8221; vb. bahaneler mi arıyoruz?<br>Arıyorsanız şunu bilin:<br>&#8220;Biz muhtacız.&#8221;<br>Senin bahane üretme hakkın yoktur.<br>Eğer sen aç isen yemek yiyeceksin.<br>Bu durumda senin kepçeyi tutanla, yemeği dağıtanla işin olamaz?<br>Sen bunu biliyorsun ki sen yemek yemezsen öleceksin ve kendini de öldüremezsin!<br>Kepçenin kimin elinde olduğu seni ilgilendirmez?<br>Sen öyle bir yerde değilsin ki senin seçme hakkın olsun!<br>Sen kendine sınır belirleyemezsin!<br>Ben bunu yaparım; bunu yapmam diyemezsin!</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-a465f9a91da48d127e3053dc4f8280a9">Ben, sizi Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s)&#8217;a and veriyorum ve soruyorum<br>Siz getirmiş olduğunuz şehadetin manasını biliyor musunuz?<br>Kelime manasından bahsetmiyorum.<br>Yani siz gerçekten &#8220;La İlahe İllallah&#8221; ne demektir biliyor musunuz?<br>&#8220;Allah birdir ve onun ortağı yoktur&#8221; ne anlama geliyor, bilmiyor musunuz?<br>&#8220;Muhammed O&#8217;nun Resulüdür&#8221; ne demektir? Siz gerçekten Resul olmanın ne anlama geldiğini biliyor musunuz?</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-f63fe3f1ef8a723aca80ce8247852c1e">Hepimiz diyoruz ki:<br>&#8220;İman edin, iman edelim &#8220;Siz, İman etmenin ne olduğunu biliyor musunuz?&#8221;<br>İman etmek gerçekten nedir?<br>Siz şehadet getirdiğinizde neyi seçtiğinizi biliyor musunuz?<br><strong>&#8220;Muhammed Resulullah&#8217;tır!&#8221; </strong>bu ne anlama geliyor biliyor musunuz?<br>Bilin ki, Allah bize papağan gibi tekrar etmeyi emretmemişler!</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-f6546b863a28f69a8ce6be248bfa8e17"><strong>Hz. Ebelfezl Abbas (a.s)&#8217;ın teslimiyyeti şöyle idi:</strong><br>İmam Abbas(aleyhi ve âlâhu tehiyyetu vesselamur-Rahman) kendisini bütün aidiyyetlerden kurtarmıştı öyle ki artık Abbas diye bir vücud yoktu.<br>Cisim Abbasdı; konuşan dil Abbas&#8217;ın diliydi; o dilin eti, Abbas&#8217;ın diline ait olan etti; o ayaklar Hz. Kameri Beni Haşim (a.s)&#8217;ın fiziki ayağı idi ama Hz. Abbas (a.s) da aidiyet diye bir şey yoktu.<br>Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s), bir vücutta tecelli etmişti ve Abbas şeklinde konuşuyordu.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-75e593eaeac8f34a6b7acbc30088fd38"><strong>Teslimiyyetin manası:<br>1- Aidiyyetlerden kurtulmaktır.<br>2-Nefsi egoların, taleplerin ve teşviklerin tamamını ayaklar altına almaktır.</strong><br>Eğer bizler hâla mal, mülk, ev ve araba sevgisinden kopamamışsak; Allah senin kalbine Hüseyin b. Ali (a.s)&#8217;ı koymaz.<br>Allah senin kalbin gibi bir kalbe İmam Hüseyin&#8217;i ve İmam Hüseyin&#8217;in sevgisini ve koymaz.<br>Şuna inanın! Allah&#8217;a inancınız varsa şuna inanın:<br><strong>Bizim tanımış olduğumuz Hüseyin b. Ali (a.s), Hz. İmam Hüseyin b. Ali (a.s)&#8217;a ihanettir.</strong><br><strong>Bizim tasavvur etmiş olduğumuz Hüseyin, Allah&#8217;ın yeryüzündeki hak halifesi olan Hüseyin değildir.</strong><br>Bunu bilin ki:<br><strong>&#8220;Hüseyin Nurullah&#8217;tır!&#8221;<br></strong>Sorum şudur:<br><strong>Allah nurunu çirkefin içine koyar mı?</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-5d5ef005fcb3ae6514096a5975e854c9">Hüseyin, Allah&#8217;ın kelamıdır!<br>Hüseyin, Allah&#8217;ın sözüdür!<br>Hüseyin, Allah&#8217;ın iradesidir!<br>İmam Hüseyin (a.s), Allah&#8217;ın ayetlerinin konuşan ve konuşturan; yapan ve yaptıran halidir.<br>Hüseyin, Allah&#8217;ın iradesinin yürüyen halidir.<br>Hüseyin, Allah&#8217;ın iradesinin seven halidir.<br>Hüseyin, Allah&#8217;ım buğzunun tecelligahıdır.<br>Hüseyin, Allah&#8217;ın hükmünün icra şeklidir.<br>Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s) bu kişidir!<br>Allahu Tebareke ve Teala, bu Hüseyin&#8217;i getirip bizim kalbimize koyar mı?<br>Biz bu halimizle bin tane puta tapıyoruz.<br>Vallahi; Billahi; Tillahi; Hüseyin&#8217;in Rabbine and olsun ki! Biz bu halimiz ile puta tapıyoruz.<br>Hüseyin&#8217;in mektebi bugün öldürülüyor.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-c34bf543b5d327ed211937fe3c9e2c12">Evvela bunu söyleyeyim: Hüseyin&#8217;in Mektebinin yaşamasının, Hüseyin&#8217;e hiçbir faydası yoktur; Allah&#8217;a ise hiç mi hiç faydası yoktur.<br>Allahu Tebareke ve Teala Hüseyin&#8217;i bizim kurtulabilmemiz için gönderdi. <br>İmam Hüseyin (a.s) bizim kurtulabilmemiz için şehit oldu.<br>Bugün Hüseyin&#8217;in Mektebi öldürülüyor.<br>Sizler ise şunu çok iyi biliyorsunuz:<br><strong>&#8220;Hüseyin&#8217;in Mektebi olmazsa, siz de yoksunuz!</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-c8442935797023a955191a2fed1e9766">Allah&#8217;a andolsun ki!<br>Bu memlekette kendisini Ehlibeyt mektebine ait gören ne kadar kişi varsa; hepiniz bin defa Ehlibeyt&#8217;ten yüz çevirseniz (hatta gidip Yahudi dahi olsanız) karşınızdaki mektep sizi kabul etmeyecektir.<br>Siz onlara gidip: <strong>&#8220;Bizim Muhammed ile, Ali ile, Hasa ile, Hüseyin ile, Fatime ile ve evlatları ile işimiz yoktur&#8221;</strong> deseniz bile; onlar sizi kabul etmeyecekler!<br>Siz, kendinizi onlara kabul ettirmek için Anıtkabir&#8217;de meddahlık bile yapacak olsanız; onlar sizi kabul etmeyecekler.<br>Siz gidip düğünde dansöz bile oynatsanız onlar sizi kabul etmeyecekler.<br><strong>Hüseyin&#8217;in Mektebi budur!<br></strong>Biz, Hüseyin&#8217;in mektebine mecburuz!<br>Biz adam olabilmek için Hüseyin&#8217;e ve mektebine mecburuz!<br>Siz gidip farklı bir mektepten olmaya çalışsanız bile, o karşı mektep sizi kabul etmeyecek!</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-f2e22be48e08132800923d910246e231">Onların size diyecekleri en hoş söz:<br><strong>&#8220;Sen bizim <strong>ancak </strong>kölemiz olabilirsin çünkü senin, dedenin dedesinin dedesinin dedesi Hüseyin b. Ali&#8217;nin muhibbiydi. Sende de DNA kalıntısı olabilir bu sebepten dolayı sen ancak bize köle olabilirsin&#8221; olacaktır.</strong><br>Yahudi zihniyetleri ile size bunu diyecekler.<br>Şimdi size bir soru soracağım; eğer gerçekten bir mezhebiniz varsa mezhebinizin hakkı için doğruyu söyleyin; eğer gerçekten bir Allah&#8217;a inanıyorsanız inandığınız Allah için doğruyu söyleyin:<br><strong>Hüseyin&#8217;in mektebi şurada duruyor; diğer tarafta da sizin oğlunuz bir iş yapacak, bu durumda siz Hüseyin&#8217;e mi gider misiniz; yoksa Hüseyin&#8217;i yalnız bırakıp çocuğunuzun o işiyle mi meşgul olursun?</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-e0efc8dd3a0ad9586810f41563ead95b">Vallahi! Siz bu halde iken derseniz ki:<br>Biz Hüseyin&#8217;in yanına gideriz, yalan konuşmuş olursunuz. Biz bu halimiz ile ancak Hüseyin&#8217;e sadaka veririz!<br>Bizim Şam ehlinden ne farkımız var?<br>Şam ehlinden bir farkımız var mı?<br>Hz. İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın 3 yaşındaki kızı Hz Rugeyye (s.a) şehit olduğu zaman, Hz. Ümmü Gülsüm bint-i Ali (s.a), kendisini Hz. Rugeyye (s.a)&#8217;in mezarının üzerine atmıştı ve çok ağlıyordu.<br>Hz. Ümmü Gülsüm (s.a), Hz. Rugeyye (s.a)&#8217;in mezarının üzerinden kalkmıyordu.<br>Hz. Zeynep (s.a) ne yaptıysa da bacısını, Hz. Rugayye (s.a)&#8217;in mezarının üzerinden kaldıramadı; Hz. Ümmü Gülsüm (s.a), o Mezar-ı Şerifin üzerinden kalkmıyordu.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-e54341d0eaabd555fd2b3f97cfe750a1">Hz. Zeyneb-i Kübra (s.a) buyurdu:<br>Bacım! Ne oldu ki, sen Rugeyyen&#8217;in mezarına böyle yapıştın ve kalkmıyorsun?<br>Hz. Ümmü Gülsüm (s.a) dedi:<br>Bacı! Şam&#8217;a girdiğimiz zaman, Rugeyye benim bağrımı yaktı!<br>Hz Zeynep dedi:<br>Bacı ne oldu? Rugeyye sana ne dedi?<br>Hz. Ümmü Gülsüm (s.a) dedi:<br>Şam&#8217;a girdiğimiz zaman Rugeyye benim yanıma geldi. Bizi seyretmek için gelen cemaatin içindeki çocukların elinde ekmek vardı.<br>Rugeyye bana dedi ki:<br>Emme (Hala) Vallahi, ben acım!</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-50edf3202c351c9c3cbe309fcfbc07ab">Kendinize iyi tartın ve düşünün!<br>Şam ehli ile aranızda bir fark var mı?<br>Biz kalkıp İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın kızına sadaka veriyoruz.<br>Biz gerçekten İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın mektebinin içinde miyiz?<br>Biz bu halimiz ile Velayetten beklenti mi içindeyiz?<br>Biz bu halimiz ile Abbas b. Ali mi olmayı bekliyoruz?<br>Bizim varımız, yoğumuz; her şeyimiz, Rugeyyedir. Nefesimiz Rügeyyenindir.<br>Biz kimiz? Biz neyin krallığını yapmaya çalışıyoruz?</p>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/asura-cennet-ile-cehennemin-yol-ayrimi-4/">AŞURA; Cennet ile Cehennemin Yol Ayrımı 4</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://imammehdiyarenleri.org/asura-cennet-ile-cehennemin-yol-ayrimi-4/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aşura: Cennet ile Cehennemin Yol Ayrımı 3</title>
		<link>https://imammehdiyarenleri.org/asura-cennet-ile-cehennemin-yol-ayrimi-3/</link>
					<comments>https://imammehdiyarenleri.org/asura-cennet-ile-cehennemin-yol-ayrimi-3/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[YÖNETİCİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Mar 2026 01:15:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aşura]]></category>
		<category><![CDATA[Derslerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[İmam Hüseyin (a.s)]]></category>
		<category><![CDATA[AŞURA]]></category>
		<category><![CDATA[KERBELA]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://imammehdiyarenleri.org/?p=1211</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aşura vakasının bu denli azamet, yücelik ve emsalsizlik ile vuku bulmasının tek sebebi insanların İmam&#8217;a/Veliyyullah&#8217;a karşı imtihan edilmesiydi.Allah, İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın vasıtası ile; İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın eli ile, insanları Veliyyullah&#8217;a&#8230; </p>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/asura-cennet-ile-cehennemin-yol-ayrimi-3/">Aşura: Cennet ile Cehennemin Yol Ayrımı 3</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-aeed0d2238af63f65eb191aaa357f6fb">Aşura vakasının bu denli azamet, yücelik ve emsalsizlik ile vuku bulmasının tek sebebi insanların İmam&#8217;a/Veliyyullah&#8217;a karşı imtihan edilmesiydi.<br>Allah, İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın vasıtası ile; İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın eli ile, insanları Veliyyullah&#8217;a ve velayete karşı sınayarak imtihan etti.</p>



<h2 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-3282833bed11bfce4d1fd667e59d61a4">İnsanların Veliyullah&#8217;a Karşı İmtihan Edilmesi</h2>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-1a624cdf6b9393b9f4396c430e77e466">Bu konuyu anlayabilmemiz için Hz. İmam Hasan El Müçteba (a.s)&#8217;dan bir örnek vereceğim.</p>



<h3 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-b8191d2701494765b344625d1fbaa59b">İmam Hasan (a.s)&#8217;ın Döneminde İnsanların İmtihanı</h3>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-226da24047f751bfe11e937bea9f1cd1"> Hz. İmam Hüseyin, insanları Aşura olayı ile nasıl imtihan buyurdu ise İmam Hasan (a.s)&#8217;da insanları aynı şekilde imtihan buyurdular.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-f3193c95d749a5395481256f44db322d"><strong>İmam Hasan (a.s)&#8217;ın silahlı gücü zahiri olarak yerindeydi. Askerlerinin, taraftarlarının sayısı yüksekti. İmam Hasan (a.s)&#8217;ın takribi olarak 12.000 kişinin üstünde askeri vardı ve diğer Masum İmamlar&#8217;a nispeten daha çok askeri güce sahip olmasına rağmen Muaviye ile sulh ettiler.</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-2e59b59c7aa5dd9f49950aed3ad53e94">Bizler Velayet mektebine olan bağlılığımızı, Eimme-i Ethar (a.s)&#8217;a olan itaatimizi genellikle barış üzerine dizayn ediyoruz. Eğer hayatımızı sulh üzere dizayn ediyorsak ölçü ve kıstasımızın İmam Hasan (a.s) olması gerekir. Hiç kimse Allah&#8217;ın hak halifesi, Allah&#8217;ın nuru, Allah&#8217;ın velisi, Allah&#8217;ın tayin ettiği Resulullah&#8217;ın hak halifesi İmam Hasan (a.s)&#8217;ın ötesinde barış yaparak sulh ilan edemez. Hiç kimse Velayet hususunda, Veliyyullah&#8217;ın ötesinde tolereli olamaz, vurdumduymazlık yapamaz.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-ca46a2613b0f0a11796d81af77a65fab">İmam Hasan (a.s), diğer Masum İmamlar&#8217;a nispeten en çok askere sahip olan İmamdır.<br>İmam Hasan (a.s)&#8217;ın 12.000 askerin üstünde olan bir askeri gücü vardı.</p>



<h4 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-9039ea3033ee07c67e5e6b58e333f318">Ubeydullah b. Abbas:</h4>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-90f889f60a19a07677de26faed875d1c"> Hz. Nebiyyi Kibriya (s.a.a) ve Hz. Emirelmüminin Ali (a.s)&#8217;ın amcasının oğludur.<br> İmam Ali (a.s)&#8217;ın hükümetinde vali idi.<br> Hz. İmam Hasan El Müçteba (a.s)&#8217;ın ordusunda, kolordu komutanıydı.<br> Ubeydullah’ın emri altında binlerce asker vardı. Ubeydullah, Muaviyenin gönderdiği onlarca torba altına karşılık İmam Hasan (a.s)&#8217;ın ordusunu terk ederek İmam&#8217;ı altın karşılığında sattı. Ubeydullah binlerce, onbinlerce askeri ile birlikte Muaviyeye teslim oldu.<br> İmam&#8217;ın yanından kaçanlar kaçtılar ve Muaviye&#8217;ye teslim olanlar da teslim oldular ve İmam Hasan (a.s)&#8217;ın yanında asker olarak 12.000 tane silahşör asker kaldı ve İmam Hasan (a.s)&#8217;da bu durumda Muaviye ile sulh etti.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-2ea0d2e0b3eeb948117c599f11918c0d"> İmam Hasan (a.s) Muaviye ile sulh ettiği zaman İmam Hasan (a.s)&#8217;ın yanında kalanların çoğunluğu Veliyyullah&#8217;a karşı geldiler ve itiraz ettiler. İtiraz edenlerin arasında seçkin kişilerin sayısı oldukça fazlaydı. İmam Hasan (a.s)&#8217;a itiraz edenlerin arasında Hz. İmam Ali (a.s)&#8217;ın önde gelen şiilerinden olan çok meşhur kişiler de vardı. Bunlar İmam Hasan (a.s)&#8217;a hakaret ediyorlardı. Bunlar cengaverlik fedaileriydiler ama hedeflerinde Hz. İmam Hasan (a.s) vardı. Sulhçular, Muaviye&#8217;ye teslim olup İmam Hasan (a.s)&#8217;a hakaret ederek sövüyorlardı; kendilerini cengaver olarak tanıtanlar da İmam Hasan (a.s)&#8217;a sövüyorlardı. Bunların arasında olan en önemli kişilerden birisi ise Sufyan b. Ebu Leyla idi.</p>



<h4 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-44292e340757de2c51a354bc88ba885e">SUFYAN B. EBU LEYLA:</h4>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-9437fbd2d990917493dded289f295c93"><strong>İmam Ali (a.s)&#8217;ın şialarındandı. <br>Kendisi çok meşhur/tanınmış biri ve aynı zamanda da bir alim idi. <br>İmam Ali (a.s)&#8217;ın yanında terbiye olmuştu. <br>İmamların yanında eğitim almıştı.</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-0e0563046b9a9339e0e13ca9a17190f4">Sufyan çok uzak bir yoldan geliyordu ve bineği ile İmam Hasan (a.s)&#8217;ın bulunduğu yere geldi; daha bineğinden inmeden İmam Hasan (a.s)&#8217;a şöyle dedi:<br><strong>&#8220;Esselamu aleyke Ya muzillel Muminin.&#8221;<br>&#8220;Selam olsun sana, Ey müminleri zillete sokan adam.&#8221;</strong><br>Yani müminlerin başına kara geçiren adam; müminleri alçaklığa sokan adam, sen öyle bir adamsın ki sen müminlere zillet elbisesini giydirdin.<br>İmam Hasan (a.s) ona şöyle buyurdular:<br><strong>&#8220;Yoldan geldin, yorgunsun; bineğinden in, biraz dinlen; ondan sonra söveceksen söversin. Ne diyeceksen ondan sonra dersin.&#8221;</strong><br>Bilahare Sufyan yanındakiler ile birlikte oturdular; Sufyan&#8217;ın yanında olanların bir kısmı İmam&#8217;ın ordusunda ki askerlerdi fakat bunların çoğunluğu İmam&#8217;ı tahkir etmekle görevliydiler. <br>Bunlar İmam Hasan (a.s)&#8217;ı hainlik ile ihanet ile hatta bir şekilde Allah&#8217;ın dininden çıkmak ile suçlamakla görevli kişilerdi.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-26e9757d64228add41471cea96bf741d"><strong>İmam Hasan (a.s) buyurdular ki:<br>&#8220;Ben size ne anlatabilirim; nasıl anlatabilirim? Bunu bilin ki benim yapmış olduğum bu sulh sizin için üzerine güneşin doğduğu bütün nimetlere sahip olmanızdan daha yücedir.</strong><br>&#8220;Yani sizler dünyadaki bütün nimetlere sahip olsaydınız (çünkü güneş bunların üzerine doğuyor) bile benim sulhum sizler için daha hayırlıdır.&#8221;</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-c2ffe371e9fbc73a40da7324e696e011">İmam Hasan (a.s) bu sulhu ile insanları Velayet&#8217;e karşı imtihan etmiştir. <br>Bizler hiç kimsenin kılına ve tüyüne dokunmadan sulh ve asayiş içinde olmak ve Ehlibeyt&#8217;in Velayeti ekseninde yürümek istiyorsak yapmamız gereken tek şey:<br><strong>&#8220;Ama, lakin, fakat, ne için demeden, ikinci bir hedef gözetmeden İmam (a.s)&#8217;a tâbi olmamız gerekir.</strong></p>



<h2 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-92d88bfd7bb52a37a5960ec2714442d0">Veliyyullah&#8217;a Tebaiyyet</h2>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-a3d6954a48546945c3b193b4cb73e217"><strong>İmam&#8217;a nasıl tâbi olacağız?<br></strong>İmam bir şey yapmış ise neden ve niçin yaptınız demeyeceksin! <br>İmam bir şey buyurmuş ise &#8220;neden veya niçin böyle buyurudunuz?&#8221; demememiz gerekir!<br><br>Geçmişten bugüne kadar maalesef bir grup var ki bunlar, Hz. İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın beyanını, yaptıklarını ve hedeflerini aşırı bularak; Hz. İmam Hasan (a.s)&#8217;ın sulhunu daha fazla öne çekiyorlar. <br><strong>Ama bu kişilerin bilmediği şey: </strong><br>İmam Hasan (a.s) da yapmış olduğu bu sulh ile insanları (tıpkı kardeşi İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın Kerbela kıyamı ile imtihan buyurdukları gibi) imtihan buyurmuşlardı.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-ec48db2fc6ab9e83128d9b2be5e655c3"><strong>Hz. İmam Hüseyin (a.s), yanında hiçkimse yokken, taraftarı yokken, insanları velayete karşı imtihana tabi tuttukları gibi İmam Hasan (a.s) zahiren 12.000 kişilik bir ordusu varken insanları sulh ile imtihan tabi tuttular ama insanların geneli ise sınıfta kaldılar.</strong></p>



<h2 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-f8ce1b83ba21168e9797f90005beed19">Muaviye&#8217;nin Â-li Resulullah&#8217;tan İntikam Planı </h2>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-8284305637e6771d384953f62cce3ebc">Bizler hem dünyayı isteyerek, hem dünyaperstlik yaparak, hemde dünyayı İmam&#8217;ın önüne geçirerek İmam&#8217;a itaat edebileceğimizi zannetmemeliyiz. <br>Söz ile (iddia ile) Veliyyi Emr&#8217;in yanında olunamaz.<br>İmam Hasan (a.s) onlara buyurdular (bu buyruk bugün bizim içinde geçerlidir; bu buyruk yalnızca onlara has değildir.):<br><strong>Ben sizinle beraber mi, Muaviye ile savaşacaktım? Eğer ben sizinle beraber Muaviye ile savaşacak olsaydım sizler benim ellerimi ve kollarımı bağlayarak Muaviye&#8217;ye teslim ederdiniz.</strong><br>İtaat edilmesi gereken mercii İmam&#8217;dır. İmam&#8217;ın sözü önceliklidir. Bizler İmam&#8217;ın yapmış olduğu davetin hikmetini bilemeyiz.<br>Ben, İmam Hasan (a.s)&#8217;ın Muaviye ile yaptığı sulhun Risalet-i Nebiyyi Ekrem&#8217;e, Velayeti Emirel Müminin&#8217;e ve Ehlibeyt mektebine ne kattığını beyan edecek değilim zaten bizim haddimiz de buna yetmez. Bizler ancak elez&#8217;zahir bir şeyler diyebiliriz.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-52fc1ad8cd739565c5fd85b0c764ef9e"><strong>Öncelikle şunu söyleyeyim:<br>Onlar ile (İmamı tahkir edenler ve Muaviye&#8217;ye teslim olanlar ile) bizim sulhtan anladığımız şey aynıdır.<br>Onlar ile bizim savaştan/mücadeleden anladığımız şey de aynıdır.</strong><br>Eğer, Hz. İmam Hasan-i Müçteba (a.s) onlar ile birlikte Muaviye ile savaşsaydı onlar İmam Hasan (a.s)&#8217;ın ellerini ve kollarını bağlayarak Muaviye&#8217;ye teslim edeceklerdi ama Muaviye kâtî surette İmam Hasan (a.s)&#8217;ı öldürmeyecekti çünkü Muaviye&#8217;nin ayrı bir nefreti, ayrı bir kini vardı.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-b7058f24c5faa0b0512f6eaa6227673b"><strong>Peki Muaviye&#8217;nin (l.a) Hz. İmam Hasan (a.s) hakkında asıl planı neydi?</strong><br>Hz. İmam Hasan (a.s)&#8217;ın dedesi Hz. Nebiyyi Kibriya (s.a.a), Muaviye&#8217;nin babası Ebu Süfyanı esir almıştı. Hz. Nebiyyi Kibriya (s.a.a) onları esir aldıktan sonra âzâd ettiler ve serbest bıraktılar.<br>Muaviyenin babası ve ailesi Ümeyyeoğulları bu olaydan sonra Tulegai Resulullah olarak tanınıyorlardı.</p>



<h3 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-e04c6dd9f5ce9bbb52276a5f9ebd35ce">Tulegai Resulullah </h3>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-7113e3289c2318ef5108c2f229b5053e">Tulegai Resulullah: &#8220;Resulullah (s.a.a) olmasaydı bunlar kurtulamazlardı&#8221; demektir.<br>Muaviye (l.a), İmam Hasan (a.s)&#8217;ın şahsında, Nebiyyi Kibriya (s.a.a)&#8217;den bunun intikamını alacaktı/ almak istiyordu.<br>Muaviye, Hz. Nebiyyi Kibriya (s.a.a)&#8217;in Ümeyyeoğullarının boynuna takmış olduğu zillet madalyasının; Tulegai Resulullah rozetinin aynısını İmam Hasan-i Müçteba (a.s)&#8217;a takmak istiyordu.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-bc70c25683ca2975f2379a0038da91f7"> Eğer ki İmam Hasan (a.s) sulh yapmayarak Muaviye ile savaşsaydı İmam ihanete uğrayacaktı; kendi ordusu tarafında elleri ve kolları bağlanarak Muaviye&#8217;ye teslim edilecek ve Muaviye Ümeyyeoğullarının bu intikamını, İmam Hasan (a.s)&#8217;ın şahsında bütün Â-li Resulullah&#8217;tan almış olacaktı.<br> Eğer İmam Hasan (a.s) sulh yapmamış olsaydı, bugün bizlere Şie-i Tulegai Muaviye diyeceklerdi.<br>Yani bunlar öyle şialardırlar ki bunların İmamı&#8217;nı Muaviye âzâd etmişti diyeceklerdi. Muaviye bunların İmamını âzâd etmemiş olsaydı bugün bunlar hayatta yoklardı, diyeceklerdi.<br>Siz bunun ne kadar büyük bir ar olduğunu biliyor musunuz?<br>Siz bunun ne kadar büyük bir zillet olduğunu biliyor musunuz?<br>Bugün bizlerden sulhâmiz bir şey bekleniyorsa ve bizde bunu yapacaksak bu ancak Velayete tebaiyyet ile olur.<br>O gün ki insanlar bunların böyle olacağını bilmiyorlardı.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-de1a3a45713c0c6d69c02c936350aa35">Ben bunları anlatırken, sizler belki diyebilirsiniz:<br><strong>&#8220;İmam Hasan (a.s)&#8217;ın sulhu ile İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın kıyamı arasında bir ilişki yoktur; Adnan hoca </strong>&#8220;<strong>Aşura</strong>&#8220;<strong> konulu dersinde niye İmam Hasan (a.s)&#8217;ın sulhunu anlatıyor?</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-62434d421b77a9d11157c836b6973db8">İmam Hasan (a.s)&#8217;ın sulhu ile İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın kıyamının birbiri ile bağlantılı olmadığını düşünebilirsiniz ama yanlışa düşmüş olursunuz.<br>Çünkü İmam Hasan (a.s)&#8217;ın sulhu ile İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın kıyamı tek bir olaydır; bunlar iki farklı olay değildir.<br>Her iki olayda bir emre davettir ama iki farklı şekilde gerçekleşmiş imtihanlardır.<br>Allahu Tebareke ve Teala bu olaylarla kimlerin Veliyyullah&#8217;ın yanında; kimlerin Veliyyullah&#8217;ın karşısında olduğu imtihan buyurdular.</p>



<h2 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-a7325d4fbefc8214a5d6379f24a544cf">Veliyyullah&#8217;ın Velayetine Girme</h2>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-f19348765501771edef6da6fd512960a"><strong>Veliyyullah&#8217;ın yanında olabilmenin şartı neden ve niçinsizliktir!<br>Neden? Niçin? Niye? Fakat, ama ve lâkin demeyecek olursan Veliyyullah&#8217;ın yanında olanlardan olabilirsin.</strong><br><strong>Veliyyullah&#8217;ın emrini sorgulamamak, Veliyyullah&#8217;a itiraz etmemek, kısacası neden ve niçin dememek için ne yapmamız gerekir?</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-1c13930c610966477915b0ab0e7c961c">Veliyyullah&#8217;ın daveti, hangi şart, koşul ve formda olursa olsun bizim yapmamız gereken tek bir iş vardır ve bu işi yapanlar, İmam&#8217;ın yanında ve Velayetinin altında olanlardır; bu işi yapan kişiler, İmam&#8217;ın Velayetini gerçekten kabul eden kişilerdir.<br>Peki bu iş nedir?<br>Bu iş, İmam&#8217;ın işini yapmaktır.</p>



<h3 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-dbe0f8307ab940dee066cdea5bd9a3d5">İmamların İşini Yapmak </h3>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-2373f87856541de775f3c6b08ae87048"> Bizler masum İmamların, Veliyyullah&#8217;ın, Hüccetullah&#8217;ın işlerini yapmakla mükellefiz; İmamların omuzlarındaki yüklerini omuzlarımıza almak ile mükellefiz. Eğer bu yükü taşıyanlardan olursak bizler İmam&#8217;ın Velayetini kabul edenlerden yani İmam&#8217;ın yanında olanlardan oluruz. <br>İmam yükünü taşımamıza, İmamın işini yapmamıza engel olan yegane şey bizim lezzet peşinde koşmamızdır.<br><strong>Lezzet: </strong>Sadece yemek yemek, şehvetin en güzelini tatmak, istirahatin en kalitelisini yaşamak v.b şeyler değildir.<br>Lezzetin gerçek manasının yanında bunlar sadece devede kulaktır.</p>



<h4 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-58d77cbc7f7fe137f6080db9a6c35bd2">Lezzetin Gerçek Manası Nedir?</h4>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-fb93333d7a748dff29bc21f2fc652585">Lezzet, İmamların yanında olmanın, İmamların işini yapmanın dışındaki bütün işlere verilen addır.<br>Lezzet, hebadır yani hemencecik geçen, ardında âkıbeti ve eseri kalmayan şey demektir.<br>Bittikten sonra arkasında ürün/eser bırakmayan şeylerin tamamına verilen ad lezzettir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-c6fa53f87ea0eeca0f871d4c45c431f1"><strong>ÖRNEĞİN:</strong><br>En güzel, en lezzetli yemeği yediğiniz zaman ondan tatmış olduğunuz lezzet, almış olduğunuz haz, o yemeği yutkunana kadardır. O yemek yutkunulduktan sonra artık ne yaparsanız yapın yutmuş olduğunuz yemeğin lezzeti birdaha hiçbir şekilde geri gelmeyecektir çünkü lezzet geriye hiçbir eser bırakmaz.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-1f91c1da7b31a42acb20e100908cf1a5"><strong>İmamın işlerinin dışında kalan her şey lezzete benzetilmiştir çünkü baki değildir. <br>İmam&#8217;ın işlerinin dışında olan hiçbir işin kalıcılığı yoktur.</strong><br><strong>Neden?<br></strong>Kalıcılıkları yoktur çünkü İmamların işlerinin dışında kalan hiçbir iş insanları kurtuluşa götürmez. <br>İmamın işlerinin dışında kalan işlerin hiçbirinin daimi reçete olmak gibi bir boyutları yoktur; hepsi geçicidir.</p>



<h3 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-6d3314d51321fd0b5d4751966ef52bbe">İmamların İşini Yapmak İçin Yapmamız Gerekenler</h3>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-b4b01bd7a15e2e58fae9217c1bcb0145">İmamın işini yapabilmek, omuzlarındaki yükü kendi omuzlarımıza yükleyebilmek için yapmamız gereken tek bir iş vardır.<br>Bu iş İmamlar gibi dım atmaya, düşünmeye, belaların, sıkıntıların ve musibetlerin içine girmeye karar vermektir.</p>



<h2 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-e9249d237d48e5521aff40fd714e5520">Musibet ve Sıkıntılar</h2>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-c933189345bd8f0a070f188ec138a2d9">Dünyada huzur, asayiş ve rahatlık yoktur, var olan tek şey sıkıntıdır, sadece sıkıntı vardır.</p>



<h3 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-06793b60c7b2ddc5279c0a869cd83366">Musibet ve Sıkıntıların Gerçek Muhattabları ve Nedeni</h3>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-018f8981c84a84c360bf3f14a138e287">Dünyada var olan bela, musibet ve sıkıntılar sadece Allah ile birlikte olan ve Allah ile birlikte olmak isteyen kişiler için vardır.<br>Allah ile birlikte olmayan kişiler için o boyuttaki gibi bir musibet, sıkıntı ve imtihan yoktur.<br>Allah ile birlikte olmayan (veya olmak istemeyen) kişilere neden sıkıntı yoktur?<br>Müminler niye sıkıntı içindedirler?<br><strong>Allah ile birlikte olmayan kişiler müminler gibi (müminler kadar) bela ve sıkıntıya müptela olmazlar çünkü belalar, musibetler, zorluklar ve sıkıntılar insanı olgunlaştırır ve insanın kapasitesini arttırır.</strong><br><strong>Musibet ve sıkıntılar insana yüklenebileceği yüklerin ötesindeki yükleri hamletmeyi gerekli kılar ve insana hacim kazandırır.</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-8e25ebece63461a95b1a5cd84d8f7e72"><strong>Örneğin:</strong><br>Sizler bir çocuğun eline öncelikle yarım kilogramlık bir yük veriyorsunuz ve onu alıştırıyorsunuz; çocuk alıştırdıktan sonra yavaş yavaş yükünü arttırıyorsunuz çünkü alıştıkça hacim kazanıyor ve daha çok yük taşıyabilme kapasitesine erişiyor.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-6583d33519689bba9823f0372502ac68"><strong>Bir başka örnek verecek olursak:</strong><br>Bir hayvanın kas yapmasını istiyorsanız o hayvana yük taşıtırsınız ama kas yapmasını istemediğiniz hayvana ise yük taşıtmazsınız.<br>Bugün dünyada hayvancılık (etçilik) sektöründe bir uygulama var. Bir takım sığırları doğdukları ilk günden itibaren sürekli olarak yan yatırıyorlar ve belli bir mekanizma aracılığı ile de bir kaç saatte bir sağa ve sola çeviriyorlar. Bu sığırların vücudunda hiçbir şekilde kas oluşmuyor ve belli bir tonaja geldikleri zamanda ise kesiyorlar. Bu hayvanların eti lokumdan bile daha yumuşak (pamuk gibi) oluyor çünkü hiç kas yapmamışlardır. Bunların ağırlığı 2-3 ton arasında oluyorlar ama bu ağırlığa sahip olmalarına rağmen bunların sırtına en ufak bir yük dahi vurulacak olsa bunların beli kırılacak durumdadır.<br>İnsanlar da böyle bu şekildedirler.<br> İnsan musibetlere, zorluklara ve sıkıntılara girmeyecek olursa kendisi için tayin edilmiş olan nimeti tadabilme, görebilme, algılayabilme ve anlayabilme kudretine sahip olamaz. Bu sebepten dolayı da musibetler insan olmak isteyen kişiler için vardır.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-0033121eefa4e02b6a069c186a9db771"><strong>İslam dininin de şöyle söylenir:</strong><br><strong>&#8220;Musibet insan için vardır; musibetler insanlara verilir.&#8221;</strong><br>Bu musibetler insana kimi zaman Hz. İmam Hasan (a.s)&#8217;ın sulhunda verilir; kimi zaman ise Hz. İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın Kıyam-ı Aşurasında verilir çünkü her iki olayında ortak hedefi insanların Veliyyullah&#8217;ın ne kadar yanında olduklarını sınamak ve imtihan etmek ve imtihanın sonucunu insanın kendisine göstermektir.<br>Allahu Tebareke ve Teala, zaten kimin ne olduğunu biliyordu. <br>Allah insanların ne olduğunu bizzat kendilerini göstermeyi irade etmişti ve bu imtihanlar ile de bu sonucu bize gösteriyor.<br>Allah, bu imtihanlar ile insanlara, bu dünyada vermiş olduğu şeylerin, dünyevî nimetlerin nimet olduğunu göstermeyi irade etmiştir ve bunu imtihanlara ve bu vasıtalara tabi tutmuştur.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-84f6af2d8c1fac902867b9c3fd279cfa"><strong>Örneğin:</strong><br>İmtihana girme zahmetine girmeyen, ders çalışmayan ve zahmet çekmeyen kişi, yarın sınava girdiği zaman meşhur bir üniversitenin meşhur bir bölümüne girme nimetinden mahrum kalmaya mahkûmdur.<br>Bir kişi anacak ders çalışma zahmetine katlanıp, sınava girip kazandığı zaman, kazanmış olduğu okulun ve bölümün azametini idrak edebilecek duruma gelir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-36594c8f8e900669db62297162fc1471">Sınava çalışmayan ve kazanamayan kişiler Tıp, Astronomi ve Mühendislik bölümlerinden ne anlayabilirler?<br>Sadece zahmet çeken ve imtihana tabi tutulan kişi nimetin azametini idrak edebilir?<br>Siz zahmet çekmeyen ve sınava girmeyen bir köylüye &#8220;Tıp fakültesi nedir?&#8221; diye soracak olsanız size diyecek ki:<br><strong>&#8220;Ben tıp fakültesinin ne olduğunu nereden bileyim?&#8221;</strong><br>Üniversite nedir diye soracak olursanız size verecekleri cevap:<br>&#8220;Biz nereden bilebiliriz ki Üniversite nedir?&#8221;<br>Yada filan Üniversitenin getirmiş olduğu bu makam nasıl bir makamdır, diye soracak olsanız; size vereceği cevap yine şöyle olacaktır:<br><strong>&#8220;Biz nereden bilebiliriz ki!&#8221;</strong><br>Bu bedevi insanlar için de böyledir.<br>Eimme-i Ethar (a.s)&#8217;ın yanında olma fikrinde ve zikrinde olmayan kişi musibet ile imtihan olamaz.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-d09f169a33c16cb421f2c0022d93a0f7">Musibet ile imtihan olmayan kişiler ise:<br>1-İmamın yanında olmanın nasıl azim bir nimet olduğunu anlayamazlar.<br>2-İmamın yükünü taşımanın nasıl bir makam olduğunu idrak edemezler.<br>3-İmamın işini yapmanın insana neler verdiğini idrak edemezler.<br><strong>Bu kişi insanlık makamından merduddurlar.</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-7853c5a3f61524c2fa45a3b2cdbbb2d5">İnsanlar, Veliyyullah ile birlikte olmak, Veliyyullah&#8217;ın emrinde olmak, Veliyyullah&#8217;ın işini yapmak ve Veliyyullah&#8217;ın yükünü omuzlarında taşımak için yaratılmıştır.<br>Bir kişi hangi sebep ile olursa olsun Veliyyullah&#8217;ın işini yaparak yükünü omuzlarında taşımıyorsa bu Veliyyullah&#8217;ı kabul etmemesi anlamına gelmektedir.<br>Veliyyullah&#8217;ın işini yaparken, Veliyyullah&#8217;ın sulh halinde veya savaş halinde olması da hiç fark etmiyor çünkü her iki durumda Müminin izzeti için yapılıyor.<br>İmam Hasan (a.s)&#8217;ın sulhu Müminin izzet ve itibarı için gerçekleşmiştir; aynı şekilde İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın Aşura kıyamı da Müminin izzeti ve itibarı için gerçekleşmiştir.</p>



<h2 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-6dce16294c9ffbbd4d05bba3a2961d60">Müminliğin Nişanesi</h2>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-e0231a07d0ed33e9827d79deda1065fa">Mümin olmanın, İmamların şiası olmanın tek bir yolu ve nişanesi vardır. <br>Bu yol: &#8220;Öncelikli işinin, yapman gereken tek işinin İmamların işi olduğunu bileceksin ve İmamın işini yapacaksın. Şialığın İmamın yükünü omuzlamaktan başka bir nişanesi yoktur. İmamların yükünü omuzlamayan kişi İmamların yanında olmayan kişidir.&#8221;<br>İmamların yükünü omuzlamak için yaşınız, sağlık durumunuz veya ekonomik durumunuz v.b durumlar mevzu bahis bile değildir.<br>Bir Şiî Habib b. Mezahir iken de iş yapabilir, Müslim b. Akil iken de.<br>Bir Alevi Ali Ekber iken de iş yapabilir, Züheyr iken de.<br>Hiçbir kimse, hiçbir yaşta, hiçbir koşulda vazifeden vâreste değildir.<br>Hiç kimse İmamın yükünü taşıma ve işini yapma hususunda vâreste olmamıştır/olamaz.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-90f0d510aa69b7a568debbd8fe008c21">İmamın yükünü omuzlamak ve işini yapmak bir kişinin önceliği olmayacak olursa ve bu öncelik çerçevesinde yaşamayacak olursa, bu kişinin yaşadığı her dakika Eimme-i Ethar&#8217;dan beridir. Eimme-i Ethar (a.s)&#8217;dan beri olarak geçirmiş olduğu bu dakikalardan birisinin içerisinde can verecek olursa bu kişi gayri müslim olarak ölmüş olur.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-5fc678c24aeabc93e49f3bb517559c78"><strong>İnsanı Müslüman edecek tek şey:</strong><br>İmam&#8217;ın emrinde olmak ve İmam&#8217;ın emrinde kalmaktır. <br>Veliyyullah&#8217;a tabii olmak insanı müslüman eder. <br>Veliyyullah&#8217;a itaat ile geçmeyen her dakika Veliyyullah&#8217;a muhalefet ile geçmiştir ve herkes bu muhalefetinin hesabını verecektir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-bb9cb9d80df5f435db020e34a9e3c79f"><strong>Delil:</strong><br>Allahu Tebareke ve Teala Kuran-i Kerimde şöyle buyuruyor:<br><strong>ثُمَّ لَتُسْأَلُنَّ يَوْمَئِذٍ عَنِ النَّعِيمِ<br>Sonra o izin gününde (kıyamet gününde) nimetten sorgulanacaksınız.<br>Tekasür Suresi 6. ayet</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-6666114cb78d46b6c8928cd6c68b8d22">Bu nimetin bir boyutunda vakit boyutudur; zamandır, zaman bir nimettir.<br><strong>Hadis-i Şerifte de bu daha açık bir şekilde buyruluyor:</strong><br><strong>&#8220;Siz, kıyamet günü zaman nimeti hususunda kesinlikle sorgulanacaksınız!&#8221;</strong><br><strong>Kıyamet günü, zaman hususunda nasıl hesap sorulacak?</strong><br>Sana hangi zaman diliminde ne yiyip içtiğini sormayacaklar. <br>Sana karpuzu ne zaman nasıl yediğin sorulmayacak.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-b9b1f63ddc09e939e77fc275740daa01"><strong>Zaman hususunda sorulacak tek soru:</strong><br><strong>Sen bu zaman diliminde yemek yemişsin yada uyumuşsun veya başka bir iş ile meşgul olmuşsun, senin buradaki önceliğin kimdi?</strong><br>Sen bu zaman diliminde kendini kimin işini yapmak ile mükellef görüyordun? <br>Sen bu zaman diliminde kimin işini yapıyordun? <br>Yani sorulacak olan tek soru sen şu zamanını İmamın emri çerçevesinde geçirdin mi; geçirmedin mi?Zamanını İmamların emri çerçevesinde geçirmeyen kişi bunun hesabını verecek!<br> Allahu Tebareke ve Teala hesaba çekeceğiz buyurduğu zaman bunun manası budur ki: <br><strong>&#8220;Bu kişiler suç işlemişlerdir; suç işleyenlere hesap sorulacağı vakit bunun hesabını veremeyecekler demektir.&#8221;</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-d744d6bcdf197c020180a912f32a1b59">Biz, o gün sizi zaman nimetinden hesaba çekeceğiz; yani sizler ki o zaman biriminde, Eimme-i Ethar (a.s)&#8217;ın yükünü omuzlamayı öncelikli işiniz olarak kabul etmediniz ve emirlerini öncelikli iş olarak yamadınız, yapmadığınız için biz sizden hesap soracağız. <br>Yani bunu yapmamanın bir hesabı var ve siz yapmadığınız için biz sizi hesaba çekeceğiz. <br>Bu vazifeyi yapan kişiye sorgu yoktur.<br>İmamlarının işini öncelikli işikabul eden kişilere sadece tek bir soru sorulacaktır. <br><strong>-Ömrünü nerede ve nasıl geçirdin?<br>+İmamımın emrinde geçirdim.</strong><br>Hepsi bu kadardır; bu kişiye başka bir soru (imtihan) yoktur.<br><strong>-Ömrünü nerede geçirdin?<br>+Tepeden tırnağa kadar İmamımın emrinde geçirdim.</strong><br>İmamın yükünü omuzlayan ve İmamın işini öncelikli işi olarak gören kişinin hesabı bu kadardır.<br>Sorguya çekilecek kişi, zamanını İmamın emrinde geçirmeyen kişidir. <br>Bir yerde sorgu var ise orada suç vardır. <br>Sorgu var ise orada günah, cürüm (suç) vardır.<br>İmamın emrine itaat etmemek, İmamın emri ile meşgul olmamak, suçtur.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-2a4a0d962e37f7d8bca6792cf5e516fb"><strong>Kimler hesaba çekilir?<br></strong>Kuran-i Kerim buyuruyor:<br><strong>Biz günahkarları hesaba çekeceğiz.</strong><br>Yani biz emre karşı gelerek suç işleyenlere hesaba çekeceğiz.<br>Hesaba çekileceksek demek ki biz İmama karşı gelmişiz, mücrimiz; İmam&#8217;ın emri dışında vakit geçirmek mücrimliktir.<br>Bir kişi İmamın yolunda değilse kimin yolundadır?<br>Elbette ki İblis&#8217;in yolundadır.<br>Bir ömür İmamın emrine, yoluna, hedefine matuf değilse o ömür iblisîdir. <br>Birinin öncelikli işi ve hedefi İmamın işi değilse o kişinin ömrü İblisîdir. <br>İmamın mektebinin gayrısında (dışında) olan bütün mektebler iblisîdir.<br>3. bir mektep hiçbir zaman olmamıştır ve olmayacaktır.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-d40ae79cacfd79200b4791f4db67f532"><strong>1. Mektep= Velayet Mektebi<br>2. Mektep= İblisî Mektep.<br>3. bir mektep yoktur. İmamet ve Velayet mektebinde olmayan kişi İblisin mektebindedir.</strong><br>İmamın emrinde geçen bütün vakitler, Allahın huzurunda (karşısında) kurbunda geçirilen vakittir.<br><strong>Bunun neye benzediğini biliyor musunuz?</strong><br><strong>Bu İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın bayrağına benzer.</strong><br>Siyah bir bez parçası ayaklar altında yerde çiğnendiği zaman hiçbir kimse buna itiraz etmez ama adamın biri çıkagelir ve o siyah bez parçasını alarak şöyle söyler:<br>Ben bu bez ile Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s)&#8217;a bayrak yapacağım. <br>Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s)&#8217;ın mübarek adı bu bezin üstüne geldiği ân itibari ile artık mukaddes oluyor ve artık yere atamıyorsunuz.<br>Bu bezin üstüne İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın adı geldiği an Hüseyin&#8217;in bayrağı olduğu için değer kaynağı olur ve o sıradan bez artık şifa kaynağı olmuştur.<br>Öyleki Hz. İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın bedenine temas eden bez ile bu bezin arasında hiçbir fark kalmamış oluyor.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-3e46355b6c85dc6dd702f3385bd2dcc9">Bir vakit İmam&#8217;ın emrinde geçmiyorsa o vakit ayak altındadır; ayak altında olan bir vaktin hiç kimseye hiçbir faydası yoktur. <br>İmam&#8217;a adamadığın vaktin ne sana ne de o vakti adadığın kimseye faydası yoktur/olamaz.<br>Allah katında ayaklar altında olan bir vaktin, en çirkef yerlere layık olan bir vaktin sanada, ailenede değer verdiğin kimselere de hiçbir faydası olmaz.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-63ef1401b2a7555b70c241b87475d5f3"><strong>Aşura konusunun ilk dersinde ben size bir soru sormuştum:</strong><br>Hz. İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın yarenlerinin gözleri neden İmam Hüseyin (a.s)&#8217;dan başka hiç kimseyi görmüyordu?<br>Neden Hz. İmam Hüseyin (a.s)&#8217;a divanevarî aşık olmuşlardı?<br>Bizler neden böyle divanevarî aşık olamıyoruz?<br>Bizlerde, onlar gibi &#8220;Huseyn Huseyn&#8221; diyoruz; ama neden buna rağmen onlar gibi aşık olamıyoruz?<br>Sizi, İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın matem meclisine getiren şey, Hüseyin aşkından başka bir şey midir?<br>Siz bu meclise Hüseyin&#8217;den başka bir ülkü ile mi geldiniz?<br>Biz, bu meclise gelene (maaş, para, altın yada başka bir şey) vermiyoruz ki siz onun için gelmiş olasınız; sizi, bu meclise getiren şey Hz. İmam Hüseyin (a.s)&#8217;a olan muhabbetinizdir.<br>Hepinizin buraya geliş sebebi:<br>İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın adının (herkesin kendi idrak kapasitesi kadar) değerli olmasıdır.</p>



<h2 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-f80f2ef27d062937c14f12f96bbd485b">İmam&#8217;a İmam&#8217;ın 72 Yareni gibi Aşık Olma</h2>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-3f2bf7c2517749757ac650dc3660662d"><strong>Bizler neden İmam Hüseyin (a.s)&#8217;a 72 yareni gibi aşık değiliz?
</strong>Bizler İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın velayetini kabul ediyoruz.
Hepimiz Ehlibeyt&#8217;İn Velayetini kabul eden kişileriz.
İmam&#8217;ın yarenleri de İmam&#8217;ın Velayetini kabul ediyorlardı ama onlar aşık olabilmişken bizler neden aşık olamıyoruz?
Onlar neden herşeylerini ellerine alarak İmam Hüseyin (a.s)&#8217;a feda edebildiler ama biz edemiyoruz?
Herşeyimizi feda etmek bir tarafa, bizler herşeyimizi feda etmeyi tefekkür dahi edemiyoruz!
Feda etmeyi tefekkür dahi edemiyorsak bunun sebebi nedir?
Böyle bir şeyi tefekkür edebilmek için aşık olmamız gerekir.
Biz aşık olamıyoruz çünkü bizim meşgul olduğumuz işler Eimme-i Ethar (a.s)&#8217;ın işleri değildir, bizler kendi işlerimizle meşgulüz.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-ff0dbde802dca087b5aaa7bf6d96ebd3">Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s) kendi işlerinle meşgul olduğun bir vaktin içine sığmaz; Hüseyin böyle bir vaktin içine girmez. Hüseyin&#8217;in sahibi, Hüseyin&#8217;in Rabbi vardır.<br>Hüseyin&#8217;in Rabbi Hüseyin&#8217;in adını, cismini ve velayetini basit yerlere koymaz.<br>Allahu Tebareke ve Teala&#8217;nın Hüseyin&#8217;in adını koymak için bizden istediği kalp, hayat ve ömür:<br>Tamamen Hüseyin ile meşgul olan türden ömür, fikir, zikir ve bedendir.<br>Allahu Tebareke ve Teala bizden bütün işimizin ve emrimizin Hüseyin (Veliyyullah) olmasını istiyor ve yalnızca bu kişilere Hüseyin b. Ali&#8217;nin (a.s) velayetini veriyor.<br>Hüseyin&#8217;in adını, zikrini ve velayetini verdiği kimse Hüseyin&#8217;e aşık oluyor.<br>Bu sebepten dolayıdır ki o 72 kişi herşeylerini eline alarak Hüseyin b. Ali&#8217;ye feda edebildiler ve yine aynı sebebin negatif boyutun dolayı da bizler feda edemiyoruz.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-fd20dfabe175dc09f9bbe394f636046c">Bizler feda edemiyoruz/edemeyiz çünkü biz İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın işini yapmıyoruz.<br>Yapmıyoruz çünkü bizler, İmamı Zaman&#8217;ın (a.f) işini yapmaya mütemayil değiliz.<br>Yapmıyoruz çünkü bizler slogan atmaktan başka bir şey bilmiyoruz, slogan atmayı bırakıp İmam&#8217;ın işini yapmadığımız içinde İmam&#8217;a aşık olamıyoruz.<br>Biz, İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın mektebinden menfaat devşirmeye çalıştığımız ve günümüzü yaşamaya çalıştığımız için aşık değiliz.<br>Aşık değilsek bunun sebebi, Hz. İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın mektebinden azuka elde etmeye çalışmamızdır.<br><strong>Bizim idrak edemediğimiz şey ise:<br>Bizler Hüseyin b. Ali (a.s)&#8217;dan istifade etmek için yaratılmadık.<br>Neden yaratıldık?<br>Bizler Hüseyin b. Ali (a.s)&#8217;a feda olmak için yaratıldık.</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-35e0be96253e568d9560e67150c18f5f">Biraz düşünün!<br>Yıllardır küçüğümüz ile büyüğümüz fark etmeksizin hepimiz dua ettik ve ediyoruz.<br>Ama şunu düşünmemiz gerekir ki hiç şöyle dua ettik mi?<br>-Ya Rabbi! Benden al!<br>Hepimiz dua ederken sürekli şöyle diyoruz:<br>-Ya Rabbi! Bana ver!<br>Hepiniz Eimme-i Ethar (a.s)&#8217;ın haremlerine gittiniz.<br>●Kerbelaya gittiniz.<br>●Necefe gittiniz.<br>●Sammerraya gittiniz.<br>●Kâzımeyne gittiniz.<br>●Meşhedi Mukaddese gittiniz.<br>●Baki Mezarlığına gittiniz.<br>●Hacca, umreye gittiniz.<br>●İmam Hasan ile İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın koştuğu sokaklarda yürüdünüz; oralarda namaz kıldınız.<br>●Medineye Peygamberin haremine gittiniz.<br>●Emirel Müminin İmam Ali (a.s)&#8217;ın boynuna ip geçirilen yerde namaz kıldınız.<br>●Hz. Zehra (s.a)&#8217;nın tokat yemiş olduğu yerde namaz kıldınız.<br>●Bir ihtimale göre Hz. Zehra (s.a)&#8217;nın kabrinin bulunduğu yeri ziyaret ettiniz; orada namaz kıldınız.<br>Bu ziyaretlerde hiç &#8220;al&#8221; dediniz mi?<br>Hayır.<br>Peki ne dediniz?<br>Sürekli &#8220;ver&#8221; dediniz, hepimiz &#8220;ver&#8221; dedik.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-83fc468cf5ca3cd8ce20efb9a3a35ab7">Neden sürekli olarak &#8220;ver&#8221; diyoruz?<br>Çünkü bizler, İmamları kendimize mesih tayin ettik oysaki bizler onların emrinde olmak için yaratılmıştık.<br>Biz bunun idrakında olmadığımız için hiçbir şeyin sahibi değiliz. <br>Bizler, Veliyyullah&#8217;ı kendimize feda ettiğimiz için hiçbir şeyin sahibi değiliz ve olamayacağız.<br>Bizler bu halde iken tomarla yığın yığın paramız da olsa biz yine açız, aç olacağız ve aç kalacağız. Bizim bu halimizle paramız olsa bile yiyemeyeceğiz.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-9e81ae4113b96b5f6a67bd4c418fc1d7">Veliyyullah&#8217;ı kendisine feda etmeye çalışanların parasını en bol harcayacağı yerler:<br>●Hastaneler,<br>●Kan bedelleri,<br>●Musibet bedelleri,<br>●Avukat paraları,<br>●Vekil paraları,<br>●Vezir Paraları,<br>●Sulh paraları v.b yerledir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-13abb9d1172b89b58935707d14c581ab">Veliyyullah&#8217;ı kendine feda edenler, bugüne kadar kendileri için hiçbir şey yapamamışlardır/yapamayacaklardır. Çünkü bu kişi İmamını kendisine adamıştır. Oysa kendisini İmamına adaması gerekiyordu. Bunlar kendisi için hiçbir şey yapamazlar çünkü bunlar İmamı kendisine hamal tayin etmişlerdir oysaki, onlar İmam&#8217;ın hamalı olmak için yaratılmılardı.<br>Bizler bu sebepten dolayı Kerbela&#8217;yı anlayamıyoruz; bu sebepten dolayı hepimiz Hz. İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın adı geldiği zaman dut yemiş bülbüle dönüyoruz ve birbirimizin suratına baka kalıyoruz.<br>Biz öyle bir hâle gelmişiz ki İmam Hüseyin (a.s)&#8217;a ağlamayı ar sayıyoruz.<br>Bu yüzden Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s)&#8217;ın adı geldiği zaman irkilmiyoruz bile. <br>Oysa ki bizler İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın yükünü omuzlamak/taşımak ile mükellefiz. <br>Bizler ancak İmamın yükünü omuzladığımız zaman insan kategorisine dahil olabiliriz.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-9740c3361089c005daf7140b919929c6">Bizler (Alevi/Şii/Caferi olanlar), hepimiz iddia ediyoruz ve söz ile diyoruz:<br>Biz, kerbelada İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın yanında şehid olan yarenler gibi Hüseyin&#8217;e aşığız. Kerbela bugün olacak olsaydı bende o 72 yaren gibi İmam Hüseyin (a.s)&#8217;a feda olurdum.<br>Biz bunu iddia ediyoruz ama bunun iddiası çok basittir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-38679bf1f16144b558847dbc268fbff0"><br>Ben bir cümle söyleyeceğim ve sizde bu cümleye bir bakın acaba gerçekten etmiş olduğunuz iddia hakk mıdır?<br>Öncelikle şunu arz edeyim:<br>Hiçbiriniz velayetmedarlığınızı sorgulatmazsınız değil mi?<br>Siz, benim burada İmamın sözünü dediğimi bildiğiniz için bana taarruz edemiyorsunuz eğer bu böyle olmayacak olsaydı sizler o oturmuş olduğunuz sandalyeleri benim kafamda parçalardınız.<br>Ben size diyorum:<br>Velayetiniz eksiktir; Dininiz eksiktir.<br>Bir yabancı size böyle bir şey diyebilir mi?<br>Birisi, bize sen Ali b. Ebu Talib (a.s)&#8217;ın şiası değilsin; düşmanısın! diyecek olsa onun gözlerini çıkarırız değil mi?<br>Eğer bizler İmam Ali (a.s)&#8217;ın şiası isek Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s)&#8217;a olan aşkımızı ortaya koymamız gerekir.<br>Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s)&#8217;ın o eşsiz ashabı kerbelada ne yaptılar?</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-a3481360946aa382f8de848f3aa23816">İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın ashabının çoğunun ailesi Kerbela&#8217;da idiler. O eşsiz ashap hanımlarının, kızlarının ve bazı erkek çocuklarının esir alınacaklarını biliyorlardı. Onlar çocuklarının ya öldürüleceklerini yada çok feci bir şekilde esir alınacaklarını biliyorlardı; çünkü çoğu şey onlara müşahede olmuştu. <br>Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s) iki parmağının arasından onlara makamlarını gösterdiği zaman onlar çoğu şeye teslim olmuşlardı; onlar artık dünyadan kopmuşlardır.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-958d4c9d654b08a16b651495ba2e9e6d">Hüseyin&#8217;in evlatlarına, hanımlarına, ehlibeytine ve ashabına zulüm olunuyordu ve bu zulümattan dolayı Arşullah çatlıyordu. Kerbela musibeti bu kadar büyük ve bu kadar ağırdı ama buna rağmen o seçkin ashaptan hiçbiri, kendi çocuklarının susuzluk acısını Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s)&#8217;ın önüne geçirmediler.<br>O eşsiz ashap can verme ânlarına kadar Hz. İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın yükünü taşıdılar ve İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın hedefine daha rahat ve daha kolay bir şekilde ulaşabilmesi için İmam&#8217;ın bütün yükünü omuzladılar.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-c9fbbc0c8afebd194618231186d57f65">Neden omuzladılar?<br>Çünkü hakikatin üzerindeki arzu ve isteklerinin perdelerini yırtmışlardı; arzu ve isteklerini törpüleyerek atmışlardı. Bir teslimiyyet şuuruna sahip olmuşlardı ve artık hakikatleri görebiliyorlardı.<br>Bizler ise hakikatleri göremiyor ve yalnızca bir takım sözcükler kullanarak:<br>&#8220;Ya Huseyn! Biz de hakikati göster.<br>Ya Huseyn! Bize de marifetinden ver.<br>İlahi! Bize marifetini ver.<br>İlahi! Bize Huseynin marifetini ver.&#8221; demekteyiz.<br>Ama hakikatte ise sadece slogan atıyoruz.</p>



<h2 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-0781ab16f9e4c70bd66428ee3e294275">Hüseynî Marifete Ulaşma</h2>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-b9556d31f57832de21591ca8c8c7b8db">Bilin ki, Hüseyin&#8217;in marifetini herkese vermezler.<br>Hüseyin&#8217;in marifetini yalnızca müşteri olanlara verirler.</p>



<h3 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-8f7aa49ad9887a21d6fa50910e556b08">Hüseynî Marifete Müşteri Olma</h3>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-d5943022cd31460ed982d8cf17a22555"><strong>İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın marifetine müşteri olmanın alameti nedir?</strong><br>Müşteri olmanın alameti, İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın yükünü taşımaktır; İmamı Zaman&#8217;ın (a.f) yükünü omuzlamaktır.<br>Hepiniz (Şiilerin/Alevilerin/Caferilerin hepsi) Hz. İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın yükünü taşımak zorundasınız çünkü sizin İmam-ı Zamanınız da İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın yükünü taşıyor.<br>Arzu ve istekler insanı helak eder/etmiştir.<br><strong>Ömer b. Sad, İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ı tanımıyor muydu?</strong><br>Tanıyordu!<br>Ömer b. Sad&#8217;ın yanında olan kişilerin kahrı ekseriyyeti İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ı tanıyordu. <br>Kufelilerin hemen hemen hepsi İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ı tanıyordu. <br>İmam Ali (a.s) kufede hükümet etmişti ve İmam Hüseyin (a.s)&#8217;da oradaydı. Hüseyin kufelilere ders veriyordu; Hüseyin savaşmıştı, Hüseyin onların namusunu kurtarmıştı; onların hepsi Hüseyin&#8217;i tanıyorlardı ama arzu ve istekleri, onlara yüklerini Hüseyin&#8217;in (a.s) omuzlarına yüklemeye itti.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-d4bedf5207f5b0a2a02aed00bab7b3ab">Kendi yükünü İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın omuzuna yüklemeye çalışan kişinin, Ömer b. Sad&#8217;dan ve yanındakilerden hiçbir farkı yoktur.<br>Buna inanmayan varsa İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın siyerini açsın, okusun ve orada görsün.<br>İmamların taraftarları musibete uğradılar hem de tarih boyunca en büyük musibetlere uğradılar.<br><strong> Hiç kimse, &#8220;Dünyevî nimetlerden veraste olanların ve musibetler ile imtihan olanların kötü oldukları için bu halde olduğunu&#8221; zannetmesinler!</strong><br>Tam aksine onlar iyi oldukları için musibetlerin içindedirler.<br>Bunu bilin ki, Allahu Tebareke ve Teala dünya nimetini çoğu zaman çoğu kişiye zorla veriyor.<br>Ama İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın velayetine ulaştıracak olan bineği (musibetleri) yalvarıp yakarana veriyor.<br>Allah velayetin musibetini zahmet çekene veriyor.<br>Musibetler, İmam&#8217;ın yükünü omuzlarına alanlara veriliyor.<br>Bunlar sıradan şeyler değildir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-9d030c5c2321fc07f038222db7ee123d"><strong>İslam dininin ve Ehlibeyt mektebinin taraftarlarının sıkıntı ve zorlukların içerisinde olmalarının sebebi nedir?</strong><br>Sebep, onların günahkâr ve suçlu olmaları değildir.<br>Siz zannetmeyin ki şialar zorluk ve sıkıntı içinde iseler bu onların Allah&#8217;ın yanında itibar sahibi olmamalarından kaynaklanıyor!<br>Allah&#8217;ın fakir müminleri, günahkar ve suçlu oldukları için fakir karar kıldığını zannetmeyin!<br>Ya da mal, mülk ve sıhhat sahibi olanların, Allah&#8217;ın yanında itibarlı oldukları için mal, mülk ve sıhhat sahibi olduklarını zannetmeyin!<br>Böyle değerlendirecek olursanız İmam&#8217;a gidemezsiniz. <br>Böyle değerlendiren kişiler İmam&#8217;ın yükünü omuzlayamazlar.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-98139362ca67bd0364f8643abf7f6b28">Hakikati açıklayacak olur isek hakikat şöyledir:<br>1- Sana zenginlik verilmiş ise Veliyyullah&#8217;ın velayeti ile imtihan oluyorsun.<br>2- Sana fakirlik verilmişse sen Veliyyullah&#8217;ın velayeti ile imtihan oluyorsun.<br>3- Sana hastalık verilmişse sen Veliyyullah&#8217;ın velayeti ile imtihan oluyorsun.<br>4- Sana sıhhat verilmişse sen Veliyyullah&#8217;ın velayeti ile imtihan oluyorsun.<br>5- Hiçbir kimse imtihandan verâste değildir.<br>Bu böyledir ve bu hakikattir.<br>Eğer biz bunu kabul etmiyor isek bu işimize gelmemesinden kaynaklanıyor yoksa hepimiz bunun hakikat olduğunu biliyoruz.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-2d9eb32bee3c82eda8731551b2e127d4">Bizler bugüne kadar İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın mektebine bir şeyler katma taraftarı olmadık.<br>Bizler her zaman İmam Hüseyin (a.s)&#8217;dan ve mektebinden alma taraftarı olduk hatta bir süre sonra bunun ile de yetinmeyim İmam&#8217;dan ve mektebinden gasp ettik.</p>



<h4 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-362db379916d4b15bf62c02b4870adf9">İmam&#8217;ın yükünü Omuzlama</h4>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-1215372cec7bba6880d0a4b309e487d3">Bizler imamların yükünü omuzlamak zorundayız ve bunu yapabilmenin yolu bellidir:<br><strong>1-Üstün olma fikrinden vazgeçeceksin.<br>2- Meşhur olma fikrinden vazgeçeceksin.<br>3- İlaç olduğunu düşünme fikrinden vazgeçeceksin.</strong><br>İlaç olma fikrinden vazgeçeceksin çünkü sen, kendin ilaca muhtaçsın. <br>Sen ilaca muhtaç iken nasıl ilaç olabilirsin? <br>Senin sahip olmuş olduğun herşey senin imtihanındır. <br>Bugün sahip olduğun herşeyi yarın senin boynuna yular olarak geçirecekler. <br>Senin sahip olduğun herşeyi sen ölmeden önce senin burnundan lime lime getirecekler ve bu şekilde canını alacaklar:</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-a58ecd3e5fb6c12d8a10f4ef8c348e63">1-Bu dünyada sana ilim verilmiş; o ilmi, senin burnundan lime lime dökerek canını alacaklar.<br>2-Sana sağlık verilmiş; senin sağlığını burnundan lime lime dökerek canını alacaklar.<br>3- Sana mal mülk verilmiş; senin o servetini burnundan lime lime dökerek canını alacaklar.<br>İmam&#8217;ın yükünü taşıyabilmeniz için:<br>1- Meşhur olma fikrinizden vazgeçeceksiniz.<br>2- Egolarınızı ayaklarınızın altına alacaksınız.<br>İmam&#8217;ın karşısında ben demeyeceksiniz. <br>Ben de varım, İmam da var; ben de yaşayacağım, İmam da yaşayacak gibi fikirlerinizden kurtulacaksınız.<br>Bu fikirler sizi mektepten uzaklaştırır!<br>Kibir ve egolarınızdan hür, bağımsız ve azad olacaksınız.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-185e312b328cdfad4557537014e328a9">Bunu yapabilmeniz için:<br>1- Esaret zincirlerinizi kırmanız gerekir.<br>2- Tefekkür etmeniz gerekir.<br>Allah size akıl vermiştir o aklınızı kullanacaksınız.<br>Yargılamayan kişiyi akıllı kişi değildir, akılsızdır. <br>Körü körüne giden kişi akılsızdır. <br>Sana akıl verilmiştir, o halde imtihan et ve yargıla.<br>Sana verilen hastalığın sana ne kazandırdığını yargıla; yargılamadan niye mahkum ediyorsun?<br>Size verilen sağlığı yargılamadan niçin hemen nimet sayıyorsunuz?<br>Önce onu yargıla; bak! gerçekten nimet midir?</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-7b6bb44f2e49812ba5101f50624824cd">İmam Hüseyin&#8217;in Aşurası, Cennet ve Cehennemin ayrıldığı noktadır.<br>İmam Hüseyin&#8217;in Aşurası, Cennet ve Cehennem ile yüz yüze gelme noktasıdır.<br>Aşura, Velayeti kabul edip etmediğimizin imtihan arenasıdır.<br><strong>Bilmemiz gerken bir diğer önemli husus ise:<br></strong>Bizler İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın velayetinin yükünü mutlak vechi ile omuzlarımıza alıp yüklenemeyiz; zaten Allah da bize böyle bir imtihan vermez.<br>Allah bu imtihanın mutlağını bize vermez çünkü bizim liyakatimiz yok!<br>Ey İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın musibetine uğramak için fersah fersah kaçan kişi! Sakın zannetme ki, Allah bu imtihanı sana vermek için senin peşinden koşuyor!<br>Sakın böyle bir şeyi zannetme!<br>Bu musibet, tüccara verilmez!<br>Egoiste verilmez!<br>Bencile verilmez!<br>Kibirli kişiye verilmez!</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-ef4cefd51f33d9d2f5043eecb86c5078">Bu imtihan tek bir kişiye verilir:<br>Kendisinin, Hz. İmam Hüseyn (a.s)&#8217;ın emrine amade olmak ve İmam&#8217;ın işini yapmak için yaratıldığına inanan ve bunun gereğini yapan kişiye verilir.<br>Biz aşurayı, bunun için yaşıyoruz.<br>O gün görevini yapanlar da bunun için yaptılar.<br>İmam Hüseyin&#8217;e karşı gelenler de bunun için karşı geldiler.<br>O gün muhalefet eden kişiler egolarına yenik düştükleri için muhalefet ettiler.<br>O gün onlar İmam&#8217;ın emrinde çalışamayacakları için muhalefet ettiler.<br>Ama onların hepsi zarar ettiler!<br>Hepsi ziyan ettiler!<br>Çünkü o muhalefet edenlerin ve savaş ilan edenlerin hepsi, velayetten mahrum oldular ve mahrum kaldılar.</p>



<p></p>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/asura-cennet-ile-cehennemin-yol-ayrimi-3/">Aşura: Cennet ile Cehennemin Yol Ayrımı 3</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://imammehdiyarenleri.org/asura-cennet-ile-cehennemin-yol-ayrimi-3/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aşura: Cennet ile Cehennemin Yol Ayrımı 2</title>
		<link>https://imammehdiyarenleri.org/asura-cennet-ile-cehennemin-yol-ayrimi-2/</link>
					<comments>https://imammehdiyarenleri.org/asura-cennet-ile-cehennemin-yol-ayrimi-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[YÖNETİCİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Mar 2026 22:20:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aşura]]></category>
		<category><![CDATA[Derslerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[İmam Hüseyin (a.s)]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://imammehdiyarenleri.org/?p=1208</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ehlibeyt Meclisleri Hakkında Aşura konulu dersimize başlamadan önce vahyin oğlu, Kuranın konuşan hali Hz. İmam Cafer-i Sadık (a.s)&#8217;dan bir hadis nakletmek istiyorum.İmam Sadık (a.s) bu hadisi onların adına tertiplenen meclisler&#8230; </p>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/asura-cennet-ile-cehennemin-yol-ayrimi-2/">Aşura: Cennet ile Cehennemin Yol Ayrımı 2</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-c0763a075e114415b430c24f88047dc2">Ehlibeyt Meclisleri Hakkında</h2>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-83966f9770abd19298bf78f415c1e591">Aşura konulu dersimize başlamadan önce vahyin oğlu, Kuranın konuşan hali Hz. İmam Cafer-i Sadık (a.s)&#8217;dan bir hadis nakletmek istiyorum.<br>İmam Sadık (a.s) bu hadisi onların adına tertiplenen meclisler hakkındadır. İmam bu meclislerin nasıl olması gerektiğini beyan buyuruyorlar.<br><strong>Ravi diyor ki: </strong>&#8220;Efendim İmam Cafer-i Sadık (a.s)&#8217;ın huzuruna vardım. Kendilerine saygılarımı arz ettim ve selam verdim.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-b0f80e259b844c78679320d5571369dc"><strong>İmam selamımı aldıktan sonra buyurdular ki:</strong><br>Acaba biz Ehlibeyt için biz Âlullah için bir vakit ayırıyor musunuz?<br>Günlerinizin, haftalarınızın, aylarınızın içinde biz Âlullah için ayırdığınız bir vakit var mı? Bizi birbirinize anlatıyor musunuz?<br>Bizi bilenleriniz, bilmeyenlere anlatıyor mu? Yada herkes biliyorsa birbirinize tekit etmek amacıyla bizim emirlerimizi birbirinize te&#8217;kiden vurguluyor musunuz?</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-34c866adf9d9fc0ac8b2b86cfe9d3fa9"><strong>Arz ettim ki:</strong><br>Evet Ey Resulullah’ın oğlu canım ve kanım size feda olsun. Sizin için vakit ayırıyoruz ve sizin emirlerinizi ve hakk ve hukukunuzu anlatıyoruz.<br><strong>Canlar Kurban olsun O İmam Cafer-i Sadık (a.s)&#8217;a ki buyurdular:</strong><br>&#8220;Ben, Resulullah&#8217;ın oğlu Cafer-i Sadık sizin o meclislerinize aşığım.&#8221;<br>Canlar kurban olsun o İmam Cafer-i Sadık (a.s)&#8217;a ki kendileri için ayrılan vakte ve o vakti ayıran kişiye aşıktırlar.<br>Veliyyullah, Allah&#8217;ın Nuru, tepeden tırnağa kadar hatalı olan kullara aşık olabiliyorlar.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-ce04284f481e4fe4c251e743fd8c916e"><strong>Ve İmam devamında buyurdular ki:</strong><br>&#8220;Ehyu Emrena.&#8221;<br>O meclilerde sloganik olmayın, kendinizi tatmin etmeyin. O meclislerde kalbinize, nefsinize ve işinize hoş gelenleri anlatmayın. O meclislerde bizim emrimizi ihya edin, bizim emrinizi ikame edin.<br>Ehyu emrena emri, aynı &#8220;Egimus Selat&#8221; emri gibidir.<br>Hem kendin amel edeceksin hem de başkalarının amel etmesine ortam hazırlayacaksın.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-e9a8b766d5fa3cd6c9ba32c35cecca91">Bu meclisler böyle meclislerdir. <br>Hiçkimse radikalliğinden veya aşırı heva ve hevesinden dolayı toplumun çizmiş olduğu kutbun ekseninin dışına çıkıyor değildir. <br>Mevlamız, Efendimiz, İmamımız, İmam Cafer-i Sadık (a.s) ve diğer İmamlarımız emretmişlerdir ki onların adına tertiplenen bu meclislerde O Hazretlerin emirlerinin ihya edilmesi gerekir.<br>Bunu bilin ki! Resulullah&#8217;ın ve Ehlibeyti&#8217;nin emirleri nefse, egolara, menfaatlere terstir.<br>İnsanların arzu ve hevesleri, Resulullah&#8217;ın ve Ehlibeyti&#8217;nin emirlerinden hoşlanmaz çünkü insanların arzu ve isteklerine hitap eden İblis&#8217;tir ama Allah ise insanın ruhuna ve realiteye hitap eder. </p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-fc71bfc313fe6f3f36aec044c7c26655">Büyük alimlerimizden biri şöyle buyuruyorlar (ki buna benzer manada olan hadislerde mevcuttur):<br>Eğer bir emir bir yerde size, menfaatinize, dünya hayatınıza, sizin özünüze ve arzularınıza ters ve acı geliyorsa o haktır ve ona sarılın. Onun acılığı size acı görünür ama onun acılığı kendi içinde bir iksirdir.<br>Bu bizim konumuz değildir ama madem konumuz böyle gelişti ben bunu da söyleyeyim, sizlerde bir düşünün:</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-acf40a990bfe3b500009bd20127c7b6f">Bir takım meyveler ve sebzeler vardır ki bunların kabukları hem çok acı ve hemde çok serttir, örneğin Hindistan cevizi. Üstü tüylüdür, çok sert ve de çok acı bir kabuğu vardır ama o acı kabuğun olmaması takdirinde içindeki o iksir korunamaz olurdu.<br>Allahın kuralları da aynen böyledir.<br>Hindistan cevizi zahiren çok acıdır ve bizlere çok acı görünüyor ama o acılığa rağmen sen onu çiğneyecek olsan mümkündür dilinde bir acılık hissi uyansın ama yutkunduğun zaman onda emsali görülmemiş, tarifi olmayan bir lezzet mevcuttur.<br>Hak da bu şekildedir. Hak bizim güncel yaşantımıza terstir. <br>Allah&#8217;ın ve Resulü&#8217;nün emirleri bizim güncel hayatımıza ve yaşantımıza ters ve aykırıdır, menfaatlerimize terstir. Allah&#8217;ın ve Resulü&#8217;nün emirleri zordur ama itaat edince hayat veriyor çünkü bu emirlerin içinde bulunan iksir insanları bela ve musibetlerden koruyor çünkü bu emirlere itaat, bütün dertleri def ediyor. Bunların hepsinin ötesinde ise insana ölümsüzlük bahşediyor.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-ac39a28426217ce0d5feadb25728aad4">Eğer bir kişide hayat yoksa, hayatın içinde nuraniyyet yoksa bu kişi yaşasa da ölüdür. Bir kişi karanlığın (zulümatın) içinde ıstıraptadır ve ölüdür. Ama bir kişi nuraniyyetin bağrında yaşıyorsa/yaşamışsa o fiziken ölmüş olsa dahi yaşıyordur ve ölümsüzdür.<br>Hz. Nebiyyi Kibriya Muhammed Mustafa (s.a.a)&#8217;in risaletinin mübelliği Hz. İmam Cafer-i Sadık (a.s)&#8217;ın şahsında, Hz. Nebiyyi Kibriya (s.a.a)&#8217;in ve Ehlibeyt&#8217;inin pâk ve mutahhar huzurlarına sonsuz selat ve selam olsun.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-e3cf442d36d98b75a74232d4ddc1d6d7">Aşura: Cennet ve Cehennem&#8217;in yol ayrımı konulu ilk dersimizi kısaca hatırlayacak olursak:</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-573855eede212a9500f76a23486f1e0a">&#8220;Bizlerin Aşura ve benzeri e&#8217;zem olayları idrak edip, teslim olup içinde var olan sırra vakıf olabilmemiz için hayal ederek canlandırmamız lazım.&#8221;<br>Bizler Aşura ve benzeri e&#8217;zem olayların yaşandığı dönemde yaşamıyorduk bu sebepten dolayı da o olayların içinde yaşamadık.<br> Bu sebepten dolayı da bizler bu olayları günümüze kadar gelen yazılardan, hadislerden ve sözlerden öğrenmiş bulunuyoruz. Bizlerin o dönemde yaşanmış olayları yaşama imkanımızda yoktur.<br>Neden?<br>Çünkü Aşura vakası hem hacim ve hem de adet bakımından tektir. Eşi ve benzeri yoktur. Gök kubbe yere inecek, yeryüzü göğe çıkacak olsa dahi Aşura gibi bir olay bir daha vuku bulmayacaktır. <br>Aşura Vakası özünde tektir. <br>Aşura Vakası zaman bakımından tektir; <br>Aşura Vakası musibet bakımından tektir;<br>Aşura Vakası azamet bakımından tektir. <br>Aşura Vakası teslimiyyet bakımından tektir; <br>Aşura Vakası ders bakımından tektir;<br>Aşura olayı her açıdan emsalsizdir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-8b5145cb09caff9c44c2b2d6b008a364">Bir kişi hangi dönemde yaşıyor olursa olsun, Aşura gibi önemli konuları idrak etmesi üzerine farzdır çünkü bir kişi Allah&#8217;a ve Resulüne iman etmişse, o kişinin Resulullah&#8217;ın ve Ehlibeyt&#8217;inin seyri sülükünü bilmesi ve idrak etmesi farzdır.<br>Bu mesele tıpkı şehadeteyn gibidir. Bir kişi dili ile şehadeteyni ikrar etmezse ve ikrar ettikten sonra her açıdan teslim olmazsa müslüman olmayacağı gibi Ehlibeyt&#8217;in seyri sülüküne teslim olmayan kişinin de aynı şekilde dini kamil olmaz.<br>O kişinin dini eksiktir, kamil değildir.<br>Ancak bizler ki o gün yoktuk ve yaşamıyorduk peki bizler o vakaların yaşandığı günleri ve zamanları nasıl idrak edeceğiz?<br>Bizler nasıl o gün İmama teslim olanlar gibi teslim olacağız?<br>Hiçbir kimsenin ama hiçbir kimsenin, hangi zaman diliminde yaşıyor olursa olsun bu konuda muafiyyeti söz konusu dahi değildir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-ccc0a9f4189c9b919ef0af5cd3b192f0"><strong>Muafiyetimizin Olmaması ne demektir?</strong><br>Yani bizler bugün bu konjonktürde yaşıyoruz ve vazifemiz:<br>&#8220;İmam Huseyn (a.s)&#8217;ın nidasını ve feryadını o gün duyduklarında İmam&#8217;a kimler nasıl Lebbeyk diyerek teslim olduysalar aynı şekilde teslim olmaktır.<br>Ve bu vazifede, zengin/fakir, aç/tok, hasta/sağlıklı herkesin vermesi gereken cevap aynıdır.<br>Peki bizler Aşura ve benzeri olayların sırrını ve hikmetini nasıl anlayacağız? <br>Anlamamız farzdır çünkü anlayamadığımız sürece bizler İmam&#8217;a teslim olamayacağız.<br>Teslim olabilmek için idrak etmemiz gerekir.<br>Burada ki idrak farziyyesi sadece Aşura için değildir. Aşura&#8217;nın bir benzeri olan Gadir-i Hum vakası da böyledir; Hz. Zehra (s.a)&#8217;nın ve 6 aylık Muhsin adlı bebeğinin şehadet olayı da böyledir; Nebiyyi Kibriya (s.a.a)&#8217;in vasiyyetinin yazdırılmaması olayı ve benzeri vakaların tamamı bu şekildedir.<br>Bu musibetlerin tamamında teslimiyyet ehli olabilmemiz için öncelikle idrak etmemiz gerekir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-10ebe9214dc42ae68e28d3bed3d7ab56">Bu olayları ve hadiseleri anlayabilmemiz için öncelikle aklımızda canlandırmamız gerekir. <br>Bizim bu olayları tarafsız bir şekilde canlandırmamız gerekir çünkü ancak tarafsız bir şekilde canlandırma yaparak, o tarafa gidebiliriz.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-4b753308128ce0efe2f1659fc3772929">Eğer ki bizler bugüne kadar (hepimiz kendi ölçümüzde) İmam Hüseyin (a.s)&#8217;a fersah fersah uzak isek bunun tek sebebi bugüne kadar aklımızda canlandırma yapmamışız olmamamızdır ve tek sebebi budur.<br>Bir alim ki alimdir, kitaplar yazmış, hutbeler ve beyanat vermiştir ama Aşura&#8217;dan fersah fersah uzaktır ise bunun tek sebebi Aşurayı kafasında canlandırmamasıdır.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-09357b9af6e80fcad71b84fbdba241c8">Bir Alim içtihad makamına ulaşmış ve müçtehid olmuş ve kendisine onbinlerce yüzbinlerce kişi taklid etmiş olmasına rağmen Aşuradan fersah fersah uzak olduğu için Siyonizmin filan uşağının kölesi ve sözcüsü omuşsa ki tarih böyle alimler ile doludur sebebi Aşurayı canlandırmamış olmalarıdır.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-31734d058175d2401747474c4adea276"> Bugün günümüzde de böyle olan kişiler vardır ve Siyonizmin Müçtehidi, Amerika’nın Müçtehidi, İsrail&#8217;in Müçtehidi gibi mahlaslarla meşhurdurlar ve bu tip kimseler günümüzde de halen yaşıyorlar.<br>Bu sadece alimler için değil diğer insanlar içinde böyledir. Sinezenler, nohehanlar, Aşuraya ağlayanlar veya matem saklayanlarda böyledir.<br>Bir işi duymak ve o işi yapmak, o işin hakkına teslim olmak demek değildir, teslim olabilmek için canlandırmamız gerekir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-2e4a41e2a4e60dd8ec6c567ef8fa58f6"><strong>Peki bizler neden böyle olmuşuz?<br></strong>Bizler ki hepimiz 20-30-50-70 Aşura yaşamışız. <br>Aşuranın sene-i devriyesini görmüş, matem tutmuş, karalar giymişiz; evlerimizde radyo veya televizyon açmamış ve ihsanlar dağıtmışız.<br><strong>peki tüm bunları yapmamıza rağmen neden Aşura&#8217;ya teslim olamammışız?</strong><br>Çünkü bizler Aşurayı kendimizde hakim kılacak olan boyutu, bizi Aşuraya teslim kılacak olan boyutu kendimizde hakim etmedik ve boyutun adı da canlandırmaktır.<br>Buna misal verecek olursak musibet gören çocuğunuz misalidir. <br>Sizler musibet gören çocuğunuzun musibet görme halini gözlerinizin önünde canlandırıp, aklınıza ve kalbinize hem yazmaz ve hem de kazımazsanız o musibetin içine giremezsiniz.</p>



<h2 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-a2887bf5aa47661a5f19d09bdb5a560f">Aşura&#8217;yı ve Diğer E&#8217;zem Olayları Canlandırmanın Aşamaları</h2>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-8cb9afb62f556431415a84289d2acc06">Canlandırmak için:<br>1-Olaya katılanları,<br>2-Olaya katılmayanları,<br>3-Söz söyleyenleri,<br>4-Söz söylemeyenlerin hepsini bütün unsurları ile aklınızda canlandırmanız ve daha sonrada:<br>1- Yaptıkları işler pozitif ise pozitiflerini,<br>2-Yaptıkları işler negatif ise negatiflerini aklımıza ve beynimize kazımaktır.<br><strong>Bir işi canlandırmak o işi kalbe kazımaktır</strong> ve bizler bunu yapmadığımız için bugün Aşura&#8217;ya fersah fersah uzağız.<br>Aşurayı anlamak istiyorsak Aşura olayının taraflarını tanımamız ve bu tarafları aklımıza ve beynimize kazımamız gerekir. <br>Bu canlandırmanın nasıl olması gerektiğini, nasıl canlandırma yapılacağını merak edenler ilk dersi okusunlar. <a href="https://imammehdiyarenleri.org/asura-cennet-ile-cehennemin-yol-ayrimi-1/" type="post" id="1206">(İlk derse buraya tıklayarak uşabilirsiniz)</a></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-98bf4846542ead53ce4438fb31469128">1. Derste de işlediğimiz gibi Aşura Vakasında 4 farklı grup vardı.<br>Aşuranın taraflarına bir bakın ve kendinizi de tartın. <br>Tartın ki hangi grubun içerisinde olduğunuzu görebilesiniz.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-a291687f56980c2eee7d5715e3a67557"><strong>1.GRUP= Hz. İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın karşısına çıkarak direkt olarak harb ilan edenler</strong><br> Melun İbn-i Ziyad Kufe&#8217;yi fethinden sonra Kufe&#8217;nin hemen dışında bir askeri kışla (kamp) kurdu. İbn-i Ziyad bu kampın adını Nehliyye koydu. Binlerce, onbinlerce kişi Nehliyye kampına gönüllü olarak gittiler ve orada toplandılar.  İbn-i Ziyad bu kampa gelenleri Kerbela&#8217;ya sevk etti.<br>Bir grup böyleydi, gönüllü olarak gelmişlerdi ve İmam Huseyn (a.s)&#8217;ı öldürmek için and içmişlerdi.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-01340c372fdac304e2aaa3271e24cb11"><strong>2.Grup=Vurdumduymazlar</strong><br>Bu grup bizlere ne kadar da çok benziyorlar değil mi? <br>Yada şöyle söyleyelim: &#8220;Bizler bu gruba ne kadarda çok benziyoruz değil mi?&#8221; çünkü bu daha doğru olur.<br>Bunların ne Hüseyinîn ne de Yezidin dedikleri ile işleri dahi yoktu.<br>Bunlar sadece aşlarının ve işlerinin peşine düşmüşlerdi. <br>İmam Hüseyin (a.s)&#8217;da, Yezid (l.a) de bunların hiç mi hiç umurunda dahi değildi.<br>Bu gruba mensup kimselerin hepsi Kerbela vakasında ortaktırlar.<br>Sevap cihetinde olanlar varsa sevabına, günah cihetinde olanlar ise günahına ortaklar.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-cf955b75e418704ac7ed8985fad693dd"><strong>3.Grup=Geç kalanlar</strong><br>Bu gruptaki kişilerde acabaların peşine düşmüşlerdi. <br>Acaba, ama, lakin, bu mu olacak? Şu mu olacak? Gitsem mi? Gitmesem mi? Bugün mü? Yarın mı?<br>İstihare ediyorlardı. Namaz kılıyorlardı. <br>Namazın özü (İmam Hüseyin (a.s)) tehlike altındaydı bunlar ise namaz kılıp istihare açıyorlardı.<br>Hüseyin namazın özüdür.<br>Hüseyin Kur&#8217;an&#8217;ın özüdür.<br>Hüseyin orucun özüdür.<br>Hüseyin emri bil marufun ve nehyi anil münkerin özüdür.<br>Hüseyin sevginin ve buğzun özüdür.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-b5d8dfe9cb51df70e982f69ec593bf0c">Hüseyin o gün tehlike altındaydı ama bu grup ise secdeye yatmışlardı ve diyorlardı ki:<br><strong>&#8220;Ya Rabbel Alemin! Xirli: Ey Alemlerin Rabbi olan Allah! Hayırlı olanı bizim önümüze çıkar.&#8221;</strong><br>İstihare ediyorlardı ve diyorlardı ki: <strong>&#8220;Ya Rabbel Alemin en çok hayırlı olanı benim önüme çıkar, acaba ben Hüseyin&#8217;e mi katılayım? Yoksa Yezid&#8217;e mi katılayım?&#8221;</strong><br>Bunlar o gün yaşanan olaylardır.<br><strong>Bugün bizim için önemli olan şey:</strong><br>Bizler hangi grubun içindeyiz?</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-18fbe30bff59b60393ebb60b6576e871">Eğer Kerbela&#8217;yı, Aşura vakasını canlandıracak olursak ki canlandırmak vazifemizdir buraya geleceğiz.<br>Burada hoplamadan zıplamadan kimin tarafında olduğumuzu kabulleneceğiz. <br>Çünkü vicdan, muhakemedir, hakim ve yargıçtır.<br>Vicdan seni rezil etmeden, yüzüne bağırmadan seni yargılıyor.<br>Adnan Hoca size kimlerden olduğunu söyleyecek olursa hoplayıp zıplayabilirsiniz. Gerçi ona da hakkınız yoktur ama olsun. Sizler yatın kalkın dua edin ki burada sizin nefsinize ağır gelenleri söyleyen birisi var.<br>Ya olmasaydı?<br>Ya sizlere de afyon niteliğinde bir dini anlatarak sizleri uyuştursaydı? <br>O zaman ne yapacaktınız? <br>O gün kim olacaktınız?<br>Acaba o gün ölüm anındaki şehadeteyniniz kim olacaktı?<br>Kimse öleceği zaman rahatlık ile: &#8220;Eşhedu en La İlahe İllallah. Ve Eşhedu enne Muhammeden Resulullah!&#8221; diyebileceğini zannetmesin!</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-f4b293a9eb3007093bf4d6aae064eac3"><strong>İsfehanlı bir Ağa anlatıyor:</strong><br>Bizlere haber geldi, Zamanın meşhur müçtehidi can veriyor. <br>Ailesi haber gönderdi: &#8220;Ağa Muhtezirdir. Gelin! Ağa telkin verin.&#8221;<br><strong>İsfehanlı bu Ağa diyor ki:</strong><br>&#8220;Gittik. Ağanın yanına oturduk. <br>Biz dedik: <strong>&#8220;Ağa de ki: Eşhedu en La İlahe İllallah.&#8221;</strong> <br>Ağa tekrar etti ve duvarın köşesinden bir ses geldi ve dedi ki: <br><strong>&#8220;Seddegte Ya Ebdi&#8221; yani &#8220;kulum sen doğru diyorsun.&#8221;</strong> <br>Biz dedik, o tekrar etti. O ne kadar, <strong>&#8220;Eşhedu En La İlahe İllallah&#8221;</strong> dedi ise duvarın dibinden buna benzer bir ses tekrar etti.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-d4de425cc6b955e7562b60fae3bb3eea"><br>Müçtehid can veriyor. Biz Ağaya telkin veriyoruz. Duvarın köşesinden o ses geliyor.<br><strong>Ağa sonra dedi ki:</strong><br>İblis de bir müçtehid idi ama teslim olmamıştı. <br>Can veren o müçtehid şehadet getirdikçe İblis de cevap veriyordu ve diyordu ki:<br><strong>&#8220;Evet kulum. Ben senin Rabbinim.&#8221;</strong><br>O diyordu ki:<br><strong>&#8220;La İlahe illa ente.&#8221;</strong><br>İblis cevap veriyordu:<br><strong>&#8220;Evet kulum! Sen bir ömür benim yoldan gittin.&#8221;</strong><br>Eğer ki bir ömür boyunca İblisin yolundan gittiysen ölüm vakti <strong>&#8220;Eşhedu En La İlahe İllallah&#8221;</strong> diyebileceğini zannetme!<br>Kelime olarak <strong>&#8220;Eşhedu En La İlahe İllallah&#8221;</strong> diyebilecek olsanız dahi İblis için diyeceksiniz. <br>O da size diyecek ki: <strong>&#8220;Seddegte&#8221; Doğru diyorsun.</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-82c7bef2cb0104de5d09949c10efe4f9">Bizim hangi gruptan olduğumuzu bilmemiz lazım.<br>Biz İmam&#8217;a açıkça harp mı ilan edenlerdeniz mi; geç kalanlardan mı; umursamayarak, Hüseyin ile de Yezid ile de işi olmayan vurdumduymazlardan mı yoksa yoksa o 72 aşık gibi aşık olanlardan mıyız?</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-b6a658039feef64d1238999119c4050f"><strong>4. Grup= İmam Hüseyin (a.s)&#8217;a divanevar aşık olanlar</strong><br>Bu derste Hür b. Yezid Er Riyahi’nin olayını anlatacağım. <br>Anlattıktan sonrada buradan bir netice alacağız.<br>Çünkü bizler Ehlibeyt&#8217;in emirlerini ihya etmek durumundayız.</p>



<h2 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-33a06f2c30a475567c1aef88280b6d09">HÜR B. YEZİD ER RİYAHİ:</h2>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-5bb013da414314e2f482ea7c95cd552b">Hür b. Yezid Er Riyahi, Yezid b. Muaviyenin komutanlarından birisi idi. Kufe ordusunun en önde gelen korkusuz, cengaver komutanlarındandı. Generaldi ve Muharrib Komutandı.</p>



<h3 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-1ae0ed7c13f1274e0e4e9b0e130d582a">İmam&#8217;ın Yolunu Kesmesi</h3>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-007a2e1f7e4955dc0aecef063fdf8b15">İbn-i Ziyad, Hürr&#8217;ü binlerce askere komutan atayarak İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın karşısına öncü birlik olarak gönderdi.<br>Hürr ile İmam Hüseyin (a.s) Kerbela&#8217;nın yakınlarında bulunan bir mevzide karşı karşıya geldiler ve Hürr İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın önünü kesti.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-d914e120fe56c2c4f6f05b5b4f123647">Hürr&#8217;ün babasının da adı Yezid&#8217;dir ama o güne kadar Yezid vakası vuku bulmadığı için kötü karşılamamak gerekir. O günlerde Yezid adı Araplar arasında kullanılan bir isimdi.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-e7cad211e9596434c858207e18942931">Onlar bâtının ehli olmadığı için İmam hücceti zahiri olarak tamamlamak istiyordu ve tamamladı da.<br>Hürr&#8217;ün ordusu bâtının ehli değildi, bu yüzdende İmam iki parmağının arasından ne var ne yok, nereye gidecekler ve nasıl gidecekler gibi şeyleri göstermedi.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-12affec6e4eefce702e49dac883a44e4"><strong>Emirelmüminin İmam Ali (a.s) buyuruyorlar ki:</strong><br>&#8220;İnsanlar ile akıllarının ölçüsünde konuş. Fazla yüksekten konuşma, seni anlamazlar. Marifet ehli değiller ise onlar ile marifet ehlinin dili ile konuşma. Yoksa sana mecnun derler yada şair.&#8221;<br>Bilahare onlar zahirin ehli oldukları için İmam (a.s)&#8217;da onlara zahiri muammele yaptı çünkü İmam Hüseyin (a.s) hücceti tamamlayacaktı ve onların anlayabilecekleri de bu kadarı idi.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-406c1537f40e8176f39f3b129c18f4c8"><strong>İmam Hüseyin (a.s) buyurdular ki:</strong><br>&#8220;Beni bırak, Yemen&#8217;e doğru gideyim.&#8221;<br><strong>Hürr dedi ki:</strong><br>&#8220;Bırakmam.&#8221;<br><strong>İmam Hüseyin (a.s) buyurdular ki:</strong><br>&#8220;Beni bırak. Ben Mekke’ye doğru geri döneyim.&#8221;<br><strong>Hürr dedi ki:</strong><br>&#8220;Bırakmam.&#8221;<br><strong>İmam Hüseyin (a.s) buyurdular ki:</strong><br>&#8220;Ne yapacaksın?&#8221;<br><strong>Hürr dedi ki:</strong><br>&#8220;Sen burada muhasara olacaksın.&#8221;<br>Bilahare İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ı kanalize ettiler. En sonunda o meşhur olay ki hepiniz biliyorsunuz.<br><strong>İmam (a.s) buyurdu ki:</strong><br>&#8220;Buranın adı nedir?&#8221;<br>İla nihaye&#8230; İmam orada çadırların Kerbelaya kurulmasını emretti.<br>Bakınız buraya çok dikkat edin çünkü burada çok püf bir nokta var. <br>Ali Ali demek ile Alevî olunmuyor! <br>Bizler hepimiz Aleviyiz.</p>



<h3 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-7f97e96075a887e8a42597da580b7038">Alevîlik Nedir</h3>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-2f97597c51107ba49ada3e44ba3ef6a8">Alevî, İmam Ali (a.s)&#8217;dan başka emir tanımayan kişidir. İmam Ali (a.s)&#8217;ın kendisine hükmettiği kişiye Alevî denir. <br>Alevî: Hz. Emirelmuminin İmam Ali (a.s)&#8217;ın evine, eline, fikrine, zikrine, siyasetine ve diyanetine hakim olduğu kişidir.<br>Alevi olmak budur. Kuru kurusuna &#8220;Ali Ali&#8221; demek ile Alevî olunmuyor.<br><strong>Alevî=Şibhi Ali=Ali&#8217;nin benzeri.</strong><br>Alevi olmak yani İmam Ali b. Ebu Talib (a.s)&#8217;ın gölgede fotoğrafının çekilmiş hâli. Alevî budur. Bu şekilde olmayanlar Alevî değildir. Onlar sadece Alevilik iddiasında bulunuyorlardır.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-ba53fd50d12515d96ba3312e4b2688bb">İmam Hüseyin (a.s), Hürr ile bu şekilde mübahese edip, tartışınca İmam (a.s) çok gazaplandılar. <br>Burada çok püf bir nokta var. <br>Çok dikkat edin bu özellik sizde var mıdır?<br>Bu özellik Hürr b. Yezid Er Riyahi’nin özelliğidir. <br>Hürr Yezidin komutanıdır; İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın önünü kesen kişidir; İmam&#8217;ı ölüme mahkum eden kişidir.<br>(Biz bu olayı zahiri manada ele alıyoruz. Elbetteki bu işin bâtînî manadaki sırrı farklıdır.)<br>Hürr İmam Hüseyin (a.s)&#8217;a bu kadar çok zorluk çıkarınca, İmam Hüseyin (a.s) buyurdu ki:<br>&#8220;Sekiletke Ümmük&#8221; (Bu söz Arap gramerinde hakarettir, beddua etmektir, nifrin etmektir.&#8221; İmam Huseyn (a.s), Hürr&#8217;ün annesine beddua etti.<br>İmam Hürr&#8217;e dedi ki: &#8220;Annen mateminde otursun.&#8221;</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-0d44e183955b615ffd88a156a16f3182"><br>Bir insana yapılabilecek en büyük beddua, en büyük nifrin, nefret nedir?<br>Budur ki, Azizin doğransın sende onun mateminde oturup ağlayasın. Bir insan için bundan daha büyük bir nifrin yoktur.<br>Sekiletke Ümmük yani Allah seni paramparça etsin ve sen ki annenin azizisin Allah senin annene öyle bir bela versin ki matemlere dalsın, ezaya dalsın.<br><strong>Hürr, İmam Hüseyin (a.s)&#8217;a cevaben dedi ki: </strong><br>Ya Huseyn! Senden başka hiç kimse benim annemin adını ağzına alamazdı.<br>(Burada ki ince ve püf olan noktaya bakın. Hürr burada ne diyor? Hürr de ne var? Hürr Yezidin komutanıdır ama ağzından bir cümle çıkıyor. Bu cümle nasıl bir cümledir?)</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-8a0d889c04727029933c34675eed429b"><strong>Hürr diyor ki: </strong><br>Ya Huseyn! Benim annemin adını senden başka hiçkimse ağzına alamazdı. Yani siz Ehlibeytten başkası alamazdı. Eğer ki alacak olsaydı bende onun annesinin adını ağzıma alırdım.<br>Bu Hürr, İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ı ölüme mahkum eden komutandır.<br>Hürr&#8217;ün bu sözünün karşısında, o hengamede, o savaş arefesi ortamında (ki bir kaç gün içinde Âlullahın başına bela yağacak) İmam Hüseyin (a.s) Hürr&#8217;e lütuf gözü ile baktı.<br>Bakın enteresan bir şeydir İmam, Hürr&#8217;e kerem gözü ile baktı.<br>Hürr, İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ı ölüme mahkum ediyor, Yezide teslim etme niyetinde. Ehlibeytin çocukları ve hanımları esir edilecek.<br>Ama o esnada bile İmam Hüseyin (a.s), Hürr Hz. Fatime&#8217;tez Zehra&#8217;nın (s.a) adını ağzına saygı ile aldığı için ona keramet gözü ile bakıyor.<br>Hürr Yezidin komutanıdır ama İmam Hüseyin (a.s)&#8217;in de kim olduğunu biliyor. Babasının kim olduğunu biliyor.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-102ee7f3404edd05d159171eed4b55e0">İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın Hürr&#8217;e olan bu bakışını şimdi bir kenara ayırın; sizler bu olayı gözünüzün önünde canlandırdınız mı?<br>Eğer ki biz o halde olsaydık İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın annesine ne tür bir saygı gösterirdik? <br>Acaba saygı gösterir miydik?<br>Yada bugün ki halinize bakın çünkü bu şekilde canlandırmanız daha kolay olur. <br>Allah size emir vermiştir, yapmamışsınız ve siz bu işleri yapmadığınız içinde üstünüze belalar yağdırıyor. Hastalıklar, belalar ve çıkmazlıklar veriyor. O belaların içinde başınızı kaldırıp diyebiliyor musunuz ki:<br><strong>&#8220;Esselamu aleyki Ya Fatimet’ez-Zehra.&#8221;</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-eb0de4c1231b3df936854ebeb1b330d8">Bu belaların içinde Fatimet’ez-Zehra (s.a)&#8217;ya teslim olabiliyor musunuz?<br>Bakın burada kendinizi kıyaslayın. O gün Hürr İmamın önünü kesmişti. <br>Bugünde bizler bir şekilde İmam&#8217;ın önünü kesmişiz.<br>Bakın bizim hiç birimiz İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ı tanımıyoruz. Bizim hiçbirimiz İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın anne ve babasına Hürr kadarı saygı göstermiyoruz.<br>Hürr burada bizden öndedir.<br><strong>Hürr ile olan ortak noktamız ise: <br>Hürr de bizler de bir şekilde İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın düşmanlarına hizmet ediyoruz.</strong><br>Bizler de Hürr gibi bir şekilde tağutun borazancılarının yanındayız. <br>Eğer bu saydıklarımın hiçbiri sizde yoksa dahi hepimiz nefsimizin kontrolü altındayız. <br>Hepimiz nefsimizin emri altındayız.<br>Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s) nefs ile savaş halindedir. <br>Nefs, İblisin sadece tek bir silahıdır ama İblisin silahıdır ve Hüseyin b. Ali, İblis ile savaş halindedir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-ef5c408424309ad087bde3f18494d56e">İblis, 124.000 Peygamberin içinde sadece Nebiyyi Kibriya (s.a.a) mebus olduğu zaman, İblis bütün askerlerini bütün teçhizatları ile sahaya çekti.<br>İblis var olan bütün gücü ile sadece Nebiyyi Kibriya (s.a.a) ve Ehlibeyti ile savaşmıştır. <br>Yine aynı şekilde bütün Enbiyaullah&#8217;ın içinde tağutî sistemle İblisî sistem ile bütün gücü ile savaşan tek kişi, Hz. Nebiyyi Kibriya Muhammed Mustafa (s.a.a)&#8217;dir.<br>Bu sistem, bu mekteptir.<br>Hürr İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ı tanıyordu. Hüseyin&#8217;in kim olduğunu biliyordu.<br>Aşura gününe baktığımız zaman Hürrün, Ömer b. Sad ile olan konuşmasında da bunu görebiliyoruz. Biz bunu çok açık ve de çok net bir şekilde görüyoruz. </p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-6921cc8639d3581c0ce1ffe4621df66e">Görüyoruz ki:<br>1-Hürr İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ı tanıyordu. <br>2-İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ı kabul ediyordu. <br>3-Hürr&#8217;ün İmam Hüseyin (a.s)&#8217;a hatta muhabbeti de vardı. Hürr, İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ı seviyordu.<br><strong>Hürr, Ömer b. Sad&#8217;a dedi ki:</strong><br>&#8220;Siz, gerçekten Hüseyin ile savaşacak mısınız? Barışmayacak mısınız?<br><strong>Ömer b. Sad dedi ki:</strong><br>&#8220;Hayır! Barışmayacağız! Savaşacağız!&#8221;<br>Hürr bir taraftır, hem de düşmanın tarafı. İmam&#8217;ın yolunu kesmişti hem de Allah&#8217;ın namusunun kalbini titretme pahasına ama Hürr bir iş yaptı.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-16996d4926dffe30182c22982378eede">Bizler kendimize bir bakalım acaba bizler bugüne kadar böyle bir şey yapmış mıyız? Herkesin ömrü kendisi için mukaddestir. Bugün hepimiz için son gün olabilir. Ömür dediğimiz şey bu kadardır. İster 10 yıl olsun, ister 50 yıl, isterseniz de 70 yıl olsun. Hepimiz uzun bir saltanat sürmüşüz. Bizler bugüne kadar iyi veya kötü Kerbela&#8217;yı Aşura&#8217;yı duyduk. Hepimiz vicdanımız ile baş başa kaldığımız zaman biliyoruz ki İmam Hüseyin (a.s) ile dostane bir ilişkimiz yoktur ve bunun farkındayız.<br><strong>Peki kendimizi hiç arada gördük mü?<br>Hürr kendisini arada gördü.</strong> <br>O Hürr ki Yezid&#8217;in komutanı olarak İmam Hüseyin’in önünü keserek İmam&#8217;ı ölüme mahkum etti ancak buna rağmen kendisini arada da görebildi.<br>Burada aklımıza bir soru daha geliyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-33762895ffe11de1409c730b2422f7d2">Hürr İmam&#8217;ın Yolunu Neden Kesti</h3>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-6dd1b0eba34ec4c242314b23ce498df9"><strong>Hürr, İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ı bu kadar çok sevmesine rağmen İmam&#8217;ın önünü neden kesti? <br>Neden İmam&#8217;a engel oldu? <br>Hürr bunu niye yaptı?</strong><br>Acaba Hürr Emevilerin propagandalarının tesiri altında mı kalmıştı? <br>Çünkü bugün bazıları böyle söylüyorlar: <strong>&#8220;Bizi aldattılar.&#8221;</strong> <strong>Şu düzen, şu parti veya şu Molla bizi kandırdı.</strong><br>Acaba Emevi müçtehidleri Hürr&#8217;ü de mi kandırmışlardı?<br>Çünkü Emevi müçtehitleri diyorlardı ki:<br>&#8220;Emevi müçtehitlerine karşı gelen, Resulullah&#8217;a karşı gelmiştir. Resulullah&#8217;a karşı gelen ise dinden çıkmıştır.&#8221;<br>Acaba Hürr Emevi Padişahları olan Muaviye&#8217;yi ve Yezidi Halifetullah mı görüyordu? <br><strong>Hayır! Onları kabul etmiyordu.</strong><br>Peki Hür hem Emevileri kabul etmemesine hem de İmam Hüseyin’i tanımasına rağmen neden İmam&#8217;ın düşmanlarının safında yer aldı?<br>Bu sorunun cevabını açıklayacağız ama bize faydalı olup olmayacağı kendimizi muhasebe ve muhakeme etmemize bağlıdır.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-eb040bd4c9b6bc9f9256a24b23dfe7ef">Hürr, İmam Hüseyin&#8217;i tanıyordu hem de çok iyi tanıyordu; Hürr, İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın annesini de tanıyordu. <br>Hürr, İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ı da, annesini ve babasını da seviyordu. <br>Bu böyleydi, haktır, doğrudur ama aynı zamanda İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın azılı düşmanlarından da birisi de kendisi idi.<br>Neden? Ne olmuştu ki böylesine 2 tezat bir araya toplanmıştı?<br>Bizlerin de hayatı aynen bu şekildedir. Bizler İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ı çok seviyoruz. <br>Bizler Hz. Zehra (s.a)&#8217;yı çok seviyoruz ama hayatımız (yaşantımız) Hüseyin&#8217;e düşmandır; tefekküratımız Hüseyin&#8217;e düşmandır, yolumuz, İmam Hüseyin (a.s)&#8217;a düşmandır.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-d5c064a0d935884bce806de3f6f9671e">Bu Tezatın sebebi nedir?<br>Böylesine iki tezat bir araya toplanmıştı çünkü Hürr hem dünyayı hem de ahireti bir arada istiyordu. <br>Bu sebepten dolayıydı ki Hürr, İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın kim olduğunu bilmesine rağmen Yezid&#8217;in ordusunun komutanıydı.<br>Hürr hem İmam Hüseyin (a.s)&#8217;a karşı gelerek cehennemlik olmak istemiyordu hem de Yezide rest çekip, İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın yanında olarak dünyevî menfaatlerden, makamından, aldığı paradan, oturduğu saraydan&#8230; mahrum olmak istemiyordu.<br>Kendinizi tartın, kendinizi eleştirin göreceksiniz ki aynısı bizlerde de var.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-3c66bb9ad1f80901cb7169d196c06e10"><strong>İmam Caferi Sadık (a.s) ki buyuruyorlar:</strong><br>&#8220;Ehyu Emrena: Bizim emirlerimizi ihya edin.&#8221;<br>Yani Bizim emirlerimizi insanların beyninde ve kalbinde vücuda getirin. <br>Yani insanlara yanlış yolda olduklarını anlatın. Gitmiş oldukları yolun Ehlibeyt&#8217;in yolu olmadığını bilsinler.<br>Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s) bizlerin bugün yaşadığımız gibi yaşamamız için öldürülmedi.<br>Haydi sen söyledin bizde inandık, İmam Hüseyin (a.s) kendisi geldi ve öldürüldü (bu bir tarafa.)<br>El Euzu billah, El Euzu billah! Hz. Eba Ebdillah El Hüseyin (a.s) ahmak birisi değildi ki ideolojisi bizim bu hayatımız gibi bir şey olsun. <br>İmam (a.s) böyle bir yaşam tarzı için eşini, çocuğunu ve bütün ailesini (Allah&#8217;ın namusu olan kimseleri) getirip esarete ve ölüme teslim etmez!</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-109f7fae1e5e3232478c46baa92b2ebe">İmam Hüseyin (a.s) her şeyini feda etmiştir ama her şeyini bizim yaşamakta olduğumuz gibi bir yaşam tarzına sahip olmamız için feda etmemiştir! <br>Dünya ile ahiret bir arada toplanmaz.</p>



<h3 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-b675d0e03f94a9a69e027ac758dffca0">Hürr&#8217;ün Muhasebe ve Muhakemesi</h3>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-1e2e43f0346b64c56d5344fde6ca75f6">Hürr hem İmam Hüseyin (a.s) ile savaşarak ahiretinden olmak istemiyordu hemde Yezid&#8217;e muhalif olarak tacından, tahtından ve rütbesinden mahrum kalmak istemiyordu. Hürr bunu bizzat Ömer b. Sad ile konuşmasında kendisi kullanmıştır. Hürr bunu kendi ağzı ile kendisi söylemiştir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-3cdf22d25d6bdc3bdf322b138bedf1c7">Hürr baktı ki barış olmayacak. Aşura günü sabahın köründe kalktı ve Ömer b. Sad&#8217;ın yanına gitti ve Ömer b. Sad&#8217;a dedi ki:<br>&#8220;Ya Emir! Siz Hüseyin ile sulh etmeyecek misiniz? Barışmayacak mısınız? Anlaşmayacak mısınız?&#8221;<br>Ömer b. Sad dedi ki:<br><br>&#8220;Hayır! Sulh yoktur! Barış yoktur! Anlaşma yoktur! Hüseyin anlaşma yapmak isterse dahi biz onunla anlaşmayacağız. Bir tek şey var o da ölüm! Hüseyin öldürülecek. Bir tek şey var o da Hüseyin&#8217;in yanında olan erkek, kadın ve çocukların taarruzda bulunanların tamamı öldürülecek. Taarruz göstermeyenler ise esir edilecekler.&#8221;<br>Hürr savaşın kaçınılmaz olduğunu görünce sarsıldı ve titredi.<br>Hürre sordular, sen niye titriyorsun?<br>Hürr dedi ki:<br><strong>&#8220;Ben kendimi Cennet ile Cehennemin arasında görüyorum. Kendimi ateş ile kurtuluşun arasında görüyorum. Ben titremiyeyimde kim titresin? Ben bir yol ağzındayım.&#8221;</strong><br>Bunları iyi alın; bunlar Hürr&#8217;e mahsus olaylar değildir.<br>Bizler hepimiz bunun ile muvaccihiz (karşı karşıyayız.) Bu teklif hepimizin üstündedir.<br>Bakın ben bunları kendimden çıkarmıyorum.<br>Hani başlarınızı taşa duvara vurup &#8220;Ya Hüseyin&#8221; diyerek ağlıyorsunuz ya (sonrada bu hayatı yaşıyorsunuz) işte uğruna kendinize vurduğunuz o İmam Hüseyin (a.s) bunu buyuruyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-5d2155f955c07e9f193270940536c402">İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın Aşura Günü Hutbeleri</h3>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-9d48cf1723f973b1d4942eb79291bec2">İmam Hüseyin (a.s) Aşura günü kaç konuşma yaptı? <br>Bazıları diyor ki:<br>10-20 arası konuşma yapmıitır. Böyle bir şey yoktur. <br>İmam Hüseyin (a.s) sadece ama sadece 2 hutbe okudu. <br>Doğrudur İmam recez okuyordu, kısa sözleri vardı ama İmam, Aşura günü konuşma (Hutbe) olarak sadece 2 konuşma yaptılar.<br>İmam Hüseyin (a.s) Aşura günü savaş meydanının ortasında sadece 2 hutbe okudu, sadece 2 konuşma yaptı. İmam her iki hutbesinde de sadece tek bir hususu beyan buyurdular.<br>Hüseyin b. Ali (a.s) bu iki konuşması ile o günden kıyamı kıyamete kadar var olan ve olacak olan bütün herkese itmami hüccet ettiler. Hücceti tamamladılar. Bu sebepten dolayı da hiç kimsenin mazereti yoktur. Hiç kimse ben duymadım, diyemez!<br>Herbiriniz İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın bu hadisini en az 10.000 defa duymuşsunuzdur.</p>



<h4 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-2d21779728c7ba9eef938ed72f120d31">İmam Hüseyin&#8217;in 1. Hutbesi</h4>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-2d64993c37e6f5c056694ae5e87336d7"><strong>İmam Hüseyin (a.s) buyurdular ki:<br>&#8220;Herkes beni duysun! Herkes bunu çok iyi bilsin! Hem dünyaya hemde ahirete aynı anda sahip olmak asla mümkün değildir.&#8221;</strong><br>Sen hem dindar olacaksın hemde dünyanın peşinden koşacaksın, böyle bir şey mümkün değildir. <br>Dindarlığını ilan edip namaz kılacaksın sonra da dünya için yanıp tutuşacaksın, bu şekilde kılınan namaz yoktur bu sebepten dolayı da biz buna namaz kılmak demeyelim!<br> Dünya için yanıp tutuşurken eğilip eğilip kalkacaksın adına da namaz koyup ahirette Allah&#8217;tan alacaklı olacaksın. <br> Dünya için yanıp tutuşurken kendinizi aç susuz bırakacaksınız (ve bu açlık ve susuzluğunda adını oruç koyup) Allah&#8217;tan alacaklı olacaksınız.<br> Helal haram demeden necaset üstüne necaset ile yığıştırdığın maldan leş gibi kokan 2 kuruşunuzu vereceksiniz (adına da humus koyup) Allah&#8217;tan alacaklı olacaksınız. <br>Bu kadar şeyden sonra bir de diyeceksiniz ki:<br>Ya İmam-ı Zaman ver ha! Ben verdim! Senden alacaklıyım!</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-56a2af8e3987d54909959fb23babca60"><strong>İmam Hüseyin (a.s) buyuruyor ki: <br>&#8220;Hem dünyaya hem de ahirete sahip olmak asla mümkün değildir.&#8221; <br>Hiç şüpheniz olmasın! Herkes bunu çok iyi bilsin! Alçak oğlu alçak beni iki şeyin arasında koymuştur ve ben alçaklığı seçemem!&#8221;</strong><br>Alçaklığı seçemem! = Dünyayı seçemem!<br>Alçak oğlu alçak beni dünyayı yada ahireti seçmenin arasında koydu.<br>Hepiniz dünyayı veya ahireti seçmenin arasındasınız.Tek yolunuz budur. Bundan başka alternatif bir yolunuz yoktur. Hem dünyayı hemde ahireti aynı anda seçmek gibi bir olayınız olamaz. Böyle bir şey yoktur.<br>İmam buyruğuna şöyle devam etti:<br>&#8220;Allah buna düşmandır! Resulullah (s.a.a) bundan beridir!..&#8221;<br>Bakın, İmam &#8220;ben kılıcı seçtim&#8221; buyurmuyor! <br><strong>İmam Hüseyin (a.s) buyuruyor ki:</strong><br><strong>&#8220;Ben Alçaklığı seçmedim!&#8221; </strong>yani ben Dünyayı seçmedim!<br>Ben Dünya&#8217;nın sarayını, yatını, katını, şatosunu v.b şeyleri seçmedim&#8230;.</p>



<h4 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-77b16d37ae44a5d5c76ce7cb776c8b4d">İmam Hüseyin&#8217;in 2. Hutbesi</h4>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-24772013b3eb7bd9d7056f4f22992550">İmam Aşura günü okuduğu 2. hutbede savaşın hakikatlerini beyan buyurdular. <br>Savaş hayat için verilir.<br>Savaş yaşam için verilir.<br>Hayatın içerisinde itikad varsa hayattır.<br>Yeme, içme, zevk, şehvet ve lezzet ile hayat olmaz.<br>Eğer ki bunlar hayat bahşetseydi Allah&#8217;ın insan gibi asi bir mahlukatı yaratmasına ne hacet vardı ki nasılsa öbür mahlukatlar her şeyi alenen yapıyorlardı?</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-536f7c76ddab24ac2b5b05736fdc1b7c"><strong>İmam Hüseyin (a.s) buyurdular ki:</strong><br>&#8220;Hayatın hakikati, inancın hakikati: Hem dünyayı hem de ahireti seçemezsin aynı anda ikisine birden müşteri olamazsın; birisine müşteri olacaksın.&#8221;</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-4ebfcac485d540acf44f3c9665e78dec">Sizler ya İblis&#8217;in ve Yezid&#8217;in safında yer alarak Dünya&#8217;ya müşteri olacaksınız.<br>Yada ukbaya müşteri olarak Allah&#8217;ın ve Resulü&#8217;nün safında yer alacaksınız.<br>Bakın, Hürr b. Yezid Er-Riyahi hem Dünya&#8217;yı hem de ukbayı istediği için İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın yolunu kesti ama bizler de hem dünyayı hem de ukbayı istiyoruz. Buna rağmen kendimizi nasıl Hüseyin&#8217;in yareni olarak görebiliriz?</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-ad73d8e9c89a17792cd6bcb3782a6556">En büyük kahraman Hürr&#8217;dür, Hürr! <br>Hürrün önüne dünyayı verdikleri zaman eline kılıcını alarak Kerbela&#8217;ya İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın başını kesmeye geldi.<br>Sen mi, dünyayı seçmene rağmen Hüseyin&#8217;in mübarek başını kesmeyeceksin? <br>Yada ben mi dünyayı seçmeme rağmen Hüseyin&#8217;in başını kesmeyeceğim?<br>Bizler neyin sloganını atıyoruz?<br>Bizler hangi Aşurayı yaşıyoruz?<br>Kuru kurusuna &#8220;Huseynim vay! Huseynim vay!&#8221; demek ile Aşuraî olunmuyor!<br>Sizin dünya peşinden koşarak, &#8220;Huseynim vay! Huseynim vay!&#8221; demenizin lisan-i hâli şöyledir:<br><strong>Yezidim Vay! Yezidim vay! Hüseyin kıyam etti ve senin saltanatını senin başına yıktı!</strong><br>Bunu böyle bilin ki çoğu kişi, &#8220;Huseyn vay!&#8221; diyerek aslında &#8220;Yezid Vay!&#8221; diyor.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-929f58ebb3f7dc2b913aeb7c05a9cf9f">Eğer ki bu dersleri duyduktan (okuduktan) hemen 1 saat sonrasındaki hayatınız hâlen İmam Hüseyin (a.s)&#8217;a muhalif ise, her türlü fısk-ı fucur hayatınıza hakim olmaya devam ederse, her türlü fısk-ı fucur ailenizde, fikrinizde, zihninizde ve ekmeğinizde var olmaya devam edecek olursa anlamı &#8220;Sen korkudan &#8220;Yezid Vay!&#8221; diyemediğin için &#8220;Hüseyin vay! diyorsun demektir!&#8221;</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-43e69606f2ca74f09647aa7c97df35aa"><strong>Bunun manası: </strong><br>&#8220;Sen, Ya Hüseyin diyerek Yezid&#8217;e matem tutuyorsun.<br>Çünkü sarayı yıkıldı!<br>Saltanatın yıkılıdı!<br>Hükümranlığı yok edildi!<br>Bugün 1400 yıl sonra bir Adnan çıkmış bunu bağırıyor:<br>İmam Hüseyin (a.s), Kerbela Kıyamını gerçekleştirmeseydi bugün kim bunları haykırabilirdi.<br> O gün, 1400 yıl önce benim diyen adam bu hakikatleri bağıramıyordu.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-05a86416d50cbb293c26ecc4100ccb1b"><strong>İmam Caferi Sadık (a.s) yarenlerinden birine buyurdu:<br></strong>&#8220;Babam Hüseyin&#8217;in mezarı size yakın mıdır?&#8221;<br><strong>O kişi dedi ki: <br></strong>&#8220;Yakındır.&#8221;<br><strong>İmam (a.s) buyurdu ki:<br></strong>&#8220;Babamın Ziyaretine gidiyor musun?&#8221;<br><strong>O kişi dedi ki: <br></strong>&#8220;Gitmiyorum çünkü deşifre olmaktan korkuyorum.&#8221;<br><strong>Sonra devam etti ve dedi ki: <br></strong>&#8220;Ama ben geceleri oturup, sabahlara kadar Hüseyin&#8217;e ağlıyorum.&#8221; (Gizli bir şekilde)</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-f09d3db9e8b78903bdfbbe4189893ec9">Hürr esaret bağları ile bağlıydı. Kendinize bakın, sizde de esaret bağları var mı?<br>Hürr kölelik zincirlerine bağlıydı onun içinde İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın önünü kesti ama Hürr de bir şey daha vardı ki o şey bizde yoktur.<br><strong>Hürr de olan ama bizde olmayan şey nedir?</strong><br>Hürr&#8217;ün aklı vardı.<br>Hürr akıllıydı, düşünüyordu. Bizler ise düşünemiyoruz daha doğrusu düşünmüyoruz. <br>Bizler düşünmemek için aynı Sadr-i İslamdaki putperestler gibi kulaklarımıza pamuk tıkıyoruz.<br>Adam dinî/ilmî meclislere gitmiyor, soruyorsun neden gitmiyorsun/gelmiyorsun?<br>Adam diyor ki: &#8220;Gelirsem, öğrenirim, öğrenirsem yapmam gerekir.&#8221;<br>Bu kişi ve bunun gibiler, Sadr-i İslamda ki putperestler gibi hakikatleri duymamak için kulaklarına pamuk tıkamışlardır.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-64567c2c4381ccb4240748515e6ad74c">Siz öyle zannediyorsunuz ki meclise gitmeyip, Allah&#8217;ın ahkâmını duymadığınız zaman, Allah sizin üstündeki mesuliyeti kaldırıyor. Siz zannediyorsunuz ki ilim meclislerine gidip öğrenmeyince Allah&#8217;a: &#8220;Ben duymadım bilmiyorum.&#8221; diyebileceksiniz. Böyle bir şey yoktur. Böyle bir şey olmayacak. <br>Hürr esirdi. Hürr egosunun, arzusunun, isteklerinin, dünyevi menfaatinin, zevkinin, sefasının ve çocuklarının esiriydi ama aynı zamanda da akıllıydı.<br>Hür, Âlullahı 10 gün boyunca esaret zincirinin altına bağlamıştı ama bunu yapmasına rağmen akıllıydı. Akıllı olduğu için düşünerek silkindi ve kendisine geldi ama maalesef ki bizler de düşünme de yoktur.<br>Hürr, ahireti seçti ve kendisini alçaklıktan âzâd etti.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-ff2383572e3c0eb4bb50f1c02e44cd8c">Hürr b. Yezid Er Riyahi bu hürriyeti ile öyle bir makama geldi ki:<br>3 saat öncesine kadar İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın önünü kesen o korkusuz silahşör, 3 saat sonra İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın etinin bir parçası oldu.<br>Acaip bir sözdür!<br>Hürrün aklı vardı.<br>Hürrün idrakı vardı.</p>



<h2 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-31534c8bfc57149cf2ddf6900ff34251">Hürr&#8217;ün Kurtuluşunun Aşamaları</h2>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-64b836e267d81df9cd4683300e7af12d">Sayacağımız bu aşamaları (Hürr&#8217;ün kurtuluşunun aşamalarını) herkes kendisinde uygulamaya koymak zorundadır çünkü bu aşamalar bizde hayat bulmayacak olursa İmam Hüseyin (a.s)&#8217;a doğru gitmemiz mümkün değildir. <br>Çünkü Huseynî olmak imtihanlardan geçmek ile olur. <br>Huseynî olmayı herkese vermiyorlar. Öyle bir şey yoktur.<br><strong>Neden imtihan vermemiz gerekir?</strong><br>Çünkü İmam Hüseyin (a.s), Hüseyin olabilmek için herşeyini verdi.<br>Hiç kimse bunu diyemez ki:<br>&#8220;Bir insan herşeyini veremez.&#8221;<br>Hz. Eba Ebdillah El Hüseyina.s), her şeyini verdi.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-2b59c229e20483ee8f5a22a467a9cf46"><br>İmam Hüseyin (a.s) Kerbelaya gelene kadar yolda 400.000 dinar sadaka dağıttı. <br>Geriye kalan parası ile Kerbela toprağını satın aldı. (Bugün ki Kerbela şehrinin belli bir fersah kısmıdır.)<br>İmam Hüseyin (a.s) herkesin (yeğenlerinden bazılarının, Ehlibeyt&#8217;in hanımlarının ve kervandaki diğer esirlerin hepsinin) öldürülmeyeceğini bilmesine rağmen bütün malını verdi.<br>İmam bir dirhemi dahi kalmayacak şekilde bütün malını dağıttı. <br>Öyle ki benden sonra, Ehlibeytim&#8217;den geriye kalanlar için en azında şu kadar para ayırayım dahi demedi. <br>İmam malının hepsini verdi.<br>İmam Hüseyin (a.s) kardeşlerini feda etti.<br>İmam Hüseyin (a.s) yarenlerini feda etti.<br>İmam Hüseyin (a.s) evlatlarını feda etti.<br>İmam Hüseyin (a.s) namusunu verdi namusunu. Hüseyin b. Ali (a.s) namusunu kurban etti.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-847983b2a25b84d4a347c4b0b0e32bf3"><br>İnsan nasıl olurda her şeyini veremiyor olur?<br>Nasıl veremez?<br>Hüseyin bunların hepsini verdi ve bu şekilde Hüseyin oldu.<br>Hüseyinîliği de (yani Hüseyin&#8217;in benzeri olmayı da) herkese vermiyorlar. <br>Huseynî olabilmek için imtihan vereceksin, sınanacaksın. <br>Kimse, Ahmed&#8217;in Mehmed&#8217;in duası ile Huseynî olamazsın.<br>Hürr bu kadar hatasına rağmen, bu kadar esaretine rağmen akıllı bir adamdı.<br>Hürr bu kadar olumsuz boyutuna rağmen akıllı bir adamdı.<br>Hürr düşündü ve azad oldu.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-a6e9091f61877c7b0c500cec499a36db"><strong>Hürr&#8217;ün esaretten kurtulmak için geçtiği aşamalar:</strong></p>



<h4 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-73042d3c544dd1d16635d69fe3258314">ESARET:</h4>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-a17841566cb73e30eef08ab11c7d5451">Hürr esirdi. Hepimiz Hürr gibi esiriz. Ben burada hiçbirinizi tenzih etmiyorum. Ben burada &#8220;kimse kusura bakmasın, ben kendimi kast ediyorum&#8221; demeyeceğim. Ben, kendimi hepinizin önüne koyuyorum ama hiçbirinizi de tenzih etmiyorum. Eğer ki benim Aşura kıyamından anladığımı siz bilmiyorsanız (ki bilmiyorsunuz) bu Hüseyin maarifetsizliğinin delilidir. İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın maarifetine sahip olmayan kişi de tenzih edilmez. Bunun için de ben hiçbirinizi tenzih etmiyorum. Hiçbirinize de &#8220;kusura bakmayın&#8221; demiyorum.<br>Eğerki sizler esir değilseniz bu haliniz neyin nesidir?<br>Tamam anladık, yabancıya gücün yetmiyor ama kendine de mi gücün yetmiyor?<br>Tamam anladık, çocuğuna gücün yetmiyor, özüned emi yetmiyor?<br>Hürr esirdi. Esaretten silkindi. Esaret bağlarını koparmak için direndi, direndi, direndi ve sonunda kopardı. Böylece yeni bir makama geldi.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-8dd751f5e37c3d9b2df209525e1ce86a"><strong>Ömer b. Sad&#8217;a dedi ki:</strong><br>&#8220;Huseyn ile sulh etmeyecek misin?&#8221;<br><strong>Ömer b. Sad:</strong><br>&#8220;Etmeyeceğiz.&#8221;<br>Hürr bu ana kadar hem dünyayı hemde ahireti istiyordu.<br>Hem İmam Hüseyin&#8217;in öldürülmesini istemiyordu hem de kendisi ölmek istemiyordu. <br>Hürr savaşın olmasını istemiyordu.<br><strong>Ömer b. Sad dedi ki:</strong> <br>&#8220;Savaş kesindir hatta nihaye (olacağı yere kadar).&#8221;<br>Hürr silkindi ve esaret zincirini kopardı ve yeni bir makama geldi (tartıp/değerlendirme makamı.)</p>



<h4 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-ca7076923a103fd212c05df0896ba1b7">TARTIP/DEĞERLENDİRME:</h4>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-7272f4d8ed934e6af98b5a41a14e6c17">Hürr artık tartıp değerlendirme makamına (konumuna) geldi. <br>Hürr artık; tartıp değerlendiriyordu, muhakeme ve muhasebe edebiliyordu.<br><strong>Bizler esaret bağlarımızı niye kıramıyoruz, biliyormusunuz?</strong><br>Bizler esaret bağlarımızı kıramıyoruz çünkü bizler kendimizi muhakeme ve muhasebe etmiyoruz.<br>Mesela; adam ömrü boyunca tek bir ayet okumamış. <br>Adam ömrü boyunca Kuranın tek bir harfini görmemiş ve sen bu adama bir hükmü açıklıyorsun, bu adam sana (artık yalan/doğru) 52 tane ayet okuyor.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-992eebbd2a9f0bef3dc3ec6b196b67ce"><br>Geçen gün eve gidiyordum; yolun üstünde bir sütçü var. Dükkanının önünde her gün her türlü fıskı fucur cereyan ediyor. Bu adam bir tarikata/gruba bağlıdır. Birisini yoldan çıkarmaya çalışıyordu, karşısındaki adam ne derse desin bu sadece hadis var diyerek cevap veriyordu.<br><strong>Beni gördü dedi ki:</strong><br>&#8220;Hocamıza soralım!&#8221;<br><strong>Bende dedim ki:</strong><br>&#8220;Hocan hadis bilmiyor!&#8221;<br>Adam hadis diye bir şey bilmiyor; Sadece diyor ki: <strong>&#8220;Hadis var.&#8221;</strong><br>Bu böyledir. O böyledir. Öyle olamaz. Bence&#8230;<br>Bu niye böyledir?<br>Çünkü bizler kendimizi tartıp muhakeme ve muhasebe etme durumda değiliz. <br>Hürr bu makama (duruma/konuma) geldi.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-bb728339932f30a6db82ea54edd681c0">Hürr kendini tartıp yargıladığı; zaman ufku açıldı ve dedi ki:<br><strong>&#8220;Ey Hürr! Nereye gidiyorsun? Hürr, sen Zehra&#8217;ya (s.a) düşman mı oluyorsun? Aliyyel Murteza&#8217;nın (s.a) karşısına nasıl çıkacaksın?&#8221;</strong><br>Hürr, bunları kendisine söyledikten sonra dünyanın çirkefliğini gördü. <br>Hürr artık dünyayı muhakeme etmeye başladı ve dünyayı muhakeme etti.<br>Hürr bu sefer 3. Makama geldi.</p>



<h4 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-e4c645379a22fcc35755c5925fbfa9f7">ŞAŞKINLIK:</h4>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-9a96d2842c3069d9339a54e309fc91e2">Hürr şaşkınlık makamına geldi; Hürr şaşırdı kaldı ama bizler ise hiç şaşkın bile değiliz.<br>Günah işliyoruz ama hiç umurumuzda bile değil, şaşırmıyoruz. <br>Her gün farklı farklı cinayetler işliyoruz ama hiç şaşırmıyoruz; silkinmiyoruz, rengimiz kaçmıyor, sararmıyoruz, solmuyoruz. Hürr şaşkınlık makamını da geçti ve 4. makama geldi.</p>



<h4 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-07b9fbb87f09d0af353163210dadb2e1">Ubudiyyet Makamı:</h4>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-0c4e4bff4c5956013f87c921451f333a">Hürr 4. bir makama geldi; o makam ubudiyyet makamıdır. <br>Hürr hayatının her ânında, her noktasında Veliyyullah ile birlikte olması gerektiğinin farkına vardı ve hemen atına binerek İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın safına/ordusuna katıldı.<br>Hürr daha 1 saat önce İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın başını kesmek için ant içen bir adamdı.<br>Hürr inançsız değildi, Hürr&#8217;ü İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın başını kesmek için Kerbelaya getiren şey:<br><strong>&#8220;Dünyayı ve ahireti birlikte istemesiydi.&#8221;</strong><br>Hürr b. Yezid Er Riyahi, İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın önünü kestiği zaman İmam Hüseyin (a.s) ile mütareke etti ve İmam da kabul ederek Kerbela&#8217;da kaldı.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-ecf3e6a0dc66bd8897f708da8b612738"><br>İmam Hüseyin (a.s), Hürr&#8217;e sordu:<br><strong>&#8220;Ey Hürr! Sen, askerlerine namaz kaldırmayacak mısın?&#8221;</strong><br>Hürr, İmam Hüseyin (a.s)&#8217;a döndü ve dedi ki:<br><strong>&#8220;Ya Huseyn! Yebne Resulallah! Ben askerlerime namaz kaldırmayacağım, kıldıramam. Hepimiz senin arkanda namaz kılacağız.&#8221;</strong><br>Hürr, İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın kim olduğunu biliyordu.<br>Hepiniz/Hepimiz İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın kim olduğunu biliyoruz.<br>Herkes, İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın kim olduğunu biliyor.<br>Bizler ile İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın arasına mesafe koyan şey:<br><strong>&#8220;Bizler, hem İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ı istiyoruz, hem de Muaviye&#8217;nin sofrasını.&#8221; <br></strong>Ama bu da olmuyor, ikisi bir arada mümkün değildir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-1baf72b0f5d4fc11dd83f8df5bef2b61">Hürr, hayatının her ânında Veliyyullahın, Hüccetullahın (14 Masumun) yanında olması gerektiğini anladı.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-a6ed3c5c2871238a5612564a92217836">Peki İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın tabiri ile alçaklık sıfatları olan; Hürr&#8217;ü İmam Hüseyinin (a.s) karşısına getiren, İmam&#8217;ın katline kadar götüren o esaret bağları bizlerde de var mıdır?<br>Eğer ki varsa bizler biliyormuyuz, farkında mıyız? <br><strong>İnsanlar, acaba ömürlerinin sonlarında mı dünya ve ahiret arasında seçim yapması gerekir?</strong><br>Ben daha çok gencim, yaşlanınca Hacc&#8217;a giderim.<br>Daha gencim namazımı 40 yaşımdan sonra kılarım.<br>Ben bu ve bunu gibi cümleleri çok duyuyorum. Allah şahittir ki bu cümleyi duyduğum kişilere selam dahi vermek istemiyorum.<br>O, Selamunaleykum dediği zaman da (bugün İslam zahire hükmettiği için) bende mecburen aleykumselam diyerek selamını alıyorum. Ben bu ve bunun gibi cümleleri duyduğum kişilere selam vermek istemiyorum. Normal pozisyonda olsam selam vermem. <br>Hatta bazen bu tür adamları gördüğüm zaman yolumu değiştiriyorum ki beni görmesin ve ona selam vermeyeyim.</p>



<h2 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-cdda766ce2e3e4b53b2638b72e1f0f73">Aşuraî Olabilmek için Kendimize Sormamız Gereken Sorular</h2>



<h3 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-26435e203b953fed69b9d5ea01354632">1. Boyuttan Sorular</h3>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-6d5370bd98cdf4b6646eddf6304d56bb"><strong>Acaba insan ömrünün sonlarında mı dünya ile ahiret arasında seçim yapmak durumunda kalıyor?</strong><br><strong>İnsan ömrünün sonlarında mı Hüseyin&#8217;in yolunu yada Yezid&#8217;in yolunu seçmek durumunda kalıyor?</strong><br><strong>Yoksa bir insan dünyaya gözünü açtığı ilk günden itibaren bu iki yoldan birisini mi seçmek durumundadır?</strong><br><strong>Yani birisi genç iken vazifesini yapmayarak İmam&#8217;a/Veliyyullaha sırtını çeviriyorsa bu adam Veliyyullah&#8217;a karşı sorumluluk sahibi değil midir?</strong><br><strong>Bir kişinin Veliyyullaha karşı sorumluluk sahibi olması için yaşlanması mı gerekir?</strong><br><strong>Bir insan ömrünün sonunda mı Cennetlik veya Cehennemlik oluyor?<br>İnsanların ömrünün sonunların da mı Hüseyin b. Ali&#8217;ye taraf gitmesi gerekir?</strong><br>Bu birinci boyuttur.</p>



<h3 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-0e7ca405bc7535fdb90b4cc3812fc7a9">2. Boyuttan Sorular</h3>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-4c37f7ea1a780f1aec6d38fe8822328f"><strong>İnsan, sadece İmam&#8217;ın zahiri bedeni meydanda olduğu zaman mı Cennet veya Cehennemden birisi ile yüz yüzedir?<br>Eğer İmamın mukaddes vücudu meydanda değilse (gaybette ise) bizler Cennet veya Cehennem ile yüz yüze değil miyiz?<br>İmam Mehdi (a.f)&#8217;un gaybeti dönemindeki Şiîler/Caferîler/Alevîler sorumluluk sahibi değil midir?<br>Sorumluluk sahibi olmamız için illa İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın savaş meydanına mı çıkması gerekir?<br>Bizler; Cennete iman ederek bu Cennet için iş yapabilmemiz için, Cehennem haktır diyerek ondan uzaklaşabilmemiz için illa İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın Kerbela meydanına başının kesilmesi olayının gerçekleşmesi gerekir?<br>Kerbela vakası vuku bulmadan bizler mesuliyet sahibi değil miyiz?</strong></p>



<h3 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-b47171d44067ff4f7689809083d56cbd">Soruların Tamamının Cevabı</h3>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-3bfa2d148c8b58a60df32ce65086bb4e"><strong>Bütün bu soruların cevabı tektir ve şöyledir:</strong><br>Hilqet (yaratılış) aleminin evvelinde, Allah&#8217;ın emri ile Masum İmamların vücutları Allah&#8217;ın nurunu yansıtmaya başladığı ilk günden beri vazife ile vazifelendirilmiş mahlukatkarın tamamı Cennet ve Cehennem ile yüz yüzedirler.<br>İnsanlar yaratıldıkları ilk günden beri Cennet ve Cehennem ile yüz yüzedirler.<br>Melekler yaratıldıkları ilk günden beri Cennet ve Cehennem ile yüz yüzedir.<br>Taşlar var edildikleri ilk günden beri Cennet ve Cehennem ile yüz yüzedirler.<br>Toprak var edildiği ilk günden beri Cennet ve Cehennem ile yüz yüzedir.<br>Kıyamı kıyamete kadar; İmam&#8217;ın vücudu ister zahir olsun ister olmasın insanlar Cennet ve Cehennem ile yüz yüzedirler.<br>İmam&#8217;ın vücud-u mutahharı (tertemiz vücudu) ister ölüm ile yüz yüze olsun, ister olmasın insanlar Cennet ve Cehennem ile yüz yüzedir.<br>İmam&#8217;ın mutahhar vücudu ister ged elem ederek ilâni vücudiyyet etsin, ister yerinde otursun, insanların hepsi Cennet ve Cehennem ile yüz yüzedir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-c3dcea315e9b0e302e67baa0fd6ff25a"><strong>Cennet:</strong> Veliyyullahın yanında olmaktır.<br><strong>Cehennem:</strong> Veliyyullahtan teberri etmektir, uzak durmaktır.</p>



<h3 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-b8c0d32258949507045c7d6481ea6422">Cevabın Delili</h3>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-ca77f7a038cb7d266902dc3ab611876c">Hz. Emirelmuminin İmam Ali (a.s) Nehcü’l-Belâğa&#8217;nin 16. hutbesinde insanları 3 gruba ayırıyor.<br><strong>İmam Ali (a.s) buyurdular:<br>İnsanlar, bu 3 gruptan birisindendir:<br>1- &#8220;İnsanlardan bir grup vardır ki onlar Cennet ile Cehennemi gözlerinin önünde görürler.&#8221;</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-4ed88e58f892c5a9a183052161ab7110">Onlar, hiçbir işlerinde, nefeslerinde, adım atışlarında ve hatta tefekkürlerinde dahi kendilerini Cennetten ve Cehennemden uzak görmezler. <br>Onların kendilerini Cennet ve Cehennemden uzak görmeyişleri hem şahsi bakışlarına hemde umumi bakışlarına hakimdir.<br>Onlar, hem nefes alırken hemde nefes verirken bu haldedirler; her zamanda ve mekanda kendilerini ya Cennette ya da Cehennemde görmektedirler. <br>Onlar, çok hızlı davranırlar ve kendilerini Cennette veya Cehennemde görmeyi geciktirmezler. <br>Bu kişiler kendilerini Cennette veya Cehennemde görmeyi zamana yaymazlar. <br>Onların, bu bakışları onların her ânına hakimdir. <br>Onlar kurtuluş ehlidir ve kurtulacak yegane grup onlardır.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-0b3d618bd0cb9152d5931d8fc0ed85b7">Her zamanda ve mekanda, her nefes alışlarında ve verişlerinde kendilerini Cennet ve Cehennem ile yüz yüze görenler vardır. <br>Onlar, buna göre tedbir alırlar. <br>Onlar hiçbir zaman kendilerini Cehenneme götürecek bir iş yapmazlar. <br>Bu gruba mesup kimseler işlerine mazeret (ama, lakin, fakat, ancak) uydurmazlar.<br>Bu kişiler işlerini geciktirmeden hemen uygularlar. <br>Cennete girmek onların neyine mâl olacak olursa olsun, onlar hemen o dem kabul ederler. <br>Cennete girmek için bütün mal varlıklarını feda etmeleri gerektiği zaman herşeyini feda etmeye razı olurlar ama bu fedakârlığı yapmayarak Cehenneme gitmeye asla razı olmazlar.<br>Bu gruba mensup olanlar asla gecikmeden karar verirler.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-e2e2211797584bfcbb455d5ab1583f3b"><strong>İmam Ali (a.s) devamında buyurdular: <br>Bir diğer grup ise:<br>Onların, uzun uzun arzuları var; tükenmek bilmeyen, bitmeyen projeleri var.</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-f37031eecf5a52750b46d82ea0ecd957">Mesela; önce oğlunu evlendirir, sonra torununu evlendirir, daha sonra torununun oğlunu evlendirir, dedesini Cennetten çıkarır Cehenneme gönderir, Cehennemden çıkarır Cennete gönderir, tarlalar satar, arsalar alır. <br>Adam nefes alamaz ama gider kendisine tarla alır. <br>Nefes dahi alamazken kendisine ev alır. <br>Nefes alamaz ama gider kendisine bağ bahçe alır. <br>Bu kişilerin sonu gelmeyen uzun uzun arzuları vardır.<br>Bu kişilerin hesabı da uzun uzun olacak ve sonu gelmeyecek. <br>Bunların hesabı bitene kadar belki de inkirazı alem olacak. Bunlar da böyle bir gruptur.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-7f2da7374deca9794bb772bc599a0ceb"><strong>İmam Ali (a.s) bu hadisin devamında 3. grup hakkında şöyle buyurdular: </strong><br><strong>Bunlar öyle bir gruptur ki asla ama asla Cennet ve Cehennemi gözlerinin önünde görmezler.</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-6941fb194c8d99914f1eec63db0f2ef8">Bunlar heva ve heveslerinin esiridirler. <br>Arzuları onları çekmek istediği yere doğru sürükler. <br>Bunlar arzuları yolunda amansızca harb ederler.<br>Bir adam, Cennet ve Cehennemi gözlerinin önünde görmüyorsa yaptığı her işin onu Cennet&#8217;e veya Cehennem&#8217;e götüreceği tefekkürü onun tafekküratına hakim değilse bu kişi yalancıdır.<br><br>Bu adam diyorsa: &#8220;Ben bunları ailemin/çocuklarımın menfaati için yapıyorum.&#8221; Bu adam yalancıdır. <br>Eğer ben bunları oğlum için yapıyorum, ben oğlum için dinimi feda ediyorum diyen kişiye iğnenin ucu ona dokunduğu an feda edeceği ilk kişi oğlu olacaktır.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-446ace4ad064024f72b71bbdcc1b6a61">Tıpkı o kadın gibi, anlatılıyor ve meşhur bir olaydır:<br>&#8220;Bir kadın varmış. Bu kadının sadece tek bir oğlu varmış. Oğlu da çok hastaymış. Kadın oğlunun şifa bulması dileğiyle adaklar adamış, nezir vermiş, sadaka dağıtmış, ihsan dağıtmış ama oğlu şifa bulmamış. Anne yüreği artık dayanamamaya başlamış ve Allah&#8217;a dua ederken demiş ki:<br><strong>&#8220;Ya Rabbel Alemin, ben bu kadar uzun bir ömür yaşadım. Ben dünyamı gördüm; devranımı sürdüm. Benim canımı al; oğlumun canını alma, benim ömrümü ona ver. Bu kadın bu zemzemeyi tekrar ederek ahıra gidiyor, eve gidiyor, tandıra gidiyor.</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-281672829d2b3894825dfaa66560020c"><br>Bilahare bir gün yine ahıra giderken bu duasını tekrar etti, dedi ki:<br> <strong>Ya Rabbel Alemin! Oğluma acı! Benim ömrümü al, ona ver. Ona acı!&#8221;</strong><br>Kadın bunu tekrar ederken tam o anda örtülü birisini görür, aklına da Azrail gelir ve şöyle sorar:<br>&#8220;Sen, Azrail misin?<br>Canımı almaya geldin?<br>Ben hasta değilim; benim oğlum hastadır.<br>Bak oradaki odada yatıyor.<br>Benim canımı alma!<br>Onun canını al!&#8221;<br>Yalan söylemeyin, kimseyi değil kendinizi kandırırsınız.<br><a href="https://www.facebook.com/imammehdiyarenleri">2.DERSİN SONU.</a></p>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/asura-cennet-ile-cehennemin-yol-ayrimi-2/">Aşura: Cennet ile Cehennemin Yol Ayrımı 2</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://imammehdiyarenleri.org/asura-cennet-ile-cehennemin-yol-ayrimi-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aşura: Cennet ile Cehennemin Yol Ayrımı-1</title>
		<link>https://imammehdiyarenleri.org/asura-cennet-ile-cehennemin-yol-ayrimi-1/</link>
					<comments>https://imammehdiyarenleri.org/asura-cennet-ile-cehennemin-yol-ayrimi-1/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[YÖNETİCİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Mar 2026 04:22:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aşura]]></category>
		<category><![CDATA[Derslerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[AŞURA]]></category>
		<category><![CDATA[İmam Hüseyin (a.s)]]></category>
		<category><![CDATA[KERBELA]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://imammehdiyarenleri.org/?p=1206</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aşura&#8217;ya Bakmamız Gereken Bakış Açısı Muharrem ayında vuku bulan Aşura olayı sadece bir savaş olayı değildir. Belli kimselerin ve grupların çeşitli sebeplerden dolayı, haklı/haksız olarak anlaşamadıkları ve nihayetinde de savaştıkları&#8230; </p>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/asura-cennet-ile-cehennemin-yol-ayrimi-1/">Aşura: Cennet ile Cehennemin Yol Ayrımı-1</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-067f0a602e38a272de367b5584e8c4d8">Aşura&#8217;ya Bakmamız Gereken Bakış Açısı</h2>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-b022ca0c260fdd74267afc0df708029a">Muharrem ayında vuku bulan Aşura olayı sadece bir savaş olayı değildir. Belli kimselerin ve grupların çeşitli sebeplerden dolayı, haklı/haksız olarak anlaşamadıkları ve nihayetinde de savaştıkları bir olay değildir.<br>Aşuranın zahiri bu olmuş olsa dahi, aşurayı sadece bu şekilde görmememiz gerekir.<br><strong>Zahiri olarak Aşura olayı:</strong><br>&#8220;2 grup vardı ve bunların ideolojileri, dünyevi görüşleri birbirilerine tersti. Ve bu sebepten dolayı da birbirileri ile savaştılar.&#8221; şeklindedir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-fa04562fe641af47fb7e53884c79b9e4">Bizler eğer Aşura vakasına alemler düzeyinde bakmayacak olursak hem Aşura’ya, hem Aşura ehline, hem Aşura’nın kahramanlarına ve hem de Aşura’nın mesajına ihanet etmiş oluruz.<br>Bizim Aşura vakasına alemler düzeyinde bakmamız gerekir. Alemlerden kastımız bu dünya ve üzerinde var olan 3-5 tane yıldız değildir.<br>Bizim alemlerden kastımız:<br>Allahu Tebareke ve Teala’nın yaratmış olduğu bütün alemlerdir. Yaratılmış bu bütün alemlerde var olan mahlukatın (yaratılmışların) tamamıdır. <br>Bizim Aşura olayına bakmamız gereken açı, Allahın yaratmış olduğu bütün mahlukatların nezdinde olan bakış açısıdır. <br>Bunun için hem melâikê alemine hem de hemeletul arş alemine bakmamız gerekir. Hem Hilgetin özü bakımından bakmamız lazım ve hem de bu hilgetin (yaratılışın) cereyan ettiği olaylar açısından bakmamız lazımdır.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-2c00a6a635a881300e832d23de962b3d">Bütün alemler açısından baktığımızda Aşura olayı, Allahın hilgeti yaratması dışındaki (yaratıcılığının dışındaki) bütün olaylardan daha azimdir ve Allah&#8217;ın mahlukatı yaratması dışındaki hiç bir olay Aşura vakasından daha üstün değildir. <br>Alemlerdeki hiçbir olay Allah’ın nezdinde ve yaratılmışların nezdine Aşura vakası kadar büyük değildir.<br>Aşura olayı ne bizim İmamımızın ve yarenlerinin susuz şekilde öldürülmesidir ve ne de İmam Hüseyin (a.s) ve 72 yareninin mazlumane bir şeklide şehid edilmesidir. <br>Aşura vakası sadece ceberrut bir grubun mazlum bir gruba tahakküm ve taarruz olayı ve yalın bir şekilde şehitlerin başlarının kesilmesi olayı değildir.<br>Eğer ki bizler Aşura olayına sadece bu şekilde bakacak olursak Aşura&#8217;ya ihanet edenlerden oluruz. <br>Eğer bizler sadece böyle bakacak olursak Aşura’nın münkiri oluruz ve de Aşura’ya iman edenlerden olamayız.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-ffab739aa5232e8cff9797f33d68c81f"><strong>Aşura’ya bakmamız gereken açı:</strong> Aşura olayı alemlerde benzeri olmayan yegane azim olaydır.<br><a href="https://imammehdiyarenleri.org/hz-muhammed/" type="post" id="148"> Nebiyyi Kibriya Hz. Muhammed (s.a.a)</a>’in azameti Allah’ın yanında ne kadar azimdir ise Aşura’nın azameti de o kadardır. Nebiyyi Kibriya (s.a.a) alemlerin yaratılışının sırrıdır. Eğer Nebiyyi Kibriya (s.a.a) olmasydı alemler yaratılmazdı ve Aşura’nın azamet ve makamı bu kadar azimdir. Aşura bu kadar büyük bir olaydır. Bizler Aşura&#8217;ya sıradan bir olay gibi bakacak olursak sınıfta kalırız. Eğer sıradan bir olaymış gibi bakacak olursak bu nimet gemisinden ve nimet olayından nasiplenemeyiz.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-928a869dcef9d34b7a6002a12f4a992c">Musibetin özü rahmettir.<br><strong>Aşura:</strong> Öyle bir musibettir, öyle bir ölüm, öyle bir kandır ki ihya ediyor.<br>Kimi ihya ediyor?<br>İman edenleri ihya ediyor.<br>Eğer Aşura’yı bu şekilde görmeyecek olursak elimiz boş geri döneriz. <br>Bizler ki Muharrem ayı girdiğinde matem tutuyoruz, eğer bizler Aşura’yı bu şekilde görmeyecek olursak matem tutmayanlar ile hiçbir farkımız olmayacaktır. Hatta o kişiler ki icabında Velayetin düşmanlarının hattında ve safında duruyorlar onlardan dahi hiç bir farkımız olmayacaktır.<br> Bizler Aşura olayını idrak etmek ile mükellefiz. Bizi yaratan Allahu Tebareke ve Teala, nasıl ki İlahlığına sadakat ve samimiyyet içerisinde iman etmeyi bizim üzerimize farz kılmıştırsa aynı şekilde Aşura olayını idrak etmeyi ve algılamayı da bizim üzerimize farz kılmıştır.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-1d9e1756aec2000bf0d08ec0f84760f9">Bu farz öyle bir farzdır ki namazdan ve oruçtan bile daha önemlidir çünkü bizim namaz ve oruçlarımız ancak Aşura’nın maarifetine ulaştığımız zaman makbul olacaktır. Eğer bizler Aşura’nın maarifetine sahip olmayacak olursak namazlarımız, eğilip kalkmaktan; oruçlarımız, aç ve susuz kalmaktan; zekat ve humuslarımız da, birilerinin yanında nâm ve itibar kazanmaktan öteye geçmeyecektir.<br>Aslı zaatında namazı namaz eden, orucu oruç eden ve bunları Allahu Tebareke ve Teala&#8217;ya ibadet ve itaat haline sokan ve bu ibadetlerin vücud bulduğu kimseyi kulluk (Ebdallah) makamına ulaştıran yegane şey Aşura&#8217;nın maarifetidir. Aşura olayı bu kadar azim bir olaydır. Aşura vakası hem azamet ve yücelik bakımından ve hemde musibet bakımından alemlerde emsalsizdir.<br>İnsanın İnsan olabilmesini sağlayan ve bu şekilde diğer mahlukat türevlerinden ayıran ve Allah’a kulluk makamına ulaştıran yegane iksirin adıdır Aşura.</p>



<h2 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-a7cf377ebd6e13516f2389d97c49a6ef">Aşura&#8217;nın İdrakı</h2>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-8d086bc80904755da228b451f6b11b6d">İster Aşura vakası olsun isterseniz de Aşura&#8217;nın bir benzeri olan Gadir-i Hum vakası; ister Nebiyyi Kibriya (s.a.a)’in can verme anındaki son anları olsun istersenizde Veda Haccı; ister Hz. Zehra (s.a)’in kapısının yakılması olayı ve şehadeti olsun isterseniz de diğer azim vakalar, bunların tamamında bizim üzerimize düşen farz, idrak farziyyesidir. <br>İdrak bu kadar önemli bir meseledir.<br><strong>Peki bizler bu idraka nasıl ulaşacağız?</strong><br>Aşuranın idrakı bizim üzerimize farz kılınmıştır.<br>Gadiri Hum olayının idrakı bizim üzerimize farz kılınmıştır. <br>Gadir-i Hum olayı sadece 2kg şekerleme alıp dağıtmak değildir. <br>Gadir-i Hum Bayramı (Velayet Bayramı) kuru kurusuna “Ali Ali Mevla” yada “Eşhedu enne Aliyyen Veliyyullah” nidaları atmak değildir.<br>Sakife ihtilalinin azameti sadece bu değildir ki, şunu haykırasınız: &#8220;Sakife ehli İmamımız Ali b. Ebu Talib (a.s)’ın hakkını gasp ettiler!&#8221; Elbette bu haktır ve hakikattir ancak Sakıfiyyede ki asıl mesele başkadır.<br></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-ed5c1e50bf4c00ddf136bb637c22d544"><strong>Sakıfiyye ihtilalinin asıl meselesi nedir?</strong><br>Asıl mesele budur ki, bizim bu gasp olayının nasıl cinayetler ve zulümler meydana getirdiğini idrak etmemiz gerekliliğidir. Ve aynı zamanda da nasıl nimetleri meydana getirdiğini de idrak etmemiz gerekir.<br>-Bu gasp ile birileri helak oldular, idrak etmen lazım ki helak olanlar niye helak oldular? <br>-Birileri kurtuldular, kurtulanlar nasıl ve niye kurtuldular?</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-5f8ec614ee5e96f0d4f0fe387515cde7">Bunları idrak etmek bize farzdır ve bunların hepsiz azim olaylardır ama bunlardan daha azim olan olay ise aşura olayıdır ki E’zem’dir. Aşurayı idrak etmemiz lazım.<br>İmam Ali (a.s)’ın boynuna ip geçirilmesi olayı E’zemdir ama Aşura bundan daha E’zem’dir.<br>Hz. Fatıma Zehra (s.a)’in kaburgasının kırılarak şehid edilmesi ve daha doğmamış olan Muhsin adlı bebeğinin karnında şehid edilmesi E’zemdir ama Aşura ise daha E’zemdir.<br>Bunları idrak etmek bizim üzerimize farzdır. <br><strong>Peki bunu nasıl idrak edeceğiz?</strong><br>Kelimeler ile idrak mümkün değildir. <br>Kelimeler size sadece teorileri verir ve olayları anlatır ve bu da sizi ancak belli bir yere kadar götürür. </p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-f41a3ccc24b5ca0228d718b194adfc40"><strong>Peki bu olayların hakikatinin içine girebilmek için ne yapmamız gerekir?</strong><br>Bizim bu hakikatlerin içine girmemiz gerekir çünkü ancak bu hakikatlerin içine girebilirsek Aşura&#8217;nın o azametine erişebiliriz. Aşura’nın azametine ulaşmamız gereken boyut, Aşura&#8217;nın Allah’ın katındaki azamet boyutudur.<br><strong>Peki ulaşabilmek için ne yapmamız gerekir?</strong><br>Bu konu çok çetin ve çok büyüktür ama ilacı da çok basittir bu çetinliğin tedavisi çok basittir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-2c09b53a3fbd2acacfc0da0931bbdfa1"><strong>Tedavisi:</strong> Hayal etmektir.<br>Hayal etmen gerekir. Olayın içine dalman gerekir. Olayın içine nasıl dalacağız? </p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-d5dbde335a8951ebb50df042d2d2c558">Bizim Aşura&#8217;yı hayal etmemiz gerekir. <br>Aşura olayının içine dalmamız gerekir. <br>Aşurayı hem aklımızda ve hem de fikrimizde canlandırmamız gerekir.<br> Çok enteresan bir olaydır, öyle ki eğer bizler bu güne kadar Aşura’dan bihaber isek sebebi budur. <br>Eğer bugüne kadar afyon niteliğindeki bir takım mersiye ve sözler ile buraya gelmişsek sebebi, bugüne kadar Aşura vakasını hayal etmemiş ve kendimizde canlandırmamış olmamızdır.<br> Yani İmam Hüseyin (a.s)’ın evladı 41 yıldır bir İnkılap yapmış ve İslam’ı dünyanın dört bir yanına ulaştırmıştır ama bizim memleketimizde/bizlerde birkıl veya tüy dahi kıpırdamamışsa bunun sebebi:<br> &#8220;Biz meclise gitmiş, dilimiz bir takım zikirleri söylemiş, ellerimizi kaldırıp sinemize veya başımıza da vurmuş, elimizi cebimize atıp ihsan ve infakta da bulunmuşuz ama bizler bir şeyi yapmamışız!<br> Aşura’yı, Kerbela vakasını kafamızda canlandırmamış, hayal etmemişiz.&#8221;</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-f60c1e9efc4520ce41da4ad2a65098c0">Eğer bizler hayal etmiş olsaydık o ibtidai aşama bizlere verilmiş olacaktı ama biz hayal etmemiş ve kafamızda canlandırmamışız. Bu sebepten dolayı da o ibtidaisinden dahi mahrumuz ve bu halimiz ile de Ziyaret-i Aşura okuyarak o nihai marifetin beklentisi içinde bekliyoruz ama biz ibtidaisini dahi yapmadığımız için mahrumuz.<br> Evet doğrudur, Ziyaret-i Aşura, Allah’ın dininin ve Allah’ın İlahlığının ansiklopedisidir ama biz oradan evimize hiçbir şey koymamamıza rağmen hayal ettiğimiz bir ansiklopediden bize marifet verilmesini bekliyoruz. Bizim her şeyden önce Aşura’ya karşı vazifemizi (Aşura’yı aklımızda canlandırma vazifesini) yerine getirmemiz gerekir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-6e73f037d780ba13563a625604e83807"> Eğer Aşura günü kimin galip ve kimin mağlup olduğunu gerçekten görmek istiyorsanız Aşura&#8217;yı aklınızda canlandırmanız gerekir. Bakın bizler şu anda galibi tanımıyoruz. <br>Hanginize sorsak diyeceksiniz ki: &#8220;İmam Hüseyin (a.s) galiptir.&#8221;<br>Ama nasıl diye sorunca kimse cevap veremiyor!<br>Bugün hepimiz (herkes) diyor ki:<br>“Yezid (l.a) ve ordusu, İbn-i Ziyad ve ordusu kıyamete kadar her zaman mağluptur.”<br>Ama hiç kimse bu mağlubiyyetin delilini ortaya koyamıyor. Hatta bunu öz başımıza kaldığımız zaman kendimize dahi telkin edemiyoruz değil mi? <br>Yezid (l.a) nasıl mağluptur? <br>Eğer Yezid mağlup ise bu mektep neden bu kadar mazlumdur? <br>Bu mektebin adamları neden bu kadar cahildir? <br>Bu mektebin adamları neden bu kadar sahipsizdir? <br>Neden bu kadar aklen özürlüdürler? <br>Bu insanlar neden bu kadar amelen özürlüdürler? <br>Bu insanlar neden böyle fikri özürlüdürler?</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-bfea57892b4f4e9703bde282ce4ec219">Yani Yezid ordusu (İblis ordusu) Kerbela’da mağlup iseler ki mağlupturlar bizim bu halimiz nedir.<br> Onların mağlubiyyeti haktır ve bizler ise bu hakikatin sadece kelimesini biliyoruz.<br>Peki bu Müslümanların, Şiaların, Alevilerin içinde bulunduğu durum neyin alametidir?<br>Biz sadece söz diyoruz ama galip ile mağlubu gerçekten tanımıyoruz. <br>Galip ile mağlubu gerçekten tanıyabilmemiz için bizim her şeyden önce Aşura’yı canlandırmamız lazım ki Hz. Eba Ebdillah El Huseyn (a.s)’ın nasıl galib, Yezid ve ordusunun ise nasıl mağlup olduğunu görebilelim.<br>Elbette ki bizler direkt olarak Kerbela’yı canlandırıp içine dalamayız .<br>Ben burada anlatırken, sizlerde hemen kalkın kendinizi kerbela çölüne götürün, İmam Hüseyin (a.s)’ın ordusunu canlandırın böyle bir şey yoktur. Eğer direkt olarak buraya balıklama atlamaya çalışırsanız size hiçbir şey verilmez.<br>Öncelikle bir antreman yapmanız lazım. </p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-6c867bd516a5a5bf50135630f56b252f"><br>Dikkatlice bakın bizler 1 Muharremden itibaren ilk 10 gün matem tutuyoruz. Hatta Aşuradan bile daha şiddetli matem tutuyoruz. <br>Bizler genellikle Aşura günü konuşma yapmıyoruz. <br>İmam&#8217;ın 2. günü konuşma yapmıyoruz. <br>Kısmen İmam’ın şehadetinin 3. günü konuşma oluyor. <br>Genellikle 7. günü konuşma yapılıyor.<br>Ama 1 Muharremden 10 Muharrem’e (Aşura’ya) kadar yeri göğe çıkarıyoruz, göğü yere indiriyoruz. Her türlü şeyi anlatmaya çalışıyoruz ve bu her yerde de böyledir.<br>Neden?<br>Çünkü Aşura’yı hayal etmenin Aşura&#8217;ya dahil olabilmenin ön aşaması olduğu için…<br>Bakın bizler eğer ki din kardeşlerimizin durumunu aklımızda canlandırmayacak olursak Aşura’yı da canlandıramıyacağız.<br>Burada hiç kimse benim Ahmed ile Mehmed ile işim yok benim işim direkt olarak Hz. Eba Ebdillah (a.s) iledir diyorsa, böyle bir şey yoktur.</p>



<h2 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-7df330c340ce79e55b0cd7163a8d7a04">Aşura&#8217;yı Canlandırmanın Yolları</h2>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-d14b4cb8833bf080ead56ffcdba12ca3">Bir Şiî/Caferî/Alevî din kardeşinin, mektep kardeşinin özlliklede bunların içinde muhtaç olanların (ihtiyaç sahibi olanların) ihtiyacını karşılamak durumundadır.<br>Bizler çoğu zaman ihtiyaç sahibi insanların kendi ihmalkârlıklarından dolayı muhtaç olduklarını düşünüyoruz.<br>Bu muhtaciyyet:<br>İlmi muhtaciyyet, maddi muhtaciyyet, nasihat bakımından muhtaciyyet, çevre bakımından muhtaciyyet&#8230; olabilir.<br>Bir adamın mal-mülk sıkıntısı yokken ama çevre sıkıntısı (doğru arkadaşı) olabilir. <br>Bu adam muhtaçtır senin bu adama el uzatman lazım.<br>Ya da bir adamın herşeyi olabilir ama bu adamın belağati yoktur, konuşmayı bilmiyordur, üslub bilmiyordur, bu kişiye de yine el uzatılması gerekir&#8230;<br>Biz sanıyoruz ki bu insanlar kendi kusurlarından dolayı muhtaçtırlar. <br>Bizler sanıyoruz ki bir adam maddi sıkıntı çekiyorsa bu o adamın çalışmamasından dolayı veya doğru ve iyi işi bulup o işi yapmamasından dolayıdır. Bizler genelde böyle yargılıyoruz ama hakikat ise bu değildir.<br>Elbette ki böyle olanda vardır ama istisnalar kaideyi bozmuyor.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-4660cf9c72a30cc449905d1077940a7c"><strong>Peki ana ilke nedir?</strong><br>Ana ilke ise: <br>Bir toplumda veya bir cemaatin içerisinde hakikaten muhtaç birisi vardır ise bilinmesi gereken şey ihtiyaç sahibinin malı muhtaç olmayan kişidedir ki gasp etmiş ve vermiyordur. Allah ona götürüp sahibine vermesi için emanet vermiştir ama o ise vermeyerek üst üste yığmıştır.<br>Yoksa alim toplumda görev yapacak olursa, toplumda ilmî bakımdan fakirin, muhtacın olması mümkün değildir. Dinlemeyen olabilir, o kişi ki zaten enittir (inatçıdır). Bizim onunla işimiz yok, onunla kimsenin işi yoktur.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-5a3d7330209f06238b6d3e92d3019f67">Bir adam camii, ders ve söz ehlidir ise bu adamlar bir alim gördükleri zaman (hatta çocukları yaşında dahi olsa eline eğiliyor ve elini öpüyorlarsa) sen bu adama ne vereceksin de bu adamlar onu reddedecekler?<br>Demek ki Allah onun ihtiyacını bizlere vermiştir ama bizler ona vermemişiz.<br>Malda böyledir, ahlakî boyutta böyledir, diğer bütün yönlerde böyledir.<br> Bakın İmam Hüseyin (a.s)’ın Aşurasına dahil olabilmek ve onu canlandırabilmek için önce bizim kendi dindaşlarımızın, inançdaşlarımızın ve mektepdaşlarımızın özellikle de muhtaç olanların, ihtiyaç sahibi olanların durumunu canlandırmamız lazımdır.<br>Aşura Vakasının hakkaniyyeti bizlere anlatıldığı zaman o hakkaniyyete teslim olabilmemiz için bu hakkaniyyete teslim olmamız lazım.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-eaef2be410612d5030e43af900ebb6b3"><strong>Bir diğer yol ise:</strong><br>İmam Hüseyin (a.s)’ın azameti, Yezid ordusuna karşı okuduğu o hutbeler, o ubuheti, o kişiliği ki bizler: &#8220;Melekler fovc fovc geldi, cinler fovc fovc geldi&#8221; diyoruz ve bundan da en ufak bir şüphemiz dahi yoktur.<br>İmam Hüseyin (a.s)’ın bu azametini canlandırıp ona teslimiyyet yolunu bulmamız için önce İmam Hüseyin (a.s)’ın mektebinin bir aliminin ubuhetini ve azametini düşüneceksin. <br> Veliyyi Fakihi düşüneceksin. <br> Veliyyi Fakihe ne kadar bağlısın, ne kadar teslimsin?<br> Bir müçtehide ne kadar teslimsin?<br> Bir müçtehidi, bir alimi canlandıracaksın. Veliyyi Fakihi canlandıracaksın.<br>Ama maalesef bugün insanlar sadece slogan ehlidirler.<br>Makamı Muazzemi Rehber Hz. Ayetullah El Uzma Seyyid Ali Huseyni Hamanei (s.a)’in adı geldiğinde bağırıyorlar: SALAVAT<br>Ancak bu iş salavat ile olmuyor. Evet iyidir, hoştur, güzeldir ama olmuyor&#8230;</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-d7b1a70df68419f05fb01c8be83dbd7b">İmam Humeyni (s.a)’in ve İmam Hamanei (s.a)’in adı geldiğinde salavat getirmek ona tebaiyyettir.<br>Salavat getirmek, onun gerçektende Veliyyi Emir İmam Hamaney olduğunun sende hüküm olmasıdır. Ağa’nın Velliyyi Emr oluşunun senin işinde ve fiilinde hayat bulmasıdır.<br>Bakın buraya girmeyen kişinin Aşura olayına girebilmesi, Aşurayı canlandırabilmesi ve Aşuranın gereğini yapabilmesi mümkün değildir!<br>Aşura Vakasına öncelikle bu seviyeden girmemiz lazımdır.</p>



<h2 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-9f178f02d089dea127e39c5cd4e153f6">Allah&#8217;ın Aşura ile Kurduğu İlahî Düzen</h2>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-83a0639ecc832aa80c230a3400d0d114">Bakın, Muharrem bize ne öğretiyor?<br>Bakın ve görün, Allahu Tebareke ve Teala İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın Aşurası ile nasıl bir düzen kurmuştur?<br>Aşura olayı, başlı başına, yalnızca 72 kişinin, binlerce kişi tarafından 3 saat içerisinde şehit edilme olayı değildir. <br>Aşurâ olayı yalnızca şehitlerin bedenlerinin atların ayakları altında ezilmesi ve parçalara ayrılma olayı değildir. <br>Aşura vakası yalnızca şehidlerden geriye kalan kadın ve çocukların tamamının (yani Allah’ın namuslarının) esir edilerek şehir şehir dolaştırılmaları olayı değildir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-94d6081eeb3cb0995d5242bdbc81fce7">Evet bu musibetlerin tamamı Aşura günü yaşandı.<br>Evet, bunların hepsi Aşura’nın içinde var ama Aşura’nın tamamı bundan ibaret değildir. <br>Bunlar Aşura vakasının zahiri boyutlarıdır. Bu olaylar vardır ama bu olayların içerisinde ne cereyan etti?<br>Aşura öyle bir görevdir ki halen devam ediyor ve kıyamete kadar da devam edecektir.<br>Peki bu görev ne veriyor?</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-7597a4b27a9604a351b2a2908c3b393a">Aşura&#8217;nın marifeti aleme hakim olmadığı müddetçe kıyamet kopmayacaktır!<br><strong>Aşura’nın marifeti=</strong> Velayet-i Emirel Müminin Ali b. Ebu Talib (a.s)<br>Yani Aşura’nın marifeti sır dolu sırdır.<br> Yani Aşura olayı kuru kurusuna Ya Ali! Ya Hüseyin! zikrini tekrar etmek demek değildir.<br>Elbette ki bu zikirler Aşura’nın parçalarıdır.<br> YA ALİ, YA HUSEYN! zikirlerini zikretmek öylesine ibadetlerdir ki, bu dünyada ki hiç kimse bu zikirlerin azametini ölçüp tartamaz, hâd ve sınır biçemez. ama kuru kurusuna sadece zikir etmek Aşura’nın marifetine ulaşabilmek için yeterli değildir.<br>Bu sebepten dolayı da Aşura’yı hayal etmeye bu büyük olayların altındaki olaylara, dinî boyutta girmemiz lazım.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-f1304d9b0ae3ae96ae311fc6d4f09924">Muharremin ilk 10 günü bunun için vardır. Aşura günü o gemi açılıyor. Aşura günü Aşuraî olanların hepsini o gemiye alıyorlar.<br>Muharremin ilk 10 günü, Hüseyin b. Ali&#8217;nin gemisine binebilmemiz için gerekli olan hazırlığı yapabilmemiz için vardır ve altyapıları da bunlardır.<br>Artık Aşura’yı canlandırmaya başlayabiliriz.<br>Canlandırarak Aşura gününün nasıl bir kıyamet olduğunu görmemiz gerekir.</p>



<h2 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-daf861a0526291ef4308de649a12006c">Aşuradaki Kahramanlar (Tarafları)</h2>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-d4b33281e44392049be7efe1fe6d1dc4">Aşura olayında taraf olanların hepsi aynı düzeyde, aynı fikir ve görüş yapılarına sahip kimseler değillerdi. <br>Hepsinin görüşleri, davranışları ve tutumları aynı değildi. <br>Aşura vakasının kahramanları (tarafları) 4 farklı gruptan oluşmaktadırlar ve bunlar:</p>



<h3 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-09da596c786fececa31c4e83eef20385">1- Açıkça Savaş İlan Edenler</h3>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-25d6279009698b0e110bd81a82705aaf">Bir grup insanlar vardı ki bunlar alenen İmam’a karşı koydular ve İmam ile harb ettiler ve bunların kim oldukları zaten bellidir.<br>Bunların davranış ve tutumunu söylememize veya analiz etmemize dahi gerek yoktur çünkü bu grup Allah’ın yeryüzündeki temsilcisine, Allah’ın eline, Allah’ın diline, Allah’ın kelamına, karşı harb ilan ettiler. Yani Allah’a karşı harb ilan ettiler. Bu grup Eba Ebdillah El Huseyn (a.s)’ın kanını akıtmak ve o Hazreti öldürmek için and içtiler.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-eb0768f869cf0555e45d0bd6d7883189">Daha sonra bu gruptan eğer bizlere de kalmış ise ne tür bir miras kaldığını açıklayacağız. <br>bilin ki burada namaz kılıp kılmamak mevzu bahis dahi bile değildir çünkü İblis de namaz kılıyordu. Bizlerin (Şiaların, Alevîlerin, Caferîlerin) İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın bize öğrettiği şekilde namaz kılmamız gerekir. çünkü bu namaz ile İblisin namazı birbirinden çok farklıdır.<br>Bir kısım insan vardı ki İmam ile savaşmayı azimle ve bilinçli olarak seçmişlerdi.</p>



<h4 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-8d7f243059abb704493ecb8c3a05b5e1">İmam&#8217;a Karşı Neden Harb İlan Ettiler</h4>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-ce3cf5e1fb5bc2f986c37cb07166f626">Bu kişiler azimle ve bilinçli bir şekilde İmam&#8217;a savaş ilan ettiler,<br>Çünkü Hz. Eba Ebdillah El Huseyn (a.s) ile birlikte olmak onların dünyasına zararlı idi;<br>Huseyn ile birlikte olmak onların zevk ve sefalarına zararlı idi;<br>Çünkü İmam’ın vücudu ile onların at koşturdukları o meydanlar toplanıyor ve kapatılıyor ve artık onlar o meydanda at koşturamıyor oluyorlardı.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-e8a1be066550e0640a0d41f615051ee9"><strong>Onların at koşturdukları bu meydan nasıl bir meydandı?</strong><br>Mâli, siyasî, söz söyleme, eğlenme, yeme ve içme bakımından olmak üzere her türlü açıdan onların rahatlıkları ellerinden gidiyordu ve onlar da bu rahatlıkları ellerinden gitmesini istemedikleri için İmam ile savaşmaya karar veren kimselerdiler.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-4c390256a46c5f5beac7e3c66cbeb9da">Eğer Kerbela Vakasını hayal edip canlandırmak istiyorsak Aşura böyle hayal etmemiz gerekir!<br>İmam’ın gelişinin sebebi insanı insanlıktan çkaran herşeyi ortadan kaldırmaktır. <br>Yani zevk, sefa, lezzet, şehvet, mal, mülk v.b ki bunların hepsi kardeşi kardeşine öldürten şeylerdir. <br>Bunların hepsi kardeşi kardeşe düşman eden şeylerdir.<br>Bakınız hepiniz az ama çok şahit olmuşsunuzdur denk gelmişsinizdir ki aile içinde kardeş kardeşi ile para için kavgalıdır. Hatta bazen baba ile oğul bile para için kavgalı olmaktadır.<br>İmam insanı insanlıktan çıkaran bütün her şeyi ortadan kaldırmak ve insanların hepsini birbirileri ile hemvücud etmek için gelmiştir.<br>İmam insanları aynı Hendek savaşı dönemindeki müminler gibi tek vücut ve hemvücud olmalarını sağlamak için gelmişlerdir. Öylesine bir hemvücudluk ki: &#8220;Kendisine bir şey ikram edildiği zaman &#8220;Önce kardeşim yesin.&#8221; dercesine&#8230;</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-bce3a8bda7d3539e07d62bfc41a5af9c"><strong>Rivayetlerde buyuruluyor ki:</strong><br>&#8220;Hendek savaşında her 40 kişiye yalnızca 1 hurma tanesi düşüyordu. Bir ısırık alayım sonra diğerine vereyim yoktu. ilk kişiden 40. kişiye gelene kadar sadece ağızlarına koyup çıkarmak ile çekirdek eriyordu. 40 kişinin başına git ve ilk kişiye tekrar geri dönene kadar çekirdek eriyordu. O diyordu ki: (“Ben yemem o yesin.”) Öbürüne veriyorlardı, o da diyordu ki: (“Ben yemem o yesin.”)&#8221;<br>O yaralılar ki, susuzluğun içinde su içmiyorlardı ve diyorlardı ki: (“Ben içmeyeceğim, diğer kardeşlerime verin”) O yaralılar eğer su içecek olsalardı ayağa kalkacaklardı ama içmiyorlardı aksine müslüman kardeşlerine verilmesini istiyorlardı.<br>İmamlarımızın hepsi böyle bir ortam yaratmak istiyordu/istiyorlar! <br>İmam böyle bir ortamı yaratmak için gönderilmişti ama bu enit grup bu ortamı şanlarına, makamlarına, sultalarına, lezzetlerine ve şehvetlerine ters gördükleri için İmam ile harb ettiler/halen de ediyorlar.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-b4b629bef1c2e9460d5df757b03c5599"> <strong>Şimdi bunu canlandırın ve kendinizi tartın. Bakın sizlerde ve bizlerde bu hasletlerden ne kadar var? Hayatınıza bir bakın! Hayatınızın neresinde kaç defa ne sıklıkla lezzetiniz, şehvetiniz ve rahatınız için İmam ile harb ettiniz?</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-5dfed2faaee59aac2b73887b5cc8902c"> Bakın bunu bilin ki Kerbela’da İmam ile savaşanların tamamı lezzetleri, şehvetleri, rahatlıkları ve yorulmamak için savaştılar.<br>İmam ile savaşanların tamamı daha iyi yemek, daha lezzetli yemek, daha yağlı yemek yiyebilmek için savaştılar.<br>İmam ile savaşanların tamamı daha iyi bir dünya hayatı yaşayabilmek için İmam ile harb ettiler.<br>Yoksa onların bizim namaz kılıp kılmamamız ile hiç bir sorunları yoktu. <br>Onların İmamın kıldığı 1000 rekat namaz ile sorunları yoktu.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-15a1a1ce078de37df1eb1532d7d6cf05">Bunlar birinci gruptur. Bunları canlandırın ve kendinize de pay çıkarın.<br>Eğer bizler bu sıfatlara sahip isek bizim ile onlar arasında yalnızca bir fark vardır ve o fark da:<br><br>Onlar bu özelliklerini alenen ortaya koyuyorlardı. ama biz ise münafıklık yapıyoruz. <br>Onlar gibi olmamıza rağmen, &#8220;Haşa haşa! Biz Hüseyin canımızı veririz. Biz Hüseyin için başımızı veririz.&#8221; deyip duruyoruz. <br>Yani biz ikiyüzlülük yapıyoruz ama onlar ise alenen bunu ilan ediyorlardı. <br>Düşmanın dahi yiğit iyidirçünkü biliyorsun ki düşmandır. <br>En azından onların düşmanlığı belli idi ve bizler gibi münafıklık yapmıyordı. <br><strong>(Tabi ki bu sözler saymış oluğumuz sıfatlar bizlerde var ise geçerlidir)</strong></p>



<h3 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-fcef61df058d32d8a9efc2decef7fc31">2-VURDUMDUYMAZLAR</h3>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-723c5cc0124922fae96c76dbf0d132eb">Vurdumduymazlar grubu öyle bir gruptular ki ne İmam’ın yanındaydılar ve ne de İmam&#8217;a karşıydılar. <br>Hiç birisi ile işleri dahi yoktu.<br>Bunlar sadece o kısır döngü lezzet ve şehvetlerinin peşinde olan kimselerdi. <br>Hükümette Allah’ın olması ile şeytanın olması onlar için hiç bir fark teşkil etmiyordu.<br>Bunlar böyle bir grupturlar ki maalesef bugün toplumumuzda da bir grup böyledir.<br> Bakıyorsun hiçbir şey adamların umurunda bile değildir, öyle ki &#8220;Veliyy-i Emir mi hüküm etmiş ya da Diyanet İşleri Bakanlığı Şia camisine fetva mı vermiştir&#8221; bu grubun umurunda dahi değildir.<br> Enteresan bir şeydir ki sadece bir cümledir ama yabana atmayın!</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-ba44200fecbe94856e356c5d02360144"><br> Veliyyi Emir fetva yayınlamış ve buyurmuş ki: &#8220;Bugün Hilal görünmedi ama diğer taraftan Suudilerin rasathanesi ise (ki Amerika’nın Deniz kuvvetlerinin elindedir kendi ölçüm ve biçimleri ile tarih veriyorlar.) diyor ki bugün sizin bayramınızdır. &#8221; Ama bu fetvanın menbağı adamların umrunda dahi olmuyor.<br>Sadece bir örnek veriyoruz, yoksa bizim kimse ile bir işimiz yok. Bilahare bunlar birer musibettir ki yaşıyoruz.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-41032f2da8c60c98516b51f2a99d1f1b">Ramazan mıdır yoksa değil midir? Adamın umurunda bile değil. <br>Ramazandır, diyorlar, bunlarda o zaman bende aç kalırım biter gider, diyor.<br>Ezan vakti midir, değil midir bu adamların umrunda bile değildir. <br>Bir de arsızca &#8220;Yahu! İhtilaf doğurmaya gerek yok ki? Gün batımı kardeşlerin ile birlikte iftarını aç gitsin.&#8221; diyorlar.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-724804a0f198ef8fb8e6dcf3fecd38fd"><br>Adamların yapmış oldukları ibadet ve itaatin kabul olup olmaması ile bile işleri yoktur.<br>Bu şekilde olanların hepsi vurdumduymaz olan kimseler için birer örnektirler.<br> Bu adamlar zevk, sefa, lezzet ve şehvetlerinin atmosferi çerçevesinde bir hayat yaşıyorlar.<br>Hayal edin ve bakın, bu gruplardan bizler de ne kadar var. <br>Düşünün ve bakın Allah’ın hükümeti ile ve İblisin hükümeti arasında bize ne kadar ne miras kalmıştır?<br>Bakın bunu çok iyi bilin! Eğer ki sen bugün Huseyn’in adını diyor isen bu sana Huseyn’den miras kalmıştır.<br>Ama eğer bizlerde bu amellerden biri var ise o zaman da bu bize İblis’den, Yezid’den, İbn-i Ziyad’dan, Ömer b. Sad’dan ve Şimr’den miras kalmıştır.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-e6e0e2fadf32040cb5659e215f70ca30">Bakın bu budur ve böyledir sebepsiz hiç bir şey yoktur.<br>Adamın biri bir gün Nebiyyi Kibriya (s.a.a)’in huzuruna gittiler. Karısının kolundan tutmuştu ve karısını sürükleye sürükleye Peygamber&#8217;in (s.a.a) huzuruna getirdi ve huzura çıktılar.<br>Adam geldi ve Peygamber (s.a.a)’e arz etti:<br>&#8220;Ya Resulallah! Bu kadın Zina-i muhsine etmiş ve bu çocuğu doğmuştur ama bu çocuk benden değildir. Bu kadına had uygulaman ve recm etmen lazım.&#8221;<br>Resulullah (s.a.a) buyurdu ki:<br>“Sen nereden biliyorsun ki bu çocuk sana ait değildir?”<br>Adam dedi ki:<br>“Ya Resulullah! Ben babamı, dedemi ve dedemin babasını, hepsini gördüm. Hepsi beyaz tenli idi ama bu çocuk ise siyah tenlidir.”<br>Resul-i Kibriya (s.a.a) buyurdu ki:<br>“Bu kadın zina etmemiştir. Senin filan kökten bir deden zenci idi ve O&#8217;nun DNA&#8217;sı da sende kalmıştır&#8230;&#8221;<br>Şimdi hiçbiriniz demeyin ki DNA kalmıyor. Kalıyor. Kalıyor ve bir yerden, bir şekilde çıkıyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-eaf17407c65ffbffc1c1665ef2f6a764">3-GEÇ KALANLAR</h3>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-caac86aa7eb27709aaeda6439433594c">Geç kalanlar maalesef o gün de oldukları gibi bugünde vardılar. <br>Saydığımız bu gruplar sadece o gün var olan kişiler için değildir. Bu gruplar Aşura günü oldukları gibi aynı şekilde bu günde varlar. O günden bugüne kadar geçen her günde insanlar bu 4 grubun birinin içindedirler.<br>İyi olanlar için elbette ki Hz. İmam Hüseyin (a.s)’ın yanında olan 72 yarenini kast ediyoruz ama kötüler içinde sadece Yezidin safında olan binlerce askerini yada susarak Kerbela vakasına razı olan onbinlerce kişiyi kast etmiyoruz.<br>Bu 4 grup o günden bugüne kadar gelen ve gelecek olan milyarlarca insandır ve hepsi de aynı derecede sorumludurlar.<br>Bizler yalnızca İmam Hüseyin o gün tezahür ettiğinde mesuliyet sahibi değildik çünkü İmam Hüseyin (a.s) her gün her yerde tezahür ediyor. Bunun için biz her zaman her yerde İmam Hüseyin (a.s)’a karşı sorumluyuz.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-c675de44b88d7ea34356dcdff9761b3d">Kerbelada var olan 3. grup geç kalanlardır ve bu geç kalanlar geç kalmalarının ne kadar azim bir günah olduğun farkında dahi değillerdi. Çünkü dinlerini umursamıyorlardı, dinlerini öğrenmemişlerdi. Onlar dinlerini öğrenmedikleri için İmam’ın davetine geç kalmanın İmam’ın mübarek başını kesmeye eş değer olduğunu bilmiyorlardı.<br>Bunların içinde de bir grup var ki bunlar da maslahat gözetiyorlardı. Bu maslahat gözetenler aslı zatında İmam Hüseyin (a.s)’ın safındaydılar, İmam (a.s)’ın yanındaydılar ama menfaatleri, İmamın davetine Lebbeyk demeye ağır bastığı için onlar da geç kaldılar.<br>Geç kalanların geneli din bilgisine sahip değillerdi, eğer biz sizlere, &#8220;dininizi öğrenin&#8221; diyorsak sebebi budur.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-36c61a0abe50260b2443d309a1e7687c">Hiç kimse size, &#8220;Çocuklarınıza ev, araba v.s almayın&#8221; demiyor ki böyle bir şey demek benim haddimde değildir. Çocuğa ev almak en büyük ihsandır. Eve erzak götürmek en makbul sadakadır ama ben diyorum ki bunu bilin ki sizler, &#8220;Çocuklarınızın Rabbi değilsiniz. Sizler çocuklarınızın Rezzağı değilsiniz.&#8221; <br>Çocuğunuz ev sahibi olacak diye siz dinsiz olamazsın. </p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-691d6750701eb2bb548876fec20832a0"><br><strong>Dinsizliğinde boynuzu yoktur:<br></strong>Dini bir konu ile karşı karşıya geldiğin zaman dinin hükmünü bilmiyorsanız, fellik fellik hoca arıyorsanız, Hoca sizin yerine namaz kılacak değildir..<br>Dinden haberi olmayan kişide dinsizdir&#8230;<br>Eğer ki ben diyorsam benim dolardan haberim yok, duymadım ve bilmiyorum. <br>Bunun manası benim dolarım yok demektir.<br>Adam dini bir konu ile karşılaşıyor ve haram iş görüyor, ve siz onu &#8220;Bu yaptığın iş dinen haramdır&#8221; şeklinde uyarıyorsanız ve o da diyorsa vallahi bilmiyordum, duymamıştım, öğrenmemiştim.&#8221;<br><strong>Bunun manası nedir?</strong><br>Bunun manası: &#8220;Benim dinden haberim yok, ben dine uzağım ve dini bilmiyorum&#8221; demektir çünkü din ile bir alakası olsaydı öğrenirdi. Din gibi bir derdi olsaydı dinini öğrenirdi.<br>Siz önce görevinizi yapın.<br>Dininizi öğrenin.<br>Dininizi öğrendiğin zaman, evladınıza ev almanın ne kadar büyük bir nimet olduğunu o zaman göreceksiniz. Siz bunun ne kadar büyük bir nimet olduğunu bilmiyorsunuz/bilemezsiniz.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-88a6e1dff544b7f1f607d61240aacb63">Siz evladınıza ev almanın ne kadar büyük bir nimet olduğunu bilmiyorsunuz çünkü siz diyorsunuz ki:<br>&#8220;Ben olmazsam bu acından ölecek.&#8221;<br>Bu tefekkürün manası: Allah yoktur. Benim Allah. <br>Bu tefekkürün manası: Ben öyle bir Allahım ki bir gün öleceğim.&#8221;<br>Kendisinden sonra çocuğunun aç kalacağını düşünenler çocuklarının rızkını kendilerinin verdiklerini düşünüyorlardır ve bunun başka bir manası yoktur.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-d1ca1f83af404acc5b6b96024e3de595">Bir grup vardı böyle düşünüyorlardı ve geç kaldılar. <br>Bir grupta vardı ki hakikaten dini bilmiyorlardı ve geç kaldılar. <br>Dini bilmedikleri için bir şeyden habersizlerdi ve o da: <br>&#8220;İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın davetine, çağrısına, feryadına cevapsız kalmak ve geç kalmak en büyük günahtır.&#8221;</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-681ad73263e7bbc647deb8f8a1feaa46">Zinay-i Muhsine&#8217;nin hükmü idamdır. (Recm etmek, ateşte yakmak veya dağdan atmaktır). <br>Bu ceza çoğu zaman kişiyi cennetlik ediyor. Allah&#8217;ın hakkıdır ki bu kişiyi Allah ahiret günü Cehenneme göndermesin çünkü bu dünyada yapmış olduğu işten dolayı cezalandırılmıştı.<br>Ama İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın davetine geç kalan kişi, İmamın öldürülmesine sebep olduğu için bu kişi İmamın öldürülmesine ortaktır. İmamın ölümüne ortak olduğu için Allahın üzerine hak değildir kıyamet günü bu kişiyi affetsin. Ki onu affetmeyecek de&#8230;<br>Bizlerde İmam&#8217;ın hükmüne geç kalıyormuyuz? <br>Hz. İmam Hüseyin (a.s) et ve kemikten ibaret birisi değildir, İmam Hüseyin (a.s) Allah&#8217;ın nurudur.<br>Allahın nuru ne zaman sönmüştür?</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-17504a96fd6be0d14decf122f76affe7"><br>Hepiniz Kuran okuyorsunuz.<br>Kuranda buyuruyor ki:<br>&#8220;Allahın nurunu ağızları ile söndürmek istiyorlar.&#8221;<br>Ağızları ile, yani bir takım sözler ile Allahın nurunu söndürmek istiyorlar.<br>Mesela, bu hükmün zamanı geçti. Şartlarım uygun değil, hangi çağda yaşıyoruz?&#8230; gibi onlarca söz ile Allahın nurunu söndürmeye çalışıyorlar.<br>Ama Allah bunlar hakkında ne buyuruyor:<br>&#8220;Allah nurunu tamamlayacaktır.&#8221;<br>Yani, &#8220;Allahın nuru ölümsüzdür.&#8221;<br>Tamamlayacak=Allah&#8217;ın nuru ölümsüzdür.<br>Yani Allah&#8217;ın nuru hiç bir zaman yok olmayacaktır/olmuyordur.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-9134c17f64450c2482f63126e866c7c2">Dikkat etmemiz gereken bir diğer mesele bu geç kalanların hepsi günahkarlar değildi.<br>Bir takım insanlar vardı ki bunlar dinin şiar boyutunu biliyorlardı ama teslimiyyet boyutunda olmadıkları için geç kaldılar.<br>Bu geç kalanlardan birisi de Tırımmah idi.</p>



<h4 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-56dbbd1e1adf78e5bc3deb256f687459">Tırımmah</h4>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-481038e61201776855d895e12b17a5cc"><strong>Tırımmah kimdir?<br>Tırımmah&#8217;ın olayı nedir?</strong><br>Hepiniz tırımmahın adını duymuşsunuzdur.<br>Tırımmah Gadir-i Hum gününde de hazır bulunan ve İmam Ali (a.s)&#8217;ın aşkıyla yanıp tutuşan, Ali düşmanları ile çatışan Yemenlidir.<br>Bakın bir düşünün bizler bugüne kadar Gadir-i Hum ile ilgili neyi ne kadar diyebilmişiz ve ne yapabilmişiz. Bizler bir ömür boyunca kitapta yazsak dahi Tırımmah&#8217;ın şiirinin bir mısrası etmez çünkü Tırımmahın şiiri, Emirel Müminin İmam Ali (a.s)&#8217;ın velayetine Edebiyyat bakımından delildir.<br><strong>Nasıl delildir?</strong><br> Tırımmah o gün yaşıyordu ve Gadir-i Hum günü ayağa kalkıp o şiirleri okudu. Ve o meşhur şiiri okumasından dolayı Hz. Nebiyyi Kibriya (s.a.a) onu tahsin etti, övdü ve ona dua etti.<br>Tırımmah o şiiri okuduğu için Ehlibeyt kendisine dua etti.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-1eb5181ce232761017cbb15592330909">&#8220;İmam&#8217;ın davetine sadece alenen günah işleyenler geç kalmadılar,&#8221; dedik ve buna Tırımmah&#8217;ı örnek verdik çünkü İmamet inancını kabul eden birisidir.<br>Tırımmah sadece bir örnektir, bizim yapmamız gereken şey ise İmam&#8217;ın davetine ve feryadına geç kalanların neden geç kaldıklarını idrak etmektir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-c2373f0b6538367dd5607c752b34a77a">İmam Kerbela yolunda iken Tırımmah ile karşılaştı.<br>Tırımmah, İmam Hüseyin (a.s)&#8217;a nasihat etme cesaretinde bulundu.<br>Bakınız, İmam Hüseyin (a.s) Hüccetullahtır.<br> Yani Allahu Tebareke ve Teala İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ı göndermiş ve diyorki: &#8220;Bu Hüseyindir, bunun sözü benim sözümdür; işi, işimdir; emri, emrimdir.<br>El Euzu billah, El Euzu billah. Haşa ve kella Allah diyor ki: &#8220;Ben bir bedene girecek olsaydım Huseyn olurdum. <br>Haşa ve kella bir bedene girmem ama girecek olsaydım Hüseyin olurdum. <br>Yani ben bir bedene girecek ve yeryüzüne inecek olsaydım Huseynin yaptığı işin aynısını yapardım. Aliyyel Murtezanın yaptığının aynısını yapardım. <br>Allah&#8217;ın Hücceti (temsilcisi) olmanın manası budur. <br>Elbette ki Xalig (yaratan), Mahlukunun (yarattığının) içine sığmaz.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-59eae2b5a73a703506b467e15e2cf7ad"> Hüccetullah olmak: Allahu Tebareke ve Tealanın bütün isim ve sıfatlarına mücehhez olmaktır. Yani İmam&#8217;ın kendisinden hiçbir şeyi yoktur. İmam&#8217;ın ne benliği vardır nede iradesi. Yani Hüseyin de Hüseyin diye bir şey yoktur. Hüseyindeki herşey Allah&#8217;ın iradesidir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-a95a3de2691a0bb89c61773474458c22">Tırımmah kalktı ve İmam Hüseyin&#8217;e nasihatta bulundu, Hüccetullah&#8217;a nasihat etti yani Allah&#8217;a nasihat etmek ile aynı işi yaptı.<br>İnsanın şaşırdığı zaman nerelere gittiğini görüyorsunuz değil mi?<br><strong>İnsan şaşırdığı zaman Allah&#8217;a dahi nasihat etmeye kalkışıyor.</strong><br>Ve Allah&#8217;a diyor ki :<strong>&#8220;Ey Rabbim! Bunu böyle yapma yanlış yaparsın.&#8221;</strong><br>Birisi Masum İmam&#8217;a nasihatte bulunuyorsa yaptığı işin anlamı budur.<br><strong>Sizler bazen diyorsunuz ki</strong>: &#8220;İmam bunu niye böyle demiş.&#8221;<br>Yani anlamı budur ki: &#8220;Allah bunu nasıl böyle demiş.&#8221;<br><strong>Biraz daha gerçekçi olursak bunun anlamı:</strong><br> &#8220;Ey Allah&#8217;ım bana bak! Sen bilmiyorsun! Burada bir realite var.&#8221;<br>Hani sizler bazen diyorsunuz ya, &#8220;Ben Allah&#8217;ın bu emrini daha sonra yaparım.&#8221; yada &#8220;Ben daha gencim, yaşlanınca yapacağım.&#8221;</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-0bb41272894e62f0eaeb8b48da610250"><br>S<strong>izin bu sözlerinizin tamamının anlamı: </strong><br> &#8220;Allah benim yaşadığım çağda enflasyonun, kiranın, savaşların, işsizliğin, yokluğun ve Covid salgının v.b sorun ve sıkıntıların var olacağını bilmiyordu ama biz ise bunları biliyor ve yaşıyoruz. Bu sebepten dolayıda Allah&#8217;ın kanunlarını bir kenara koyduk. <br> <strong>Yani Allah&#8217;ın emrini erteleyen ve öteleyenler diyorlar ki:</strong><br> &#8220;Allah bunların hiçbirinin olacağını bilmiyordu onun içinde bize bu emirlerini emretti. Yani eğer Allah bunların olacağını bilseydi bu emirleri bize göndermezdi. Allah bilmediği ve anlamadığı için emretti.&#8221;<br>Yani bunu yaparak Allah&#8217;a nasihat ediyoruz.<br>Diyoruz ki ben bunu sonra yapacağım. Ey Allahım! Sen gönderdin ama sen bilmiyordun ve hala da bilmiyorsun onun için ben sonra yapacağım. Allah&#8217;a nasihat etmek budur.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-c949b1f256d25a2754758db6c0e2ebf7">Elbette Tırımmah&#8217;ın nasihatındaki maksadı bu değildi ama nasihatın manası bizde budur.<br>İmam&#8217;a nasihat edemezsin! <br>İmam otur dediğinde oturacaksın. <br>İmam ayağa kalk dediğinde kalkacaksın. <br>Neden, niçin, nasıl, niye diyerek sorgulama hakkın yoktur.<br>İmamı Zaman (a.f)&#8217;da gelecek ve bazı kimselerin nikahını hiç sormadan boşayacak. <br>Hiç kimse <strong>&#8220;Ya İmam! Bizi niye boşadınız?&#8221;</strong> diyemez. <br>Hani sizin şu hiçbir şeye saymadığınız Veliyyi Emr İmam Hamaney (s.a) aynı yetki ile donanımlıdır. <br>Ama onlar bu yetkilerini kullammıyorlar ki biz cehalet içerisinde demeyelim <strong>&#8220;Aga sen bunu niye böyle yaptın.&#8221;</strong><br> Elbette Tırımmah&#8217;ın bu niyeti bu yoktu ama İmam&#8217;a nasihat etmeye kalkışmanın manası budur. İmam Hüseyin’e nasihat etmeye kalkıştı ve nasihatta etti.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-9c9ba2acf007ba6cfecf0c52e767350c"><strong>Tırımmah, İmam Hüseyin (a.s)&#8217;a</strong>:<br>&#8220;Ya Eba Ebdillah! Ben kufeden geliyorum. Bütün Kufe şehri size karşıdır. Bu işi yapmayın. Eğer ki sen bu işi yapacak olursan. Hepsi &#8230;yerlere etrafında toplanmışlar ve seni boğacaklar. Ya Eba Ebdillah Huseyn savaşırsan mağlup olacaksın. Kesinlikle zafere ulaşamıyacaksın. Ya Eba Ebdillah El Hüseyin gitme!<br>Tırımmah burada diyor ki : &#8220;Gitme&#8221;<br><strong>Yani &#8220;Ya Huseyn sen İmamsın ama anlamıyorsun. Ben sana söylüyorum gitme Kufe halkı sana karşıdır. Bu savaşı kazanamayacak ve kesinlik ile de mağlup olacaksın. Ya Huseyn! Benim ile gel. Ben Yemen de sana bir ordu hazırlayayım</strong>.&#8221;</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-4532c8e85dfad2d96e7a323902e6f198">Şimdi bunu hayatınızda canlandırın. <br>Bu bizim günümüzde neye benziyor?<br>Biz Reel bir hüküm ile karşılaştığımız zaman birileri gelip bize diyorlar ya:<br><strong>&#8220;Sen nerede yaşıyorsun? Sen bunu nasıl yaparsın? Biraz tolereli ol! Sabırlı ol! Bir gün gelecek ki biz o güce ve kudrete ulaşacağız işte o zaman biz buna baş kaldıracağız. O zaman buna itiraz edeceğiz. O zaman onun bu sözünü kabul etmeyeceğiz. Ama bugün sus!</strong><br>Hz. İmam Hüseyin (a.s) ki mutlak rahmettir.<br>İmam (a.s) Tırımmah&#8217;ın bu nasihat teşebbüsüne cevap olarak dua ettiler.<br><strong>Tırımmah dedi ki:</strong> Yebne Resulallah! Ben çocuklarıma buğday götürüyorum. Yiyecek götürüyorum. Bırakıp hemen dönüyorum. Tırımmah İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın İmametini kabul ediyordu. Emirel Müminin İmam Ali (a.s)&#8217;ın velayetini kabul ediyordu. Tırımmah gitti ve geri döndü ama döndüğü zaman İmamın mübarek başını kesilmiş ve mızrak ucuna takılmıştı. İmamın başı mızrak ucunda Kerbeladan Kufeye götürülüyordu. </p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-cc6578bbf39aafab339b3c924672e56c">Tırımmah geç kaldı.<br>Tırımmah geç kaldı ve Hüseyin b. Ali&#8217;yi ölüme verdi. <br>Ne sebep oldu? <br>Bir karın tokluğu yemek! <br>Ne sebep oldu?<br>Götürdüğü 10 deve yükü buğday, yada arpa, yada biraz pekmez.<br>Ama döndüğünde Allah&#8217;ın kanı akıtılmıştı.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-fe1c9c7750e014ace31cc2ece1dcb8b8">Aşura vakasında var olan 3. grup geç kalanlardır.<br>Kimse geç gelince kurtarabileceğini zannetmesin. <br>Geç gelenler çoğu zaman teammüden harb edenler ile aynıdırlar.<br>Bu grup niye İmam ile savaşanlarla aynı konumdadırlar.<br>Çünkü İmamın davetine Lebbeyk demediler. <br>Çünkü İmamın davetini reddettiler. <br>Katılmamak reddetmek demektir. <br>İmam, onlara &#8220;Gel&#8221; buyurdu ama onlar İmam&#8217;ın davetine &#8220;Lebbeyk&#8221; demediler!<br>Bu kişilerin İmam ile savaşanlar ile ne farkları var?<br>Hiç bir farkları yoktur!<br>Aynı zamanda canlandırma işlemini de yapıyorsunuz değil mi?<br>Canlandırın!<br>Bakın, İmam Hüseyin ile Tırımmah yolda karşılaştı ama canlandırma için Tırımmah&#8217;a gerek yok. Tırımmahın yerine kendinizi koyun çünkü bugün bizlerde aynısını yapıyoruz. <br>Tırımmahı suçlamayın, Tırımmah bir kahramandır. <br>Öyle bir kahraman ki bugün Tırımmah gibi 600.000.000 kahraman Alevi/Şii var.</p>



<h4 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-4542322e49a724ce568a7990ee7e08da">Abdullah b. Hurr-î Cufi:</h4>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-ac9080548895d1147765ba7ab8956277">Geç kalan bir diğer isim ise Abdullah b. Hurri Cufi idi.<br>Hz. İmam Hüseyin (a.s), Hz. Fatimet’üz-Zehra&#8217;nın oğlu, Allah&#8217;ın Kanı kalktı çocukları ile Hz. Ali Ekber ile Hz. Kasım ile Hz. Ebelfezl Abbas (a.s) ile Cufi&#8217;nin çadırına gitti.<br><strong>İmam Cufi&#8217;ye dedi ki:<br>Gel! Bize yardım et.</strong><br>Cufi İmam&#8217;a ne dedi biliyor musunuz?<br><strong>Dedi ki: &#8220;Ya Huseyn! Benim çok güçlü bir atım var. Ben o atın sırtına bindiğim zaman düşmanlarım beni yakalayamıyor.Ya Eba Ebdillah bu atı sana vereyim ona bin ve kaç. Seni kimse yakalayamaz.&#8221;</strong><br>O da gelmedi!</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-a5c167924cb698732b7a9e47c9de3213">Hz. İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın, kerbeladan şehadet haberi gelince ömrünün sonuna kadar şöyle tekrar ediyordu:
Hüseyin&#8217;in mübarek ayakları ile çadırıma gelmesi ve Sarallahın (Allahın kanının) çocuklarının o mahzun bakışları beni hergün 1000 defa öldürüyor.
<strong>Hiç kimse Hüseyin b. Ali&#8217;ye Lebbeyk dememe pahasına bu dünyadan lezzet alabileceğini zannetmesin!</strong></p>



<h4 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-c1dd376afea3656d1e20e9848a799a11">Abdullah b. Abbas</h4>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-23f87c3374cb050886f025e281bbeb10">Abdullah b. Abbas, Hz. Nebiyyi Kibriya (s.a.a)&#8217;in ve Hz. Emirelmuminin İmam Ali (a.s)&#8217;ın amcasının oğluyum. <br>O da İmam&#8217;a nasihat verdi.<br>İmam&#8217;a dedi ki:<br>&#8220;Gitme. Öleceksin.&#8221;<br>İmam, &#8220;Amcaoğlu bize yardım et.&#8221; dedi.<br>Abdullah b. Abbas ise dedi ki:<br>&#8220;Ben gelemem Amcaoğlu.&#8221;</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-1d538c9113eb741838a7661088b431a6"> İmamın şehadet haberi İbn-i Abbas&#8217;a ulaştığı zaman İbn-i Abbas ağlıyordu ama Kerbelada İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın boğazına atılan oku (mânâ aleminde) İbn-i Abbas atmıştı.<br>Abdullah b. Abbas sıradan bir adam değildi.<br> Bunlar İmam&#8217;a geç katıldılar. Bunlar gibi bir çok kişi İmam&#8217;a geç katıldı. Bugünde çok kişi İmam&#8217;a geç katılıyor. Ama bir mâna ifade etmiyor, fayda vermiyor.<br>Doğrudur hadislerde de var ki Allah son nefeste dahi tövbeyi kabul ediyor ama kişi tövbe edebilirse.<br> Evvela budur ki kişi gerçekten tövbe edebilecek mi? <br>1-O kişi gerçekten şartları ile birlikte tövbe edebilecek mi? <br>2-Diyelim ki etti Allah kabul edecek mi?<br>Son nefeste dahi tövbe kabul edilir, doğrudur.<br>Haşa ve kella Peygamber yalan söz buyurmamıştır ama o kişi tövbe edebilecek mi? <br>Ve kabul edilecek mi?</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-7e1fe704d265f3d0bdfc85df4449b2c1">Eğer geri dönüp tövbe ettiğin zaman artık Hüseyin yoksa neyin tövbesini edeceksin? 
Geri dönüp tövbe ettiğin zaman artık Ali b. Ebu Talib (a.s) yoksa neyin tövbesini edeceksin/edeceğiz?</p>



<h3 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-ee03ec9812187bb9d8b5d1672fb4aed0">4-İmam&#8217;a Aşık Olanlar.</h3>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-12d122ce5f794d92790537c9ee0f48f4">Kıyam-ı kıyamete kadar Kerbela kıyamının içinde var olacak olan gruplar bu 4 gruptur.<br>Bu kimseler öyle kimselerdir ki bunların varları yokları Hüseyindir. <br>Bu kişilerin nefesleri, bakışları, ekmekleri aşları Hüseyindir.<br>Bunlar herdaim İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın bir işi gözünün ucu ile işaret etmesini bekleyen kimselerdir.<br>Bu kişiler öyle kimselerdir ki Hz. İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın bedeninin parçaları olmuşlardır ve bunların çoğunun İmam Hüseyin (a.s) ile herhangi bir nesep bağı yoktur ama İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın bedeninin parçaları olmuşlardır.<br>Hadislere bakıyoruz, İmam Hüseyin (a.s) buyuenim bedenimin bir parçası filan yerdedir. Benim canım filan yerde defindir. Benim ruhum filan yerde defindir.<br>Ama o mekanlara baktığımız zaman ise sadece ama sadece gözleri İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın gözünde, kulakları İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın ağzından çıkacak sözde olan kişiler var.</p>



<h2 class="wp-block-heading has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-2d64f5874b35ec1a5720967679e4c470">Netice</h2>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-0d0810dccec6f1eef09347e49c6bccae">Bu 4 grubun hepsini canlandırdınız mı?<br>Bunlardan kendinizede pay çıkarın. Kendinizi değerlendirin ve bakın hangisinin içindesiniz?<br>Bakınız her grubun mensupları o gün yaşadılar ve yapacaklarını da yaptılar ve her birisi de kendisinden sorumludur.<br>Mesele bugün bizim için budur.<br>Bizler İmam Hüseyin (a.s)&#8217;a ihanet edenlerden nefret ediyoruz. Bu bu kadardır. <br>Biz bugün onları yargılayamıyoruz. Biz onların bedenlerini de çıkarıp ateşe veremeyiz çünkü biz onların bedenini çıkarsak ve bütün dünyayı ateşe verip onları içine atsak dahi, onların şu an içinde oldukları ateşin zerresi etmez.<br>Bizim bugün bunları burada anlatmamızın sebebi ise bizim kendimizin hangi grubun içinde olduğumuzu anlayabilmemiz içindir.<br>Bugün 1 Muharrem bizim hangi grubun içinde yer aldığımızı bilmemiz gerekir.<br>Acaba bizler, şartlar ne olursa olsun İmam&#8217;a katılmak için can atanların mı içindeyiz? <br>Yoksa bahane ve mazeret peşinde koşanlardan mıyız?</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-d364239aadd89ea8b702268a24a2b8ef">Önce bunu yapayım, o emir dursun şunu da yapayım sonra! İnşaallah! Maşallah! Allah Affeder! <br>Doğrudur Allah affeder ama Allah bağışlanacak şeyi affeder. <br>Allah kendi kanının akıtılmasını ki affetmez. <br>Hüseyin Sarellahtır ve bu bir şaka değildir!</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-2e46e923fb26c8db5b23455944adc608"><br>Biz gerçekten Hüseyin&#8217;in cephesinde miyiz? Yoksa Hüseyin&#8217;in karşısındaki cephede miyiz?<br>Bakın insanların O gün İmam&#8217;a katılmamasının sebeplerinin bazılarını söyledim. <br>Siz bunları alın ve kat ve kat arttırın ve sonra canlandırın ve bir bakın bu sebeplerin hangileri bizlerde ne kadar var?<br>Canlandırmak budur!<br>Yoksa kerbela meydanındasınız. Herkes eline kılıcını almış sallıyor ve İmam&#8217;a taraf saldırıyorlar. Ben size böyle bir ortamı hayal edin, canlandırın demiyorum. Elbette ki bu olaylarıda canlandırın. <br>Canlandırırsanız hakikatleri göreceksiniz. Hakikatleri gördüğünüz zaman rahat bir şekilde yargılayabilirsiniz. Eğer ki kendimizi yargılayacak olursak çok rahat bir şekilde karar verebiliriz. Eğer ki bizler bu güne kadar kendimizi yargılıyamadı isek sebebi budur ki bizler bu hayal etmeyi, canlandırmayı yapmadık. Canlandırmadık çünkü biz bugüne kadar bunları dengi dengine yan yana koyamadık.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-2f2b648566fce16f966306b3d423899c">Biz bugüne kadar sadece dedik ki Yezid pistir. Evet pistir. Yezide bin defa lanet olsun. Milyon defa lanet olsun. Milyar defa lanet olsun. Ancak ya bizlerde bu özelliklerimiz ile Yezide denk isek o zaman bizlerde Yezid oluyoruz.<br>Aşura vakasını canlandırırken bizim bunları düşünmemiz gerekir. Bizim, hemen şimdi gerçekten kimin tarafında olduğumuzu görebilmemiz için Aşura vakasını bugüne kadar düşündüğümüz Aşuradan çok farklı bir şekilde ele almamız gerekir. Tarafımızı sloganlar ile, dilimiz ile ve söylediklerimiz ile değil, amellerimiz ile tartmamız gerekir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-bd424373117eadf04357008fde0aaf35"><br>Aşura Vakasına bakmamız gereken bakış açısı nasıl bir bakış açısıdır?<br>Aşura vakasına bakmamız gereken açı vâkâ hâli ile (vücud bulduğu hâl ile) ele almamız gerekir.<br>Bu şekilde ele almayacak olursak ne olur?<br>Aşura ehli olamayız.<br>Hani bizler diyoruz ya İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın defterine yazılmak işte o defter Aşura defteridir. Her yıl birilerinin adını Aşura defterine ekliyorlar ve defterde adı olanlara Aşuraî (Aşuralı) denir.<br>Bizim adımızı da bu deftere yazmaları için bizim öncelikle İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın bu kıyamı niye başlattığını bilmemiz lazım.<br>Aşuradaki güruhları önünüze koydum.<br>Bu orduları canlandırdınız mı?</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-9c0b990f8d9fdb1ef54b700a023bfe7c">Şimdi anlamamız gereken şey İmam Hüseyin (a.s) bu kıyamı niye başlattığıdır. <br><strong>İmam Hüseyin (a.s) bu kıyamı ne için yaptı?<br>Ya da İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın kıyamı beşerî tarihin üzerindeki etkisi ne oldu?</strong><br>Bizim bunları bilmemiz gerekir. <br>Eğer bunları bilmeyecek olursak, bizler aşuradan hiçbir şey anlamayız!</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-48e7705db779dbc99b3592bcae190f63">İmam Hüseyin (a.s) Aşura günü öyle bir hareket yaptı ki beşeri tarihi alt üst etti.<br>İmam Aşura ile sadece Aşura sonrası tarihi değil, Aşuradan önceki tarihide alt üst edip değiştirdi.<br>Hz. İbrahim (a.s) o put kıranlığı ile İbrahim idi. <br>Hz. Süleyman (a.s) o melikliği ve padişahlığı ile Süleymandı. <br>Hz. Davud (a.s) o azameti ile Davud idi. <br>Diğer Enbiyaullahlar ki o azametleti ile Enbiyaullahtılar, hiçbirisi o azametlerine rağmen Aşura gününe kadar kendi hakikatlerini Hz. Eba Abdillah El Huseyn (a.s) gibi ortaya koyamamışlardı. <br>İmam Hüseyin (a.s), Aşurası ile İbrahim&#8217;in, İsa&#8217;nın, Musa’nın, Davud&#8217;un ve diğer Peygamberlerin hakikatini ortaya koydu.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-285b0120aadb1558babc415b773e7ac7">Hz. Eba Ebdillah Hüseyin (a.s)&#8217;ın kendisinden sonraki tarihi değiştirmesini bir tarafa koyun.<br>İmam Hüseyin (a.s) hilgetin ilki olan Hz. Adem (a.s)&#8217;ın dahi hakikatini ortaya koydu. Eğer ki İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın kıyamı olmasaydı, Adem (a.s)&#8217;ın azameti anlaşılamazdı!<br>Aşurayı anlayabilmemiz için bir şeyi daha bilmemiz gerekir. O da şudur:<br>&#8220;Bizler Aşurayı niye yaşatıyoruz. Bizler niye her sene matemlere dalıyoruz? Neden eza tutuyoruz? Bizler niye her sene başımızı, gözümüzü dövüyoruz?<br>Yani bizler delimiyiz ki her yıl birilerinin kalbini kırıyor ve düşman kazanıyoruz?</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-fc2e1905049fa64be7ec3167dc343bee">Bizim son Meşhed (İmam Rıza (a.s)) ziyaretimizde ben birisine çok kızmıştım. Birde fırça attım. Ertesi gün sabah birisi geldi ve bana dedi ki:<br>&#8220;Hacı Ağa neden bunlara kızarak ateşlerini üzerinize çekiyorsunuz?&#8221;<br>Bende ilk başta gaflet ettim ve dedim ki:<br>&#8220;Doğru diyorsunuz, benim bunlar ile ne işim var. Alayım hareme götürüp getireyim. Hiçbir işlerinede karışmayayım. Kendi işlerimi halledeyim.&#8221;<br>Allah şahittir ki aynı gün öğle namazı vakti idi. Namaz için İmam Rıza (a.s)&#8217;ın haremine gidiyorduk. Biraz baktım ki bunlar haram iş görüyorlar. Mürted oluyorlar. Kendi kendime dedim ki:<br>&#8220;Hoca, senin daha çok düşmanlık kazanman lazım. Eğer ben bunları uyardığım zaman bunlar bana düşman olucaklarsa benim bunların düşmanlığını kazanmam gerekir. Eğer ki ben bunların bu işlerine karşılık susarsam bunlar bu haram işlerini İmam Rıza (a.s)&#8217;ın hareminde bayrak edinecekler.&#8221;<br><br>Yani demem odur ki birileri kalkıp diğerlerinin düşmanlığını kazanıyorsa bunun bir sebebi var.<br>Bu sebep nedir?<br>Bizlerin İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın Aşurasını yaşatarak bu kadar düşman kazanmamızın sebebi nedir?<br>Bunun bir sebebi var. Hiçbirimiz aptal veya manyak değiliz.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-02768bf6b3fb1205b1e472b9597a4e7f"><strong>1. Sebep:</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-67fa0b2a5f19b3f5559b4e4fde899661">Aşurayı yaşatıyoruz çünkü bizler Aşurayı her yıl yaşatmazsak, hergün yaşatmazsak, en asgari her yıl peşpeşe olmak üzere 2 ay boyunca her gün matem tutmazsak, evimizi karalara bürümezsek, her türlü düğün ve kutlamayı hayatımızdan çıkarmazsak Aşuranın maarifet kapısına ulaşamayız.<br>Bu birinci sebeptir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-ac157cf3841bc3543f0befba8b6e4da3"><strong>2. Sebep:</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-60b81569b77334a6ccf5d77004803364">Aşurayı canlı tutmamızın bir diğer sebebi ise bunu yapmazsak Aşurayı tahayyül etmeyi kabul dahi edemeyiz. Canlı tutmamız ve yaşatmamız gerekir ki içine girebilelim. <br>Yaşatmamız gerekir ki Aşuranın içindeki sırrın peşine düşebilelim. Aşurayı yaşatmamız gerekir ki Aşuranın içinde var olan azamete aşık olabilelim.<br>Aşurayı yaşatmazsak bunların hiçbirine ulaşamayız.<br>Ama herşeyden önce bilmemiz gereken şudur ki:<br>İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın ashabı ve yarenleri İmam&#8217;a neden o şekilde divanevarî aşık idiler?<br>Şimdi sizler canlandırdınız onlar ise yaşıyorlardı. Sizin tek farkınız budur o yüce ashab Aşurayı fiziki olarak yaşıyorlardı, siz ise hayal ederek yaşıyorsunuz.<br><strong><a href="https://www.facebook.com/imammehdiyarenleri?locale=tr_TR">Sizlerde hayal ediyorsunuz:</a><br></strong>İmam Hüseyin (a.s) Kerbelaya gelmiş. İmam (a.s) savaş meydanında. İmam ve Ehlibeyti muhasara altına alınmış. Su yolları kapatılmış. Ulaşım yolları kapatılmış. Hiçbir kimse hiçbir şekilde İmam&#8217;a taraf gelemiyor. Siz bu ortamı Allah&#8217;ın size vermiş olduğu kemal akıl ile canlandırarak yaşıyorsunuz ve onlar ile tek farkınız da onlar bu ortamı fiziki gözleri ile de görüyorlardı.<br><br>Bizler ki İmam Hüseyin (a.s)&#8217;ın azametini ve musibetini canlandırdığımız zaman fersah fersah kaçıyoruz, o ashab gözleri ile görüyorlardı ama kaçmıyorlardı. Onlar çocukların o susuzluğunu gözleri ile görüyorlardı. Onlar dişlerini gıcırdatarak kılıçlarını bileyen ve karşı taraftan savaş naraları atan İblis ordusunun yarın veya öbür gün hepsinin mübarek başını kesip ve çocukları ile kadınlarını da esir edeceklerini biliyorlardı.<br>İmamın o eşsiz ashabı bunların hepsini biliyorlardı.<br>O halde onlarda ne vardı?<br>Bizlerde ne yoktur?<br>Bunu hiç düşündünüz mü?<br>Şimdi o fikir ve ruh yapısına sahip olmaya hazırmısınız?<br>Şimdi o aşka sahip olmaya hazırmısınız?</p>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/asura-cennet-ile-cehennemin-yol-ayrimi-1/">Aşura: Cennet ile Cehennemin Yol Ayrımı-1</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://imammehdiyarenleri.org/asura-cennet-ile-cehennemin-yol-ayrimi-1/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
