<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Dualar arşivleri - İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</title>
	<atom:link href="https://imammehdiyarenleri.org/category/dualar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://imammehdiyarenleri.org/category/dualar/</link>
	<description>Adalet Güneşinin Doğacağı Sabahın Özlemiyle</description>
	<lastBuildDate>Fri, 20 Mar 2026 12:59:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>

<image>
	<url>https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2026/03/cropped-imy-32x32.jpg</url>
	<title>Dualar arşivleri - İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</title>
	<link>https://imammehdiyarenleri.org/category/dualar/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Allahumme Kun Li Veliyyikel Ferec Duası</title>
		<link>https://imammehdiyarenleri.org/allahumme-kun-li-veliyyikel-ferec-duasi/</link>
					<comments>https://imammehdiyarenleri.org/allahumme-kun-li-veliyyikel-ferec-duasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[YÖNETİCİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Mar 2026 18:44:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dualar]]></category>
		<category><![CDATA[İmam Mehdi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://imammehdiyarenleri.org/?p=1198</guid>

					<description><![CDATA[<p>Allahumme kun li veliyyikel Ferec duası, Bu dua gaybet döneminde zuhurun çabuklaşması için okunması tavsiye edilmiş olan dualardan biridir.&#160; Allahumme kun li veliyyik duası: بسم الله الرحمن الرحيمBismillahirrahmanirrahimاللّـهُمَّ صَلِّ عَلى&#8230; </p>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/allahumme-kun-li-veliyyikel-ferec-duasi/">Allahumme Kun Li Veliyyikel Ferec Duası</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-2c5364583c194026bcfcabe3ffdbbd34">Allahumme kun li veliyyikel Ferec duası, Bu dua <a href="https://www.facebook.com/imammehdiyarenleri" target="_blank" rel="noreferrer noopener">gaybet döneminde zuhurun</a> çabuklaşması için okunması tavsiye edilmiş olan dualardan biridir.&nbsp;</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="allahumme-kun-li-veliyyik-duasi">Allahumme kun li veliyyik duası:</h2>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-0214fa245640fd0595a96126f456e819"><strong>بسم الله الرحمن الرحيم</strong><br>Bismillahirrahmanirrahim<br><strong>اللّـهُمَّ صَلِّ عَلى مُحَمَّد وَآلِ مُحَمَّد</strong><br>Allahumme salli ela Muhammedin ve ali Muhammed<br><strong>اَللّهُمَّ كُنْ لِوَلِيِّكَ الْحُجَّةِ بْنِ الْحَسَنِ</strong><br>Allahumme kun li-<a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-mehdi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">veliyyik’el-Huccet-ibn’il Hesen</a>.<br><strong>صَلَواتُكَ عَلَيْهِ وَعَلى آبائِهِ</strong><br>Salavatuke eleyhi ve ala abaih.<br><strong>في هذِهِ السّاعَةِ وَفي كُلِّ ساعَةٍ</strong><br>Fi hazih’is-saeti ve fi kulli sae.<br><strong>وَلِيّاً ‏وَحافِظاً وَقائِداً وَناصِراً وَدَليلاً وَعَيْناً</strong><br>Veliyyen ve hafizen ve qaiden ve nasiren Ve delilen ve eyna.<br><strong>حَتّى تُسْكِنَهُ أَرْضَكَ طَوْعاً وَتُمَتِّعَهُ فيها طَويلاً</strong><br>Hetta tuskinahu erzeka tev’a ve Tumettiehu fiha tevilla.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="allahumme-kun-li-veliyyikel-ferec-duasinin-turkce-anlami">Allahumme kun li veliyyikel Ferec duasının Türkçe Anlamı:</h2>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-b185a93a6b105bde549e75373c227c80">Allahumme kun li veliyyikel Ferec duası Türkçe Anlamı:</p>



<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-ba18b2f14a8985fce1501011bae64263"><strong>Rahman ve Rahim olan Allah’ın Adıyla</strong><br>Allah’ım! bu saatte ve bütün saatlerde şimdi ve her zaman için <a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-mehdi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Velin, Hüccetin İbnil Hesen’e</a> salat ve rahmetin onun ve babalarının üzerine olsun. Veli, koruyucu, öncü, yardımcı, kılavuz ve gözcü ol; böylece onu itaat edildiği halde yeryüzünde sakin kıl ve uzun bir müddet onu orada faydalandır.</p>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/allahumme-kun-li-veliyyikel-ferec-duasi/">Allahumme Kun Li Veliyyikel Ferec Duası</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://imammehdiyarenleri.org/allahumme-kun-li-veliyyikel-ferec-duasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ferec Duası</title>
		<link>https://imammehdiyarenleri.org/ferec-duasi/</link>
					<comments>https://imammehdiyarenleri.org/ferec-duasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[YÖNETİCİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 13 Mar 2022 18:12:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dualar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://imammehdiyarenleri.org/?p=1186</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ferec Duası&#160;(Arapça:&#160;دعاء الفرج) &#8220;İlahi Azume’l Bela&#8221; (إلهی عَظُمَ البَلاء) ibaretiyle başlamakta ve&#160;Şialar&#160;bu duayı üzüntü ve sıkıntılarının giderilmesi için okumaktadır. &#8220;Mefatihu’l Cinan&#8221; kitabında bu&#160;dua, Kef’emi’nin &#8220;Beledu’l Emin&#8221; kitabından nakledilmiş ve kaynak&#8230; </p>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/ferec-duasi/">Ferec Duası</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Ferec Duası</strong>&nbsp;(Arapça:&nbsp;<strong>دعاء الفرج</strong>) &#8220;İlahi Azume’l Bela&#8221; (إلهی عَظُمَ البَلاء) ibaretiyle başlamakta ve&nbsp;<a href="https://imammehdiyarenleri.org/sia/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Şialar</a>&nbsp;bu duayı üzüntü ve sıkıntılarının giderilmesi için okumaktadır. &#8220;Mefatihu’l Cinan&#8221; kitabında bu&nbsp;<a href="https://imammehdiyarenleri.org/dua-2/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">dua</a>, Kef’emi’nin &#8220;Beledu’l Emin&#8221; kitabından nakledilmiş ve kaynak açısından da&nbsp;Masuma&nbsp;(a.s) dayandırılmamıştır. Nakledilenlere göre, bu dua&nbsp;<a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-mehdi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">İmam Zaman’ın (a.f)</a>, öldürülmek korkusuyla&nbsp;Kazimeyn’e sığınan Muhammed b. Ahmed b. Leys’e rüyasında öğrettiği duadır. </p>



<p>Şialar arasında&nbsp;<a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-mehdi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Hz. Mehdi’nin (a.f)</a> selameti için edilen “<strong>Allahumme kun li veliyyike’l Hüccet ibni’l Hasan</strong>” <a href="https://www.facebook.com/imammehdiyarenleri" target="_blank" rel="noreferrer noopener">(اَللّهُمَّ کُنْ لِوَلِیکَ الْحُجَّةِ بْنِ الْحَسَنِ.</a>..) duası da &#8220;Ferec duası&#8221; olarak bilinmektedir.</p>



<h2 class="has-text-color wp-block-heading" id="ferec-duasinin-kaynagi" style="color:#ff0000">Ferec Duasının Kaynağı</h2>



<p>Ferec duası &#8220;Vesailu’ş Şia&#8221; ve diğer hadis kitaplarında,&nbsp;Seyyid b. Tavus’un&nbsp;<strong>Cemalu’l Usbu’</strong>kitabından,<sup><strong><em><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[1]</mark></em></strong></sup>&nbsp;&#8220;İmam Zaman (a.f) namazının&nbsp;ardından okunan dua&#8221; unvanıyla getirilmiştir. Ancak bu duanın masumlardan nakledildiğine dair bir kaynak yoktur.<sup><em><strong><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[2]</mark></strong></em></sup>&nbsp;İbn-i Meşhedi’nin&nbsp;<strong>el-Mezaru’l Kebir</strong>&nbsp;kitabında da <a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-mehdi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">İmam Zaman’ın (a.f)</a><strong><em> </em></strong>Serdabı’nın&nbsp;ziyaret adabı&nbsp;babında, iki rekat&nbsp;ziyaret namazı&nbsp;kılınması ve ardından da okunması için bu&nbsp;<a href="https://imammehdiyarenleri.org/dua-2/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">dua</a>&nbsp;nakledilmiştir.<sup><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color"><em><strong>[3]</strong></em></mark></sup>&nbsp;Bu dua&nbsp;Kef’emi’nin &#8220;Misbah&#8221; kitabında, &#8220;<a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-mehdi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">İmam Zaman’ın (a.f)</a> zindana düşen ve bu duayı okuduktan sonra zindandan kurtulan birine öğrettiği dua&#8221; olarak zikredilmiştir.<sup><em><strong><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[4]</mark></strong></em></sup>&nbsp;Eminu’l İslam&nbsp;Tabersi&nbsp;“Kenuzu’n-Necah” kitabında bu duayı İmam Zaman’ın (a.f), öldürülmek korkusuyla Mekabir-i Kureyş’e (Kazimeyn) sığınan ve bu duanın bereketiyle kurtulan Muhammed b. Ahmed b. Leys’e rüyasında öğrettiği dua olarak getirmiştir.<sup><strong><em><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[5]</mark></em></strong></sup>&nbsp;Mefatihu’l Cinan da bu duayı&nbsp;<a href="https://imammehdiyarenleri.org/kadir-gecesi-nedir/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Ramazan ayının 23. gecesi</a>&nbsp;amelleri babında &#8220;Hediyyetu’z-Zair&#8221; kitabından nakletmiştir.</p>



<p>Yukarıda zikredilen kaynakların hiç birinde masuma (a.s) dayandırılan bir kaynağı olmayan bu dua, kaynak açısından zayıftır.</p>



<h2 class="has-text-color wp-block-heading" id="ferec-duasinin-ortaya-cikis-sebebi" style="color:#ff0000">Ferec Duasının Ortaya Çıkış Sebebi</h2>



<p>Eminu’l İslam Fazl b. Hasan Tabersi “Kenuzu’n-Necah” kitabında şöyle yazmaktadır: Ferec Duası<a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-mehdi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener"> İmam Zaman’ın (a.f)</a> Bağdat’ta öldürülmek korkusuyla Mekabir-i Kureyş’e (Kazimeyn) sığınan ve bu duanın bereketiyle öldürülmekten kurtulan Ebe’l Hasan Muhammed b. Ahmed b. Leys’e rüyasında öğrettiği duadır.</p>



<h2 class="has-text-color wp-block-heading" id="ferec-duasinin-icerigi" style="color:#ff0000">Ferec Duasının İçeriği</h2>



<p>Ferec Duası üç bölümden oluşmaktadır:</p>



<p>Duanın birinci bölümünde, halkın&nbsp;gaybet döneminde&nbsp;müptela olduğu büyük imtihanlara işaret edilmektedir.</p>



<p>İkinci bölümde&nbsp;<a href="https://imammehdiyarenleri.org/hz-muhammed/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Resul-ü Kibriya’ya (s.a.a) </a>ve onun pak&nbsp;<a href="https://imammehdiyarenleri.org/ehlibeyt/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Ehlibeytine&nbsp;(a.s)</a> salat ve selam gönderdikten sonra müminlerin, onların sahip olduğu yüksek ve yüce makamları hasebiyle, emirlerine itaat etme gerekliliğini işlemektedir.</p>



<p>Duanın son bölümünde ise,&nbsp;Allah-u Teala’dan masumların (a.s) üzerimizde olan haklarının hürmetine bizlere kafi gelerek, yardım etmeleri istenilmektedir.</p>



<h2 class="has-text-color wp-block-heading" id="diger-ferec-dualari" style="color:#ff0000">Diğer Ferec Duaları</h2>



<p>Ferec kavramı, (Arapça) sözlükte “gam ve hüzünden kurtulmak ve ferahlamak” anlamına gelir.<sup><strong><em><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[6]</mark></em></strong></sup>&nbsp;Hadis&nbsp;kitaplarında ferec ve ferahlamanın hâsıl olması için zikredilen dua ve ameller, bu sözlük anlamını taşımaktadır. Allame Meclisi &#8220;Biharu’l Envar&#8221; kitabının 95. cildinin “Bab-ı Ed’iyyetu’l Ferec”te (Ferec Duaları Babı) bu konuyla ilgili 39 dua nakletmiştir.</p>



<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/sia/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Şialar</a>&nbsp;arasında&nbsp;<a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-mehdi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Hz. Mehdi’nin (a.f)</a> selameti için edilen “Allahumme kun li veliyyike’l Hüccet ibni’l Hasan” (اَللّهُمَّ کُنْ لِوَلِیکَ الْحُجَّةِ بْنِ الْحَسَنِ&#8230;) duası da &#8220;Ferec duası&#8221; olarak bilinmektedir.</p>



<h2 class="has-text-color wp-block-heading" id="ferec-duasi" style="color:#ff0000">Ferec Duası</h2>



<figure id="Ferec-Duası" class="wp-block-audio Ferec-Duası"><audio controls src="https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2022/03/ferec-duasi.mp3"></audio></figure>



<p id="ب-س-م-الل-ـه-الر-ح-م-ـ-ن-الر-ح-يم-إ-ل-ه-ی-ع-ظ-م-ال-ب-لاء-و-ب-ر-ح-ال-خ-ف-اء-و-ان-کش-ف-ال-غ-ط-اء-و-ان-ق-ط-ع-الر-ج-اء-و-ض-اق-ت-ال-أ-ر-ض-و-م-ن-ع-ت-الس-م-اء-و-أ-ن-ت-ال-م-س-ت-ع-ان-و-إ-ل-یک-ال-م-ش-ت-کی-و-ع-ل-یک-ال-م-ع-و-ل-ف-ی-الش-د-ة-و-الر-خ-اء-الل-ه-م-ص-ل-ع-ل-ی-م-ح-م-د-و-آل-م-ح-م-د-أ-ول-ی-ال-أ-م-ر-ال-ذ-ین-ف-ر-ض-ت-ع-ل-ین-ا-ط-اع-ت-ه-م-و-ع-ر-ف-ت-ن-ا-ب-ذ-ل-ک-م-ن-ز-ل-ت-ه-م-ف-ف-ر-ج-ع-ن-ا-ب-ح-ق-ه-م-ف-ر-جا-ع-اج-لا-ق-ر-یبا-کل-م-ح-ال-ب-ص-ر-أ-و-ه-و-أ-ق-ر-ب-یا-م-ح-م-د-یا-ع-ل-ی-یا-ع-ل-ی-یا-م-ح-م-د-اکف-یان-ی-ف-إ-ن-کم-ا-کاف-یان-و-ان-ص-ر-ان-ی-ف-إ-ن-کم-ا-ن-اص-ر-ان-یا-م-و-لان-ا-یا-ص-اح-ب-الز-م-ان-ال-غ-و-ث-ال-غ-و-ث-ال-غ-و-ث-أ-د-ر-کن-ی-أ-د-ر-کن-ی-أ-د-ر-کن-ی-الس-اع-ة-الس-اع-ة-الس-اع-ة-ال-ع-ج-ل-ال-ع-ج-ل-ال-ع-ج-ل-یا-أ-ر-ح-م-الر-اح-م-ین-ب-ح-ق-م-ح-م-د-و-آل-ه-الط-اه-ر-ین"><strong>بِسْمِ اللَّـهِ الرَّ‌حْمَـٰنِ الرَّ‌حِيمِ<br>إِلَهِی عَظُمَ الْبَلاءُ وَ بَرِحَ الْخَفَاءُ وَ انْکشَفَ الْغِطَاءُ وَ انْقَطَعَ الرَّجَاءُ وَ ضَاقَتِ الْأَرْضُ وَ مُنِعَتِ السَّمَاءُ وَ أَنْتَ الْمُسْتَعَانُ وَ إِلَیک الْمُشْتَکی وَ عَلَیک الْمُعَوَّلُ فِی الشِّدَّةِ وَ الرَّخَاءِ</strong>&nbsp;<strong>اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَی مُحَمَّدٍ وَ آلِ مُحَمَّدٍ أُولِی الْأَمْرِ الَّذِینَ فَرَضْتَ عَلَینَا طَاعَتَهُمْ وَ عَرَّفْتَنَا بِذَلِک مَنْزِلَتَهُمْ فَفَرِّجْ عَنَّا بِحَقِّهِمْ فَرَجا عَاجِلا قَرِیبا کلَمْحِ الْبَصَرِ أَوْ هُوَ أَقْرَبُ</strong>&nbsp;<strong>یا مُحَمَّدُ یا عَلِی یا عَلِی یا مُحَمَّدُ اکفِیانِی فَإِنَّکمَا کافِیانِ وَ انْصُرَانِی فَإِنَّکمَا نَاصِرَانِ</strong>&nbsp;<strong>یا مَوْلانَا یا صَاحِبَ الزَّمَانِ الْغَوْثَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ أَدْرِکنِی أَدْرِکنِی أَدْرِکنِی السَّاعَةَ السَّاعَةَ السَّاعَةَ الْعَجَلَ الْعَجَلَ الْعَجَلَ یا أَرْحَمَ الرَّاحِمِینَ بِحَقِّ مُحَمَّدٍ وَ آلِهِ الطَّاهِرِینَ</strong></p>



<h2 class="has-text-color wp-block-heading" id="ferec-duasi-nin-turkce-okunusu" style="color:#ff0000">Ferec Duası nın Türkçe Okunuşu</h2>



<p><strong>Bismillahirrahmanirrahim
</strong>İlâhi, azum’el belâu ve berih’al hefâu v’en keşef’el ğitâu ve’n gata’er-recâu ve zâgati’l arzu ve muniet’is-semâu ve ente’l musteanu ve ileyke’l müştekâ ve aleyk’el muavvelu fiş-şiddeti ve’r-rehâ. Allâhumme salli elâ Muhammed’in ve âl-i Muhammed; uli’l emrillezine ferazte aleyna taetehum ve arreftena bi-zalike menziletehum fe-ferric enna bi-haggihim feracen âcilen gâriben kelemh’il basari ev huve egrabu yâ Muhammed’u, Yâ Aliyy, Yâ Aliyyu, Yâ Muhammed, ikfiyâni feinne kuma kâfiyan. Vensurâni feinne kuma nasirân. Yâ mevlana yâ Sahib’ez-Zaman! El-ğavs, el-ğavs, el-ğavs, edrikni, edrikni, edriknî, es-saate, es-saate, es-saate, el-acel, el-acel, el-acel, yâ erham’er-rahimine, bihaggi Muhammedin ve âlihit-tâhirîn.</p>



<h2 class="has-text-color wp-block-heading" id="ferec-duasi-nin-turkce-anlami" style="color:#ff0000">Ferec Duası nın Türkçe Anlamı</h2>



<p><strong>Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla </strong></p>



<p>Allah’ım! Zulüm çoğalmıştır ve gizliler açığa çıkmıştır. Kapalı perde kalkmıştır ve ümitler yok olmuştur; yeryüzü daralmış, gökyüzü senin rahmetinden mahrum kalmıştır. Ey Allah’ım! Sen varsın ve ancak sen yardım edersin, yüce makamına şikâyet ediyoruz. Kolaylık ve zorlukta güvenimiz sensin. Allah’ım!Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.a) ve onun pak evladına rahmet et. O emir sahiplerine ki, onlara itaati bizler için farz etmiştin ve onların yüksek makamlarını bizlere tanıtmıştın. Onların yüzü suyu hürmetine bize ferahlık ver, acil ve yakın; tıpkı göz açıp kapama gibi ya da ondan daha yakın. Ey Muhammed, ey Ali; ey Ali, ey Muhammed! Bana kâfi geliniz ki, bana kâfi gelen sizlersiniz. Bizlere yardım edin; bizim yardımcımız sizsiniz. Ey saygı değer, ey zamanın sahibi ve imamı! Feryat, feryat, feryat; sesimi duy, sesimi duy, sesimi duy; hemen, hemen, hemen; acil, acil, acil; ey merhamet edenlerin en merhametlisi! Hz. Muhammed’in ve onun pak evlatlarının yüzü suyu hürmetine onun gelişini çabuklaştır.</p>



<h2 class="has-text-color wp-block-heading" id="kaynakca" style="color:#ff0000">Kaynakça</h2>



<pre class="wp-block-verse"><strong><em>1-</em>Cemalu’l Usbu s. 280 - 281. 
<em>2-</em>Vesailu’ş Şia, c. 7, s. 435.  
<em>3-</em>el-Mezaru’l Kebir, s. 590. 
<em>4-</em>Misbah-ı Kef’emi, s. 176. 
<em>5-</em>Biharu’l Envar, c. 53, s. 275. 
<em>6-</em>İbn-i Manzur, Lisanu’l Arab, c. 2, s. 343, "el-Ferec" kelimesi.</strong></pre>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/ferec-duasi/">Ferec Duası</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://imammehdiyarenleri.org/ferec-duasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ahd Duası</title>
		<link>https://imammehdiyarenleri.org/ahd-duasi/</link>
					<comments>https://imammehdiyarenleri.org/ahd-duasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[YÖNETİCİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 13 Mar 2022 15:43:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dualar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://imammehdiyarenleri.org/?p=1173</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ahd Duası (Arapça: دعاء العهد); İmam Sadık’tan (a.s) nakledilmiş ve İmam Mehdi (a.f) ile biat yenileme üzerinedir. Bu dua İmam Zaman’ın (a.f) gaybeti döneminde okunması önemle tavsiye edilen dualardan biridir. Ayrıca bu duayı 40 sabah okuyan kimsenin, İmam Mehdi’nin&#8230; </p>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/ahd-duasi/">Ahd Duası</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p> <strong>Ahd Duası</strong> <a href="https://www.facebook.com/imammehdiyarenleri" target="_blank" rel="noreferrer noopener">(Arapça: <strong>دعاء العهد</strong>)</a>; <a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-caferi-sadik/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">İmam Sadık’tan (a.s)</a> nakledilmiş ve<a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-mehdi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener"> İmam Mehdi (a.f)</a> ile biat yenileme üzerinedir. Bu <a href="https://imammehdiyarenleri.org/dua-2/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">dua</a> <a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-mehdi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">İmam Zaman’ın (a.f)</a> gaybeti döneminde okunması önemle tavsiye edilen dualardan biridir. Ayrıca bu duayı 40 sabah okuyan kimsenin, <a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-mehdi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">İmam Mehdi’nin (a.f)</a> yarenlerinden olacağı rivayet edilmiştir.</p>



<figure class="wp-block-image is-resized ahd-duası" id="ahd-duası"><img fetchpriority="high" decoding="async" src="http://www.alulbeyt.com.tr/resimler/icerikler/2077.jpg" alt="Alulbeyt" width="346" height="255" title="ahd-duası"/></figure>



<h2 class="has-text-color wp-block-heading" id="ahd-duasi-nin-senedi" style="color:#ff0000">Ahd Duası nın Senedi</h2>



<p> <a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-caferi-sadik/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">İmam Sadık’tan (a.s) </a>rivayet edilen bu duayı,&nbsp;Seyyid b. Tavus&nbsp;Misbahu’z Zair’de,&nbsp;İbn-i Meşhedi&nbsp;el-Mezaru’l  Kebir’de,<sup><em><strong><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[1]</mark></strong></em></sup>&nbsp;Kef’emi&nbsp;el-Misbah<sup><em><strong><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[2]</mark></strong></em></sup>&nbsp;ve&nbsp;el-Beledu’l Emin’de<sup><strong><em><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[3]</mark></em></strong></sup>&nbsp;ve&nbsp;Allame Meclisi&nbsp;Biharu’l Envar<sup><em><strong><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[4]</mark></strong></em></sup>&nbsp;ve&nbsp;Zadu’l Mead<sup><em><strong><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[5]</mark></strong></em></sup>&nbsp;kitabında nakletmiştir. Bu duanın Seyyid b. Tavus, Kef&#8217;emi ve Allame Meclisi gibi büyük alimler tarafından nakledilmiş olması, onların Ahd Duasına güvendiklerinin göstergesidir. Ayrıca bu duanın içeriği, diğer dualarda onaylanmıştır.</p>



<h2 class="has-text-color wp-block-heading" id="ahd-duasinin-icerigi" style="color:#ff0000">Ahd Duasının İçeriği</h2>



<p> Ahd duası, duayı okuyan kişi ve aynı şekilde yeryüzünün doğusunda ve batısındaki, çölünde ve dağındaki, karasında ve denizindeki bütün mümin erkek ve kadın, anne-baba ve evlat tarafından,<a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-mehdi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener"> İmam Mehdi’ye (a.f)</a> gönderilen özel bir salat ve selamı içermektedir. Okuyucu daha sonra<a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-mehdi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">&nbsp;İmam Mehdi&nbsp;(a.f)</a> ile ahdini, akdini ve biatini yenilemekte ve&nbsp;kıyamete&nbsp;kadar da bu ahdine bağlı kalacağını açıklayarak,&nbsp;Allah-u Teâlâ’ya şöyle niyaz etmektedir: “<em>Allah’ım! Eğer benimle onun arasında kulların için kesin kıldığın ve takdir ettiğin ölüm engel oluşturursa, beni&nbsp;kefenimi&nbsp;kendime gömlek yaparak, kılıcımı kınından çıkararak, mızrağımı elime almış bir şekilde, -hakka- davet edenin şehirde ve diyardakilere yönelen davetine ‘‘lebbeyk’’ diyerek mezarımdan dışarı çıkar.</em>”</p>



<p>Zarif ve narin bir dille<a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-mehdi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener"> İmam Mehdi’yi (a.f)</a> görme isteğiyle devam eden dua, batıla karşı zafere ulaşması, hakkı sabit kılması ve din ve iman ehlinin hayat bulması için<a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-mehdi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener"> İmam Mehdi’nin (a.f)</a> zuhurunun çabuklaşmasını istemekle son bulmaktadır.<sup><strong><em><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[6]</mark></em></strong></sup></p>



<h2 class="has-text-color wp-block-heading" id="ahd-duasinin-okunma-zamani-ve-etkisi" style="color:#ff0000">Ahd Duasının Okunma Zamanı ve Etkisi</h2>



<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-caferi-sadik/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">İmam Sadık&nbsp;(a.s)</a> şöyle buyurmaktadır: “<em>Her kim bu duayı kırk sabah okursa&nbsp;<a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-mehdi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">İmam Mehdi’nin (a.f) </a>yarenlerinden olur. Eğer okuyan kimse o hazretin zuhurundan önce ölürse,&nbsp;Allah-u Teâlâ onu <a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-mehdi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">İmam Mehdi’nin (a.s)</a> safında&nbsp;cihat&nbsp;etmesi için kabrinden çıkarır; bu duanın her bir kelimesi için ona bin güzellik yazar ve ondan bin&nbsp;günah&nbsp;bağışlar.</em>”<sup><strong><em><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[7]</mark></em></strong></sup></p>



<h2 class="has-text-color wp-block-heading" id="ahd-duasi-dinle-ve-indir" style="color:#ff0000">Ahd Duası Dinle ve İndir</h2>



<figure id="Ahd-Duası" class="wp-block-audio Ahd-Duası"><audio controls src="https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2022/03/Ahd-Duasi-1.mp3"></audio></figure>



<h2 class="has-text-color wp-block-heading" id="ahd-duasinin-arapcasi-ve-anlami" style="color:#ff0000">Ahd Duasının Arapçası ve Anlamı</h2>



<figure class="wp-block-table" style="font-size:19px"><table class="has-black-color has-text-color"><tbody><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0);color:#ff0000" class="has-inline-color"><em><strong>Ahd Duasının Arapçası</strong></em></mark></td><td class="has-text-align-center" data-align="center"><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0);color:#ff0000" class="has-inline-color"><em><strong>Ahd Duasının Anlamı</strong></em></mark></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong>بِسْمِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">Rahman ve Rahim Allah’ın Adıyla</td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong>اَللَّهُمَّ رَبَّ النُّورِ الْعَظِیمِ وَ رَبَّ الْکرْسِی الرَّفِیعِ وَ رَبَّ الْبَحْرِ الْمَسْجُورِ وَ مُنْزِلَ التَّوْرَاةِ وَ الْإِنْجِیلِ وَ الزَّبُورِ وَ رَبَّ الظِّلِّ وَ الْحَرُورِ وَ مُنْزِلَ الْقُرْآنِ [الْفُرْقَانِ] الْعَظِیمِ وَ رَبَّ الْمَلائِکةِ الْمُقَرَّبِینَ وَ الْأَنْبِیاءِ [وَ] الْمُرْسَلِینَ اللَّهُمَّ إِنِّی أَسْأَلُک بِوَجْهِک [بِاسْمِک] الْکرِیمِ وَ بِنُورِ وَجْهِک الْمُنِیرِ وَ مُلْکک الْقَدِیمِ یا حَی یا قَیومُ أَسْأَلُک بِاسْمِک الَّذِی أَشْرَقَتْ بِهِ السَّمَاوَاتُ وَ الْأَرَضُونَ وَ بِاسْمِک الَّذِی یصْلَحُ بِهِ الْأَوَّلُونَ وَ الْآخِرُونَ یا حَیا قَبْلَ کلِّ حَی وَ یا حَیا بَعْدَ کلِّ حَی وَ یا حَیا حِینَ لا حَی یا مُحْیی الْمَوْتَی وَ مُمِیتَ الْأَحْیاءِ یا حَی لا إِلَهَ إِلا أَنْتَ</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">Allah&#8217;ım! -Ey- yüce nurun Rabb&#8217;i! Ey yüksek kürsünün Rabb&#8217;i! Ey kaynayan denizin Rabb&#8217;i! -Ey- Tevrat, İncil ve Zebur&#8217;u indiren! -Ey- gölgenin ve sıcak -güneşin- Rabb&#8217;i! -Ey- yüce Kur&#8217;an&#8217;ın Rabb&#8217;i! -Ey- mukarreb meleklerin, peygamber ve elçilerin Rabb&#8217;i! Allah&#8217;ım! Kerim ismin hürmetine, her şeyi nurlandıran yüzünün nuru ve kadim mülkünün hürmetine senden istiyorum. Ey diri, ey kayyum! Göklerin ve yerin kendisiyle ışıklandığı ismin hürmetine, öncekilerle sonrakileri kendisiyle ıslah ettiğin isminin hakkı için senden istiyorum. Ey her diriden önce diri. Ey her diriden sonra diri. Ey hiçbir diri olmadığı zaman diri olan. Ey ölüleri dirilten. Ey dirileri öldüren. Ey kendisinden başka ilâh olmayan diri</td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong>اللَّهُمَّ بَلِّغْ مَوْلانَا الْإِمَامَ الْهَادِی الْمَهْدِی الْقَائِمَ بِأَمْرِک صَلَوَاتُ اللَّهِ عَلَیهِ وَ عَلَی آبَائِهِ الطَّاهِرِینَ عَنْ جَمِیعِ الْمُؤْمِنِینَ وَ الْمُؤْمِنَاتِ فِی مَشَارِقِ الْأَرْضِ وَ مَغَارِبِهَا سَهْلِهَا وَ جَبَلِهَا وَ بَرِّهَا وَ بَحْرِهَا وَ عَنِّی وَ عَنْ وَالِدَی مِنَ الصَّلَوَاتِ زِنَةَ عَرْشِ اللَّهِ وَ مِدَادَ کلِمَاتِهِ وَ مَا أَحْصَاهُ عِلْمُهُ [کتَابُهُ] وَ أَحَاطَ بِهِ کتَابُهُ [عِلْمُهُ] اللَّهُمَّ إِنِّی أُجَدِّدُ لَهُ فِی صَبِیحَةِ یوْمِی هَذَا وَ مَا عِشْتُ مِنْ أَیامِی عَهْدا وَ عَقْدا وَ بَیعَةً لَهُ فِی عُنُقِی لا أَحُولُ عَنْهَا وَ لا أَزُولُ أَبَدا اللَّهُمَّ اجْعَلْنِی مِنْ أَنْصَارِهِ وَ أَعْوَانِهِ وَ الذَّابِّینَ عَنْهُ وَ الْمُسَارِعِینَ إِلَیهِ فِی قَضَاءِ حَوَائِجِهِ [وَ الْمُمْتَثِلِینَ لِأَوَامِرِهِ] وَ الْمُحَامِینَ عَنْهُ وَ السَّابِقِینَ إِلَی إِرَادَتِهِ وَ الْمُسْتَشْهَدِینَ بَینَ یدَیهِ اللَّهُمَّ إِنْ حَالَ بَینِی وَ بَینَهُ الْمَوْتُ الَّذِی جَعَلْتَهُ عَلَی عِبَادِک حَتْما مَقْضِیا،</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">Allah&#8217;ım! Hidayet edici, hidayet üzere olan ve senin emrine kıyam edici imam olan mevlamıza -rahmetin onun ve tertemiz babalarının üzerine olsun- yeryüzünün doğularında ve batılarındaki, çölünde ve dağındaki, karasında ve denizindeki bütün mümin erkek ve kadınlardan, benden ve anam-babamdan Allah&#8217;ın arşının ağırlığınca ve kelimelerinin çekimince, ilminin sayımınca ve -varlık- kitabının kapsamınca rahmet eyle<br><br>Allah&#8217;ım! Ben, bugünün sabahında ve yaşadığım sürece onun üzerimdeki ahdini, akdini ve biatini yeniliyorum. Hiçbir zaman ondan vazgeçmeyeceğim ve onu zail etmeyeceğim<br><br>Allah&#8217;ım! Beni onun ensarından ve yardımcılarından, onu savunanlardan, hacetlerini yerine getirmeye koşanlardan, emirlerine itaat edenlerden, onu destekleyenlerden, isteği doğrultusunda diğerlerinden öne geçenlerden ve huzurunda şehadete erişenlerden eyle</td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong>اللَّهُمَّ إِنْ حَالَ بَینِی وَ بَینَهُ الْمَوْتُ الَّذِی جَعَلْتَهُ عَلَی عِبَادِک حَتْما مَقْضِیا،</strong><br><strong>فَأَخْرِجْنِی مِنْ قَبْرِی مُؤْتَزِرا کفَنِی شَاهِرا سَیفِی مُجَرِّدا قَنَاتِی مُلَبِّیا دَعْوَةَ الدَّاعِی فِی الْحَاضِرِ وَ الْبَادِی اللَّهُمَّ أَرِنِی الطَّلْعَةَ الرَّشِیدَةَ وَ الْغُرَّةَ الْحَمِیدَةَ وَ اکحُلْ نَاظِرِی بِنَظْرَةٍ مِنِّی إِلَیهِ وَ عَجِّلْ فَرَجَهُ وَ سَهِّلْ مَخْرَجَهُ وَ أَوْسِعْ مَنْهَجَهُ وَ اسْلُک بی‌مَحَجَّتَهُ وَ أَنْفِذْ أَمْرَهُ وَ اشْدُدْ أَزْرَهُ وَ اعْمُرِ اللَّهُمَّ بِهِ بِلادَک وَ أَحْی بِهِ عِبَادَک فَإِنَّک قُلْتَ وَ قَوْلُک الْحَقُّ ظَهَرَ الْفَسَادُ فِی الْبَرِّ وَ الْبَحْرِ بِمَا کسَبَتْ أَیدِی النَّاسِ </strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">Allah&#8217;ım! Eğer benimle onun arasında kulların için kesin kıldığın ve takdir ettiğin ölüm engel oluşturursa, beni kefenimi kendime gömlek yaparak, kılıcımı kınından çıkararak, mızrağımı elime almış bir şekilde, -hakka- davet edenin şehirde ve diyardakilere yönelen davetine ‘‘lebbeyk’’ diyerek mezarımdan dışarı çıkar<br><br>Allah&#8217;ım! O değerli yüzü ve beğenilmiş parlaklığı bana göster. Ona bir bakışla gözüme -nur ve ebediyet- sürmesi sür. Zuhurunu çabuklaştır, çıkışını kolaylaştır, yolunu genişlet, beni onun hüccetli yolunda yürüt, emrini geçerli kıl ve sırtını güçlendir<br>Allah&#8217;ım! Onunla beldelerini bayındırlaştır ve onunla kullarını dirilt. Sen buyurdun ki -senin sözün haktır-: &#8220;Karada ve denizde insanların ellerinin kazandığı fesat zuhur etti&#8221;<br></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong>فَأَظْهِرِ اللَّهُمَّ لَنَا وَلِیک وَ ابْنَ بِنْتِ نَبِیک الْمُسَمَّی بِاسْمِ رَسُولِک،<br>حَتَّی لا یظْفَرَ بِشَیءٍ مِنَ الْبَاطِلِ إِلا مَزَّقَهُ وَ یحِقَّ الْحَقَّ وَ<br> یحَقِّقَهُ وَ اجْعَلْهُ اللَّهُمَّ مَفْزَعا لِمَظْلُومِ عِبَادِک وَ نَاصِرا لِمَنْ لا یجِدُ لَهُ نَاصِرا غَیرَک وَ مُجَدِّدا لِمَا عُطِّلَ مِنْ أَحْکامِ کتَابِک وَ مُشَیدا لِمَا وَرَدَ مِنْ أَعْلامِ دِینِک وَ سُنَنِ نَبِیک صَلَّی اللَّهُ عَلَیهِ وَ آلِهِ وَ اجْعَلْهُ اللَّهُمَّ مِمَّنْ حَصَّنْتَهُ مِنْ بَأْسِ الْمُعْتَدِینَ اللَّهُمَّ وَ سُرَّ نَبِیک مُحَمَّدا صَلَّی اللَّهُ عَلَیهِ وَ آلِهِ بِرُؤْیتِهِ وَ مَنْ تَبِعَهُ عَلَی دَعْوَتِهِ وَ ارْحَمِ اسْتِکانَتَنَا بَعْدَهُ اللَّهُمَّ اکشِفْ هَذِهِ الْغُمَّةَ عَنْ هَذِهِ الْأُمَّةِ بِحُضُورِهِ وَ عَجِّلْ لَنَا ظُهُورَهُ إِنَّهُمْ یرَوْنَهُ بَعِیدا وَ نَرَاهُ قَرِیبا بِرَحْمَتِک یا أَرْحَمَ الرَّاحِمِینَ.</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center"><br>Allah&#8217;ım! O halde her batıla karşı zafere ulaşması ve onu yırtması -yok etmesi-, hakkı sabit kılması ve ayakta tutması için senin velin ve senin peygamberinin ismiyle adlananı ve senin peygamberinin kızının oğlunu bize göster. Onu, zulme uğrayan kullarının sığınağı, senden başka kendisine yardımcı bulamayanın yardımcısı, kitabının (Kur&#8217;an&#8217;ın) tatil olanını (uygulanmayan hükümlerini) yenileyici, dininin şiarlarını ve peygamberinin -Allah&#8217;ın rahmeti onun ve Ehl-i Beyti&#8217;nin üzerine olsun- sünnetlerini sağlamlaştırıcı kıl<br><br>Allah&#8217;ım! Onu zalimlerin kötülüklerinden koruduğun kimselerden kıl. Allah&#8217;ım! Peygamberin Muhammed&#8217;i -Allah&#8217;ın rahmeti onun ve Ehl-i Beyti&#8217;nin üzerine olsun- onu ve onun davetini izleyenleri görmekle sevindir ve ondan sonraki bizim zavallı halimize merhamet eyle. Allah&#8217;ım! Onun huzuruyla gamı bu ümmetten gider. O hazretin muhaliflerinin uzak gördüğü, bizim ise yakın gördüğümüz zuhurunu çabuklaştır; merhametinin hakkı için ey merhametlilerin en merhametlisi<br></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong>اَلْعَجَلَ الْعَجَلَ یا مَوْلای یا صَاحِبَ الزَّمَانِ</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center"><br><strong>Daha sonra üç defa eller dize vurularak şöyle söylenir</strong><br>&#8220;el-Acel, el-Acel, ey mevlam, ey Sahibe&#8217;z-Zaman&#8221;<br></td></tr></tbody></table></figure>



<h2 class="has-text-color wp-block-heading" id="ahd-duasi-turkce-yazilisi" style="color:#ff0000">Ahd Duası Türkçe Yazılışı</h2>



<pre class="wp-block-verse"><strong>Allâhumme rabben-nûril azim ve rabbel kursiyyirraf’î, ve rabbel bahril mescûr ve munzilet tevrâti vel incili vez zebûr ve rabbez zilli vel harur ve munzilel kur’anil azim ve rabbel melaiketil mukarrabine vel enbiyâi vel murselîn.</strong></pre>



<pre class="wp-block-verse"><strong>Allâhumme inni es’eluke bi vechikel kerîm ve binûri vechikel munîr ve mulkikel kadîm. Ya hayyu ya kayyûm es-eluke bismikellezî eşragat bihis-semâvâtu vel arezun ve bismikellezî yeslahu bihil evvelûne vel âhirûn yâ hayyen gable kulli hay ve ya hayyen ba’de kulli hay ve yâ hayyen hîne lâ hay.</strong></pre>



<pre class="wp-block-verse"><strong>Yâ muhyiyel mevtâ ve mumîtel ehyâ. Yâ hayyu lâ ilahe illa ent. Allâhumme belliğ mevlanel imamel hâdil Mehdîyel gâime bi emrik; selavâtullâhi aleyhi ve alâ âbâihit-tâhirîn en cemîil mu’minîne vel mu’minât fî meşârigil arzi ve meğaribihâ, sehlihâ ve cebelihâ ve berrihâ ve bahrihâ ve enni ve en vâlideyye mines-salevâti zinete arşillâh ve midâde kelimâtihi ve mâ ehsâhu ilmuhu ve ehâte bihi kitâbuh.</strong></pre>



<pre class="wp-block-verse"><strong>Allâhumme inni uceddidu lehû fi sabîhati yevmî hâzâ ve mâ iştu min eyyâmi ahden ve akden ve bey’aten lehû fî unugî, lâ ehûlu anhâ ve lâ ezûlu ebadâ.</strong></pre>



<pre class="wp-block-verse"><strong>Allâhummec’alnî min ansârihî ve a’vânih vez-zâbbîne enhu vel musâriîne ileyhi fî gazâi havâicihî vel mumtesilîne li evâmirih vel muhâmîne enhu ves-sâbigîne ila iradetih vel musteşhedîne beyne yedeyh</strong></pre>



<pre class="wp-block-verse"><strong>Allâhumme in hâle beyni ve beynehul mevtullezî cealtu âlâ ibâdike hatmen magziyya, fe ehricnî min gabrî mu’teziren kefenî, şâhiren seyfî mucerriden ganâti mulebbiyen da’veted-daî fil hâziri vel bâdi.</strong></pre>



<pre class="wp-block-verse" id="allahumme-erinit-tal-ater-resideh-vel-gurratel-hamideh-vekhul-naziri-binazretin-minni-iley-ve-accil-fereceh-ve-sehhil-mahreceh-ve-evsi-menheceh-vessluk-bi-mehecceteh-ve-enfiz-emreh-usdud-ezreh-va-murillahumme-bihi-biladek-ve-ehyi-bihi-ibadek-feinneke-gulte-ve-gavlukel-hak-zaherel-fesadu-fil-berri-vel-bahri-bima-kesebet-eydinnas-fe-ezhirillahumme-lena-veliyyeke-vebne-binti-nebiyyik-el-musemma-bismi-resulik-hatta-la-yezfere-bisey-in-minel-batili-illa-mezzegah-ve-yuhiggal-hegge-ve-yuhaggigeh-vec-elhullahumme-mefzean-limezlumi-ibadik-ve-nasiren-limen-la-yecidu-lehu-nasiran-gayrek-ve-muceddiden-lima-uttile-min-ahkami-kitabik-ve-museyyiden-lima-verede-min-a-lami-dinik-ve-suneni-nebiyyik-sallallahu-aleyhi-ve-alih-vec-elhullahumme-mimmen-hassantehu-min-be-sil-mu-tedin"><strong>Allâhumme erinit-tal’ater-reşîdeh vel gurratel hamideh, vekhul nâzirî binazretin minni iley ve accil fereceh ve sehhil mahreceh ve evsi menheceh vessluk bî mehecceteh ve enfiz emreh uşdud ezreh va murillâhumme bihî bilâdek ve ehyi bihî ibâdek feinneke gulte ve gavlukel hak zaherel fesâdu fil berri vel bahri bimâ kesebet eydinnâs! Fe ezhirillâhumme lenâ veliyyeke vebne binti nebiyyik el-musemmâ bismi resûlik hatta lâ yezfere bişey’in minel bâtili illâ mezzegah ve yuhiggal hegge ve yuhaggigeh vec’elhullâhumme mefzean limezlûmi ibâdik ve nâsiren limen la yecidu lehu nasıran gayrek ve muceddiden limâ uttile min ahkâmi kitâbik ve muşeyyiden limâ verede min a’lâmi dînik ve suneni nebiyyik sallallahu aleyhi ve âlih vec’elhullâhumme mimmen hassantehû min be’sil mu'tedin.</strong></pre>



<pre class="wp-block-verse" style="font-size:18px"><strong>Allahumme ve surre nebiyyike Muhammeden sallallahu aleyhi ve âlih bi ru’yetihi ve men tebiehu âlâ da’vetih verham istikânetenâ ba’deh! Allâmummekşif hâzihil ğummete en hâzihil ummeh bi huzûrihî ve accil lenâ zuhûreh innehum yerevnehû baîdâ ve nerahu garîbâ. Bi rahmetike yâ erhamer râhimin!</strong></pre>



<pre class="wp-block-verse"><strong>(Buraya gelince üç kere elini dizine vurarak şunu söyle)</strong></pre>



<pre class="wp-block-verse"><strong>El’acele elacele Ya Mevlaye Ya Sahibez-Zeman!</strong></pre>



<h2 class="has-text-color wp-block-heading" id="kaynakca" style="color:#ff0000">Kaynakça</h2>



<pre class="wp-block-verse"><strong><em>1-</em>İbn-i Meşhedi, s. 663 - 666.&nbsp;
<em>2-</em>Kef’e2mi, Misbah, s. 550 - 552.&nbsp;
<em>3-</em>Kef’emi, Beledu’l Emin, s. 83. 
<em>4-</em>Meclisi, Biharu’l Envar, c. 83, s. 284&nbsp;
<em>5-</em>Meclisi, Zadu’l Mead, s. 542. 
<em>6-</em>Dairetu’l Mearif-i Teşeyyü, c. 7, s. 531. 
<em>7-</em>Meclisi, Biharu’l Envar, c. 83, s. 284.</strong></pre>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/ahd-duasi/">Ahd Duası</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://imammehdiyarenleri.org/ahd-duasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Camia Kebire Ziyareti</title>
		<link>https://imammehdiyarenleri.org/camia-kebire-ziyareti/</link>
					<comments>https://imammehdiyarenleri.org/camia-kebire-ziyareti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[YÖNETİCİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Mar 2022 18:31:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dualar]]></category>
		<category><![CDATA[Camia Kebire Ziyareti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://imammehdiyarenleri.org/?p=1159</guid>

					<description><![CDATA[<p>Camia Kebire ziyareti (Arapça:الزيارة الجامعة الكبيرة), Masum İmamlar&#8217;ın (a.s) en önemli ve kapsamlı ziyaret namelerinden biridir. Camia Kebire Ziyareti , Şialardan birinin isteği üzerine İmam Hadi (a.s) tarafından söylenmiştir. Ziyaret namede Şia’nın imamet, imamların makamı ve Şiaların, Ethar İmamlar (a.s) karşısındaki görevleri&#8230; </p>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/camia-kebire-ziyareti/">Camia Kebire Ziyareti</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Camia Kebire ziyareti</strong> (Arapça:<strong>الزيارة الجامعة الكبيرة</strong>), <a href="https://imammehdiyarenleri.org/ehlibeyt/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Masum İmamlar&#8217;ın (a.s)</a> en önemli ve kapsamlı ziyaret namelerinden biridir. Camia Kebire Ziyareti , <a href="https://imammehdiyarenleri.org/sia/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Şialardan</a> birinin isteği üzerine <a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-ali-naki/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">İmam Hadi (a.s)</a> tarafından söylenmiştir. Ziyaret namede <a href="https://imammehdiyarenleri.org/sia/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Şia</a>’nın imamet, imamların makamı ve Şiaların, <a href="https://imammehdiyarenleri.org/ehlibeyt/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Ethar İmamlar (a.s)</a> karşısındaki görevleri hakkındaki inançlar yer almaktadır. <strong>Camia Kebire Ziyareti</strong>, İmamların (a.s) fasih ve hoş ifadelerle tanıtılması yönünde çok önemli bir ziyaretnamedir.</p>



<h2 class="has-text-color wp-block-heading" id="bu-ad-ile-adlandirilmasinin-nedeni" style="color:#ff0000">Bu Ad İle Adlandırılmasının Nedeni</h2>



<p>Has bir imama mahsus olmayan ziyaretnamelere &#8220;camia ziyareti&#8221; denmektedir. Öte yandan, bu ziyaret öteki ziyaretnamelerden daha kapsamlı olduğu için, bu ziyaretname &#8220;Camia Kebire Ziyareti&#8221; olarak meşhur olmuştur.Camia Kebire Ziyareti nin metni, uzak ve yakından her imamın ziyareti için okunabilecek bir özelliğe sahiptir.</p>



<h2 class="has-text-color wp-block-heading" id="camia-kebire-ziyareti-nin-kaynagi" style="color:#ff0000">Camia Kebire Ziyareti nin Kaynağı</h2>



<p>Camia Kebire Ziyareti, Şeyh Tusi “Tehzib”<sup><strong><em><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[1]</mark></em></strong></sup> kitabında, Şeyh Saduk “Men La Yahduruhu’l Fakih”<sup><strong><em><mark><mark style="background-color:#ffffff" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[2]</mark></mark></em></strong></sup> kitabında nakletmiştir. Allame Meclisi bu ziyaret hakkında şöyle demektedir:</p>



<p>“Camia Kebire Ziyareti uzak veya yakından (masumları ziyaret etmek için) en kapsamlı ziyaretnamedir.”<strong><em><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color"><sup>[3]</sup></mark></em></strong> Babası ise “Men La Yahzuruhu’l Fakih” kitabının şerhinde şöyle yazmaktadır:</p>



<p>“ <strong>Camia Kebire Ziyareti</strong>, en üstün ziyaret ve onların en kâmillerindendir. Ben her zaman onun ışığı altında Tahir İmamların (a.s) ziyaretine kutsal mekânlarda (Kerbela, Necef, Medine, Meşhed) nail oldum.”</p>



<p>Camia Kebire Ziyareti nin metni, İmam Hadi (a.s) tarafından nakledilmiştir. İbn-i Babeveyh bu ziyareti, Muhammed b. İsmail Bermeki’den, o da Musa b. Abdullah Nahai’den ve o da İmam Hadi’den (a.s) nakletmiştir.<sup><strong><em><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[4]</mark></em></strong></sup> Cuveyni Horasani, “Feraidu’s Simteyn”<sup><strong><em><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[5]</mark></em></strong></sup> kitabında bu ziyareti, İbn-i Babeveyh yoluyla ile Hâkim-i Nişaburi’den nakletmiştir. Buna rağmen, bu ziyaretnamenin kaynağı hadis taksimi esasına göre, raviler arasında bulunan belirsiz ve meçhul bir kişi olarak tanınan Musa b. Abdullah Nahai’den dolayı, doğru olarak sayılamamaktadır.<strong><em><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color"><sup>[6]</sup> </mark></em></strong>Elbette hicretin ilk yıllarındaki hadis uzmanlarının görüşüne göre, karinelerin yardımı ile hadisi doğru ve yanlış diye taksim etmekteydiler.<sup><em><strong><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[7]</mark></strong></em></sup> Bu ziyaretname o dönemler doğrulardan sayılmaktaydı. İbn-i Babeveyh’in bu ziyarete olan güven ve itimadı, tercih nedeni ve senedinin takviyesine neden olmaktadır.<sup><strong><em><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[8]</mark></em></strong></sup> Buna ek olarak, İmamiye Şia’sı bu ziyareti öyle bir şekilde telakki etmekteydi ki eğer basiret ve eleştiri sahibi isterse, bunun sıhhati için masumların (a.s) sözlerini keşfeden icma iddiasında bile bulunabilmekteydiler.<br>Şubber<sup><strong><em><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[9]</mark></em></strong></sup> bu ziyareti, Nehcü’l Belağa ve Sahife-i Seccadiye ayarında bilmekte ve onda olan fesahat ve belagatin masum dışında sadır olmasının mümkün olmadığını belirtmektedir.<sup><strong><em><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[10]</mark></em></strong></sup> İhsa-i de Camia Kebire Ziyareti nin kaynağını inceldikten sonra, şöyle demektedir: Bu ziyarete lafız ve anlam yönünden bakıldığında, bilinçli bir insan bu ziyaretin masumların sözleri olduğunu anlar ve dolayısıyla kaynağının incelenmesine ihtiyaç yoktur.</p>



<p>Muhaddis Nuri’ye göre İbn-i Babeveyh<sup><strong><em><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[11]</mark></em></strong></sup> kendi rivayetinde ziyaretin metnini telhis (kısaltma) ettiğini ve inançlarına uymayan bazı yerlerini sildiğine inanmaktadır.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="camia-kebire-ziyareti-nin-icerigi">Camia Kebire Ziyareti nin İçeriği</h2>



<p>Camia Kebire Ziyareti , <a href="https://www.facebook.com/imammehdiyarenleri" target="_blank" rel="noreferrer noopener">gerçekte </a>imametin aslı ve temeline yönelik yüce ve doğru tavsifleri içermektedir. <a href="https://imammehdiyarenleri.org/sia/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Şia </a>açısından dinin devamı, bu inanca bağlanmak ve sarılmakla mümkündür. Bu ziyaretin içeriğinde bulunan İmamların (a.s) makamları konusundaki açıklamalardan dolayı, <a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-ali-naki/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">İmam Hadi (a.s)</a> bu ziyaretin okunmadan önce yüz defa tekbir getirilmesini ve bu şekilde İmamların (a.s) hakkında aşırıya kaçılmamasını istemektedir.<sup><strong><em><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[12]</mark></em></strong></sup></p>



<p>Bu ziyarette, <a href="https://imammehdiyarenleri.org/hz-muhammed/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Hz. Peygamber Efendimizin (s.a.a)</a> <a href="https://imammehdiyarenleri.org/ehlibeyt/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Ehlibeyti (a.s)</a> onun hak halifeleri olarak tasvir edilmekte ve <a href="https://imammehdiyarenleri.org/sia/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Şia</a>’nın tüm öğretileri fasih bir dille ele alınmaktadır. İmamların (a.s), <a href="https://imammehdiyarenleri.org/hz-muhammed/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Hz. Peygamber-i Ekrem (s.a.a)</a> ile olan ilişkileri, İmamların (a.s) ilmi, ahlaki ve siyasi makamlarının dillendirilmesi, onların örnek ve model olmaları, tevhit ve imamet arasındaki ilinti, Allah’ı tanıma ile imamı tanıma arasındaki irtibat, Ehlibeyt&#8217;in (a.s) ismet ve masumiyeti, onların bir bütün olarak yaratılışları, tevalla, teberra, ricat ve teslim vb. gibi özellikler buna örnektir. Bu ziyarette İmamların (a.s) fazilet ve üstünlükleri fasih bir dille, Kur’an ve sünnetle ilintili olarak en üstün bir şekilde beyan edilmiştir.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="camia-kebire-ziyaretnamesini-dinle">Camia Kebire Ziyaretnamesini  Dinle</h2>



<figure class="wp-block-audio aligncenter"><audio controls src="https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2022/03/Camia_Kebire_Ziyareti_.mp3"></audio><figcaption><strong><em><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">Camia Kebire Ziyareti <a href="https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2022/03/Camia_Kebire_Ziyareti_.mp3" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Dinle ve İndir</a></mark></em></strong></figcaption></figure>



<div class="wp-block-columns alignfull is-not-stacked-on-mobile has-text-color has-background is-layout-flex wp-container-core-columns-is-layout-9d6595d7 wp-block-columns-is-layout-flex" style="background-color:#ffffff;color:#000000">
<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<h2 class="has-text-color wp-block-heading" id="camia-kebire-ziyareti-arapca" style="color:#ff0000">Camia Kebire Ziyareti Arapça</h2>



<p class="has-vivid-red-color has-text-color" style="font-size:20.5px"><strong><strong>السَّلَامُ عَلَيْكُمْ يَا أَهْلَ بَيْتِ النُّبُوَّةِ وَ مَوْضِعَ الرِّسَالَةِ وَ مُخْتَلَفَ الْمَلَائِكَةِ وَ مَهْبِطَ الْوَحْيِ وَ مَعْدِنَ الرَّحْمَةِ وَ خُزَّانَ الْعِلْمِ وَ مُنْتَهَى الْحِلْمِ وَ أُصُولَ الْكَرَمِ وَ قَادَةَ الْأُمَمِ وَ أَوْلِيَاءَ النِّعَمِ وَ عَنَاصِرَ الْأَبْرَارِ وَ دَعَائِمَ الْأَخْيَارِ وَ سَاسَةَ الْعِبَادِ وَ أَرْكَانَ الْبِلَادِ وَ أَبْوَابَ الْإِيمَانِ وَ أُمَنَاءَ الرَّحْمَنِ وَ سُلَالَةَ النَّبِيِّينَ وَ صَفْوَةَ الْمُرْسَلِينَ وَ عِتْرَةَ خِيَرَةِ رَبِّ الْعَالَمِينَ وَ رَحْمَةُ اللَّهِ وَ بَرَكَاتُهُ</strong><br><strong>السَّلَامُ عَلَى أَئِمَّةِ الْهُدَى وَ مَصَابِيحِ الدُّجَى وَ أَعْلَامِ التُّقَى وَ ذَوِي النُّهَى وَ أُولِي الْحِجَى وَ كَهْفِ الْوَرَى وَ وَرَثَةِ الْأَنْبِيَاءِ وَ الْمَثَلِ الْأَعْلَى وَ الدَّعْوَةِ الْحُسْنَى وَ حُجَجِ اللَّهِ عَلَى أَهْلِ الدُّنْيَا وَ الْآخِرَةِ وَ الْأُولَى وَ رَحْمَةُ اللَّهِ وَ بَرَكَاتُهُ</strong><br><strong>السَّلَامُ عَلَى مَحَالِّ مَعْرِفَةِ اللَّهِ وَ مَسَاكِنِ بَرَكَةِ اللَّهِ وَ مَعَادِنِ حِكْمَةِ اللَّهِ وَ حَفَظَةِ سِرِّ اللَّهِ وَ حَمَلَةِ كِتَابِ اللَّهِ وَ أَوْصِيَاءِ نَبِيِّ اللَّهِ وَ ذُرِّيَّةِ رَسُولِ اللَّهِ ص وَ رَحْمَةُ اللَّهِ وَ بَرَكَاتُهُ</strong><br><strong>السَّلَامُ عَلَى الدُّعَاةِ إِلَى اللَّهِ وَ الْأَدِلَّاءِ عَلَى مَرْضَاةِ اللَّهِ وَ الْمُسْتَقِرِّينَ فِي أَمْرِ اللَّهِ وَ التَّامِّينَ فِي مَحَبَّةِ اللَّهِ وَ الْمُخْلِصِينَ فِي تَوْحِيدِ اللَّهِ وَ الْمُظْهِرِينَ لِأَمْرِ اللَّهِ وَ نَهْيِهِ وَ عِبَادِهِ الْمُكْرَمِينَ الَّذِينَ لَا يَسْبِقُونَهُ بِالْقَوْلِ وَ هُمْ بِأَمْرِهِ يَعْمَلُونَ وَ رَحْمَةُ اللَّهِ وَ بَرَكَاتُهُ</strong><br><strong>السَّلَامُ عَلَى الْأَئِمَّةِ الدُّعَاةِ وَ الْقَادَةِ الْهُدَاةِ وَ السَّادَةِ الْوُلَاةِ وَ الذَّادَةِ الْحُمَاةِ وَ أَهْلِ‏الذِّكْرِ وَ أُولِي الْأَمْرِ وَ بَقِيَّةِ اللَّهِ وَ خِيَرَتِهِ وَ حِزْبِهِ وَ عَيْبَةِ عِلْمِهِ وَ حُجَّتِهِ وَ صِرَاطِهِ وَ نُورِهِ وَ رَحْمَةُ اللَّهِ وَ بَرَكَاتُهُ أَشْهَدُ أَنْ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ كَمَا شَهِدَ اللَّهُ لِنَفْسِهِ وَ شَهِدَتْ لَهُ مَلَائِكَتُهُ وَ أُولُو الْعِلْمِ مِنْ خَلْقِهِ لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ وَ أَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّداً عَبْدُهُ الْمُنْتَجَبُ وَ رَسُولُهُ الْمُرْتَضَى أَرْسَلَهُ بِالْهُدَى وَ دِينِ الْحَقِّ لِيُظْهِرَهُ عَلَى الدِّينِ كُلِّهِ وَ لَوْ كَرِهَ الْمُشْرِكُونَ وَ أَشْهَدُ أَنَّكُمُ الْأَئِمَّةُ الرَّاشِدُونَ الْمَهْدِيُّونَ الْمَعْصُومُونَ الْمُكَرَّمُونَ الْمُقَرَّبُونَ الْمُتَّقُونَ الصَّادِقُونَ الْمُصْطَفَوْنَ الْمُطِيعُونَ لِلَّهِ الْقَوَّامُونَ بِأَمْرِهِ الْعَامِلُونَ بِإِرَادَتِهِ الْفَائِزُونَ بِكَرَامَتِهِ اصْطَفَاكُمْ بِعِلْمِهِ وَ ارْتَضَاكُمْ لِغَيْبِهِ وَ اخْتَارَكُمْ لِسِرِّهِ وَ اجْتَبَاكُمْ بِقُدْرَتِهِ وَ أَعَزَّكُمْ بِهُدَاهُ وَ خَصَّكُمْ بِبُرْهَانِهِ وَ انْتَجَبَكُمْ بِنُورِهِ وَ أَيَّدَكُمْ بِرُوحِهِ وَ رَضِيَكُمْ خُلَفَاءَ فِي أَرْضِهِ وَ حُجَجاً عَلَى بَرِيَّتِهِ وَ أَنْصَاراً لِدِينِهِ وَ حَفَظَةً لِسِرِّهِ وَ خَزَنَةً لِعِلْمِهِ وَ مُسْتَوْدَعاً لِحِكْمَتِهِ وَ تَرَاجِمَةً لِوَحْيِهِ وَ أَرْكَاناً لِتَوْحِيدِهِ وَ شُهَدَاءَ عَلَى خَلْقِهِ وَ أَعْلَاماً لِعِبَادِهِ وَ مَنَاراً فِي بِلَادِهِ وَ أَدِلَّاءَ عَلَى صِرَاطِهِ</strong><br><strong>عَصَمَكُمُ اللَّهُ مِنَ الزَّلَلِ وَ آمَنَكُمْ مِنَ الْفِتَنِ وَ طَهَّرَكُمْ مِنَ الدَّنَسِ وَ أَذْهَبَ عَنْكُمُ الرِّجْسَ أَهْلَ الْبَيْتِ وَ طَهَّرَكُمْ تَطْهِيراً فَعَظَّمْتُمْ جَلَالَهُ وَ أَكْبَرْتُمْ شَأْنَهُ وَ مَجَّدْتُمْ‏كَرَمَهُ وَ أَدْمَنْتُمْ ذِكْرَهُ وَ وَكَّدْتُمْ مِيثَاقَهُ وَ أَحْكَمْتُمْ عَقْدَ طَاعَتِهِ وَ نَصَحْتُمْ لَهُ فِي السِّرِّ وَ الْعَلَانِيَةِ وَ دَعَوْتُمْ إِلَى سَبِيلِهِ بِالْحِكْمَةِ وَ الْمَوْعِظَةِ الْحَسَنَةِ وَ بَذَلْتُمْ أَنْفُسَكُمْ فِي مَرْضَاتِهِ وَ صَبَرْتُمْ عَلَى مَا أَصَابَكُمْ فِي جَنْبِهِ وَ أَقَمْتُمُ الصَّلَاةَ وَ آتَيْتُمُ الزَّكَاةَ وَ أَمَرْتُمْ بِالْمَعْرُوفِ وَ نَهَيْتُمْ عَنِ الْمُنْكَرِ وَ جَاهَدْتُمْ فِي اللَّهِ حَقَّ جِهَادِهِ حَتَّى أَعْلَنْتُمْ دَعْوَتَهُ وَ بَيَّنْتُمْ فَرَائِضَهُ وَ أَقَمْتُمْ حُدُودَهُ وَ نَشَرْتُمْ شَرَائِعَ أَحْكَامِهِ وَ سَنَنْتُمْ سُنَّتَهُ وَ صِرْتُمْ فِي ذَلِكَ مِنْهُ إِلَى الرِّضَا وَ سَلَّمْتُمْ لَهُ الْقَضَاءَ وَ صَدَّقْتُمْ مِنْ رُسُلِهِ مَنْ مَضَى فَالرَّاغِبُ عَنْكُمْ مَارِقٌ وَ اللَّازِمُ لَكُمْ لَاحِقٌ وَ الْمُقَصِّرُ فِي حَقِّكُمْ زَاهِقٌ وَ الْحَقُّ مَعَكُمْ وَ فِيكُمْ وَ مِنْكُمْ وَ إِلَيْكُمْ وَ أَنْتُمْ أَهْلُهُ وَ مَعْدِنُهُ وَ مِيرَاثُ النُّبُوَّةِ عِنْدَكُمْ وَ إِيَابُ الْخَلْقِ إِلَيْكُمْ وَ حِسَابُهُمْ عَلَيْكُمْ وَ فَصْلُ الْخِطَابِ عِنْدَكُمْ وَ آيَاتُ اللَّهِ لَدَيْكُمْ وَ عَزَائِمُهُ فِيكُمْ وَ نُورُهُ وَ بُرْهَانُهُ عِنْدَكُمْ وَ أَمْرُهُ إِلَيْكُمْ مَنْ وَالَاكُمْ فَقَدْ وَالَى اللَّهَ وَ مَنْ عَادَاكُمْ فَقَدْ عَادَى اللَّهَ وَ مَنْ أَحَبَّكُمْ فَقَدْ أَحَبَّ اللَّهَ وَ مَنْ أَبْغَضَكُمْ فَقَدْ أَبْغَضَ اللَّهَ وَ مَنِ اعْتَصَمَ بِكُمْ فَقَدِ اعْتَصَمَ بِاللَّهِ أَنْتُمُ الصِّرَاطُ الْأَقْوَمُ وَ شُهَدَاءُ دَارِ الْفَنَاءِ وَ شُفَعَاءُ دَارِ الْبَقَاءِ وَ الرَّحْمَةُ الْمَوْصُولَةُ وَ الْآيَةُ الْمَخْزُونَةُ وَ الْأَمَانَةُ الْمَحْفُوظَةُ وَ الْبَابُ الْمُبْتَلَى بِهِ النَّاسُ مَنْ أَتَاكُمْ نَجَا وَ مَنْ لَمْ يَأْتِكُمْ هَلَكَ إِلَى اللَّهِ تَدْعُونَ وَ عَلَيْهِ تَدُلُّونَ وَ بِهِ تُؤْمِنُونَ وَ لَهُ تُسَلِّمُونَ وَ بِأَمْرِهِ تَعْمَلُونَ وَ إِلَى سَبِيلِهِ تُرْشِدُونَ وَ بِقَوْلِهِ تَحْكُمُونَ سَعِدَ مَنْ وَالَاكُمْ وَ هَلَكَ مَنْ عَادَاكُمْ وَ خَابَ مَنْ جَحَدَكُمْ وَ ضَلَّ مَنْ فَارَقَكُمْ وَ فَازَ مَنْ تَمَسَّكَ بِكُمْ وَ أَمِنَ مَنْ لَجَأَ إِلَيْكُمْ وَ سَلِمَ مَنْ صَدَّقَكُمْ وَ هُدِيَ مَنِ اعْتَصَمَ بِكُمْ مَنِ اتَّبَعَكُمْ فَالْجَنَّةُ مَأْوَاهُ وَ مَنْ خَالَفَكُمْ فَالنَّارُ مَثْوَاهُ وَ مَنْ جَحَدَكُمْ كَافِرٌ وَ مَنْ حَارَبَكُمْ مُشْرِكٌ وَ مَنْ رَدَّ عَلَيْكُمْ فِي أَسْفَلِ دَرْكٍ مِنَ الْجَحِيمِ</strong><br><strong>أَشْهَدُ أَنَّ هَذَا سَابِقٌ لَكُمْ فِيمَا مَضَى وَ جَارٍ لَكُمْ فِيمَا بَقِيَ وَ أَنَّ أَرْوَاحَكُمْ وَ نُورَكُمْ وَ طِينَتَكُمْ وَاحِدَةٌ طَابَتْ وَ طَهُرَتْ بَعْضُهَا مِنْ بَعْضٍ خَلَقَكُمُ اللَّهُ أَنْوَاراً فَجَعَلَكُمْ بِعَرْشِهِ مُحْدِقِينَ حَتَّى مَنَّ عَلَيْنَا بِكُمْ فَجَعَلَكُمْ فِي بُيُوتٍ أَذِنَ اللَّهُ أَنْ تُرْفَعَ وَ يُذْكَرَ فِيهَا اسْمُهُ وَ جَعَلَ صَلَوَاتِنَا عَلَيْكُمْ وَ مَا خَصَّنَا بِهِ مِنْ وَلَايَتِكُمْ طِيباً لِخَلْقِنَا وَ طَهَارَةً لِأَنْفُسِنَا وَ تَزْكِيَةً لَنَا وَ كَفَّارَةً لِذُنُوبِنَا فَكُنَّا عِنْدَهُ مُسَلِّمِينَ بِفَضْلِكُمْ وَ مَعْرُوفِينَ بِتَصْدِيقِنَا إِيَّاكُمْ فَبَلَغَ اللَّهُ بِكُمْ أَشْرَفَ مَحَلِّ الْمُكْرَمِينَ وَ أَعْلَى مَنَازِلِ الْمُقَرَّبِينَ وَ أَرْفَعَ دَرَجَاتِ الْمُرْسَلِينَ حَيْثُ لَا يَلْحَقُهُ لَاحِقٌ وَ لَا يَفُوقُهُ فَائِقٌ وَ لَا يَسْبِقُهُ سَابِقٌ وَ لَا يَطْمَعُ فِي إِدْرَاكِهِ طَامِعٌ حَتَّى لَا يَبْقَى مَلَكٌ مُقَرَّبٌ وَ لَا نَبِيٌّ مُرْسَلٌ وَ لَا صِدِّيقٌ وَ لَا شَهِيدٌ وَ لَا عَالِمٌ وَ لَا جَاهِلٌ وَ لَا دَنِيٌّ وَ لَا فَاضِلٌ وَ لَا مُؤْمِنٌ صَالِحٌ وَ لَا فَاجِرٌ طَالِحٌ وَ لَا جَبَّارٌ عَنِيدٌ وَ لَا شَيْطَانٌ مَرِيدٌ وَ لَا خَلْقٌ فِيمَا بَيْنَ ذَلِكَ شَهِيدٌ إِلَّا عَرَّفَهُمْ جَلَالَةَ أَمْرِكُمْ وَ عِظَمَ خَطَرِكُمْ‏وَ كِبَرَ شَأْنِكُمْ وَ تَمَامَ نُورِكُمْ وَ صِدْقَ مَقَاعِدِكُمْ وَ ثَبَاتَ مَقَامِكُمْ وَ شَرَفَ مَحَلِّكُمْ وَ مَنْزِلَتِكُمْ عِنْدَهُ وَ كَرَامَتَكُمْ عَلَيْهِ وَ خَاصَّتَكُمْ لَدَيْهِ وَ قُرْبَ مَنْزِلَتِكُمْ مِنْهُ بِأَبِي أَنْتُمْ وَ أُمِّي وَ أَهْلِي وَ مَالِي وَ أُسْرَتِي أُشْهِدُ اللَّهَ وَ أُشْهِدُكُمْ أَنِّي مُؤْمِنٌ بِكُمْ وَ بِمَا آمَنْتُمْ بِهِ كَافِرٌ بِعَدُوِّكُمْ وَ بِمَا كَفَرْتُمْ بِهِ مُسْتَبْصِرٌ بِشَأْنِكُمْ وَ بِضَلَالَةِ مَنْ خَالَفَكُمْ مُوَالٍ لَكُمْ وَ لِأَوْلِيَائِكُمْ مُبْغِضٌ لِأَعْدَائِكُمْ وَ مُعَادٍ لَهُمْ سِلْمٌ لِمَنْ سَالَمَكُمْ وَ حَرْبٌ لِمَنْ حَارَبَكُمْ مُحَقِّقٌ لِمَا حَقَّقْتُمْ مُبْطِلٌ لِمَا أَبْطَلْتُمْ مُطِيعٌ لَكُمْ عَارِفٌ بِحَقِّكُمْ مُقِرٌّ بِفَضْلِكُمْ مُحْتَمِلٌ لِعِلْمِكُمْ مُحْتَجِبٌ بِذِمَّتِكُمْ مُعْتَرِفٌ بِكُمْ وَ مُؤْمِنٌ بِإِيَابِكُمْ مُصَدِّقٌ بِرَجْعَتِكُمْ مُنْتَظِرٌ لِأَمْرِكُمْ مُرْتَقِبٌ لِدَوْلَتِكُمْ آخِذٌ بِقَوْلِكُمْ عَامِلٌ بِأَمْرِكُمْ مُسْتَجِيرٌ بِكُمْ زَائِرٌ لَكُمْ لَائِذٌ عَائِذٌ بِقُبُورِكُمْ مُسْتَشْفِعٌ إِلَى اللَّهِ عَزَّ وَ جَلَّ بِكُمْ وَ مُتَقَرِّبٌ بِكُمْ إِلَيْهِ وَ مُقَدِّمُكُمْ أَمَامَ طَلِبَتِي وَ حَوَائِجِي وَ إِرَادَتِي فِي كُلِّ أَحْوَالِي وَ أُمُورِي مُؤْمِنٌ بِسِرِّكُمْ وَ عَلَانِيَتِكُمْ وَ شَاهِدِكُمْ وَ غَائِبِكُمْ وَ أَوَّلِكُمْ وَ آخِرِكُمْ وَ مُفَوِّضٌ فِي ذَلِكَ كُلِّهِ إِلَيْكُمْ وَ مُسَلِّمٌ فِيهِ مَعَكُمْ وَ قَلْبِي لَكُمْ سِلْمٌ وَ رَأْيِي لَكُمْ تَبَعٌ وَ نُصْرَتِي لَكُمْ مُعَدَّةٌ حَتَّى يُحْيِيَ اللَّهُ دِينَهُ بِكُمْ وَ يَرُدَّكُمْ فِي أَيَّامِهِ وَ يُظْهِرَكُمْ لِعَدْلِهِ وَ يُمَكِّنَكُمْ فِي أَرْضِهِ</strong><br><strong>فَمَعَكُمْ مَعَكُمْ لَا مَعَ عَدُوِّكُمْ آمَنْتُ بِكُمْ وَ تَوَلَّيْتُ آخِرَكُمْ بِمَا تَوَلَّيْتُ بِهِ أَوَّلَكُمْ وَ بَرِئْتُ إِلَى اللَّهِ عَزَّ وَ جَلَّ مِنْ أَعْدَائِكُمْ وَ مِنَ الْجِبْتِ وَ الطَّاغُوتِ وَ الشَّيَاطِينِ وَ حِزْبِهِمُ الظَّالِمِينَ لَكُمْ الْجَاحِدِينَ لِحَقِّكُمْ وَ الْمَارِقِينَ مِنْ وَلَايَتِكُمْ وَ الْغَاصِبِينَ لِإِرْثِكُمْ الشَّاكِّينَ فِيكُمْ الْمُنْحَرِفِينَ عَنْكُمْ وَ مِنْ كُلِّ وَلِيجَةٍ دُونَكُمْ وَ كُلِّ مُطَاعٍ سِوَاكُمْ وَ مِنَ الْأَئِمَّةِ الَّذِينَ يَدْعُونَ إِلَى النَّارِ فَثَبَّتَنِي اللَّهُ أَبَداً مَا حَيِيتُ عَلَى مُوَالَاتِكُمْ وَ مَحَبَّتِكُمْ وَ دِينِكُمْ وَ وَفَّقَنِي لِطَاعَتِكُمْ وَ رَزَقَنِي شَفَاعَتَكُمْ وَ جَعَلَنِي مِنْ خِيَارِ مَوَالِيكُمُ التَّابِعِينَ لِمَا دَعَوْتُمْ إِلَيْهِ وَ جَعَلَنِي مِمَّنْ يَقْتَصُّ آثَارَكُمْ وَ يَسْلُكُ سَبِيلَكُمْ وَ يَهْتَدِي بِهُدَاكُمْ وَ يُحْشَرُ فِي زُمْرَتِكُمْ وَ يَكُرُّ فِي رَجْعَتِكُمْ وَ يُمَلَّكُ فِي دَوْلَتِكُمْ وَ يُشَرَّفُ فِي عَافِيَتِكُمْ وَ يُمَكَّنُ فِي أَيَّامِكُمْ وَ تَقَرُّ عَيْنُهُ غَداً بِرُؤْيَتِكُمْ بِأَبِي أَنْتُمْ وَ أُمِّي وَ نَفْسِي وَ أَهْلِي وَ مَالِي مَنْ أَرَادَ اللَّهَ بَدَأَ بِكُمْ وَ مَنْ وَحَّدَهُ قَبِلَ عَنْكُمْ وَ مَنْ قَصَدَهُ تَوَجَّهَ بِكُمْ مَوَالِيَّ لَا أُحْصِي ثَنَاءَكُمْ وَ لَا أَبْلُغُ مِنَ الْمَدْحِ كُنْهَكُمْ وَ مِنَ الْوَصْفِ قَدْرَكُمْ وَ أَنْتُمْ نُورُ الْأَخْيَارِ وَ هُدَاةُ الْأَبْرَارِ وَ حُجَجُ الْجَبَّارِ بِكُمْ فَتَحَ اللَّهُ وَ بِكُمْ يَخْتِمُ وَ بِكُمْ يُنَزِّلُ الْغَيْثَ وَ بِكُمْ يُمْسِكُ السَّمَاءَ أَنْ تَقَعَ عَلَى الْأَرْضِ إِلَّا بِإِذْنِهِ وَ بِكُمْ يُنَفِّسُ الْهَمَّ وَ يَكْشِفُ الضُّرَّ وَ عِنْدَكُمْ مَا نَزَلَتْ بِهِ رُسُلُهُ وَ هَبَطَتْ بِهِ مَلَائِكَتُهُ وَ إِلَى جَدِّكُمْ بُعِثَ الرُّوحُ الْأَمِينُ وَ إِنْ كَانَتِ الزِّيَارَةُ لِأَمِيرِ الْمُؤْمِنِينَ ع فَقُلْ وَ إِلَى أَخِيكَ بُعِثَ الرُّوحُ الْأَمِينُ آتَاكُمُ اللَّهُ مَا لَمْ يُؤْتِ أَحَداً مِنَ الْعَالَمِينَ طَأْطَأَ كُلُّ شَرِيفٍ لِشَرَفِكُمْ وَ بَخَعَ كُلُ‏ مُتَكَبِّرٍ لِطَاعَتِكُمْ وَ خَضَعَ كُلُّ جَبَّارٍ لِفَضْلِكُمْ وَ ذَلَّ كُلُّ شَيْ‏ءٍ لَكُمْ وَ أَشْرَقَتِ الْأَرْضُ بِنُورِكُمْ وَ فَازَ الْفَائِزُونَ بِوَلَايَتِكُمْ بِكُمْ يُسْلَكُ إِلَى الرِّضْوَانِ وَ عَلَى مَنْ جَحَدَ وَلَايَتَكُمْ غَضَبُ الرَّحْمَنِ</strong><br><strong>بِأَبِي أَنْتُمْ وَ أُمِّي وَ نَفْسِي وَ أَهْلِي وَ مَالِي ذِكْرُكُمْ فِي الذَّاكِرِينَ وَ أَسْمَاؤُكُمْ فِي الْأَسْمَاءِ وَ أَجْسَادُكُمْ فِي الْأَجْسَادِ وَ أَرْوَاحُكُمْ فِي الْأَرْوَاحِ وَ أَنْفُسُكُمْ فِي النُّفُوسِ وَ آثَارُكُمْ فِي الْآثَارِ وَ قُبُورُكُمْ فِي الْقُبُورِ فَمَا أَحْلَى أَسْمَاءَكُمْ وَ أَكْرَمَ أَنْفُسَكُمْ وَ أَعْظَمَ شَأْنَكُمْ وَ أَجَلَّ خَطَرَكُمْ وَ أَوْفَى عَهْدَكُمْ كَلَامُكُمْ نُورٌ وَ أَمْرُكُمْ رُشْدٌ وَ وَصِيَّتُكُمُ التَّقْوَى وَ فِعْلُكُمُ الْخَيْرُ وَ عَادَتُكُمُ الْإِحْسَانُ وَ سَجِيَّتُكُمُ الْكَرَمُ وَ شَأْنُكُمُ الْحَقُّ وَ الصِّدْقُ وَ الرِّفْقُ وَ قَوْلُكُمْ حُكْمٌ وَ حَتْمٌ وَ رَأْيُكُمْ عِلْمٌ وَ حِلْمٌ وَ حَزْمٌ إِنْ ذُكِرَ الْخَيْرُ كُنْتُمْ أَوَّلَهُ وَ أَصْلَهُ وَ فَرْعَهُ وَ مَعْدِنَهُ وَ مَأْوَاهُ وَ مُنْتَهَاهُ</strong><br><strong>بِأَبِي أَنْتُمْ وَ أُمِّي وَ نَفْسِي كَيْفَ أَصِفُ حُسْنَ ثَنَائِكُمْ وَ أُحْصِي جَمِيلَ بَلَائِكُمْ وَ بِكُمْ أَخْرَجَنَا اللَّهُ مِنَ الذُّلِّ وَ فَرَّجَ عَنَّا غَمَرَاتِ الْكُرُوبِ وَ أَنْقَذَنَا مِنْ شَفَا جُرُفِ الْهَلَكَاتِ وَ مِنَ النَّارِ بِأَبِي أَنْتُمْ وَ أُمِّي وَ نَفْسِي بِمُوَالَاتِكُمْ عَلَّمَنَا اللَّهُ مَعَالِمَ دِينِنَا وَ أَصْلَحَ مَا كَانَ فَسَدَ مِنْ دُنْيَانَا وَ بِمُوَالَاتِكُمْ تَمَّتِ الْكَلِمَةُ وَ عَظُمَتِ النِّعْمَةُ وَ ائْتَلَفَتِ الْفُرْقَةُ وَ بِمُوَالَاتِكُمْ تُقْبَلُ الطَّاعَةُ الْمُفْتَرَضَةُ وَ لَكُمُ الْمَوَدَّةُ الْوَاجِبَةُ وَ الدَّرَجَاتُ الرَّفِيعَةُ وَ الْمَقَامُ الْمَحْمُودُ وَ الْمَقَامُ الْمَعْلُومُ عِنْدَ اللَّهِ عَزَّ وَ جَلَّ وَ الْجَاهُ الْعَظِيمُ وَ الشَّأْنُ الْكَبِيرُ وَ الشَّفَاعَةُ الْمَقْبُولَةُ رَبَّنَا آمَنَّا بِمَا أَنْزَلْتَ وَ اتَّبَعْنَا الرَّسُولَ فَاكْتُبْنَا مَعَ الشَّاهِدِينَ</strong><br><strong>رَبَّنَا لَا تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ إِذْ هَدَيْتَنَا وَ هَبْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةً إِنَّكَ أَنْتَ الْوَهَّابُ سُبْحَانَ رَبِّنَا إِنْ كَانَ وَعْدُ رَبِّنَا لَمَفْعُولًا يَا وَلِيَّ اللَّهِ إِنَّ بَيْنِي وَ بَيْنَ اللَّهِ عَزَّ وَ جَلَّ ذُنُوباً لَا يَأْتِي عَلَيْهَا إِلَّا رِضَاكُمْ فَبِحَقِّ مَنِ ائْتَمَنَكُمْ عَلَى سِرِّهِ وَ اسْتَرْعَاكُمْ أَمْرَ خَلْقِهِ وَ قَرَنَ طَاعَتَكُمْ بِطَاعَتِهِ لَمَّا اسْتَوْهَبْتُمْ ذُنُوبِي وَ كُنْتُمْ شُفَعَائِي فَإِنِّي لَكُمْ مُطِيعٌ مَنْ أَطَاعَكُمْ فَقَدْ أَطَاعَ اللَّهَ وَ مَنْ عَصَاكُمْ فَقَدْ عَصَى اللَّهَ وَ مَنْ أَحَبَّكُمْ فَقَدْ أَحَبَّ اللَّهَ وَ مَنْ أَبْغَضَكُمْ فَقَدْ أَبْغَضَ اللَّهَ</strong>&nbsp;<strong>اللَّهُمَّ إِنِّي لَوْ وَجَدْتُ شُفَعَاءَ أَقْرَبَ إِلَيْكَ مِنْ مُحَمَّدٍ وَ أَهْلِ بَيْتِهِ الْأَخْيَارِ الْأَئِمَّةِ الْأَبْرَارِ لَجَعَلْتُهُمْ شُفَعَائِي فَبِحَقِّهِمُ الَّذِي أَوْجَبْتَ لَهُمْ عَلَيْكَ أَسْأَلُكَ أَنْ تُدْخِلَنِي فِي جُمْلَةِ الْعَارِفِينَ بِهِمْ وَ بِحَقِّهِمْ وَ فِي زُمْرَةِ الْمَرْحُومِينَ بِشَفَاعَتِهِمْ إِنَّكَ أَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ وَ صَلَّى اللَّهُ عَلَى مُحَمَّدٍ وَ آلِهِ وَ سَلَّمَ تَسْلِيماً كَثِيراً وَ حَسَبُنَا اللَّهُ وَ نِعْمَ الْوَكِيلُ</strong></strong></p>
</div>



<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<h3 class="has-text-color wp-block-heading" id="guncel-gosteriler-1" style="color:#ff0000;font-size:24px;line-height:1.3">Camia Kebire Ziyareti Türkçe Anlamı</h3>



<p class="has-black-color has-text-color" style="font-size:17px">Esselamu aleykum ya ehle beytin nubuvveti ve mevzier risaleti ve muğtelefel melaiketi ve mehbitel vehyi ve madiner rahmeti ve ğuzzanel ilmi ve muntehel hilmi ve usulel keremi ve gadetel umemi ve evliyaen niemi ve enasirel ebrari ve deaimel eğyari ve sasetel ibadi ve erkanel biladi ve ebvabel imani ve umenaer rahmani ve sulaleten nebiyyine ve sifvetel murseline ve itrete ğiyereti rabbil alemine ve rahmetullahi ve berakatuhu<br>esselamu ela eimmetil huda ve mesabihid duca ve e’lamit tuga ve zevin nuha ve ulil hica ve kehfil vera ve verasetil enbiyai vel meselil e’la ved de’vetil husna ve hucecillahi ela ehlid dunya vel ağireti vel ula ve rahmetullahi ve berakatuhu esselamu ela mehalli me’rifetillahi ve mesakini beraketillahi ve meadini hikmetillahi ve hefezeti sirrillahi ve hemeleti kitabillahi ve evsiyai nebiyyillahi ve zurriyyeti rasulillahi sallallahu aleyhi ve âlihi ve rahmetullahi ve berakatuhu esslamu eled duati ilallahi vel edillai ela merzatillahi vel mustegirrine fi emrillahi vet tammine fi mehebbetillahi vel muğlisine fi tevhidillahi vel muzhirine liemrillahi ve nehyihi ve ibadihil mukreminel lezine la yesbigunehu bil gavli ve hum bi emrihi ye’melune ve rahmetullahi ve berakatuhu esselamu elel eimmetid duati vel gadetil hudati ves sadetil vulati vez zadetil humati ve ehliz zikri ve ulil emri ve begiyyetillahi ve ğiyeretihi ve hizbihi ve eybeti ilmihi ve huccetihi ve siratihi ve nurihi ve burhanihi ve rahmetullahi ve berakatuhu<br>eşhedu en la ilahe illallahu vehdehu la şerike lehu kema şehidellahu linefsihi ve şehidet lehu melaiketuhu ve ulul ilmi min ğelgihi la ilahe illa huvel azizul hekimu ve eşhedu enne muhammeden abduhul muntecebu ve rasuluhul murteza erselehu bil huda ve dinil heggi liyuzhirehu eled dini kullihi velev kerihel muşrikune ve eşhedu ennekumul eimmetur raşidunel mehdiyunel me’sumunel mukerremunel mugerrebunel muttegunes sadigunel musteffunel mutiune lillahil gavvamune bi emrihil aminune bi iradetihil faizune bi kerametihi istefakum bi ilmihi vertezakum liğeybihi veğtarekum lisirrihi vectebakum bi gudratihi ve e’ezzekum bihudahu ve ğessekum bi burhanihi ventecebekum linurihi ve eyyedekum bi ruhihi ve reziyekum ğulefae fi erzihi ve hucecen ela beriyyetihi ve ensaren lidinihi ve hefezeten lisirrihi ve ğezeneten li ilmihi ve mustevdeen lihikmetihi ve teracimeten livehyihi ve erkanen litevhidihi ve şuhedaen ela ğelğihi ve e’lamen li ibadihi ve menaren fi biladihi ve edillae ela siratihi esemekumullahu minez zeleli ve amenekum minel fiteni ve tahherekum mined denesi ve ezhebe enkumur ricse ve tahherekum tethiren fe’ezzemtum celalehu ve ekbertum şe’nehu ve meccedtum keremehu ve edemtum zikrehu ve vekkedtum misagahu ve ehkemtum egde taetihi ve nesehtum lehu fis sirri vel elaniyeti ve de’evtum ila sebilihi bilhikmeti vel mevizetil heseneti ve bezeltum enfusekum fi merzatihi ve sebertum ela ma esabekum fi cenbihi ve egemtumus selate ve ateytumuz zekate ve emertum bil merufi ve neheytum enil munkeri ve cahettum fillahi hegge cihadihi hetta e’lentum devetuhu ve beyyentum feraizehu ve egemtum hududehu ve neşertum şerayie ehkamihi ve senentum sunnetehu ve sirtum fi zalike minhu iler riza ve sellemtum lehul gezae ve seddegtum min rusulihi men meza ferragibu enkum marig vellazimu lekum lahig velmugessiru fi heggikum zahig vellahigu me’ekum ve fikum ve minkum ve ileykum ve entum ehluhu ve me’denuhu ve mirasun nubuvveti indekum ve iyabul ğelgi ileykum ve hisabuhum aleykum ve feslul ğitabi indekum ve ayatullahi ledeykum ve ezaimuhu fikum ve nuruhu ve burhanuhu indekum ve emruhu ileykum men valakum<br>feged valallahe ve men adakum feged adallahe ve men ehebbekum feged ehebbellahe ve men ebğezekum feged ebğezellahe ve meni’teseme bikum fegedi’teseme billahi entumus siratul egvemu ve şuhedau daril fenai ve şufeau daril begai verrehmetul mevsuletu vel ayetul meğzunetu vel emanetul mehfuzetu vel babul mubtela bihin nasu men atakum neca ve men lem yetikum heleke ilallahi tedune ve aleyhi tedullune ve bihi tu’minune ve lehu tusellimune ve biemrihi te’melune ve ila sebilihi turşidune ve bigavlihi tehkumune se’ede men valakum ve heleke men adakum ve ğabe men cehedekum ve zelle men faregekum ve faze men temesseke bikum ve emine men lece’e ileykum ve selime men seddegekum ve hudiye meni’teseme bikum menittebekum felcennetu me’vahu ve men ğalefekum fennaru mesvahu ve men cehedekum kafirun ve men harebekum muşrikun ve men redde aleykum fi esfeli derekin minel cehimi eşhedu enne haza sabigun lekum fima meza ve carin lekum fima begiye ve enne ervahekum ve nurekum ve tinetekum vahidetun tabet ve tehuret be’zuha min be’zin ğelegekumullahu envaren fece’elekum bierşihi muhdigine hetta menne aleyna bikum fece’elekum bierşihi muhdigine hetta menne aleyna bikum fece’elekum fi buyutin ezinellahu en turfe’e ve yuzkere fihasmuhu ve ce’ele salevatena aleykum ve ma ğessena bihi min vilayetikum tiben liğulgina ve tehareten lienfusina ve tezkiyeten lena ve keffareten lizunibina fekunna indehu musellimine bifezlikum ve me’rufine bitesdigina iyyakum febeleğellahu bikum eşrefe mehellil mukerremine ve e’ela menazilil mugerrebine ve erfee derecatil murseline heysu la yelheguhu lahigun ve la yefuguhu faigun ve la yesbiguhu sabigun ve la yetmeu fi idrakihi tamiun hatta la yebga melekun mugerrebun ve la nebiyyun murselun ve la siddigun ve la şehidun ve la alimun ve la cahilun ve la deniyyun ve la fazilun ve la mu’minun salihun ve la facirun talihun ve la cebbarun enidun ve la şeytanun meridun ve la ğelgun fima beyne zalike şehidun illa errefehum celalete emrikum ve izeme ğeterikum ve kibere şe’nikum ve temame nurikum ve sidge megaidikum ve sebate megamikum ve şerefe mehellikum ve menziletikum indehu ve kerametekum aleyhi ve ğessetekum ledeyhi ve gurbe menziletikum minhu biebi entum ve ummi ve ehli ve mali ve usreti uşhidullahe ve uşhidukum enni mu’minun bikum ve bima amentum bihi kafirun bieduvvikum ve bima kefertum bihi mustebsirun bişe’nikum ve bizelaleti men ğalefekum muvalin lekum ve lievliyaikum mubğizun lie’daikum ve muadin<br>lehum silmun limen salemekum ve herbun limen harebekum muheggigun lima heggegtum mubtilun lima ebteltum mutiun lekum arifun biheggikum mugirrun bifezlikum muhtemilun li ilmikum muhtecibun bizimmetikum mu’terifun bikum mu’minun bi iyabikum museddigun birec’etikum muntezirun liemrikum murtegibun lidevletikum ağizun bigavlikum amilun biemrikum mustecirun bikum zairun lekum laizun aizun biguburikum musteşfiun ilellahi ezze ve celle bikum ve mutegerribun bikum ileyhi ve mugeddimukum emame telibeti ve hevaici ve iradeti fi kulli ehvali ve umuri mu’minun bisirrikum ve elaniyetikum ve şahidikum ve ğaibikum ve evvelikum ve ağirikum ve mufevvizun fi zalike kullihi ileykum ve musellimun fihi me’ekum ve gelbi lekum musellimun ve re’yi lekum tebeun ve nusreti lekum mueddetun hetta yuhyiyellahu teala dinehu bikum ve yeruddekum fi eyyamihi ve yuzhirekum liedlihi ve yumekkinekum fi erzihi feme’ekum me’ekum la me’e ğeyrikum amentu bikum ve tevelleytu ağirekum bima tevelleytu bihi evvelekum ve beri’tu ilellahi ezze ve celle min e’daikum ve minel cibti vettağuti veşşeyatini ve hizbihimuz zalimine lekumul cahidine liheggikum vel marigine min vilayetikum velğasibine li irsikumuş şakkine fikumul munherifine enkum ve min kulli velicetin dunekum ve kulli mutain sivakum ve minel eimmetil lezine yed’une ilennari fesebbeteniyellahu ebeden ma heyitu ela muvalatikum ve muhebbetikum ve dinikum ve veffegeni litaetikum ve rezegeni şefaetekum ve ce’eleni min ğiyari muvalikumut tabiine lime deevtum ileyhi ve ce’eleni mimmen yegtessu asarekum ve yesluku sebilekum ve yehtedi bihudakum ve yuhşeru fi zumretikum ve yekirru fi rec’etikum ve yumelleku fi devletikum ve yuşerrefu fi afiyetikum ve yumekkenu fi eyyamikum ve tegerru eynuhu ğeden biruyetikum bi ebi entum ve ummi ve nefsi ve ehli ve mali men eradellahe bedee bikum ve men vehhedehu gebile enkum ve men gesedehu teveccehe bikum mevaliyye la uhsi senaekum vela ebluğu minel medhi kunhekum ve minel vesfi gedrekum ve entum nurul eğyari ve hudatul ebrari ve hucecul cebbari bikum fetehellahu ve bikum yeğtimullahu ve bikum yunezzilul ğeyse ve bikum yumsikus semae en tegee elelerzi illa bi iznihi ve bikum yuneffisul hemme ve yekşifuz zurre ve indekum ma nezelet bihi rusuluhu ve hebetet bihi melaiketehu ve ila ceddikum (Hz. Ali (a.s)’ın ziyaretinde ve ila ceddikum yerine ve ila eğike diye okunacak)<br>buiser ruhul eminu atakumullahu ma lem yu’ti eheden minel alemine te’tee kullu şerifin lişerefikum ve necee kullu mutekerribin litaetikum ve ğezee kullu cebbarin lifezlikum ve zelle kullu şey’in lekum ve eşrefetil erzu binurikum vefazel faizune bi vilayetikum bikum yusleku iler rizvani ve ela men cehede vilayetekum ğezebur rahmani bi ebi entum ve ummi ve nefsi ve ehli ve mali zikrukum fiz zakirine ve esmaukum fil esmai ve ecsadukum fil ecsadi ve ervahukum fil ervahi ve enfusukum fin nufusi ve asarukum fil asari ve guburukum fil guburi fema ehla esmaekum ve ekreme enfusekum ve e’zeme şa’nekum ve ecelle ğeterekum ve evfa ehdekum ve esdege ve’dekum kelamukum nurun ve emrukum ruşdun ve vesiyyetukumut tegva ve fi’lukumul ğeyru ve adetukumul ihsanu ve seciyyetukumul keremu ve şe’nukumul heggu ves sidgu ver rifgu ve gevlukum hukmun ve hetmun ve re’yukum ilmun ve hilmun ve hezmun in zukirel ğeyru kuntum evvelehu ve eslehu ve fer’ehu ve me’dinehu ve ma’vahu ve muntehahu bi ebi entum ve ummi ve nefsi keyfe esifu husne senaikum ve uhsi cemile belaikum ve bikum eğrecenallahu minez zulli ve ferrece enna ğemeratil kurubi ve engezena min şefa curufil helekati ve minen nari bi ebi entum ve ummi ve nefsi bi muvalatikum ellemenellahu mealime dinina ve eslehe ma kane fesede min dunyana bi muvalatikum temmetil kelimetu ve ezumetin ni’metu ve’telefetil furgetu ve bi muvalatikum tugbelut taetul mufterezetu ve lekumul meveddetul vacibetu vedderecatur refietu vel megamul mehmudu vel mekanul me’lumu indellahi ezze ve celle vel cahul ezimu veş şanul kebiru veş şefaetul megbuletu rebbena amenna bima enzelte vet tebe’nar resule fektubna meş şahidine rabbena la tuziğ gulubena be’de iz hedeytena ve heblena min ledunke rahmeten inneke entel vehhabu subhane rabbina in kane ve’du rabbina lemef’ulen ya veliyyellahi inne beyni ve beynellahi ezze ve celle zunuben la ye’ti eleyha illa rizakum febiheggi meni’temenekum ela sirrihi vester’akum emre ğelgihi ve gerene taetekum bi taetihi lemmas tevhebtum zunubi ve kuntum şufeai feinni lekum mutiun men etaekum feged etaellahe ve men esakum feged esellahe ve men ehebbekum feged ehebbellahe ve men ebğezekum feged ebğezellahe ellahumme inni lev ve cedtu şufeae egrebe ileyke min muhammedin ve ehli beytihil eğyaril eimmetil ebrari leceeltuhum şufeai febiheggihimul lezi evcebte lehum eleyke es’eluke en tudğileni fi cumletil arifine bihim ve biheggihim ve fi zumretil merhumine bişefaetihim inneke erhemur rahimine ve sallalahu ela Muhammedin ve alihit tahirine ve selemle teslimen kesiren ve hesbunallahu ve ni’mel vekil.</p>
</div>



<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<h3 class="has-text-color wp-block-heading" id="camia-kebire-ziyareti-turkce-anlami-1" style="color:#ff0000;font-size:24px;line-height:1.3">Camia Kebire Ziyareti Türkçe Anlamı</h3>



<p class="has-black-color has-text-color" style="font-size:15.5px"><strong>Rahman (ve) rahim (olan) Allah&#8217;ın adıyla.</strong><br>Selam olsun size ey Peygamber&#8217;in Ehl-i Beyt&#8217;i, risalet&#8217;in karargâhı, meleklerin uğradığı kimseler; vahyin iniş yeri, rahmet madeni, ilim hazinelerinin kaynakları, hilimin nihayeti, bağışın kökü, ümmetlerin yöneticileri, iyilerin mücevheri, seçkinlerin direği, kulların önderleri, beldelerin temel taşları, iman kapıları, Rahman&#8217;ın emanetdarları, Peygamber&#8217;in öz soyu, ilahî elçilerin göz nuru ve resullerin yakınları! Allah&#8217;ın rahmet ve bereketi sizin üzerinize olsun.<br>Selam olsun sizlere ey hidayet imamları, karanlıkların nur­ları, takvanın parlak nişaneleri, kâmil akıl ve bilinç sahipleri, halkın sığınakları, peygamberlerin varisleri, üstün örnekler, güzel davetçiler, Allah&#8217;ın dünya ve ahiret ehline ve ilk mahlûklara olan hüccetleri! Allah&#8217;ın rahmet ve bereketi sizin üzerinize olsun.<br>Selam olsun sizlere ey Allah&#8217;ı tanımanın yolları ve Allah&#8217;ın bereketinin odakları, Allah&#8217;ın hikmetinin kaynakları, Allah&#8217;ın sırlarının koruyucuları, Allah&#8217;ın kitabının muhafızları ve Peygamber&#8217;in vasileri ve Resulullah&#8217;ın soyu! Allah&#8217;ın rahmet ve bereketi sizin üzerinize olsun.<br>Selam olsun insanları Allah&#8217;a davet eden imamlara, rızasının kılavuzlarına, emrinde bulunanlara, muhabbetinde son merte­beye erişenlere, ihsanla tevhidine sarılanlara, emir ve nehiylerini aşikâr kılanlara ve emrine uyup Hak&#8217;tan önce bir şeyi dile getirmeyen tertemiz kullara! Allah&#8217;ın rahmet ve bereketi sizin üzerinize olsun.<br>Selam olsun (Hakk&#8217;a) davet eden imamlara, hidayetçi olan önderlere, koruyucu ve destekçi velilere. Selam olsun siz zikir ehline, emir sahiplerine, Allah&#8217;ın yeryüzünde seçtiği halifelerine, O&#8217;nun seçkin kıldığı kendi hizbine, O&#8217;nun ilim çeşmelerine, O&#8217;nun hüccet ve nuruna; Allah&#8217;ın rahmet ve bereketi sizin üzerinize olsun.<br>Allah&#8217;ın kendi hakkında şahadet ettiği gibi (ben de) şahadet ederim ki Allah&#8217;tan başka bir ilah yoktur, O tektir ve ortağı yoktur. Nitekim melekler ve ilim sahibi yaratıkları da buna şahadet etmekteler. O&#8217;ndan başka bir ilah yoktur; O güçlü ve hikmet sahibidir. Şahadet ederim ki Muhammed O&#8217;nun seçkin kulu ve beğenilmiş elçisidir. Müşrikler bunu istemese de Onu hidayet ve hak din üzere ve bütün dinlere galip gelsin diye göndermiştir.<br>Yine şahadet ederim ki sizler değer ve hidayet sahibi masum imamlarsınız. Allah&#8217;a yakınlaştırılmış, muttaki, sâdık, seçkin ve O&#8217;na itaat eden, O&#8217;nun emrini tamamen yerine getiren, O&#8217;nun iradesine uyan, ikramını kazanan önderlersiniz. Allah sizi bilerek seçmiş, gaybının bilgisini size bahşetmiş, sırrını bil­mekle sizi seçkin kılmış ve kendi kudretiyle sizi değerlendirmiştir. Kendi hidayetiyle size izzet kazandırmış, kendi burhanıyla (mucize ve kerametleriyle) sizi özgün kılmış, kendi nurunu size bahşetmiş ve kendi ruhuyla sizi desteklemiştir. Yeryüzünde sizlerin halife olmanızı, kullarına hüccet ve dinine yardımcı ol­manızı, sırrını koruyanlar, ilmini taşıyanlar ve hik­metinin emanetdarları, vahyinin açıklayıcıları, tevhidinin erkânı, yaratıklarına şahitler, kullarına nişaneler, beldesinde ışık ve yolu­na delil olmanızı istemiştir.<br>Allah sizleri sürçmelerden korumuş, fitnelerden emanda kılmış, kirlerden temizlemiş, her türlü pisliği sizlerden uzaklaştırmış ve sizleri tertemiz kılmıştır. Siz de O&#8217;nun yüceliği karşısında tazim (ululama) ettiniz, şanını yüce bildiniz ve nimetini övdünüz. O&#8217;nu sürekli andınız, ahdını muhkemleştirip (sağlamlaştırdınız), kulluk bağını sağlamlaştırdınız ve O&#8217;nun rızası için açık ve gizlide müminlerin hayrına çalıştınız; hikmet ve güzel öğütle O&#8217;nun yoluna çağırdınız; O&#8217;nun rızası yolunda nefsinizden geçtiniz ve O&#8217;nun muhabbeti uğruna uğradıklarınıza sabrettiniz. Namazı dosdoğru kılıp, zekâtı verdiniz; marufa emredip, münkerden sakındırdınız. Allah uğruna hakkıyla cihat edip, O&#8217;nun davetini ilan ettiniz; farzlarını açıkladınız ve hadleri (şer&#8217;i hüküm ve cezaları) ikame edip, belirlenen hükümlerini beyan et­tiniz; sünnetine uyup, O&#8217;nun rızasına yöneldiniz, kaza ve takdiri O&#8217;na bıraktınız ve geçmiş peygamberleri tasdik ettiniz. Öyleyse sizi bırakıp başkasına yönelen sapar; size sarılan Hakk&#8217;a kavuşur ve hakkınızı çiğneyen ise, zevala uğrar.<br>Hak sizinledir ve sizdedir, sizdendir ve size yöneliktir; siz hakkın sahibi ve kaynağısınız. Peygamberlik mirası sizdedir, halk sizin kapınıza gelir ve onların hesabı sizin üzerinizdedir. Hakkı batıldan ayıracak kesin hüküm sizin yanınızdadır; Allah&#8217;ın nişaneleri sizdedir, O&#8217;nun hükümlerini bildirecek olan sizsiniz; O&#8217;nun nuru, açık delili sizin yanınızdadır. Emri size açıklanmıştır.<br>Size dost olan Allah&#8217;a dost olur ve size düşman kesilen Allah&#8217;a düşman kesilir. Sizi seven Allah&#8217;ı sever, size karşı kin besleyen Allah&#8217;a kin besler. Size sarılan Allah&#8217;a sarılır. Sağlam yol ve fena yurdunun şahitleri ve bekâ yurdunun şefaatçileri sizsiniz. Kesintisiz rahmet, korunmuş nişane, mahfuz emanet ve insanların imtihan edildikleri kapı sizsiniz. Kim size geldiyse kurtuldu ve size gelmeyen helak oldu. Siz, Allah&#8217;a doğru çağırıyorsunuz ve O&#8217;na yönlendiriyorsunuz, O&#8217;na iman edip O&#8217;na baş eğiyorsunuz, O&#8217;nun emrine uyup yoluna halkı irşat ediyorsunuz ve O&#8217;nun sözüyle hüküm veriyorsunuz.<br>Sizinle dostluk bağı kuran saadete erer ve size düşman olan ise kurtuluş yüzü görmez; sizi inkâr eden hüsrana uğrar ve sizden ayrı düşen sapıklığa duçar olur; size sarılan kurtulur, size sığınan güven kazanır, sizi tastik eden selamete kavuşur, size uyan hidayete erişir; size tabi olanın cennettir yeri, size karşı gelenin cehennemdir yuvası; sizi inkâr eden küfre sapar, sizinle harbeden şirke düşer, sizi reddeden cehennemin en alt tabakasında yanar.<br>Şahadet ederim ki bu ilahi irade önceden vardı ve bundan sonra da var olacaktır. Şahadet ederim ki sizlerin ruhlarınız ve nurlarınız birdir; tertemiz ve pâksınız ve hep birbirinizdensiniz; Allah sizleri nur olarak yarattı ve arşın etrafına yerleştirdi; sonra Allah bizlere ih­sanda bulunup, minnet edip, yücelmesini ve kendi isminin anılmasını istediği evlere yerleştirdi sizleri. Bizlerin size salât göndermemizi; sizlerin velayetinizi taşımak nimetini yaratılışımız için esenlik, nefsimiz için temizlik, bizler için arınma ve günahlarımız için kefaret kıldı. Böylece bizler Allah yanında sizlerin faziletlerini itiraf edenler ve sizlerin ilahî makamınızı tasdik edenler olarak tanındık. Allah&#8217;tan, sizleri hiç bir kimsenin ulaşamayacağı; kimsenin sizinle yarışamayacağı; erişmeyi arzu edemeyeceği keramet kazananların en üstün mertebesine ulaştırmasını; mukarreblerin en mükemmel makamına eriştirmesini ve mürsellerin en yüce derecelerine ulaştırmasını istiyorum. Öyle ki sizin imamet makamınızın yüceliğini, mevkinizin azametini, şanınızın üstünlüğünü, nurunuzun tamlığını, menziletinizin güzelliğini, makamınızın sebatını, yerinizin şerefini, Allah yanındaki mertebenizi, O&#8217;nun yanındaki değerinizi, O&#8217;na olan özelliğinizi ve O&#8217;na yakınlığınızı tanımayan, bilmeyen hiç bir mukarreb melek ve mürsel peygamber kalmasın. Bu makamınıza şahid, ne bir âlim, ne bir cahil, ne bir mümin, ne bir facir, ne bir inat eden tağut, ne bir azgın şeytan ve ne de bu mertebeler arasında bilinç sahibi bir mahlûk kalmasın.<br>Babam, annem, ailem, malım ve yakınlarım size feda olsun; Allah&#8217;ı ve sonra sizleri şahid kılıyorum ki ben, size ve sizin inandıklarınıza iman etmişim; sizin düşmanınıza karşıyım ve sizin reddettiğiniz şeyleri ben de reddediyorum; sizin makamınıza arifim ve size karşı gelenlerin sapıklıkta olduklarını biliyorum. Sizin dostlarınızın dostu ve düşmanlarınızın düşmanıyım; sizin hakkınıza riayet edene ben de riayet ederim; sizinle savaşanla savaşırım; sizin hak bildiğinizi hak bilirim ve sizin batıl bildiğinizi batıl bilirim; size itaat ediyorum, hakkınıza arifim ve faziletinize ikrar ediyorum. İlminizi taşıyorum, ahdinize bağlıyım, sizlerin makamınıza inanıyorum, gelişinize iman ediyorum, dönüşünüzü tasdik ediyorum, emrinizi bekliyorum, devletinizin arzusundayım, sözünüze bağlıyım, emrinize amel ediyorum, sizlere iltica etmişim, ziyaretinize gelmişi ve kabrinize sığınmışım. Sizi Allah azze ve celle yanında kendime şefaatçi kılmışım; sizin hürmetiniz için Allah&#8217;a yakın olmak istiyorum; her zaman ve her işimde kendi hacetlerimin, isteklerimin reva olması için sizleri (Allah huzurunda) aracı kılmışım; sırrınıza ve aşikâr makamınıza iman etmişim; sizlerin hazır olanınıza da, gaybette olanınıza da, evvel ve sonuncunuza da iman etmiş ve bütün işleri sizlere havale etmişim; bütün hallerimde sizlere boyun eğmişim; kalbim sizlere teslim olmuştur; görüşüm size tabidir ve yardımım sizin için hazırdır. Umudum şudur ki Allah sizin vasıtanızla dinini ihya eder; sizleri kendi istediği günlerde geriye çevirir ve adaleti ikame etmek için sizleri yeryüzünde galip kılar. Ben sizinleyim, size desteğim, sizden başkasıyla değilim. Sizlere inanmışım ve sonuncunuzu da ilkinizi sevdiğim gibi severim.<br>Sizin hakkınızı inkâr eden, velayetinizden çıkan, mirasınızı gasbeden, sizler hakkında şüpheye düşen, sizden ayrılan düşmanlarınızdan, tağuttan ve şeytandan ve onların zalim hiziplerinden Allah&#8217;a sığınıyorum. Sizin dışınızda olan her vasıta ve önderden, ateşe çağıran imamlardan O&#8217;na sığınırım. Allah&#8217;tan istiyorum ki yaşadığım müddetçe beni sizin velayetiniz, muhabbetiniz ve dininiz üzerine sabit kılsın; size itaat etmeğe beni muvaffak etsin; sizin şefaatinizi bana nasip etsin ve beni sizin en seçkin dotlarınızdan, sizin davetinize uyanlardan, sizin izinizi takip edenlerden, yolunuzdan gidenlerden, hidayetinizle hidayet bulanlardan, zümrenizde mahşere gidenlerden, dönüşünüzde dönenlerden, davetinizde mevki kazananlardan, huzur döneminizi görenlerden, sizin güçlü döneminizde eli açık olanlardan ve sizi görmek şerefine kavuşanlardan etsin.<br>Babam, annem, nefsim, ailem ve malım sizlere feda olsun! Allah&#8217;a kavuşmak isteyen size gelmelidir; tevhidi bilenler bunu sizden öğrenir ve O&#8217;na yönelmek isteyen sizin kapınıza gelir. Ey benim Mevlalarım! Sizin güzelliklerinizi söylemekle bitiremem; sizi methetmekle hakkınıza varamam ve sizin vasfınızı söylemekle değerinizi açıklayamam. Sizler seçkinlerin nu­rusunuz, iyilerin hidayete eriştirenlerisiniz ve Allah&#8217;ın hüccetlerisiniz; Allah sizinle yaratılışı başlatmış ve sizinle de bitirecektir. Sizin sebebinize Allah yağmur yağdırır ve sizin hürmetinize Allah göğün yere düşmesini önler, meğer kendi izni olsun ve sizin hürmetinize Allah zorlukları giderir ve müşkülleri bertaraf eder; sizin yanınızdandır elçilerin indirdiği ve meleklerin getirdiği hükümler sizin yanınızdadır. Ruhul Emin (Cebrail) sizin ceddinize (Hz. Ali&#8217;nin (a.s) ziyaretinde &#8220;ceddinize&#8221; yerine &#8220;kardeşine&#8221; kelimesi söylenilir) inmiştir. Allah hiç bir kimseye vermediği makamı size vermiştir; her şerefli sizin şere­finiz karşısında boyun eğer; her büyük size itaat eder; her güçlü size, faziletiniz için huzu eder; her şey size nazaran hakirdir; yeryüzü sizin nurunuzla aydınlanmış ve kurtuluşa erenler sizin velayetinizle kurtuluşa erişilir; sizin vasıtanızla Allah&#8217;ın rızasına kavuşulur ve sizin velayetinizi inkar edene Allah gazap eder.<br>Babam, annem, kendim, ailem ve malım size feda olsun. Sizin anınız diğer anılarla, isimleriniz diğer isimlerle, bedeniniz diğer bedenlerle, ruhunuz diğer ruhlarla, eserleriniz diğer eser­lerle ve kabirleriniz diğer kabirlerin yanısıradır. Oysa sizin isimleriniz ne tatlıdır! Ve nefisleriniz ne değerli ve makamınız ne büyük, mertebeniz ne yüksek ve ahdiniz ne de sağlamdır! Ve va&#8217;dınız ne de doğrudur, kelamınız nurdur, emriniz olgunluk, vasiyetiniz takvadır, işiniz hayır, adaletiniz ihsan, yaratılışınız kerem ve büyüklük; şanınız hak, doğruluk ve yumuşaklıktır; sözünüz kesin hükümdür, görüşünüz ilim, hilim ve bilinçtir (yakindir).<br>Hayırdan söz edildiğinde, hayırın başlangıcı, kökü, dalı, kaynağı, barınak ve sonucu sizin olduğunuz görülür. Babam, annem ve kendim size feda olayım. Sizi nasıl öveyim ve karşılaştığınız güzel imtahanları sayayım; Allah sizin sebebinizle bizi zilletten çıkardı, kederlerimizi giderdi, helak olmanın ve ateşin eşiğinde iken bizi kurtardı. Babam, annem ve kendim size feda olayım. Allah sizin vela­yetinizin sayesinde bize dinin nişanelerini öğretti ve dünyadaki bozukluklarımızı düzeltti. Sizin dostluğunuz sayesinde büyük tevhid nimeti tamamlandı ve ikiye ayrılma yerine kaynaşma oldu. Sizin velayetiniz sebebiyle farz itaatlar kabul olur ve Kur&#8217;an&#8217;da farz kılınan dostluk size aittir. Yüksek dereceler, övülmüş makam ve Allah azze ve celle yanında belirlenmiş yer, büyük mertebe ve kabul olan şefaat size aittir.<br>Ey Allah&#8217;ım! Biz, nazil ettiğine iman ettik ve resulüne uyduk. Öyleyse bizi tanıklardan yaz. Ey Rabbimiz! Bizi hidayet ettikten sonra kalbimizi batıla doğru eğme; kendi yanından bize rahmet ihsan et; gerçekten sen çok bağışlayansın. Rabbimiz her türlü eksiklikten uzaktır, Rabbimizin vaadi mutlaka gerçekleşir.<br>Ey Allah&#8217;ın velisi! Benimle Allah azze ve celle arasında öyle günahlar var ki sizin rıza ve hoşnutluğunuz olmasa asla bağışlanmaz. Öyleyse sizi kendi sırrına emin kılan, halkın işlerinde sizi önder kılan, itaatinizi kendi itaatine dâhil eden Allah&#8217;ın hakkı hürmetine benim günahlarımı bağışlamasını isteyin ve benim şefaatçilerim olun. Ben size itaat edenim; kim size itaat etse, Allah&#8217;a itaat etmiş olur ve kim de size karşı gelse, Allah&#8217;a karşı gelmiş olur; sizi seven Allah&#8217;ı sevmiş olur ve size buğzeden Allah&#8217;a buğzetmiş olur. Allah&#8217;ım! Eğer ben Muhammed ve onun seçkin, beğenilmiş Ehli Beyt&#8217;inden sana daha yakın olan birisini bilseydim, onu sana şefaatçi kılardım. Öyleyse kendi üzerine farz kıldığın onların hakkı hürmetine Sen&#8217;den istiyorum ki beni, onları ve onların haklarını tanıyanlardan yap ve onların şefaatiyle merhamete kavuşanlardan karar kıl. Sen merhametlilerin en merhametlisisin. Ey Allah! Muhammed ve onun pâk Ehli Beyt&#8217;ine rehmet ve çok selam gönder. Allah bize yeter, O ne güzel sahiptir.</p>
</div>
</div>



<h2 class="wp-block-heading" id="kaynakca">KAYNAKÇA</h2>



<pre class="wp-block-verse"><strong><em>1-</em></strong>Tusi, Tehzib, c. 6, s. 96-102.
<strong><em>2-</em></strong>Men La Yahduruhu’l Fakih, c. 2, s. 610. 
<strong><em>3-</em></strong>Meclisi, Zadu’l Mead, s. 301. 
<strong><em>4-</em></strong>İbn-i Babeveyh, c. 2, s. 610. 
<strong><em>5-</em></strong>Feraidu’s Simteyn, c. 2, s. 179-186. 
<strong><em>6-</em></strong>İhsa-i, c. 1, s. 30. 
<strong><em>7-</em></strong>Mudir Şaneçi, s. 146. 
<strong><em>8-</em></strong>İhsa-i, c. 1, s. 31. 
<strong><em>9-</em></strong>Şubber, s. 33. 
<strong><em>10-</em></strong>İhsa-i, c. 1, s. 30. 
<strong><em>11-</em></strong>Müstedreku’l Vesail, c. 11, s. 170-171. 
<strong><em>12-</em></strong>Muhammed Taki Meclisi, ş. 1377, c. 8, s. 666.</pre>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/camia-kebire-ziyareti/">Camia Kebire Ziyareti</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://imammehdiyarenleri.org/camia-kebire-ziyareti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aşura Ziyareti</title>
		<link>https://imammehdiyarenleri.org/asura-ziyareti/</link>
					<comments>https://imammehdiyarenleri.org/asura-ziyareti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[YÖNETİCİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Mar 2022 15:50:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dualar]]></category>
		<category><![CDATA[Aşura ziyareti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://imammehdiyarenleri.org/?p=1152</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aşura Ziyareti&#160;(Arapça: زيارة عاشوراء),&#160;Şiaların&#160;uzaktan ve yakından&#160;İmam Hüseyin&#160;(a.s) ve yarenlerini&#160;ziyaret&#160;etmek ve&#160;Aşura vakıasını&#160;anmak için okudukları bir ziyaretnamedir. Aşura Ziyareti, İmam Muhammed Bakır&#8217;dan (a.s)&#160;rivayet&#160;edilmiş ve Şialar için önemli bir ziyaretnamedir. Aşura Ziyareti nin&#8230; </p>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/asura-ziyareti/">Aşura Ziyareti</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p> <strong>Aşura Ziyareti</strong>&nbsp;(Arapça: زيارة عاشوراء),&nbsp;<strong><em><a href="https://imammehdiyarenleri.org/sia/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Şiaların</a>&nbsp;</em></strong>uzaktan ve yakından<a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-huseyin/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">&nbsp;<strong><em>İmam Hüseyin&nbsp;(a.s)</em></strong></a> ve yarenlerini&nbsp;ziyaret&nbsp;etmek ve&nbsp;<strong><em><a href="https://imammehdiyarenleri.org/asura-vakasi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Aşura vakıasını</a>&nbsp;</em></strong>anmak için okudukları bir ziyaretnamedir. Aşura Ziyareti, <strong><em><a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-muhammed-bakir/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">İmam Muhammed Bakır&#8217;dan (a.s)</a>&nbsp;</em></strong>rivayet&nbsp;edilmiş ve Şialar için önemli bir ziyaretnamedir.</p>



<figure class="wp-block-image size-large is-resized aşura-ziyaret" id="aşura-ziyaret"><img decoding="async" src="https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2022/03/asura-ziyareti-huseyin-1024x768.jpg" alt="" class="wp-image-1154" width="533" height="400" title="aşura-ziyaret" srcset="https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2022/03/asura-ziyareti-huseyin-1024x768.jpg 1024w, https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2022/03/asura-ziyareti-huseyin-300x225.jpg 300w, https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2022/03/asura-ziyareti-huseyin-768x576.jpg 768w, https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2022/03/asura-ziyareti-huseyin-136x102.jpg 136w, https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2022/03/asura-ziyareti-huseyin.jpg 1200w" sizes="(max-width: 533px) 100vw, 533px" /></figure>



<h2 class="has-text-color wp-block-heading" id="asura-ziyareti-nin-senedi" style="color:#ff0000">Aşura Ziyareti nin Senedi</h2>



<p><strong><em><a href="https://imammehdiyarenleri.org/asura-gunu-nedir/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Aşura</a>&nbsp;</em></strong>Ziyareti nin yer aldığı en eski ve kaynak kitap, İbn-i Kavlaveyh’in yazmış olduğu “Kamilu’z-Ziyarat” kitabıdır.<sup><strong><em><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[1]</mark></em></strong></sup>&nbsp;Kitabın müellifi,<a href="https://imammehdiyarenleri.org/asura-gunu-nedir/" target="_blank" rel="noreferrer noopener"> </a><strong><em><a href="https://imammehdiyarenleri.org/asura-gunu-nedir/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Aşura</a> </em></strong>ziyaretinin metnini<a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-muhammed-bakir/" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><strong><em>&nbsp;İmam Muhammed Bakır’dan (a.s)</em></strong></a> nakletmiştir. Aynı şekilde bu ziyareti,&nbsp;Şeyh Tusi&nbsp;(r.a) “Misbahu’l Mütehaccid”<sup><strong><em><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[2]</mark></em></strong></sup>&nbsp;kitabında “Muhammed b. İsmail b. Bazi’den, o da Salih b. Ukbe’den, o da babasından ve o da&nbsp;Ebu Cafer’den nakletmiştir. &#8220;Kamilu’z Ziyaret&#8221; kitabının nakli ile &#8220;Misbahu’l Mütehaccid&#8221; kitabının nakli arasında farklılıklar göze çarpmaktadır.&nbsp;<sup><strong><em><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[3]</mark></em></strong></sup>&nbsp;Aşura Ziyareti’nden sonra Alkame’nin Safvan’dan ve onun da<a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-caferi-sadik/" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><strong><em>&nbsp;İmam Cafer Sadık’tan (a.s)</em></strong> </a>naklettiği “Alkame Duası” yer almaktadır.<sup><strong><em><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[4]</mark></em></strong></sup></p>



<h2 class="has-text-color wp-block-heading" id="asura-ziyaretini-okumanin-sevabi" style="color:#ff0000">Aşura Ziyaretini Okumanın Sevabı</h2>



<p>Alkame b. Muhammed Hazar şöyle diyor:&nbsp;<a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-muhammed-bakir/" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><strong><em>İmam Bakır’a (a.s)</em></strong></a> dedim ki: &#8220;Bana&nbsp;<strong><em><a href="https://imammehdiyarenleri.org/asura-vakasi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Aşura</a>&nbsp;</em></strong>gününde&nbsp;<a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-huseyin/" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><strong><em>İmam Hüseyin&#8217;i (a.s)</em></strong> </a>yakından ziyaret ettiğimde veya uzak şehirlerden yada evimden o hazrete selam verdiğimde okuyabileceğim bir dua öğretin”.<strong><em><a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-muhammed-bakir/" target="_blank" rel="noreferrer noopener"> İmam Bakır (a.s)</a> </em></strong>şöyle buyurdular:</p>



<p>“Ey Alkame! O hazrete selam ver ve sonra iki rekat&nbsp;namaz&nbsp;kıl. Daha sonra&nbsp;tekbir&nbsp;getir ve o hazreti işaret ederek şunları (ziyaretin metnini) söyle. Bunu okumakla <strong><em><a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-huseyin/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">İmam Hüseyin’i (a.s)</a> </em></strong>ziyaret eden meleklerin&nbsp;duasını&nbsp;yapmış olursun. Bu durumda Allah-u Teâlâ senin için yüz binlerce derece verir ve<a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-huseyin/" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><strong><em> İmam Hüseyin (a.s)</em></strong></a> ile birlikte&nbsp;şehit&nbsp;olanlar gibi olursun. Böylece onların ulaştıkları makama ulaşır ve o hazretle birlikte şehit olanlarla birlikte anılırsın. Bunun yanında senin için her peygamber ve elçinin sevabının yanında, <a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-huseyin/" target="_blank" rel="noreferrer noopener"><strong><em>İmam Hüseyin (a.s)</em></strong></a> şehit olduğu günden itibaren o hazreti ziyaret edenlerin ziyaretinin sevabı yazılır.<sup><em><strong><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[5]</mark></strong></em></sup></p>



<p>Alkame diyor ki<em><strong> <a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-muhammed-bakir/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">İmam Bakır (a.s)</a></strong></em> bu ziyareti naklettikten sonra şöyle buyurdu: “Ey Alkame! Eğer her gün evinde bu ziyaretnameyi okursan, bu sevapların hepsini alırsın.”<sup><strong><em><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[6]</mark></em></strong></sup></p>



<p>Başka bir rivayette ise: “Eğer insanlar <strong><em><a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-huseyin/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">İmam Hüseyin’i (a.s)</a> </em></strong>ziyaret etmenin değerini anlasalardı, büyük bir şevkle ölümü arzulardı. Bu sevap ve mükafatlara ulaşma hasretinden beden ve ruhlarını parça parça ederlerdi.”<sup><strong><em><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[7]</mark></em></strong></sup></p>



<h2 class="has-text-color wp-block-heading" id="asura-ziyareti-dinle-ve-indir" style="color:#ff0000">Aşura Ziyareti Dinle ve İndir</h2>



<figure class="wp-block-audio"><audio controls src="https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2022/03/Ziyaret-i-Asura.ogg"></audio><figcaption>Aşura Ziyareti  Dinle veya İndir</figcaption></figure>



<h2 class="has-text-color wp-block-heading" id="asura-ziyareti-metni" style="color:#ff0000">Aşura Ziyareti Metni</h2>



<figure class="wp-block-table"><table class="has-black-color has-text-color has-fixed-layout"><thead><tr><th>Aşura Ziyareti  Arapça</th><th>Aşura Ziyareti  Arapça Yazılışı</th><th>Aşura Ziyareti  Anlamı</th></tr></thead><tbody><tr><td><strong>بِسْمِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ</strong></td><td>Bismillahirrahmanirrahim<br></td><td>Rahman ve Rahim Allah&#8217;ın adıyla</td></tr><tr><td><strong>اَلسَّلامُ عَلَيْكَ يا اَبا عَبْدِاللهِ، اَلسَّلامُ عَلَيْكَ يَا بْنَ رَسُولِ اللهِ (السَّلامُ عَلَيكَ يا خِيَرَةِ اللهِ وابْنَ خَيرَتِهِ) اَلسَّلامُ عَلَيْكَ يَا بْنَ اَميرِ الْمُؤْمِنينَ وَابْنَ سَيِّدِ الْوَصِيّينَ، اَلسَّلامُ عَلَيْكَ يَا بْنَ فاطِمَةَ سَيِّدَةِ نِساءِ الْعالَمينَ، اَلسَّلامُ عَلَيْكَ يا ثارَ اللهِ وَابْنَ ثارِهِ وَالْوِتْرَ الْمَوْتُورَ، اَلسَّلامُ عَلَيْكَ وَعَلَى الاَْرْواحِ الَّتي حَلَّتْ بِفِنائِكَ عَلَيْكُمْ مِنّي جَميعاً سَلامُ اللهِ اَبَداً ما بَقيتُ وَبَقِىَ اللَّيْلُ وَالنَّهارُ</strong></td><td>Esselamu aleyke ya eba ebdillah Esselamu aleyke yebne resulillah Esselamu aleyke yebne emiril muminin vebne seyyidil vesiyyin Esselamu aleyke yebne fatimete seyyideti nisail âlemin Esselamu aleyke ya sarallah vebne sarihi vel vitrel mevtur Essleamu aleyke ve elel ervahilleti hellet bi finaike aleykum minni cemien selamullahi ebeden ma begitu ve begiye-l leylu vennehari</td><td>Selam olsun sana ey Eba Abdillah! Selam olsun sana ey Resulullah&#8217;ın oğlu! Selam olsun sana ey Mu&#8217;minlerin Emiri ve vasilerin efendisinin oğlu! Selam olsun sana ey dünya kadınlarının efendisi Fatıma&#8217;nın oğlu! Selam olsun sana ey Allah&#8217;ın kanına (intikamına) talip olduğu ve kanına talip olduğunun oğlu! Ey (mukaddes) kanının intikamı henüz alınmayan!<br><br>Selam olsun sana ve senin eşiğine yerleşen (sana feda olup, senin haremine yerleşen) ruhlara. Hepinizin üzerine benden Allah&#8217;ın edebi selamı olsun; ben yaşadığım, gece ve gündüz devam ettiği müddetçe.</td></tr><tr><td><strong>، يا اَبا عَبْدِاللهِ لَقَدْ عَظُمَتِ الرَّزِيَّةُ وَجَلَّتْ وَعَظُمَتِ الْمُصيبَةُ بِكَ عَلَيْنا وَعَلى جَميعِ اَهْلِ الاِْسْلامِ وَجَلَّتْ وَعَظُمَتْ مُصيبَتُكَ فِي السَّماواتِ عَلى جَميعِ اَهْلِ السَّماواتِ،</strong><br><br><strong>فَلَعَنَ اللهُ اُمَّةً اَسَّسَتْ اَساسَ الظُّلْمِ وَالْجَوْرِ عَلَيْكُمْ اَهْلَ الْبَيْتِ، وَلَعَنَ اللهُ اُمَّةً دَفَعَتْكُمْ عَنْ مَقامِكُمْ وَاَزالَتْكُمْ عَنْ مَراتِبِكُمُ الَّتي رَتَّبَكُمُ اللهُ فيها، وَلَعَنَ اللهُ اُمَّةً قَتَلَتْكُمْ وَلَعَنَ اللهُ الْمُمَهِّدينَ لَهُمْ بِالَّتمْكينِ مِنْ قِتالِكُمْ، بَرِئْتُ اِلَى اللهِ وَاِلَيْكُمْ مِنْهُمْ وَمِنْ اَشْياعِهِمْ وَاَتْباعِهِمْ وَاَوْلِيائِهِم،</strong></td><td>Ya eba ebdillah leged ezumeti-r reziyyetu ve cellet ve ezumeti-l musibetu bike eleyna ve ela cemi-i ehlil İslami ve cellet ve ezumet musibetuke fi-s semavati ela cemi-i ehli-s semavati fe leene-l lahu ummeten defeetkum en megamikum ve ezaaletkum en meratibikumu-l leti rattebekumu-l lahu fiha ve leene-l lahu ummeten gateletkum ve leene-l lahu-l mumehhidine lehum bi-t temkini min gitalikum beri’tu ile-l lah ve ileykum minhum ve eşyaihim ve etbaihim ve evliyaihim</td><td>Ey Eba Abdillah! Senin yasın ve musibetin bize ve İslam ehline çok ağır ve büyük oldu. Senin musibetin göklerde bütün gök ehline de çok büyük ve ağır oldu. Allah lanet etsin, siz Ehl-i Beyt&#8217;e yapılan zulüm ve haksızlığın temelini atan topluluğa. Allah lanet etsin, sizi (ilahi) makamınızdan uzaklaştıran ve Allah&#8217;ın size tayin ettiği mertebeleri elinizden alan topluluğa. Allah lanet etsin, sizi şehit eden topluluğa. Allah lanet etsin, sizinle savaşabilmek için (zalimlere) ortam hazırlayan topluluğa.<br><br>Ben Allah&#8217;a ve siz (Ehl-i Beyt&#8217;e) doğru, o (zalimlerden) ve onların izleyicilerinden, takipçilerinden ve dostlarından beriyim.</td></tr><tr><td><strong> يا اَبا عَبْدِاللهِ اِنّي سِلْمٌ لِمَنْ سالَمَكُمْ وَحَرْبٌ لِمَنْ حارَبَكُمْ اِلى يَوْمِ الْقِيامَةِ، وَلَعَنَ اللهُ آلَ زِياد وَآلَ مَرْوانَ، وَلَعَنَ اللهُ بَني اُمَيَّةَ قاطِبَةً، وَلَعَنَ اللهُ ابْنَ مَرْجانَةَ، وَلَعَنَ اللهُ عُمَرَ بْنَ سَعْد، وَلَعَنَ اللهُ شِمْراً، وَلَعَنَ اللهُ اُمَّةً اَسْرَجَتْ وَاَلْجَمَتْ وَتَنَقَّبَتْ لِقِتالِكَ،</strong><br></td><td>Ya eba ebdillah inni silmun limen saalemekum ve herbun limen haarebekum ilee yevmi-l giyameti ve leene-l lahu ale ziyadin ve ale mervane ve leene-l lahu beni umeyyete gatibeten ve leene-l lahu-bne mercanete ve leene-l lahu omere-bne se’din ve leene-l lahu şimren ve leene-l lahu ummeten esrecet ve elcemet ve teneggebet ligitalike</td><td>Ey Eba Abdillah! Hiç şüphesiz ben, kıyamet gününe kadar sizinle barışık olanlarla barışığım ve sizinle savaşanlarla savaş halindeyim.<br>Allah lanet etsin Ziyad soyuna ve Mervan soyuna. Allah lanet etsin Ümeyye oğullarının hepsine. Allah lanet etsin Mercane oğluna (İbn-i Ziyâd&#8217;a). Allah lanet etsin Ömer b. Sa&#8217;d&#8217;a. Allah lanet etsin Şimr&#8217;e. Allah lanet etsin seninle savaşmak için at eğerleyen, dizgin çeken ve nikap bağlayan topluluğa.</td></tr><tr><td><br><strong>بِاَبي اَنْتَ وَاُمّي لَقَدْ عَظُمَ مُصابي بِكَ فَاَسْأَلُ اللهَ الَّذي َاكْرَمَ مَقامَكَ وَاَكْرَمَني اَنْ يَرْزُقَني طَلَبَ ثارِكَ مَعَ اِمام مَنْصُور مِنْ اَهْلِ بَيْتِ مُحَمَّد صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ، اَللّـهُمَّ اجْعَلْني عِنْدَكَ وَجيهاً بِالْحُسَيْنِ عليه السلام فِي الدُّنْيا وَالاْخِرَةِ، يا اَبا عَبْدِاللهِ اِنّي اَتَقَرَّبُ اِلى اللهِ وَ اِلى رَسُولِهِ وَاِلى اَميرِ الْمُؤْمِنينَ وَاِلى فاطِمَةَ وَاِلَى الْحَسَنِ وَاِلَيْكَ بِمُوالاتِكَ وَبِالْبَراءَةِ (مِمَّنْ قاتَلَكَ وَنَصَبَ لَكَ الْحَرْبَ وَبِالْبَراءَةِ مِمَّنْ اَسَسَّ اَساسَ الظُّلْمِ وَالْجَوْرِ عَلَيْكُمْ وَاَبْرَأُ اِلَى اللهِ وَاِلى رَسُولِهِ) مِمَّنْ اَسَسَّ اَساسَ ذلِكَ وَبَنى عَلَيْهِ بُنْيانَهُ وَجَرى فِي ظُلْمِهِ وَجَوْرِهِ عَلَيْكُمْ وَعلى اَشْياعِكُمْ، بَرِئْتُ اِلَى اللهِ وَاِلَيْكُمْ مِنْهُمْ وَاَتَقَرَّبُ اِلَى اللهِ ثُمَّ اِلَيْكُمْ بِمُوالاتِكُمْ وَمُوالاةِ وَلِيِّكُمْ وَبِالْبَراءَةِ مِنْ اَعْدائِكُمْ وَالنّاصِبينَ لَكُمُ الْحَرْبَ وَبِالْبَراءَةِ مِنْ اَشْياعِهِمْ وَاَتْباعِهِمْ،</strong></td><td>bi ebi ente ve ummi leged ezume musabi bike fe es’elu-l lahe-l lezi ekreme megameke ve ekremeni en yerzugeni talebe sarike me’e imamin mensurin min ehli beyti muhammedin salla-l lahu aleyhi ve alihi<br><br>Allahumme celni indeke vecihen bi-l huseyn aleyhi-s selam fi-d dunya vel ahireti Ya eba ebdil lahi inni etegerrebu ile-l lahi ve ilee resulihi ve ilee emiri-l muminine ve ilee fatimete ve ile-l heseni ve ileyke bi muvaalatike ve bi-l beraaeti mimmen gaateleke ve nesebe leke-l herbe ve bi-l beraaeti mimmen essese esaase-z zulmi ve-l cevri aleykum ve ebreu ile-l lahi ve ilee resulihi mimmen essese esaase zalike ve bena eleyhi bunyaanehu ve ceraa fi zulmihi ve cevrihi aleykum ve ela eşyaikum beri’tu ile-l lahi ve ileyku minhum ve etegerrebu ile-l lahi summe ileykum bi muvaalatikum ve muvaalati veliy yukum ve bi-l beraaeti min e’daikum ve-n nasibine lekumul herbe ve bil beraaeti min eşyaihim ve etbaihim</td><td>Anam ve babam sana feda olsun; senin için musibetim çok büyüktür. Şu halde senin makamını yücelten ve beni seninle değerli kılan Allah&#8217;tan istiyorum ki, Muhammed&#8217;in (s.a.a) Ehl-i Beyt&#8217;inden olan muzaffer İmam (Hz. Mehdi) ile birlikte senin intikamını almayı bana nasip buyursun! Allah&#8217;ım! Beni dünya ve ahirette Hüseyin (a.s) ile şerefli kıl.<br>Ey Eba Abdillah! Hiç şüphesiz ben senin sevginle ve sizin (Ehl-i Beyt&#8217;in) düşmanlarından beri olmakla, Allah&#8217;a, Resulü&#8217;ne, Emir-ül Mu&#8217;minin&#8217;e, Fatıma&#8217;ya, Hasan&#8217;a ve sana yakınlaşıyorum. Onlar ki bu haksızlığın temelini atıp binasını kurdular; size ve takipçilerinize karşı zulüm ve haksızlıklarını devam ettirdiler.<br>Ben, Allah&#8217;a ve size doğru onlardan beriyim. Sizin dostlarınızı sevmekle ve size savaş açanlardan ve onların izleyicileri düşmanlarımızdan beri olmakla önce Allah&#8217;a ve sonra da size yakınlaşıyorum.</td></tr><tr><td><br><strong>اِنّي سِلْمٌ لِمَنْ سالَمَكُمْ وَحَرْبٌ لِمَنْ حارَبَكُمْ وَوَلِىٌّ لِمَنْ والاكُمْ وَعَدُوٌّ لِمَنْ عاداكُمْ فَاَسْأَلُ اللهَ الَّذي أكْرَمَني بِمَعْرِفَتِكُمْ وَمَعْرِفَةِ اَوْلِيائِكُمْ وَرَزَقَنِى الْبَراءَةَ مِنْ اَعْدائِكُمْ اَنْ يَجْعَلَني مَعَكُمْ فِي الدُّنْيا وَالاْخِرَةِ وَاَنْ يُثَبِّتَ لي عِنْدَكُمْ قَدَمَ صِدْق فِي الدُّنْيا وَالاْخِرَةِ وَاَسْأَلُهُ اَنْ يُبَلِّغَنِى الْمَقامَ الَْمحْمُودَ لَكُمْ عِنْدَ اللهِ وَاَنْ يَرْزُقَني طَلَبَ ثاري مَعَ اِمام هُدىً ظاهِر ناطِق بِالْحَقِّ مِنْكُمْ وَاَسْألُ اللهَ بِحَقِّكُمْ وَبِالشَّأنِ الَّذي لَكُمْ عِنْدَهُ اَنْ يُعْطِيَني بِمُصابي بِكُمْ اَفْضَلَ ما يُعْطي مُصاباً بِمُصيبَتِهِ مُصيبَةً ما اَعْظَمَها وَاَعْظَمَ رَزِيَّتَها فِي الاِْسْلامِ وَفِي جَميعِ السَّماواتِ وَالاْرْضِ</strong><br></td><td>İnni silmun limen salemekum ve herbun limen harebekum ve veliyyun limen vaalaakum ve eduvvun limen aadaakum fe es’elu-l lahe-l lezi ekremeni bi me’rifetikum ve me’rifeti evliyaikum ve rezegeniye-l beraete min e’daikum en yec’eleni meekum fi-d dunya ve-l ahireti ve en yusebbite li indekum gedeme sidgin fi-d dunya ve-l ahireti ve es’eluhu en yubelliğeniye-l megame-l mehmude lekum inde-l lahi ve en yerzugeni talebe sari me’e imamin haadin zahirin naatigin bi-l heggi minkum ve es’elu-l lahe bi heggikum ve bi-ş şe’nillezi lekum indehu en yu’tiyeni bi musabi bikum efzele maa yu’ti musaaben bi musibetihi musibeten maa e’zemeha e’zeme raziyyeteha fil İslami ve fi cemii-s semaavati vel erzi</td><td>Ben, sizinle barışık olanla barışığım ve sizinle savaşta olana karşı savaştayım. Size dost olana dostum ve size düşman olanla düşmanım. Şu halde sizi ve dostlarınızı tanımakla beni şereflendiren ve düşmanlarınızdan beri olmayı bana nasip eden Allah&#8217;tan istiyorum ki beni dünya ve ahirette sizinle birlikte kılsın; dünya ve ahirette sizin yanınızda bana sebat versin. Beni, sizin Allah katında sahip olduğunuz beğenilmiş makama ulaştırsın. Bana, hidayet İmamı olan, zuhur etmiş halde hakkı söyleyen (Hz. Mehdi) ile birlikte intikamınızı almayı nasip buyursun.<br>Sizin hakkınızı ve Allah&#8217;ın katında sahip olduğunuz ilahi mertebenizi vesile ederek, Allah&#8217;tan istiyorum ki sizin musibetinizi çektiğim için, musibet çeken bir kimseye verilen mükafatın en iyisini bana nasip etsin. Bu musibet ve bu musibetin İslam&#8217;da ve bütün göklerde ve yerde meydana getirdiği sıkıntı ve acı ne de büyüktür!</td></tr><tr><td><strong><br>اَللّـهُمَّ اجْعَلْني فِي مَقامي هذا مِمَّنْ تَنالُهُ مِنْكَ صَلَواتٌ وَرَحْمَةٌ وَمَغْفِرَةٌ، اَللّـهُمَّ اجْعَلْ مَحْياىَ مَحْيا مُحَمَّد وَآلِ مُحَمَّد وَمَماتي مَماتَ مُحَمَّد وَآلِ مُحَمَّد، اَللّـهُمَّ اِنَّ هذا يَوْمٌ تَبَرَّكَتْ بِهِ بَنُو اُمَيَّةَ وَابْنُ آكِلَةِ الاَْكبادِ اللَّعينُ ابْنُ اللَّعينِ عَلى لِسانِكَ وَلِسانِ نَبِيِّكَ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ فِي كُلِّ مَوْطِن وَمَوْقِف وَقَفَ فيهِ نَبِيُّكَ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ، اَللّـهُمَّ الْعَنْ اَبا سُفْيانَ وَمُعاوِيَةَ وَيَزيدَ ابْنَ مُعاوِيَةَ عَلَيْهِمْ مِنْكَ اللَّعْنَةُ اَبَدَ الاْبِدينَ، وَهذا يَوْمٌ فَرِحَتْ بِهِ آلُ زِياد وَآلُ مَرْوانَ بِقَتْلِهِمُ الْحُسَيْنَ صَلَواتُ اللهِ عَلَيْهِ، اَللّـهُمَّ فَضاعِفْ عَلَيْهِمُ اللَّعْنَ مِنْكَ وَالْعَذابَ (الاَْليمَ) اَللّـهُمَّ اِنّي اَتَقَرَّبُ اِلَيْكَ فِي هذَا الْيَوْمِ وَفِي مَوْقِفي هذا وَاَيّامِ حَياتي بِالْبَراءَةِ مِنْهُمْ وَاللَّعْنَةِ عَلَيْهِمْ وَبِالْمُوالاةِ لِنَبِيِّكَ وَآلِ نَبِيِّكَ عَلَيْهِ وَعليهم السلام</strong></td><td>Allahumme-c elni fi megami haza mimmen tenaaluhu minke selevaatun ve rehmetun ve meğfiretun Allahummec el mehyaye mehya muhammedin ve ali muhammedin ve memati muhammedin memate muhammedin ve ali Muhammed Allahumme inne haza yevmun teberreket bihi benu umeyyete ve-bnu aakileti-l ekbaad el-l leinubnu-l lein ela lisaanike ve lisaani nebiyyike salla-l lahu aleyhi ve alihi<br><br>Allahumme-l en eba sufyane ve muaviyete ve yezidebne muaviyete aleyhim minke-l le’netu ebede-l abidine ve haza yevmun ferihet bihi alu ziyadin ve alu mervan bi gatlihimu-l huseyn salavatu-l lahi aleyhi<br><br>Allahumme fe zaif aleyhimul le’ne minke ve-l ezabe Allahumme inni etegerrebu ileyke fi haza-l yevmi ve fi mevgifi haza ve eyyami heyati bi-l beraeti minhum ve-l le’neti aleyhim ve bi-l muvalati linebiyyike ve ali nebiyyike aleyhi ve aleyhimu-s selam.</td><td>Allah&#8217;ım! Beni, şu bulunduğum halde-yerde, Senin salavat, rahmet ve mağfiretine mazhar olanlardan eyle. Allah&#8217;ım! Benim hayatımı Muhammed ve Âl-i Muhammed&#8217;in hayatı, ölümümü de Muhammed ve Âl-i Muhammed&#8217;in ölümü gibi kıl.<br>Allah&#8217;ım! Bu öyle bir gündür ki Ümeyye oğulları ve ciğer yiyen (Hind&#8217;in) oğlu, onu mübarek saymışlardır. O öyle bir kimseydi ki kendisi de babası da Senin ve Resulü&#8217;nün dilinde lanetlenmiştir. Peygamber&#8217;in (Allah&#8217;ın salat ve selamı onun ve Ehl-i Beyt&#8217;inin üzerine olsun) de bulunduğu her yerde ve durduğu her durakta onlara lanet okumuştur.<br>Allah&#8217;ım! Ebu Süfyan&#8217;a, Muaviye&#8217;ye ve Yezid b. Muaviye&#8217;ye lanet et. Senin lanetin ebediyyen onların üzerine olsun.<br>Bu öyle bir gündür ki onda Ziyad ve Mervan soyu, Hüseyin&#8217;i (a.s) öldürdükleri için sevindiler. Şu halde lanet ve acı azabını onların üzerine kat kat artır.<br>Allah&#8217;ım! Ben, bugün ve durduğum bu yerde ve bütün hayat günlerimde o (zalimlerden) beri olmakla ve onları lanetlemekle ve Peygamber&#8217;ini ve Ehl-i Beyt&#8217;ini (hepsinin üzerine selam olsun) sevmekle sana yakınlaşıyorum.<br></td></tr><tr><td>Sonra&nbsp;<strong>yüz defa</strong>&nbsp;şöyle söylenir:<br><strong>اَللّـهُمَّ الْعَنْ اَوَّلَ ظالِم ظَلَمَ حَقَّ مُحَمَّد وَآلِ مُحَمَّد وَآخِرَ تابِع لَهُ عَلى ذلِكَ، اَللّـهُمَّ الْعَنِ الْعِصابَةَ الَّتي جاهَدَتِ الْحُسَيْنَ (عليه السلام) وَشايَعَتْ وَبايَعَتْ وَتابَعَتْ عَلى قَتْلِهِ، اَللّـهُمَّ الْعَنْهُمْ جَميعاً</strong><br><br><br>Sonra da&nbsp;<strong>yüz defa</strong>&nbsp;şöyle söylenir<br><br><strong>اَلسَّلامُ عَلَيْكَ يا اَبا عَبْدِاللهِ وَعَلَى الاَْرْواحِ الَّتي حَلَّتْ بِفِنائِكَ عَلَيْكَ مِنّي سَلامُ اللهِ اَبَداً ما بَقيتُ وَبَقِيَ اللَّيْلُ وَالنَّهارُ وَلا جَعَلَهُ اللهُ آخِرَ الْعَهْدِ مِنّي لِزِيارَتِكُمْ، اَلسَّلامُ عَلَى الْحُسَيْنِ وَعَلى عَلِيِّ بْنِ الْحُسَيْنِ وَعَلى اَوْلادِ الْحُسَيْنِ وَعَلى اَصْحابِ الْحُسَيْنِ،</strong><br><br><br>Sonra şöyle devam edersin<br><br><strong>اَللّـهُمَّ خُصَّ اَنْتَ اَوَّلَ ظالِم بِاللَّعْنِ مِنّي وَابْدَأْ بِهِ اَوَّلاً ثُمَّ (الْعَنِ) الثّانيَ وَالثّالِثَ وَالرّابِعَ اَللّـهُمَّ الْعَنْ يَزيدَ خامِساً وَالْعَنْ عُبَيْدَ اللهِ بْنَ زِياد وَابْنَ مَرْجانَةَ وَعُمَرَ بْنَ سَعْد وَشِمْراً وَآلَ اَبي سُفْيانَ وَآلَ زِياد وَآلَ مَرْوانَ اِلى يَوْمِ الْقِيامَةِ</strong><br></td><td>Sonra yüz defa şöyle denilir;<br>Allahummel en evvele zalimin zeleme hegge muhammedin ve âli Muhammed ve ahire tabiin lehu ela zalik Allahumme-l eni-l isabete-l leti cahedeti-l huseyn ve şayeet ve bayeet ve tabet ela gatlihi Allahumme-l enhum cemiien.<br><br>Sonra yüz defa şöyle denilir;<br>Esselamu aleyke ya eba ebdillah ve ele-l ervahilleti hellet bi finaike aleyke minni selamullahi ebeden ma begiitu ve begiye-l leylu ve-n neharu ve la ceelehu-l lahi ahire-l ehdi minni li ziyaretikum Esselamu ele-l huseyn ve ele-l aliyyibni-l huseyn ve ele-l evladil huseyn ve ela eshabi-l huseyn<br><br>Sonra şöyle denilir;<br><br>Allahumme husse ente evvele zalimin bi-l le’ni minni ve-b de bihi evvelen summe-s saniye ve-s salise ve-r rabie Allahumme-l en yezide hamisen ve-l en ubeydellahi-bne ziyadin ve-bne mercanete ve omere-bne sa’din ve şimren ve ale ebi sufyane ve ale ziyadin ve ale mervane ila yevmi-l gıyameti.<br></td><td>Sonra yüz defa şöyle söylersin:<br><br>Allah&#8217;ım! Muhammed ve Âl-i Muhammed&#8217;in hakkına ilk zulmeden kimseden, ona bu konuda en son tabi olan kimseye kadar hepsine lanet et.<br>Allah&#8217;ım! Hüseyin&#8217;le savaşan, onu öldürmek için birbirleriyle işbirliği yapan ve sözleşen topluluğa lanet et. Allah&#8217;ım! Onların hepsini toplu olarak kendi lanetine mazhar eyle.<br><br>Sonra da yüz defa şöyle söylersin:<br><br>Selam olsun sana ey Eba Abdillah ve o (pak) ruhlara ki senin eşiğinde (hareminde) yer aldılar. (Sana canlarını kurban etme ve aynı mekanda defnedilme şerefine nail oldular.)<br>Allah&#8217;ın selamı benden, ebediyen senin üzerine olsun; yaşadığım sürece, gece ve gündüz devam ettiği müddetçe.<br>Allah, bu ziyareti benim sizi son ziyaretim kılmasın. Selam olsun Hüseyin&#8217;e ve Ali b. Hüseyin&#8217;e, Hüseyin&#8217;in evlatlarına ve ashabına.<br><br>Sonra şöyle devam edersin:<br><br>Allah&#8217;ım! Sen, (Resul ve Ehl-i Beyt&#8217;ine) ilk zulmedeni benim özel lanetime mazhar eyle. Bunun için de önce birinci, sonra ikinci, sonra üçüncü ve sonra da dördüncüden başla. Sonra da&#8230; Yezid&#8217;e lanet eyle. Ziyad&#8217;ın ve Mercane&#8217;nin oğlu Ubeydullah&#8217;a, Sa&#8217;d oğlu Ömer&#8217;e, Şimr&#8217;e, Ebu Süfyan&#8217;ın, Ziyad&#8217;ın ve Mervan&#8217;ın soyuna kıyamet gününe kadar lanet et.</td></tr><tr><td>Sonra secdeye kapanıp şöyle dersin<br><strong>اَللّـهُمَّ لَكَ الْحَمْدُ حَمْدَ الشّاكِرينَ لَكَ عَلى مُصابِهِمْ اَلْحَمْدُ للهِ عَلى عَظيمِ رَزِيَّتي اَللّـهُمَّ ارْزُقْني شَفاعَةَ الْحُسَيْنِ يَوْمَ الْوُرُودِ وَثَبِّتْ لي قَدَمَ صِدْق عِنْدَكَ مَعَ الْحُسَيْنِ وَاَصْحابِ الْحُسَيْنِ اَلَّذينَ بَذَلُوا مُهَجَهُمْ دُونَ الْحُسَيْنِ عليه السلام</strong></td><td>Secdeye gidilerek şöyle denilir;<br>Allahumme lekel hemdu hemde-ş şakirine leke ela musabihim el-hemdu lillahi ela ezimi reziyyeti Allahum-mer zugni şefaaete-l huseyn yevme-l vurudi ve sebbit li gedeme sidgin indeke me’e-l huseyn ve eshabi-l huseyn ellezine bezelu muhecehum dune-l huseyn aleyhisselam.</td><td>Sonra secdeye kapanıp şöyle dersin:<br>Allah&#8217;ım! Onların musibetine karşı bana, şükredenlerin hamdı gibi hamt etmeği nasip eyle. Bu büyük acı ve musibetimden dolayı Allah&#8217;a hamdolsun. Allah&#8217;ım! (Huzuruna) varacağım gün Hüseyin&#8217;in şefaatini bana nasip eyle; indinde Hüseyin ve canlarını Hüseyin&#8217;e (ona selam olsun) feda eden ashabıyla birlikte, benim doğruluk ayağıma sebat ver.</td></tr></tbody></table></figure>



<h2 class="wp-block-heading" id="kaynakca">KAYNAKÇA</h2>



<pre class="wp-block-verse"><strong><em>1-</em></strong>İbn-i Kavlaveyh, Kamilu’z Ziyaret, s. 581. 
<strong><em>2-</em></strong>Tusi, Misbahu’l Müteheccid,
<strong><em>3-</em></strong>Kalbasi, Şerhi Ziyareti Aşura, s. 210 
<strong><em>4-</em></strong>Tusi, Misbahu’l Müteheccid, s. 543. 
<strong><em>5-</em></strong>İbn-i Kavlaveyh, Kamilu’z Ziyaret, s. 581.</pre>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/asura-ziyareti/">Aşura Ziyareti</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://imammehdiyarenleri.org/asura-ziyareti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cevşen-i Kebir Duası</title>
		<link>https://imammehdiyarenleri.org/cevsen-i-kebir-duasi/</link>
					<comments>https://imammehdiyarenleri.org/cevsen-i-kebir-duasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[YÖNETİCİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Mar 2022 23:58:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dualar]]></category>
		<category><![CDATA[Cevşen-i Kebir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://imammehdiyarenleri.org/?p=1073</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cevşen-i Kebirin Arapçası Cevşen-i Kebirin Türkçe Okunuşu Cevşen-i Kebirin Anlamı (1) اَللّـهُمَّ اِنّي اَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يا اَللهُ يا رَحْمنُ يا رَحيمُ يا كَريمُ يا مُقيمُ يا عَظيمُ يا قَديمُ يا&#8230; </p>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/cevsen-i-kebir-duasi/">Cevşen-i Kebir Duası</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-table alignwide is-style-regular" style="font-size:23px"><table class="has-black-color has-text-color"><thead><tr><th class="has-text-align-center" data-align="center"><a href="https://imammehdiyarenleri.org/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Cevşen-i Kebirin Arapçası</a></th><th class="has-text-align-center" data-align="center"><a href="https://imammehdiyarenleri.org/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Cevşen-i Kebirin Türkçe Okunuşu</a></th><th class="has-text-align-center" data-align="center"><a href="https://www.facebook.com/imammehdiyarenleri/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Cevşen-i Kebirin Anlamı</a></th></tr></thead><tbody><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><font style="vertical-align: inherit;"><font style="vertical-align: inherit;">(1) اَللّـهُمَّ اِنّي اَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يا اَللهُ يا رَحْمنُ يا رَحيمُ يا كَريمُ يا مُقيمُ يا عَظيمُ يا قَديمُ يا عَليمُ يا حَليمُ يا حَكيمُ</font></font></strong><br><strong><font style="vertical-align: inherit;"><font style="vertical-align: inherit;"><strong>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></font></font></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center"><font style="vertical-align: inherit;"><font style="vertical-align: inherit;">(1) Allahumme inni esalukke bismike ya Allah-u ya rahmanu ya rahimu ya kurimu ya azimu ya kadimu ya alimu ya helimu ya hekimu </font></font><br><font style="vertical-align: inherit;"><font style="vertical-align: inherit;"><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></font></font></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">1- Allah&#8217;ım! Ben, ismin hakkına sana el açıyorum; (hacetlerimi) senden diliyorum; ey Allah, ey dünyada hem mümine hem kâfire merhamet eden (Rahman), ey ahirette sadece müminlere merhamet edecek (Rahîm), ey iyilik ve ikramı bol olan (Kerîm), ey her şeyi ayakta tutan (Mukîm), ey azamet ve yücelik sahibi (Azîm), ey varlığının evveli olmayan (Kadîm), ey her şeyi bilen (Alîm), ey kullarını cezalandırmada acele etmeyen hilim sahibi (Halîm), ey hikmet sahibi (Hekîm)!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong>(2) يا سَيِّدَ السّاداتِ يا مُجيبَ الدَّعَواتِ يا رافِعَ الدَّرَجاتِ يا وَلِيَّ الْحَسَناتِ يا غافِرَ الْخَطيئاتِ يا مُعْطِيَ الْمَسْأَلاتِ يا قابِلَ التَّوْباتِ يا سامِعَ الأَصْواتِ يا عالِمَ الْخَفِيّاتِ يا دافِعَ الْبَلِيّاتِ.<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(2) Ya seyyide-s sadati ya mucibe-d de&#8217;evati ya rafie-d derecaati ya veliye-l hesenati ya ğafire-l hatiat ya mu’tiye-l mus’elati ya gabile-t tevbati ya sami-el esvati ya alime-l hafiyyati ya dafie-l beliyyati<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğevs el-ğevs ğallisna mine-n nari ya rab </strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">2- Ey efendilerin efendisi olan, ey duaları kabul eden, ey dereceleri yücelten, ey iyiliklerin sahibi olan, ey hataları bağışlayan, ey bütün istekleri veren, ey tövbeleri kabul eden, ey bütün sesleri işiten, ey bütün gizlilikleri / sırları bilen, ey belâları/felâketleri def eden!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(3) يا خَيْرَ الْغافِرينَ يا خَيْرَ الْفاتِحينَ يا خَيْرَ النّاصِرينَ يا خَيْرَ الْحاكِمينَ ياخَيْرَ الرّازِقينَ يا خَيْرَ الْوارِثينَ يا خَيْرَ الْحامِدينَ يا خَيْرَ الذّاكِرينَ يا خَيْرَ الْمُنْزِلينَ يا خَيْرَ الْمُحْسِنينَ.</strong></strong><br><strong><strong>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(3) Ya heyre-l ğafirine ya heyre-l fatihine ya heyre-n nasirine ya heyre-l hakimine ya heyre-r razigine ya heyre-l varisine ya heyre-l hamidine ya heyre-z zakirine ya heyre-l munzirine ya heyre-l muhsinine<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">3- Ey bağışlayanların en iyisi, ey (müşkül meseleleri çözüp) açanların en iyisi, ey yardım edenlerin en iyisi, ey hükmedenlerin en iyisi, ey rızk verenlerin en iyisi, ey vârislerin en iyisi, ey övücülerin en iyisi, ey kendisini ananları en iyi anan, ey en iyi nazil eden, ey iyilik edenlerin en iyisi!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(4) يا مَنْ لَهُ الْعِزَّةُ وَالْجَمالُ يا مَنْ لَهُ الْقُدْرَةُ وَالْكَمالُ يا مَنْ لَهُ الْمُلْكُ وَالْجَلالُ يا مَنْ هُوَ الْكَبيرُ الْمُتَعالُ يا مُنْشِىءَ الْسَّحابِ الثِّقالِ يا مَنْ هُوَ شَديدُ الِْمحالِ يا مَنْ هُوَ سَريعُ الْحِسابِ يا مَنْ هُوَ شَديدُ الْعِقابِ يا مَنْ عِنْدَهُ حُسْنُ الثَّوابِ يا مَنْ عِنْدَهُ اُمُّ الْكِتابِ </strong></strong><br><strong><strong>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(4) Ya men lehu-l izzeti ve-l cemali ya men lehu-l gudreti ve-l kemali ya men lehu-l mulku ve-l celali ya men huve-l kebiru-l muteali ya munşie-s sehabi-s sigali ya men huve şedidu-l mihali ya men huve seriu-l hisabi ya men huve şedidu-l igabi ya men indehu husnu-s sevabi ya men indehu ummu-l kitabi<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">4- Ey izzet ve güzelliğin gerçek sahibi, ey kudret ve kemalin sahibi, ey mülk ve celalin sahibi, ey büyük ve yüce olan, ey ağır (yağmur yüklü) bulutları icat eden, ey kudret ve intikamı şiddetli olan, ey (mahlûkatın) hesabını süratle gören, ey şiddetli cezaya çarptıran, ey kendi katında en iyi sevabı bulunan, ey (yüce) katında Ümm’ül-Kitap (Levh-i Mahfuz) bulunan!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(5) اَللّـهُمَّ اِنّي اَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يا حَنّانُ يا مَنّانُ يا دَيّانُ يا بُرْهانُ يا سُلْطانُ يا رِضْوانُ يا غُفْرانُ يا سُبْحانُ يا مُسْتَعانُ يا ذَا الْمَنِّ وَالْبَيانِ</strong></strong><br><strong><strong> سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(5) Allahumme inni es’eluke bismike ya hennanu ya mennanu ya deyyanu ya burhanu ya sultanu ya rızvanu ya ğufranu ya subhanu ya musteanu ya ze-l menni ve-l beyani<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">5- Allah’ım, ben, ismin hakkına sana el açıyorum; (hacetlerimi) senden diliyorum; ey şefkatli (Hannân), ey çok iyilik ve ihsan sahibi (Mennân), ey (hiçbir ameli) karşılıksız bırakmayan (Deyyân), ey (yolunu kaybedenler için delil) (Burhân), ey gerçek saltanat sahibi (Sultân), ey (sâlih kullarını) hoşnut eden (Rızvân), ey (günahları) bol bol bağışlayan (Gufrân), ey (bütün eksikliklerden kusurlardan) münezzeh olan (Sübhân), ey kendisinden yardım dilenen (Müsteân), ey ihsan ve beyan sahibi!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(6) يا مَنْ تَواضَعَ كُلُّ شَيْءٍ لِعَظَمَتِهِ يا مَنِ اسْتَسْلَمَ كُلُّ شَيْءٍ لِقُدْرَتِهِ يا مَنْ ذَلَّ كُلُّ شَيْءٍ لِعِزَّتِهِ يا مَنْ خَضَعَ كُلُّ شَيْءٍ لِهَيْبَتِهِ يا مَنِ انْقادَ كُلُّ شَيْءٍ مِنْ خَشْيَتِهِ يا مَنْ تَشَقَّقَتِ الْجِبالُ مِنْ مَخافَتِهِ يا مَنْ قامَتِ السَّماواتُ بِاَمْرِهِ يا مَنِ اسْتَقَرَّتِ الأَرَضُونَ بِاِذْنِهِ يا مَنْ يُسَبِّحُ الرَّعْدُ بِحَمْدِهِ يا مَنْ لا يَعْتَدي عَلى اَهْلِ مَمْلَكَتِهِ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(6) Ya men tevaze’e kullu şey’in li ezemetihi ya menistesleme kullu şey’in li gudretihi ya men zulle kullu şey’in li izzetihi ya men heze’e kullu şey’in li heybetihi ya men ingade kullu şey’in min heşyetihi ya men teşeggegeti-l cibalu min mehafetihi ya men gameti-s semavati bi emrihi ya men istegerreti-l erezune bi iznihi ya men yusebbihurre’du bi hemdihi ya men la ye’tedi ela ehli memleketihi<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">6- Ey azametine her şeyin boyun eğdiği, ey kudretine her şeyin teslim olduğu, ey izzetine karşı her şeyin zelil olduğu, ey heybetine karşı her şeyin eğildiği, ey korkusundan her şeyin boyun eğdiği, ey korkusundan dağların yarılıp parçalandığı, ey emriyle göklerin ayakta durduğu, ey izniyle yerlerin karar kıldığı, ey gök gürültüsünün kendisini hamd ile tesbih ettiği, ey memleketinin ehline (yaratıklarına) zulmetmeyen!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(7) يا غافِرَ الْخَطايا يا كاشِفَ الْبَلايا يا مُنْتَهَى الرَّجايا يا مُجْزِلَ الْعَطايا يا واهِبَ الْهَدايا يا رازِقَ الْبَرايا يا قاضِيَ الْمَنايا يا سامِعَ الشَّكايا يا باعِثَ الْبَرايا يا مُطْلِقَ الأُسارى سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(7) Ya ğafire-l hetaya ya kaşife-l belaya ya muntehe-r recaya ya muczile-l etaya ya vahibe-l hedaya ya razige-l beraya ya gaziye-l menaya ya samie-ş şekaya ya baise-l beraya ya mutlige-l usara<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">7- Ey hataları bağışlayan, ey belâları bertaraf eden, ey ümitlerin son noktası, ey bağışları bol bol veren, ey hediyeleri inâyet eden, ey yaratıklara rızk veren, ey arzuları yerine getiren, ey (kullarından gelen) şikâyetleri işiten, ey yaratıkları (Kıyamet günü yeniden diriltip) ayağa kaldıran, ey esirleri azat edip hürriyetine kavuşturan!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(8) ياذَا الْحَمْدِ وَالثَّناءِ يا ذَا الْفَخْرِ وَاْلبَهاءِ يا ذَا الْمَجْدِ وَالسَّناءِ يا ذَا الْعَهْدِ وَالْوَفاءِ يا ذَا الْعَفْوِ وَالرِّضاءِ يا ذَا الْمَنِّ وَالْعَطاءِ يا ذَا الْفَضْلِ وَالْقَضاءِ يا ذَا الْعِزِّ وَالْبَقاءِ يا ذَا الْجُودِ وَالسَّخاءِ يا ذَا الآلاءِ وَالنَّعْماءِ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(8) Ya ze-l hemdi ve-s sena ya ze-l fehri ve-l beha ya ze-l mecdi ve-s sena ya ze-l ehdi ve-l vefa ya ze-l efvi ve-r riza ya ze-l meni ve-l eta ya ze-l fezli ve-l geza ya ze-l izzi ve-l bega ya ze-l cudi ve-s seha ya ze-l ala’i ve-n ne’ma<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">8- Ey hamd ve senanın sahibi, ey iftihar ve değerin sahibi, ey şeref ve yüceliğin sahibi, ey ahd ve vefanın sahibi, ey af ve rızanın sahibi, ey ihsan ve bağışın sahibi, ey kesin söz ve hükmün sahibi, ey izzet ve bekânın (sonsuzluğun) sahibi, ey cömertlik ve eli açıklığın sahibi, ey gizli ve açık nimetlerin sahibi!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(9) اَللّـهُمَّ اِنّي اَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يا مانِعُ يا دافِعُ يا رافِعُ يا صانِعُ يا نافِعُ يا سامِعُ يا جامِعُ يا شافِعُ يا واسِعُ يا مُوسِعُ.<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(9) Allahumme inni es’eluke bismike ya maniu ya dafiu ya rafiu ya saniu ya nafiu ya samiu ya camiu ya şafiu ya vasiu ya musiu<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">9- Allah’ım, ben, ismin hakkına sana el açıyorum; (hacetlerimi) senden diliyorum; ey (istemediği şeye) engel olan, ey (zararlı şeyleri ve engelleri) defeden, ey yücelten, ey (her şeyi) sanatla yaratan, ey menfaat ve fayda veren, ey (bütün sesleri) işiten, ey (istediğini istediği şekilde) toplayan, ey (kullarına) şefaat eden (kulları hakkında şefaat izni veren ve yapılan şefaati kabul eden), ey (rahmeti) geniş olan, ey (başkalarına rahmet ve nimetini) genişletip bollaştıran!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(10) يا صانِعَ كُلِّ مَصْنُوعٍ يا خالِقَ كُلِّ مَخْلُوقٍ يا رازِقَ كُلِّ مَرْزُوقٍ يا مالِكَ كُلِّ مَمْلُوكٍ يا كاشِفَ كُلِّ مَكْرُوبٍ يا فارِجَ كُلِّ مَهْمُومٍ يا راحِمَ كُلِّ مَرْحُومٍ يا ناصِرَ كُلِّ مَخْذُولٍ يا ساتِرَ كُلِّ مَعْيُوبٍ يا مَلْجَأَ كُلِّ مَطْرُودٍ.<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(10) Ya sanie kulli mesnuin ya halike kullu mehlukin ya razige kulli merzugin ya malike kulli memlukin ya kaşife kulli mekrubin ya farice kulli mehmumin ya rahime kulli merhumin ya nasire kulli mehzulin ya satire kulli meğyubin ya melce’e kulli metrudin<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">10- Ey her sanatın (icat edilenin) sanatkârı, ey her yaratılanın yaratıcısı, ey her rızıklananın rızk vereni, ey her sahip olunacak şeyin (gerçek) sahibi, ey her sıkıntıda olanın sıkıntısına son veren, ey bütün kederlilerin kederlerini gideren, ey bütün acınacak kimselerin (hâline) merhamet eden, ey bütün yalnız yardımsız kalanlara yardım eden, ey her kusur sahibinin kusurunu örten, ey bütün kovulmuşların sığınağı olan!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(11) يا عُدَّتى عِنْدَ شِدَّتي يا رَجائي عِنْدَ مُصيبَتي يا مُونِسي عِنْدَ وَحْشَتي يا صاحِبي عِنْدَ غُرْبَتي يا وَلِيّي عِنْدَ نِعْمَتي يا غِياثي عِنْدَ كُرْبَتي يا دَليلي عِنْدَ حَيْرَتي يا غَنائي عِنْدَ افْتِقاري يا مَلجَئي عِنْدَ اضْطِراري يا مُعيني عِنْدَ مَفْزَعي.<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(11) Ya uddeti inde şiddeti ya recai inde musibeti ya munisi inde vehşeti ya sahibi inde ğurbeti ya veliyyi inde ni’meti ya ğiyai inde kurbeti ya delili inde heyreti ya ğenai inde iftihari ya melcei inde iztirari ya muini inde mefze’i<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">11- Ey zor durumumda hazırlığım/sermayem, ey musibet zamanımda ümidim, ey korku zamanımda can yoldaşım, ey yalnızlık/gurbet zamanımda arkadaşım, ey nimetli zamanımda velinimetim, ey sıkıntılı zamanımda imdadım, ey şaşkın hâllerimde kılavuzum, ey fakirlik/ihtiyaç zamanımda zenginliğim, ey perişanlık durumumda sığınağım, ey korktuğum zamanlarda yardımcım!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(12) يا عَلاّمَ الْغُيُوبِ يا غَفّارَ الذُّنُوبِ يا سَتّارَ الْعُيُوبِ يا كاشِفَ الْكُرُوبِ يا مُقَلِّبَ الْقُلُوبِ يا طَبيبَ الْقُلُوبِ يا مُنَوِّرَ الْقُلُوبِ يا اَنيسَ الْقُلُوبِ يا مُفَرِّجَ الْهُمُومِ يا مُنَفِّسَ الْغُمُومِ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(12) Ya ellame-l ğuyubi ya ğeffare-z zunubi ya settare-l uyubi ya kaşife-l kurubi ya mugellibe-l gulubi ya tebibe-l gulubi ya munevvire-l gulubi ya enise-l gulubi ya muferrice-l humumi ya muneffise-l ğumumi<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">12- Ey “gayb” olanları bilen, ey günahları bağışlayan, ey ayıpları örten, ey sıkıntıları gideren, ey kalpleri değiştiren, ey kalplerin tabibi olan, ey kalpleri nurlandıran, ey kalplerin arkadaşı, ey hüzünlere son veren, ey gamları yok eden!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(13) اَللّـهُمَّ اِنّى اَسْأَلُكَ بِاْسمِكَ يا جَليلُ يا جَميلُ يا وَكيلُ يا كَفيلُ يا دَليلُ يا قَبيلُ يا مُديلُ يا مُنيلُ يا مُقيلُ يا مُحيلُ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(13) Allahumme inni es’eluke bismike ya celilu ya cemilu ya vekilu ya kefilu ya delilu ya gebilu ya mudilu ya munilu ya mugilu ya muhilu<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">13- Allah’ım, ben, ismin hakkına sana el açıyorum; (hacetlerimi) senden diliyorum; ey celâl/yücelik sahibi (Celîl), ey cemal/güzellik sahibi (Cemîl), ey (kullarının) işini yoluna koyan (Vekil), ey (kullarının gücü yetmeyen) işlerini kendi üzerine alan (Kefîl), ey (kullarına) yol gösteren (Delil), ey bütün istenilenlere kefil olan (Kabîl), ey çok (nimetleri ve…) elden ele dolaştıran (Mudîl), ey bağış ve lütuf sahibi (Munîl), ey (kullarının hata ve günahlarını) bağışlayan (Mukîl), ey (âlemde istediği her türlü) tasarrufu yapabilen (Muhîl)!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(14)يا دَليلَ الْمُتَحَيِّرينَ يا غِياثَ الْمُسْتَغيثينَ يا صَريخَ الْمُسْتَصْرِخينَ يا جارَ الْمُسْتَجيرينَ يا اَمانَ الْخائِفينَ يا عَوْنَ الْمُؤْمِنينَ يا راحِمَ الْمَساكينَ يا مَلْجَأَ الْعاصينَ يا غافِرَ الْمُذْنِبينَ يا مُجيبَ دَعْوَةِ الْمُضْطَرّينَ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(14) Ya delile-l muteheyyirine ya ğiyase-l musteğasine ya serihe-l mustehrisine ya care-l mustecirine ya emane-l haifine ya evne-l muminine ya rehime-l mesakine ya melce’e-l asine ya ğafire-l muznibine ya mucibe-d de’veti-l muzterrine<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">14- Ey şaşırıp kalanların yol göstericisi, ey yardım dileyenlere yardım eden, ey medet isteyenlere imdat eden, ey sığınak dileyenleri sığındıran, ey korkanların güvencesi, ey müminlerin yardımcısı, ey fakirlere/düşkünlere merhamet eden, ey (dönüş yapan) asilerin / günahkârların sığınağı olan, ey günahkârları bağışlayan, ey darda kalan / perişan olanların duasını kabul eden!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(15)يا ذَا الْجُودِ وَالاِحْسانِ يا ذَا الْفَضْلِ وَالاِمْتِنانِ يا ذَا الأَمْنِ وَالأَمانِ يا ذَا الْقُدْسِ وَالسُّبْحانِ يا ذَا الْحِكْمَةِ وَالْبَيانِ يا ذَا الرَّحْمَةِ وَالرِّضْوانِ يا ذَا الْحُجَّةِ وَالْبُرْهانِ يا ذَا الْعَظَمَةِ وَالسُّلْطانِ يا ذَا الرَّأْفَةِ وَالْمُسْتَعانِ يا ذَا العَفْوِ وَالْغُفْرانِ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(15) Ya ze-l cudi ve-l ihsan ya ze-l fezli ve-l imtinani ya ze-l emni ve-l eman ya ze-l kudsi ve-s subhani ya ze-l hikmeti ve-l beyani ya ze-r rehmeti ve-r rizvani ya ze-l hucceti ve-l burhani ya ze-l ezemeti ve-s sultani ya ze-r re’feti ve-l musteani ya ze-l efvi ve-l ğufrani<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">15- Ey cömertlik ve ihsan sahibi, ey fazl, kerem ve lütuf sahibi, ey emniyet ve güven sahibi, ey kudsiyet sahibi ve her noksanlıktan münezzeh olan, ey hikmet ve beyan sahibi, ey rahmet ve rızvan sahibi, ey kesin delil ve burhan sahibi, ey azamet ve saltanat sahibi, ey şefkat sahibi olan ve kendisinden yardım dilenen, ey af ve mağfiret sahibi olan!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(16) يا مَنْ هُوَ رَبُّ كُلِّ شَيْءٍ يا مَنْ هُوَ اِلـهُ كُلِّ شَيءٍ يا مَنْ هُوَ خالِقُ كُلِّ شَيْءٍ يا مَنْ هُوَ صانِعُ كُلِّ شَيْءٍ يا مَنْ هُوَ قَبْلَ كُلِّ شَيْءٍ يا مَنْ هُوَ بَعْدَ كُلِّ شَيْءٍ يا مَنْ هُوَ فَوْقَ كُلِّ شَيْءٍ يا مَنْ هُوَ عالِمٌ بِكُلِّ شَيْءٍ يا مَنْ هُوَ قادِرٌ عَلى كُلِّ شَيْءٍ يا مَنْ هُوَ يَبْقى وَيَفْنى كُلُّ شَيْءٍ.<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(16) Ya men huve rabbu kulli şey’in ya men huve ilahu kulli şey’i ya men huve haliku kulli şey’in ya men huve saniu kulli şey’in ya men huve geble kulli şey’in ya men huve be’de kulli şey’in ya men huve fevge kulli şey’in ya men huve alimun bi kulli şey’in ya men huve gadirun ela kulli şey’in ya men huve yebga ve yefna kullu şey’in<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">16- Ey her şeyin Rabbi, ey her şeyin ilâhı, ey her şeyin yaratıcısı, ey her şeyin icat edeni/sanatkârı, ey her şeyden önce olan, ey her şeyden sonra kalacak olan, ey her şeyden üstün olan, ey her şeyi bilen, ey her şeye gücü yeten, ey her şey yok olduktan sonra kendisi baki kalan!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(17) اَللّـهُمَّ اِنّي اَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يا مُؤْمِنُ يا مُهَيْمِنُ يا مُكَوِّنُ يا مُلَقِّنُ يا مُبَيِّنُ يا مُهَوِّنُ يا مُمَكِّنُ يا مُزَيِّنُ يا مُعْلِنُ يا مُقَسِّمُ.<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(17) Allahumme inni es’eluke bismike ya mu’minu ya muheyminu ya mukevvinu ya mulegginu ya mubeyyinu ya muhevvinu ya mumekkinu ya muzeyyinu ya mu’linu ya mugessimu<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">17- Allah’ım, ben, ismin hakkına sana el açıyorum; (hacetlerimi) senden diliyorum; ey emniyet ve güven veren (Mu’min), ey (her şeyi) hükmü altına alan/koruyup gözeten (Müheymin), ey varlıkları yoktan var eden (Mükevvin), ey (yaratıklarına gerekenleri) öğretip telkin eden (Mülakkın), ey (açıklanması gerekenleri) açıklayan (Mübeyyin), ey (zorlukları) kolaylaştıran (Mühevvin), ey (kullarına gereken) güç ve imkânı sağlayan (Mümekkin), ey (her şeyi uygun bir şekilde) süsleyen (Müzeyyin), ey (kullarına gerekenleri) ilân eden (Mu’lin), ey (yaratıklar arasında, rızk vb. bölüştürülmesi gereken şeyleri) taksim eden (Mukassim)!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(18) يا مَنْ هُوَ فى مُلْكِهِ مُقيمٌ يا مَنْ هُوَ فى سُلْطانِهِ قَديمٌ يا مَنْ هُو فى جَلالِهِ عَظيمٌ يا مَنْ هُوَ عَلى عِبادِهِ رَحيمٌ يا مَنْ هُوَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَليمٌ يا مَنْ هُوَ بِمَنْ عَصاهُ حَليمٌ يا مَنْ هُوَ بِمَنْ رَجاهُ كَريمٌ يا مَنْ هُوَ في صُنْعِهِ حَكيمٌ يا مَنْ هُوَ فى حِكْمَتِهِ لَطيفٌ يا مَنْ هُوَ في لُطْفِهِ قَديمٌ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(18) Ya men huve fi mulkihi mugimun ya men huve fi sultanihi gedimun ya men huve fi celalihi ezimun ya men huve ela ibadihi rehimun ya men huve bi kulli şey’in elimun ya men huve bi men esahu helimun ya men huve bi men recahu kerimun ya men huve fi sun’ihi hekimun ya men huve fi hikmetihi letifun ya men huve fi lutfihi gedimun<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">18- Ey mülkünde daim ve sabit olan, ey saltanatında kadîm ve ezelî olan, ey celâlinde azîm olan, ey kullarına karşı merhamet sahibi olan, ey her şeyi (en iyi) bilen, ey emirlerine uymayanlara karşı hilimli/sabırlı olan, ey kendisine ümit bağlayanlara karşı lütuf ve kerem sahibi olan, ey yaratılış sanatında hikmet sahibi olan, ey hikmetinde lütuf ve inâyet sahibi olan, ey lütfunda da kadîm ve ezelî olan!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(19) يا مَنْ لا يُرْجى إلاّ فَضْلُهُ يا مَنْ لا يُسْأَلُ إلاّ عَفْوُهُ يا مَنْ لا يُنْظَرُ إلاّ بِرُّهُ يا مَنْ لا يُخافُ إلاّ عَدْلُهُ يا مَنْ لا يَدُومُ إلاّ مُلْكُهُ يا مَنْ لا سُلْطانَ إلاّ سُلْطانُهُ يا مَنْ وَسِعَتْ كُلَّ شَيْءٍ رَحْمَتُهُ يا مَنْ سَبَقَتْ رَحْمَتُهُ غَضَبَهُ يا مَنْ اَحاطَ بِكُلِّ شَيْءٍ عِلْمُهُ يا مَنْ لَيْسَ اَحَدٌ مِثْلَهُ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(19) Ya men la yurca illa fezluhu ya men la yus’elu illa efvuhu ya men la yunzeru illa birruhu ya men la yuhafu illa edluh ya men la yedumu illa mulkuhu ya men la sultane illa sultanuhu ya men vesiet kulle şey’in rehmetuhu ya men sebeget rehmetuhu gezebehu ya men ehate bi kulli şey’in ilmuhu ya men leyse ehedun mislehu<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">19- Ey ancak fazl ve keremi ümit edilen, ey ancak affı dilenen, ey ancak iyiliği beklenen, ey ancak adaletinden korkulan, ey ancak kendi mülkü daim ve ebedi olan, ey (âlemde) kendi saltanatından başka hiçbir saltanat ve hâkimiyet bulunmayan, ey rahmeti her şeyi kaplayan, ey rahmeti gazabının önüne geçen, ey ilmi her şeyi kuşatan, ey hiçbir şey onun gibi olmayan!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(20) يا فارِجَ الْهَمِّ يا كاشِفَ الْغَمِّ يا غافِرَ الذَّنْبِ يا قابِلَ التَّوْبِ يا خالِقَ الْخَلْقِ يا صادِقَ الْوَعْدِ يا مُوفِيَ الْعَهْدِ يا عالِمَ السِّرِّ يا فالِقَ الْحَبِّ يا رازِقَ الأَنامِ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(20) Ya farice-l hemmi ya kaşife-l gemmi ya ğafire-z zenbi ya gabile-t tevbi ya halike-l halki ya sabige-l ve’di ya mufiye-l ehdi ya alime-s sirri ya falige-l hebbi ya razige-l enami<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">20- Ey sıkıntıyı gideren, ey gam ve kedere son veren, ey günahı bağışlayan, ey tövbeyi kabul eden, ey yaratıkları yaratan, ey verdiği söze sadık kalan, ey ahdine vefa eden, ey gizliyi bilen, ey tohum tanesini yarıp filizlendiren, ey yaratıkları rızıklandıran!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(21) اَللّـهُمَّ اِنّي اَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يا عَلِيُّ يا وَفِيُّ يا غَنِيُّ يا مَلِيُّ يا حَفِيُّ يا رَضِيُّ يا زَكِيُّ يا بَدِيُّ يا قَوِيُّ يا وَلِيُّ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(21) Allahumme inni es’eluke bismike ya eliyyu ya vefiyyu ya geniyyu ya meliyyu ya hefiyyu ya reziyyu ya zekiyyu ya bediyyu ya geviyyu ya veliyyu<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">21- Allah’ım, ben, ismin hakkına sana el açıyorum; (hacetlerimi) senden diliyorum; ey yüce, ey vefalı (ahdine sadık), ey (mutlak) zenginliğe sahip olan, ey (kullarına) şefkatli davranan, ey (kullarına) ikram ve iyilikte bulunan, ey (kullarını) kendisinden razı eden, ey (bütün kusurlardan, eksikliklerden) münezzeh ve temiz olan, ey (yaratılışı) başlatan, ey güçlü, ey (müminlerin) velisi!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(22) يا مَنْ اَظْهَرَ الْجَميلَ يا مَنْ سَتَرَ الْقَبيحَ يا مَنْ لَمْ يُؤاخِذْ بِالْجَريرَةِ يا مَنْ لَمْ يَهْتِكِ السِّتْرَ يا عَظيمَ الْعَفْوِ يا حَسَنَ التَّجاوُزِ يا واسِعَ الْمَغْفِرَةِ يا باسِطَ الْيَدَيْنِ بِالرَّحْمَةِ يا صاحِبَ كُلِّ نَجْوى يا مُنْتَهى كُلِّ شَكْوى<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(22) Ya men ezhere-l cemile ya men setere-l gebihe ya men lem yuahiz bi-l cerireti ya men lem yehtiki-s sitre ya ezime-l efvi ya hesene-t tecavuzi ya vesie-l meğfireti ya basite-l yedeyni bi-r rehmeti ya sahibe kulli necva ya munteha kulli şekva<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">22- Ey güzel (şeyleri) açığa çıkaran, ey kötü ve çirkin (şeylerin) üzerini örten, ey (suçluyu) suçu sebebiyle (hemen) cezalandırmayan, ey (günahkârların ayıplarının/günahlarının üzerindeki) perdeyi yırtmayan, ey affı büyük olan, ey güzel bağışlayan, ey mağfireti geniş olan, ey rahmet ellerini (kullarına) sürekli açan, ey her sessiz yalvarışın sahibi (onu işiten, teveccüh eden), ey bütün şikâyetlerin ulaşacağı son nokta/son merci!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(23) يا ذَا النِّعْمَةِ السّابِغَةِ يا ذَا الرَّحْمَةِ الْواسِعَةِ يا ذَا الْمِنَّةِ السّابِقَةِ يا ذَا الْحِكْمَةِ الْبالِغَةِ يا ذَا الْقُدْرَةِ الْكامِلَةِ يا ذَا الْحُجَّةِ الْقاطِعَةِ يا ذَا الْكَرامَةِ الظّاهِرَةِيا ذَا الْعِزَّةِ الدّائِمَةِ يا ذَا الْقُوَّةِ الْمَتينَةِ يا ذَا الْعَظَمَةِ الْمَنيعَةِ.<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(23) Ya ze-n ni’meti-s sabigeti ya ze-r rehmeti-l vasieti ya ze-l minneti-s sabigeti ya ze-l hikmeti-l baligeti ya ze-l gudreti-l kamileti ya ze-l hucceti-l gatieti ya ze-l kerameti-z zahireti ya ze-l izzeti-d daimeti ya ze-l guvveti-l metineti ya ze-l ezemeti-l menieti<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">23- Ey bol nimetin sahibi, ey geniş rahmetin sahibi, ey (insanlar var olmadan/onlar istemeden) önce (onlara yönelik) minnet/ihsan sahibi olan, ey eksiksiz hikmet sahibi, ey mükemmel kudret sahibi, ey kesin hüccet ve delil sahibi, ey (her şeyde, her yerde) açık lütuf sahibi, ey ebedî izzet sahibi, ey sarsılmaz kudret sahibi, ey yüce azamet sahibi!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(24) يا بَديعَ السَّماواتِ يا جاعِلَ الظُّلُماتِ يا راحِمَ الْعَبَراتِ يا مُقيلَ الْعَثَراتِ يا ساتِرَ الْعَوْراتِ يا مُحْيِيَ الأَمْواتِ يا مُنْزِلَ الآياتِ يا مُضَعِّفَ الْحَسَناتِ يا ماحِيَ السَّيِّئاتِ يا شَديدَ النَّقِماتِ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(24) Ya bedie-s semavati ya caile-z zulumati ya rahime-l eberati ya mugile-l eserati ya satire-l evrati ya muhyiye-l emvati ya munzile-l ayati ya muzei’fe-l hesenati ya mahiye-s seyyiati ya şedide-n negimati<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">24- Ey gökleri benzersiz yaratan, ey karanlıkları (âlemin düzenine) yerleştiren, ey göz yaşlarına acıyan, ey sürçmeleri affeden, ey ayıpların (kötülüklerin) üzerini örten, ey ölüleri dirilten, ey âyetleri indiren, ey sevapları kat kat artıran, ey kötülükleri silip yok eden, ey intikam ve cezalandırması şiddetli olan!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(25) اَللّـهُمَّ اِنّي اَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يا مُصَوِّرُ يا مُقَدِّرُ يا مُدَبِّرُ يا مُطَهِّرُ يا مُنَوِّرُ يا مُيَسِّرُ يا مُبَشِّرُ يا مُنْذِرُ يا مُقَدِّمُ يا مُؤَخِّرُ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(25) Allahumme inni es’eluke bismike ya musevviru ya mugeddiru ya mudebbiru ya mutehhiru ya munevviru ya muyessiru ya mubeşşiru ya munziru ya mugeddimu ya muvehhiru<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">25- Allah’ım ben, ismin hürmetine sana el açıyorum; (hacetlerimi) senden diliyorum; ey (varlıklara) şekil veren, ey (âlemin her şeyine) belli bir ölçü ve nizamı yerleştiren, ey (bütün âlemleri) tedbir edip yöneten, ey (lâyık kullarını pisliklerden) temizleyen, ey (âlemi) nurlandıran, ey (zorlukları) kolaylaştıran, ey (iman ehlini) müjdeleyen, ey (günaha kapılanları) korkutan, ey (hak edenleri) öne geçiren, ey (hak etmeyenleri) geride bırakan!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(26) يا رَبَّ الْبَيْتِ الْحَرامِ يا رَبَّ الشَّهْرِ الْحَرامِ يا رَبَّ الْبَلَدِ الْحَرامِ يا رَبَّ الرُّكْنِ وَالْمَقامِ يا رَبَّ الْمَشْعَرِ الْحَرامِ يا رَبَّ الْمَسْجِدِ الْحَرامِ يا رَبَّ الْحِلِّ وَالْحَرامِ يا رَبَّ النُّورِ وَالظَّلامِ يا رَبَّ التَّحِيَّةِ وَالسَّلامِ يا رَبَّ الْقُدْرَةِ فِي الأَنامِ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(26) Ya rabbe-l beyti-l herami ya rebbe-ş şehri-l herami ya rebbe-l beledi-l herami ya rebbe-r rukni ve-l megami ya rebbe-l meş’eri-l herami ya rebbe-l mescidi-l herami ya rebbe-l hilli ve-l herami ya rebbe-n nuri ve-z zulami ya rebbe-t tehiyyeti ve-s selami ya rebbe-l gudreti fi-l enami<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">26- Ey hürmetli evin (Kâbe’nin) Rabbi, ey hürmetli ayın (haram ayların) Rabbi, ey hürmetli beldenin (Mekke’nin) Rabbi, ey (Kâbe’nin) rüknü-nün ve Makam-ı İbrâhim’in Rabbi, ey Meş’ar’ül-Harâm’ın Rabbi, ey Mescid’ül-Haram’ın Rabbi, ey Hill’in (Harem dışının) ve Harem’in Rabbi, ey nur ve karanlığın Rabbi, ey tahiyyât ve selâmın Rabbi, ey yaratıklardaki kudretin Rabbi (yaratanı, büyüteni)!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(27) يا اَحْكَمَ الْحاكِمينَ يا اَعْدَلَ الْعادِلينَ يا اَصْدَقَ الصّادِقينَ يا اَطْهَرَ الطّاهِرينَ يا اَحْسَنَ الْخالِقينَ يا اَسْرَعَ الْحاسِبينَ يا اَسْمَعَ السّامِعينَ يا اَبْصَرَالنّاظِرينَ يا اَشْفَعَ الشّافِعينَ يا اَكْرَمَ الأَكْرَمينَ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(27) Ya ehkeme-l hakimin ya e’dele-l adiline ya esdege-s sadigine ya ethere-t tahirine ya ehsene-l halikine ya esre’el hasibine ya esme’es sami’ine ya ebsere-n nazirine ya eşfe’eş şafi’ine ya ekreme-l ekremine<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">27- Ey hükmedenlerin hükmedicisi, ey adillerin en adaletlisi, ey doğruların en doğrusu, ey temiz olanların en temizi, ey yaratıcıların en iyisi, ey hesaba çekenlerin en süratlisi, ey işitenlerin en iyi işiteni, ey bakanların en iyi göreni, ey şefaatçilerin en iyisi, ey kerem sahiplerinin en keremlisi!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(28) يا عِمادَ مَنْ لا عِمادَ لَهُ يا سَنَدَ مَنْ لا سَنَدَ لَهُ يا ذُخْرَ مَنْ لا ذُخْرَ لَهُ يا حِرْزَ مَنْ لا حِرْزَ لَهُ يا غِياثَ مَنْ لا غِياثَ لَهُ يا فَخْرَ مَنْ لا فَخْرَ لَهُ يا عِزَّ مَنْ لا عِزَّ لَهُ يا مُعينَ مَنْ لا مُعينَ لَهُ يا اَنيسَ مَنْ لا اَنيسَ لَهُ يا اَمانَ مَنْ لا اَمانَ لَهُ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(28) Ya imade men la imade lehu ya senede men la senede lehu ya zuhre men la zuhre lehu ya hirze men la hirze lehu ya ğıyase men la ğıyase lehu ya fehre men la fehre lehu ya izze men la izze lehu ya muine men la muine lehu ya enise men la enise lehu ya emane men la emane lehu<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">28- Ey desteği olmayanların desteği, ey dayanağı bulunmayanların dayanağı, ey birikimi olmayanların birikimi, ey sığınağı olmayanların sığınağı, ey imdada koşacak kimsesi olmayanların imdadı, ey iftihar edecek kimsesi olmayanların iftiharı, ey izzeti olmayanların izzeti, ey yardımcısı olmayanların yardımı, ey arkadaşı olmayanların arkadaşı, ey emniyeti olmayanların emânı!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(29) اَللّـهُمَّ اِنّي اَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يا عاصِمُ يا قائِمُ يا دائِمُ يا راحِمُ يا سالِمُ يا حاكِمُ يا عالِمُ يا قاسِمُ يا قابِضُ يا باسِطُ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(29) Allahumme inni es’eluke bismike ya asimu ya gaimu ya daimu ya rahimu ya salimu ya hakimu ya alimu ya gasimu ya gabizu ya basitu<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">29- Allah’ım, ben ismin hakkına sana el açıyorum; (hacetlerimi) senden diliyorum; ey (yaratılanları) koruyan, ey (başkasına muhtaç olmayan) zatıyla ayakta duran, ey ebedi ve daimî olan, ey merhamet eden, ey (her kusurdan noksanlıktan) münezzeh olan zat, ey (âleme) hükmeden, ey (her şeyi) bilen, ey (bölüştürülmesi gerekenleri yaratıkları arasında adaletle) taksim eden, ey (dilediğine rızkını, nimetlerini) kısan, ey (dilediğine) genişleten, bol veren!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(30) يا عاصِمَ مَنِ اسْتَعْصَمَهُ يا راحِمَ مَنِ اسْتَرْحَمَهُ يا غافِرَ مَنِ اسْتَغْفَرَهُ يا ناصِرَ مَنِ اسْتَنْصَرَهُ يا حافِظَ مَنِ اسْتَحْفَظَهُ يا مُكْرِمَ مَنِ اسْتَكْرَمَهُ يا مُرْشِدَ مَنِ اسْتَرْشَدَهُ يا صَريخَ مَنِ اسْتَصْرَخَهُ يا مُعينَ مَنِ اسْتَعانَهُ يا مُغيثَ مَنِ اسْتَغاثَهُ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(30) Ya asimu men iste’semehu ya rahime men isterhemehu ya ğafire men isteğferehu ya nasire men istenserehu ya hafize men istehfezehu ya mukrime men istekremehu ya murşide men isterşedehu ya serihe men istesrehehu ya muine men isteanehu ya muğise men isteğasehu<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">30- Ey kendisinden, (günahlardan) korunmayı dileyeni koruyan, ey merhamet dileyene merhamet eden, ey mağfiret dileyeni bağışlayan, ey yardım isteyenlere yardım eden, ey kerem ve lütuf dileyene ikramda bulunan, ey irşat olmak isteyeni irşat eden, ey feryat edip kendisinden (yardım) dileyenin yardımına koşan, ey kendisinden inayet isteyene inayet eden, ey kendisinden medet bekleyene imdat eden!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(31) يا عَزيزاً لا يُضامُ يا لَطيفاً لا يُرامُ يا قَيُّوماً لا يَنامُ يا دائِماً لا يَفُوتُ يا حَيّاً لا يَمُوتُ يا مَلِكاً لا يَزُولُ يا باقِياً لا يَفْنى يا عالِماً لا يَجْهَلُ يا صَمَداً لا يُطْعَمُ يا قَوِيّاً لا يَضْعُفُ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(31) Ya ezizen la yuzamu ya letifen la yuramu ya geyyumen la yenamu ya naimen la yefutu ya heyyen la yemutu ya meliken la yezulu ya bagiyen la yefna ya alimen la yechelu ya semeden la yut’emu la geviyyen la yez’ufu<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">31- Ey mağlup ve zelil edilmeyen, Azîz, ey hakikati idrak edilmeyen Latîf, ey (âlemleri) ayakta tutan ve hiçbir zaman uyumayan Kayyûm, ey yok olmayan ebedi, ey ölümsüz diri, ey saltanatı (hiçbir zaman) zevale uğramayacak Melik, ey asla fena bulmayacak Bâkî, ey kendisine (asla) cehalet arız olmayan Âlim, ey gıdaya muhtaç olmayan Samed, ey (hiçbir zaman) zaafa uğramayan Kavî!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(32) اَللّـهُمَّ اِنّي اَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يا اَحَدُ يا واحِدُ يا شاهِدُ يا ماجِدُ يا حامِدُ يا راشِدُ يا باعِثُ يا وارِثُ يا ضارُّ يا نافِعُ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(32) Allahumme inni es’eluke bismike ya ehedu ya vahidu ya şahidu ya macidu ya hamidu ya raşidu ya baisu ya varisu ya zarru ya nafiu<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">32- Allah’ım, ben ismin hürmetine sana el açıyorum; (hacetlerimi) senden diliyorum; ey tek olan (Ehad), ey yegâne olan (Vâhid), ey (her yerde) hazır ve nazır olan (Şâhid), ey şan ve yücelik sahibi olan (Mâcid), ey (kendi zatı mukaddesine) hamd-ü sena eden (Hâmid), ey (yaratıklarına) yol gösteren (Râşid), ey (ölüleri diriltip kabirlerden) ayağa kaldıran (Bâis), ey (yaratıklardan sonra baki kalarak kâinatı) miras alacak (Vâris), ey (hak edeni veya imtihan için maslahat gördüğünü zarar ve ziyana uğratan (Zârr), ey (uygun gördüğüne de) menfaat veren (Nâfi’)!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(33) يا اَعْظَمَ مِنْ كُلِّ عَظيمٍ يا اَكْرَمَ مِنْ كُلِّ كَريمٍ يا اَرْحَمَ مِنْ كُلِّ رَحيمٍ يا اَعْلَمَ مِنْ كُلِّ عَليمٍ يا اَحْكَمَ مِنْ كُلِّ حَكيمٍ يا اَقْدَمَ مِنْ كُلِّ قَديمٍ يا اَكْبَرَ مِنْ كُلِّ كَبيرٍ يا اَلْطَفَ مِنْ كُلِّ لَطيفٍ يا اَجَلَّ مِن كُلِّ جَليلٍ يا اَعَزَّ مِنْ كُلِّ عَزيزٍ.<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(33) Ya e’zeme min kulli ezimin ya ekreme min kulli kerimin ya erheme min kulli rehimin ya e’leme min kulli elimin ya ehkeme min kulli hekimin ya egdeme min kulli gedimin ya ekbere min kulli kebirin ya eltefe min kulli letifin ya ecelle min kulli celilin ya ezze min kulli ezizin<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">33- Ey her büyükten daha büyük olan, ey bütün cömertlerden daha cömert olan, ey bütün merhametlilerden daha merhametli olan, ey bütün bilgililerden daha bilgili olan, ey bütün hikmet sahiplerinden daha çok hikmetli olan, ey her kadîmden daha Kadîm olan, ey her büyükten daha büyük olan, ey her lâtiften daha lâtif olan, ey her yüceden daha yüce olan, ey her azizden daha çok izzet sahibi olan!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(34) يا كَريمَ الصَّفْحِ يا عَظيمَ الْمَنِّ يا كَثيرَ الْخَيْرِ يا قَديمَ الْفَضْلِ يا دائِمَاللُّطْفِ يا لَطيفَ الصُّنْعِ يا مُنَفِّسَ الْكَرْبِ يا كاشِفَ الضُّرِّ يا مالِكَ الْمُلْكِ يا قاضِيَ الْحَقِّ.<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(34) Ya kerime-s sefhi ya ezime-l menni ya kesire-l heyri ya gedime-l fezli ya daime-l lutfi ya letife-s sun’i ya muneffise-l kerbi ya kaşife-z zurri ya maalike-l mulki ya gaziye-l heggi<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">34- Ey bağışlamada kerem ve lütfu bol olan, ey büyük iyilik ve nimet sahibi olan, ey hayrı çok olan, ey fazlı/ ihsanı kadîm ve ezelî olan, ey lütfu ebedi olan, ey sanatı lâtif ve güzel olan, ey sıkıntıyı gideren, ey bela ve zorluklara son veren, ey (varlık) mülkünün sahibi, ey hak ve hakikat üzere hüküm veren!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(35) يا مَنْ هُوَ في عَهْدِهِ وَفِيٌّ يا مَنْ هُوَ في وَفائِهِ قَوِيٌّ يا مَنْ هُوَ في قُوَّتِهِ عَلِيٌّ يا مَنْ هُوَ في عُلُوِّهِ قَريبٌ يا مَنْ هُوَ في قُرْبِهِ لَطيفٌ يا مَنْ هُوَ في لُطْفِهِ شَريفٌ يا مَنْ هُوَ في شَرَفِهِ عَزيزٌ يا مَنْ هُوَ في عِزِّهِ عَظيمٌ يا مَنْ هُوَ في عَظَمَتِهِ مَجيدٌ يا مَنْ هُوَ في مَجْدِهِ حَميدٌ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(35) Ya men huve fi ehdihi vefiyyun ya men huve fi vefaihi geviyyun ya men huve fi guvvetihi eliyyun ya men huve fi uluvvihi geribun ya men huve fi gurbihi letifun ya men huve fi lutfihi şerifun ya men huve fi şerefihi ezizun ya men huve fi izzihi ezimun ya men huve fi ezemetihi mecidun ya men huve fi mecdihi hemidun<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">35- Ey ahdinde vefalı, ey vefakârlığı güçlü, ey kuvvetinde yüce, ey yüce olduğu halde yakın, ey yakın olduğu halde lâtif, ey lütfuyla birlikte şerif, ey şerefiyle birlikte aziz, ey izzetinde azim, ey azametinde yüce, ey yüceliğinde övgüye layık!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(36) اَللّـهُمَّ اِنّي اَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يا كافي يا شافي يا وافي يا مُعافي يا هادي يا داعي يا قاضي يا راضي يا عالي يا باقي.<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(36) Allahumme inni es’eluke bismike ya kafi ya Şafi ya vafi ya muafi ya hadi ya dai ya gazi ya razi ya ali ya bagi<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">36- Allah’ım, ben (mübarek) ismin hürmetine (hacetlerimi) senden diliyorum; ey (kendisine güvenip yönelene) yeterli gelen, ey (bütün dertlere) şifa veren, ey (verdiği ahde) vefa eden, ey sıhhat ve afiyet veren, ey (yaratıkları) hidayet eden, ey (kullarını iyiliğe ve cennete) davet eden, ey (hak üzere) hüküm veren, ey (salih ve itaatkâr) kullarından hoşnut olan, ey (her şeyiyle) yüce ve âli olan, ey (ebediyyen) baki kalan!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(37) يا مَنْ كُلُّ شَيْءٍ خاضِعٌ لَهُ يا مَنْ كُلُّ شَيْءٍ خاشِعٌ لَهُ يا مَنْ كُلُّ شَيْءٍ كائِنٌ لَهُ يا مَنْ كُلُّ شَيْءٍ مَوْجُودٌ بِهِ يا مَنْ كُلُّ شَيْءٍ مُنيبٌ اِلَيْهِ يا مَنْ كُلُّ شَيْءٍ خائِفٌ مِنْهُ يا مَنْ كُلُّ شَيْءٍ قائِمٌ بِهِ يا مَنْ كُلُّ شَيْءٍ صائِرٌ اِلَيْهِ يا مَنْ كُلُّ شَيْءٍ يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ يا مَنْ كُلُّ شَيْءٍ هالِكٌ إلاّ وَجْهَهُ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(37) Ya men kullu şey’in haziun lehu ya men kullu şey’in haşiun lehu ya men kullu şey’in kainun lehu ya men kullu şey’in mevcudun bihi ya men kullu şey’in munibun ileyhi ya men kullu şey’in haifun minhu ya men kullu şey’in gaimun bihi ya men kullu şey’in sairun ileyhi ya men kullu şey’in yusebbihu bi hemdihi ya men kullu şey’in halikun illa vechehu<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">37- Ey her şeyin kendisine boyun eğdiği, ey her şeyin kendisinden korkup huşu gösterdiği, ey her şeyin kendisi için var olduğu, ey her şeyin kendisiyle vücut bulduğu, ey her şeyin kendisine döndüğü, ey her şeyin kendisinden korktuğu, ey her şeyin kendisiyle ayakta durduğu, ey her şeyin kendisine yöneldiği, hareket ettiği, ey her şeyin kendisini medh-u senasıyla tesbih ettiği, ey (Mukaddes vechinin) dışında her şeyin helâk olduğu!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(38) يا مَنْ لا مَفَرَّ إلاّ اِلَيْهِ يا مَنْ لا مَفْزَعَ إلاّ اِلَيْهِ يا مَنْ لا مَقْصَدَ إلاّ اِلَيْهِ يا مَنْ لا مَنْجَىً مِنْهُ إلاّ اِلَيْهِ يا مَنْ لا يُرْغَبُ إلاّ اِلَيْهِ يا مَنْ لا حَوْلَ وَلا قُوَّةَ إلاّ بِهِ يا مَنْ لا يُسْتَعانُ إلاّ بِهِ يا مَنْ لا يُتَوَكَّلُ إلاّ عَلَيْهِ يا مَنْ لا يُرْجى إلاّ هُوَ يا مَنْ لا يُعْبَدُ إلاّ هو<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(38) Ya men la meferre illa ileyhi ya men la mefze’e illa ileyhi ya men la megsede illa ileyhi ya men la menca minhu illa ileyhi ya men la yurğebu illa ileyhi ya men la hevle ve la guvvete illa bihi ya men la yusteanu illa bihi ya men la yutevekkelu illa eleyhi ya men la yurca illa huve ya men la yu’bedu illa huve<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">38- Ey (suçlular için) kendi dergâhından başka kaçılacak yer bulunmayan, ey kendisinden başka sığınılacak yer olmayan, ey kendisinden başka varılacak hedef ve maksat bulunmayan, (kahr-u gazabından kurtulmak için) kendi dergâhından başka kurtuluş yeri olmayan, ey ancak kendisine rağbet edilen, ey kendisinden başka güç ve kuvvet kaynağı olabilecek kimse bulunmayan, ey kendisinden başka kimseden yardım dilenilmeyen, ey kendisinden başkasına tevekkül edilmeyen, ey kendisinden başkası ümit edilmeyen, ey kendisinden başkasına ibadet edilmeyen!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(39) يا خَيْرَ الْمَرْهُوبينَ يا خَيْرَ الْمَرْغُوبينَ يا خَيْرَ الْمَطْلُوبينَ يا خَيْرَ الْمَسْؤولينَ يا خَيْرَ الْمَقْصُودينَ يا خَيْرَ الْمَذْكُورينَ يا خَيْرَ الْمَشْكُورينَ يا خَيْرَ الَْمحْبُوبينَ يا خَيْرَ الْمَدْعُوّينَ يا خَيْرَ الْمُسْتَأْنِسينَ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(39) Ya heyre-l merhubine ya heyre-l merğubine ya heyre-l metlubine ya heyre-l mesuline ya heyre-l megsudine ya heyre-l mezkurine ya heyre-l meşkurine ya heyre-l mehbubine ya heyre-l med’uvvine ya heyre-l muste’nisine<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">39- Ey kendisinden korkulanların en iyisi, ey rağbet edilenlerin en iyisi, ey talep edilenlerin en iyisi, ey kendisinden istekte bulunulanların en iyisi, ey kendisine yönelinenlerin/maksûd olanların en iyisi, ey zikredilenlerin/anılanların en iyisi, ey şükredilenlerin en iyisi, ey sevilenlerin en iyisi, ey el açıp çağrılanların en iyisi, ey kendisine ünsiyet edilenlerin en iyisi!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(40) اَللّـهُمَّ اِنّي اَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يا غافِرُ يا ساتِرُ يا قادِرُ يا قاهِرُ يا فاطِرُ يا كاسِرُ يا جابِرُ يا ذاكِرُ يا ناظِرُ يا ناصِرُ.<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(40) Allahumme inni es’eluke bismike ya ğafiru ya satiru ya gadiru ya gahiru ya fatiru ya kasiru ya cabiru ya zakiru ya naziru ya nasiru<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">40- Allah’ım, ben ismin hürmetine senden (hacetlerimi) diliyorum; ey (kullarının günahlarını) bağışlayan, ey (ayıpları, kötülükleri) örten, ey (her şeye) gücü yeten, ey (her şeye) galip gelen, ey (her şeyi yoktan var eden), ey (zalimlerin ihtişamını) kıran, ey (yaraları) saran, iyileştiren, ey (kendisini ananları) anan, ey (yaratıkların hâllerini) gören, ey (dostlarına) yardım eden!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(41) يا مَنْ خَلَقَ فَسَوّى يا مَنْ قَدَّرَ فَهَدى يا مَنْ يَكْشِفُ الْبَلْوى يا مَنْ يَسْمَعُ النَّجْوى يا مَنْ يُنْقِذُ الْغَرْقى يا مَنْ يُنْجِي الْهَلْكى يا مَنْ يَشْفِي الْمَرْضى يا مَنْ اَضْحَكَ وَاَبْكى يا مَنْ اَماتَ وَاَحْيى يا مَنْ خَلَقَ الزَّوْجَيْنِ الذَّكَرَ وَالأُنْثى<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(41) Ya men helege fesevva ya men geddere feheda ya men yekşifu-l belva ya men yesmeu-n necva ya men yungizu-l ğerga ya men yunci-l helka ya men yeşfi-l merza ya men ezheke ve ebka ya men emate ve ehya ya men helege-z zevceyni-z zekere ve-l unsa<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">41- Ey yaratıp da her şeyi yerli yerine koyan düzelten, ey (her şeyi) belli ölçüler ve sınırlara tabi kılıp, varması gereken hedefi gösteren, ey belâyı kaldıran, ey gizli sırları, yakarışları işiten, ey (sapıklık girdabında) boğulanları kurtaran, ey helâk olanları kurtaran, ey hastalara şifa veren, ey güldüren ve ağlatan, ey öldüren ve dirilten, ey erkek ve dişiden oluşan çiftler yaratan!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(42) يا مَنْ فيِ الْبَرِّ وَالْبَحْرِ سَبيلُهُ يا مَنْ فِي الآفاقِ آياتُهُ يا مَنْ فِي الآياتِ بُرْهانُهُ يا مَنْ فِي الْمَماتِ قُدْرَتُهُ يا مَنْ فِي الْقُبُورِ عِبْرَتُهُ يا مَنْ فِي الْقِيامَةِ مُلْكُهُ يا مَنْ فِي الْحِسابِ هَيْبَتُهُ يا مَنْ فِي الْميزانِ قَضاؤُهُ يا مَنْ فِي الْجَنَّةِ ثَوابُهُ يا مَنْ فِي النّارِ عِقابُهُ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(42) Ya men fi-l berri ve-l behri sebiluhu ya men fi-l afagi ayatuhu ya men fi-l ayati burhanuhu ya men fi-l memati gudretuhu ya men fi-l guburi ibretuhu ya men fi-l gıyameti mulkuhu ya men fi-l hisabi heybetuhu ya men fi-l mizani gezauhu ya men fi-l cenneti sevabuhu ya men fi-n nari igabuhu<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">42- Ey karada ve denizde yolu bulunan, ey dış âlemde ayet ve belirtiler sahibi olan, ey ayetler içinde delili olan, ey ölümde kudreti tecelli eden, ey kabirlerde alınacak ibret vesileleri bulunan, ey kıyamette saltanat sahibi olan, ey hesaba çekmede heybetli olan, ey mizanda hükmü geçerli olan, ey cennette sevabı/mükâfatı bulunan, ey (cehennem) ateşinde ceza ve azap sahibi olan!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(43) يا مَنْ اِلَيْهِ يَهْرَبُ الْخائِفُونَ يا مَنْ اِلَيْهِ يَفْزَعُ الْمُذْنِبُونَ يا مَنْ اِلَيْهِ يَقْصِدُ الْمُنيبُونَ يا مَنْ اِلَيْهِ يَرْغَبُ الزّاهِدُونَ يا مَنْ اِلَيْهِ يَلْجَأُ الْمُتَحَيِّرُونَ يا مَنْ بِهِ يَسْتَأْنِسُ الْمُريدُونَ يا مَنْ بِه يَفْتَخِرُ الُْمحِبُّونَ يا مَنْ في عَفْوِهِ يَطْمَعُ الْخاطِئُونَ يا مَنْ اِلَيْهِ يَسْكُنُ الْمُوقِنُونَ يا مَنْ عَلَيْهِ يَتَوَكَّلُ الْمُتَوَكِّلُونَ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(43) Ya men ileyhi yehrebu-l haifune ya men ileyhi yefzeu-l muznibune ya men ileyhi yegsidu-l munibune ya men ileyhi yerğebu-z zahidune ya men ileyhi yelceu-l muteheyyirune ya men bihi yeste’nisu-l muridune ya men bihi yeftehiru-l muhibbune ya men fi efvihi yetmeu-l hatiune ya men ileyhi yeskunu-l muginune ya men eleyhi yetevekkelu-l mutevekkilune<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">43- Ey korkanların kendisine kaçtığı, ey günahkârların kendisine sığındığı, ey dönüş yapıp (tövbe edenlerin) yalnız kendine yöneldiği, ey zahitlerin ancak kendisine rağbet ettiği, ey şaşkınların kendisine iltica ettiği, ey müştak olanların yalnız kendisiyle ünsiyet bulduğu, ey sevenlerin kendisiyle iftihar ettiği, ey hatakârların affını arzuladığı, ey yakin ehli olanların (kalplerinin) ancak kendisiyle yatışıp huzur bulduğu, ey tevekkül edenlerin ancak kendisine güvendiği!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(44) اَللّـهُمَّ اِنّي اَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يا حَبيبُ يا طَبيبُ يا قَريبُ يا رَقيبُ يا حَسيبُ يا مُهيبُ يا مُثيبُ يا مُجيبُ يا خَبيرُ يا بَصيرُ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(44) Allahumme inni es’eluke bismike ya hebibu ya tebibu ya geribu ya regibu ya hesibu ya muhibu ya musibu ya mucibu ya hebiru ya besiru<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">44- Allah’ım, ben ismin hakkına sana el açıyorum; (hacetlerimi) senden diliyorum; ey (hakikat âşıklarının) sevgilisi, ey (bütün dertlerin) tabibi, ey (yarattıklarına) yakın, ey (kullarını) gözeten, ey (kulların amellerinin) hesabını gören, ey heybet ve vakar sahibi olan, ey (iyi amellere) sevap veren, ey (duaları) icabet eden, ey (her şeyden) haberdar olan, ey (her şeyi) gören!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(45) يا اَقَرَبَ مِنْ كُلِّ قَريب يا اَحَبَّ مِنْ كُلِّ حَبيب يا اَبْصَرَ مِنْ كُلِّ بَصير يا اَخْبَرَ مِنْ كُلِّ خَبير يا اَشْرَفَ مِنْ كُلِّ شَريف يا اَرْفَعَ مِنْ كُلِّ رَفيع يا اَقْوى مِنْ كُلِّ قَوِيٍّ يا اَغْنى مِنْ كُلِّ غَنِيٍّ يا اَجْوَدَ مِنْ كُلِّ جَواد يا اَرْاَفَ مِنْ كُلِّ رَؤوُف<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(45) Ya egrebe min kulli geribin ya ehebbe min kulli hebibin ya ebsere min kulli besirin ya ehbere min kulli hebirin ya eşrefe min kulli şerifin ya erfe’e min kulli refi’in ya egva min kulli geviyyin ya eğna min kulli ğeniyyin ya ecvede min kulli cevadin ya er’efe min kulli reufin<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">45- Ey her yakından daha yakın, ey her sevilenden daha çok sevilen, ey her görenden daha iyi gören, ey haberdar olanların hepsinden daha çok bilgisi bulunan, ey bütün şereflilerden daha çok şerefli olan, ey her yüceden daha yüce, ey bütün güçlülerden daha güçlü, ey bütün zenginlerden daha zengin, ey bütün cömertlerden daha cömert, ey şefkatlilerin hepsinden daha şefkatli olan!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(46) يا غالِباً غَيْرَ مَغْلُوبٍ يا صانِعاً غَيْرَ مَصْنُوعٍ يا خالِقاً غَيْرَ مَخْلُوقٍ يا مالِكاً غَيْرَ مَمْلُوكٍ يا قاهِراً غَيْرَ مَقْهُورٍ يا رافِعاً غَيْرَ مَرْفُوعٍ يا حافِظاً غَيْرَ مَحْفُوظٍ يا ناصِراً غَيْرَ مَنْصُورٍ يا شاهِداً غَيْرَ غائِبٍ يا قَريباً غَيْرَ بَعيدٍ.<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(46) Ya ğaliben ğeyre meğlubin ya sanien ğeyre mesnuin ya haligen ğeyre mehlugin ya maliken ğeyre memlukin ya gahiren meghurin ya rafien ğeyre merfuin ya hafizen ğeyre mehfuzin ya nasiren ğeyre mensurin ya şahiden ğeyre ğaibin ya geriben ğeyre beidin<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">46- Ey (asla) mağlup olmayan galip, ey yaratılmış olmayan sanatkâr, ey mahlûk olmayan yaratan, ey kendisine sahip olunmayacak malik, ey mağlup ve zelil olunamayan kahir, ey yüceltilmeye ihtiyacı olmayan yüce, ey korunmaya ihtiyacı olmayan koruyucu, ey yardıma ihtiyacı olmayan yardımcı, ey (bir an bile gaip olmayan) şahit, ey (asla) uzaklaşmayan yakın!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(47) يا نُورَ النُّورِ يا مُنَوِّرَ النُّورِ يا خالِقَ النُّورِ يا مُدَبِّرَ النُّورِ يا مُقَدِّرَ النُّوريا نُورَ كُلِّ نُورٍ يا نُوراً قَبْلَ كُلِّ نُورٍ يا نُوراً بَعْدَ كُلِّ نُورٍ يا نُوراً فَوْقَ كُلِّ نُورٍ يا نُوراً لَيْسَ كَمِثْلِهِ نُورٌ.<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ<br></strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(47) Ya nure-n nuri ya munevvire-n nuri ya halige-n nuri ya mudebbire-n nuri ya mugeddire-n nuri ya nure kulli nurin ya nuren geble kulli nurin ya nuren be’de kulli nurin ya nuren fevge kulli nurin ya nuren leyse ke mislihi nurun<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">47- Ey nurun nuru, ey nuru nurlandıran, ey nuru yaratan, ey nuru yöneten, ey nuru takdir edip ölçülendiren, ey her nurun nuru, ey her nurdan önce nur olan, ey her nurdan sonra nur olan, ey her nurun üstünde olan nur, ey hiçbir nurun kendisi gibi olmadığı nur!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong><br></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(48) يا مَنْ عَطاؤُهُ شَريفٌ يا مَنْ فِعْلُهُ لَطيفٌ يا مَنْ لُطْفُهُ مُقيمٌ يا مَنْ اِحْسانُهُ قَديمٌ يا مَنْ قَوْلُهُ حَقٌّ يا مَنْ وَعْدُهُ صِدْقٌ يا مَنْ عَفْوُهُ فَضْلٌ يا مَنْ عَذابُهُ عَدْلٌ يا مَنْ ذِكْرُهُ حُلْوٌ يا مَنْ فَضْلُهُ عَميمٌ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ<br></strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(48) Ya men etauhu şerifun ya men fi’luhu letifun ya men lutfuhu mugimun ya men ihsanuhu gedimun ya men gevluhu heggun ya men ve’duhu sidgun ya men efvuhu fezlun ya men ezabuhu edlun ya men zikruhu hulvun ya men fezluhu emimun<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">48- Ey bağışı şerefli değerli olan, ey fiili latif olan, ey lütfu daim ve ebedi olan, ey ihsanı kadîm ve ezelî olan, ey sözü hak olan, ey verdiği vaadi doğru olan, ey (kullarına) affı fazl-u kereminden kaynaklanan, ey azabı adalete dayanan, ey zikri tatlı olan, ey fazl-u keremi (bütün yaratıklara) şamil olan!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(49) اَللّـهُمَّ اِنّي اَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يا مُسَهِّلُ يا مُفَصِّلُ يا مُبَدِّلُ يا مُذَلِّلُ يا مُنَزِّلُ يا مُنَوِّلُ يا مُفْضِلُ يا مُجْزِلُ يا مُمْهِلُ يا مُجْمِلُ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ<br></strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(49) Allahumme inni es’eluke bismike ya musehhilu ya mufessilu ya mubeddilu ya muzellilu ya munezzilu ya munevvilu ya mufzilu ya muczilu ya mumhilu ya mucmilu<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">49- Allah’ım, ben ismin hürmetine sana el açıyorum; (hacetlerimi) senden diliyorum; ey (müşkülleri) kolaylaştıran, ey (hakkı batıldan, iyiyi kötüden, nuru zulmetten…) ayıran, ey (kötülüğü iyiliğe) çeviren, ey (serkeş ve asileri) ram eden, ey (rahmet ve nimetini) indiren, ey bol bol bağışta bulunan, ey fazl-u kerem sahibi olan, ey büyük (nimetler) veren, ey (günahkârlara tövbe ve dönüş için) mühlet veren, ey (kullara) güzel davranan!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(50) يا مَنْ يَرى وَلا يُرى يا مَنْ يَخْلُقُ وَلا يُخْلَقُ يا مَنْ يَهْدي وَلا يُهْدى يا مَنْ يُحْيي وَلا يُحْيىٰ يا مَنْ يَسْأَلُ وَلا يُسْأَلُ يا مَنْ يُطْعِمُ وَلا يُطْعَمُ يا مَنْ يُجيرُ وَلا يُجارُ عَلَيْهِ يا مَنْ يَقْضي وَلا يُقْضى عَلَيْهِ يا مَنْ يَحْكُمُ وَلا يُحْكَمُ عَلَيْهِ يا مَنْ لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُواً اَحَدٌ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(50) Ya men yera ve la yura ya men yehlugu ve la yuhlegu ya men yehdi ve la yuhda ya men yuhyi ve la yuhya ya men yes’elu ve la yus’elu ya men yut’imu ve la yut’emu ya men yucbiru ve la yucaru eleyhi ya men yegza ve la yugza eleyhi ya men yehkumu ve la yuhkemu eleyhi ya men lem yelid ve lem yuled ve lem yekun lehu kufuven ehedun<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">50- Ey gören ve görünmeyen, ey yaratan ve yaratılmayan, ey hidayet edip de hidayete muhtaç olmayan ve ey hayat verip de kendisi hayat verilmeye muhtaç olmayan, ey sorgulanan fakat (başkaları tarafından) sorgulanmayan, ey (her şeyi) doyuran, fakat kendisi doyurulmaktan münezzeh olan, ey başkalarını (rahmetine) sığdıran, fakat sığdırılmaya muhtaç olmayan, ey (her şey hakkında) karar veren, fakat kendisi hakkında karar verilmeyen, ey herkese hüküm süren, fakat (asla) başkalarının hâkimiyeti altına girmeyen, ey doğurmayan ve doğmayan ve asla eşi dengi bulunmayan!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(51) يا نِعْمَ الْحَسيبُ يا نِعْمَ الطَّبيبُ يا نِعْمَ الرَّقيبُ يا نِعْمَ الْقَريبُ يا نِعْمَ الْمـٌجيبُ يا نِعْمَ الْحَبيبُ يا نِعْمَ الْكَفيلُ يا نِعْمَ الَوْكيلُ يا نِعْمَ الْمَوْلى يا نِعْمَ النَّصيرُ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(51) Ya ni’me-l hesibu ya ni’me-t tebibu ya ni’me-r regibu ya ni’me-l geribu ya ni’me-l mucibu ya ni’mel hebibu ya ni’me-l kefilu ya ni’me-l vekilu ya ni’me-l Mevla ya ni’me-n nesiru<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">51- Ey güzel hesap gören, ey güzel Tabib, ey güzel gözetleyici, ey güzel yakın, ey güzel icabet eden, ey güzel sevgili, ey güzel Kefil, ey güzel Vekil, ey güzel Mevlâ, ey güzel yardımcı!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(52) يا سُرُورَ الْعارِفينَ يا مُنَى الُْمحِبّينَ يا اَنيسَ الْمُريدينَ يا حَبيبَ التَّوّابينَ يا رازِقَ الْمُقِلّينَ يا رَجاءَ الْمُذْنِبينَ يا قُرَّةَ عَيْنِ الْعابِدينَ يا مُنَفِّساً عَنِ الْمَكْرُوبينَ يا مُفَرِّجاً عَنِ الْمَغْمُومينَ يا اِلـٰهَ الأَوَّلينَ وَالآخِرينَ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(52) Ya surure-l arifine ya mune-l muhibbine ya enise-l muridine ya hebibe-t tevvabine ya razige-l mugilline ya recae-l muznibine ya gurrete eyni-l abidine ya muneffise eni-l mekrubine ya muferrice eni-l meğmumine ya ilahe-l evveline ve-l ahirine<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">52- Ey ariflerin sevinci, ey sevenlerin arzusu, ey kendisine müştak olanların arkadaşı, ey tövbekârların sevgilisi, ey muhtaçlara rızk veren, ey günahkârların ümidi, ey ibadet edenlerin göz nuru, ey sıkıntıda bulunanların sıkıntısını gideren, ey hüzünlülerin hüznüne son veren, ey evvellerin ve ahirlerin (bütün yaratıkların) ilâhı!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(53) اَللّـهُمَّ اِنّي اَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يا رَبَّنا يا اِلهَنا يا سَيِّدَنا يا مَوْلانا يا ناصِرَنا يا حافِظَنا يا دَليلَنا يا مُعينَنا يا حَبيبَنا يا طَبيبَنا.<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(53) Allahumme inni es’eluke bismike ya rebbena ya ilahena ya seyyidena ve mevlana ya nasirena ya hafizena ya delilena ya muinena ya hebibena ya tebibena<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">53- Allah’ım, ben ismin hakkına sana el açıyorum; (hacetlerimi) senden diliyorum; ey bizim Rabbimiz, ey bizim ilâhımız, ey bizim efendimiz, ey bizim mevlâmız, ey bizim (düşmana karşı) yardımcımız, ey bizim koruyucumuz, ey bize yol gösteren, ey bizim yardımcımız, ey bizim habibimiz/sevgilimiz, ey bizim tabibimiz!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(54) يا رَبَّ النَّبيّينَ وَالأَبْرارِ يا رَبَّ الصِّدّيقينَ وَالأَخْيارِ يا رَبَّ الْجَنَّةِ وَالنّارِ يا رَبَّ الصِّغارِ وَالْكِبارِ يا رَبَّ الْحُبُوبِ وَالثِّمارِ يا رَبَّ الأَنْهارِ وَالأَشْجارِ يا رَبَّ الصَّحاري وَالْقِفارِ يا رَبَّ الْبَراري وَالْبِحارِ يا رَبَّ اللَّيْلِ وَالنَّهارِ يا رَبَّ الاِعْلانِ وَالاِسْرارِ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(54) Ya rebbe-n nebiyyine ve-l ebrari ya rebbe-s siddigine ve-l ehyari ya rebbe-l cenneti ve-n nari ya rebbe-s siğari ve-l kibari ya rebbe-l hububi ve-s simari ya rebbe-l enhari ve-l eşcari ya rebbe-s sehari ve-l gıfari ya rebbe-l ebrari ve-l bihari ya rebbe-l leyli ve-n nehari ya rebbe-l e’lani ve-l esrari<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">54- Ey peygamberlerin ve iyilerin Rabbi, ey sıddıkların ve seçkinlerin Rabbi, ey cennet ve cehennemin Rabbi, ey küçüklerin ve büyüklerin Rabbi, ey tanelerin ve meyvelerin Rabbi, ey nehirlerin ve ağaçların Rabbi, ey sahraların ve ıssız çöllerin Rabbi, ey karaların ve denizlerin Rabbi, ey gece ve gündüzün Rabbi, ey açıkların ve gizliliklerin Rabbi!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(55) يا مَنْ نَفَذَ في كُلِّ شَيْءٍ اَمْرُهُ يا مَنْ لَحِقَ بِكُلِّ شَيْءٍ عِلْمُهُ يا مَنْ بَلَغَتْ اِلى كُلِّ شَيْءٍ قُدْرَتُهُ يا مَنْ لا تُحْصِي الْعِبادُ نِعَمَهُ يا مَنْ لا تَبْلُغُ الْخَلائِقُ شُكْرَهُ يا مَنْ لا تُدْرِكُ الاَْفْهامُ جَلالَهُ يا مَنْ لا تَنالُ الأَوْهامُ كُنْهَهُ يا مَنِ الْعَظَمَةُ وَالْكِبْرِياءُ رِداؤُهُ يا مَنْ لا يَرُدُّ الْعِبادُ قَضاءَهُ يا مَنْ لا مُلْكَ إلاّ مُلْكُهُ يا مَنْ لا عَطاءَ إلاّ عَطاؤُهُ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(55) Ya men nefeze fi kulli şey’in emruhu ya men lehige bi kulli şey’in ilmuhu ya men beleğet ile kulli şey’in gudretuhu ya men la tuhzi-l ibadu niemehu ya men la tebluğu-l helaigu şukrehu ya men la tudriku-l efhamu celalehu ya men la tenalu-l evhamu kunhehu ya meni-l ezemetu ve-l kibriyau ridauhu ya men teruddu-l ibadu gezaehu ya men la mulke illa mulkehu ya men la etae illa etauhu<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">55- Ey emri her şeyde geçerli olan, ey ilmi her şeyi kuşatan, ey gücü her şeye yeten, ey nimetlerini kulların sayamadığı, ey şükrünü yaratıkların (layıkıyla) yerine getiremediği, ey yüceliğini zihinlerin kavrayamadığı, ey idrak ve hayallerin künhüne varamadığı, ey örtüsü azamet ve kibriyâ olan, ey kesin olarak (takdir edip) hükme bağladığını kulların reddedemediği, ey kendi saltanat ve mülkünden başka (hakiki) bir saltanat bulunmayan, ey kendi bağışından başka (gerçek) bir bağış bulunmayan!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(56) يا مَنْ لَهُ الْمَثَلُ الاَْعْلى يا مَنْ لَهُ الصِّفاتُ الْعُلْيا يا مَنْ لَهُ الآخِرَةُ وَالأُولى يا مَنْ لَهُ الْجَنَّةُ الْمَاْوى يا مَنْ لَهُ الآياتُ الْكُبْرى يا مَنْ لَهُ الأَسْماءُ الْحُسْنى يا مَنْ لَهُ الْحُكْمُ وَالْقَضاءُ يا مَنْ لَهُ الْهَواءُ وَالْفَضاءُ يا مَنْ لَهُ الْعَرْشُ وَالثَّرى يا مَنْ لَهُ السَّماواتُ الْعُلى<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(56) Ya men lehu-l meselu-l e’la ya men lehu-s sifatu-l ulya ya men lehu-l ahiretu ve-l u’la ya men lehu-l cennetu-l me’va ya men lehu-l ayatu-l kubra ya men lehu-l esmau-l husna ya men lehu-l hukmu ve-l gezau ya men lehu-l hevau ve-l fezau ya men lehu-l erşu ve-s sera ya men lehu-s semavatu-l u’la<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">56- Ey en güzel misalin sahibi, ey en yüce sıfatların sahibi, ey ahiret ve dünyanın sahibi, ey Cennet’ül Me’vâ’nın sahibi, ey en büyük ayetlerin sahibi, ey en güzel isimlerin sahibi, ey hüküm ve yargının sahibi, ey hava ve uzayın sahibi, ey Arş’ın ve yerin sahibi, ey yüce göklerin sahibi!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(57) اَللّـهُمَّ اِنّي اَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يا عَفُوُّ يا غَفُورُ يا صَبُورُ يا شَكُورُ يا رَؤوفُ يا عَطُوفُ يا مَسْؤولُ يا وَدُودُ يا سُبُّوحُ يا قُدُّوسُ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(57) Allahumme inni es’eluke bismike ya efuvvu ya gefuru ya seburu ya şekuru ya reufu ya etufu ya mes’ulu ya vedudu ya subbuhu ya guddusu<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">57- Allah’ım, ben ismin hürmetine sana el açıyorum; (hacetlerimi) senden diliyorum; ey çok affeden, ey çok bağışlayan, ey çok sabreden, ey (kullarının amellerini) karşılıksız bırakmayan, ey çok şefkatli olan, ey çok merhametli olan, ey kendisinden dilekte bulunulan, ey (sâlih kullarını) çok seven/çok sevilen, ey münezzeh, ey mukaddes!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(58) يا مَنْ فِي السَّماءِ عَظَمَتُهُ يا مَنْ فِي الأَرْضِ آياتُهُ يا مَنْ في كُلِّ شَيْءٍ دَلائِلُهُ يا مَنْ فِي الْبِحارِ عَجائِبُهُ يا مَنْ فِي الْجِبالِ خَزائِنُهُ يا مَنْ يَبْدَأُ الْخَلْقَ ثُمَّ يُعيدُهُ يا مَنْ اِلَيْهِ يَرْجِـعُ الأَمْرُ كُلُّهُ يا مَنْ اَظْهَرَ في كُلِّ شَيْءٍ لُطْفَهُ يا مَنْ اَحْسَنَ كُلَّ شَيْءٍ خَلْقَهُ يا مَنْ تَصَرَّفُ فِي الْخَلائِقِ قُدْرَتُهُ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(58) Ya men fi-s semai ezemetuhu ya men fi-l erzi ayatuhu ya men fi kulli şey’in delailuhu ya men fi-l bihari ecaibuhu ya men fi-l cibali hezainuhu ya men yebdeu-l helge sümme yuiduhu ya men ileyhi yerciu-l emru kulluhu ya men ezhere fi kulli şey’in lutfehu ya men ehsene kulle şey’in helgehu ya men teserrefe fi-l helaigi gudretuhu<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">58- Ey gökyüzünde azameti görülen, ey yeryüzünde ayetleri tecelli eden, ey her şeyde delilleri bulunan, ey denizlerde hayret verici (yaratıkları, sanatları) bulunan, ey dağlarda hazineleri yer alan, ey yaratılışı ilk defa başlatan (öldükten) sonra da tekrar dirilten, ey bütün işler kendisine dönen, ey her şeyden lütfunu aşikâr eden, ey her şeyi en güzel şekilde yaratan, ey kudreti mahlûkatını kuşatıp onda tasarruf eden!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(59) يا حَبيبَ مَنْ لا حَبيبَ لَهُ يا طَبيبَ مَنْ لا طَبيبَ لَهُ يا مُجيبَ مَنْ لا مُجيبَ لَهُ يا شَفيقَ مَنْ لا شَفيقَ لَهُ يا رَفيقَ مَنْ لا رَفيقَ لَهُ يا مُغيثَ مَن لا مُغيثَ لَهُ يا دَليلَ مَنْ لا دَليلَ لَهُ يا اَنيسَ مَنْ لا اَنيسَ لَهُ يا راحِمَ مَنْ لا راحِمَ لَهُ يا صاحِبَ مَنْ لا صاحِبَ لَهُ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(59) Ya hebibe men la hebibe lehu ya tebibe men la tebibe lehu ya mucibe men la mucibe lehu ya şefige men la şefige lehu ya refige men la refige lehu ya muğise men la muğise lehu ya delile men la delile lehu ya enise men la enise lehu ya rahime men la rehime lehu ya sahibe men la sahibe lehu<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">59- Ey sevgilisi olmayanın (gerçek) sevgilisi, ey tabibi olmayanların tabibi, ey (isteklerine) icabet edeni olmayanın icabet edeni, ey şefkat gösterecek kimsesi olmayanın şefkat göstereni, ey arkadaşı olmayanın arkadaşı, ey imdat edeni olmayanın imdatçısı, ey kılavuzu olmayanın kılavuzu, ey ünsiyet kuracak kimsesi olmayanın enîsi /can yoldaşı, ey merhamet edecek kimsesi olmayanın merhamet edeni, ey dostu olmayanın (gerçek) dostu!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(60) يا كافِيَ مَنِ اسْتَكْفاهُ يا هادِيَ مَنِ اسْتَهْداهُ يا كالِىءَ مَنِ اسْتَكْلاهُ يا راعِيَ مَنِ اسْتَرْعاهُ يا شافِيَ مَنِ اسْتَشْفاهُ يا قاضِيَ مَنِ اسْتَقْضاهُ يا مُغْنِيَ مَنِ اسْتَغْناهُ يا مُوفِيَ مَنِ اسْتَوْفاهُ يا مُقَوِّيَ مَنِ اسْتَقْواهُ يا وَلِيَّ مَنِ اسْتَوْلاهُ.<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(60) Ya kafiye men istekfahu ya hadiye men istehdahu ya kaliye men isteklahu ya raiye men ister’ahu ya şafiye men isteşfahu ya gaziye men istegzahu ya muğniye men isteğnahu ya mufiye men istevfahu ya mugevviye men istegvahu ya veliyye men istevlahu<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">60- Ey kendisine yetmesini isteyene yeterli olan, ey kendisinden hidayet dileyeni hidayet eden, ey kendisinden korunma dileyeni koruyan, ey hâlinin gözetilmesini isteyeni gözeten, ey şifa isteyene şifa veren, ey hükmetmesini isteyenler hakkında hükmünü veren, ey kendisinden zenginlik dileyenleri zenginleştiren, ey sözünü yerine getirmesini isteyenlere verdiği sözü yerine getiren, ey kendisinden güç, kuvvet dileyenleri güçlendiren, ey kendisinden dostluk ve sahiplik isteyenlerin dostu ve sahibi olan!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(61) اَللّـهُمَّ اِنّي اَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يا خالِقُ يا رازِقُ يا ناطِقُ يا صادِقُ يا فالِقُ يا فارِقُ يا فاتِقُ يا راتِقُ يا سابِقُ يا سامِقُ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(61) Allahumme inni es’eluke bismike ya haligu ya razigu ya natigu ya sadigu ya faligu ya farigu ya fatigu ya ratigu ya sabigu ya samigu<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">61- Allah’ım, ben ismin hakkına sana el açıyorum; (hacetlerimi) senden diliyorum; ey yaratan, ey rızk veren, ey konuşan (sözleri, sesleri icat eden), ey (her şeyinde) doğru olan, ey (tohum ve taneyi) yarıp filizlendiren, ey (birbirinden ayrılması gerekenleri) ayıran, ey (kapıları) açan, ey (açıkları) kapatan, ey (her şeyden) önce var olan, ey her şeyden yüce!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(62) يا مَنْ يُقَلِّبُ اللَّيْلَ وَالنَّهارَ يا مَنْ جَعَلَ الظُّلُماتِ وَالأَنْوارَ يا مَنْ خَلَقَ الظِّلَّ وَالْحَرُورَ يا مَنْ سَخَّرَ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَ يا مَنْ قَدَّرَ الْخَيْرَ وَالشَّرَّ يا مَنْ خَلَقَ الْمَوْتَ وَالْحَياةَ يا مَنْ لَهُ الْخَلْقُ وَالأَمْرُ يا مَنْ لَمْ يَتَّخِذْ صاحِبَةً وَلا وَلَداً يا مَنْ لَيْسَ لَهُ شَريكٌ فِي الْمُلْكِ يا مَنْ لَمْ يَكُنْ لَهُ وَلِيٌّ مِنَ الذُّلِّ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(62) Ya men yugellibu-l leyle ve-n nehare ya men ce’ele-z zulumati ve-l envare ya men helege-z zille ve-l herure ya men sehhere-ş şemse ve-l gemere ya men geddere-l heyre ve-ş şerre ya men helege-l mevte ve-l heyate ya men lehu-l helgu ve-l emru ya men lem yettehiz sahibeten ve la veleden ya men leyse lehu şerikun fi-l mulki ya men lem yekun lehu veliyyun mine-z zulli<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">62- Ey gece ve gündüzü değiştiren, ey karanlıkları ve ışıkları (âlemin düzenine) yerleştiren, ey gölgeyi ve (güneşin) hararetini yaratan, ey güneş ve ayı emri altına alan, ey hayır ve şerri mukadder kılan, ey ölüm ve hayatı yaratan, ey yaratmak ve emretmek kendisine mahsus olan, ey kendisine eş ve evlat edinmeyen, ey mülkünde ortağı bulunmayan, ey zillet (ve eksiklikten) kaynaklanan bir veli ve yardımcıya ihtiyacı olmayan!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(63) يا مَنْ يَعْلَمُ مُرادَ الْمُريدينَ يا مَنْ يَعْلَمُ ضَميرَ الصّامِتينَ يا مَنْ يَسْمَعُ اَنينَ الْواهِنينَ يا مَنْ يَرى بُكاءَ الْخائِفينَ يا مَنْ يَمْلِكُ حَوائِجَ السّائِلينَ يا مَنْ يَقْبَلُ عُذْرَ التّائِبينَ يا مَنْ لا يُصْلِحُ عَمَلَ الْمُفْسِدينَ يا مَنْ لا يُضيعُ اَجْرَ الْمـُحْسِنينَ يا مَنْ لا يَبْعُدُ عَنْ قُلُوبِ الْعارِفينَ يا اَجْوَدَ الأَجْودينَ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(63) Ya men ye’lemu murade-l muridine ya men ye’lemu-z zemire-s samitine ya men yesmeu enine-l vahinine ya men yera bukae-l haifine ya men yemliku hevaice-s sailine ya men yegbelu uzre-t taibine ya men la yuslihu-l emele-l mufsidine ya men la yuziu ecre-l muhsinine ya men la yeb’udu en gulubi-l arifine ya ecvede-l cevadine<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">63- Ey müştak olanların maksadından haberdar olan, ey susanların içini bilen, ey (üzüntüsünden) kendinden geçenlerin inlemesini işiten, ey (kendisinden) korkanların ağlayışını gören, ey (kendisinden) dilekte bulunanların ihtiyaç duyduklarına sahip olan, ey tövbe edenlerin mazeretini kabul buyuran, ey fitne ve fesatçıların işlerini düzeltmeyen, ey iyilikte bulunanların ecrini zayi etmeyen, ey ariflerin kalplerinden uzaklaşmayan, ey cömertlerin cömerti!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(64) يا دائِمَ الْبَقاءِ يا سامِعَ الدُّعاءِ يا واسِعَ الْعَطاءِ يا غافِرَ الْخَطاءِ يا بَديعَ السَّماءِ يا حَسَنَ الْبَلاءِ يا جَميلَ الثَّناءِ يا قَديمَ السَّناءِ يا كَثيرَ الْوَفاءِ يا شَريفَ الْجَزاءِ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(64) Ya daime-l begai ya samie-d duai ya vasie-l etai ya ğafire-l hetai ya bedie-s semai ya hesene-l belai ya celile-s senai ya gedime-s senai ya kesire-l vefai ya şerife-l cezai<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">64- Ey ebediyen baki kalacak olan, ey duayı işitip (icabet eden), ey bağış ve ihsanı geniş olan, ey hatayı bağışlayan, ey gökyüzünü güzel/emsalsiz yaratan, ey iyi imtihan eden, ey medh-u senası güzel olan, ey (varlığının) parıltısı kadîm olan, ey vefası bol olan, ey mükâfatı şanlı ve şerefli olan!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(65) اَللّـهُمَّ اِنّي اَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يا سَتّارُ يا غَفّارُ يا قَهّارُ يا جَبّارُ يا صَبّارُ يا بارُّ يا مُخْتارُ يا فَتّاحُ يا نَفّاحُ يا مُرْتاحُ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(65) Allahumme inni es’eluke bismike ya settaru ya ğeffaru ya gehharu ya cebbaru ya sebbaru ya barru ya muhtaru ya fetahu ya neffahu ya murtahu<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">65- Allah’ım, ben ismin hakkına sana el açıyorum; (hacetlerimi) senden diliyorum; ey (ayıpları) örten, ey çok bağışlayan, ey (her şeye) galip gelen/(düşmanlarını) kahreden, ey (istediği her şeyi) zorla da olsa yaptırabilen, ey çok sabırlı olan, ey çok iyilik eden, ey mutlak irade ve serbestliğe sahip olan (hiçbir şeyin ve hiçbir kimsenin etkisi ve baskısı altında olmayan), ey (zorlukları, düğümleri, kapalı kapıları) açan, ey çok bağışta bulunan, ey rahatlatan ve dinlendiren!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(66) يا مَنْ خَلَقَنى وَسَوّاني يا مَنْ رَزَقَني وَرَبّاني يا مَنْ اَطْعَمَني وَسَقاني يا مَنْ قَرَّبَني وَاَدْناني يا مَنْ عَصَمَني وَكَفاني يا مَنْ حَفِظَني وَكَلانى يا مَنْ اَعَزَّنى وَاَغْنانى يا مَنْ وَفَّقَنى وَهَدانى يا مَنْ آنَسَنى وَآوَانى يا مَنْ اَماتَنى وَاَحْيانى<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(66) Ya men helegeni ve sevvani ya men rezegeni ve rebbani ya men et’emeni ve segani ya men gerrebeni ve ednani ya men esemeni ve kefani ya men hefezeni ve kelani ya men e’ezzeni ve eğnani ya men veffegeni ve hedani ya men aneseni ve avaani ya men emateni ve ehyani<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">66- Ey beni yaratıp (her şeyimi en güzel şekilde) düzene koyan, ey beni rızıklandırıp terbiye eden, ey beni yedirip içiren, ey beni (kendisine) yakınlaştırıp yakınlardan kılan, ey beni koruyan ve bana (her şeyde) yeten, , ey beni koruyan ve gözeten, ey beni aziz kılan ve ihtiyaçlarımı gideren, ey beni muvaffak kılan ve hidâyet eden, ey benimle ünsiyet kuran ve beni (rahmetine) sığındıran, ey beni öldüren ve dirilten!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(67) يا مَنْ يُحِقُّ الْحَقَّ بِكَلِماتِهِ يا مَنْ يَقْبَلُ التَّوْبَةَ عَنْ عِبادِهِ يا مَنْ يَحُولُ بَيْنَ الْمَرْءِ وَقَلْبِهِ يا مَنْ لا تَنْفَعُ الشَّفاعَةُ إلاّ بِاِذْنِهِ يا مَنْ هُوَ اَعْلَمُ بِمَنْ ضَلَّ عَنْ سَبيلِهِ يا مَنْ لا مُعَقِّبَ لِحُكْمِهِ يا مَنْ لا رادَّ لِقَضائِهِ يا مَنِ انْقادَ كُلُّ شَيْءٍ لاَِمْرِهِ يا مَنِ السَّماواتُ مَطْوِيّاتٌ بِيَمينِهِ يا مَنْ يُرْسِلُ الرِّياحَ بُشْراً بَيْنَ يَدَيْ رَحْمَتِهِ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(67) Ya men yuhiggu-l hegge bi kelimatihi ya men yegbelu-t tevbete en ibadihi ya men yehulu beyne-l mer’i ve gelbihi ya men la tenfeu-ş şefaetu illa bi iznihi ya men huve e’lemu bi men zelle en sebilihi ya men la mueggibe li hukmihi ya men la redde li gezaihi ya men ingade kullu şey’in li emrihi ya men fi-s semavatu medviyyetun bi yeminihi ya men yursilu-r riyahe buşren beyne yedey rehmetihi<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">67- Ey kelimeleriyle hakkın hak olduğunu ispat eden, ey kullarından tövbeyi kabul buyuran, ey kişi ile kalbi arasına giren, ey izni olmadan hiç bir şefaat fayda vermeyen, ey yolundan sapanları en iyi bilen, ey hükmünü geciktirecek kimse bulunmayan, ey kazasını geri çevirecek kimse olmayan, ey her şeyin emrine boyun eğdiği, ey kudretiyle gökler dürülmüş olan, rüzgârları rahmet (yağmurundan) önce müjdeci olarak gönderen!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(68) يا مَنْ جَعَلَ الأَرْضَ مِهاداً يا مَنْ جَعَلَ الْجِبالَ اَوْتاداً يا مَنْ جَعَلَ الشَّمْسَ سِراجاً يا مَنْ جَعَلَ الْقَمَرَ نُوراً يا مَنْ جَعَلَ اللَّيْلَ لِباساً يا مَنْ جَعَلَ النَّهارَ مَعاشاً يا مَنْ جَعَلَ النَّوْمَ سُباتاً يا مَنْ جَعَلَ السَّماءَ بِناءً يا مَنْ جَعَلَ الأَشْياءَ اَزْواجاً يا مَنْ جَعَلَ النّارَ مِرْصاداً<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(68) Ya men ce’ele-l erze mihaden ya men ce’ele-l cibale evtaden ya men ce’ele-ş şemse siracen ya men ce’ele-l gemere nuren ya men ce’ele-l leyle libasen ya men ce’ele-n nehare meaşen ya men ce’ele-n nevme subaten ya men ce’ele-s semae binaen ya men ce’ele-l eşyae ezvacen ya men ce’ele-n nare mirsaden<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">68- Ey yeryüzünü (insanlar için istirahat) beşiği yapan, ey dağları (yeryüzünün) kazıkları olarak karar kılan, ey güneşi kandil yapan, ey ayı aydınlık (vesilesi) kılan, ey geceyi örtü yapan, ey gündüzü iaşe için çalışıp çabalama zamanı kılan, ey uykuyu rahatlık ve huzur vasıtası yapan, ey göğü bina kılan, ey her şeyi çiftler halinde yaratan, ey (cehennem) ateşini (kâfirler-fâsıklar için kurulan) bir pusu yeri karar kılan!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(69) اَللّـهُمَّ اِنّي اَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يا سَميعُ يا شَفيعُ يا رَفيعُ يا مَنيعُ يا سَريعُ يا بَديعُ يا كَبيرُ يا قَديرُ يا خَبيرُ يا مُجيرُ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(69) Allahumme inni es’eluke bismike ya semiu ya şefiu ya refiu ya meniu ya seriu ya bediu ya kebiru ya gediru ya hebiru ya muciru<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">69- Allah’ım, ben ismin hakkına sana el açıyorum; (hacetlerimi) senden diliyorum; ey (her şeyi) duyan, ey (günahkârların) şefaatçisi (şefaatçilere onlar hakkında şefaat izni veren), ey (makamı yüce, ey mertebesi üstün, ey süratle (icabet eden/hesaba çeken), ey emsalsiz yaratan, ey büyük, ey (her şeye) gücü yeten, ey (her şeyden) haberdar olan, ey (sığınak dileyenleri) sığındıran!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(70) يا حَيّاً قَبْلَ كُلِّ حَيٍّ يا حَيّاً بَعْدَ كُلِّ حَيٍّ يا حَيُّ الَّذي لَيْسَ كَمِثْلِهِ حَيٌّ يا حَيُّ الَّذي لا يُشارِكُهُ حَيٌّ يا حَيُّ الَّذي لا يَحْتاجُ اِلى حَيٍّ يا حَيُّ الَّذي يُميتُ كُلَّ حَيٍّ يا حَيُّ الَّذي يَرْزُقُ كُلَّ حَيٍّ يا حَيّاً لَمْ يَرِثِ الْحَياةَ مِنْ حَيٍّ يا حَيُّ الَّذي يُحْيِي الْمَوْتى يا حَيُّ يا قَيُّومُ لا تَأخُذُهُ سِنَةٌ وَلا نَوْمٌ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(70) Ya heyye geble kulli heyyin ya heyyen be’de kulli heyyin ya heyyu-llezi leyse ke mislihi heyyun ya heyyu-llezi yerzugu kulle heyyin ya heyyen lem yerisi-l heyaate min heyyin ya heyyu-llezi yuhyi-l mevta ya heyyu ya geyyumu la te’huzuhu sinetun ve la nevmun<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">70- Ey her diriden önce hayat sahibi olan, ey her diriden sonra hayat sahibi bulunan, ey hiçbir şey kendisine benzemeyen gerçek hayat sahibi, ey hiçbir dirinin (hiçbir şeyine) ortak olmadığı diri, ey hiçbir diriye muhtaç olmayan diri, ey her diriyi öldüren diri, ey her diriye rızk veren diri, ey hayatı hiçbir diriden miras almayan (kendi zatıyla) diri, ey ölüleri dirilten diri, ey hayat sahibi, ey (varlıkları) ayakta tutan, kendisini (hiçbir zaman) uyku basmayan ve uyumayan!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(71) يا مَنْ لَهُ ذِكْرٌ لا يُنْسى يا مَنْ لَهُ نُورٌ لا يُطْفى يا مَنْ لَهُ نِعَمٌ لا تُعَدُّ يا مَنْ لَهُ مُلْكٌ لا يَزُولُ يا مَنْ لَهُ ثَناءٌ لا يُحْصى يا مَنْ لَهُ جَلالٌ لا يُكَيَّفُ يا مَنْ لَهُ كَمالٌ لا يُدْرَكُ يا مَنْ لَهُ قَضاءٌ لا يُرَدُّ يا مَنْ لَهُ صِفاتٌ لا تُبَدَّلُ يا مَنْ لَهُ نُعُوتٌ لا تُغَيَّرُ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(71) Ya men lehu zikrun la yunsa ya men lehu nurun la yutfa ya men lehu niemun la tueddu ya men lehu mulkun la yezulu ya men lehu senaun la yuhsa ya men lehu celalun la yukeyyefu ya men lehu kemalun la yudreku ya men lehu gezaun la yureddu ya men lehu sifatun la tubeddelu ya men lehu nu’utun la tuğeyyeru<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">71- Ey unutulmayan ve unutturulmayan zikrin sahibi, ey söndürülemez nurun sahibi, ey sayılamaz nimetlerin sahibi, ey zeval bulmayan mülkün ve saltanatın sahibi, ey hadde hesaba gelmez medh-u senanın sahibi, ey belli bir keyfiyete sığdırılamaz celalin sahibi, ey idrak edilemez kemalin sahibi, ey reddedilemez kazâ ve hükmün sahibi, ey alternatifsiz sıfatların sahibi, ey değiştirilemez vasıfların sahibi!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(72)يا رَبَّ الْعالَمينَ يا مالِكَ يَوْمِ الدّينِ يا غايَةَ الطّالِبينَ يا ظَهْرَ اللاّجينَ يا مُدْرِكَ الْهارِبينَ يا مَنْ يُحِبُّ الصّابِرينَ يا مَنْ يُحِبُّ التَّوّابينَ يا مَنْ يُحِبُّ الْمُتَطَهِّرينَ يا مَنْ يُحِبُّ المُحْسِنينَ يا مَنْ هُوَ اَعْلَمُ بِالْمُهْتَدينَ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(72) Ya rebbe-l alemine ya malike yevmi-d dini ya ğayete-t talibine ya zehere-l lacine ya mudrike-l haribine ya men yuhibbu-s sabirine ya men yuhibbu bi-l muhtedine<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">72- Ey âlemlerin Rabbi, ey amellerin karşılığının verildiği (Kıyamet) gününün sahibi, ey arayanların son maksadı, ey sığınanların destekçisi, ey kaçanları bulup yardımda bulunan, ey sabredenleri seven, ey tövbe edenleri seven, ey (maddi ve manevi pisliklerden) temizlenenleri seven, ey iyilikte bulunanları seven, ey hidayet olanları (herkesten) daha iyi bilen!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(73) اَللّـهُمَّ اِنّي اَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يا شَفيقُ يا رَفيقُ يا حَفيظُ يا مُحيطُ يا مُقيتُ يا مُغيثُ يا مُعِزُّ يا مُذِلُّ يا مُبْدِئُ يا مُعيدُ.<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(73) Allahumme inni es’eluke bismike ya şefigu ya refigu ya hafizu ya muhitu ya mugitu ya muğisu ya muizzu ya muzillu ya mubdiu ya muidu<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">73- Allah’ım, ben ismin hakkına sana el açıyorum; (hacetlerimi) senden diliyorum; ey şefkatli, ey (kullarıyla) arkadaş olan, ey (yaratıklarını) koruyan, ey (âlemi) kuşatan, ey (canlılara) yiyecek/rızk veren, ey imdat eden, ey izzet veren, ey zelil kılan, ey (her şeyin) yaratılışını başlatan, ey (her şeyi ölümden sonra) tekrar kendine döndüren!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(74)يا مَنْ هُوَ اَحَدٌ بِلا ضِدٍّ يا مَنْ هُوَ فَرْدٌ بِلا نِدٍّ يا مَنْ هُوَ صَمَدٌ بِلا عَيْبٍ يا مَنْ هُوَ وِتْرٌ بِلا كَيْفٍ يا مَنْ هُوَ قاضٍ بِلا حَيْفٍ يا مَنْ هُوَ رَبٌّ بِلا وَزيرٍ يا مَنْ هُوَ عَزيزٌ بِلا ذُلٍّ يا مَنْ هُوَ غَنِيٌّ بِلا فَقْرٍ يا مَنْ هُوَ مَلِكٌ بِلا عَزْلٍ يا مَنْ هُوَ مَوْصُوفٌ بِلا شَبيهٍ.<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(74) Ya men huve ehedun bi la ziddin ya men huve ferdun bi la niddin ya men huve semedun bi la eybin ya men huve vitrun bi la keyfin ya men huve gazin bi la heyfin ya men huve rabbun bi la vezirin ya men huve ezizun bi la zullin ya men huve ğeniyyun bi la fegrin ya men huve melikun bi la ezlin ya men huve mevsufun bi la şebihin<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">74- Ey zıddı olmayan Ehed, ey benzeri bulunmayan Ferd, ey herhangi bir kusur ve ihtiyacı bulunmayan Samed, ey niteliği olmayan tek, ey zulüm ve haksızlığı olmayan Kâdı, ey yardımcısı olmayan Rabb, ey zilleti bulunmayan Azîz, ey fakirliği olmayan Ganî, ey (kimsenin) azledemeyeceği Sultan, ey benzeri olmadan vasfedilen!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(75) يا مَنْ ذِكْرُهُ شَرَفٌ لِلذّاكِرينَ يا مَنْ شُكْرُهُ فَوْزٌ لِلشّاكِرينَ يا مَنْ حَمْدُهُ عِزٌّ لِلْحامِدينَ يا مَنْ طاعَتُهُ نَجاةٌ لِلْمُطيعينَ يا مَنْ بابُهُ مَفْتُوحٌ لِلطّالِبينَ يا مَنْ سَبيلُهُ واضِحٌ لِلْمُنيبينَ يا مَنْ آياتُهُ بُرْهانٌ لِلنّاظِرينَ يا مَنْ كِتابُهُ تَذْكِرَةٌ لِلْمُتَّقينَ يا مَنْ رِزْقُهُ عُمُومٌ لِلطّائِعينَ وَالْعاصينَ يا مَنْ رَحْمَتُهُ قَريبٌ مِنَ الْمحْسِنينَ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(75) Ya men zikruhu şerefun li-z zakirine ya men şukruhu fevzun li-ş şakirine ya men hemduhu izzun li-l hamidine ya men taetuhu necatun li-l muti’ine ya men babuhu meftuhun li-t talibine ya men sebiluhu vazihun li-l munibine ya men ayatuhu burhanun li-n nazirine ya men kitabuhu tezkiretun li-l muttegine ya men rizguhu umumun li-t tai’ine ve-l asine ya men rehmetuhu geribun mine-l muhsinine<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">75- Ey zikri, zikredenler için şeref olan; ey şükrü, şükredenler için kurtuluş ve saadet vesilesi olan; ey hamdı, kendisini hamd edenler için izzet vesilesi olan; ey itaati, itaat edenler için kurtuluş vesilesi olan; ey kapısı, (kendisini) arayanlar için açık olan; ey yolu, dönüş yapıp (tövbe edenler) için aşikâr olan; ey ayetleri, (basiret gözüyle) bakanlar için delil olan; ey kitabı, takva sahipleri için öğüt ve ibret vesilesi olan; ey rızkı, itaatkâr veya âsî olan herkesi kapsayan; ey rahmeti, iyilik yapanlar için yakın olan!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(76) يا مَنْ تَبارَكَ اسْمُهُ يا مَنْ تَعالى جَدُّهُ يا مَنْ لا اِلـٰهَ غَيْرُهُ يا مَنْ جَلَّ ثَناؤُهُ يا مَنْ تَقَدَّسَتَ اَسْماؤُهُ يا مَنْ يَدُومُ بَقاؤُهُ يا مَنِ الْعَظَمَةُ بَهاؤُهُ يا مَنِ الْكِبْرِياءُ رِداؤُهُ يا مَنْ لا تُحْصى آلاؤُهُ يا مَنْ لا تُعَدُّ نَعْماؤُهُ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(76) Ya men tebareke ismuhu ya men teala cedduhu ya men la ilahe ğeyruhu ya men celle fenauhu ya men tegeddeset esmauhu ya men yedumu begauhu ya meni-l ezemetu behauhu ya meni-l kibriyau ridauhu ya men la tuhsa alauhu ya men la tueddu ne’mauhu<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">76- Ey ismi mübarek olan, ey şanı ve makamı yüce olan, ey kendisinden başka ilâh bulunmayan, ey medh-u senâsı yüce olan, ey isimleri kutsal olan, ey bekâsı devam eden, ey yücelik onun cemâl ve cilvesi olan, ey kibriyâ ve büyüklük libasına bürünen, ey gizli nimetlerinin haddi hesabı olmayan, ey zahiri nimetleri sayılmayan!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(77) اَللّـهُمَّ اِنّي اَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يا مُعينُ يا اَمينُ يا مُبينُ يا مَتينُ يا مَكينُ يا رَشيدُ يا حَميدُ يا مَجيدُ يا شَديدُ يا شَهيدُ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(77) Allahumme inni es’eluke bismike ya muinu ya eminu ya mubinu ya metinu ya mekinu ya reşidu ya hemidu ya mecidu ya şedidu ya şehidu<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">&nbsp;Allah’ım, ben ismin hakkına sana el açıyorum; (hacetlerimi) senden diliyorum; ey yardım eden, ey emin olan/emân veren, ey (açıklanması gerekenleri) açıklayan, ey (hiçbir şeyden) sarsılmayan, ey (her şeye) muktedir olan, ey (her şeyi) doğru ve kâmil olan, ey övgüye layık olan, ey azamet ve yücelik sahibi olan, (ey azap ve kahrı) şiddetli olan, ey âlemde (olup biten her şeye) şâhit olan!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(78) يا ذَا الْعَرْشِ الَْمجيدِ يا ذَا الْقَوْلِ السَّديدِ يا ذَا الْفِعْلِ الرَّشيدِ يا ذَا الْبَطْشِ الشَّديدِ يا ذَا الْوَعْدِ وَالْوَعيدِ يا مَنْ هُوَ الْوَلِيُّ الْحَميدُ يا مَنْ هُوَ فَعّالٌ لِما يُريدُ يا مَنْ هُوَ قَريبٌ غَيْرُ بَعيد يا مَنْ هُوَ عَلى كُلِّ شَيْء شَهيدٌ يا مَنْ هُوَ لَيْسَ بِظَلاّم لِلْعَبيدِ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(78) Ya ze-l erşi-l mecidi ya ze-l gevli-s sedidi ya ze-l fi’li-r reşidi ya ze-l betşi-ş şedidi ya ze-l ve’di ve-l veidi ya men huve-l veliyyu-l hemidu ya men huve fe’alun li ma yuridu ya men huve geribun ğeyru beidin ya men huve ela kulli şey’in şehidun ya men huve leyse bi zellamin li-l ebidi<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">78- Ey yüce Arş’ın sahibi, ey sağlam sözün sahibi, ey dosdoğru ve eksiksiz fiilin sahibi, ey kıskıvrak yakalayan ve şiddetli intikam sahibi olan, ey sevap vaat eden ve azap tehdidinde bulunan, ey övgüye layık veli, ey istediği her şeyi yapan, ey uzaklığı olmayan yakın, ey her şeye şahit ve nazır olan, ey kullarına hiçbir şekilde zulmetmeyen!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(79) يا مَنْ لا شَريكَ لَهُ وَلا وَزيرَ يا مَنْ لا شَبيهَ لَهُ وَلا نَظيرَ يا خالِقَ الشَّمْسِ وَالْقَمَرِ الْمُنيرِ يا مُغْنِيَ الْبائِسِ الْفَقيرِ يا رازِقَ الْطِّفْلِ الصَّغيرِ يا راحِمَ الشَّيْخِ الْكَبيرِ يا جابِرَ الْعَظْمِ الْكَسيرِ يا عِصْمَةَ الْخآئِفِ الْمُسْتَجيرِ يا مَنْ هُوَ بِعِبادِهِ خَبيرٌ بَصيرٌ يا مَنْ هُوَ عَلى كُلِّ شَيْء قَديرٌ.<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(79) Ya men la şerike lehu ve la vezire ya men la şebihe lehu ve la nezire ya halige-ş şemsi ve-l gemeri-l muniri ya muğniye-l baisi-l fegiri ya razige-t tifli-s seğiri ya rahime-ş şeyhi-l kebiri ya cabire-l ezmi-l kesiri ya ismete-l haifi-l musteciri ya men huve bi ibadihi hebirun besirun ya men huve ela kulli şey’in gedirun<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">79- Ey hiçbir ortağı ve yardımcısı olmayan, ey hiçbir benzeri ve dengi bulunmayan, ey güneşin ve nurlu ayın yaratıcısı, ey perişan halli fakirin ihtiyacını gideren, ey küçük yavrunun rızkını veren, ey yaşlı ihtiyara merhamet eden, ey kırılmış kemiği saran/iyileştiren (mağdur olanlara yardımcı olan), ey korku içinde sığınak dileyenleri koruyan, ey kullarının (her şeyinden) haberdar olan/gören, ey her şeye gücü yeten!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(80) يا ذَا الْجُودِ وَالنِّعَمِ يا ذَا الْفَضْلِ وَالْكَرَمِ يا خالِقَ اللَّوْحِ وَالْقَلَمِ يا بارِئَ الذَّرِّ وَالنَّسَمِ يا ذَا الْبَأْسِ وَالنِّقَمِ يا مُلْهِمَ الْعَرَبِ وَالْعَجَمِ يا كاشِفَ الضُّرِّوَالاَْلَمِ يا عالِمَ السِّرِّ وَالْهِمَمِ يا رَبَّ الْبَيْتِ وَالْحَرَمِ يا مَنْ خَلَقَ الاَْشياءَ مِنَ الْعَدَمِ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(80) Ya ze-l cudi ve-n niemi ya ze-l fezli ve-l keremi ya halige-l levhi ve-l gelemi ya barie-z zerri ve-n nesemi ya ze-l be’si ve-n nigemi ya mulhime-l erebi ve-l ecemi ya kaşife-z zurri ve-l elemi ya alime-s sirri ve-l himemi ya rebbe-l beyti ve-l heremi ya men helege-l eşyae mine-l edemi<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">80- Ey cömertlik ve nimetler sahibi olan, ey fazl-u kerem sahibi olan, ey Levh’i ve Kalem’i yaratan, ey küçük zerreyi/karıncayı ve insanları yoktan var eden, ey azap ve intikam sahibi olan, ey (iyilikleri) Arap ve Aceme (bütün insanlara) ilham eden, ey zorluk ve acılara son veren, ey sırları ve niyetleri bilen, ey (Kâbe) evinin ve Harem’in Rabbi olan, ey her şeyi yoktan var eden!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(81) اَللّـهُمَّ اِنّي اَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يا فاعِلُ يا جاعِلُ يا قابِلُ يا كامِلُ يا فاصِلُ يا واصِلُ يا عادِلُ يا غالِبُ يا طالِبُ يا واهِبُ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(81) Allahumme inni es’eluke bismike ya failu ya cailu ya gabilu ya kamilu ya fasilu ya vasilu ya adilu ya ğalibu ya talibu ya vahibu<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">81- Allah’ım, ben ismin hakkına sana el açıyorum; (hacetlerimi) senden diliyorum; ey (âlemdeki her hayrın) faili olan, ey (her şeyi) yerli yerinde karar kılan, ey (kulların mazeretini) kabul eden, ey her bakımdan eksiksiz ve kâmil olan, ey (hakkı batıldan) ayıran, ey kavuşturan, ey adalet sahibi olan, ey (istediğine) galip gelen, ey (sâlih kullarına) talip olan/(dergâhına) isteyen, ey karşılıksız bağışta bulunan!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(82) يا مَنْ اَنْعَمَ بِطَوْلِهِ يا مَنْ اَكْرَمَ بِجُودِهِ يا مَنْ جادَ بِلُطْفِهِ يا مَنْ تَعَزَّزَ بِقُدْرَتِهِ يا مَنْ قَدَّرَ بِحِكْمَتِهِ يا مَنْ حَكَمَ بِتَدْبيرِهِ يا مَنْ دَبَّرَ بِعِلْمِهِ يا مَنْ تَجاوَزَ بِحِلْمِهِ يا مَنْ دَنا في عُلُوِّهِ يا مَنْ عَلا في دُنُوِّهِ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(82) Ya men en’eme bi tevlihi ya men ekreme bi cudihi ya men cade bi lutfihi ya men te’ezzeze bi gudretihi ya men geddere bi hikmetihi ya men hekeme bi tedbirihi ya men debbere bi ilmihi ya men tecaveze bi hilmihi ya men dena fi uluvvihi ya men ela fi dunuvvihi<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">82- Ey ihsanıyla nimet veren, ey cömertliğiyle keremde bulunan, ey lütfuyla cömertlik eden, ey kudretiyle izzet bulan, ey hikmetiyle her şeyi takdir eden (ölçüp biçen), ey tedbiriyle hükmeden, ey ilmiyle tedbir eden/yürüten, ey hilmiyle (kulların günahlarından) vazgeçen, ey yüce olduğu halde yakın olan, ey yakın olduğu halde yüce olan!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(83) يا مَنْ يَخْلُقُ ما يَشاءُ يا مَنْ يَفْعَلُ ما يَشاءُ يا مَنْ يَهْدي مَنْ يَشاءُ يا مَنْ يُضِلُّ مَنْ يَشاءُ يا مَنْ يُعَذِّبُ مَنْ يَشاءُ يا مَنْ يَغْفِرُ لِمَنْ يَشآءُ يا مَنْ يُعِزُّ مَنْ يَشاءِ يا مَنْ يُذِلُّ مَنْ يَشاءُ يا مَنْ يُصَوِّرُ فِي الاَْرْحامِ ما يَشاءُ يا مَنْ يَخْتَصُّ بِرَحْمَتِهِ مَنْ يَشاءُ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(83) Ya men yehlugu ma yeşau ya men yef’elu ma yeşau ya men yehdi men yeşau ya men yuzillu men yeşau ya men yuezzibu men yeşau ya men yeğfiru li men yeşau ya men yuizzu men yeşau ya men yuzillu men yeşau ya men yusevviru fi-l erhaami ma yeşau ya men yehtessu bi rehmetihi men yeşau<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">83- Ey dilediğini yaratan, ey dilediğini yapan, ey dilediğini hidayet eden, ey dilediğini saptıran/sapıklıkta bırakan, ey dilediğini azap eden, ey dilediğini bağışlayan, ey dilediğine izzet veren, ey dilediğini zelil kılan, ey dileğini rahîmlerde şekillendiren, ey rahmetini dilediğine tahsis eden.<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(84) يا مَنْ لَمْ يَتَّخِذْ صاحِبَةً وَلا وَلَداً يا مَنْ جَعَلَ لِكُلِّ شَيْء قَدْراً يا مَنْ لا يُشْرِكُ في حُكْمِهِ اَحَداً يا مَنْ جَعَلَ الْمَلائِكَةَ رُسُلاً يا مَنْ جَعَلَ فِي السَّماءِ بُرُوجاً يا مَنْ جَعَلَ الاَْرْضَ قَراراً يا مَنْ خَلَقَ مِنَ الْماءِ بَشَراً يا مَنْ جَعَلَ لِكُلِّ شَيْء اَمَداً يا مَنْ اَحاطَ بِكُلِّ شَيْء عِلْماً يا مَنْ اَحْصى كُلَّ شَيْء عَدَداً<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(84) Ya me lem yettehiz sahibeten ve la veleden ya men ce’ele li kulli şey’in gedren ya men la yuşriku fi hukmihi eheden ya men ce’ele-l melaikete rusulen ya men ce’ele fi-s semai burucen ya men ce’ele-l erze geraren ya men helege mine-l mai beşeren ya men ce’ele li kulli şey’in emeden ya men ehate bi kulli şey’in ilmen ya men ehsa kulle şey’in ededen<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">84- Ey hiçbir eş ve evlat edinmeyen, ey her şey için belli bir ölçü ve sınır belirleyen, ey kimseyi hükmüne ortak kılmayan, ey melekleri elçi yapan, ey gökyüzünde burçlar meydana getiren, ey yeryüzünü salim ve barınmaya müsait kılan, ey (bir damla) sudan (nütfeden) insan yaratan, ey her şey için (sona erecek) belli bir zaman tayin eden, ey her şeyi ilmiyle kuşatan, ey her şeyin hesabını, sayısını bilen!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(85) اَللّـهُمَّ اِنّي اَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يا اَوَّلُ يا اخِرُ يا ظاهِرُ يا باطِنُ يا بَرُّ يا حَقُّ يا فَرْدُ يا وِتْرُ يا صَمَدُ يا سَرْمَدُ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(85) Allahumme inni es’eluke bismike ya evvelu ya ahiru ya zahiru ya batinu ya berru ya heggu ya ferdu ya vitru ya semedu ya sermedu<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">85- Allah’ım, ben ismin hakkına sana el açıyorum; (hacetlerimi) senden diliyorum; ey evvel, ey ahir, ey zahir, ey batın, ey iyi olan/iyiliği seven, ey hak, ey yegâne, ey tek, ey ihtiyaçsız/eksiksiz, ey sonsuz/ebedi.<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(86) یَا خَیْرَ مَعْرُوفٍ عُرِفَ یَا أَفْضَلَ مَعْبُودٍ عُبِدَ یَا أَجَلَّ مَشْکُورٍ شُکِرَ یَا أَعَزَّ مَذْکُورٍ ذُکِرَ یَا أَعْلَی مَحْمُودٍ حُمِدَ یَا أَقْدَمَ مَوْجُودٍ طُلِبَ یَا أَرْفَعَ مَوْصُوفٍ وُصِفَ یَا أَکْبَرَ مَقْصُودٍ قُصِدَ یَا أَکْرَمَ مَسْئُولٍ سُئِلَ یَا أَشْرَفَ مَحْبُوبٍ عُلِمَ.<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(86) Ya heyre me’rufin urife ya efzele me’budin ubide ya ecelle meşkurin şukire ya e’ezze mezkurin zukire ya e’la mehmudin humide ya egdeme mevcudin tulibe ya erfe’e mevsufin vusife ya ekbere megsudin guside ya ekreme mes’ulin suile ya eşrefe mehbudin ulime<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">86- Ey tanınanların en iyisi, ey ibadet edilen en üstün mabut, ey şükredilenlerin en yücesi, ey anılanların en izzetlisi/azizi, ey övülenlerin en ulusu, ey aranan en kadîm varlık, ey vasfedilen en yüce mevsûf, ey kast edilen/hedeflenen en büyük maksut, ey kendisinden dilenilenlerin en keremlisi, ey bilinen en şerefli sevgili!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(87) يا حَبيبَ الْباكينَ يا سَيِّدَ الْمُتَوَكِّلينَ يا هادِيَ الْمُضِلّينَ يا وَلِيَّ الْمُؤْمِنينَ يا اَنيسَ الذّاكِرينَ يا مَفْزَعَ الْمَلْهُوفينَ يا مُنْجِيَ الصّادِقينَ يا اَقْدَرَ الْقادِرينَ يا اَعْلَمَ الْعالِمينَ يا اِلـٰهَ الْخَلْقِ اَجْمَعينَ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(87) Ya hebibe-l bakine ya seyyide-l mutevekkiline ya hadiye-l muzilline ya veliyye-l mu’minine ya enise-z zakirine ya mefze’el melhufine ya munciye-s sadigine ya egdere-l gadirine ya e’leme-l alimine ya ilahe-l helgi ecmeine<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">87- Ey ağlayanların sevgilisi, ey tevekkül edenlerin efendisi, ey (doğru yoldan) sapanları hidayet eden, ey müminlerin velisi, ey kendisini zikredenlerin can yoldaşı, ey perişan ve zor durumda olanların sığınağı, ey doğruların kurtarıcısı, ey bütün güçlülerden daha güçlü olan, ey bütün ilim sahiplerinden daha bilgili olan, ey bütün yaratıkların ilâhı olan!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(88) يا مَنْ عَلا فَقَهَرَ يا مَنْ مَلَكَ فَقَدَرَ يا مَنْ بَطَنَ فَخَبَرَ يا مَنْ عُبِدَ فَشَكَرَ يا مَنْ عُصِيَ فَغَفَرَ يا مَنْ لا تَحْويهِ الْفِكَرُ يا مَنْ لا يُدْرِكُهُ بَصَرٌ يا مَنْ لا يَخْفى عَلَيْهِ اَثَرٌ يا رازِقَ الْبَشَرِ يا مُقَدِّرَ كُلِّ قَدَر<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(88) Ya men ela fe gehere ya men meleke fe gedere ya men betene fe hebere ya men ubide fe şekere ya men usiye fe ğefere ya men la tehvihi-l fikeru ya men la yudrikuhu beserun ya men la yehfa eleyhi eserun ya razige-l beşeri ya mugeddire kulli gederin<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">88- Ey üstün olup da kahreden, ey sahip olup da güç yetiren, ey gizli olup da haberdar olan, ey ibadet edildiğinde karşılık veren, ey emrine itaatsizlik edildiğinde bağışlayan, ey fikirlere, düşüncelere sığmayan, ey hiçbir gözle görünmeyen, ey hiçbir (şeyin) eseri kendisine gizli kalmayan, ey bütün insanları rızıklandıran, ey bütün kaderleri takdir eden!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(89) اَللّـهُمَّ اِنّي اَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يا حافِظُ يا بارِئُ يا ذارِئُ يا باذِخُ يا فارِجُ يا فاتِحُ يا كاشِفُ يا ضامِنُ يا امِرُ يا ناهي<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(89) Allahumme inni es’eluke bismike ya hafizu ya bariu ya zariu ya bazihu ya faricu ya fatihu ya kaşifu ya zaminu ya amiru ya nahi<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">89- Allah’ım, ben ismin hakkına sana el açıyorum; (hacetlerimi) senden diliyorum; ey koruyan, ey yaratan, ey icat eden, ey yüce makama/mertebeye sahip olan, ey (üzüntüleri) gideren, ey (müşküllerin kapısını) açan-halleden, ey (sıkıntılara) son veren, ey (kullarının) kefili olan, ey (iyiliklere) emreden, ey (kötülüklerden) nehyeden!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(90) يا مَنْ لا يَعْلَمُ الْغَيْبَ إلاّ هُوَ يا مَنْ لا يَصْرِفُ السُّوءَ إلاّ هُوَ يا مَنْ لا يَخْلُقُ الْخَلْقَ إلاّ هُوَ يا مَنْ لا يَغْفِرُ الذَّنْبَ إلاّ هُوَ يا مَنْ لا يُتِمُّ النِّعْمَةَ إلاّ هُوَ يا مَنْ لا يُقَلِّبُ الْقُلُوبَ إلاّ هُوَ يا مَنْ لا يُدَبِّرُ الاَْمْرَ إلاّ هُوَ يا مَنْ لا يُنَزِّلُ الْغَيْثَ إلاّ هُوَ يا مَنْ لا يَبْسُطُ الرِّزْقَ إلاّ هُوَ يا مَنْ لا يُحْيِي الْمَوْتى إلاّ هُوَ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(90) Ya men la ye’lemu-l ğeybe illa huve ya men la yesrifu-s sue illa huve ya men la yehlugu-l helge illa huve ya men la yeğfiru-z zenbe illa huve ya men la yutimmu-n ni’mete illa huve ya men la yugellibu-l gulube illa huve ya men la yudebbiru-l emre illa huve ya men la yunezzilu-l ğeyse illa huve ya men la yebsutu-r rizge illa huve ya men la yuhyi-l mevta illa huve<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">90- Ey gaybı ancak kendisi bilen, ey kötülüğü (kullarından) ancak kendisi defeden, ey yaratıkları ancak kendisi yaratan, ey günahı ancak kendisi bağışlayan, ey nimeti ancak kendisi tamamlayan, ey kalpleri ancak kendisi değiştiren, ey işleri ancak kendisi tedbir eden-yöneten, ey yağmuru ancak kendisi yağdıran, ey rızkı ancak kendisi genişletip yayan, ey ölüleri ancak kendisi dirilten.<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(91)يا مُعينَ الْضُعَفاءِ يا صاحِبَ الْغُرَباءِ يا ناصِرَ الاَْوْلِياءِ يا قاهِرَ الاَْعْداءِ يا رافِعَ السَّماءِ يا اَنيسَ الاَْصْفِياءِ يا حَبيبَ الاَْتْقِياءِ يا كَنْزَ الْفُقَراءِ يا اِلـٰهَ الاَْغْنِياءِ يا اَكْرَمَ الْكُرَماءِ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(91) Ya muine-z zuefai ya sahibe-l ğurebai ya nasire-l evliyai ya gahire-l e’dai ya rafie-s semai ya enise-l esfiyai ya hebibe-l etgiyai ya kenze-l fugerai ya ilahe-l eğniyai ya ekreme-l kuremai<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">91- Ey zayıfların yardımcısı, ey gariplerin arkadaşı, ey dostlara yardımcı olan, ey düşmanlara galip gelerek kahreden, ey göğü yükselten, ey seçilmiş (kulların) can yoldaşı, ey takva sahiplerinin sevgilisi, ey fakirlerin hazinesi, ey zenginlerin ilâhı, ey kerim olanların en keremlisi!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(92) يا كافِياً مِنْ كُلِّ شَيْء يا قائِماً عَلى كُلِّ شَيْء يا مَنْ لا يُشْبِهُهُ شَيْءٌ يا مَنْ لا يَزيدُ في مُلْكِهِ شَيْءٌ يا مَنْ لا يَخْفى عَلَيْهِ شَيْءٌ يا مَنْ لا يَنْقُصُ مِنْ خَزائِنِهِ شَيْءٌ يا مَنْ لَيْسَ كَمِثْلِهِ شَيْءٌ يا مَنْ لا يَعْزُبُ عَنْ عِلْمِهِ شَيءٌ يا مَنْ هُوَ خَبيرٌ بِكُلِّ شَيْء يا مَنْ وَسِعَتْ رَحْمَتُهُ كُلَّ شَيْء<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(92) Ya kafiyen min kulli şey’in ya gaimen ela kulli şey’in ya men la yuşbihuhu şey’un ya men la yezidu fi mulkihi şey’un ya men la yehfa eleyhi şey’un ya men la yengusu min hezainihi şey’un ya men leyse ke mislihi şey’un ya men la ye’zubu en ilmihi şey’un ya men huve hebirun bi kulli şey’in ya men vesiet rehmetuhu kulle şey’in<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">92- Ey her şeyden taraf yeterli olan, ey her şeyi ayakta tutan, ey kendisine hiçbir şey benzemeyen, ey mülkünü hiçbir şey artırmayan, ey hiçbir şey kendisine saklı kalmayan, ey hazinelerinden hiçbir şey eksilmeyen, ey hiçbir şey kendisi gibi olmayan, ey hiçbir şey bilgisi dışında kalmayan, ey her şeyden haberdar olan, ey rahmeti her şeyi kaplayan!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(93) اَللّـهُمَّ اِنّي اَسْئَلُكَ بِاسْمِكَ يا مُكْرِمُ يا مُطْعِمُ يا مُنْعِمُ يا مُعْطى يا مُغْني يا مُقْني يا مُفْني يا مُحْيي يا مُرْضي يا مُنْجي<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(93) Allahumme inni es’eluke bismike ya mukrimu ya mut’imu ya mun’imu ya mu’ti ya muğni ya mugni ya mufni ya muhyi ya murzi ya munci<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">93- Allah’ım, ben ismin hakkına sana el açıyorum; (hacetlerimi) senden diliyorum; ey ikram eden, ey gıda veren, ey nimet veren, ey bağışta bulunan, ey ihtiyaçları gideren, ey kazandıran, ey fânî kılan, ey dirilten, ey hoşnut eden, ey kurtuluşa erdiren!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(94) يا اَوَّلَ كُلِّ شَيْء وَآخِرَهُ يا اِلـٰهَ كُلِّ شَيْء وَمَليكَهُ يا رَبَّ كُلِّ شَيْء وَصانِعَهُ يا بارِئَ كُلِّ شَيْء وَخالِقَهُ يا قابِضَ كُلِّ شَيْء وَباسِطَهُ يا مُبْدِئَ كُلِّ شَيْء وَمُعيدَهُ يا مُنْشِئَ كُلِّ شَيْء وَمُقَدِّرَهُ يا مُكَوِّنَ كُلِّ شَيْء وَمُحَوِّلَهُ يا مُحْيِيَ كُلِّ شَيْء وَمُميتَهُ يا خالِقَ كُلِّ شَيْء وَوارِثَهُ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(94) Ya evvele kulli şey’in ve ahirehu ya ilahe kulli şey’in ve melikehu ya rebbe kulli şey’in ve saniehu ya barie kulli şey’in ve haligehu ya gabize kulli şey’in ve basitehu ya mubdie kulli şey’in ve muidehu ya munşie kulli şey’in ve mugeddirehu ya mukevvine kulli şey’in ve muhevvilehu ya muhyiye kulli şey’in ve mumitehu ya halige kulli şey’in ve varisehu<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">94- Ey her şeyin evveli ve sonu, ey her şeyin ilâhı ve sahibi, ey her şeyin Rabbi ve sanatkârı, ey her şeyi icat eden ve yaratan, ey her şeyi daraltan ve genişleten, ey her şeyi ilk defa yaratan ve (özelliklerini) takdir edip belirleyen, ey her şeye vücut veren ve (öldükten sonra) tekrar kendisine döndüren, ey her şeyi dirilten ve öldüren, ey her şeyi yaratan ve (öldükten sonra) ona vâris olan!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(95) يا خَيْرَ ذاكِر وَمَذْكُور يا خَيْرَ شاكِر وَمَشْكُور يا خَيْرَ حامِد وَمَحْمُود يا خَيْرَ شاهِد وَمَشْهُود يا خَيْرَ داع وَمَدْعُوٍّ يا خَيْرَ مُجيب وَمُجاب يا خَيْرَ مُؤنِس وَاَنيس يا خَيْرَ صاحِب وَجَليس يا خَيْرَ مَقْصُود وَمَطْلُوب يا خَيْرَ حَبيب وَمَحْبُوب<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(95) Ya heyre zakirin ve mezkurin ya heyre şakirin ve meşkurin ya heyre hamidin ve mehmudin ya heyre şahidin ve meşhudin ya heyre dain ve med’uvvin ya heyre mucibin ve mucabin ya heyre munisin ve enisin ya heyre sahibin ve celisin ya heyre megsudin ve metlubin ya heyre hebibin ve mehbubin<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">95- Ey en iyi anan ve anılan, ey en iyi şükreden (karşılık veren) ve şükredilen, ey en iyi öven ve övülen, ey en iyi şahit olan ve hakkında en iyi şahadet edilen, ey en iyi çağıran ve çağrılan, ey en iyi icabet eden ve icabet edilen, ey (insanla) en iyi ünsiyet kuran ve kendisiyle en iyi ünsiyet kurulan, ey en iyi arkadaş olan ve kendisiyle en iyi arkadaş olunan, ey en iyi maksut olan ve en iyi aranan, ey en iyi seven ve en iyi sevilen!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(96) يا مَنْ هُوَ لِمَنْ دَعاهُ مُجيبٌ يا مَنْ هُوَ لِمَنْ اَطاعَهُ حَبيبٌ يا مَنْ هُوَ اِلى مَنْ اَحَبَّهُ قَريبٌ يا مَنْ هُوَ بِمَنِ اسْتَحْفَظَهُ رَقيبٌ يا مَنْ هُوَ بِمَنْ رَجاهُ كَريمٌ يا مَنْ هُوَ بِمَنْ عَصاهُ حَليمٌ يا مَنْ هُوَ في عَظَمَتِهِ رَحيمٌ يا مَنْ هُوَ في حِكْمَتِهِ عَظيمٌ يا مَنْ هُوَ في اِحْسانِهِ قَديمٌ يا مَنْ هُوَ بِمَنْ اَرادَهُ عَليمٌ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong><br></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(96) Ya men huve li men deahu mucibun ya men huve li men etaehu hebibun ya men huve ila men ehebbehu geribun ya men huve bi men istehfezehu regibun ya men huve bi men recahu kerimun ya men huve bi men esahu helimun ya men huve fi ezemetihi rehimun ya men huve fi hikmetihi ezimun ya men huve fi ihsanihi gedimun ya men huve bi men eradehu elimun<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">96- Ey kendisine dua edene icabet eden, ey kendisine itaat edeni seven, ey sevdiğine yakın olan, ey kendisinden korunma dileyenleri gözeten, ey kendisine ümit bağlayanlara kerim olan, ey emrine itaatsizlik edene hilim ve sabırla davranan, ey azametiyle birlikte merhametli olan, ey hikmetiyle birlikte azametli olan, ey ihsanında kadîm olan, ey kendisine müştak olanlardan haberdar olan!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(97) اَللّـهُمَّ اِنّي اَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ يا مُسَبِّبُ يا مُرَغِّبُ يا مُقَلِّبُ يا مُعَقِّبُ يا مُرَتِّبُ يا مُخَوِّفُ يا مُحَذِّرُ يا مُذَكِّرُ يا مُسَخِّرُ يا مُغَيِّرُ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(97)<br>Allahumme inni es’eluke bismike ya musebbibu ya mureğğibu ya mugellibu ya mueggibu ya murettibu ya muhevvifu ya muhezziru ya muzekkiru ya musehhiru ya muğeyyiru<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">97- Allah’ım, ben ismin hakkına sana el açıyorum; (hacetlerimi) senden diliyorum; ey sebepleri takdir buyuran, ey (kullarını iyiliğe) teşvik eden, ey (kalpleri) halden hale değiştiren, ey (âlemdeki işleri) takip eden, ey (âlemdeki işleri) düzene koyan, ey (kullarını) korkutan, ey (kullarını) sakındıran, ey (unutulanları) hatırlatan, ey (âlemdeki güçleri) ram eden/elinde tutan, ey (durumları) değiştiren!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(98) يا مَنْ عِلْمُهُ سابِقٌ يا مَنْ وَعْدُهُ صادِقٌ يا مَنْ لُطْفُهُ ظاهِرٌ يا مَنْ اَمْرُهُ غالِبٌ يا مَنْ كِتابُهُ مُحْكَمٌ يا مَنْ قَضاؤُهُ كأئِنٌ يا مَنْ قُرْانُهُ مَجيدٌ يا مَنْ مُلْكُهُ قَديمٌ يا مَنْ فَضْلُهُ عَميمٌ يا مَنْ عَرْشُهُ عَظيمٌ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(98) Ya men ilmuhu sabigun ya men ve’duhu sadigun ya men lutfuhu zahirun ya men emruhu ğalibun ya men kitabuhu muhkemun ya men gezauhu kainun ya men kur’anuhu mecidun ya men mulkuhu gedimun ya men fezluhu emimun ya men erşuhu ezimun<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">98- Ey (her şeyi icat etmeden) bilen, ey verdiği söze sadık kalan, ey lütuf ve merhameti aşikâr olan, ey emri (her zaman) galip gelen, ey ki-tabı sağlam olan, ey kazâ ve hükmü kesin olan, ey Kur’ân’ı yüce olan, ey saltanatı kadîm ve ezelî olan, ey fazl-u keremi (bütün mahlûkatı) kapsayan, ey Arş’ı azametli olan!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr><tr><td class="has-text-align-center" data-align="center"><strong><strong>(99) يا مَنْ لا يَشْغَلُهُ سَمْعٌ عَنْ سَمْع يا مَنْ لا يَمْنَعُهُ فِعْلٌ عَنْ فِعْل يا مَنْ لا يُلْهيهِ قَوْلٌ عَنْ قَوْل يا مَنْ لا يُغَلِّطُهُ سُؤالٌ عَنْ سُؤال يا مَنْ لا يَحْجُبُهُ شَيْءٌ عَنْ شَيْء يا مَنْ لا يُبْرِمُهُ اِلْحاحُ الْمُلِحّينَ يا مَنْ هُوَ غايَةُ مُرادِ الْمُريدينَ يا مَنْ هُوَ مُنْتَهى هِمَمِ الْعارِفينَ يا مَنْ هُوَ مُنْتَهى طَلَبِ الطّالِبينَ يا مَنْ لا يَخْفى عَلَيْهِ ذَرَّةٌ فِي الْعالَمينَ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ<br><br>(100) يا حَليماً لا يَعْجَلُ يا جَواداً لا يَبْخَلُ يا صادِقاً لا يُخْلِفُ يا وَهّاباً لا يَمَلُّ يا قاهِراً لا يُغْلَبُ يا عَظيماً لا يُوصَفُ يا عَدْلاً لا يَحيفُ يا غَنِيّاً لا يَفْتَقِرُ يا كَبيراً لا يَصْغُرُ يا حافِظاً لا يَغْفُلُ<br>سُبْحانَكَ يا لا اِلـٰهَ إلاّ اَنْتَ الْغَوْثَ الْغَوْثَ خَلِّصْنا مِنَ النّارِ يا رَبِّ</strong></strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">(99) Ya men la yeşğeluhu sem’un en sem’in ya men la yemneuhu fi’lun en fi’lin ya men la yulhihi gevlun en gevlin ya men la yuğellituhu sualun en sualin ya men yehcubuhu şey’un en şey’in ya men la yubrimuhu ilhahu-l mulihhine ya men huve ğayetu muradi-l muridine ya men huve munteha himemi-l arifine ya men huve munteha telebi-t talibine ya men la yehfa eleyhi zerretun fi-l alemine<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong><br><br>(100) Ya helimen la ye’celu ya cevaden la yebhelu ya sadigen la yuhlifu ya vehhaben la yemellu ya gahiren la yuğlebu ya ezimen la yusefu ya edlen la yehifu ya ğeniyyen la yeftegiru ya kebiren la yesğuru ya hafizen la yeğfulu<br><strong>subhaneke ya la ilahe illa ent el-ğavs el-ğavs ğallisna mine-n nari ya rab</strong></td><td class="has-text-align-center" data-align="center">99- Ey bir (şeye) kulak vermesi, kendisini diğer bir işitmeden alıkoymayan; ey bir fiili yapması, başka bir fiili yapmasına engel olmayan; ey bir söz, kendisini başka bir sözden gafil kılmayan; ey (kullarından) birisinin isteği, onu başka (birisinin) isteğiyle karıştırmasına vesile olmayan; ey hiçbir şeyin, O’nun başka bir şeyi (görmesine, bilmesine) engel olmayan; ey ısrarla istekte bulunanların ısrarı, kendisini usandırmayan; ey kendisini arzulayanların son ve en büyük arzusu; ey ariflerin himmet ve gayretlerinin son noktası; ey talep edenlerin talebinin nihayeti; ey âlemlerde bir zerre dahi kendisine gizli kalmayan!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong><br><br>100- Ey (günahkârlara ceza vermekte) acele etmeyen hilim ve sabır sahibi; ey cimrilik yapmayan cömert; ey verdiği vaade hilaf etmeyen Sadık; ey bağıştan bıkmayan, usanmayan karşılıksız bağış ve ihsan sahibi; ey (hiçbir zaman) mağlup olmayan Kahir; ey (hakkıyla) vasfedilmeyecek azametli; ey haksızlık yapmayan Âdil, ey (hiçbir zaman) fakirleşmeyen Ganî, ey (asla) küçülmeyen büyük, ey gaflete düşmeyen koruyucu!<br><strong>Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!</strong></td></tr></tbody></table></figure>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/cevsen-i-kebir-duasi/">Cevşen-i Kebir Duası</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://imammehdiyarenleri.org/cevsen-i-kebir-duasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ramazan Ayının Günlük Duaları</title>
		<link>https://imammehdiyarenleri.org/ramazan-ayinin-gunluk-dualari/</link>
					<comments>https://imammehdiyarenleri.org/ramazan-ayinin-gunluk-dualari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[YÖNETİCİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Mar 2022 22:27:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dualar]]></category>
		<category><![CDATA[Üç Aylar]]></category>
		<category><![CDATA[Ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[Ramazan Günlük Duaları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://imammehdiyarenleri.org/?p=1050</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ramazan ayının günlük duaları Mefatihu’l Cinan kitabına göre: Gün Günün Duası Anlamı 1. Gün اللَّهُمَّ اجْعَلْ صِیامِی فِیهِ صِیامَ الصَّائِمِینَ وَ قِیامِی فِیهِ قِیامَ الْقَائِمِینَ وَ نَبِّهْنِی فِیهِ عَنْ نَوْمَةِ الْغَافِلِینَ وَ هَبْ&#8230; </p>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/ramazan-ayinin-gunluk-dualari/">Ramazan Ayının Günlük Duaları</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="has-black-color has-text-color"><a href="https://imammehdiyarenleri.org/ramazan-ayi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Ramazan ayının</a> günlük duaları Mefatihu’l Cinan kitabına göre:</p>



<figure class="wp-block-table is-style-regular has-medium-font-size"><table class="has-black-color has-text-color"><tbody><tr><th><a href="https://www.facebook.com/imammehdiyarenleri" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Gün</a></th><th><a href="https://www.facebook.com/imammehdiyarenleri" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Günün Duası</a></th><th><a href="https://www.facebook.com/imammehdiyarenleri" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Anlamı</a></th></tr><tr><td><strong>1. Gün</strong></td><td><strong>اللَّهُمَّ اجْعَلْ صِیامِی فِیهِ صِیامَ الصَّائِمِینَ وَ قِیامِی فِیهِ قِیامَ الْقَائِمِینَ وَ نَبِّهْنِی فِیهِ عَنْ نَوْمَةِ الْغَافِلِینَ وَ هَبْ لِی جُرْمِی فِیهِ یا إِلَهَ الْعَالَمِینَ وَ اعْفُ عَنِّی یا عَافِیا عَنِ الْمُجْرِمِینَ</strong></td><td><strong>&#8220;Allah&#8217;ım! Bu günde tuttuğum orucu, gerçek oruç tutanların orucu gibi ve ibadetimi, gerçek ibadet edenlerin ibadeti gibi kıl; bu günde beni gafillerin uykusundan uyandır; suçumu bu günde bağışla; ey âlemlerin ilâhı! Affet beni, ey suçları affeden, Rabbim!</strong></td></tr><tr><td><strong>2. Gün</strong></td><td><strong>اللَّهُمَّ قَرِّبْنِی فِیهِ إِلَی مَرْضَاتِک وَ جَنِّبْنِی فِیهِ مِنْ سَخَطِک وَ نَقِمَاتِک وَ وَفِّقْنِی فِیهِ لِقِرَاءَةِ آیاتِک بِرَحْمَتِک یا أَرْحَمَ الرَّاحِمِینَ</strong></td><td><strong>Allah’ım! Bu günde beni kendi hoşnutluğuna yakınlaştırıp, gazap ve azabından uzaklaştır. Bu günde ayetlerini okumaya beni muvaffak kıl; rahmetin hakkına, ey merhametlilerin en merhametlisi!</strong></td></tr><tr><td><strong>3. Gün</strong></td><td><strong>اللَّهُمَّ ارْزُقْنِی فِیهِ الذِّهْنَ وَ التَّنْبِیهَ وَ بَاعِدْنِی فِیهِ مِنَ السَّفَاهَةِ وَ التَّمْوِیهِ وَ اجْعَلْ لِی نَصِیبا مِنْ کلِّ خَیرٍ تُنْزِلُ فِیهِ بِجُودِک یا أَجْوَدَ الْأَجْوَدِینَ</strong></td><td><strong>Allah&#8217;ım! Bu günde bana zekâ ve uyanıklık (ibadet ve itaatten gafil olmama) hali ver; beni cahillik ve batıl işlerden uzaklaştır. Bu günde indirdiğin her hayırdan bana da bir nasip ayır; cömertliğin hakkına, ey cömertlerin en cömerdi!</strong></td></tr><tr><td><strong>4. Gün</strong></td><td><strong>اللَّهُمَّ قَوِّنِی فِیهِ عَلَی إِقَامَةِ أَمْرِک وَ أَذِقْنِی فِیهِ حَلاوَةَ ذِکرِک وَ أَوْزِعْنِی فِیهِ لِأَدَاءِ شُکرِک بِکرَمِک وَ احْفَظْنِی فِیهِ بِحِفْظِک وَ سِتْرِک یا أَبْصَرَ النَّاظِرِینَ</strong></td><td><strong>Allah’ım! Bu günde emrini uygulamak için beni güçlendir; bu günde zikrinin güzel tadını bana tattır; kereminle beni bu günde şükrünü eda etmek için hazırla; bu günde hıfzın ve örtünle beni (günah ve beladan) koru, ey basiretlilerin en basiretlisi!</strong></td></tr><tr><td><strong>5. Gün</strong></td><td><strong>اللَّهُمَّ اجْعَلْنِی فِیهِ مِنَ الْمُسْتَغْفِرِینَ وَ اجْعَلْنِی فِیهِ مِنْ عِبَادِک الصَّالِحِینَ الْقَانِتِینَ وَ اجْعَلْنِی فِیهِ مِنْ أَوْلِیائِک الْمُقَرَّبِینَ بِرَأْفَتِک یا أَرْحَمَ الرَّاحِمِینَ</strong></td><td><strong>Allah&#8217;ım! Bu günde beni mağfiret dileyenlerden, sana itaat eden salih kullarından ve mukarreb velilerinden kıl; lütuf ve şefkatin hakkına, ey merhametlilerin en merhametlisi!‏</strong></td></tr><tr><td><strong>6. Gün</strong></td><td><strong>اللَّهُمَّ لا تَخْذُلْنِی فِیهِ لِتَعَرُّضِ مَعْصِیتِک وَ لا تَضْرِبْنِی بِسِیاطِ نَقِمَتِک وَ زَحْزِحْنِی فِیهِ مِنْ مُوجِبَاتِ سَخَطِک بِمَنِّک وَ أَیادِیک یا مُنْتَهَی رَغْبَةِ الرَّاغِبِینَ</strong></td><td><strong>Allah&#8217;ım! Sana karşı işlediğim günahtan ötürü bu günde beni yalnız bırakma; azap kırbacınla beni cezalandırma; bu günde gazabına vesile olacak şeylerden beni uzaklaştır; -sonsuz- lütfun ve nimetlerin hakkına, ey şevkli insanların en büyük arzusu!</strong></td></tr><tr><td><strong>7. Gün</strong></td><td><strong>اللَّهُمَّ أَعِنِّی فِیهِ عَلَی صِیامِهِ وَ قِیامِهِ وَ جَنِّبْنِی فِیهِ مِنْ هَفَوَاتِهِ وَ آثَامِهِ وَ ارْزُقْنِی فِیهِ ذِکرَک بِدَوَامِهِ بِتَوْفِیقِک یا هَادِی الْمُضِلِّینَ</strong></td><td><strong>Allah&#8217;ım! Bu günde oruç tutup, ibadete durmam için bana yardımcı ol; bu günün sürçme ve günahlarından beni uzaklaştır; bu günde sürekli olarak seni zikretmeyi bana nasip eyle; tevfikinle, ey yolunu şaşanları hidayet eden!</strong></td></tr><tr><td><strong>8. Gün</strong></td><td><strong>اللَّهُمَّ ارْزُقْنِی فِیهِ رَحْمَةَ الْأَیتَامِ وَ إِطْعَامَ الطَّعَامِ وَ إِفْشَاءَ السَّلامِ وَ صُحْبَةَ الْکرَامِ بِطَوْلِک یا مَلْجَأَ الْآمِلِینَ</strong></td><td><strong>Allah’ım! Bu günde öksüzlere merhamet etmeyi, -fakirlerin- karnını doyurmayı, karşıma çıkan herkese selam vermeyi ve değerli insanlarla oturup kalkmayı bana nasip eyle; iyilik ve ihsanınla, ey arzu edenlerin sığınağı!</strong></td></tr><tr><td><strong>9. Gün</strong></td><td><strong>اللَّهُمَّ اجْعَلْ لِی فِیهِ نَصِیبا مِنْ رَحْمَتِک الْوَاسِعَةِ وَ اهْدِنِی فِیهِ لِبَرَاهِینِک السَّاطِعَةِ وَ خُذْ بِنَاصِیتِی إِلَی مَرْضَاتِک الْجَامِعَةِ بِمَحَبَّتِک یا أَمَلَ الْمُشْتَاقِینَ</strong></td><td><strong>Allah’ım! Bu günde geniş rahmetinden beni nasipsiz bırakma; açık delil ve burhanlarını bana göster ve beni alıp en kapsamlı hoşnutluğa götür; muhabbetinle, ey şevkli insanların arzusu!</strong></td></tr><tr><td><strong>10. Gün</strong></td><td><strong>اللَّهُمَّ اجْعَلْنِی فِیهِ مِنَ الْمُتَوَکلِینَ عَلَیک وَ اجْعَلْنِی فِیهِ مِنَ الْفَائِزِینَ لَدَیک وَ اجْعَلْنِی فِیهِ مِنَ الْمُقَرَّبِینَ إِلَیک بِإِحْسَانِک یا غَایةَ الطَّالِبِینَ</strong></td><td><strong>Allah’ım! Bu günde beni sana tevekkül edenlerden, sana göre saadete erişenlerden ve sana yakınlaşan kimselerden kıl; ihsanınla, ey arayanların en büyük talebi!</strong></td></tr><tr><td><strong>11. Gün</strong></td><td><strong>اللَّهُمَّ حَبِّبْ إِلَی فِیهِ الْإِحْسَانَ وَ کرِّهْ إِلَی فِیهِ الْفُسُوقَ وَ الْعِصْیانَ وَ حَرِّمْ عَلَی فِیهِ السَّخَطَ وَ النِّیرَانَ بِعَوْنِک یا غِیاثَ الْمُسْتَغِیثِینَ</strong></td><td><strong>Allah’ım! Bu günde iyilik ve ihsanı bana sevdir; fısk ve günahtan beni nefret ettir; gazabını ve –cehennem- ateşini bana haram kıl; yardımınla, ey imdat isteyenlerin imdadı!</strong></td></tr><tr><td><strong>12. Gün</strong></td><td><strong>اللَّهُمَّ زَینِّی فِیهِ بِالسِّتْرِ وَ الْعَفَافِ وَ اسْتُرْنِی فِیهِ بِلِبَاسِ الْقُنُوعِ وَ الْکفَافِ وَ احْمِلْنِی فِیهِ عَلَی الْعَدْلِ وَ الْإِنْصَافِ وَ آمِنِّی فِیهِ مِنْ کلِّ مَا أَخَافُ بِعِصْمَتِک یا عِصْمَةَ الْخَائِفِینَ</strong></td><td><strong>Allah’ım! Bu günde örtü ve iffetle beni ziynetlendir; bugün kanaat ve elde olana yetinme libasını bana giydir; beni bu günde adalet ve insafa sevk et ve korktuğum her şeyden beni emniyete al; koruma ve ismetinle, ey korkanları koruyan -Rabbim-!</strong></td></tr><tr><td><strong>13. Gün</strong></td><td><strong>اللَّهُمَّ طَهِّرْنِی فِیهِ مِنَ الدَّنَسِ وَ الْأَقْذَارِ وَ صَبِّرْنِی فِیهِ عَلَی کائِنَاتِ الْأَقْدَارِ وَ وَفِّقْنِی فِیهِ لِلتُّقَی وَ صُحْبَةِ الْأَبْرَارِ بِعَوْنِک یا قُرَّةَ عَینِ الْمَسَاکینِ</strong></td><td><strong>Allah&#8217;ım! Bu günde beni (maddi ve manevi bütün) kir ve pisliklerden temizle; bu günde olması taktir edilen olaylara karşı beni sabırlı kıl. Bu günde takvalı olmaya ve iyi insanlarla arkadaşlık yapmaya beni muvaffak eyle; yardımınla, ey zavallı ve miskin insanların göz nuru!‏</strong></td></tr><tr><td><strong>14. Gün</strong></td><td><strong>اللَّهُمَّ لا تُؤَاخِذْنِی فِیهِ بِالْعَثَرَاتِ وَ أَقِلْنِی فِیهِ مِنَ الْخَطَایا وَ الْهَفَوَاتِ وَ لا تَجْعَلْنِی فِیهِ غَرَضا لِلْبَلایا وَ الْآفَاتِ بِعِزَّتِک یا عِزَّ الْمُسْلِمِینَ</strong></td><td><strong>Allah&#8217;ım! Bu günde ayak sürçmelerimden dolayı beni cezalandırma; hata ve yanlışlarımı bağışla. Bu günde beni bela ve afetlerin hedefi etme; izzetinle, ey Müslümanların izzeti!</strong></td></tr><tr><td><strong>15. Gün</strong></td><td><strong>اللَّهُمَّ ارْزُقْنِی فِیهِ طَاعَةَ الْخَاشِعِینَ وَ اشْرَحْ فِیهِ صَدْرِی بِإِنَابَةِ الْمُخْبِتِینَ بِأَمَانِک یا أَمَانَ الْخَائِفِینَ</strong></td><td><strong>Allah&#8217;ım! Bu günde bana huşu ehlinin itaatini nasip eyle; mütevazı insanlar gibi dönüş yapıp tövbe etmemle göğsümü genişlet; emanınla, ey korkanların emanı ve güveni!</strong></td></tr><tr><td><strong>16. Gün</strong></td><td><strong>اللَّهُمَّ وَفِّقْنِی فِیهِ لِمُوَافَقَةِ الْأَبْرَارِ وَ جَنِّبْنِی فِیهِ مُرَافَقَةَ الْأَشْرَارِ وَ آوِنِی فِیهِ بِرَحْمَتِک إِلَی [فِی‏] دَارِ الْقَرَارِ بِإِلَهِیتِک یا إِلَهَ الْعَالَمِینَ</strong></td><td><strong>Allah&#8217;ım! Bu günde iyi insanlarla arkadaş olmaya beni muvaffak kıl ve kötü insanların arkadaşlığından beni uzaklaştır. Rahmetinle bana ebediyet ve sükûnet yurdu olan -cennette- yer ver; ilahlığın hakkına, ey âlemlerin ilahı!</strong></td></tr><tr><td><strong>17. Gün</strong></td><td><strong>اللَّهُمَّ اهْدِنِی فِیهِ لِصَالِحِ الْأَعْمَالِ وَ اقْضِ لِی فِیهِ الْحَوَائِجَ وَ الْآمَالَ یا مَنْ لا یحْتَاجُ إِلَی التَّفْسِیرِ وَ السُّؤَالِ یا عَالِماً بِمَا فِی صُدُورِ الْعَالَمِینَ صَلِّ عَلَی مُحَمَّدٍ وَ آلِهِ الطَّاهِرِینَ</strong></td><td><strong>Allah&#8217;ım! Bu günde beni salih amellere hidayet et; bu günde beni hacet ve arzularıma kavuştur. Ey açıklamaya ve sormaya ihtiyacı olmayan; ey âlemdekilerin göğsünde bulunanları (içinden geçenleri) bilen –Rabbim-! Muhammed&#8217;e ve onun tertemiz Ehlibeyti&#8217;ne rahmet et.</strong></td></tr><tr><td><strong>18. Gün</strong></td><td><strong>اللَّهُمَّ نَبِّهْنِی فِیهِ لِبَرَکاتِ أَسْحَارِهِ وَ نَوِّرْ فِیهِ قَلْبِی بِضِیاءِ أَنْوَارِهِ وَ خُذْ بِکلِّ أَعْضَائِی إِلَی اتِّبَاعِ آثَارِهِ بِنُورِک یا مُنَوِّرَ قُلُوبِ الْعَارِفِینَ</strong></td><td><strong>Allah&#8217;ım! Bu günün seherlerinin bereketlerinden yararlanmak için beni uyandır; nurların ışığıyla kalbimi aydınlat ve bütün uzuvlarımı bu günün eserlerinden, bereketlerinden yararlandır; nurun ile, ey ariflerin gönüllerini aydınlatan!</strong></td></tr><tr><td><strong>19. Gün</strong></td><td><strong>اللَّهُمَّ وَفِّرْ فِیهِ حَظِّی مِنْ بَرَکاتِهِ وَ سَهِّلْ سَبِیلِی إِلَی خَیرَاتِهِ وَ لا تَحْرِمْنِی قَبُولَ حَسَنَاتِهِ یا هَادِیا إِلَی الْحَقِّ الْمُبِینِ</strong></td><td><strong>Allah&#8217;ım! Bu günün bereketlerinden nasibimi bol et; hayırlarına ulaşma yolumu kolaylaştır; iyi amellerin kabulünden beni mahrum bırakma; ey apaçık hakka hidayet eden -Rabbim!-</strong></td></tr><tr><td><strong>20. Gün</strong></td><td><strong>اللَّهُمَّ افْتَحْ لِی فِیهِ أَبْوَابَ الْجِنَانِ وَ أَغْلِقْ عَنِّی فِیهِ أَبْوَابَ النِّیرَانِ وَ وَفِّقْنِی فِیهِ لِتِلاوَةِ الْقُرْآنِ یا مُنْزِلَ السَّکینَةِ فِی قُلُوبِ الْمُؤْمِنِینَ</strong></td><td><strong>Allah&#8217;ım! Bu günde cennet kapılarını (yüzüme) aç; cehennem kapılarını -yüzüme- kapat; bu günde Kur&#8217;ân okumaya beni muvaffak kıl; ey müminlerin kalplerine sükunet ve huzur indiren -Yüce Allah-!</strong></td></tr><tr><td><strong>21. Gün</strong></td><td><strong>اللَّهُمَّ اجْعَلْ لِی فِیهِ إِلَی مَرْضَاتِک دَلِیلا وَ لا تَجْعَلْ لِلشَّیطَانِ فِیهِ عَلَی سَبِیلا وَ اجْعَلِ الْجَنَّةَ لِی مَنْزِلا وَ مَقِیلا یا قَاضِی حَوَائِجِ الطَّالِبِینَ</strong></td><td><strong>Allah&#8217;ım! Bu günde beni hoşnutluğuna götürecek bir kılavuz kıl bana; bu gün Şeytan&#8217;ı bana ulaştıracak hiçbir yol bırakma; benim yerleşeceğim ve rahat edeceğim yeri cennet kıl; ey arayanların hacetlerini yerine getiren -Rabbim-!</strong></td></tr><tr><td><strong>22. Gün</strong></td><td><strong>اللَّهُمَّ افْتَحْ لِی فِیهِ أَبْوَابَ فَضْلِک وَ أَنْزِلْ عَلَی فِیهِ بَرَکاتِک وَ وَفِّقْنِی فِیهِ لِمُوجِبَاتِ مَرْضَاتِک وَ أَسْکنِّی فِیهِ بُحْبُوحَاتِ جَنَّاتِک یا مُجِیبَ دَعْوَةِ الْمُضْطَرِّینَ</strong></td><td><strong>Allah&#8217;ım! Fazl-ü rahmetinin kapılarını bugün yüzüme aç; bu günde bereketlerini üzerime indir ve beni hoşnutluğuna vesile olacak şeylere muvaffak kıl; beni cennetlerinin ortasına yerleştir; ey perişanların duasını kabul eden -Allah-!</strong></td></tr><tr><td><strong>23. Gün</strong></td><td><strong>اللَّهُمَّ اغْسِلْنِی فِیهِ مِنَ الذُّنُوبِ وَ طَهِّرْنِی فِیهِ مِنَ الْعُیوبِ وَ امْتَحِنْ قَلْبِی فِیهِ بِتَقْوَی الْقُلُوبِ یا مُقِیلَ عَثَرَاتِ الْمُذْنِبِینَ</strong></td><td><strong>Allah&#8217;ım! Bu günde beni günah ve kusurlardan yıkayıp temizle; kalbimin imtihanında bana kalplerin takvasını ver; ey günahkârların sürçmelerini bağışlayan –Rabbim-!<sup><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">[1]</mark></sup></strong></td></tr><tr><td><strong>24. Gün</strong></td><td><strong>اللَّهُمَّ إِنِّی أَسْأَلُک فِیهِ مَا یرْضِیک وَ أَعُوذُ بِک مِمَّا یؤْذِیک وَ أَسْأَلُک التَّوْفِیقَ فِیهِ لِأَنْ أُطِیعَک وَ لا أَعْصِیک یا جَوَادَ السَّائِلِینَ</strong></td><td><strong>Allah&#8217;ım! Bu günde seni razı edecek şeyleri senden diliyor ve seni rahatsız edecek şeylerden sana sığınıyorum. -Allah&#8217;ım!- Bu günde sana itaat edip karşı gelmemek için senden tevfik ve yardım diliyorum; el açıp dilenenlere cömert davranan –Rabbim-!</strong></td></tr><tr><td><strong>25. Gün</strong></td><td><strong>اللَّهُمَّ اجْعَلْنِی فِیهِ مُحِبّا لِأَوْلِیائِک وَ مُعَادِیا لِأَعْدَائِک مُسْتَنّا بِسُنَّةِ خَاتَمِ أَنْبِیائِک یا عَاصِمَ قُلُوبِ النَّبِیینَ</strong></td><td><strong>Allah&#8217;ım! Beni bu günde velilerini seven, düşmanlarına düşmanlık besleyen ve peygamberlerinin sonuncusu -Muhammed Mustafa&#8217;nın (s.a.a)- sünnetine uyan kimselerden kıl; ey peygamberlerin kalplerini koruyan -Yüce Allah-!</strong></td></tr><tr><td><strong>26. Gün</strong></td><td><strong>اللَّهُمَّ اجْعَلْ سَعْیی فِیهِ مَشْکورا وَ ذَنْبِی فِیهِ مَغْفُورا وَ عَمَلِی فِیهِ مَقْبُولا وَ عَیبِی فِیهِ مَسْتُورا یا أَسْمَعَ السَّامِعِینَ</strong></td><td><strong>Allah&#8217;ım! Bu günde çabamı mükâfatlandır; günahımı bağışla; amelimi kabul buyur ve gözümü –günahlara- kapa; ey duyanların en iyi duyanı!</strong></td></tr><tr><td><strong>27. Gün</strong></td><td><strong>اللَّهُمَّ ارْزُقْنِی فِیهِ فَضْلَ لَیلَةِ الْقَدْرِ وَ صَیرْ أُمُورِی فِیهِ مِنَ الْعُسْرِ إِلَی الْیسْرِ وَ اقْبَلْ مَعَاذِیرِی وَ حُطَّ عَنِّی الذَّنْبَ وَ الْوِزْرَ یا رَءُوفا بِعِبَادِهِ الصَّالِحِینَ</strong></td><td><strong>Allah&#8217;ım! Bu günde bana kadir gecesinin sevabını lütfeyle; işlerimi zorluktan kolaylığa dönüştür; mazeretlerimi kabul buyur; günah ve vizr-ü vebali üzerimden kaldır; ey salih kullarına şefkatli olan!<sup><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color"><em>[2]</em></mark></sup></strong></td></tr><tr><td><strong>28. Gün</strong></td><td><strong>اللَّهُمَّ وَفِّرْ حَظِّی فِیهِ مِنَ النَّوَافِلِ وَ أَکرِمْنِی فِیهِ بِإِحْضَارِ الْمَسَائِلِ وَ قَرِّبْ فِیهِ وَسِیلَتِی إِلَیک مِنْ بَینِ الْوَسَائِلِ یا مَنْ لا یشْغَلُهُ إِلْحَاحُ الْمُلِحِّینَ</strong></td><td><strong>Allah&#8217;ım! Bu günde müstehap (sünnet) amellerden nasibimi çoğalt; -dünya ve ahirette- sorumlu olduğum şeyleri hazırlayarak bana lütuf ve bağışta bulun; bugünde vesileler arasından sana vesilemi yakınlaştır; ey ısrarla yalvaranların ısrarı, kendisini –başkalarıyla ilgilenmekten- alıkoymayan –Rabbim-!</strong></td></tr><tr><td><strong>29. Gün</strong></td><td><strong>اللَّهُمَّ غَشِّنِی فِیهِ بِالرَّحْمَةِ وَ ارْزُقْنِی فِیهِ التَّوْفِیقَ وَ الْعِصْمَةَ وَ طَهِّرْ قَلْبِی مِنْ غَیاهِبِ التُّهَمَةِ یا رَحِیما بِعِبَادِهِ الْمُؤْمِنِینَ</strong></td><td><strong>Allah&#8217;ım! Bu günde rahmetinle beni kapla; bu günde bana -iyi amelleri yapmak için- tevfik ve -kötü amellerden- korunma -gücü- lütfeyle ve beni şüphe ve suç unsuru addedilebilecek şeylerin karanlığından temizle; ey mümin kullarına merhametli olan -Rabbim!-</strong></td></tr><tr><td><strong>30. Gün</strong></td><td><strong>اللَّهُمَّ اجْعَلْ صِیامِی فِیهِ بِالشُّکرِ وَ الْقَبُولِ عَلَی مَا تَرْضَاهُ وَ یرْضَاهُ الرَّسُولُ مُحْکمَةً فُرُوعُهُ بِالْأُصُولِ بِحَقِّ سَیدِنَا مُحَمَّدٍ وَ آلِهِ الطَّاهِرِینَ وَ الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِینَ</strong></td><td><strong>Allah&#8217;ım! Bu günde tuttuğum orucu kendin ve resulün beğendiği şekilde mükâfatlandırıp, kabul buyur ve onun furuunu -iman ve ihlâs olan- usulüyle pekiştir; efendimiz Muhammed ve onun tertemiz Ehlibeyti hakkına -Ey Rabbim!- Ve bütün övgüler âlemlerin rabbi olan Allah&#8217;a mahsustur.</strong></td></tr></tbody></table></figure>



<h2 class="has-text-color wp-block-heading" id="kaynakca" style="color:#ff0000">Kaynakça</h2>



<p class="has-black-color has-text-color"><strong> <strong><span style="text-decoration: underline;"><strong><span style="text-decoration: underline;"><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color"><em>1-</em></mark></span></strong></span></strong>Yirmi yedinci günün duasının bugün de okunması iyidir: “Allah&#8217;ım! Bu günde bana kadir gecesinin sevabını lütfeyle; işlerimi zorluktan kolaylığa dönüştür; mazeretlerimi kabul buyur; günah ve vizr-ü vebali üzerimden kaldır; ey salih kullarına şefkatli olan!”</strong></p>



<p class="has-black-color has-text-color"><strong><span style="text-decoration: underline;"><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color"><em>2-</em></mark> Kef’emi’nin “Misbah” kitabında yirmi yedinci günün duası şu şekildedir: اللهم وفر حظی فیه من النوافل و أکرمنی فیه بإحضار الأحرار من المسائل و قرب وسیلتی إلیک من بین الوسائل یا من لا یشغله إلحاح الملحین</span></strong></p>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/ramazan-ayinin-gunluk-dualari/">Ramazan Ayının Günlük Duaları</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://imammehdiyarenleri.org/ramazan-ayinin-gunluk-dualari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ya Uddeti Fi Kurbeti Duası</title>
		<link>https://imammehdiyarenleri.org/ya-uddeti-fi-kurbeti-duasi/</link>
					<comments>https://imammehdiyarenleri.org/ya-uddeti-fi-kurbeti-duasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[YÖNETİCİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Mar 2022 20:10:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dualar]]></category>
		<category><![CDATA[Üç Aylar]]></category>
		<category><![CDATA[Ya Uddeti Fi Kurbeti Duası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://imammehdiyarenleri.org/?p=1040</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ya Uddeti Fi Kurbeti Duası, Şeyh Tusi (r.a)&#8217;in, Sahur vakti için rivayet ettiği dualardandır. Ya Uddeti Fi Kurbeti Duası nın &#8220;Ya Rabbi, ya Rabi, ya Rabbi&#8221; bölümü nefes kesilinceye kadar&#8230; </p>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/ya-uddeti-fi-kurbeti-duasi/">Ya Uddeti Fi Kurbeti Duası</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Ya Uddeti Fi Kurbeti Duası, <a href="https://www.facebook.com/imammehdiyarenleri" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Şeyh Tusi (r.a)&#8217;in</a>, <a href="https://imammehdiyarenleri.org/ramazan-ayi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Sahur vakti</a> için rivayet ettiği dualardandır. </p>



<p>Ya Uddeti Fi Kurbeti Duası nın  &#8220;<strong>Ya Rabbi, ya Rabi, ya Rabbi</strong>&#8221; bölümü nefes kesilinceye kadar tekrarlanır.</p>



<h2 class="has-text-color wp-block-heading" id="ya-uddeti-fi-kurbeti-duasi-nin-arapcasi" style="color:#ff0000">Ya Uddeti Fi Kurbeti Duası nın Arapçası</h2>



<figure class="wp-block-image size-large is-resized Ya Uddeti Fi Kurbeti Duası" id="Ya-Uddeti-Fi-Kurbeti-Duası"><img decoding="async" src="https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2022/03/Ya-Uddeti-Fi-Kurbeti-Duasi.1-1024x621.jpg" alt="" class="wp-image-1042" width="364" height="221" title="Ya Uddeti Fi Kurbeti Duası" srcset="https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2022/03/Ya-Uddeti-Fi-Kurbeti-Duasi.1-1024x621.jpg 1024w, https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2022/03/Ya-Uddeti-Fi-Kurbeti-Duasi.1-300x182.jpg 300w, https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2022/03/Ya-Uddeti-Fi-Kurbeti-Duasi.1-768x466.jpg 768w, https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2022/03/Ya-Uddeti-Fi-Kurbeti-Duasi.1.jpg 1300w" sizes="(max-width: 364px) 100vw, 364px" /></figure>



<p style="font-size:23px"><strong>يا عُدَّتي في كُرْبَتي، وَيا صاحِبِي في شِدَّتي، وَيا وَلِيِّي في نِعْمَتي، وَيا غايَتي في رَغْبَتي، أَنْتَ السّاتِرُ عَوْرَتي، وَالْمُؤْمِنُ رَوْعَتي، وَالْمُقيلُ عَثْرَتي، فَاغْفِرْ لي خَطِيئَتي، اَللّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ خُشُوعَ الإِيمانِ قَبْلَ خُشُوعِ الذّلِّ فِي النّارِ، يا واحِدُ يا أَحَدُ يا صَمَدُ يا مَنْ لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفواً أَحَدٌ، يا مَنْ يُعْطي مَنْ سَأَلَهُ تَحَنُّناً مِنْهُ وَرَحْمَةً، وَيَبْتَدِئُ بِالْخَيْرِ مَنْ لَمْ يَسْأَلْهُ تَفَضُّلاً مِنْهُ وَكَرَماً، بِكَرَمِكَ الّدائِمِ صَلِّ عَلى مُحَمَّدٍ وَآلِ مُحَمَّدٍ، وَهَبْ لي رَحْمَةً واسِعَةً جامِعَةً أَبْلُغُ بِها خَيْرَ الدُّنْيا وَالآخِرَةِ، اَللّهُمَّ إِنّي أَسْتَغْفِرُكَ لِما تُبْتُ اِلَيْكَ مِنْهُ ثُمَّ عُدْتُ فيهِ، وَأَسْتَغْفِرُكَ لِكُلِّ خَيْرٍ أَرَدْتُ بِهِ وَجْهَكَ فَخالَطَني فيهِ ما لَيْسَ لَكَ، اَللّهُمَّ صَلِّ عَلى مُحَمَّدٍ وَآلِ مُحَمَّدٍ وَاعْفُ عَنْ ظُلْمِي وَجُرْمِي بِحِلْمِكَ وَجُودِكَ يا كَريمُ، يا مَنْ لا يَخِيبُ سائِلُهُ، وَلا يَنْفَدُ نائِلُهُ، يا مَنْ عَلا فَلا شَيْءَ فَوْقَهُ، وَدَنا فَلا شَيءَ دُونَهُ، صَلِّ عَلى مُحَمَّدٍ وآلِ مُحَمَّدٍ وَارْحَمْني، يا فالِقَ الْبَحْرِ لِمُوسى، اللَّيلَةَ اللَّيْلَةَ اللَّيْلَةَ، السّاعَةَ السّاعَةَ السّاعَةَ، اَللّهُمَّ طَهِّرْ قَلْبي مِنَ النِّفاقِ، وَعَمَلي مِنَ الرِّياءِ، وَلِساني مِنَ الْكَذِبِ، وَعَيْني مِنَ الْخِيانَةِ، فَإِنَّكَ تَعْلَمُ خائِنَةَ الأَعْيُنِ وَما تُخْفِي الصُّدورِ، يا رَبِّ هذا مَقامُ الْعائِذِ بِكَ مِنَ النّارِ، هذا مَقامُ الْمُسْتَجيرِ بِكَ مِنَ النَّارِ، هذا مَقامُ الْمُسْتَغِيثِ بِكَ مِنَ النّارِ، هذا مَقامُ الْهارِبِ اِلَيْكَ مِنَ النّارِ، هذا مَقامُ مَنْ يَبُوءُ لَكَ بِخَطيئَتِهِ وَيَعْتَرِفُ بِذَنْبِهِ وَيَتُوبُ اِلى رَبِّهِ، هذا مَقامُ الْبائِسِ الْفَقيرِ، هذا مَقامُ الْخائِفِ الْمُسْتَجيرِ، هذا مَقامُ المَحْزُونِ الْمَكْرُوبِ، هذا مَقامُ الْمَغْمُومِ الْمَهْمُومِ، هذا مَقامُ الْغَريبِ الْغَريقِ، هذا مَقامُ الْمُسْتَوْحِشِ الْفَرِقِ، هذا مَقامُ مَنْ لا يَجِدُ لِذَنْبِهِ غافِراً غَيْرَكَ، وَلا لِضَعْفِهِ مُقَوِّياً إِلَّا أَنْتَ، وَلا لِهَمِّهِ مُفَرِّجاً سِوَاكَ، يا اللهُ يا كَرِيمُ، لا تُحْرِقْ وَجْهِي بِالنّارِ بَعْدَ سُجُودي لَكَ وَتَعْفِيرِي بِغَيْرِ مَنٍّ مِنّي عَلَيْكَ، بَلْ لَكَ الْحَمْدُ وَالْمَنُّ وَالتَّفَضُّلُ عَلَيَّ ارْحَمْ أَيْ رَبِّ أَيْ رَبِّ&#8230;. (حتّى ينقطع النفس) ضَعْفِي وَقِلَّةَ حِيلَتي وَرِقَّةَ جِلْدِي وَتَبَدُّدَ أَوْصالي وَتَناثُرَ لَحْمِي وَجِسْمي وَجَسَدي، وَوَحْدَتي وَوَحْشَتي في قَبْري، وَجَزَعي مِنْ صَغيرِ الْبَلاءِ، أَسْأَلُكَ يا رَبِّ قُرَّةَ الْعَيْنِ، وَالاِغْتِباطَ يَومَ الْحَسْرَةِ وَالنَّدامَةِ، بَيِّضْ وَجْهِي يا رَبِّ يَوْمَ تَسْوَدُّ الْوُجُوهُ، آمِنّي مِنَ الْفَزَعِ الأَكْبَرِ، أَسْأَلُكَ الْبُشْرى يَوْمَ تُقَلَّبُ الْقُلُوبُ وَالأَبْصارُ، وَالْبُشْرى عِنْدَ فِراقِ الدُّنْيا، اَلْحَمْدُ للهِ الَّذي أَرْجُوهُ عَوْناً في حَياتي، وَأُعِدُّهُ ذُخْراً لِيَوْمِ فاقَتي، اَلْحَمْدُ لله الَّذي أَدْعُوهُ وَلا أَدْعُو غَيْرَهُ وَلوْ دَعَوْتُ غَيْرَهُ لَخَيَّبَ دُعائي، اَلْحَمْدُ للهِ الَّذي أَرْجُوهُ وَلا أَرْجُو غَيْرَهُ وَلَوْ رَجَوْتُ غَيْرَهُ لأَخْلَفَ رَجائي، اَلْحَمْدُ للهِ الْمُنْعِمِ الْمُحْسِنِ الُمجْمِلِ الْمُفْضِلِ ذِي الْجَلالِ والإِكْرامِ وَلِيِّ كُلِّ نِعْمَةٍ، وَصاحِبِ كُلِّ حَسَنَةٍ، وَمُنْتَهى كُلِّ رَغْبَةٍ، وَقاضي كُلِّ حاجَةٍ، اَللّهُمَّ صَلِّ عَلى مُحَمَّدٍ وَآلِ مُحَمَّدٍ وَارْزُقْني الْيَقينَ وُحسْنَ الظَّنِّ بِكَ، وَأَثْبِتْ رَجاءَكَ في قَلْبِي، وَاقْطَعْ رَجائي عَمَّنْ سِواكَ، حَتّى لا أَرْجُوَ غَيْرَكَ وَلا أَثِقَ إِلَّا بِكَ يا لَطيفاً لِما تَشاءُ اُلْطُفْ لي في جَمِيعِ أَحْوالي بِما تُحِبُّ وَتَرْضَى، يا رَبِّ إِنّي ضَعِيفٌ عَلَى النّارِ فَلا تُعَذِّبْني بالنّارِ، يا رَبِّ ارْحَمْ دُعائِي وَتَضرُّعِي وَخَوْفي وَذُلّي وَمْسكَنَتي وَتَعْويذي وَتَلْويِذي، يا رَبِّ إِنّي ضَعِيفٌ عَنْ طَلَبِ الدُّنْيا وَأَنْتَ واسِعٌ كَريمٌ، أَسْأَلُكُ يا رَبِّ بِقُوَّتِكَ عَلَى ذلِكَ وَقُدْرَتِكَ عَلَيْهِ وَغِناكَ عَنْهُ وَحاجَتي اِلَيْهِ أَنْ تَرْزُقَني في عامِي هذا وَشَهْري هذا وَيَوْمي هذا وَساعَتي هذِهِ رِزْقاً تُغْنِينِي بِهِ عَنْ تَكَلُّفُ ما في أَيْدي النّاسِ مِنْ رِزْقِكَ الْحَلالِ الطَّيِّبِ، أَيْ رَبِّ مِنْكَ أَطْلُبُ وَاِلَيْكَ أَرْغَبُ وَإِيَّاكَ أَرْجُو وَأَنْتَ أَهْلُ ذلِكَ، لا أَرْجُو غَيْرَكَ وَلا أَثِقُ إِلَّا بِكَ يا أَرْحَمَ الرّاحِمينَ، أَيْ رَبِّ ظَلَمْتُ نَفْسي فَاغْفِرْ لي وَارْحَمْنِي وَعافِني، يا سامِعَ كُلِّ صَوْتٍ، وَيا جامِعَ كُلِّ فَوْتٍ، وَيا بارِئَ النُّفُوسِ بَعْدَ الْمَوْتِ، يا مَنْ لا تَغْشاهُ الظُّلُماتُ، وَلا تَشْتَبِهُ عَلَيْهِ الأَصْواتُ، وَلا يَشْغَلُهُ شَيءٌ عَنْ شَيءٍ، أَعْطِ مُحَمَّداً صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وآلِهِ أَفْضَلَ ما سَأَلَكَ وَأَفْضَلَ ما سُئِلْتَ لَهُ، وَأَفْضَلَ ما أَنْتَ مَسْؤُولٌ لَهُ اِلى يَوْمِ الْقِيامَةِ، وَهَبْ لِيَ الْعافِيَةَ حَتّى تُهَنِّئَني الْمَعيشَةَ، وَاخْتِمْ لي بِخَيْرٍ حَتّى لا تَضُرَّنيِ الذُّنُوبُ، اَللّهُمَّ رَضِّني بِما قَسَمْتَ لي حَتّى لا أَسْأَلَ أَحَداً شَيْئاً، اَللّهُمَّ صَلّ عَلى مُحَمَّدٍ وَآلِ مُحَمَّدٍ وَافْتَحْ لي خَزائِنَ رَحْمَتِكَ، وَارْحَمْنِي رَحْمَةً لا تُعَذِّبُني بَعْدَها أَبَداً فِي الدُّنْيا وَالْآخِرَةِ، وَارْزُقْني مِنْ فَضْلِكَ الْواسِعِ رِزْقاً حَلالاً طَيِّباً لا تُفْقِرُني اِلى أَحَدٍ بَعْدَهُ سِواكَ، تَزيدُني بِذلِكَ شُكْراً وَاِلَيْكَ فاقَةً وَفَقْراً، وَبِكَ عَمَّنْ سِواكَ غِنَىً وَتَعفُّفاً، يا مُحْسِنُ يا مُجْمِلُ، يا مُنْعِمُ يا مُفْضِلُ، يا مَليكُ يا مُقْتَدِرُ صَلِّ عَلى مُحَمَّدٍ وَآلِ مُحَمَّدٍ وَاكْفِني الْمُهِمَّ كُلَّهُ، وَاقْضِ لي بِالْحُسْنى، وَبارِكْ لي في جَمِيعِ أُمُوري، وَاقْضِ لي جَمِيعَ حَوائِجي، اَللّهُمَّ يَسِّرْ لي ما أَخافُ تَعْسِيرَهُ، فَإِنَّ تَيْسِيرَ ما أَخافُ تَعْسِيرَهُ عَلَيْكَ سَهْلٌ يَسيرٌ، وَسَهِّلْ لي ما أَخافُ حُزونَتَهُ، وَنَفِّسْ عَنّي ما أَخافُ ضِيقَهُ، وَكُفَّ عَنّي ما أَخافُ هَمَّهُ، وَاصْرِفْ عَنّي ما أَخافُ بَلِيَّتَهُ، يا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ، اَللّهُمَّ امْلَاْ قَلْبي حُبّاً لَكَ، وخَشْيَةً مِنْكَ، وَتَصْدِيقاً لَكَ، وَإيماناً بِكَ، وفَرَقاً مِنْكَ، وَشَوْقاً اِلَيْكَ يا ذَا الْجَلالِ وَالإِكْرامِ، اَللّهُمَّ إِنَّ لَكَ حُقُوقاً فَتَصَدَّقْ بِها عَلَيَّ، وَلِلنّاسِ قِبَلِي تَبِعاتٌ فَتَحَمَّلْها عَنِّي، وَقَدْ أَوْجَبْتَ لِكُلِّ ضَيْفٍ قِرىً وَأَنَا ضَيْفُكَ، فَاجْعَلْ قِرايَ اللَّيْلَةَ الْجَنَّةَ، يا وَهّابَ الْجَنَّةِ يا وَهّابَ الْمَغْفِرَةِ، وَلا حَوْلَ وَلا قُوَّةَ إِلَّا بِكَ.</strong></p>



<h2 class="has-text-color wp-block-heading" id="ya-uddeti-fi-kurbeti-duasi-nin-anlami" style="color:#ff0000">Ya Uddeti Fi Kurbeti Duası nın Anlamı</h2>



<p><strong>Ya Uddeti Fi Kurbeti Duası nın Türkçesi:</strong></p>



<p>Ey sıkıntılı günlerimde azığım, ey zor günlerimde yaverim, ey nimetli günlerimde velinimetim ve ey arzu ve iştiyakımın son noktası olan (Rabbim)! Sensin kusurumu örten, korktuğum şeylerden beni emniyete alan, sürçmemi affeden. Benim hata ve günahımı bağışla. Allah&#8217;ım! Senden (cehennem) ateşindeki zilletten kaynaklanan huşuya tutulmadan önce senden, imandan kaynaklanan bir huşu diliyorum. Ey yegâne, ey tek, ey noksansız ve ihtiyaçsız, ey doğurmayan ve doğmayan, ey hiçbir dengi olmayan, ey dileyen herkese şefkat ve rahmetinden dolayı veren ve dilemeyenlere de dilemedikleri halde lütuf ve kereminden dolayı hayır veren ve daimi kereminden ihsan eden, Muhammed ve Ehlibeyt&#8217;ine rahmet et ve beni dünya ve ahiret hayrına ulaşabileceğim geniş ve kapsamlı bir rahmete mazhar kıl.</p>



<p>Allah&#8217;ım! Tövbe ettiğim hâlde tekrar işlediğim günahlardan dolayı senden mağfiret diliyorum. Yine sadece senin rızan için yapmayı amaçladığım, fakat (heva ve hevesim yüzünden) senin rızanın dışında olan niyetleri de karıştırdığım bütün hayırlardan dolayı da senden mağfiret diliyorum. Allah&#8217;ım! Muhammed ve Ehlibeyt&#8217;ine rahmet et ve benim zulüm ve suçumu kendi hilim ve cömertliğinle bağışla; ey kerem sahibi; ey kendisine el açanı mahrum etmeyen, bağış ve ihsanı son bulmayan! Ey her şeyden daha yüce ve her şeyden daha yakın olan (Rabbim)! Muhammed ve Ehlibeyt&#8217;ine rahmet et ve bana merhamet eyle; bu gece, bu gece, bu gece; şu anda, şu anda, şu anda, ey denizi Musa için yaran (Rabbim)!</p>



<p>Allah&#8217;ım! Kalbimi nifaktan, amelimi riya ve gösterişten, dilimi yalandan, gözümü ihanetten temizle. Şüphesiz sen gözlerin ihanetli bakışlarından ve gözlerin gizlediği şeylerden haberdarsın. Ey Rabbim! Bu, (cehennem) ateşinden sana sığınan kimsenin (perişan) hâlidir. Bu, ateşten (kurtulmak) için senden sığınak isteyen kimsenin hâlidir. Bu, ateşe karşı senden imdat isteyen kimsenin hâlidir. Bu, ateşten sana kaçan kimsenin hâlidir. Bu, suçunu yüklenip sana getiren, günahını itiraf eden ve Rabbine tövbe eden kimsenin hâlidir. Bu, fakir ve perişan kimsenin hâlidir. Bu, korkan ve sığınak isteyen kimsenin hâlidir. Bu, hüzünlü ve çilekeş birinin hâlidir. Bu, gamlı ve kederli kimsenin hâlidir. Bu, senden başka günahını bağışlayacak, güç katacak ve sıkıntısını giderecek birisini bulamayan birisinin hâlidir.</p>



<p>Allah&#8217;ım! Ey cömertlik sahibi, benim sana hiçbir minnetim olamayacağı gibi, bana hamd, minnet ve ihsan hakkın olan sana secde edip<br>yüzümü toprağa sürmemden sonra yüzümü (cehennem) ateşiyle yakma.<br>Bana merhamet eyle; ey Rabbim, ey Rabbim, Ey Rabbim…!</p>



<p>Zayıflığıma, çaresizliğime, derimin inceliğine, eklemlerimin ayrılışına, etimin dökülüşüne, cismime, cesedime, yalnızlığıma, kabirdeki vahşetime ve küçük belâlara (dahi) tahammülsüzlüğüme merhamet eyle. Ey Rabbim! Senden, teessüf ve pişmanlık günü (olan kıyamette) bana göz aydınlığı ve gıpta edilecek bir hâl nasip etmeni diliyorum. Ey Rabbim! Yüzlerin karardığı günde benim yüzümü beyazlaştır ve mahşerin büyük dehşetinden beni emniyete al. (Allah&#8217;ım!) Kalpler ve gözler altüst olduğu vakit ve dünyadan ayrılma zamanım geldiğinde senden (rahmet ve mağfiret) müjdesi diliyorum.</p>



<p>Hamd, hayatımda yardımını umduğum ve yoksulluk günümde kendime birikim olarak gördüğüm Allah&#8217;a mahsustur. Hamd; başkasına değil, sadece kendisine dua ettiğim Allah&#8217;a mahsustur. Eğer O&#8217;ndan başkasına dua etseydim, dileğimden yoksun bırakırdı beni. Hamd, ancak kendisine umut bağladığım Allah&#8217;a mahsustur. Eğer umudumu ondan başkasına bağlasaydım beni umutsuz kılardı. Hamd, nimet veren, iyilik eden, güzel davranan, fazl ve ihsan sahibi, celal ve kerem sahibi, her nimetin velisi, her iyiliğin sahibi, her rağbet ve iştiyakın doruk noktası ve her haceti yerine getiren Allah&#8217;a mahsustur.</p>



<p>Allah&#8217;ım! Muhammed ve Ehlibeyt&#8217;ine rahmet et; bana yakin ve sana karşı iyi zanda bulunmayı nasip et (Rahmetine) olan umudumu kalbimde sabitleştir. Başkasına umut bağlamamam ve güvenmemem için senden başkasından umudumu kes. Ey istediğine lütufla davranan (Allah)! Bütün hallerimde sevdiğin ve razı olduğun şekilde bana da lütufla davran. Ey Rabbim! Ben (cehennem) ateşine karşı zayıfım; beni ateşle azaplandırma. Ey Rabbim! Duama, yakarışıma, korku, zillet ve meskenetime, sığınak ve imdat isteyişime acı. Ey Rabbim! Ben dünyanın talebinden aciz ve zayıfım, sen ise (lütfu) geniş ve kerem sahibisin.</p>



<p>Ey Rabbim! Buna olan güç ve kuvvetin hakkına, buna sen değil ben muhtaç olduğum için, senden bu yılımda, bu ayımda, bu günüm ve bu saatimde bana, halkın elindeki şeylere muhtaç olma yükünden beni kurtaracak helâl ve temiz rızk ihsan etmeni diliyorum. Ey Rabbim! Senden niyaz ediyorum; iştiyakım ve umudum sanadır; sen ise buna layıksın; ey merhametlilerin en merhametlisi! Senden başkasına umut bağlayamam ve senden başkasına güvenemem. Ey Rabbim! Nefsime zulmettim, bağışla beni, bana merhamet et ve bana afiyet ver.</p>



<p>Ey her sesi işiten, ey her elden gideni toplayan, ey canları ölümden sonra yaratan, ey zulmetlere bürünmeyen, seslerin (teşhisinde) hata yapmayan ve hiçbir şey kendisini meşgul edip başka bir şeyden alıkoymayan (Allah)! Muhammed&#8217;e (Allah&#8217;ın salât ve selâmı onun ve Ehlibeyt&#8217;inin üzerine olsun) kendisinin istediği ve onun için senden başkalarının istediği veya Kıyamet gününe kadar isteyecekleri, en faziletli şeyleri ihsan eyle. Bana da sıhhat ve afiyet vererek hayatı bana hoş ve tatlı kıl. Günahların bana zarar vermemesi için sonumu hayırla bitir.</p>



<p>Allah&#8217;ım! Kimseden bir şey istememem için bana kısmet ettiğin şeylere beni razı kıl. Allah&#8217;ım! Muhammed ve Ehlibeyt&#8217;ine rahmet et ve rahmet hazinelerini benim yüzüme aç. Bana, dünya ve ahirette, beni hiçbir zaman azap etmemene sebep olacak şekilde merhamet et. Bana geniş fazl ve kereminden, kendin dışında hiç kimseye beni muhtaç kılmayacak helâl ve temiz rızk nasip et. Bu vesileyle şükrümü, sana olan ihtiyaç ve fakirliğimi artır, kendi vasıtanla beni başkalarından ihtiyaçsız kılıp bana iffet nasip eyle.</p>



<p>Ey ihsan eden, ey iyi davranan, ey nimet veren, ey fazl ve kerem sahibi, ey hâkimiyet sahibi ve ey muktedir! Muhammed ve Ehlibeyt&#8217;ine rahmet et ve önemli sorunlarımın hepsinin halli için bana yeterli ol; sonumu hayırla bitir; bütün işlerimde bana bereket ver ve bütün hacetlerimi gider. Allah&#8217;ım! Zorluğundan korktuğum şeyi bana kolaylaştır. Zira zorluğundan korktuğum şeyi kolaylaştırmak, şüphesiz senin için kolay ve basittir. Yine çözümsüzlüğünden korktuğum şeyi bana kolaylaştır. Darlığından korktuğum şeyi bana kolaylaştır. Darlığından korktuğum şeyi bana genişlet. Sıkıntısından korktuğum şeyin bana ulaşmasını engelle ve belâsından korktuğum şeyi benden uzaklaştır; ey merhametlilerin en merhametlisi!</p>



<p>Allah&#8217;ım! Kalbimi kendine sevgi, sana karşı olan korku, sana olan tasdik ve iman, sana karşı çekingenlik ve sana şevk ve iştiyakla doldur; ey yücelik ve cömertlik sahibi! Allah&#8217;ım! Üzerimde birçok hakkın vardır senin, onları bana bağışla. İnsanlara karşı da yaptığım birçok haksızlıklar vardır, onları da benden taraf telafi eyle. Sen her misafiri ağırlamayı farz kıldın; (ya Rabbi!) ben de senin bir misafirinim. Beni de bu gece cennetinle ağırla. Ey (minnetsiz) cennet bağışlayan, ey mağfiret ihsan eden (Allah)! Sana dayanmayan hiçbir güç ve kuvvet yoktur.&#8221;</p>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/ya-uddeti-fi-kurbeti-duasi/">Ya Uddeti Fi Kurbeti Duası</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://imammehdiyarenleri.org/ya-uddeti-fi-kurbeti-duasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ebu Hamza Sumali Duası</title>
		<link>https://imammehdiyarenleri.org/ebu-hamza-sumali-duasi/</link>
					<comments>https://imammehdiyarenleri.org/ebu-hamza-sumali-duasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[YÖNETİCİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Mar 2022 18:44:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dualar]]></category>
		<category><![CDATA[Üç Aylar]]></category>
		<category><![CDATA[Ebu Hamza Sumali Duası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://imammehdiyarenleri.org/?p=1035</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ebu Hamza Sumali ,&#160;İmam Seccad&#160;(a.s),&#160;İmam Bakır&#160;(a.s) ve&#160;İmam Sadık’ın (a.s) ashabındandır ve&#160;duayı&#160;İmam Seccad’dan (a.s) nakletmiştir. Duayı Ebu Hamza Sumali naklettiği için dua onun adıyla (Ebu Hamza Sumali Duası olarak) anılmıştır. Seyyid&#8230; </p>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/ebu-hamza-sumali-duasi/">Ebu Hamza Sumali Duası</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Ebu Hamza Sumali ,&nbsp;<a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-zeynelabidin/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">İmam Seccad</a>&nbsp;(a.s),&nbsp;<a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-muhammed-bakir/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">İmam Bakır</a>&nbsp;(a.s) ve&nbsp;<a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-caferi-sadik/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">İmam Sadık</a>’ın (a.s) ashabındandır ve&nbsp;duayı&nbsp;<a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-zeynelabidin/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">İmam Seccad’dan (a.s)</a> nakletmiştir. Duayı Ebu Hamza Sumali naklettiği için dua onun adıyla  (Ebu Hamza Sumali Duası olarak) anılmıştır. </strong></p>



<p><strong>Seyyid İbn-i Tavus, “İkbalu’l-A’mal”&nbsp;kitabında, kendi senedi ile Ebu Muhammed Harun b. Musa Tel’akberi’den, Hasan b. Mahbub Zirad’ın senediyle Ebu Hamza Sumali den şöyle&nbsp;rivayet&nbsp;etmektedir: “<a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-zeynelabidin/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">İmam Zeynel Abidin (a.s)</a>&nbsp;<a href="https://imammehdiyarenleri.org/ramazan-ayi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Ramazan ayı</a>&nbsp;gecelerinde geceyi daha çok&nbsp;namaz&nbsp;kılmakla geçirir ve seher vakitlerinde bu&nbsp;duayı&nbsp;okurdu…”</strong></p>



<p><strong>Bu duayı,&nbsp;Şeyh Tusi&nbsp;“Misbahu’l-Mutahaccid”, Kef’emi, “Beledu’l-Emin”&nbsp;ve “el-Misbah”, Meclisi, “Zadu’l-Mead”&nbsp;ve “Biharu’l-Envar”&nbsp;ve Şeyh Abbas Kummi, “Mefatihu’l-Cinan”&nbsp;kitaplarında nakletmiştir.</strong></p>



<h2 class="has-text-color wp-block-heading" id="ebu-hamza-sumali-duasinin-arapcasi" style="color:#ff0000">Ebu Hamza Sumali Duasının Arapçası</h2>



<figure class="wp-block-image size-large is-resized Ebu Hamza Sumali Duası" id="Ebu-Hamza-Sumali-Duası"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2022/03/Ebu-Hamza-Sumali-1024x576.jpg" alt="" class="wp-image-1037" width="376" height="211" title="Ebu Hamza Sumali Duası" srcset="https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2022/03/Ebu-Hamza-Sumali-1024x576.jpg 1024w, https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2022/03/Ebu-Hamza-Sumali-300x169.jpg 300w, https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2022/03/Ebu-Hamza-Sumali-768x432.jpg 768w, https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2022/03/Ebu-Hamza-Sumali.jpg 1280w" sizes="auto, (max-width: 376px) 100vw, 376px" /></figure>



<p style="font-size:23px"><strong>إِلهِي لاتُؤدِّبْنِي بِعُقُوبَتِكَ وَلا تَمْكُرْ بِي فِي حِيلَتِكَ، مِنْ أَيْنَ لِيَ الخَيْرُ يارَبِّ وَلا يُوجَدُ إلاّ مِنْ عِنْدِكَ ؟ وَمِنْ أَيْنَ لِيَ النَّجاةُ وَلا تُسْتَطاعُ إِلاّ بِكَ ؟ لا الَّذِي أَحَسَنَ اسْتَغْنى عَنْ عَوْنِكَ وَرَحْمَتِكَ وَلا الَّذِي أَساءَ وَإجْتَرَاءَ عَلَيْكَ وَلَمْ يُرْضِكَ خَرَجَ عَنْ قُدْرَتِكَ يارَبِّ يارَبِّ يارَبِّ&#8230; حتى يَنقطع النفس، بِكَ عَرَفْتُكَ وَأَنْتَ دَلَلْتَنِي عَلَيْكَ ودَعَوْتَنِي إِلَيْكَ وَلَوْلا أَنْتَ لَمْ أَدْرِ ما أَنْتَ.</strong></p>



<p style="font-size:23px"><strong>الحَمْدُ للهِ الَّذِي أَدْعُوُهُ فَيُجِيبُنِي وَإِنْ كُنْتُ بَطِيئاً حِينَ يَدْعُونِي، وَالحَمْدُ للهِ الَّذِي أَسْأَلُهُ فَيُعْطِينِي وَإِنْ كُنْتُ بَخِيلاً حِينَ يَسْتَقْرِضُنِي، وَالحَمْدُ للهِ الَّذِي أُنادِيهِ كُلَّما شِئْتُ لِحاجَتِي وأَخْلُو بِهِ حَيْثُ شِئْتُ لِسرِّي بِغَيْرِ شَفِيعٍ فَيَقْضِي لِي حاجَتِي الحَمْدُ للهِ الَّذِي لا أَدْعُو غَيْرَهُ وَلَوْ دَعَوْتُ غَيْرَهُ لَمْ يَسْتَجِبْ لِي دُعائِي، وَالحَمْدُ للهِ الَّذِي لا أَرْجو غَيْرَهُ وَلَوْ رَجَوْتُ غَيْرَهُ لأخْلَفَ رَجائِي، وَالحَمْدُ للهِ الَّذِي وَكَلَنِي إِلَيْهِ فَأَكْرَمَنِي وَلَمْ يَكِلْنِي إِلى النّاسِ فَيُهِينُونِي، وَالحَمْدُ للهِ الَّذِي تَحَبَّبَ إِلَيَّ وَهُوَ غَنِيُّ عَنِّي وَالحَمْدُ للهِ الَّذِي يَحْلُمُ عَنِّي حَتَّى كَأَنِّي لاذَنْبَ لِي ؛ فَرَبِّي أَحْمَدُ شَيْءٍ عِنْدِي وَأَحَقُّ بِحَمْدِي.</strong></p>



<p style="font-size:23px"><strong>اللّهُمَّ إِنِّي أَجِدُ سُبُلَ المَطالِبِ إِلَيْكَ مُشْرَعَةٌ وَمَناهِلَ الرَّجاءِ إِلَيْكَ مُتْرَعَةٌ وَالاِسْتِعانَةَ بِفَضْلِكَ لِمَنْ أَمَّلَكَ مُباحَةً وَأَبْوابَ الدُّعاءِ إِلَيْكَ لِلصَّارِخِينَ مَفْتُوحَةً، وأَعْلَمُ أَنَّكَ لِلرَّاجِي بِمَوْضِعِ إِجابَةٍ وَلِلْمَلْهُوفِينَ بِمَرْصَدِ إِغاثَةٍ، وَأَنَّ فِي اللَّهْفِ إِلى جُودِكَ وَالرِّضا بِقَضائِكَ عِوَضا مِنْ مَنْعِ الباخِلِينَ وَمَنْدُوَحَةً عَمّا فِي أَيْدِي المُسْتَأْثِرِينَ وَانَّ الرَّاحِلَ إِلَيْكَ قَرِيبُ المَسافَةِ، وأَنَّكَ لاتَحْتَجِبُ عَنْ خَلْقِكَ إِلاّ أَنْ تَحْجُبَهُمُ الاَعْمالُ دُوَنَكَ، وَقَدْ قَصَدْتُ إِلَيْكَ بِطَلِبَتِي وتَوَجَّهْتُ إِلَيْكَ بِحاجَتِي وَجَعَلْتُ بِكَ اسْتِغاثَتِي وَبِدُعائِكَ تَوَسُّلِي مِنْ غَيِرِ اسْتِحْقاقٍ لاسْتِماعِكَ مِنِّي، وَلا اسْتِيجابٍ لِعَفْوِكَ عَنِّي بَلْ لِثِقَتِي بِكَرَمِكَ وَسُكُونِي إِلى صِدْقِ وَعْدِكَ ولَجَائِي إِلى الاِيْمانِ بِتَوْحِيدِكَ وَيَقِينِي بِمَعْرِفَتِكَ مِنِّي أَنْ لا رَبَّ لِي غَيْرُكَ وَلا إِلهَ إِلاّ أَنْتَ وَحْدَكَ لا شَرِيكَ لَكَ.</strong></p>



<p style="font-size:23px"><strong>اللّهُمَّ أَنْتَ القائِلُ وَقَوْلُكَ حَقٌ وَوَعْدُكَ صِدْقٌ&nbsp;: وَاسْأَلُوا الله مِنْ فَضْلِهِ إِنَّ الله كانَ بِكُمْ رَحِيماً، وَلَيْسَ مِنْ صِفاتِكَ ياسَيِّدِي‌أَنْ تَأْمُرَ بِالسُّؤالِ وَتَمْنَعَ العَطِيَّةِ، وَأَنْتَ المَنَّانُ بِالعَطِيَّاتِ عَلى أَهْلِ مَمْلَكَتِكَ وَالعائِدُ عَلَيْهِمْ بِتَحَنُّنِ رَأْفَتِكَ . إِلهِي رَبَّيْتَنِي فِي نِعَمِكَ وَإِحْسانِكَ صَغِيرا وَنَوَّهْتَ بِاسْمِي كَبِيراً، فَيامَنْ رَبَّانِي فِي الدُّنْيا بإِحْسانِهِ وَتَفَضُّلِهِ وَنِعَمِهِ وَأَشارَ لِي فِي الآخِرَةِ إِلى عَفْوِهِ وَكَرَمِهِ مَعْرِفَتِي، يامَوْلاىَ دَلِيلِي عَلَيْكَ وحُبِّي لَكَ شَفِيِعِي إِلَيْكَ وَأَنا وَاثِقٌ مِنْ دَلِيلِي بِدَلالَتِكَ وَساكِنٌ مِنْ شَفِيعِي إِلى شَفاعَتِكَ، أَدْعُوكَ ياسَيِّدِي بِلِسانٍ قَدْ أَخْرَسَهُ ذَنْبُهُ رَبِّ أُناجِيكَ بِقَلْبٍ قَدْ أَوْبَقَهُ جُرْمُهُ، أَدْعُوكَ يارَبِّ راهِباً راغِباً راجِياً خائِفاً إِذا رَأَيْتُ مَوْلايَ ذُنُوبِي فَزِعْتُ وَإِذا رَأَيْتُ كَرَمَكَ طَمَعْتُ، فَإِنْ عَفَوْتَ فَخَيْرُ راحِمٍ وَإِنْ عَذَّبْتَ فَغَيْرُ ظالِمٍ. حُجَّتِي ياالله فِي جُرْأَتِي عَلى مُسأَلَتِكَ مَعَ إِتْيانِي ماتَكْرَهُ جُودِكَ وَكَرَمُكَ وعُدَّتِي فِي شِدَّتِي مَعَ قِلَّةِ حَيائِي رَأَفَتُكَ وَرَحْمَتُكَ وَقَدْ رَجَوْتُ أَنْ لا تَخِيبَ بَيْنَ ذَيْنِ وذَيْنِ مُنْيَتِي، فَحَقِّقْ رَجائِي وَاسْمَعْ دُعائِي ياخَيْرَ مَنْ دَعاهُ داعٍ وَأَفْضَلَ مَنْ رَجاهُ راجٍ. عَظُمَ ياسَيِّدِي أَمَلِي وَساءَ عَمَلِي فَأَعْطِنِي مِنْ عَفْوِكَ بِمِقْدارِ أَمَلِي وَلا تُؤاَخِذْنِي بِأَسْوَءِ عَمَلِي فَإِنَّ كَرَمَكَ يَجِلُّ عَنْ مُجازاةِ المُذْنِبِينَ وَحِلْمَكَ يَكْبُرُ عَنْ مُكافأَةِ المُقَصِّرِينَ، وَأَنا ياسَيِّدِي عَائِذٌ بِفَضْلِكَ هارِبٌ مِنْكَ إِلَيْكَ مُتَنَجِّزٌ ما وَعَدْتَ مِنَ الصَّفْحِ عَمَّنْ أَحْسَنَ بِكَ ظَنّا وَما أَنا يارَبِّ وَما خَطَرِي ؟! هَبْنِي بَفَضْلِكَ وَتَصَدَّقْ عَلَيَّ بِعَفْوِكَ أَيْ رَبِّ، جَلِّلْنِي بِسِتْرِكَ وَاعْفُ عَنْ تَوْبِيخِي بِكَرَمِ وَجْهِكَ، فَلَوِ اطَّلَعَ اليَوْمَ عَلى ذَنْبِي غَيْرُكَ مافَعَلْتُهُ وَلَوْ خِفْتُ تَعْجِيلَ العُقُوبَةِ لاجْتَنَبْتُهُ لا لاَنَّكَ أَهْوَنُ النَّاظِرِينَ وَأَخَفُّ المُطَّلِعِينَ بَلْ لاَنَّكَ يارَبِّ خَيْرُ السَّاتِرِينَ وَأَحْكَمُ الحاكِمِينَ وَأَكْرَمُ الاَكْرَمِينَ، سَتَّارُ العُيُوبِ غَفَّارُ الذُّنُوبِ عَلامُ الغُيُوبِ تَسْتُرُ الذَّنْبَ بِكَرَمِكَ وَتُؤَخِّرُ العُقُوبَةَ بِحِلْمِكَ، فَلَكَ الحَمْدُ عَلى حِلْمِكَ بَعْدَ عِلْمِكَ وَعَلى عَفْوِكَ بَعْدَ قَدْرَتِكَ. وَيَحْمِلُنِي وَيُجَرِّؤُنِي عَلى مَعْصِيَتِكَ حِلْمُكَ عَنِّي، وَيَدْعُونِي إِلى قِلَّةِ الحَياءِ سِتْرُكَ عَلَيَّ، وَيُسْرِعُنِي إِلى التَّوَثُّبِ عَلى مَحارِمِكَ مَعْرِفَتِي بِسَعَةِ رَحْمَتِكَ وَعَظِيمِ عَفْوِكَ، ياحَلِيمُ ياكَرِيمُ ياحَيُّ ياقَيُّومُ ياغافِرَ الذَّنْبِ ياقابِلَ التَّوْبِ ياعَظِيمَ المَنِّ ياقَدِيمَ الاِحْسانِ أَيْنَ سَتْرُكَ الجَمِيلُ ؟ أَيْنَ عَفْوُكَ الجَلِيلُ ؟ أَيْنَ فَرَجُكَ القَرِيبُ ؟ أَيْنَ غِياثُكَ السَّرِيعُ ؟ أَيْنَ رَحْمَتُكَ الواسِعَةُ ؟ أَيْنَ عَطاياكَ الفاضِلَةُ ؟ أَيْنَ مَواهِبُكَ الهَنِيئةُ ؟ أَيْنَ صَنائِعُكَ السَّنِيَّةُ ؟ أَيْنَ فَضْلُكَ العَظِيمُ ؟ أَيْنَ مَنُّكَ الجَسِيمُ ؟ أَيْنَ إِحْسانُكَ القَدِيمُ ؟ أَيْنَ كَرَمُكَ ياكَرِيمُ ؟ بِهِ فَاسْتَنْقِذْنِي وَبِرَحْمَتِكَ فَخَلِّصْنِي يامُحْسِنُ يامُجْمِلُ يامُنْعِمُ يامُفْضِلُ، لَسْتُ أَتَّكِلُ فِي النَّجاةِ مِنْ عِقابِكَ عَلى أَعْمالِنا بَلْ بِفَضْلِكَ عَلَيْنا لاَنَّكَ أَهْلُ التَّقْوى وَأَهْلُ المَغْفِرَةِ تُبْدِئُ بِالاِحْسانِ نِعَماً وَتَعْفُو عَنِ الذَّنْبِ كَرَماً، فَما نَدْرِي ما نَشْكُرُ أَجَمِيلَ ماتَنْشُرُ أَمْ قَبِيحَ ماتَسْتُرُ أَمْ عَظِيمَ ما أَبْلَيْتَ وَأَوْلَيْتَ أَمْ كَثِيرَ ما مِنْهُ نَجَّيْتَ وَعافَيْتَ ؟ ياحَبِيبَ مَنْ تَحَبَّبَ إِلَيْكَ وَياقُرَّةَ عَيْنِ مَنْ لاذَ بِكَ وَانْقَطَعَ إِلَيْكَ. أَنْتَ المُحْسِنُ وَنَحْنُ المُسِيئُونَ، فَتَجاوَزْ يارَبِّ عَنْ قَبِيحِ ماعِنْدَنا بِجَمِيلِ ما عِنْدَكَ، وَأَيُّ جَهْلٍ يارَبِّ لا يَسَعَهُ جُودِكَ وَأَيُّ زَمانٍ أَطْوَلُ مِنْ أَناتِكَ ؟ وَماقَدْرُ أَعْمالِنا فِي جَنْبِ نِعَمِكَ وَكَيْفَ نَسْتَكْثِرُ أَعْمالاً نُقابِلُ بِها كَرَمَكَ بَلْ كَيْفَ يَضِيقُ عَلى المُذْنِبِينَ ماوَسِعَهُمْ مِنْ رَحْمَتِكَ ؟!</strong></p>



<p style="font-size:23px"><strong>ياوَاسِعَ المَغْفِرَةِ ياباسِطَ اليَدَيْنِ بِالرَّحْمَةِ فَوَعِزَّتِكَ ياسَيِّدِي لَوْ نَهَرْتَنِي مابَرِحْتُ مِنْ بابِكَ وَلا كَففْتُ عَنْ تَمَلُّقِكَ لِما انْتَهى إِلَيَّ مِنْ المَعْرِفَةِ بِجُودِكَ وَكَرَمِكَ، وَأَنْتَ الفاعِلُ لِما تَشاءُ تُعَذِّبُ مَنْ تَشاءُ بِما تَشاءُ كَيْفَ تَشاءُ وَتَرْحَمُ مَنْ تَشاءُ بِما تَشاءُ كَيْفَ تَشاءُ، لا تُسْأَلُ عَنْ فِعْلِكَ وَلا تُنازَعُ فِي مُلْكِكَ وَلا تُشارَكُ فِي أَمْرِكَ وَلا تُضادُّ فِي حُكْمِكَ وَلا يَعْتَرِضُ عَلَيْكَ أَحَدٌ فِي تَدْبِيرِكَ، لَكَ الخَلْقُ وَالاَمْرُ تَبارَكَ الله رَبُّ العَالَمِينَ.</strong></p>



<p style="font-size:23px"><strong>يارَبِّ هذا مَقامُ مَنْ لاذَ بِكَ وَاسْتَجارَ بِكَرَمِكَ وَأَلِفَ إِحْسانَكَ وَنِعَمَكَ وَأَنْتَ الجَوادُ الَّذِي لايَضِيقُ عَفْوُكَ وَلا يَنْقُصُ فَضْلُكَ وَلا تَقِلُّ رَحْمَتُكَ، وَقَدْ تَوَثَّقْنا مِنْكَ بالصَّفْحِ القَدِيمِ وَالفَضْلِ العَظِيمِ وَالرَّحْمَةِ الواسِعَةِ أَفَتُراكَ يارَبِّ تَخْلِفُ ظُنُونَنا أَوْ تُخَيِّبُ آمالَنا ؟ كَلا، ياكَرِيمُ فَلَيْسَ هذا ظَنُّنا بِكَ وَلا هذا فِيكَ طَمَعُنا، يارَبِّ إِنَّ لَنا فِيكَ أَمَلاً طَوِيلاً كَثِيراً إِنَّ لَنا فِيكَ رَجاءاً عَظِيما عَصَيْناكَ وَنَحْنُ نَرْجُو أَنْ تَسْتُرَ عَلَيْنا وَدَعَوْناكَ وَنَحْنُ نَرْجو أَنْ تَسْتَجِيبَ لَنا فَحَقِّقْ رَجائَنا، مَوْلانا فَقَدْ عَلِمْنا ما نَسْتَوْجِبُ بِأَعْمالِنا وَلكِنْ عِلْمُكَ فِينا وَعِلْمُنا بِأَنَّكَ لا تَصْرِفُنا عَنْكَ حَثَّنا عَلى الرَّغْبَةِ إِلَيْكَ ، وَإِنْ كُنّا غَيْرَ مُسْتَوْجِبِينَ لِرَحْمَتِكَ فَأَنْتَ أَهْلٌ أَنْ تَجُودَ عَلَيْنا وَعَلى المُذْنِبِينَ بِفَضْلِ سَعَتِكَ، فَامْنُنْ عَلَيْنا بِما أَنْتَ أَهْلُهُ وَجُدْ عَلَيْنا فَإِنّا مُحْتاجُونَ إِلى نَيْلِكَ ياغَفَّارُ بِنُورِكَ اهْتَدَيْنا وَبِفَضْلِكَ اسْتَغْنَيْنا وَبِنِعْمَتِكَ أَصْبَحْنا وَأَمْسَيْنا. ذُنُوبُنا بَيْنَ يَدَيْكَ نَسْتَغْفِرُكَ اللّهُمَّ مِنْها وَنَتُوبُ إِلَيْكَ، تَتَحَبَّبُ إِلَيْنا بِالنِّعَمِ وَنُعارِضُكَ بِالذُّنُوبِ خَيْرُكَ إِلَيْنا نازِلٌ وَشَرُّنا إِلَيْكَ صاعِدٌ وَلَمْ يَزَلْ وَلايزالُ مَلَكٌ كَرِيمٌ يَأْتِيكَ عَنّا بِعَمَلٍ قَبِيحٍ فَلا يَمْنَعُكَ ذلِكَ مِنْ أَنْ تَحُوطَنا بِنِعَمِكَ وَتَتَفَضَّلَ عَلَيْنا بِآلائِكَ، فَسُبْحانَكَ ماأَحْلَمَكَ وَأَعْظَمَكَ وَأَكْرَمَكَ مُبْدِئاً وَمُعِيداً، تَقَدَّسَتْ أَسْماؤُكَ وَجَلَّ ثَناؤُكَ وَكَرُمَ صَنائِعُكَ وَفِعالُكَ. أَنْتَ إِلهِي أَوْسَعُ فَضْلاً وَأَعْظَمُ حِلْما مِنْ أَنْ تُقايِسَنِي بِفِعْلِي وَخَطِيئَتِي، فَالعَفْوَ العَفْوَ العَفْوَ سَيِّدِي سَيِّدِي سَيِّدِي اللَّهُمَّ اشْغَلْنا بِذِكْرِكَ وَأَعِذْنا مِنْ سَخَطِكَ وَأَجِرْنا مِنْ عَذابِكَ وَارْزُقْنا مِنْ مَواهِبِكَ وَأَنْعِمْ عَلَيْنا مِنْ فَضْلِكَ وَارْزُقْنا حَجَّ بَيْتِكَ وَزِيارَةَ قَبْرِ نَبِيِّكَ صَلَواتُكَ وَرَحْمَتُكَ وَمَغْفِرَتُكَ وَرِضْوانُكَ عَلَيْهِ وَعَلى أَهْلِ بَيْتِهِ إِنَّكَ قَرِيبٌ مُجِيبٌ، وَارْزُقْنا عَمَلاً بِطاعَتِكَ وَتَوَفَّنا عَلى مِلَّتِكَ وَسُنَّةِ نَبِيِّكَ صَلّى الله عَلَيْهِ وَآلِهِ.</strong></p>



<p style="font-size:23px"><strong>اللّهُمَّ اغْفِرْ لِي وَلِوالِدَيَّ وَارْحَمْهُما كَما رَبَّيانِي صَغِيراً، اجْزِهِما بِالاِحْسانِ إِحْسانا وَبِالسَّيِّئاتِ غُفْرانا، اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِلْمُؤْمِنينَ وَالمُؤْمِناتِ الاَحْياءِ مِنْهُمْ وَالاَمْواتِ وَتابِعْ بَيْنَنا وَبَيْنَهُمْ بِالخَيْراتِ ، اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِحَيِّنا وَمَيِّتِنا وَشاهِدِنا وَغائِبِنا ذَكَرِنا وَاُنْثانا صَغِيرِنا وَكَبِيرنا حُرِّنا وَمَمْلُوكِنا. كَذَّبَ العادِلُونَ بِالله وَضَلُّوا ضَلالاً بَعِيداً وَخَسِرُوا خُسْراناً مُبِيناً.</strong></p>



<p style="font-size:23px"><strong>اللَّهُمَّ صَلِّ عَلى مُحَمَّدٍ وَآلِ مُحَمَّدٍ وَاخْتِمْ لِي بِخَيْرٍ وَاكْفِنِي ماأَهَمَّنِي مِنْ أَمْرِ دُنْيايَ وَآخِرَتِي، وَلاتُسَلِّطْ عَلَيَّ مَنْ لا يَرْحَمُنِي وَاجْعَلْ عَلَيَّ مِنْكَ وَاقِيَةً باقِيَةً وَلاتَسْلُبْنِي صالِحَ ما أَنْعَمْتَ بِهِ عَلَيَّ، وَارْزُقْنِي مِنْ فَضْلِكَ رِزْقاً وَاسِعاً حَلالاً طَيِّباً. اللَّهُمَّ احْرُسْنِي بِحِراسَتِكَ وَاحْفَظْنِي بِحِفْظِكَ وَاكْلاْنِي بِكلاَتِكَ وَارْزُقْنِي حَجَّ بَيْتِكَ الحَرامِ فِي عامِنا هذا وَفِي كُلِّ عامٍ وَزِيارَةَ قَبْرِ نَبِيِّكَ وَالأَئِمَّةِ عَلَيْهُمُ السَّلامُ، وَلا تُخْلِنِي يارَبِّ مِنْ تِلْكَ المَشاهِدِ الشَّرِيفَةِ وَالمَواقِفِ الكَرِيمَةِ. اللّهُمَّ تُبْ عَلَيَّ حَتَّى لا أَعْصِيكَ وَأَلْهِمْنِي الخَيْرَ وَالعَمَلَ بِهِ وَخَشْيَتَكَ بِاللَّيْلِ وَالنَّهارِ ما أَبْقَيْتَنِي يارَبَّ العَالَمِينَ. اللّهُمَّ إِنِّي كُلَّما قُلتُ قَدْ تَهَيّأْتُ وَتَعَبّأْتُ وَقُمْتُ للصَّلاةِ بَيْنَ يَدَيْكَ وَناجَيْتُكَ أَلْقَيْتَ عَلَيَّ نُعاساً إِذا أَنا صَلَّيْتُ وَسَلَبْتَنِي مُناجاتَكَ إِذا أَنا ناجَيْتُ، مالِي كُلَّما قُلْتُ قَدْ صَلُحَتْ سَرِيرَتِي وَقَرُبَ مِنْ مَجالِسِ التَّوّابِينَ مَجْلِسِي عَرَضَتْ لِي بَلِيَّةٌ أَزالَتْ قَدْمِي وَحالَتْ بَيْنِي وَبَيْنَ خِدْمَتِكَ، سَيِّدِي لَعَلَّكَ عَنْ بابِكَ طَرَدْتَنِي وَعَنْ خِدْمَتِكَ نَحَّيْتَنِي، أَوْ لَعَلَّكَ رَأَيْتَنِي مُسْتَخِفا بِحَقَّكَ فَأَقْصَيْتَنِي، أَوْ لَعَلَّكَ رَأيْتَنِي مُعْرِضا عَنْكَ فَقَلَيْتَنِي، أَوْ لَعَلَّكَ وَجَدْتَنِي فِي مَقامِ الكاذِبِينَ فَرَفَضْتَنِي، أَوْ لَعَلَّكَ رَأَيْتَنِي غَيْرَ شاكِرٍ لِنَعْمائِكَ فَحَرَمْتَنِي، أَوْ لَعَلَّكَ فَقَدْتَنِي مِنْ مَجالِسِ العُلَماءِ فَخَذَلْتَنِي، أَوْ لَعَلَّكَ رَأَيْتَنِي فِي الغافِلِينَ فَمِنْ رَحْمَتِكَ آيَسْتَنِي، أَوْ لَعَلَّكَ رَأَيْتَنِي آلِفُ مَجالِسَ البَطَّالِينَ فَبَيْنِي وَبَيْنَهُمْ خَلَّيْتَنِي، أَوْ لَعَلَّكَ لَمْ تُحِبَّ أَنْ تَسْمَعَ دُعائِي فَباعَدْتَنِي، أَوْ لَعَلَّكَ بِجُرْمِي وَجَرِيرَتِي كافَيْتَنِي، أَوْ لَعَلَّكَ بِقِلَّةِ حَيائِي مِنْكَ جازَيْتَنِي ؟ فَإِنْ عَفَوْتَ يارَبِّ فَطالَما عَفَوْتَ عَنْ المُذْنِبِينَ قّبْلِي لاَنَّ كَرَمِكَ أَيْ رَبِّ يَجِلُّ عَنْ مُكافاةِ المُقَصِّرِينَ، وَأَنا عائِذٌ بِفَضْلِكَ هارِبٌ مِنْكَ إِلَيْكَ مُتَنَجِّزٌ ما وَعَدْتَ مِنَ الصَّفْحِ عَمَّنْ أَحْسَنَ بِكَ ظَنّاً.</strong></p>



<p style="font-size:23px"><strong>إِلهِي أَنْتَ أَوْسَعُ فَضْلاً وَأَعْظَمُ حِلْماً مِنْ أَنْ تُقايِسنِي بِعَمَلِي أَوْ أَنْ تَسْتَزِلَّنِي بِخّطِيئَتِي وَما أَنا ياسَيِّدِي وَما خَطَرِي؟ هَبْنِي بِفَضْلِكَ سَيِّدِي وَتَصَدَّقْ عَلَيَّ بِعَفْوِكَ وَجَلِّلْنِي بِسَتْرِكَ وَاعْفُ عَنْ تَوْبِيخِي بِكَرَمِ وَجْهِكَ. سَيِّدِي أَنا الصَّغِيرُ الَّذِي رَبَيْتَهُ وَأَنا الجاهِلُ الَّذِي عَلَّمْتُهُ وَأَنا الضَّالُّ الَّذِي هَدَيْتَهُ وَأَنا الوَضِيعُ الَّذِي رَفَعْتَهُ وَأَنا الخائِفُ الَّذِي آمَنْتُهُ وَالجائِعُ الَّذِي أَشْبَعْتَهُ وَالعَطْشانُ الَّذِي أَرْوَيْتَهُ وَالعارِي الَّذِي كَسَوْتَهُ وَالفَقِيرُ الَّذِي أَغنَيْتَهُ وَالضَّعِيفُ الَّذِي قَوَّيْتَهُ وَالذَّلِيلُ الَّذِي أَعْزَزْتَهُ وَالسَّقِيمُ الَّذِي شَفَيْتَهُ وَالسَّائِلُ الَّذِي أَعْطّيْتَهُ وَالمُذْنِبُ الَّذِي سَتَرْتَهُ وَالخاطِيُ الَّذِي أَقلْتَهُ، وَأَنا القَلِيلُ الَّذِي كَثَّرْتَهُ وَالمُسْتَضْعَفُ الَّذِي نَصَرْتَهُ وَأَنا الطَّرِيدُ الَّذِي آوَيْتَهُ، أَنا يارَبِّ الَّذِي لَمْ أَسْتَحْيِكَ فِي الخَلاءِ وَلَمْ اُراقِبْكَ فِي المَلاءِ أَنا صاحِبُ الدَّواهِي العُظْمى، أَنا الَّذِي عَلى سَيِّدِهِ اجْتّرى، أَنا الَّذِي عَصَيْتُ جَبَّارَ السَّماء، أَنا الَّذِي أَعْطَيْتُ عَلى مَعاصِي الجَلِيلِ الرُّشا، أَنا الَّذِي حِينَ بُشِّرْتُ بِها خَرَجْتُ إِلَيْها أَسْعى. أَنا الَّذِي أَمْهَلْتَنِي فَما ارْعَوَيْتُ وَسَتَرْتَ عَلَيَّ فَما اسْتَحْيَيْتُ وَعَمِلْتُ بِالمَعاصِي فَتَعَدَّيْتُ وَأَسْقَطْتَنِي مِنْ عَيْنِكَ فَما بالَيْتُ، فَبِحِلْمِكَ أَمْهَلْتَنِي وَبِسِتْرِكَ سَتَرْتَنِي حَتَّى كَأَنَّكَ أّغْفَلْتَنِي وَمِنْ عُقُوباتِ المَعاصِي جَنَّبْتَنِي، حَتَّى كَأَنَّكَ اسْتَحْيَيْتَنِي.</strong></p>



<p style="font-size:23px"><strong>إِلهِي لَمْ أَعْصِكَ حِيْنَ عَصَيْتُكَ وَأَنا بِرُبُوبِيَّتِكَ جاحِدٌ وَلا بِأَمْرِكَ مُسْتَخِفٌ وَلا لِعُقُوبَتِكَ مُتَعَرِّضٌ وَلا لِوَعِيدِكَ مُتَهاوِنٌ، لكِنْ خَطِيئَةٌ عَرَضَتْ وَسَوَّلَتْ لِي نَفْسِي وَغَلَبَنِي هَوَايَ وَأَعانَنِي عَلَيْها شِقْوَتِي وَغَرَّنِي سِتْرُكَ المُرْخَى عَلَيَّ، فَقَدْ عَصَيْتُكَ وَخالَفْتُكَ بِجُهْدِي ؛ فَالانَ مِنْ عَذابِكَ مَنْ يَسْتَنْقِذُنِي وَمِنْ أَيْدِي الخُصَماءِ غَداً مَنْ يُخَلِّصُنِي وَبِحَبْلِ مَنْ أَتَّصِلُ إِنْ أَنْتَ قَطَعْتَ حَبْلَكَ عَنِّي ؟ فَواسَوْأَتا عَلى ما أَحْصَى كِتابُكَ مِنْ عَمَلِي الَّذِي لَوْلا ما أَرْجو مِنْ كَرَمِكَ وَسَعَةِ رَحْمَتِكَ وَنَهْيِكَ إِيَّايَ عَنْ القُنُوطِ لَقَنَطْتُ عِنْدَما أَتَذَكَّرُها، يا خَيْرَ مِنْ دَعاهُ داعٍ وَأَفْضَلَ مَنْ رَجاهُ راجٍ، اللّهُمَّ بِذِمَّةِ الاِسْلامِ أَتَوَسَّلُ إِلَيْكَ وَبِحُرْمَةِ القُرْآنِ أَعْتَمِدُ عَلَيْكَ، وَبِحُبِّي النَّبِيَّ الاُمِّيَّ القَرَشِيَّ الهاشِمِيَّ العَرَبِيَّ التِّهامِيَّ المَكِّيَّ المَدَنِيَّ أَرْجُو الزُّلْفَةَ لَدَيْكَ، فَلا تُوحِشِ اسْتِئْناسَ إِيْمانِي وَلا تَجْعَلْ ثَوابِي ثَوابَ مَنْ عَبَدَ سِواكَ، فَإِنَّ قَوْما آمَنُوا بِأَلْسِنَتِهِمْ لِيَحْقِنُوا بِهِ دِمائَهُمْ فَأَدْرَكُوا ما أَمَّلُوا وإِنّا آمَنّا بِكَ بِأَلْسِنَتِنا وَقُلُوبِنا لِتَعْفُوَ عَنّا، فَأَدْرِكْنا ما أَمَّلْنا وَثَبِّتْ رَجائَكَ فِي صُدُورِنا، وَلا تُزِغْ قُلُوبَنا بَعْدَ إِذْ هَدَيْتَنا وَهَبْ لَنا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةً إِنَّكَ أَنْتَ الوَهّابُ.</strong></p>



<p style="font-size:23px"><strong>فَوَعِزَّتِكَ لَوْ انْتَهَرْتَنِي مابَرِحْتُ مِنْ بابِكَ وَلا كَفَفْتُ عَنْ تَمَلُّقِكَ لِما أُلْهِمَ قَلْبِي مِنَ المَعْرِفَةِ بِكَرَمِكَ وَسَعَةِ رَحْمَتِكَ. إِلى مَنْ يَذْهَبُ العَبْدُ إِلاّ إِلى مَوْلاهُ وَإِلى مَنْ يَلْتَجِيُ المَخْلُوقُ إِلاّ إِلى خالِقِهِ ؟ إِلهِي لَوْ قَرَنْتَنِي بِالأصْفادِ وَمَنَعْتَنِي سَيْبَكَ مِنْ بَيْنِ الاَشْهادِ وَدَلَلْتَ عَلى فَضائِحِي عُيُونَ العِبادِ وَأَمَرْتَ بِي إِلى النّارِ وَحُلْتَ بَيْنِي وَبَيْنَ الاَبْرارِ ماقَطَعْتُ رَجائِي مِنْكَ، وَما صَرَفْتُ تأْمِيلِي لِلْعَفْوِ عَنْكَ وَلا خَرَجَ حُبُّكَ مِنْ قَلْبِي. أَنا لا أَنْسى أَيادِيكَ عِنْدِي وَسَتْرَكَ عَلَيَّ فِي دارِ الدُّنْيا، سَيِّدِي أَخْرِجْ حُبَّ الدُّنْيا مِنْ قَلْبِي وَاجْمَعْ بَيْنِي وَبَيْنَ المُصْطَفى وَآلِهِ خِيَرَتِكَ مِنْ خَلْقِكَ وَخاتَمِ النَّبِيِّينَ صَلّى الله عَلَيْهِ وَآلِهِ، وَانْقُلْنِي إِلى دَرّجَةِ التَوْبَةِ إِلَيْكَ وَأَعِنِّي بِالبُكاءِ عَلى نَفْسِي فَقَدْ أَفْنَيْتُ بِالتَّسْوِيفِ وَالامالِ عُمْرِي، وَقَدْ نَزَلْتُ مَنْزِلَةَ الايِسِينَ مِنْ خَيْرِي فَمَنْ يَكُونُ أَسْوَاءَ حالاً مِنِّي اِنْ أَنا نُقِلْتُ عَلى مِثْلِ حالِي إِلى قَبْرِي لَمْ اُمَهِّدْهُ لِرَقْدَتِي وَلَمْ أَفْرُشْهُ بِالعَمَلِ الصَّالِحِ لِضَجْعَتِي، وَمالِي لا أَبْكِي وَلا أَدْرِي إِلى مايَكُونُ مَصِيرِي وَأَرى نَفْسِي تُخادِعُنِي وَأَيَّامِي تُخاتِلُنِي، وَقَدْ خَفَقَتْ عِنْدَ رَأْسِي أَجْنِحَةُ المَوْتِ، فَما لي لا أَبْكِي ؟! أَبْكِي لِخُرُوجِ نَفْسِي أَبْكِي لِظُلْمَةِ قَبْرِي أَبْكِي لِضِيقِ لَحْدِي أَبْكِي لِسُؤالِ مُنْكَرٍ وَنَكِيرٍ إِيايَ أَبْكِي لِخُرُوجِي مِنْ قَبْرِي عُرْياناً ذَلِيلاً حامِلاً ثِقْلِي عَلى ظَهْرِي، أَنْظُرُ مَرَّةً عَنْ يَمِينِي وَاُخْرى عَنْ شَمالِي إِذِ الخَلائِقُ فِي شَأْنٍ غَيْرِ شَأْنِي لِكُلِّ امْرِئٍ مِنْهُمْ يَوْمَئِذٍ شَأْنٌ يُغْنِيهِ، وَجُوهٌ يَوْمَئِذٍ مُسْفِرَةٌ ضاحِكَةٌ مُسْتَبْشِرَةٌ وَوُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ عَلَيْها غَبَرَةٌ تَرْهَقُها قَتَرَةٌ وَذِلَّةٌ، سَيِّدِي عَلَيْكَ مُعَوَّلِي وَمُعْتَمَدِي وَرَجائِي وَتَوَكُّلِي وَبِرَحْمَتِكَ تَعَلُّقِي تِصِيبُ بِرَحْمَتِكَ مَنْ تَشاءُ وَتَهْدِي بِكَرامَتِكَ مَنْ تُحِبُّ، فَلَكَ الحَمْدُ عَلى مانَقَّيَتَ مِنَ الشِّرْكِ قَلْبِي، وَلَكَ الحَمْدُ عَلى بَسْطِ لِسانِي أَفَبِلِسانِي هذا الكالِّ أَشْكُرُكَ أَمْ بِغايَةِ جُهْدِي فِي عَمَلِي أُرْضِيكَ وَما قَدْرُ لِسانِي يارَبِّ فِي جَنْبِ شُكْرِكَ وَما قَدْرُ عَمَلِي فِي جَنْبِ نِعَمِكَ وَإِحْسانِكَ ؟ إِلهِي إِنَّ جُودَكَ بَسَطَ أَمَلِي وَشُكْرَكَ قَبْلَ عَمَلِي.</strong></p>



<p style="font-size:23px"><strong>سَيِّدِي إِلَيْكَ رَغْبَتِي وَإِلَيْكَ رَهْبَتِي وَإِلَيْكَ تَأْمِيلِي وَقَدْ ساقَنِي إِلَيْكَ أَمَلِي وَعَلَيْكَ ياوَاحِدِي عَكَفَتْ هِمَّتِي وَفِيما عِنْدَكَ انْبَسَطَتْ رَغْبَتِي وَلَكَ خالِصُ رَجائِي وَخَوْفِي وَبِكَ أَنِسَتْ مَحَبَّتِي وَإِلَيْكَ أَلَقَيْتُ بِيَدِي وَبِحَبْلِ طاعَتِكَ مَدَدْتُ رَهْبَتِي، يامَوْلايَ بِذِكْرِكَ عاشَ قَلْبِي وَبِمُناجاتِكَ بَرَّدْتُ أَلَمَ الخَوْفِ عَنِّي فَيامَوْلايَ وَيامُؤَمَّلِي وَيامُنْتهى سُؤْلِي فَرِّقْ بَيْنِي وَبَيْنَ ذَنْبِي المانِعِ لِي مِنْ لُزُومِ طاعَتِكَ، فَإِنَّما أَسْأَلُكَ لِقَدِيمِ الرَّجاءِ فِيكَ وَعَظِيمِ الطَمَعِ مِنْكَ الَّذِي أَوْجَبْتَهُ عَلى نَفْسِكَ مِنَ الرَّأْفَةِ وَالرَّحْمَةِ، فَالاَمْرُ لَكَ وَحْدَكَ لاشَرِيكَ لَكَ وَالخَلْقُ كُلُّهُمْ عِيالُكَ وَفِي قَبْضَتِكَ وَكُلُّ شَىٍٍّْ خاضِعٌ لَكَ، تَبارَكْتَ يارَبَّ العَالَمِينَ إِلهِي ارْحَمْنِي إِذا انْقَطَعَتْ حُجَّتِي وَكَلَّ عَنْ جَوابِكَ لِسانِي وَطاشَ عِنْدَ سُؤْالِكَ إِيّايَ لُبِّي، فِيا عَظِيمَ رَجائِي لا تُخَيِّبْنِي إِذا اشْتَدَّتْ فاقَتِي وَلاتَرُدَّنِي لِجَهْلِي وَلا تَمْنَعْنِي لِقِلَّةِ صَبْرِي. أَعْطِنِي لِفَقْرِي وَارْحَمْنِي لِضَعْفِي سَيِّدِي عَلَيْكَ مُعْتَمَدِي وَمُعَوَّلِي وَرَجائِي وَتَوَكُّلِي وَبِرَحْمَتِكَ تَعَلُّقِي وَبِفِنائِكَ أَحُطُّ رَحْلِي وَبِجُودِكَ أَقْصِدُ طَلِبَتِي وَبِكَرَمِكَ أَيْ رَبِّ أَسْتَفْتِحُ دُعائِي وَلَدَيْكَ أَرْجُو فاقَتِي وَبِغناكَ أَجْبُرُ عَيْلَتِي وَتَحْتَ ظِلِّ عَفْوِكَ قِيامِي وَإِلى جُودِكَ وَكَرَمِكَ أَرْفَعُ بَصَرِي وَإِلى مَعْرُوفِكَ أُدِيمُ نَظَرِي، فَلا تُحْرِقْنِي بِالنَّارِ وَأَنْتَ مَوْضِعُ أَمَلِي وَلا تُسْكِنِّي الهاوِيَةَ فَإِنَّكَ قُرَّةُ عَيْنِي، ياسَيِّدِي لاتُكَذِّبْ ظَنِّي بِإحْسانِكَ وَمَعْرُوفِكَ فَإِنَّكَ ثِقَتِي، وَلا تَحْرِمْنِي ثَوابَكَ فَإِنَّكَ العارِفُ بِفَقْرِي. إِلهِي إِنْ كانَ قَدْ دَنا أَجَلِي وَلَمْ يُقَرِّبُنِي مِنْكَ عَمَلِي فَقَدْ جَعَلْتُ الاِعْتِرافَ إِلَيْكَ بِذَنْبِي وَسائِلَ عِلَلِي، إِلهِي إِنْ عَفَوْتَ فَمَنْ أَوْلى مِنْكَ بِالعَفْوِ وَإِنْ عَذَّبْتَ فَمَنْ أَعْدَلُ مِنْكَ فِي الحُكْمِ.</strong></p>



<p style="font-size:23px"><strong>إرْحَمْ فِي هذِهِ الدُّنْيا غُرْبَتِي وَعِنْدَ المَوْتِ كُرْبَتِي وَفِي القَبْرِ وَحْدَتِي وَفِي اللَّحْدِ وَحْشَتِي وَإِذا نُشِرْتُ لِلْحِسابِ بَيْنَ يَدَيْكَ ذُلَّ مَوْقِفِي، وَاغْفِرْ لِي ماخَفِيَ عَلى الادَمِيِّينَ مِنْ عَمَلِي وَأَدِمْ لِي ما بِهِ سَتَرْتَنِي وَارْحَمْنِي صَرِيعاً عَلى الفِراشِ تُقَلِّبُنِي أَيْدِي أَحِبَّتِي، وَتَفضَّلْ عَلَيَّ مَمْدُوداً عَلى المُغْتَسَلِ يُقَلِّبُنِي صالِحُ جِيرَتِي، وَتَحَنَّنْ عَلَيَّ مَحْمُولاً قَدْ تَناوَلَ الأقْرِباءُ أَطْرافَ جَنازَتِي، وَجُدْ عَلَيَّ مَنْقُولاً قَدْ نَزَلْتُ بِكَ وَحِيداً فِي حُفْرَتِي، وَارْحَمْ فِي ذلِكَ البَيْتِ الجَدِيدِ غُرْبَتِي حَتَّىْ لا أَسْتَأْنِسَ بِغَيْرِكَ. ياسَيِّدِي أَنْ وَكَلْتَنِي إِلى نَفْسِي هَلَكْتُ سَيِّدِي فَبِمَنْ اسْتَغِيثُ إِنْ لَمْ تُقِلْنِي عَثْرَتِي فَإِلى مَنْ أَفْزَعُ إِنْ فَقَدْتُ عِنايَتَكَ فِي ضَجْعَتِي وَإِلى مَنْ أَلْتَجِيُ إِنْ لَمْ تُنَفِّسُ كُرْبَتِي؟ سَيِّدِي مَنْ لِي وَمَنْ يَرْحَمُنِي إِنْ لَمْ تَرْحَمْنِي وَفَضْلَ مَنْ اُؤَمِّلُ إِنْ عَدِمْتُ فَضْلَكَ يَوْمَ فاقَتِي وَإِلى مَنْ الفِرارُ مِنَ الذُّنُوبِ إِذا انْقَضى أَجَلِي، سَيِّدِي لاتُعَذِّبْنِي وَأَنا أَرْجُوكَ إِلهِي حَقِّقْ رَجائِي وَآمِنْ خَوْفِي فَإِنَّ كَثْرَةَ ذُنُوبِي لا أَرْجُو فِيها إِلاً عَفْوَكَ، سَيِّدِي أَنا أَسْأَلُكَ مالاً اسْتَحِقُّ وَأَنْتَ أَهْلُ التَّقْوى وَأَهْلُ المَغْفِرَةِ، فَاغْفِرْ لِي وَأَلْبِسْنِي مِنْ نَظَرِكَ ثَوْباً يُغَطِّي عَلَيَّ التَّبِعاتِ وَتَغْفِرُها لِي وَلا اُطالَبُ بِها إِنَّكَ ذُو مَنٍّ قَدِيمٍ وَصَفْحٍ عَظِيمٍ وَتَجاوُزٍ كَرِيمٍ. إِلهِي أَنْتَ الَّذِي تُفِيضُ سَيْبَكَ عَلى مَنْ لا يَسْأَلُكَ وَعَلى الجاحِدِينَ بِرُبُوبِيَّتِكَ، فَكَيْفَ سَيِّدِي بِمَنْ سَأَلَكَ وَأَيْقَنَ أَنَّ الخَلْقَ لَكَ وَالاَمْرَ إِلَيْكَ، تَبارَكْتَ وَتَعالَيْتَ يارَبَّ العَالَمِينَ، سَيِّدِي عَبْدُكَ بِبابِكَ أَقامَتْهُ الخَصاصَةُ بَيْنَ يَدَيْكَ يَقْرَعُ بابَ إِحْسانِكَ بِدُعائِهِ ، فَلا تُعْرِضَ بِوَجْهِكَ الكَرِيمِ عَنِّي وَاقْبَلْ مِنِّي ما أَقُولُ فَقَدْ دَعَوْتُ بِهذا الدُّعاءِ وَأَنا أَرْجُو أَنْ لا تَرُدَّنِي مَعْرِفَةً مِنِّي بِرَأْفَتِكَ وَرَحْمَتِكَ. إِلهِي أَنْتَ الَّذِي لا يُحْفِيكَ سائِلٌ وَلا يَنْقُصُكَ نائِلٌ أَنْتَ كَما تَقُولُ وَفَوْقَ ما نَقُولُ، اللّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ صَبْراً جَمِيلاً وَفَرَجاً قَرِيباً وَقَوْلا صادِقاً وَأَجْراً عَظِيماً، أَسْأَلُكَ يارَبِّ مِنَ الخَيْرِ كُلِّهِ ماعَلِمْتُ مِنْهُ وَما لَمْ أَعْلَمُ، أَسْأَلُكَ اللّهُمَّ مِنْ خَيْرِ ما سَأَلَكَ مِنْهُ عِبادُكَ الصَّالِحُونَ ياخَيْرَ مَنْ سُئِلَ وَأَجْوَدَ مَنْ أَعْطى أَعْطِنِي سُؤْلِي فِي نَفْسِي وَأَهْلِي وَوالِدَيَّ وَوُلْدِي وَأَهْلِ حُزانَتِي وَإِخْوانِي فِيكَ، وَأَرْغِدْ عَيْشِي وَأَظْهِرْ مُرُوَّتِي وَأَصْلِحْ جَمِيعَ أَحْوالِي وَاجْعَلْنِي مِمَّنْ أَطَلْتَ عُمْرَهُ وَحَسَّنْتَ عَمَلَهُ وَأَتْمَمْتَ عَلَيْهِ نِعْمَتَكَ وَرَضِيتَ عَنْهُ وَأَحْيَيْتَهُ حَياةً طَيِّبَةً فِي أَدْوَمِ السُّرُورِ وَأَسْبَغِ الكَرامَةِ وَأّتَمِّ العَيْشِ، إِنَّكَ تَفْعَلُ ما تَشاءُ وَلايَفْعَلُ مايَشاءُ غَيْرُكَ. اللّهُمَّ خُصَّنِي مِنْكَ بِخاصَّةِ ذِكْرِكَ وَلا تَجْعَلْ شَيْئاً مِمّا أَتَقَرَّبُ بِهِ فِي إِناء اللَّيْلِ وَأَطْرافِ النَّهارِ رِياءً وَلا سُمْعَةً وَلا أَشَراً وَلا بَطَراً، وَاجْعَلْنِي لَكَ مِنَ الخاشِعِينَ.</strong></p>



<p style="font-size:23px"><strong>اللّهُمَّ أَعْطِنِي السَّعَةَ فِي الرِّزْقِ وَالاَمْنَ فِي الوَطَنِ وَقُرَّةَ العَيْنِ فِي الاَهْلِ وَالمالِ وَالوَلَدِ وَالمُقامَ فِي نِعَمِكَ عِنْدِي وَالصِّحَّةَ فِي الجِسْمِ وَالقُوَّةَ فِي البَدَنِ وَالسَّلامَةَ فِي الدِّينِ وَاسْتَعْمِلْنِي بِطاعَتِكَ وَطاعَةِ رَسُولِكَ مُحَمَّدٍ صَلّى الله عَلَيْهِ وَآلِهِ أَبَداً ما اسْتّعْمَرْتَنِي، وَاجْعَلْنِي مِنْ أَوْفَرِ عِبادِكَ نَصِيبا فِي كُلِّ خَيْرٍ أَنْزَلْتَهُ وَتُنْزِلُهُ فِي شَهْرِ رَمَضانَ فِي لَيْلَةِ القَدْرِ وَما أَنْتَ مُنْزِلُهُ فِي كُلِّ سَنَةٍ مِنْ رَحْمَةٍ تَنْشُرُها وَعافِيَةٍ تُلْبِسُها وَبَلِيَّةٍ تَدْفَعُها وَحَسَناتٍ تَتَقَبَّلُها وَسَيِّئاتٍ تَتَجاوَزُ عَنْها، وَارْزُقْنِي حَجَّ بَيْتِكَ الحَرامِ فِي عامِنا هذا وَفِي كُلِّ عامٍ، وَارْزُقْنِي رِزْقاً وَاسِعاً مِنْ فَضْلِكَ الواسِعِ وَاصْرِفْ عَنِّي ياسَيِّدِي الاَسْواءِ وَاقْضِ عَنِّي الدَّيْنَ وَالظُّلاماتِ حَتَّى لاأَتَأَذّى بِشَيٍ مِنْهُ وَخُذْ عَنِّي بِأَسْماعِ وَأَبْصارِ أَعْدائِي وَحُسَّادِي وَالباغِينَ عَلَيَّ، وَانْصُرْنِي عَلَيْهِمْ وَأَقِرَّ عَيْنِي وَفَرِّحْ قَلْبِي، وَاجْعَلْ لِي مِنْ هَمِّي وَكَرْبِي فَرَجاً وَمَخْرَجاً وَاجْعَلْ مَنْ أَرادَنِي بِسُوءٍ مِنْ جَمِيعِ خَلْقِكَ تَحْتَ قَدَمِيَّ، وَاكْفِنِي شَرَّ الشَّيْطانِ وَشَرَّ السُّلْطانِ وَسَيِّئاتِ عَمَلِي وَطَهِّرْنِي مِنَ الذُّنُوبِ كُلِّها وَأَجِرْنِي مِنَ النّارِ بِعَفْوِكَ وَأَدْخِلْنِي الجَنَّةَ بِرَحْمَتِكَ وَزَوِّجْنِي مِنَ الحُورِ العِينِ بِفَضْلِكَ وَأَلْحِقْنِي بِأَوْلِيائِكَ الصَّالِحِينَ مُحَمَّدٍ وَآلِهِ الاَبْرارِ الطَّيِّبِينَ الطَّاهِرِينَ الأخْيارِ صَلَواتُكَ عَلَيْهِمْ وَعَلى أَجْسادِهِمْ وَأَرْواحِهِمْ وَرَحْمَةُ الله وَبَرَكاتُهُ. إِلهِي وَسَيِّدِي وَعزَّتِكَ وَجَلالِكَ لَئِنْ طالَبْتَنِي بِذُنُوبِي لاُطالِبَنَّكَ بِعَفْوِكَ وَلَئِنْ طالَبْتَنِي بِلُؤْمِي لاُطالِبَنَّكَ بِكَرَمِكَ وَلَئِنْ أَدْخَلْتَنِي النّار لاُخْبِرَنَّ أَهْلَ النّارِ بِحُبِّي لَكَ. إِلهِي وَسَيِّدِي إِنْ كُنْتَ لا تَغْفِرُ إِلاّ لاَوْلِيائِكَ وَأَهْلِ طاعَتِكَ فَإِلى مَنْ يَفْزَعُ المُذْنِبُونَ ؟ وَإِنْ كُنْتَ لا تُكْرِمُ إِلاّ أَهْلَ الوَفاءِ بِكَ فَبِمَنْ يَسْتَغِيثُ المُسِيئُونَ ؟ إِلهِي إِنْ أَدْخَلْتَنِي النّارَ فَفِي ذلِكَ سُرُورُ عَدُوِّكَ، وَإِنْ أَدْخَلْتَني الجَنَّةَ فَفِي ذلِكَ سُرُورُ نَبِيِّكَ وَأَنا وَالله أَعْلَمُ أَنَّ سُرُورَ نَبِيِّكَ أَحَبُّ إِلَيْكَ مِنْ سُرُورِ عَدُوِّكَ.</strong></p>



<p style="font-size:23px"><strong>اللّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ أَنْ تَمْلأَ قَلْبِي حُبّاً لَكَ وَخَشْيَةً مِنْكَ وَتَصْدِيقاً بِكتابِكَ وَإِيماناً بِكَ وَفَرَقاً مِنْكَ وَشَوْقاً إِلَيْكَ ياذا الجَلالِ وَالاِكْرامِ حَبِّبْ إِلَيَّ لِقأَكَ وَأَحْبِبْ لِقائِي وَاجْعَلْ لِي فِي لِقائِكَ الرَّاحَةَ والفَرَجَ وَالكَرامَةَ. اللّهُمَّ أَلْحِقْنِي بِصالِحِ مَنْ مَضى وَاجْعَلْنِي مِنْ صالِحِ مَنْ بَقِيَ. وَخُذْ بِي سَبِيلَ الصَّالِحِينَ وَأَعِنِّي عَلى نَفْسِي بِما تُعِينُ بِهِ الصَّالِحِينَ عَلى أّنْفُسِهِمْ وَاخْتِمْ عَمَلِي بِأَحْسَنِهِ وَاجْعّلْ ثَوابِي مِنْهُ الجَنَّةَ بِرَحْمَتِكَ، وَأَعِنِّي عَلى صالِحِ ما أَعْطَيْتَنِي وَثَبِّتْنِي يارَبِّ وَلاتَرُدَّنِي فِي سُوءٍ اسْتَنْقَذْتَنِي مِنْهُ يارَبَّ العَالَمِينَ. اللّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ إِيْمانا لا أَجَلَ لَهُ دُونَ لِقائِكَ، أَحْينِي ما أَحْيَيْتَنِي عَلَيْهِ وَتَوَفَّنِي إِذا تَوَفَّيْتَنِي عَلَيْهِ وَابْعّثْنِي إِذا بَعَثْتَنِي عَلَيْهِ وَابْرِيْ قَلْبِي مَنَ الرِّياءِ وَالشَّكِّ وَالسُّمْعَةِ فِي دِينِكَ حَتَّى يَكُونَ عَمَلِي خالِصا لَكَ. اللّهُمَّ أَعْطِنِي بَصِيرَةً فِي دِينِكَ وَفَهْما فِي حُكْمِكَ وَفِقْها فِي عِلْمِكَ وَكِفْلَيْنِ مِنْ رَحْمَتِكَ وَوَرَعاً يَحْجُزُنِي عَنْ مَعاصِيكَ وَبَيِّضْ وَجْهِي بِنُورِكَ وَاجْعَلْ رَغْبَتِي فِيما عِنْدَكَ وَتَوفَّنِي فِي سَبِيلِكَ وَعلى مِلَّةِ رَسُولِكَ صَلّى الله عَلَيْهِ وَآلِهِ. اللّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الكَسَلِ وَالفَشَلِ وَالهَمِّ وَالجُبْنِ وَالبُخْلِ وَالغَفْلَةِ وَالقَسْوَةِ وَالمَسْكَنَةِ وَالفَقْرِ وَالفاقَةِ وَكُلِّ بَلِيَّةٍ وَالفَواحِشِ ماظَهَرَ مِنْها وَمابَطَنَ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ نَفْسٍ لا تَقْنَعُ وَبَطْنٍ لا يَشْبَعُ وَقَلْبٍ لا يَخْشَعُ وَدُعاءٍ لا يُسْمَعُ وَعَمَلٍ لا يُنْفَعُ، وَأَعُوذُ بِكَ يارَبِّ عَلى نَفْسِي وَدِينِي وَمالِي وَعَلى جَمِيعِ مارَزَقْتَنِي مِنَ الشَّيْطانِ الرَّجِيمِ إِنَّكَ أَنْتَ السَّمِيعُ العَلِيمُ. اللّهُمَّ إِنَّهُ لايُجِيرُنِي مِنْكَ أَحَدٌ وَلا أَجِدُ مِنْ دُونِكَ مُلْتَحَداً فَلا تَجْعَلْ نَفْسِي فِي شَيْءٍ مِنْ عَذابِكَ ولا تَرُدَّنِي بِهَلَكَةٍ وَلا تَرُدَّنِي بِعَذابٍ أَلِيمٍ، اللّهُمَّ تَقَبَّلْ مِنِّي وَأَعْلِ ذِكْرِي وَارْفَعْ دَرَجَتِي وَحُطَّ وِزْرِي وَلاتَذْكُرْنِي بِخَطِيئَتري وَاجْعَلْ ثَوابَ مَجْلِسِي وَثَوابَ مَنْطِقِي وَثَوابَ دُعائِي رِضاكَ وَالجَنَّةَ وَأَعْطِنِي يارَبِّ جَمِيعَ ماسَألْتُكَ وَزِدْنِي مِنْ فَضْلِكَ إِنِّي إِلَيْكَ راغِبٌ يارَبَّ العالَمِينَ.</strong></p>



<p style="font-size:23px"><strong>اللّهُمَّ إِنَّكَ أَنْزَلْتَ فِي كِتابِكَ أَنْ نَعْفُوَ عَمَّنْ ظَلَمَنا وَقْدْ ظَلَمْنا أَنْفُسَنا فَاعْفُ عَنّا فَإِنَّكَ أَوْلى بِذلِكَ مِنّا وَأَمَرْتَنا أَنْ لانَرُدَّ سائِلاً عَنْ أَبْوابِنا وَقَدْ جِئْتُكَ سائِلاً فَلا تَرُدَّنِي إِلاّ بِقَضاء حاجَتِي، وَأَمَرْتَنا بِالاِحْسانِ إِلى مامَلَكَتْ أَيْمانُنا وَنَحْنُ أَرِقاؤُكَ فَاعْتِقْ رِقابَنا مِنَ النّارِ يامَفْزَعِي عِنْدَ كُرْبَتِي وَياغَوْثِي عِنْدَ شِدَّتِي إِلَيْكَ فَزِعْتُ وَبِكَ اسْتَغَثْتُ وَلُذْتُ لا أَلُوذُ بِسِواكَ وَلا أَطْلُبُ الفَرَجَ إِلاّ مِنْكَ فَأَغِثْنِي وَفَرِّجْ عَنِّي يامَنْ يَفُكُّ الاَسِيرَ وَيَعْفُو عَنِ الكَثِيرِ اقْبَلْ مِنِّي اليَسِيرَ وَاعْفُ عَنِّي الكَثِيرَ إِنَّكَ أَنْتَ الرَّحِيمُ الغَفُورُ. اللّهُمَّ إِنِّي أَسأَلُكَ إِيْمانا تُباشِرُ بِهِ قَلْبِي وَيَقِينا حَتَّى أَعْلَمَ أَنَّهُ لَنْ يُصِيبَنِي إِلاّ ماكَتَبْتَ لِي وَرَضِّنِي مِنَ العَيْشِ بِما قَسَمْتَ لِي ياأَرْحَمَ الرَّاحِمِين.</strong></p>



<h2 class="has-text-color wp-block-heading" id="ebu-hamza-sumali-duasinin-turkcesi" style="color:#ff0000">Ebu Hamza Sumali Duasının Türkçesi</h2>



<p><strong>Rahman (ve) rahim (olan) Allah&#8217;ın adıyla.</strong><br><strong>“Allah&#8217;ım! Cezalandırarak bana terbiye verme. Kendi başıma bırakarak da tuzağına duçar etme. Ey Rabbim! Nereden bir hayır umarım; oysa senin katından başka kimseden hayır gelmez. Kurtuluşa nasıl erebilirim; oysa, ancak senin lütfunla kurtuluşa erişilir. Ne iyi amel sahibi, senin yardım ve merhametinden gânidir; ne de kötü işler yapıp sana karşı gelen ve senin hoşnutluğunu kazanmayan senin kudret ve tasallutundan çıkabilir.</strong></p>



<p><strong>Ey Rabbim, ey Rabbim, ey Rabbim!(bu sözü nefesi kesilinceye kadar tekrarlardı). Seni, seninle tanıdım. Sen beni kendine yönelttin ve kendi kapına çağırdın. Eğer senin yardımın olmasaydı, senin kim olduğunu bilemezdim. Hamd (bütün övgüler) Allah’a mahsustur. O Allah’a ki ben O’nu çağırıyorum, bana icabet ediyor; oysa O beni çağırdığında ben gevşek davranıyorum. Hamd Allah’a mahsustur; Allah’a ki istediğimi veriyor; oysa benden ödünç isteğince, (kullarına borç vermemi) isteyince cimrilik ediyorum.</strong></p>



<p><strong>Hamd O Allah’a mahsustur ki istediğim vakit hacetim için O’nu çağırıyorum ve sırrımı bir aracı olmadan O’na açıyorum, O da hacetimi karşılıyor. Hamd O Allah’a mahsustur ki O’ndan başkasını çağırmam. Eğer O’ndan başkasını çağırsaydım bile, bir sonuç vermez. Hamd O Allah’a mahsustur ki O’ndan başkasına ümit bağlamam; eğer O’ndan başkasına ümit bağlarsam, benim ümidim hiçe çıkar. Hamd O Allah’a mahsustur ki işlerimi O üzerine aldı ve beni onurlandırdı. Beni, halka terk etmeyerek, halkın küçümsemesinden kurtardı. Hamd O Allah’a mahsustur ki benden gani olduğu halde kendisini bana dost kıldı. Hamd O Allah’a mahsustur ki hiç bir günah işlememişim gibi bana yumuşak davranıyor, benim yanımda övgüye en layık olan Rabbimdir ve ben O’na hamd ediyorum.</strong></p>



<p><strong>Allah&#8217;ım! Ben, istekleri sana yöneltmenin yolunu açık görüyorum. Sana doğru coşan ümit pınarlarını dolu buluyorum. Sana ümit besleyene yardımın lütfunla hazırdır. Seni çağıranların yüzüne duâ kapıları açıktır. Biliyorum ki ümit edenlerin hacetini yerine getiren; perişan olanların hallerini gözeten gerçekten de sensin. Ve biliyorum ki senin kerem ve ihsanın için yakarmak, kaza ve kaderine rıza göstermek cimrilerin tutumlarına karşı bana bir mükafattır ve dünya taliplerinin ellerindekinden ihtiyaçsızlıktır.</strong></p>



<p><strong>Sana doğru hareket edenin mesafesi yakındır. Muhakkak ki kullarınla aranda bir engel koymamışsın (seni basiret gözüyle müşahede edebilirler). Fakat ne var ki insanların yaptıkları, onlara bir engel teşkil ediyor. Ben, isteğimi senin kapına getirmişim. Hacetimi sana bildiriyorum; sana sığınıyorum; yakarışımı sana aracı kılıyorum; halbuki duâmın katında kabul olunmasına ve affına layık değilim. Ama ben, senin keremine güveniyor ve vaadinin doğruluğuyla huzur buluyorum. Birliğine olan imanım, senden başka Rabbim olmadığına dair yakin ve marifetimle sana yöneliyorum. Senden başka tapılacak hiç bir mabut yoktur; birsin ve ortağın yoktur.</strong></p>



<p><strong>Allah&#8217;ım! “Allah’ın fazlından isteyin; Allah daima sizlere karşı şefkatlidir-merhametlidir” diye buyuran sensin. Sözün haktır ve vaadin doğrudur. Ey mevlam! Kullarına, senden hacet istemeği emrettiğin halde, onları bahşişinden mahrum etmek senin şanından uzaktır. Sen, kullarına sayısız bahşişlerde bulunansın. Kullarına, sürekli şefkatli ve raufsun. Allah&#8217;ım! Küçüklüğümde nimetlerinle beni eğiten ve büyüdüğümde ismimi yücelten sensin. Ey dünyada beni ihsan ve lütfuyla terbiye eden ve ahirette kendi af ve keremine ümitlendiren (Rabbim)! Ey Mevlam! Beni sana yönlendiren seni tanımamdır ve sana olan sevgim senin katında şefaatçimdir. Ben kendi yol gösteren ve şefaatçimin doğruluğundan eminim.</strong></p>



<p><strong>Ey mevlam! Günahının çokluğundan konuşmayan bir dille seni çağırıyorum. Ey Rabbim! Günahtan dolayı helaka doğru yönelen bir kalple sana niyaz ediyorum. Ey Rabbim! Korku ve ümit içinde seni çağırıyorum. Ey Mevlam! Günahlarıma baktığımda dehşete kapılıyorum ama senin keremine baktığımda, umutlanıyorum. Eğer beni affedersen, bu senin merhametlilerin en üstünü olduğun içindir; (rahmetin bunu gerektirir) ve eğer beni cezalandırırsan, hakkımda zulmetmiş olmazsın.</strong></p>



<p><strong>Allah&#8217;ım! İstemediklerini yapmama rağmen, beni senden hacetimi istemeğe cesaretlendiren senin bahşiş ve keremindir. Günah işlemekten çekinmediğim halde, zor anımda dayanağım senin rahmet ve ra’fetindir. Günahkâr olmama rağmen, benim ümidimi boşa çıkarmayacağını, arzumu gerçekleştireceğini ümit ediyorum. Ümidimi gerçekleştir ve duâmı kabul buyur! Ey dergâhına niyazda bulunulanların en hayırlısı ve ey ümit bağlanmaya lâyık olanların en üstünü!</strong></p>



<p><strong>Ey mevlam! Arzum büyük ve amelim ise kötüdür; affından bana, arzum miktarınca ihsan eyle ve beni kötü amelimden dolayı hesaba çekme; çünkü senin keremin günahkârları cezalandırmaktan daha üstündür. Hilim ve sabrın hata işleyenleri cezalandırmaktan daha büyüktür. Ey mevlam! Ben senin büyüklüğüne sığınmaktayım. Gazabından lütfuna koşmaktayım. Affın hususunda iyi kanaate sahip olan hakkında, affın muhakkaktır. Ey Rabbim! Ben kimim ki benden intikam alasın? Değerim nedir ki? Büyüklüğünle günahımı affet ve affınla bana lütufta bulun. Ey Rabbim! Kötü amelime perde çek (ört). Zatının yüceliği hürmetine beni kınamaktan vazgeç.</strong></p>



<p><strong>Eğer bugün senden başkası günahımı bilseydi, o günahı işlemezdim. Eğer günahımdan dolayı hemen azaba uğrayacağımdan korksaydım, o günahtan kaçınırdım. Bu ise, senin değersiz ve önemsiz olduğun anlamına gelemez; haşa. Bu tutumum senin kusurları örtenlerin en hayırlısı, hüküm verenlerin en iyisi ve kerem sahiplerinin en üstünü olduğundandır. İnsanların kusurlarını örtensin; günahlarını affedensin ve mutlak surette gaybı bilensin. İnsanların günahlarını kereminle örtersin ve hilminle cezalarını geciktirirsin. Herşeyi bilmene rağmen, hilimli olduğun ve herşeye kadir olduğun halde affettiğin için hamd olsun sana. Hilmin, sana karşı gelmeye beni cür’etlendiriyor; kusurlarımı örtmen, benim hayamın az olmasına sebep oluyor; affının büyüklüğüne ve rahmetinin genişliğine olan marifetim, beni günah işlemeğe cüretkâr ediyor.</strong>&nbsp;<strong>Ey Halim, ey Kerim, ey diri olan, ey yaratıkları var edip koruyan, ey günahları affeden, ey tevbeleri kabul eden, ey bahşişi büyük ve ey ihsanı sürekli olan! Güzelce kusurları örtmen hani? Büyük affın nerede? Hemen kazanılabilen kurtuluşun hani? Acil yardımın ve geniş rahmetin hani? Değerli bahşişlerin, güzel bağışların sonsuz lütufların büyük kerem ve nimetlerin, kadim ve ezeli ihsanın nerededir? Ey Kerim! Keremin nerededir? Keremin hürmetine, Muhammed ve Muhammed’in Ehl-i Beyt’inin hürmetine beni kurtuluşa erdir. Rahmetinin hürmetine beni kurtar. Ey her işi iyi ve güzel olan Allah! Ey nimet veren ve ey lütuf sahibi! Ben, azabından kurutulmak için amellerime değil, senin bize olan lütuf ve ihsanına güveniyorum. Çünkü, sensin korkulmaya layık olan ve sensin affetmeğe layık olan. Önce nimetler vererek kulların hakkında ihsanda bulunursun; sonra kereminle günahlarını affedersin. Bilmiyorum hangisinin şükrünü yerine getireyim: Bana verdiğin güzel nimetlerin mi? Üzerine perde çektiğin (örttüğün) kötü yönlerimin mi? Zor imtihanları bana kolaylaştırıp onların çoğundan beni selametle kurtarmanın mı?</strong><br><strong>Ey sana sevgi besleyenin dostu! Ey sana sığınanın ve herkese olan bağlılığını kesip sadece sana alâka bağlayanın gözünün ışığı! Sensin her işi iyi olan ve biziz kötü amel sahibi. Öyleyse ey Rabbim! Kendi güzelliğinle kötü yönlerimizi bağışla. Ey Rabbim! Senin lütuf ve ihsanının kapsamadığı bir cehalet mi var? Ve senin hilim ve yumuşaklığını tüketen bir zaman mı var? Amellerimizin, senin nimetlerinin karşısında bir değeri yoktur. Senin sonsuz kereminin karşısında kötü amellerimizi nasıl çok sayabiliriz?! Ey Rabbim! Senin sonsuz merhametin, günahkârları nasıl kapsamına almaz?! Ey mağfireti hesapsız olan! Ey rahmet eli daima açık olan!</strong></p>



<p><strong>Ey mevlam! Eğer beni katından ve rahmet kapından uzaklaştırsan bile, ant olsun izzetine kesinlikle kapından geri dönmem ve sana yalvarmaktan vazgeçmem. Çünkü senin kerem ve ihsan sahibi olduğunu iyice biliyorum. İstediğin işi yaparsın, istediğini -istediğin kadar ve istediğin şekilde- azaplandırırsın. İstediğine -istediğin kadar ve istediğin şekilde- merhamet edersin. Yaptıkların hakkında kimse seni sorguya çekemez. Mülkünde sana karşı gelinemez. Yönetiminde ortak olamaz. Hükmüne muhalefet olunmaz. Tedbirinde hiç kimse sana itiraz edemez. Yaratmak ve hüküm sana mahsustur. Alemlerin Rabbi olan Allah’ın şanı yücedir.</strong></p>



<p><strong>Ey Rabbim! Sana yönelen, keremine sığınan, ihsan ve nimetlerini tanıyan bir kulun olarak kapına gelmişim. Sensin affını günahkârlara çok görmeyen cömert. Fazlın eksilmez ve rahmetin azalmaz. Biz, senin kadim ve ezeli affına, sonsuz lütuf ve rahmetine güveniyoruz. Ey Rabbim! Acaba bizimle, sana olan umut ve beklentimizin aksine mi muamele edeceksin?! Veya, umutlarımızı boşa mı çıkaracaksın?! Hayır! Kesinlikle. Ey Rabbim! Senin hakkında böyle bir zanna sahip değiliz ve senin dergahına olan umudumuz bu değildir.</strong></p>



<p><strong>Senden arzu ve beklentimiz çok büyüktür. Sana karşı günah işledik ama arzumuz günahlarımızı örtmendir. Seni çağırdık; ümidimiz duamıza icabet etmendir. Arzumuzu gerçekleştir, ey mevlamız! Yaptıklarımızın karşısında neye müstahak olduğumuzu biliyoruz. Ama sen halimizi biliyorsun. Biz de biliyoruz ki sen katından bizleri eli boş geri çevirmezsin. Biz senin rahmetine layık olmasak da sen, sonsuz lütfunun gereği bize ve günahkârlara ihsanda bulunmaya layıksın. Layık olduğun şeyin hürmetine bize ihsanda bulun. Bize ihsan ve bağışta bulun. Çünkü senin bağışına muhtacız.</strong></p>



<p><strong>Ey çok bağışlayan! Senin nurunla hidayete erdik; fazl ve ihsanınla gani olduk; nimetinle sabahladık ve akşam ettik. Günahlarımız sana aşikârdır. Allah&#8217;ım! Senden af diliyoruz ve tekrar sana dönüyoruz. Sen, bize çeşitli nimetler vererek, şefkat gösteriyorsun. Biz ise, bunun karşısında günah işliyoruz. Senin hayrın daima bize inmektedir. Bizim ise, fenalığımız sürekli sana gelmektedir. Her zaman kerim bir melek kötü amelimizi senin huzuruna getirir; ama bu (amelimizin kötü olması) bize bol bol zahirî ve batinî nimetler vermene engel olmuyor. Her şeyden münezzehsin. Yarattığında ve tekrar dirilttiğinde hilmin, keremin ve lütfün sonsuzdur. İsimlerin mukaddestir; medhin yücedir. Tüm eser ve nişanelerin güzeldir. Allah&#8217;ım! Senin lütuf ve hilmin o kadar büyük ve çoktur ki asla beni hatalarım ve kötü işlerimle değerlendirmezsin. Ey Mevlam! Ey mevlam! Ey Mevlam! Bağışla bizi; bağışla bizi; bağışla bizi.</strong></p>



<p><strong>Allah&#8217;ım! Bizi, kendini anmaya muvaffak et. Gazabından aman ver; azabından uzak eyle; bahşişlerinden bize de nasip eyle. Bize, evini (Ka’beyi) ve Peygamber’inin kabrinin ziyaretini nasip eyle; salat, rahmet, mağfiret ve hoşnutluğun ona ve Ehl-i Beyt’ine olsun. Muhakkak ki sen -kullarına- yakın ve onların duâlarına icabet edensin. Her yaptığımızı kendin için itaat kıl. Bizi, kendi dininin ve Peygamber’inin (Allah’ın salat ve selamı ona ve Ehl-i Beyt’ine olsun) sünneti üzerine öldür.</strong></p>



<p><strong>Beni ve anne-babamı bağışla. Onlara merhamet et. Beni onlar büyüttü; hakkımdaki ihsanlarına karşı onlara ihsanda bulun; onların günahlarını bağışla.</strong></p>



<p><strong>Mü’min erkekleri ve kadınları, onların dirilerini ve ölülerini bağışla. Bizleri hayır işlerde onlara takipçi kıl.</strong></p>



<p><strong>Allah&#8217;ım! dirimizi, ölümüzü, huzurda olanımızı ve olmayanımızı, erkeğimizi, kadınımızı, küçüğümüzü, büyüğümüzü, efendimizi ve kölemizi (bunların hepsini) affet. Allah’tan dönenler yalan dediler; onlar zor bir sapıklığa düştüler ve onlar açık bir hüsrana uğradılar.</strong></p>



<p><strong>Allah&#8217;ım! Muhammed’e ve Muhammed’in Ehl-i Beyt’ine salat et. İşimi hayırla sonuçlandır. Önemli dünya ve ahiret işlerimde bana yardımcı ol. Bana acımayanı bana musallat etme. Kendi katından bana daima bir koruyucu nasip eyle. Verdiğin güzel nimetleri elimden alma. Kendi lütuf ve kereminden bol, helal ve temiz rızık bana nasip eyle.</strong></p>



<p><strong>Allah&#8217;ım! Beni korumana al; her beladan koru ve beni kendin koru. Bu yıl ve her yıl bana kendi evinin (Ka’be’nin) ziyaretini nasip eyle. Peygamber’inin kabrinin ziyaretini ve İmamların ziyaretini (Allah’ın salat ve selamı onlara olsun) nasip eyle. Ey Rabbim! O kutsal ve şerefli yerlerde bulunmaktan beni mahrum bırakma.</strong></p>



<p><strong>Allah&#8217;ım! Bana, bir daha günah etmemek üzere tövbe etmeyi nasip eyle. Kalbime, iyi iş yapmayı ilham eyle. İyi olana amel etmeyi, gece, gündüz ve beni yaşattığın sürece senden korkmayı bana nasip eyle. Ey alemlerin Rabbi!</strong></p>



<p><strong>Allah&#8217;ım! Ne zaman sana ibadet etmeye hazırlandıysam ve namaz kılmak için sana yöneldiysem bana dalgınlık ve uyku verdin; sana yalvarış ve münacat halini benden aldın. -Allah&#8217;ım!- Neden böyle bir duruma düştüm? Ne zaman ıslah olduğumu ve tövbe edenlerin toplantılarına katılmaya yakın olduğumu sandıysam, azmimi kıran ve sana kulluk etmeye engel olan önemli bir hadiseyle karşı karşıya kaldım. Ey mevlam! Yoksa beni kapından kovmuş ve hizmetinden kenara mı itmişsin?</strong></p>



<p><strong>Belki de senin hakkını hafife aldığımı gördüğün için beni kendinden uzaklaştırmışsın. Veya senden yüz çevirdiğimi gördüğün için, bana gazap etmiş veya beni yalancılardan sayıp da teveccühünden atmışsın veya nimetlerinin şükrünü yerine getirmeyen bir kul olduğumu gördüğün için, beni mahrum etmişsin veya alimlerin toplantısından uzak olduğum için, beni aşağılamış veya beni gafillerden sayıp, dolayısıyla rahmetinden ümidimi kesmişsin. Veya başı boş insanların toplantılarına meyil ettiğimi görüp, beni onlara dost kılmışsın veya benim duâmı işitmek istemediğin için, beni dergahından uzaklaştırmışsın veya suçum, günahım ve senden utanmadığım için, beni cezalandırmışsın. Ey Rabbim! Eğer beni affetsen bu sana yaraşır. Nitekim, benden önce nice günahkârları sen affettin. Çünkü -Ey Rabbim!- senin lütuf ve keremin günah işleyen kulları cezalandırmaktan daha yücedir. Ben de senin lütfuna sığınıyorum. Gazabından senin merhametine doğru kaçıyorum. Affın hakkında iyi kanaate sahip olana mağfiretin muhakkaktır.</strong></p>



<p><strong>Allah&#8217;ım! Senin fazl ve hilmin o kadar büyük ve geniştir ki hiç bir zaman beni amel ve günahımdan dolayı aşağılamazsın. Ey Mevlam! Ben neyim ve değerim nedir ki?! Ey Mevlam! Lütuf ve keremin hürmetine beni bağışla. Kusurlarımı ört. Zatının azameti hürmetine günahımdan geç.</strong></p>



<p><strong>&#8230;Ey Mevlam! Ben, senin büyüttüğün küçüğüm; ilim bahşettiğin cahilim; hidayet ettiğin yolunu kaybedenim; yücelttiğin hakirim; güvence verdiğin korkanım; doyurduğun aç ve suya kandırdığın susamışım; giyindirdiğin çıplağım; zenginleştirdiğin fakirim; güçlendirdiğin zayıfım; aziz ettiğin zelilim; şifa verdiğin hastayım; bağışta bulunduğun dilenciyim; günahını örttüğün günahkârım; hatasını bağışladığın hatakârım; (neslini) çoğalttığın azım; yardım ettiğin mustazafım ve huzuruna kabul ettiğin kovulmuşum.</strong></p>



<p><strong>Ey Rabbim! Ben, gizlide senden hayâ etmeyen utanıp çekinmeyen ve açıkta seni gözetmeyen zavallıyım. Ben, büyük musibetler sahibiyim. Ben, Mevlasına karşı çıkan cüretkârım. Ben, gökyüzünün güçlü Rabbine isyan eden biriyim. Ben, büyük günah yolunda malını harcayanım. Ben, büyük günahlara doğru koşanım. Bana mühlet verdin, kendime gelmedim. Günahlarımı örttün, çekinmedim. Günah işlemekte haddi aştım. Beni gözünden düşürdün, yine kendime gelmedim. Ama sen hilminle bana mühlet verdin; kereminle kusurlarımı örttün; bana karşı kusurlarımı hiç görmemiş gibi davrandın; benden hayâ ediyormuşsun gibi günahlarımın azabını benden uzaklaştırdın.</strong></p>



<p><strong>Allah’ım! Günah işlediğim zaman, senin Rabliğini inkâr ederek, emrini hafife alarak, azabına göğüs gererek, tehdidini umursamayarak, günah işlemedim. Bir hataydı oldu; nefsim onu bana güzel gösterdi; heva ve hevesim bana galip geldi; bedbahtlığım buna yardımcı oldu. Diğer taraftan kusurlarımı örtmene, aldandım. Böylece sana isyan ettim; emrine muhalefete kalkıştım. Şimdi senin azabından kim kurtaracak beni?! Yarın davacılarımdan kim koruyacak beni?! Eğer tutunacağım ipi çekip koparırsan, kimin ipine tutunurum ben?! Amel defterimin açılacağı gün, vay benim halime! Eğer kerem ve sonsuz rahmetine ümit etmeseydim ve rahmetinden ümit kesmemi yasaklamamış olsaydın, yaptıklarımı hatırladığımda tamamen ümitsizliğe kapılırdım. Ey çağrılanların en hayırlısı ve ey ümit edilenlerin en üstünü!</strong></p>



<p><strong>Allah’ım! İslam’a olan bağlılığımla sana yöneliyorum. Kur’an’ın hürmetine sana güveniyorum. Ümmî, Kureyşî, Haşimî, Arabî, Tihamî, Mekkî ve Medenî olan Peygamber’in aşkına, sana yaklaşmayı ümit ediyorum. O halde imanla olan tanışıklığımı yabancılığa çevirme. Mükâfatımı, senden başkasına ibadet eden kimsenin mükâfatı gibi kılma. Çünkü insanlardan bir grup, kanlarının dökülmesini önlemek için dilleriyle iman ettiler ve arzuladıklarına kavuştular. Biz ise, bizi bağışlayasın diye sana dilimiz ve kalbimizle iman ettik. Öyleyse bizi de arzuladığımıza kavuştur; sana olan ümidimizi kalbimizde sabitleştir; bizi hidayete kavuşturduktan sonra kalbimizi saptırma ve kendi katından bize bir rahmet ihsan et; şüphesiz sen, bol ihsan sahibisin.</strong></p>



<p><strong>Andolsun izzetine, kalbime ilham olan bilgiye dayanarak senin kerem ve geniş rahmet sahibi olduğunu bildiğim için, beni kovsan dahi, kapından ayrılmam ve sana yalvarmaktan vazgeçmem. Kul, mevlasından başka kime gidebilir?! Yaratılan, kendisini yaratandan başka kime sığınabilir?! Allah’ım! Beni (kıyamet günü) ağır zincirlere vurup insanların arasında ihsanını benden kessen, insanların gözlerini kusurlarımı görmeye açsan, ateşe sürüklenmemi emretsen ve benimle iyi kulların arasında ayrılık düşürsen, yine de senden ümit kesmem; affına olan ümidimden vazgeçmem; senin sevgin hiçbir zaman kalbimden çıkmaz. Ben, hiçbir zaman verdiğin nimetleri, ihsanları ve dünyada kusurlarımı örtmeni unutmam.</strong></p>



<p><strong>Ey Mevlam! Dünya sevgisini kalbimden çıkar. Beni, peygamberlerinin sonuncusu Muhammed Mustafa -Allah’ın salatı ona ve âline olsun- ve yarattıklarının içinden seçtiğin Ehl-i Beyt’iyle bir araya getir. Beni, tövbe ehli ve gerçekten sana yönelenlerin makamına ulaştır. Beni kendi halime ağlamaya muvaffak eyle. Gerçekten ömrümü boş şeyler ve boş arzularla geçirdim. Nefsimin hayrından ümit kesenlerin durumuna düştüm. Bu halimle kabre intikal edecek olursam, durumu benden daha kötü olan kim olabilir?! Orayı, rahatlayabileceğim bir yer olarak hazırlamış değilim; salih amelle orada yatmak için bir sergi sermiş değilim. Nasıl ağlamayayım?! Oysa gidişimin nereye varacağını bilmiyorum; nefsimin beni aldattığını, günlerimin beni yanılttığını ve ölümün (kartal gibi) başım üzerinde kanat açtığını görüyorum. O halde neden ağlamayayım?! Ruhumun bedenden ayrılacağı ana ağlıyorum! Kabrimin karanlığına ağlıyorum! Lâhdimin (mezarımın) darlığına ağlıyorum! Münker ve Nekir’in beni sorguya çekecekleri ana ağlıyorum! Kabirden çıplak, zelil ve yaptıklarımın ağır yükünü sırtımda taşıdığım bir vaziyette çıkacağım ana ağlıyorum! O gün (şaşkınlık içerisinde) bazen sağıma ve bazen de soluma bakacağım. O gün herkes kendi işiyle meşgul olacaktır. O gün herkesin kendine yeter bir işi vardır. Nice yüzler o gün parıl parıl parlar, güler ve sevinir. Ve nice yüzler o gün toz toprakla bulanır; üstlerine bir karanlık çöker ve zillet kaplar.</strong></p>



<p><strong>Ey Mevlam! Güvenim, itimadım, ümidim ve tevekkülüm sanadır; bağlılığım senin rahmetinedir. Sen dilediğini rahmetine ulaştırırsın ve sevdiğini kerametinle doğru yola iletirsin. Kalbimi şirkten temizlediğin için sana hamd olsun; dilimi seni anmaya açtığın için sana hamd olsun. Bu kusurlu dilimle sana şükredebilir miyim?! Her ne kadar iyi ameller yapmaya çalışsam da senin rızanı kazanabilir miyim?! Ey Rabbim! Şükrünün karşısında dilimin kıymeti ne ki?! İhsan ve nimetlerinin karşısında amelimin değeri ne ki?!</strong></p>



<p><strong>Allah’ım! Bahşiş ve keremin beni ümitlendirmiştir; lütuf ve keremin amelimin kabul olmasına sebep olmuştur. Ey Mevlam! Yönelişim sanadır; korkum sendendir ve ümidim sanadır. Ümidim, beni sana getirmiştir. Ey Yegane Mevlam! Himmetimi sana bağladım; senin katındakine yönelmişim; en samimi ümidim sanadır; en gerçek korkum sendendir; sevgim seninle tanışıktır; elim sana doğru uzanmıştır ve korkum sana itaat etme ipine bağlanmıştır.</strong></p>



<p><strong>Ey Mevlam! Seni anmakla kalbim dirilmiştir. Seni çağırmakla korkunun acısını kendimden uzaklaştırmışım. Ey Mevlam, ey umudum ve ey en son isteğim! Benimle, daima senin itaatinde olmama engel olan günahlarımın arasına ayrılık düşür. Sana olan her zamanki ümidim ve üzerine farz kıldığın şefkat ve rahmetine olan büyük ihtirasımdan dolayı hacetimi senden istiyorum. Hüküm senindir; ortağın yoktur. Yaratıklarının hepsi senin rızkınla rızıklanmakta ve senin yed-i kudretindedirler. Her şey senin karşında boyun eğmektedir. Pek yücesin, ey âlemlerin Rabbi!</strong></p>



<p><strong>Allah’ım! Hüccetim kesilip, delilsiz kalacağım; dilimin sana cevap vermekten âciz kalacağı ve sorgulaman karşısında aklımın karışacağı gün (kıyamet günü) bana acı. Ey büyük ümidim! En çok muhtaç olduğum zaman (kıyamet gününde) kereminden beni mahrum eyleme. Cehaletimden dolayı beni katından kovma. Sabrımın azlığından dolayı lütfunu benden kesme. Fakir olduğum için bana ihsan eyle. Güçsüz olduğum için bana merhamet et. Ey Mevlam! İtimadım, güvenim, ümidim ve tevekkülüm sanadır. Bağlılığım senin rahmetinedir. Muhtaçlık yükümü senin ihsan kapına indiriyorum. Senin kerem ve bağışını göz önünde bulundurarak, hacetimi sana bildiriyorum. Ey Rabbim! Keremini ümit ederek, sana yakarıyorum. İhtiyacımın giderilmesini senin katında umuyorum. Fakirliğimi senin zenginliğinle gidermek istiyorum. Senin affınla ayakta duruyorum. Senin kerem ve bahşişine göz dikiyorum. Bana ihsanda bulunmanı umuyorum. O halde beni ateşte yakma; sensin benim ümidim. Beni cehenneme yerleştirme; sensin benim gözümün ışığı.</strong></p>



<p><strong>Ey Mevlam! İhsanına olan iyi kanââtimi boşa çıkarma; gerçekten güvenebileceğim tek sığınak sensin. Benim fakir olduğumu (senin lütfuna muhtaç olduğumu) çok iyi bildiğin halde, katındaki sevaptan beni mahrum eyleme. Allah’ım! Ecelim yaklaşmış da amelim beni sana yakınlaştırmamışsa, günahımı itiraf edişimi özür dilememe vesile kılıyorum. Allah’ım! Eğer affedecek olursan, affetmeye senden layık kim var?! Ve eğer azaplandırırsan, hükümde senden daha adil kim var? Bu dünyada garipliğime, ölüm anında kederime, kabirde yalnızlığıma ve lâhitte tenhalığıma merhamet et. Hesap vermek için huzuruna vardığımda zelilliğime acı. İnsanların bilmediği günahlarımı bağışla. Her zaman kusurlarımı ört. Ölüm döşeğine düştüğümde ve dostlar başıma toplanıp beni sağa sola hareket ettirdiklerinde bana merhamet et. Gusül için yatırılıp, salih komşularım tarafından sağa sola çevrildiğimde bana lütufta bulun. Cenazem akrabalarım tarafından taşındığında bana merhamet et. Bu dünyadan ayrıldığımda ve senin huzuruna varmak için tek başıma kabre koyulduğumda bana ihsanda bulun. Yeni evimde (kabirde) garipliğime (yalnızlığıma) acı ki senden başkasına menus olmayayım.</strong></p>



<p><strong>Ey Mevlam! Beni kendi başıma bırakacak olursan, helak olurum. Ey Mevlam! Hatalarımı bağışlamadığın takdirde kime sığınabilirim?! Ölüm döşeğinde senin lütfunla ulaşamadığım takdirde kime yakarabilirim?! Kederimi gidermediğin takdirde kime iltica edebilirim?! Ey Mevlam! Senden başka kimsem yok benim. Eğer sen bana merhamet etmezsen, kim bana merhamet eder?! Yoksulluk günümde, senin fazl ve ihsanın beni kapsamına almazsa, kimin fazl ve ihsanını ümit edebilirim?! Ecelim yetiştiğinde günahlarımın affı için hangi kapıyı çalabilirim?!</strong></p>



<p><strong>Ey Mevlam! Sana ümit bağladığım halde beni azabına duçar etme. Allah’ım! Ümidimi gerçekleştir ve korkumu güvene çevir. Günahlarımın çokluğundan dolayı sadece senin affını ümit ediyorum. Ey Mevlam! Haketmediğim şeyi senden istiyorum. Çünkü sen takva ve mağfiret ehlisin (senden çekinilmeli ve senin affına sığınılmalıdır). Öyleyse beni affet. Lütfundan bana kötü yönlerimi örtecek bir elbise giydir. Hatalarımı bir daha onlardan dolayı hesaba çekilmemek üzere bağışla. Şüphesiz senin ihsanın kadimdir; affın büyüktür ve büyüklüğünle kullarının hatalarından geçersin. Allah’ım! Sen bir kerimsin ki ihsanın istemeyenlere ve hatta Rabliğini inkâra kalkışanlara bile, daima ulaşır. Öyleyse Ey Mevlam! Hacetini senden isteyeni, yaratan ve işleri tedbir edenin yalnız sen olduğuna inananı kapından nasıl boş çevirirsin?! Bereket sendendir; sen yücesin ey âlemlerin Rabbi! Ey Mevlam! Âciz kulun senin kapına gelmiştir. Muhtaçlık onu senin huzuruna getirmiştir. Dua ederek senin ihsan kapını çalıyorum. Lütuf ve keremin hürmetine benden yüz çevirme. Dile getirdiklerimi kabul buyur. Seni çağırdığım gibi, beni reddetmeyeceğini umuyorum. Çünkü senin çok şefkat ve rahmet sahibi olduğunu biliyorum. Allah’ım! Sen, hacetini isteyene ihsanda bulunmaktan yorulmayan bir kerimsin ve bu senden bir şeyi eksiltmez. Sen, kendin vasfettiğin gibisin ve bizim vasfımızdan çok daha yücesin.</strong></p>



<p><strong>Allah’ım! Senden güzel sabır, yakın kurtuluş, doğru konuşan dil ve büyük mükâfat istiyorum. Ey Rabbim! Bildiğim ve bilmediğim her hayrı senden istiyorum. Allah’ım! Senden salih kullarının istedikleri şeylerin en hayırlısını istiyorum. Ey kendisine el açılanların en hayırlısı ve ey bahşiş edenlerin en cömerdi! Kendim, ailem, annem, babam, çocuklarım, yakınlarım ve din kardeşlerimle ilgili isteklerimi gerçekleştir. Yaşayışımı güzel kıl. Yiğitlik vasfını bende aşikâr et. Bütün hallerimi ıslah et. Beni ömrü uzun, ameli iyi, nimetini kendisine tamamladığın, kendisinden hoşnut olduğun ve baştan başa mutluluk, keramet ve rahatlık dolu temiz bir hayatla yaşattığın kimselerden kıl; sen dilediğini yaparsın. Senden başkası her istediğini yapamaz. Allah’ım! Beni kendi tarafından özel bir şekilde anılmaya layık kıl. Geceler ve gündüzler sana yakın olmak için yaptığım amelleri riya, gösteriş ve duyulup övülme tutkusundan uzak tut. Beni senin karşında eğilen ve huşu eden kullarından eyle. Allah’ım! Razkımı bol, vatanımı emniyetli kıl. Ailemi, evladımı ve mal varlığımı benim için göz aydınlığı ve sevinç vesilesi kıl. Bana verdiğin nimetleri elimden alma. Cismime sağlık, bedenime kuvvet ve dinime sağlık ver. Beni yaşattığın müddetçe kendi itaatine ve elçin Muhammed’in -Allah’ın salat ve selamı ona ve Ehl-i Beyt’ine olsun- itaatine muvaffak eyle. Beni kendi katından indirdiğin her çeşit hayır ve bereketten fazlasıyla nasibini alan kullarından kıl. Beni (özellikle) Kadir gecesinde indirdiğin hayır ve bereketten en çok nasibini alan kullarından eyle. Her yıl kullarına indirdiğin rahmet ve giydirdiğin afiyet giysisinden bana da nasip eyle. Beni, üzerlerinden belaları kaldırdığın, iyi amellerini kabul buyurduğun ve fenalıklarına göz yumduğun kullarından eyle. Bu yıl ve her yıl bana, Beyt-i Haram’ı (Kâbe’yi) ziyareti nasip eyle. Ve sonsuz fazlından bana bol rızık ver.</strong></p>



<p><strong>Ey Mevlam! Tüm fenalıkları benden defet. Eziklik duymamam için borcumu ve üzerimde olan kul haklarını eda eyle. Bana zulmetmeye kalkışanların, düşmanlarımın ve beni çekemeyenlerin gözlerini ve kulaklarını benden uzaklaştır. Beni onlara galip et. Gözümü ışıklı ve kalbimi mutlu kıl. Hüzün ve kederimi, rahatlık ve ferahlığa çevir. Yaratıklarından, bana kötülük etmeye kalkışanı ayaklarım altına düşür (zelil eyle).</strong></p>



<p><strong>Beni, şeytanın, sultanın ve kötü amellerimin fenalıklarından koru. Beni tüm günahlardan arındır. Lütfunla beni cehennem ateşinden kurtar. Rahmetinle beni cennete götür. Fazlınla cennet hurileriyle evlenmeyi bana nasip et. Beni salih evliyan Muhammed ve onun temiz, üstün ve seçkin Ehl-i Beyt’iyle birlikte mahşur eyle. Salat ve selamın onlara, onların bedenlerine ve ruhlarına olsun. Allah’ım ve Mevlam! Andolsun izzet ve celaline, eğer beni günahlarımdan dolayı hesaba çekecek olursan, ben de senin affını öne sürerim. Eğer beni cimriliğimden dolayı hesaba çekecek olursan, ben de senin keremine sığınırım. Eğer beni ateşe atarsan, ben yine cehennem ehline seni sevdiğimi söylerim.</strong></p>



<p><strong>Allah’ım ve Mevlam! <a href="https://www.facebook.com/imammehdiyarenleri" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Eğer mağfiretin itaat ehli ve evliyana has olursa, günahkârlar kime yakarsınlar?!</a> Sadık kimselerden başka hiç kimseye ikram ve ihsan etmeyecek olursan, kötü insanlar kime sığınsınlar? Allah’ım! Eğer beni cehenneme atacak olursan, buna düşmanın (şeytan) sevinir. Ve eğer beni cennete götürürsen, buna Peygamber’in sevinir. Allah’a andolsun, Peygamber’inin sevinmesinin düşmanının sevinmesinden sana daha sevimli olduğunu biliyorum. Allah’ım! Kalbimi sana sevgi, senden korku, kitabına tasdik, sana iman ve sana kavuşma sevinci ile doldurmanı niyaz ediyorum; ey celal ve ikram sahibi!</strong></p>



<p><strong>Sana kavuşmayı bana sevimli kıl ve benim de sana varmamı kendine sevimli kıl. Sana vardığımda bana esenlik, kurtuluş ve keramet nasip et. Allah’ım! Beni geçmiş salihlere kavuştur ve kalan salihlerden eyle; salihlerin yolundan gitmeyi bana nasip et. Salihleri kendi nefislerine galip eylediğin gibi, beni de kendi nefsime galip et.</strong></p>



<p><strong>Amelimi en iyi şekilde sonuçlandır. Rahmetinle amelimin mükafatını cennet kıl. Beni, bana verdiğin şeylerden razı olduğun şekilde yararlanmaya muvaffak eyle. Bana dinde sebat ver. Ey Rabbim! Beni kurtardığın fenalığa bir daha döndürme. Ey âlemlerin Rabbi olan Allah’ım! Senden ancak, sana kavuşmakla sonuçlanan bir iman gücü istiyorum. Beni yaşattığın sürece böyle bir imanla yaşat; böyle bir imanla öldür ve böyle bir imanla mahşur et. Amelimde ihlaslı olmam için kalbimi dininde riyadan, şüpheden ve duyulup övülme tutkusundan uzak tut. Allah’ım! Bana dinini kavrama, hükmünü ve ilmini anlama kabiliyeti, rahmetinden iki kanat ve günahlardan sakınma gücü ver.</strong></p>



<p><strong>Nurunla yüzümü ak et. Katında olana beni rağbetli kıl. Beni kendi yolunda ve Peygamber’inin dini üzerine öldür. Allah’ın salat ve selamı ona ve onun Ehl-i Beyt’ine olsun. Allah’ım! Tembellikten, yorgunluktan, hüzünden, korkudan, cimrilikten, gafletten, katı kalplilikten, zilletten, düşkünlükten, fakirlikten, her türlü beladan, gizli ve açık kötülüklerden sana sığınırım. Kanaat etmeyen nefisten, doymayan karından, huşu etmeyen kalpten, kabul olunmayan duadan ve faydası olmayan amelden sana sığınırım. <a href="https://www.facebook.com/imammehdiyarenleri" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Ey Rabbim! Nefsim, dinim, dünyam ve bana verdiğin tüm nimetler hususunda, rahmetinden kovulmuş olan Şeytan’ın şerrinden sana sığınıyorum.</a> Muhakkak sen işiten ve bilensin. Allah’ım! Senin gazabından hiç kimse kurtaramaz beni. Senden başka sığınılacak birini bulamıyorum. Bu durumda beni azabının hiçbir çeşidine duçar eyleme. Beni helakete ve acı azabına doğru sürükleme. Allah’ım! (Amellerimi) Benden kabul eyle. Ad ve şanımı yücelt. Günahlarımı dök. Hatalarımla beni anma. Meclisimin sevabını, konuşma ve duamın mükâfatını kendi rızan ve cennetin kıl.</strong></p>



<p><strong>Senden istediklerimin hepsini bana ver ey Rabbim! Fazl ve rahmetini bana artır. Benim sana rağbetim çoktur, ey âlemlerin Rabbi! Allah’ım! Sen kitabında, haksızlık yapanı affetmemizi buyurmuşsun. Gerçekten biz kendimize zulmettik; o halde bizi affet. Şüphesiz sen affetmeye bizden daha layıksın. Sen bize, dilenciyi kapımızdan boş çevirmememizi emrettin. Ben de bir dilenci olarak kapına geldim; hacetimi vermeden beni geri çevirme. Bize, elimizin altında olanlara iyilik yapmamızı emrettin. Biz de senin kullarınınız; bizi cehennem ateşinden kurtar. Ey kederli anımda sığınağım! Ey zor anlarımda elimden tutan! Sana sığındım ve senden yardım diledim. Senden başkasına sığınmıyorum ve senden başkasından kurtuluş ummuyorum. O halde bana yardımcı ol ve kederlerimi kalbimden gider. Ey esirleri kurtaran ve ey çok günahları affeden! Az itaatimi kabul eyle ve çok günahlarımı bağışla. Sensin merhametli ve çok bağışlayan. Allah’ım! Senden, kalbimden hiçbir zaman çıkmayan kâmil ve sabit bir iman ve hakkımdaki takdirlerinden başka hiçbir şeyin bana ulaşamayacağını bilmeme sebep olacak kâmil bir yakîn niyaz ediyorum. Hayatımda bana verdiğin şeylere beni razı ve hoşnut eyle; ey merhametlilerin en merhametlisi!</strong></p>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/ebu-hamza-sumali-duasi/">Ebu Hamza Sumali Duası</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://imammehdiyarenleri.org/ebu-hamza-sumali-duasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Seher Duası</title>
		<link>https://imammehdiyarenleri.org/seher-duasi/</link>
					<comments>https://imammehdiyarenleri.org/seher-duasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[YÖNETİCİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Mar 2022 17:51:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dualar]]></category>
		<category><![CDATA[Üç Aylar]]></category>
		<category><![CDATA[Seher Duası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://imammehdiyarenleri.org/?p=1029</guid>

					<description><![CDATA[<p>Seher Duası; İmam Rıza&#8217;dan (a.s) İmam Bâkır&#8217;ın (a.s) sahurlarda okuduğu rivayet edilen bu değerli ve derin muhtevalı duanın isimi &#8221; Seher Duası dır.&#8221; Seher Duası Arapça اَللّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ مِنْ&#8230; </p>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/seher-duasi/">Seher Duası</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p> <strong>Seher Duası; <a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-riza/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">İmam Rıza&#8217;dan (a.s)</a> <a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-muhammed-bakir/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">İmam Bâkır&#8217;ın (a.s)</a> sahurlarda okuduğu rivayet edilen bu değerli ve derin muhtevalı duanın isimi  &#8221; Seher Duası dır.&#8221;</strong></p>



<h2 class="has-text-color wp-block-heading" id="seher-duasi-arapca" style="color:#ff0000">Seher Duası Arapça</h2>



<p style="font-size:25px"><strong>اَللّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ مِنْ بَهائِكَ بأَبْهاهُ وَكُلُّ بَهائِكَ بَهِيٌّ، اَللّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِبَهائِكَ كُلِّهِ، اَللّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ مِنْ جَمالِكَ بِأَجْمَلِهِ وَكُلُّ جَمالِكَ جَميلٌ، اَللّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِجَمالِكَ كُلِّهِ، اَللّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ مِنْ جَلالِكَ بِأَجَلِّهِ وَكُلُّ جَلالِكَ جَليلٌ، اَللّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِجَلالِكَ كُلِّهِ، اَللّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ مِنْ عَظَمَتِكَ بِأَعْظَمِها وَكُلُّ عَظَمَتِكَ عَظَيمَةٌ، اَللّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِعَظَمَتِكَ كُلِّها، اَللّهُمَّ إِنِّي أَسَأَلُكَ مِنْ نُورِكَ بِأَنْوَرِهِ وَكُلُّ نُورِكَ نَيِّرٌ، اَللّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِنُورِكَ كُلِّهِ، اَللّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ مِنْ رَحْمَتِكَ بِأَوْسَعِها وَكُلُّ رَحْمَتِكَ واسِعَةٌ، اَللّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِرَحْمَتِكَ كُلِّها، اَللّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ مِنْ كَلِماتِكَ بِأَتَمِّها وَكُلُّ كَلِماتِكَ تامَّةٌ، اَللّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِكَلِماتِكَ كُلِّهَا، اَللّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ مِنْ كَمالِكَ بِأَكْمَلِهِ وَكُلُّ كَمَالِكَ كامِلٌ، اَللّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِكَمالِكَ كُلِّهِ، اَللّهُمَّ إِنِّي</strong></p>



<p style="font-size:25px"><strong> أَسْأَلُكَ مِنْ أَسمائِكَ بِأَكْبَرِها وَكُلُّ أَسْمائِكَ كَبيرَةٌ، اَللّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِأَسْمائِكَ كُلِّها، اَللّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ مِنْ عِزَّتِكَ بأَعَزِّها وَكُلُّ عِزَّتِكَ عَزيزَةٌ، اَللّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِعِزَّتِكَ كُلِّها، اَللّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ مِنْ مَشِيْئَتِكَ بِأَمْضاها وَكُلُّ مَشِيْئَتِكَ ماضِيَةٌ، اَللّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِمَشِيْئَتِكَ كُلِّها، اَللّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ مِنْ قُدْرَتِكَ بِالْقُدْرَةِ الَّتي اسْتَطَلْتَ بِها عَلَى كُلِّ شَيْءٍ وَكُلُّ قُدْرَتِكَ مُسْتَطيلَةٌ، اَللّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِقُدْرَتِكَ كُلِّها، اَللّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ مِنْ عِلْمِكَ بِأَنْفَذِهِ وَكُلُّ عِلْمِكَ نافِذٌ، اَللّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِعِلْمِكَ كُلِّهِ، </strong></p>



<h3 class="wp-block-heading" id="ا-لل-ه-م-إ-ن-ي-أ-س-أ-ل-ك-م-ن-ق-و-ل-ك-ب-أ-ر-ضاه-و-ك-ل-ق-و-ل-ك-ر-ض-ي"><strong>اَللّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ مِنْ قَوْلِكَ بِأَرْضاهُ وَكُلُّ قَوْلِكَ رَضِيٌّ، </strong></h3>



<p style="font-size:25px"><strong>اَللّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِقَوْلِكَ كُلِّهِ، اَللّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ مِنْ مَسائِلِكَ بِأَحَبِّها اِلَيْكَ وَكُلُّ مَسائِلِكَ اِلَيْكَ حَبيبَةٌ، اَللّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِمَسائِلِكَ كُلِّها، اَللّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ مِنْ شَرَفِكَ بِأَشْرَفِهِ وَكُلُّ شَرَفِكَ شَريفٌ، اَللّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِشَرَفِكَ كُلِّهِ، اَللّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ مِنْ سُلْطانِكَ بِأَدْوَمِهِ وَكُلُّ سُلْطانِكَ دائِمٌ، اَللّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِسُلْطانِكَ كُلِّهِ، اَللّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ مِنْ مُلْكِكَ بِأَفْخَرِهِ وَكُلُّ مُلْكِكَ فاخِرٌ، اَللّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِمُلْكِكَ كُلِّهِ، اَللّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ مِنْ عُلُوِّكَ بِأَعْلاهُ وَكُلُّ عُلُوِّكَ عالٍ، اَللّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِعُلُوِّكَ كُلِّهِ، اَللّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ مِنْ مَنِّكَ بِأَقْدَمِهِ وَكُلُّ مَنِّكَ قَديمٌ، اَللّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِمَنِّكَ كُلِّهِ، اَللّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ مِنْ آياتِكَ بِأَكْرَمِها وَكُلُّ آياتِكَ كَريمَةٌ، اَللّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِآياتِكَ كُلِّها، اَللّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِما أَنْتَ فيهِ مِنَ الشَّأنِ وَالْجَبَرُوتِ، وَأَسْأَلُكَ بِكُلِّ شَأْنٍ وَحْدَهُ وجَبَرُوتٍ وَحْدَها، اَللّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِما تُجيبُني بِهِ حينَ أَسْأَلُكَ فَأَجِبْني يا اَللهُ.</strong></p>



<h2 class="has-text-color wp-block-heading" id="seher-duasi-meali" style="color:#ff0000">Seher Duası MEALİ</h2>



<p><strong>&#8220;Allah&#8217;ım! Aydınlığının en aydın mertebesini vasıta kılarak sana el açıyorum. Elbette senin aydınlığının bütün mertebeleri parlaktır. Allah&#8217;ım! Aydınlığının bütün mertebeleri hakkına (hacetlerimi) senden diliyorum. Allah&#8217;ım! Cemalinin en güzel mertebesini vasıta kılarak sana el açıyorum. Elbette senin cemalinin bütün mertebeleri güzeldir. Allah&#8217;ım! Cemalinin bütün mertebeleri hakkına (hacetlerimi) senden diliyorum. Allah&#8217;ım! Celalinin en yüce mertebesini vasıta kılarak sana el açıyorum. Elbette senin celalinin bütün mertebeleri yücedir. Celalinin bütün mertebeleri hakkına (hacetlerimi) senden diliyorum. Allah&#8217;ım! Azametinin en büyük mertebesini vasıta kılarak sana el açıyorum. Elbette senin azametinin bütün mertebeleri büyüktür. </strong></p>



<h3 class="wp-block-heading" id="allah-im-azametinin-butun-mertebeleri-hakkina-hacetlerimi-senden-diliyorum">Allah&#8217;ım! Azametinin bütün mertebeleri hakkına (hacetlerimi) senden diliyorum.</h3>



<p><strong> Allah&#8217;ım! Nurunun en nurlu mertebesini vasıta kılarak sana el açıyorum. Elbette senin nurunun bütün mertebeleri nurludur. Allah&#8217;ım! Nurunun bütün mertebeleri hakkına (hacetlerimi) senden diliyorum. Allah&#8217;ım! Rahmetinin en geniş mertebesini vasıta kılarak sana el açıyorum. Muhakkak senin rahmetinin bütün mertebeleri geniştir. Allah&#8217;ım! Rahmetinin bütün mertebeleri hakkına (hacetlerimi) senden diliyorum. Allah&#8217;ım! Kelimelerinin en mükemmelini vasıta kılarak sana el açıyorum. Elbette senin kelimelerinin hepsi mükemmeldir. Allah&#8217;ım! Bütün kelimelerin hakkına (hacetlerimi) senden diliyorum. Allah&#8217;ım! Kemalinin en kâmil mertebesini vasıta kılarak sana el açıyorum. Elbette senin kemalinin bütün mertebeleri kâmildir. Allah&#8217;ım! Bütün kemal mertebelerinin hakkına (hacetlerimi) senden diliyorum. Allah&#8217;ım! İsimleinin en büyüğünü vasıta kılarak sana el açıyorum. Elbette senin bütün isimlerin büyüktür. Allah&#8217;ım! Bütün isimlerinin hakkına (hacetlerimi) senen diliyorum.</strong></p>



<p><strong>Allah&#8217;ım! İzzetinin en yüce mertebesini vasıta kılarak sana el açıorum. Elbette senin izzetinin bütün mertebeleri yücedir. Allah&#8217;ım! Bütün izzet mertebelerin hakkına (hacetlerimi) senden diliyorum. Allah&#8217;ım! Meşiyyetinin en etkili mertebesini vasıta kılarak sana el açıyorum. Elbette senin meşiyyetinin bütün mertebeleri etkili ve kesindir. Allah&#8217;ım! Meşiyetinin bütün mertebeleri hakkına (hacetlerimi) senden diliyorum. Allah&#8217;ım! Kudretinin her şeyi kuşatan mertebesini vasıta kılarak sana el açıyorum. Elbette senin kudretinin bütün mertebeleri (her şeyi) kuşatıcıdır. Allah&#8217;ım! Kudretinin bütün mertebeleri hakkına (hacetlerimi) senden diliyorum. Allah&#8217;ım! İlminin en etkili mertebesini vasıta kılarak sana el açıyorum. Elbette senin ilminin bütün mertebeleri etkilidir. Allah&#8217;ım! İlminin bütün mertebeleri hakkına (hacetlerimi) senden diliyorum.</strong></p>



<p><strong><a href="https://www.facebook.com/imammehdiyarenleri" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Allah&#8217;ım! En beğenilmiş sözünü vasıta kılarak sana el açıyorum.</a> Elbette senin bütün sözlerin beğenilmiş ve güzeldir. Allah&#8217;ım! Bütün sözlerin hakkına (hacetlerimi) senden diliyorum. Allah&#8217;ım! Mes&#8217;elelerinin en sevilenini vasıta kılarak sana el açıyorum. Elbette senin bütün mes&#8217;elelerin sevilendir. Allah&#8217;ım! Bütün mes&#8217;elelerin hakkına (hacetlerimi) senden diliyorum. Allah&#8217;ım! Şerefinin en üstün mertebesini vasıta kılarak sana el açıyorum. Elbette senin şerefinin bütün mertebeleri şeriftir. Allah&#8217;ım! Şerefinin bütün mertebeleri hakkına (hacetlerimi) senden diliyorum.</strong></p>



<h3 class="wp-block-heading" id="allah-im-en-surekli-saltanat-ve-hakimiyetin-hakkina-sana-el-aciyorum">Allah&#8217;ım! En sürekli saltanat ve hâkimiyetin hakkına sana el açıyorum.</h3>



<p><strong> Elbette senin saltanat ve hâkimiyetinin hepsi sürekli ve ebedidir. Allah&#8217;ım! Hâkimiyet ve saltanatının hepsi hakkına (hacetlerimi) senden diliyorum. Allah&#8217;ım! En muhteşem mülkünün hakkına sana el açıyorum. Elbette senin bütün mülkün muhteşemdir. Allah&#8217;ım! Bütün mülkün hakkına (hacetlerimi) senden diliyorum. Allah&#8217;ım! Ululuğunun en yüce mertebesi hakkına sana el açıyorum. Elbette senin ululuğunun bütün mertebeleri yücedir. Allah&#8217;ım! Ululuğunun bütün mertebeleri hakkına (hacetlerimi) senden diliyorum. Allah&#8217;ım! İhsanının en kadimi hakkına sana el açıyorum. Elbette senin bütün ihsanların kadimdir. </strong></p>



<p><strong>Allah&#8217;ım! Bütün ihsan ve lütufların hakkına (hacetlerimi) senden diliyorum. Allah&#8217;ım! Ayetlerinin en değerlisi hakkına sana el açıyorum. Elbete senin bütün ayetlerin değerlidir. Allah&#8217;ım! Bütün ayetlerin hakkına (hacetlerimi) senden diliyorum. Allah&#8217;ım! Sahip olduğun şan ve ceberutun hakkına sana yalvarıyorum. Başlı başına bütün şan ve bütün ceberutlar hakkına senden (hacetlerimi) diliyorum. Allah&#8217;ım! Reddetmeyeceğin ve kabul edeceğin şeyleri vasıta kılarak sana el açıyorum. O hâlde (dualarımı) kabul buyur ya Allah!&#8221;</strong></p>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/seher-duasi/">Seher Duası</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://imammehdiyarenleri.org/seher-duasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
