<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İMAM ALİ&#039;DEN HADİSLER arşivleri - İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</title>
	<atom:link href="https://imammehdiyarenleri.org/tag/imam-aliden-hadisler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://imammehdiyarenleri.org/tag/imam-aliden-hadisler/</link>
	<description>Adalet Güneşinin Doğacağı Sabahın Özlemiyle</description>
	<lastBuildDate>Mon, 14 Feb 2022 20:06:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>

<image>
	<url>https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2026/03/cropped-imy-32x32.jpg</url>
	<title>İMAM ALİ&#039;DEN HADİSLER arşivleri - İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</title>
	<link>https://imammehdiyarenleri.org/tag/imam-aliden-hadisler/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İmam Ali as ‘dan: Akıl ve Bilgi</title>
		<link>https://imammehdiyarenleri.org/imam-ali-as-dan-akil-ve-bilgi/</link>
					<comments>https://imammehdiyarenleri.org/imam-ali-as-dan-akil-ve-bilgi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[YÖNETİCİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Jan 2022 18:28:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hadisler]]></category>
		<category><![CDATA[İMAM ALİ'DEN HADİSLER]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://imammehdiyarenleri.org/?p=653</guid>

					<description><![CDATA[<p>İmam Ali as buyurdular ki ; İmam Ali &#8220;a.s&#8221; Akıllının gönlü, sırrının sandığıdır. Güler yüz, güzel huy dostluk ağıdır; tahammülse ayıpların kabridir. (İmam Hasan&#8217;a (a.s) buyurdular ki.) Oğulcuğum, benden dört&#8230; </p>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-ali-as-dan-akil-ve-bilgi/">İmam Ali as ‘dan: Akıl ve Bilgi</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="has-white-color has-black-background-color has-text-color has-background">İmam Ali as buyurdular ki ;</p>



<ul class="has-black-color has-text-color has-background wp-block-list" style="background:linear-gradient(100deg,rgba(6,147,229,0.01) 0%,rgb(163,32,0) 26%,rgb(163,158,0) 42%,rgb(163,0,153) 58%,rgb(163,0,27) 73%,rgb(135,224,82) 100%)"><li>İmam Ali &#8220;a.s&#8221; Akıllının gönlü, sırrının sandığıdır. Güler yüz, güzel huy dostluk ağıdır; tahammülse ayıpların kabridir.</li><li><a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-hasan">(İmam Hasan&#8217;a</a> (a.s) buyurdular ki.) Oğulcuğum, benden dört şey belle, işlediğin zaman sana zarar vermeyecek dört şeyi de aklında tut: Zenginliğin en üstünü akıldır; yoksulluğun en büyüğü ahmaklık. Korkulacak şeylerin en korkuncu kendini beğenmektir; soyun-sopun en yücesi güzel huy. Oğulcuğum, ahmakla eş dost olmaktan sakın; sana fayda vermek isterken zararı dokunur. Nekesle eş dost olmaktan sakın; ona en fazla muhtâç olduğun zaman yardımına koşmaz, oturur. Kötülük edenle eş dost olmaktan sakın; o, pek az bir şeye seni satar gider. Yalancıyla eş dost olmaktan sakın; çünkü o, serâba benzer; uzağı yakın gösterir sana, yakını uzaklaştırır senden. Akıllının dili gönlünün ötesindedir; ahmağın gönlüyse dilinin ötesinde.</li><li> Akıl gibi zenginlik, bilgisizlik gibi yoksulluk, edep gibi miras, danışmak gibi arka olamaz.</li><li>Bilgisiz kişiyi, bir işte, bir fikirde ya pek ileri  görürsün, ya pek geri kalmış.</li><li>Akıl tamamlandı mı söz azalır.</li><li>İşler şüpheli göründü mü, sonunu görerek önü hakkında hüküm vermek gerekir.</li><li>Nerede olursa olsun, hikmeti almaya bak; çünkü hikmet münâfıkın gönlünde, oradan çıkıp ona sâhip olan müminin gönlüne girerek karar edinceye dek sâkin olmaz.</li><li>Hikmet, müminin yitik malıdır; isterse nifak ehlinden olsun, hikmeti al.</li><li>Bilmiyorum demeyi bırakan kişi, öleceği yerden yaralanır gider.</li><li>Bilginin en aşağılığı, dilde olanıdır; en yücesi de insanın uzuvlarında ve işlerinde görünenidir.</li><li>Bir haberi duydunuz mu onun hükmüne uymak suretiyle duyun, belleyin ve rivâyet edin onu; yalnız nakletmek için değil; çünkü bilgiyi rivâyet edenler çoktur; fakat ona riâyet edenler azdır.</li><li>Nice bilgin vardır ki bilgisi olduğu halde ona fayda vermez de bilgisizliği öldürür gider onu.</li><li>Akıldan daha faydalı mal, kendini beğenmekten daha korkunç yalnızlık, tedbir gibi akıl, takvâ gibi kerem, güzel huy gibi eş dost, edep gibi miras, başarı gibi kılavuz, iyi işlerde bulunmak gibi alış-veriş, sevap gibi kâr, şüpheli şeylerde durup çekinmek gibi sakınmak, haramdan kaçınmak gibi zâhitlik, düşünmek gibi bilgi, farzları yerine getirmek gibi ibâdet, utanmak ve sabretmek gibi îman, gönül alçaklığı gibi soy sop, bilgi gibi yücelik, hilim gibi üstünlük, danışmak gibi arka yoktur.</li><li>İktisada riâyet eden yoksulluğa düşmez.</li><li>Hoş geçinmek aklın yarısıdır.</li></ul>



<h2 class="has-white-color has-black-background-color has-text-color has-background wp-block-heading">(İmam Ali as Kümeyl b. Ziyâd&#8217;in-Nahai&#8217;nin (r.a) elini tutup şehrin dışına çıkardılar. Sahraya varınca bir ah çektiler de buyurdular ki:)</h2>



<ul class="has-black-color has-text-color has-background wp-block-list" style="background:linear-gradient(100deg,rgba(6,147,229,0.01) 0%,rgb(163,32,0) 26%,rgb(163,158,0) 42%,rgb(163,0,153) 58%,rgb(163,0,27) 73%,rgb(135,224,82) 100%)"><li> Ey Kümeyl, bu gönüller kaplardır; en hayırlı kap da içindekini en iyi koruyanıdır. Benden duyduğun sözü aklında tut. İnsanlar üç kısımdır: Rabb&#8217;e mensup bilgin, kurtuluş yolunda bilgi belleyen, bunlardan başkaları pisliğe bulanmış sineklerdir; her seslenen kişiye bilmeden uyan, her yele kapılıp giden kişilerdir. Onlar ne bilgi ışıklarıyla ışıklanmışlardır, ne kuvvetli bir desteğe dayanmışlardır. Ey Kümeyl, ilim maldan hayırlıdır; ilim seni korur, sense malı korursun. Mal, vermekle azalır, ilim öğretmekle çoğalır. Mal sâhipleri malın zevâliyle zevâl bulup giderler. Ey Ziyâdoğlu Kümeyl, bilgiyi elde etmek, âdetâ dindir ki Allah&#8217;a onunla yol bulunur. İnsan, yaşarken onunla tâat elde eder; ölümünden sonra da iyilikle, hayırla anılır. İlim hâkimdir, malsa hüküm altındadır, mağluptur. Ey Kümeyl, malları hazinelerde biriktirenler, diriyken ölmüşlerdir; bilginlerse dünyâ durdukça yaşarlar. Kendileri yok olup gitmişlerdir, fakat eserleri yüreklerde mevcuttur. (Göğüslerine işaretle) Burada öylesine derin, öylesine geniş bir bilgi var ki ne olurdu, bunu anlayabilecek biri bulunsaydı. Evet, tez anlar birini buluyorum, fakat emin değilim ondan, din hükümlerini dünyâya âlet edebilir; Allah&#8217;ın nimetleriyle Allah kullarına, Allah&#8217;ın delilleriyle Allah&#8217;ın dostlarına karşı üstünlük dâvâsına girişebilir. Yahut gerçeğe sâhip olanlara boyun eğen, fakat önüne ardına dikkat etmeyen, can gözü açık olmayan, daha başlangıçta şüpheye düşüp gönlünden işkillenen birini bulabiliyorum. Oysa ne buna inanılabilir ne ona. Yahut da dünyâ lezzetine sarılan, hemencecik şehvetlere atılan, yahut da mal mülk toplamaya hırsı olan birini buluyorum; oysa bu ikisi de hiç bir hususta dîne riayet edenlerden değildir. Bu iki bölük, ancak otlayan hayvanlara benzer. İşte ilim, ilim ehlinin ölümüyle böylece ölür gider. Allah&#8217;ım, evet; yeryüzü, Allah için delil ve hüccet olan, onun adına kaaim bulunan birisinden hâlî kalmaz; o, ilmi ve dîni ayakta tutar; ama meydanda olur, bilinir, tanınır, yahut hikmete mebnî korkar görünür, gizlenir. Allah&#8217;ın hüccetlerinin, Allah&#8217;ın apaçık delillerinin batıl olmaması için hüküm budur, böyledir. Ama bu, niceye bir böyle sürür gider? Andolsun Allah&#8217;a ki onların sayıları azdır. Allah katında dereceleri pek büyüktür. Allah delillerini, onlara bezeyenlere ısmarlayıncaya, kendi benzerlerinin gönüllerine verinceye dek onlarla korur. Allah onların can gözlerini açar, bilgiyi onlara sunar; onlar da yakin ruhuyla kuvvetlenirler; güçlükleri kolay görürler, bilgisizlerin kaçındıkları, hoş görmedikleri şeyler hoş görünür onlara; canları yüceler yücesi olan yakınlık duraklarında olduğu halde bedenleriyle dünyâ ehlinden görünürler, onlarla görüşüp konuşurlar. İşte bunlardır Allah&#8217;ın halîfeleri, yarattığı yer yüzünde. Bunlardır halkı dînine çağıranlar. Âh, âh, ne de özlerim onları görmeyi. Ey Kumeyl, istersen dön, git artık.</li></ul>



<h2 class="has-white-color has-black-background-color has-text-color has-background wp-block-heading"><strong><em> İmam Ali as buyurdular ki ;  </em></strong></h2>



<ul class="has-black-color has-text-color has-background wp-block-list" style="background:linear-gradient(100deg,rgba(6,147,229,0.01) 0%,rgb(163,32,0) 26%,rgb(163,158,0) 42%,rgb(163,0,153) 58%,rgb(163,0,27) 73%,rgb(135,224,82) 100%)"><li><a href="https://www.facebook.com/imammehdiyarenleri">Kendi bildiğine göre danışmadan iş gören, helâk olur gider;</a> insanlarla danışansa onların akıllarına eş olur.</li><li>İnsanlar, bilmedikleri şeylere düşmandırlar. </li><li>İnsanın kendini beğenmesi, aklına haset eden bir sıfattır.</li><li>Yüce kişinin en iyi huylarından biri bildiğini bilmezlikten gelmesidir.</li></ul>



<h2 class="has-white-color has-black-background-color has-text-color has-background wp-block-heading"><em>(Akıllı kimdir, anlat denince  İmam Ali as buyurdular ki:)</em></h2>



<ul class="has-black-color has-text-color has-background wp-block-list" style="background:linear-gradient(100deg,rgba(6,147,229,0.01) 0%,rgb(163,32,0) 26%,rgb(163,158,0) 42%,rgb(163,0,153) 58%,rgb(163,0,27) 73%,rgb(135,224,82) 100%)"><li>Her şeyi lâyık olduğu yere koyandır. (Câhili anlat dediler;)(buyurdular ki:) Anlattım ya.</li><li>Öfke delilikten bir kısımdır. Çünkü sâhibi nâdim olur; nâdim olmuyorsa deliliği adamakıllı pekişmiş demektir.</li><li>Hikmet sâhibi kişilerin sözleri doğruysa devâdır, yanlışsa hastalık.</li><li>Bilginizi bilgisizlik, yakininizi şüphe hâline getirmeyin.</li><li>Bildiniz mi amel edin; yakine erdiniz mi ayak direyin.</li><li>Allah bir kulu alçalttı mı, ona bilgi başarısını men eder.</li><li>Ahmakla eş dost olma; kendi yaptığını sana güzel gösterir, seni de kendine benzetmek ister.</li><li>İbret alınacak şeyler ne de çok, ibret alanlarsa ne az.</li><li>İlim ikidir: Yaratılıştan olan, duyup bellenen. Duyulup bellenen bilgi, yaratılışta bilgi kabiliyeti yoksa fayda vermez.</li><li>İlim amelle eşittir; bilen amel eder. İlim, amelle seslenin; Amel cevap verirse ne âlâ, cevap vermedi mi ilim de göçer gider.</li><li></li></ul>



<h2 class="has-white-color has-black-background-color has-text-color has-background wp-block-heading">(İmam Ali as Câbir b. Abdullah-i Ansârî&#8217;ye buyurdular ki:)</h2>



<ul class="has-black-color has-text-color has-background wp-block-list" style="background:linear-gradient(100deg,rgba(6,147,229,0.01) 0%,rgb(163,32,0) 26%,rgb(163,158,0) 42%,rgb(163,0,153) 58%,rgb(163,0,27) 73%,rgb(135,224,82) 100%)"><li>Yâ Câbir, dünyâ dört şey üstünde durur: Bilgisiyle amel eden, halka da öğreten bilgin; öğrenmekten utanmayan, çekinmeyen bilgisiz, varlığında nekeslikte bulunmayan cömert, âhiretini dünyâsına satmayan yoksul. Bilgin, bilgisini yitirirse, bilgisiz de öğrenmekten çekinir. Zengin, malında nekeslik ederse yoksul da âhiretini dünyâsına satar. Yâ Câbir, kime Allah&#8217;ın nimetleri çok gelir, kimin malı fazlalaşırsa insanların ona ihtiyacı artar; kim, Allah&#8217;ın verdiği nimetlerde kendisine vâcip olanı yerine getirirse o nimetlerin devâmına, sebep olur; kim, vâcip olanı ifâ etmezse o malı mülkü zevâle atmış, yok etmeye başlamıştır.</li><li>Seni azgınlık, yolundan alıkor, doğru yola sevk ederse bu aklına delâlet eder, akıllı olduğuna delil olarak bu yeter sana.</li><li>Nice kişiler vardır ki haklarında güzel sözler söyleyen kişilerin sözlerine kanarlar, aldanırlar.</li><li>Hüküm verişte susmakta hayır olmadığı gibi bilgisiz söz söylemekte de hayır yoktur.</li><li>İki haris vardır ki doymaz da doymaz: Bilgi isteyen, dünyâ dileyen.</li><li>Her kaba bir şey koyunca daralır; ancak bilgi kabı müstesnâ. Ona bilgi kondukça genişler.</li><li>Âlim ölü olsa bile diridir. câhil diri olsa bile ölü.</li><li>Bilgi, tükenmeyen bir hazinedir; akıl, eskimeyen, yıpranmayan bir elbise.</li><li>Bilgin, kadrini bilen kişidir; bilgisiz, yaptığını bilmeyen kişidir. Akıllı, ameline dayanır, câhil, emeline dayanır. Bilgin, kalbiyle, gönlüyle bakar görür; câhil, gözüyle bakar görür.</li><li>Akıl gurbette yakın bulmaktır; ahmaklık vatanda gurbete düşmektir.</li><li>Cahiller çoğalınca bilginler garip olurlar.</li></ul>



<h2 class="has-white-color has-black-background-color has-text-color has-background wp-block-heading"><strong><em>İmam Ali as buyurdular ki ; </em></strong></h2>



<ul class="has-black-color has-text-color has-background wp-block-list" style="background:linear-gradient(100deg,rgba(6,147,229,0.01) 0%,rgb(163,32,0) 26%,rgb(163,158,0) 42%,rgb(163,0,153) 58%,rgb(163,0,27) 73%,rgb(135,224,82) 100%)"><li>Hilim, hikmetin meyvesidir; gerçekse dalları, budaklarıdır.</li><li>Allah rahmet etsin kadrini bilene, haddini aşmayana.</li><li>Bilgin kişinin rütbesi, rütbelerin en yücesidir. Bilgin kişinin bilgisinden dolayı şükrü, bilgisiyle amel etmesi ve o bilgiyi, müstahak olana belletmesidir.</li><li>İki şey vardır ki sonu bulunmaz; Bilgi, akıl.</li><li>Akıllının zannı, câhilin yakininden daha doğrudur.</li><li>Şer işle hayır dileyenin aklı da bozulmuştur, duygusu da.</li><li>Az ilmi olup da onunla amel eden, çok ilmi olup da amel etmeyenden hayırlıdır.</li><li>Ölç, biç, sonra kes; düşün, taşın, sonra söyle; anla, bil, sonra yap.</li><li>Kendini bilmeyen, başkasını nasıl bilir? Ya söyleyen, işrâd eden bilgin ol, ya dinleyen, belleyen kesil; üçüncüsü olmaktan sakın.</li></ul>



<p class="has-white-color has-black-background-color has-text-color has-background"><strong><em> İmam Ali &#8220;a.s&#8221; buyurdular ki ; </em></strong></p>



<ul class="has-black-color has-text-color has-background wp-block-list" style="background:linear-gradient(100deg,rgba(6,147,229,0.01) 0%,rgb(163,32,0) 26%,rgb(163,158,0) 42%,rgb(163,0,153) 58%,rgb(163,0,27) 73%,rgb(135,224,82) 100%)"><li>Kişinin gönderdiği elçi, aklının tercemânıdır; mektubuysa özden daha anlatışlıdır.</li><li>Seni ıslâh etmeyen bilgi, sapıklıktır; sana faydası olmayan mal, vebâldir.</li><li>Câhil dostundan ziyâde akıllı düşmanına güven.</li><li>Görmek yalnız gözle olmaz; görüşler, görenleri aldatabilir.</li><li>Kullar, bilmedikleri şeylerde duraklasalardı ne kâfir olurlardı, ne dalâlete düşerlerdi.</li><li>Kendini bilen rabbini bilir.</li><li>İnsanın, kendisindeki noksanı bilip anlaması, olgunluktan ve ileri üstünlüğündendir.</li><li>Renkten renge giriş, inançtan inanca geçiş, ahmağın alâmetlerindendir.</li><li>Bilgiyle dirilen ölmez.</li><li>Bilgiyi, ehil olmayana veren, bilgiye zulmetmiştir.</li><li>Söyleyene bakma, söylenene bak.</li><li>Kendi reyinle hareket etme; kendi reyine uyan, helâk olur gider.</li></ul>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-ali-as-dan-akil-ve-bilgi/">İmam Ali as ‘dan: Akıl ve Bilgi</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://imammehdiyarenleri.org/imam-ali-as-dan-akil-ve-bilgi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İmam Ali a.s &#8216;dan: Dünya ve Ahiret</title>
		<link>https://imammehdiyarenleri.org/imam-ali-a-s-dan-hadisler/</link>
					<comments>https://imammehdiyarenleri.org/imam-ali-a-s-dan-hadisler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[YÖNETİCİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Jan 2022 14:10:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hadisler]]></category>
		<category><![CDATA[İMAM ALİ'DEN HADİSLER]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://imammehdiyarenleri.org/?p=648</guid>

					<description><![CDATA[<p>İmam Ali a.s &#8216;dan: Dünya ve Ahiret Dünyâ bir topluma teveccüh etti mi başkalarının iyiliklerini, güzelliklerini eğreti olarak onlara verir; bir toplumdan da yüz çevirdi mi kendilerindeki iyilikleri, güzellikleri de&#8230; </p>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-ali-a-s-dan-hadisler/">İmam Ali a.s &#8216;dan: Dünya ve Ahiret</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="has-black-color has-text-color has-background" style="background-color:#ea0808;font-size:25px"><strong><em>İmam Ali a.s &#8216;dan: Dünya ve Ahiret</em></strong></p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized is-style-default"><img decoding="async" src="https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2022/01/images.jpg" alt="" class="wp-image-650" width="86" height="106"/></figure>



<ol class="has-black-color has-cool-to-warm-spectrum-gradient-background has-text-color has-background wp-block-list"><li><a href="https://www.facebook.com/imammehdiyarenleri"><span style="color: initial;">Dünyâ bir topluma teveccüh etti mi başkalarının iyiliklerini,</span> güzelliklerini eğreti olarak onlara verir; bir toplumdan da yüz çevirdi mi kendilerindeki iyilikleri, güzellikleri de onlardan gidiverir.</a></li><li>Dünyadakiler, uykuda yol alan kervan ehline benzerler. Zaman bedenleri yıpratır, dilekleri tâzeler, ölümü yakınlaştırır; umulanı uzaklaştırır, kim ona dost olur, onu elde ederse zahmete düşer, kim onu yitirirse yorulur, darlığa uğrar.</li><li>İnsanların solukları ecellerine doğru attıkları adımlarıdır.</li><li>Zamanı ve zamanındakileri düzgünlük, iyilik kavradı mı bir insan, kendisinden kötü bir şey görünmeyen birisi hakkında kötü zanna düşerse zulmetmiş olur. Zamanı zamanındakileri kötülük kavradı mı bir insan, birisi hakkında iyi bir zanda bulunursa kendisini aldatmış olur.</li><li>Dünyâ görünüşü yumuşak olan, içinde öldürücü zehir bulunan bir yılana benzer. Aldanan bilgisiz ona meyleder, akıllı kişiyse ondan çekinir.</li><li>İmam<a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-alias-dan-din-iman-kura/"> Ali a.s</a> :Zaman ikidir; Ya sana yâr olur, ya aleyhine döner. Yâr oldu mu, aldanıp gaflete düşme; aleyhine döndü mü de dayan.</li><li>(Bir cenâzede gülen birisini duyunca İmam Ali as buyurdular ki.) Sanki ölüm, bizden başkalarına yazılmış, sanki bu gerçek, bizden başkasına hükmedilmiş. Sanki görüş durduğumuz şu ölüler, bir yere gidiyorlar ki tez bir zamanda dönüp tekrar gelecekler bize. Onları kabirlerine götürmedeyiz; miraslarını yemedeyiz. Sanki bizler onlardan sonra kalacaklarmışız. Her öğüdü unutmuşuz, her âfeti ardımıza atmışız. Bizi kökümüzden çıkaracak her belâya göz yummuşuz.</li><li>İmam Ali as :Ne mutlu kendisini alçaltana, kazancını tertemiz bir hâle koyana, özünü düzgün bir hâle getirene, huyunu güzelleştirene, malının fazlasını yoksullara verene, ağzını beyhude sözlerden yumana, şerrini insanlardan giderene; kendisine sünnet ağır gelmeyene, bidate mensup sayılmayana.</li><li>İmam Ali a.s :Şaşarım o kese ki korktuğu yoksulluğa doğru koşup durur; arayıp istediği zenginlik, elinden yiter geder. Dünyâda yoksullar gibi yaşar âhiretteyse zenginlerin sorusuyla soruya çekilir. Şaşarım o gülen, benliğe düşen kişiye ki, dün bir meni parçasıydı, yarın bir leş olacak. Şaşarım Allah&#8217;ın varlığından şüpheye düşene ki Allah&#8217;ın halkını görüp durur. Şaşarım Allah&#8217;ın varlığından şüphe edene ki ölenleri gözleriyle görür. Şaşarım âhiret yaşayışını, tekrar dirilişi inkâr edene ki ilk yaratılışı görür, bilir. Şaşarım yokluk yurdunu yapıp durana ki varlık yurdunu terk eder gider.</li><li>(Sıffin&#8217;den dönerlerken Kûfe dışındaki mezarlığa gelince İmam Ali a.s buyurdular ki:)</li><li>İmam Ali a.s :Ey yalnızlık diyarının, ıssız yerlerin, karanlık kabirlerin halkı, ey toprağa döşenmiş, gurbete düşmüş, yalnızlığa eş olmuş, korkunç ve tenhâ yerlere sığınmış kişiler, siz bizden önce yaşadınız, gittiniz; bizse ardınıza düştük, size ulaşmak üzereyiz. Bıraktığınız evlerde oturanlar var; zevcelerinizi nikâhladılar; mallarınızı paylaştılar. Bu bizim size verdiğimiz haber, sizden ne haber var? (Sonra ashabına dönerek buyurdular ki:) Söz söylemelerine izin verilseydi size elbette haber verirler, derlerdi ki: Gerçekten de en hayırlı azık takvâdır. </li><li>İmam Ali a.s :Allah&#8217;ın bir meleği vardır, her gün bağırır; doğun ölüm için. Toplayın yok olmak için, yapın yıkılmak için.</li><li>İmam Ali a.s :Dünya karar edilecek yurda geçittir; insanlarsa orda iki bölüktür: Bir bölüğü kendilerini satar; helâk eder dünyâ onları. Bir bölüğü canlarını kurtarır; azâd eder dünyâ onları.</li><li>İmam Ali a.s : Zamanın değişmesi insanların özlerindekini bildirir.</li><li>İmam Ali a.s :İnsanlar, dünyanın oğullarıdır. İnsan anasını severse kınanmaz.</li><li>İmam Ali a.s : Yoksul Âdemoğlu, eceli ne vakit gelip çatacak, bilmez. Ne illetlere uğrayacak, haberi bile olmaz. Yaptığı işler unutulmaz.</li><li>İmam Ali a.s :Sivrisinek ısırsa canı yanar; boğazında su dursa onu boğar; terlese pis pis kokar.</li><li>İmam Ali a.s :Dünyâ başkaları için yaratılmıştır, kendi için değil.</li><li>(Birisini dünyayı kınarken, yererken duyup İmam Ali a.s buyurdular ki:) Ey dünyânın aldayışlarına kapılan, uyduruşlarına aldanan, dünyâya kapılıyor, sonra da onu yermeye mi girişiyorsun? Sen mi dünyâyı suçlamadasın; dünyâ mı seni suçlamada? Ne vakit dünyâ seni şaşırttı, ne vakit aldattı? Toprağa atıp çürüttüğü babalarının helâk oldukları yerlere mi aldattı seni; yoksa yer altına attığı analarının yarattığı yerlerle mi kandırdı seni? Ne kadar çalıştın onlardan derdi, hastalığı gidermeye. Ne kadar uğraştın onları tedâvi ettirmeye. Onların iyileşmelerini iledin; onları iyileştirmek için hekimlere baş vurdun. Bu esirgemelerin onların hiç birine fayda etmedi. Onların devâsını aradın; çâresi olmadı; gücünle kuvvetinle ölümü gideremedin onlardan. Dünyâ onlara ettiği işle, sana örnek verdi; öldükleri yerle öleceğini gösterdi. Oysa dünyâ, sözünü gerçekleyene gerçeklik yurdudur; sözünü anlayana kurtuluş evidir. Ondan azık toplayana zenginlik diyârıdır; öğüdünü tutana öğütmahallidir. Dünyâ, Allah dostlarının secde yeridir; Allah meleklerinin namazgâhı. Allah vahyinin indiği yerdir; Allah dostlarının alış veriş yurdudur. Orada rahmet elde edenler; orada kâr edinirler, cenneti kazanırlar. Dünyâ, ölümü açıkça haber verdiği, kendisinden ayrılacağımızı seslenip bildirdiği, kendisinin ve kendinden olanların âkıbetini anlattığı halde, kimdir ki onu kınar, yermeye kalkar? Dünyâ, belalarıyla belâyı gösterir ehline; sevinciyle onları sevince teşvik eder. İnsan esenlikle dünyâda akşamı eder, musîbetle sabahı bulur. Bu, itâata yöneltmesidir onun; isyândan korkutmasıdır; çekinmeyi telkin etmesidir onun. Nedâmetle sabahlayanlar kınarlar onu. Kıyâmet günü başkalarıysa överler onu. Çünkü dünyâ onlara âkıbeti anlatmıştır, onlar da anlamışlardır; ne olacağını söylemiştir onlara, gerçeklemişlerdir onu; öğüt vermiştir onlara, tutmuşlardır öğüdünü onun. </li><li>İmam Ali a.s :İnsanlara bir zaman gelip çatar ki o zamanda Kur&#8217;ân&#8217;dan ancak eser ve yazı, İslâm&#8217;dan da isim kalır. O gün insanların mescitleri mâmurdur yapı bakımından; haraptır hidâyete mahal olmak bakımından. O gün mescitlerde oturanlar, onları yapanlar, yeryüzünün en kötü kişileridir; fitne onlardan çıkar, suç ve hatâ onlara sığınır. Kim o fitneye girmemek isterse sürüp götürürler, kim geri kalırsa yürütüp alırlar. Noksan sıfatlardan münezzeh olan Allah buyurur ki: Zâtıma andolsun ki ben, o kavme öylesine ir fitne gönderirim ki bilim sâhibi bile şaşırır kalır ve o fitneye dalar. Biz Allah&#8217;ın bağışlamasını, gafletle ayağımızı kaydırmamasını dilemekteyiz.</li><li>İmam Ali a.s :İnsanlar bir tomara çizilmiş sûretlere benzerler. Tomar dürüldükçe bir kısmı yiter, bir kısmı gelir.</li><li>İmam Ali a.s :Geceyle gündüz yaşayanların eserlerini gidermek, geçmişlerin izlerini yok etmek için çalışıp duran iki emekçidir.</li></ol>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-ali-a-s-dan-hadisler/">İmam Ali a.s &#8216;dan: Dünya ve Ahiret</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://imammehdiyarenleri.org/imam-ali-a-s-dan-hadisler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İmam Ali(as) &#8216;dan: DİN,İMAN, KUR&#8217;AN</title>
		<link>https://imammehdiyarenleri.org/imam-alias-dan-din-iman-kura/</link>
					<comments>https://imammehdiyarenleri.org/imam-alias-dan-din-iman-kura/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[YÖNETİCİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Jan 2022 03:14:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hadisler]]></category>
		<category><![CDATA[İMAM ALİ'DEN HADİSLER]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://imammehdiyarenleri.org/?p=631</guid>

					<description><![CDATA[<p>DİN, İMAN, MÜMİN, MÜSLİM, KUR’AN, İBADET (İmandan sorulduğu vakit buyurmuşlardır ki:) İman dört direk üstünde durur: Sabır, yakin, adalet, cihâd. İmam Ali(as) buyurdular: Sabır dört kısımdır: Özlem, korku, çekinmek, tetikte&#8230; </p>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-alias-dan-din-iman-kura/">İmam Ali(as) &#8216;dan: DİN,İMAN, KUR&#8217;AN</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<div class="wp-block-group"><div class="wp-block-group__inner-container is-layout-flow wp-block-group-is-layout-flow">
<h2 class="has-black-color has-white-background-color has-text-color has-background wp-block-heading"><em>DİN, İMAN, MÜMİN, MÜSLİM, KUR’AN, İBADET</em></h2>



<h2 class="has-black-color has-white-background-color has-text-color has-background wp-block-heading"><br>(İmandan sorulduğu vakit buyurmuşlardır ki:)</h2>



<h3 class="has-black-color has-white-background-color has-text-color has-background wp-block-heading">İman dört direk üstünde durur: Sabır, yakin, adalet, cihâd.</h3>



<p class="has-black-color has-white-background-color has-text-color has-background"><em><a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-ali/">İmam Ali(as)</a> buyurdular:</em></p>



<h4 class="has-black-color has-white-background-color has-text-color has-background wp-block-heading"><br>Sabır dört kısımdır: </h4>



<div class="wp-block-columns is-layout-flex wp-container-core-columns-is-layout-9d6595d7 wp-block-columns-is-layout-flex">
<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow" style="flex-basis:100%">
<div class="wp-block-group"><div class="wp-block-group__inner-container is-layout-flow wp-block-group-is-layout-flow">
<ul class="has-black-color has-cool-to-warm-spectrum-gradient-background has-text-color has-background wp-block-list"><li>Özlem, korku, çekinmek, tetikte durmak. Cenneti özleyen dileklerden vazgeçer. Cehennemden korkan haramlardan çekinir.  Dünyada çekinen kişi, dünyâ musîbetlerini hiçe sayar.Ölüme karşı tetik duransa hayırlı işlere koşar.</li></ul>



<h4 class="has-black-color has-text-color wp-block-heading"><br>Yakin de dört kısımdır: </h4>



<ul class="has-cool-to-warm-spectrum-gradient-background has-background wp-block-list"><li>Akıllılık, hikmeti yormak, geçmişlerden öğüt almak, geçenlerin yolunu yordamını izlemek.<br>Akıllılıkta gözü açık olana hikmet aydınlanır. Hikmeti apaydın gören ibret alır. İbret alansa geçmişlerdenmiş gibi hareket eder. Dünyaya da aldanmaz.</li></ul>



<h4 class="has-black-color has-white-background-color has-text-color has-background wp-block-heading"><br><a href="https://www.facebook.com/imammehdiyarenleri/">Adalet de dört kısımdır:</a></h4>



<ul class="has-black-color has-cool-to-warm-spectrum-gradient-background has-text-color has-background wp-block-list"><li>Anlayışta derine dalmak, bilgide derin olmak, aydın hükümle karara varmak, hilimde direnmek. Kim anlayış sâhibi olursa, ilmin dibine dalar; kim ilmin dibine dalarsa hükümde yol yordam neyse elde eder; hilim sâhibi olansa yaptığı işte ileri gitmez, insanlar arasında tertemiz yaşar.</li></ul>



<h4 class="has-black-color has-white-background-color has-text-color has-background wp-block-heading"><br>Savaş da dört kısımdır: </h4>



<ul class="has-black-color has-cool-to-warm-spectrum-gradient-background has-text-color has-background wp-block-list"><li>Doğruyu buyurmak, kötülüğü nehyetmek, gerçek işlerde doğru olmak, gerçeğe uymayanlara düşmanlık gütmek.</li></ul>



<ul class="has-black-color has-cool-to-warm-spectrum-gradient-background has-text-color has-background wp-block-list"><li>Doğruyu buyuran kişi inananların bellerini doğrultur; kötülüğü nehyeden, münâfıkların<br>burunlarını kırar; gerçek işlerde doğru hareket eden, kendisine gereken şeyi yapar; kötülüklere, gerçeğe uymayanlara düşman olan, Allah için kızan kişiyse öyle bir hâle erer ki, Allah onun yüzünden onun düşmanlarına kızar ve kıyâmet gününde onu razı eder.</li></ul>



<h3 class="has-black-color has-white-background-color has-text-color has-background wp-block-heading"><br>Küfür de dört direk üstünde durur: </h3>



<ul class="has-black-color has-text-color has-background wp-block-list" style="background:linear-gradient(135deg,rgb(74,234,220) 0%,rgb(151,120,209) 20%,rgb(207,42,186) 40%,rgb(238,44,130) 60%,rgb(96,103,251) 80%,rgb(254,248,76) 100%)"><li>Doğru olmayan şeylerde derine dalmak, kavga yolunu tutup ululanmak, gerçekten sapmak, aykırı yol tutmak.  Gerçek olmayan şeylerde derine dalan, gerçeğe ulaşamaz; bilgisizlikle kavgaya girişen, kavgayı çoğaltan, gerçeğe karşı kör olur kalır. Kim gerçekten saparsa iyi şey ona kötü görünür; kötülükse güzelleşir;  sapıklık sarhoşluğuna tutulur. Aykırı yol tutanınsa yolları güçleşir, işleri sarpa sarar, kurtuluş yolu da daraldıkça daralır.</li></ul>



<h3 class="has-black-color has-white-background-color has-text-color has-background wp-block-heading"><br>Şüphe de dört direk üstünde durur: </h3>



<ul class="has-black-color has-text-color has-background wp-block-list" style="background:linear-gradient(135deg,rgb(6,147,227) 0%,rgba(62,214,59,0.66) 61%,rgb(155,81,224) 100%)"><li>Batıl üzere savaşmak, korkmak, işkile düşmek, sapıklığa teslîm olmak. Savaşmayı âdet edinmenin gecesi sabah olmaz. Korkanın önündeki ardına düşer. Şüpheye yolunda yelip yortanı o şüphe, şeytanların ayakları altına atar; dünyâ tehlikeleri yüzünden sapıklığa teslim olansa dünyâda da helâk olur, âhirette de.</li></ul>



<ul class="has-black-color has-blush-bordeaux-gradient-background has-text-color has-background wp-block-list"><li>İnsanlar, dünyâlarını düzene sokmak için dinlerine ait bir eyi terk ettiler mi Allah onları ondan daha zararlı bir şeye uğratır.</li></ul>



<ul class="has-black-color has-text-color has-background wp-block-list" style="background:linear-gradient(135deg,rgb(2,3,129) 0%,rgb(163,158,0) 12%,rgb(163,124,0) 44%,rgb(163,0,158) 72%,rgb(40,116,252) 100%)"><li>Farzlara zarar veren nâfilelerle yakınlık olamaz.</li></ul>



<ul class="has-black-color has-electric-grass-gradient-background has-text-color has-background wp-block-list"><li>Sizi İslâm&#8217;a öylesine bir nispetle mensup sayayım ki benden önce kimse böyle bir nispeti söylememiştir. İslâm teslîm oluştur; teslîm oluş yakıyndir; yakıyn gerçeklemektir; gerçeklemek ikrardır; ikrar emre uymaktır; emre uymaksa o emirleri yerine getirmektir.</li></ul>



<ul class="has-black-color has-cool-to-warm-spectrum-gradient-background has-text-color has-background wp-block-list"><li>Yaradanın büyüklüğü, yaratılanı gözünde küçültür.</li></ul>



<ul class="has-black-color has-blush-light-purple-gradient-background has-text-color has-background wp-block-list"><li>Namaz, her temiz kişinin Tanrı&#8217;ya yaklaşmasıdır. Hac, her zayıfın savaşıdır. Her şeyin zekâtı vardır; bedenin zekâtı da oruçtur. Kadının savaşıysa kocasıyla iyi geçinmesidir.</li></ul>



<ul class="has-black-color has-cool-to-warm-spectrum-gradient-background has-text-color has-background wp-block-list"><li>Nice oruçlu vardır ki orucundan elde ettiği ancak açlıktır, susuzluktur. Nice geceleri ibâdetle geçiren vardır ki o kulluktan elde ettiği şey, uykusuzluktur, yorgunluktur. Ne mutlu aklı başında olan âriflerin uykusu ve yemesi.</li></ul>



<ul class="has-black-color has-cool-to-warm-spectrum-gradient-background has-text-color has-background wp-block-list"><li>Ne mutlu âhireti anan, soru için iş gören, nâil olduğuna, hakkına kanaat eden ve Allah&#8217;tan razı olan kişiye.</li></ul>



<ul class="has-black-color has-cool-to-warm-spectrum-gradient-background has-text-color has-background wp-block-list"><li>Yaradana isyan hususunda yaratılmışa itâat olamaz.</li></ul>



<ul class="has-black-color has-cool-to-warm-spectrum-gradient-background has-text-color has-background wp-block-list"><li>Suçtan vazgeçmek tövbe etmekten ehvendir.</li></ul>



<h2 class="has-black-color has-white-background-color has-text-color has-background wp-block-heading"><br>İmandan sorulduğu vakit buyurdular ki:</h2>



<ul class="has-black-color has-cool-to-warm-spectrum-gradient-background has-text-color has-background wp-block-list"><li>İman gönülle tanımak, dille ikrâr etmek, âzâ ile de kullukta bulunmaktır.</li></ul>



<ul class="has-black-color has-cool-to-warm-spectrum-gradient-background has-text-color has-background wp-block-list"><li>Bir bölük halk sevâp için Allah&#8217;a kulluk eder; bu kulluk, tâcirlerin kulluğudur. bir bölük de Allah&#8217;a korkudan kulluk eder, bu da kölelerin kulluğudur. Bir bölükse, Allah&#8217;a şükrederek kullukta bulunur; işte hür kişilerin kulluğu budur.</li></ul>



<ul class="has-black-color has-cool-to-warm-spectrum-gradient-background has-text-color has-background wp-block-list"><li>Noksan sıfatlardan münezzeh olan Allah&#8217;ı, yapmayı iyice dilediğim şeyleri yapmamakla, bağladığım düğümleri çözmekle tanıdım.</li></ul>



<ul class="has-black-color has-cool-to-warm-spectrum-gradient-background has-text-color has-background wp-block-list"><li>Allah imânı şirki temizlemek, namazı ululuğu bırakmak, zekâtı rızka sebep olmak, orucu kulların ihlâsını sınamak, haccı dîni kuvvetlendirmek, savaşı, İslâm&#8217;ı yüceltmek, doğruyu buyurmayı halkı düzgün bir hâle sokmak, kötülükten nehyetmeyi, kötü kişileri fenalıktan çekmek, yakınlarla buluşup görüşmeyi, onları görüp gözetmeyi, Müslümanların sayılarını çoğaltmak, kısâsı onları korumak, ahitleri yerine getirmeyi, haram olan şeylerin ne kadar kötü olduğunu anlatmak için emretti. İçkiyi aklı korumak, hırsızlığı temizliği bildirmek, zinâyı soyu-sopu gözetmek, livâtayı nesli çoğaltmak için nehyetti. Tanıklıkta bulunmayı kulların haklarını yerine getirmek için buyurdu. Yalanı bırakmayı gerçeğin yüceliğini bildirmek için emretti. Selâm vermeyi zarardan, korkudan korunmamız, İmâmeti ümmetin düzenini sağlamak, imâma itâat etmeyi de imâmeti ululamak için emir buyurdu.</li></ul>
</div></div>
</div>
</div>



<h2 class="has-black-color has-white-background-color has-text-color has-background wp-block-heading"><br>(Kaderden sorulunca buyurdular ki:)</h2>



<ul class="has-black-color has-cool-to-warm-spectrum-gradient-background has-text-color has-background wp-block-list"><li>Kapkaranlık bir yoldur, gitmeyin o yola. Pek derin bir denizdir, dalmayın o denize. Allah&#8217;ın sırrıdır, uğraşmayın onunla.</li><li>(Birisi, Şam&#8217;a gidişiniz Allah&#8217;ın kazâ ve kaderiyle değil midiydidiye sorunca bu soruya uzun uzun cevap verdiler. Bu arada buyurdular ki:)</li></ul>



<ul class="has-black-color has-cool-to-warm-spectrum-gradient-background has-text-color has-background wp-block-list"><li>Yazık sana, sen kazâyı yerine gelmesi, kaderin mutlaka olması gerekli sanmadasın. İş böyle olsaydı sevap ve ikab batıl  olur, vaat ve vaidin ortadan kalkması icâb ederdi. Oysa ki noksan sıfatlardan münezzeh olan Allah, kullarını yapacakları işlerde muhayyer bırakarak emretmiş, kötülüklerden çekinmelerini bildirerek nehyetmiştir. Emir de, nehiy de, kulun ihtiyârını ortadan kaldırmamış, kudretini yok etmemiştir. Onlara kolay olanı teklif etmiş, zor olanı buyurmamıştır. Az iyiliğe çok sevap vermiştir. Kul mağlûp olarak isyan etmez; mecbur olarak itâatte bulunmaz. O Peygamberleri bir oyun için göndermemiş, kitabı abes olarak indirmemiş, gökleri ve yeryüzünü, ikisi arasında yaratılanları boş yere yaratmamıştır. &#8220;Bu, kâfir olanların zannı. Artık vay haline kâfirlerin ateşten.&#8221;(38, Sâd, 27).</li></ul>



<h2 class="has-black-color has-white-background-color has-text-color has-background wp-block-heading"><br>Ebu-Câ&#8217;fer Muhammed b. Aliyy&#8217;il-Bâkır aleyhimes- selâm&#8217;dan rivâyet edilmiştir. buyurmuşlardır ki:</h2>



<ul class="has-black-color has-cool-to-warm-spectrum-gradient-background has-text-color has-background wp-block-list"><li>Yeryüzünde Allah azâbından iki aman verdi; biri kaldırıldı; öbürüne yapışın. Kaldırılan aman Allah&#8217;ın salâtı o&#8217;na ve soyuna olsun, Rasûlullah&#8217;tı, Duran, kalan amansa istiğfardır. Allah Teâlâ &#8220;Sen, onların içinde oldukça onları azaplandırmaz ve gene yarlıganma dilerlerken, Allah, onlara azap vermez&#8221; buyurmuştur. (8, Enfâl, 33).</li><li>Tam fakih o kişidir ki insanları Allah&#8217;ın rahmetinden ümitsiz hâle düşürmediği, Allah&#8217;ın lütfünden onları meyûs etmediği gibi Allah&#8217;ınmekrinden de onları emin etmez.</li><li>İnananların zanlarından sakının; çünkü yüce Allah gerçeği onların dillerine ilhâm eder.</li><li>Kur&#8217;an&#8217;da sizden öncekilere ait olaylar, sizden sonraki zamanlara ait haberler, aranızda cârî olacak hükümler vardır.</li><li>İnananın yüzünde güleçlik vardır, kalbindeyse hüzün. Gönlü her şeyden geniştir, nefsi her şeyden alçak. Yücelikten nefret eder, şöhrete düşmandır, gamı gussası uzundur, düşünmesi derin. Susması fazladır; vakti yoktur. Çok şükreder, çok sabreder. Düşünceye dalmıştır, ihtiyâcı olanları görünce kendi ihtiyâcını hatırlamaz bile. Huyu güzeldir, geçinmesi hoş ve yumuşak. Şeref ve din bakımından serttir, huy bakımından kuldan alçak.</li></ul>



<ul class="has-black-color has-cool-to-warm-spectrum-gradient-background has-text-color has-background wp-block-list"><li>Amelsiz sevap dileyen, yaysız ok atmaya kalkan kişiye benzer.</li></ul>



<ul class="has-black-color has-cool-to-warm-spectrum-gradient-background has-text-color has-background wp-block-list"><li>Bu ümmetin en hayırlıları hakkında bile Allah&#8217;ın azâbından emin olmamalısın; çünkü yüce Allah &#8220;Allah azâbından emin olanlar ancak zarara uğramış topluluklardır&#8221; buyurmuştur (7, A&#8217;râf, 99); bu ümmetin en kötüsü hakkında bile Allah&#8217;ın rahmetinden ümit kesmemelisin; çünkü Allah, &#8220;Allah&#8217;ın rahmetinden kâfir olan topluluktan başka kimsecikler ümit kesmez&#8221; buyurmuştur. (Yûsuf,87).</li></ul>



<ul class="has-black-color has-cool-to-warm-spectrum-gradient-background has-text-color has-background wp-block-list"><li>İnanan kişinin günde üç işi vardır: Bir zaman Rabbiyle münâcât eder, ona kullukta bulunur; bir ibâdet elemini de tattırmaktır. Bu şartlardan sonra, Allah&#8217;tan suçlarını örtmesini dilerim diyebilirsin. Allah&#8217;ın öyle kulları vardır ki Allah onları kulların faydalarına hizmet etmek için nimetlerle nimetlendirmiştir. Onların ellerine nimetler vermiştir. Onlar da o nimetleri kullara ihsan ederler. Fakat ihsan etmediler mi de o nimetleri onlardan alıp başkalarına verir.</li></ul>



<h2 class="has-black-color has-white-background-color has-text-color has-background wp-block-heading">(Bâzı bayramlarda buyurmuşlardır ki:)</h2>



<ul class="has-black-color has-cool-to-warm-spectrum-gradient-background has-text-color has-background wp-block-list"><li>Bayram, orucunu, geceleri ettiği ibadeti Allah&#8217;ın kabûl ettiği kişiye bayramdır. Hangi gün Allah&#8217;a isyân edilmezse o gündür bayram. Allah dostları o kişileridir ki insanlar dünyânın görünüşüne baktıkları zaman onlar, dünyânın içyüzü görürler. İnsanlar hemencecik elde edilecek dünyâ işleriyle uğraşırlarken onlar, bir müddet sonra gelecek âhireti elde etmek kaygısına düşerler. Ahiret işlerine koyulurlar. Kendilerini öldürecek zevklerden geçerler, o zevkleri öldürürler. Terk edecekleri şeyleri bilirler de daha önce terk ederler. Görürler, bilirler ki başkalarının dünyâdan elde ettikleri çok şey pek azdır. Onların dünyâyı elde etmeleri ellerinden yitirmelerinden başka bir şey değildir.</li></ul>



<ul class="has-black-color has-cool-to-warm-spectrum-gradient-background has-text-color has-background wp-block-list"><li>Allah dostları insanların uzaklaştıkları şeylere düşmandırlar. İnsanların düşman oldukları şeylere dostturlar. Onlarla Kitabın hükümleri bilinir; onlardır Allah&#8217;ın Kitabıyla bilenler. Onlarla Kitabın hükümleri yürütür; onlardır Kitabın hükmüyle yürüyenler. Umdukları şeyin üstünde umulacak bir şey görmezler onlar. Korktuklarının üstünde korkulacak bir varlık tanımazlar onlar.</li></ul>



<ul class="has-black-color has-cool-to-warm-spectrum-gradient-background has-text-color has-background wp-block-list"><li>İmânın alâmeti, yalan sana fayda, gerçek zarar verecek olsa bile gerçeği seçmen, sözünü bilginden fazla söylememen, başkalarının sözlerinde de Allah&#8217;tan korkman, çekinmendir.</li></ul>



<h2 class="has-black-color has-white-background-color has-text-color has-background wp-block-heading"><br>(Tevhid ve Adl-ı sorulduğu zaman buyurdular ki:)</h2>



<ul class="has-black-color has-cool-to-warm-spectrum-gradient-background has-text-color has-background wp-block-list"><li>Tevhid Allah&#8217;ı vehmine göre tavsif etmemek, adaletse Allah&#8217;ı hikmet ve adalete zıt şeylerle töhmetlememektir.</li></ul>



<ul class="has-black-color has-cool-to-warm-spectrum-gradient-background has-text-color has-background wp-block-list"><li>Mümin, kardeşlerine karşı ululanmaya, ona güler yüz göstermemeye başladı mı, ondan ayrıldı demektir.  &#8220;Gurer&#8217;ul-Hikem&#8221;den</li></ul>



<ul class="has-black-color has-cool-to-warm-spectrum-gradient-background has-text-color has-background wp-block-list"><li>Mümin, sevgisi Allah için, nefreti Allah için, alması Allah için, bırakması Allah için olan kişidir.</li></ul>



<ul class="has-black-color has-cool-to-warm-spectrum-gradient-background has-text-color has-background wp-block-list"><li>Mümin, insanların ezâsına tahammül eden, fakat hiç kimsenin ondan incinmediği kişidir.</li></ul>



<ul class="has-black-color has-cool-to-warm-spectrum-gradient-background has-text-color has-background wp-block-list"><li>Beden secdesi, yüzün en şerefli yerlerini toprağa koymak, avuçlarıyla, dizleriyle, ayak parmaklarıyla, gönül alçaklığıyla ve hâlis niyetle toprağa kapanmaktır. Gönül secdesiyse geçici şeyleri  gönülden çıkarmak, varlığı yok olmayacak şeylere tam bir himmetle yönelmek, ululuğu ve benliği bırakmak, dünyâ bağlarını kesmek, peygamberlik huylarıyla huylanmaktır.</li></ul>



<ul class="has-black-color has-cool-to-warm-spectrum-gradient-background has-text-color has-background wp-block-list"><li>Bedenin orucu, irâde ve ihtiyarla azaptan korkup sevaba girmeyi, ecre nâil olmayı dileyerek yemekten kesilmektir. Nefsin orucu, beş duyguyu öbür suçlardan çekmek, kalbi de bütün şer sebeplerinden ayırmaktır. Kalbin orucu, dil orucundan, dilin orucu karnın orucundan hayırlıdır.</li></ul>



<ul class="has-black-color has-cool-to-warm-spectrum-gradient-background has-text-color has-background wp-block-list"><li>Noksan sıfatlardan münezzeh olan Allah, kimseyi delâlete sevk etmez ve Allah kullarına zulmedici değildir.277</li></ul>



<ul class="has-black-color has-cool-to-warm-spectrum-gradient-background has-text-color has-background wp-block-list"><li>Kur&#8217;ân&#8217;ın helâl ettiğini haram sayan kişi inanmamıştır.</li></ul>



<ul class="has-black-color has-cool-to-warm-spectrum-gradient-background has-text-color has-background wp-block-list"><li>Şu Kur&#8217;an&#8217;la düşüp kalkan hiçbir kimse yoktur ki bir fazlalığa ermesin, yahut noksana düşmesin. Ona uyarsa hidâyette ileri gider, uymazsa körlükle noksana düşer.</li></ul>



<ul class="has-black-color has-cool-to-warm-spectrum-gradient-background has-text-color has-background wp-block-list"><li>Takıyyesi olmayanın dini de yoktur.</li></ul>



<ul class="has-black-color has-cool-to-warm-spectrum-gradient-background has-text-color has-background wp-block-list"><li>Size beş vasiyet ediyorum ki, develere binip seferlere düşseniz de onları elde etseniz değer mi değer:</li><li>Hiç biriniz rabbinizden başkasından birşey ummasın; </li><li>günâhından başka bir şeyden korkmasın. </li><li>Hiç biriniz kendisinden bilmediği bir şey sorulunca bilmiyorum demekten utanmasın. </li><li>Hiç bir kimse bilmediği bir şeyi öğrenmekten çekinmesin.</li><li>Sabredin, çünkü sabır imana nispetle cesetteki baş gibidir. Başı olmayan bedende hayır yoktur. Sabır olmadıkça da imandan hayır gelmez.</li></ul>



<hr class="wp-block-separator"/>
</div></div>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/imam-alias-dan-din-iman-kura/">İmam Ali(as) &#8216;dan: DİN,İMAN, KUR&#8217;AN</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://imammehdiyarenleri.org/imam-alias-dan-din-iman-kura/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
