<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ebu Talib arşivleri - İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</title>
	<atom:link href="https://imammehdiyarenleri.org/category/ebu-talib/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://imammehdiyarenleri.org/category/ebu-talib/</link>
	<description>Adalet Güneşinin Doğacağı Sabahın Özlemiyle</description>
	<lastBuildDate>Sun, 16 Jan 2022 12:13:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>

<image>
	<url>https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2026/03/cropped-imy-32x32.jpg</url>
	<title>Ebu Talib arşivleri - İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</title>
	<link>https://imammehdiyarenleri.org/category/ebu-talib/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Şi&#8217;b Kasidesi</title>
		<link>https://imammehdiyarenleri.org/sib-kasidesi/</link>
					<comments>https://imammehdiyarenleri.org/sib-kasidesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[YÖNETİCİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 08 Jan 2022 21:38:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ebu Talib]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://imammehdiyarenleri.org/?p=416</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şi&#8217;b Kasidesi :Tarihçiler Ebu Talip&#8217;ten çok güzel kasideler nakletmişlerdir. Bu edebi eserlerden onun iman ehli bir şahsiyet olduğunu anlamak zor değildir. &#8220;İyi insanlar bilmelidirler ki, Muhammed de, Musa ve İsa&#8230; </p>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/sib-kasidesi/">Şi&#8217;b Kasidesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="has-black-color has-text-color">Şi&#8217;b Kasidesi :Tarihçiler <a href="https://imammehdiyarenleri.org/ebu-talib-a-s/">Ebu Talip&#8217;ten</a> çok güzel kasideler nakletmişlerdir. Bu edebi eserlerden onun iman ehli bir şahsiyet olduğunu anlamak zor değildir.</p>



<p class="has-black-color has-text-color">&#8220;İyi insanlar bilmelidirler ki, Muhammed de, Musa ve İsa gibi bir peygamberdir. O ikisinin sahip olduğu semavi aydınlığa O da sahiptir. Hepsi de Allah&#8217;ın emriyle insanları Hidayet eder. Ve onları günahlardan korurlar.</p>



<p class="has-black-color has-text-color">&#8221; Bilmiyor musunuz? Bize göre Muhammed de aynı Musa gibi semavi kitaplarda adı geçen bir Peygamberdir. Ve Allah&#8217;ın kulları arasında onun özel bir sevgisi vardır. Allah&#8217;ın sevgiye mazhar kıldığı birine zulmetmek reva olur mu?&#8221;</p>



<p>&#8220;Yüce Allah Peygamberi Muhammed&#8217;i yüce kılmıştır. Dolayısıyla da Allah&#8217;ın en yüce yarattığı Ahmed&#8217;tir. Allah makamını yüce kılmak için onun adını Kendi adından türetmiştir. Arş&#8217;ın sahibi olan Allah Mahmud&#8217;tur (övülmüştür). Peygamberi ise Muhammed&#8217;dir.&#8221;</p>



<p>Ey Allah&#8217;ın Resulü , Ben toprağın altında yatıncaya kadar Düşmanlar sana zarar veremezler. O halde korkma ve görevli olduğun şeyi aşikar kıl. Müjdele ve gözlerini aydınlat. Sen beni kendi dinine davet ettin. Ben de bildim ki, Sen Benim hayrımı istiyorsun. Davetinde samimi ve güvenilirsin. Ben açıkça bildim ki Muhammed&#8217;in dini dünya dinlerinin en iyisidir.</p>



<p>Hz Ebu Talib ölüm döşeğindeyken çevresindekilere şu vasiyette bulundu. &#8220;4 kişiye iyilik Peygamberine yardımcı olmalarını tavsiye ediyorum. Oğlum Ali&#8217;ye. , kabilemizin Büyüğü Abbas&#8217;a.  her zaman Peygamberi savunan Hamza&#8217;ya ve Oğlum Cafer&#8217;e , Peygambere yar ve yardımcı olun ve Sizler Allah Resulü için düşmanlar karşısında kalkan olun.</p>



<p><br>Esasen Hz Ebu Talib, Arap toplumunun en önemli şair ve hatiplerindendir. Ancak imanı üzerinde o derece spekülasyon yapılmıştır ki onun bu yönü arka planda kalmıştır.</p>



<p>Ebu Talib&#8217;in Müslümanların 3 yıl boyunca muhasara altında tutuldukları sıkıntılı dönemde Kaside-i Şi&#8217;bbiye&#8217;yi söylemiştir. Şib 2 Tepe arasında bulunan dere manasındadır. Burası Haşim oğullarının Resulullah ile birlikte sığındığı ve Ebu Talib&#8217;e ait olan mahalledir. Ibn-i Kesir&#8217;e göre Şib Kasidesi çok edebi bir kasidedir. Böylesini Ebu Talib&#8217;den başkası söyleyemez.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><br>Kaside-i Şı&#8217;biyye ve Tercemesi<br>الشعبية القصيدة Şi&#8217;b Kasidesi</h2>



<h2 class="wp-block-heading">Şi&#8217;b Kasidesi 1-10 beyitleri</h2>



<p><br>خَلِيلَيَّ مَا أُذْنِي لِأَوَّلِ عَاذِلِ / بِصَفْوَاءَ فِي حَقٍّ وَلَا عِنْدَ بَاطِلِ -1<br>Ey iki can dostum! Haklı olsun haksız olsun, ilk tenkit edene<br>karşı, kulağım yassı bir taş değildir.</p>



<p><br> خَلِيلَيَّ إنَّ الرَّأيَ لَيْسَ بِشِرْآَةٍ. / وَلَا نَهْنَهٍ عِنْدَ الْأمُورِ الْبَلَابِلِ -2</p>



<p> Ey iki can dostum! İstişareyle varılmayan ve tül gibi(şeffaf) ol- mayan görüş, hiç şüphesiz vesveseli işlerden sayılır.</p>



<p> وَ لَمَّا رَأيْتُ الْقَوْمَ لَا وُدَّ عِنْدَهُمْ. / وَ قَدْ قَطَعُوا آُلَّ الْعُرَى وَ الْوَسَائِلِ. -3 </p>



<p>Bu kavimde sevgi olmadığını, bütün kulpları ve araçları kopar- dıklarını gördüğümde,  </p>



<p>وَ قَدْ صَارَحُونَا بِالْعَدَاوَةِ وَ الْأذَى. / وَ قَدْ طَاوَعُوا أمْرَ الْعَدُوِّ الْمُزَايِلِ -4 </p>



<p>Bize açıkça düşmanlık ve eziyet yaptıklarını, bizden ayrı duran düşmanın emrinde olduklarını,</p>



<p> وَ قَدْ حَالَفُوا قَوْمًا عَلَيْنَا أظِنَّةً. / يَعَضُّونَ غَيْظًا خَلْفَنَا بِالْأنَامِلِ. -5 </p>



<p>Töhmet altında olan ve arkamızdan, öfkelerinden dolayı parmaklarını ısıran insanlarla bize karşı antlaşma yaptıklarını.</p>



<p> صَبَرْتُ لَهُمْ نَفْسِي بِسَمْرَاءَ سَمْحَةٍ / وَ أبْيَضَ عَضْبٍ مِنْ تُرَاثِ الْمَقَاوِلِ -6 (Bunları görünce neredeyse onlara saldıracaktım ama) esnek  esmer (mızrağıma) ve krallardan miras kalan keskin beyaz (kılıcıma) tutunup sabrettim.</p>



<p> وَ أحْضَرْتُ عِنْدَ الْبَيْتِ رَهْطِي وَ إخْوَتِي. / وَ أمْسَكْتُ مِنْ أثْوَابِهِ بِالْوَصَائِلِ</p>



<p> -7 Yakınlarımı ve kardeşlerimi Kâbe&#8217;nin yanına getirdim.  Vasilelerden18 oluşan örtüsüne tutundum.</p>



<p>  قِيَامًا مَعًا مُسْتَقْبِلِينَ رِتَاجَهُ / لَدَى حَيْثُ يَقْضِي حَلْفَهُ آُلُّ نَافِلِ -8 Hep beraber ayaktaydık. Büyük kapısına yönelmiş haldeydik.  Nafile adak yapanın yemin etiği yerin yanında. </p>



<p> وَحَيْثُ يُنِيخُ الْأشْعَرُونَ رِآَابَهُمْ / بِمَفْضَى السُّيُولِ مِنْ إسَافٍ وَ نَائِلِ -9 İsaf ve Naile19 (heykelleri tarafından) gelen sellerin aktığı ve  uzun saçlıların 20 binek hayvanlarını oturttukları yerde (Alah&#8217;a dua  için durduk). </p>



<p> 10- مُوَسَّمَةَ الْأعْضَادِ أَوْ قَصَرَاتِهَا. / مُخَيَّسَةً بَيْنَ السَّدِيسِ وَ بَازِلِ </p>



<p>Orada 6 ile 9 yaş arasında olan itaatkâr (hayvanların). pazıları veya boyun kökleri (kurbanlık oldukları belli olsun diye) damgalıdır. </p>



<h3 class="wp-block-heading">Şi&#8217;b Kasidesi 11-20 beyitleri</h3>



<p> تَرَى الْوَدْعَ فِيهَا وَ الرُّخَامَ وَ زِينَةً / بِأعْنَاقِهَا مَعْقُودَةً آَالْعَثَاآِلِ -11 Boyunlarında sedef, mermer ve süslerden yapılmış, hurma  salkımları gibi (sallanan) gerdanlıkları görürsün. </p>



<p> أَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِ مِنْ آُلِّ طَاعِنٍ / عَلَيْنَا بِسُوءٍ أَوْ مُلِحٍّ بِبَاطِلِ -12 (Şöyle dedim): &#8220;Kötülük için bize saldıran ve bir batılda ısrar  eden herkesten, insanların Rabbine sığınırım. </p>



<p> وَ مِنْ آَاشِحٍ يَسْعَى لَنَا بِمَعِيبَةٍ./ وَ مِنْ مُلْحِقٍ فِي الدِّينِ مَا لَمْ نُحَاوِلِ -13</p>



<p> Bize gizli düşman olup bizi kabahatli göstermek için koşturan- lardan. Bizim iddia etmediğimiz bazı şeyleri dinimize katanlardan  (Allah&#8217;a sığınırım). </p>



<p> وَ ثَوْرٍ وَ مَنْ أَرْسَى ثَبِيرًا مَكَانَهُ / وَ رَاقٍ لِبِرٍّ فِي حِرَاءٍ وَ نَازِلِ -14     Sevr dağına, Sebir dağını yerine yerleştirene, sevap için Hıra  dağına çıkıp inenlere (sığunırım)</p>



<p>  وَ بِالْبَيْتِ حَقِّ الْبَيْتِ مِنْ بَطْنِ مَكَّةَ. / وَ بِااللهِ : إنَّ االلهَ لَيْسَ بِغَافِلِ -15</p>



<p> Mekke&#8217;nin göbeğindeki Kâbe&#8217;ye ve Kâbe&#8217;nin hakikatine (sığını- rım). Ve Allah’a (sığınırım) ki Allah (olanlardan) habersiz değildir.</p>



<p>  وَ بِالْحَجَرِ الْمُسْوَدِّ إذْ يَمْسَحُونَهُ / إذَا اآْتَنَفُوهُ بِالضُّحَى وَ الْأصَائِلِ -16 Kuşluk ve ikindi vakitlerinde önünde insanların yığılıp el-yüz  sürdükleri Hacer-i Esved&#8217;e (sığınırım),</p>



<p> وَ مَوْطِئِ إبْرَاهِيمَ فِي الصَّخْرِ رَطْبَةً. / عَلَى قَدَمَيْهِ حَافِيًا غَيْرَ نَاعِلِ.-17 Terliksiz, yalın iki ayağına karşı rutubetli hale gelen. Kaya üzerindeki, İbrahim&#8217;in (a) ayak izlerine (sığınırım),</p>



<p>  وَ أشْوَاطٍ بَيْنَ الْمَرْوَتَيْنِ إلَى الصَّفَا / وَمَا فِيهِمَا مِنْ صًورَةٍ وَ تَمَاثِلِ -18 Safa’ya kadar iki Merve arasında yapılan yürüyüşlere, ikisi  arasındaki suretlere ve simâlara (sığınırım).</p>



<p>  وَ مَنْ حَجَّ بَيْتَ االلهِ مِنْ آُلِّ رَاآِبٍ / وَ مِنْ آُلِّ ذِي نَذْرٍ وَ مِنْ آُلِّ رَاجِلِ -19 Allah’ın evini hacceden her binitliye, her adak sahibine, her  yayaya (sığınırım), </p>



<p>  وَ بِالْمَشْعَرِ الْأقْصَى إذَا عَمِدُوا لَهُ. / إلَالٍ إلَى مَفْضَى الشِّرَاجِ الْقَوَابِلِ.</p>



<p> -20 Yöneldikleri zaman Meş&#8217;ar-i Aksâ&#8217;ya (Arafat&#8217;a). ve birbirine karşı gelen sel yataklarının sonundaki İlal (tepeciğine sığınırım).</p>



<h4 class="wp-block-heading">Şi&#8217;b Kasidesi 21-30 beyitleri</h4>



<p>  وَ تَوْقَافِهِمْ فَوْقَ الْجِبَالِ عَشِيَّةً. / يُقِيمُونَ بِالْأيْدِي صُدُورَ الرَّوَاحِلِ. -21 </p>



<p>(Hacıların) ellerini binitlerinin göğüslerine dayayıp, akşam vakti dağların üzerinde yaptıkları vakfelerine (sığınırım),</p>



<p> وَ لَيْلَةِ جَمْعٍ وَ الْمَنَازِلِ مِنْ مِنىَ. / وَ مَا فَوْقَهَا مِنْ حُرْمَةٍ وَ مَنَازِلِ. -22 Cem (Müzdelife) gecesine ve Mina&#8217;daki konak yerlerine.  (Mina&#8217;nın) üstündeki mukaddes yerlere ve konaklama yerlerine  (sığınırım), </p>



<p> وَ جَمْعٍ إذَامَا الْمَقْرُبَاتُ أجَزْنَهُ / سِرَاعًا آَمَا يَفْزَعْنَ مِنْ وَقْعِ وَابِلِ -23 Sağnak yağmurdan korkuyormuş gibi cins Arap atlarının hızla  geçtikleri vakit, Cem&#8217;e (sığınırım),</p>



<p>  وَ بِالْجَمْرَةِ الْكُبْرَى إذَا صَمَدُوا لَهَا </p>



<p>/ يَؤُمُّونَ قَذْفًا رَأسَهَا بِالْجَنَادِلِ -24 </p>



<p>(Şeytanın) başına iri taşları atmak için (hacıların) üzerine yürüdükleri vakit Büyük Cemre&#8217;ye (sığınırım), </p>



<p>  و آِنْدَةَ إذْ هُمْ بِالْحِصَابِ عَشِيَّةً / تُجِيزُ بِهِمْ حُجَّاجُ بَكْرِ بْنِ وَائِلِ -25 </p>



<p>Hısab (bölgesinde) akşam vakti, geçmelerine Bekr b. Vail hacılarının izin verdiği Kinde (kabilesine sığınırım).</p>



<p>   حَلِيفَانِ شَدَّا عَقْدَ مَا اجْتَمَعَا لَهُ / وَ رَدَّا عَلَيْهِ عَاطِفَاتِ الْوَسَائِلِ -26 (Bunlar, çeşitli) vesilelerin gereği olarak görüş birliğine vardıkları ve reddettikleri hususlarda sözleşme yapan, iki antlaşmalı (kabiledir).   </p>



<p><br>وَ حَطْمِهِمْ سُمْرَ الرِّمَاحِ مَعَ الظُّبَا / وَ إنْفَاذِهِمْ مَا يَتَّقِي آُلُّ نَابِلِ -27<br>(Silahsız oldukları halde) kılıçları ve esmer mızrakları kırmalarına, ok atan herkesin korktuğu şeyi gerçekleştirmelerine (sığınırım).</p>



<p><br>وَ مَشْيِهِمْ حَوْلَ الْبِسَالِ وَ سَرْحِهِ / وَ شِبْرِقِهِ وَخْدَ النَّعَامِ الْجَوَافِلِ -28<br>Serh ve şibrık ağaçlarının etrafında çevik deve kuşlarının sektiği gibi, aslanların etrafında yürümelerine (sığınıyorum).</p>



<p><br>فَهَلْ بَعْدَ هذَا مِنْ مَعَاذٍ لِعَائِذٍ / وَ هَلْ مِنْ مُعِيذٍ يَتَّقِي االلهَ عَاذِلِ -29<br>Bir sığınanın bundan sonra sığınacağı bir yer var mı? Allah’tansakınıp (müşriklerin yaptıklarını) yanlış bulup (bize) sığınma sağlayacak yok mu?</p>



<p><br>يُطَاعُ بِنَا الْأعْدَا وَ وَدُّوا لَوْ أنَّنَا / تُسَدُّ بِنَا أبْوَابُ تُرْكٍ وَ آَابِلِ -30<br>Bize karşı olan düşmanlara itaat ediliyor. Onlar bize Türk ve Kabil (oğullarının) kapılarının bile kapatılmasını arzu ediyorlar.</p>



<h4 class="wp-block-heading">Şi&#8217;b Kasidesi 31-40 beyitleri</h4>



<p><br>آَذَبْتُمْ وَ بَيْتِ االله نَتْرُكُ مَكَّةً / وَ نَظْعَنَ إلاَّ أمْرُآُمْ فِي بَلاَبِلِ-31<br>Allah’ın evine yemin olsun ki işiniz sıkıntıya girmedikçe Mekke&#8217;yi terk edip ayrılacağız diye boşuna ümitlendiniz.</p>



<p><br>آَذَبْتُمْ وَ بَيْتِ االلهِ نُبْزَى مُحَمَّدًا / وَ لَمَّا نُطَاعِنْ دُونَهُ وَ نُنَاضِلِ -32<br>Allah’ın evine yemin olsun ki Muhammed&#8217;le olursak yenileceğimizi düşünmekte yanıldınız. Henüz biz onun uğrunda mızrak ve ok kullanmadık.</p>



<p><br>وَ نُسْلِمُهُ حَتَّى نُصَرَّعَ حَوْلَهُ / وَ نَذْهُلَ عَنْ أبْنَائِنَا وَ الْحَلَائِلِ -33<br>Biz çocuklarımız ve hanımlarımızdan vazgeçip onun etrafında yere serilmedikçe onu teslim ederiz (zannetmeyin).</p>



<p><br>34- وَ يَنْهَضَ قَوْمٌ فِي الْحَدِيدِ إلَيْكُمْ / نُهُوضَ الرَّوَايَا تَحْتَ ذَاتِ الصَّلَاصِلِ <br>Demir (zıhlar ve silahlar) içindeki bir kavim, su kaplarının altından su develerinin kalktığı gibi size ayaklanmadıkça,</p>



<p><br>35- وَ حَتَّى يُرَى ذُو الضِّغْنِ يَرْآَبُ رَدْعَهُ / مِنَ الطَّعْنِ فِعْلَ الْأنْكَبِ الْمُتَحَامِلِ <br>Bir omzu düşük zalim birine yapıldığı gibi, bu kin sahibi de, aldığı darbeden dolayı, pis (kanının) üzerine, kapandığı görülmedikçe,</p>



<p>   وَ إنَّا لَعَمْرُ االلهِ إنْ جَدَّ مَا أرَى / لَتَلْتَبِسَنْ أسْيَافُنَا بِالْأمَاثِلِ 36</p>



<p>Allah’a yemin olsun ki, eğer benim gördüğüm hal devam ederse, hiç şüphesiz kılıçlarımız o misal kişilerin kanı ile boyanacaktır. </p>



<p> بِكَفِّ امْرِئٍ مِثْلِ الشِّهَابِ سَمَيْدَعٍ / أخِي ثِقَةٍ حَامِي الْحَقِيقَةِ بَاسِلِ -37</p>



<p>Yakıcı yıldız gibi olan ulaşılabilir bir efendinin. Güvenilirliğin  kardeşi. hakikatin himayecisi olan aslanın eliyle (bunu yapacağız.)<div><br>شُهُورًا وَ أيَّامًا وَ حَوْلاً مُجَرَّمًا / عَلَيْنَا وَ تَأتِي حِجَّةٌ بَعْدَ قَابِلِ -38<br>Aylarca, günlerce, yıl boyu, , bize karşı (Hz. Muhammed) hep böyle olmuştur). Gelenin ardından bir hac mevsimi daha gelir.</div></p>



<p><br>وَمَا تَرْكُ قَوْمٍ لَا أبَا لَكَ سَيِّدًا / يَحُوطُ الذِّمَارَ غَيْرَ ذَرْبٍ مُوَاآِلِ -39<br>Ey babası olmayan kişi! Korunması gerekenleri gözeten, çirkin konuşmayan ve işini başkasına bırakmayan bir efendiyi bir kavmin terk etmesi nasıl olur?</p>



<p><br>وَ أَبْيَضَ يُسْتَسْقَى الْغَمَامُ بِوَجْهِهِ / ثِمَالُ الْيَتَامَى عِصْمَةٌ لِأَرَامِلِ -40<br>Çok az beyaz (lider) vardır onun gibi. Onun yüzü suyu hürmetine buluttan su istenir. O yetimlerin elinden tutar, dulların ise sığınağıdır.</p>



<h4 class="wp-block-heading">Şi&#8217;b Kasidesi 41-50 beyitleri</h4>



<p><br>يَلُوذُ بِهِ الْهُلَّاكُ مِنْ آلِ هَاشِمٍ / فَهُمْ عِنْدَهُ فِي نِعْمَةٍ وَ فَوَاضِلِ -41<br>Haşim ailesinden helak olacaklar ona sığınır. Onlar onun yanında nimet ve iyilikler içindedirler.</p>



<p><br>لَعَمْرِي لَقَدْ أجْرَى اَسِيدٌ وَ رَهْطُهُ / إلَى بُغْضِنَا وَ جَزَّ آنَا لآآِلِ -42<br>Ömrüme yemin ediyorum! Esid ve grubu bize olan kinlerini devam ettirdiler. Yiyecek olanlara bizi parçalayı verdiler.</p>



<p><br>جَزَتْ رَحِمٌ عَنَّا اَسِيدًا وَ خَالِدًا / جَزَاءَ مُسِيءٍ لَا يُؤَخَّرُ عَاجِلِ -43<br>Yakın akraba olmanın (manevi şahsiyeti) bizim için Esid&#8217;in ve Halid&#8217;in cezasını kötü bir şekilde, ertelenmeksizin, hemen versin.</p>



<p><br>وَ عُثْمَانُ لَمْ يَرْبَعْ عَلَيْنَا وَ قُنْفُذٌ / وَلٰكِنْ أطاَعَا أمْرَ تِلْكَ الْقَبَائِلِ -44<br>Osman bize kol kanat germedi, Kunfüz de. Lakin o ikisi o kabilelerin emrini dinlediler.</p>



<p><br>أطَاعَا أبَيًّا وَ ابْنَ عَبْدِ يَغُوثِهِمْ / وَ لَمْ يَرْقُبَا فِينَا مَقَالَةَ قَائِلِ -45<br>Übeyy&#8217;e ve Abdiyeğûs&#8217;larının oğluna itaat ettiler de, bizim lehimizde söz söyleyen hiç kimsenin sözüne kulak vermediler.</p>



<p>آَمَا قَدْ لَقِينَا مِنْ سُبَيْعٍ وَ نَوْفَلٍ / وَ آُلٌّ تَوَلَّى مُعْرِضًا لَمْ يُجَامِلِ -46 Sübey&#8217; ve Nevfel&#8217;den de kötülük bulduk. Hepsi bizden<br>yüzçevirip kaçtı, bize hoş davranmadı.</p>



<p><br>فَإنْ يُلْقَيَا أوْ يُمْكِنِ االلهُ مِنْهُمَا / نَكِلْ لَهُمَا صَاعًا بِكَيْلِ الْمُكَايِلِ -47<br>Eğer bunlar (harp meydanında) yere yıkılırlarsa veya Allah bu ikisine karşı bize imkân verirse, ödeşen biri nasıl ölçerse, bunlara öyle sa&#8217; ölçeceğiz (bize yaptıkları işkenceyi onlara yapacağız).</p>



<p><br>وَ ذَاكَ أبُو عَمْرٍو أبَى غَيْرَ بُغْضِنَا / لِيُظْعِنَنَا فِي أهْلِ شَاءٍ وَ جَامِلِ -48<br>Ve şu Ebu Amr… Bizi koyuncuların ve devecilerin arasına defetmek istiyor. Bizi kızdıracak bir iş yapmadan duramıyor.</p>



<p><br>يُنَاجِي بِنَا فِي آُلِّ مُمْسًى وَ مُصْبَحٍ / فَنَاجِ أبَا عَمْرٍو بِنَا ثُمَّ خَاتِلِ -49<br>Akşamladığı ve sabahladığı her yerde bizim dedikodumuzu yapıyor. Yap bakalım ey Ebu Amr, tuzak da kur.</p>



<p><br>وَ يُقْسِمُنَا بِااللهِ مَا إنْ يَغُشَّنَا / بَلَى قَدْ نَرَاهُ جَهْرَةً غَيْرَ حَائِلِ -50<br>Bir de bize gelip &#8220;Billahi aldatırsam&#8221; diye yemin ediyor. Evet! Biz onu açıkça, arada perde olmadan görebiliyoruz.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Şi&#8217;b Kasidesi 51-60 beyitleri</h3>



<p><br>أضَاقَ عَلَيْهِ بُغْضُنَا آُلَّ تَلْعَةٍ / مِنَ الأرْضِ بَيْنَ أخشُبٍ فَمَجَادِلِ -51<br>Bize olan kini ona, Ahşebeyn dağları arasındaki yüksek arazilerin hepsini ve dağ tepelerindeki köşkleri dar etti.</p>



<p><br>وَ سَائِلْ أبَا الْوَلِيدِ مَاذَا حَبَوْتَنَا / بِسَعْيِكَ فِينَا مُعْرِضًا آَالْمُخَاتِلِ -52<br>Ebu&#8217;l-Velid&#8217;e, tuzak kurmak amacıyla ayrılıp aleyhimize çalışmak suretiyle, bize ne zarar verdiğini sor.</p>



<p><br>وَ آُنْتَ امْرَأً مِمَّنْ يُعَاشُ بِرَأيِهِ / وَ رَحْمَتُهُ فِينَا وَ لَسْتَ بِجَاهِلِ -53<br>(Ey Ebu&#8217;l-Velid), sen aramızda görüşüne uyulan ve merhamet gören bir kişiydin. Sen bunu bilmiyor değilsin.</p>



<p><br>أ عُتْبَةُ لاَ تَسْمَعْ بِنَا قَوْلَ آَاشِحٍ / حَسُودٍ آَذُوبٍ مُبْغِضٍ ذِي دَغَاوِلِ -54<br>Ey Utbe! Gizli düşmanlık eden birinin bizim hakkımızda söylediklerini dinleme. Hiç çekemeyen, çok yalancı, nefret eden ve belalı birinin…</p>



<p><br>وَ قَدْ خِفْتُ إنْ لَمْ تَزْجُرَنْهُمْ وَ تَرْعَوْوا / تُلاَقِي وَ نَلْقَى مِنْكَ إحْدَى الْبَلاَبِلِ -55<br>Eğer sen onları hiç engellemez ve söz dinlemezseniz korkarımki sen de biz de üzüntü verici bir olayla karşılaşacağız.</p>



<p>  وَ مَرَّ أبُو سُفْيَانَ عَنِّيَ مُعْرِضًا / آَمَا مَرَّ قَيْلٌ مِنْ عِظَامِ الْمَقَاوِلِ -56   Ebu Süfyan benden yüz çevirip geçip gitti. Sanki büyük Yemen  krallarından bir kral gibiydi.  </p>



<p> يُخَبِّرُنَا فِعْلَ الْمُنَاصِحِ أنَّهُ. / شَفِيقٌ وَ يُخْفِي عَارِمَاتِ الدَّوَاخِلِ -57 Nasihat eder tarzda, çok şefkatli olduğunu bize haber veriyor.  Bir yandan ise girift pis işlerini gizlemeye çalışıyor. </p>



<p>  يَفِرُّ إلَى نَجْدٍ وَ بَرْدِ مِيَاهِهِ / وَ يَزْعُمُ أنِّي لَسْتُ عَنْكُمْ بِغَافِلِ -58 Necd&#8217;e ve oranın soğuk sularına kaçıyor, hem de &#8220;Sizden gafil  değilim&#8221; iddiasında bulunuyor.   </p>



<p>وَ أعْلَمُ أنْ لاَ غَافِلٌ عَنْ مَسَاءَةٍ. / آَفَاكَ الْعَدُوُّ عِنْدَ حَقٍّ وَ بَاطِلِ. -59 </p>



<p>Biliyorum bize kötülük yapıldığını bilmeyen yok. Haklı da ol- san, haksız da olsan senin hakkından düşman gelsin.</p>



<p>   فَمِيلُوا عَلَيْنَا آُلُّكُمْ إنَّ مَيْلَكُمْ. / سَوَاءٌ عَلَيْنَا وَ الرِّيَاحُ بِهَاطِلِ -60      Hep birlikte üzerimize gelin bakalım. Rüzgârlar bol yağmurlu  olmuş farketmez, sizin saldırınız bize birdir.</p>



<h4 class="wp-block-heading">Şi&#8217;b Kasidesi 61-70 beyitleri</h4>



<p>أ مُطْعِمُ لَمْ أخْذُلْكَ فِي يَوْمِ نَجْدَة. / وَلَا عِنْدَ تِلْكَ الْمُعْظِمَاتِ الْجَلَائِلِ. -61 </p>



<p>Ey Mut&#8217;ım. İmdada çağırdığın gün de, o büyük ve ciddi sıkıntılı işlerde de seni hiç yalnız bırakmadım.  </p>



<p> وَلاَ يَوْمَ خَصْمٍ إذْ أتَوْكَ ألِدَّةٍ / أولِى جَدَلٍ مِنَ الْخُصُومِ الْمَسَاجِلِ -62 Aralıksız konuşan kişilerden oluşan, mücadeleci ve şiddetli  hasımların sana geldiği günde de.   </p>



<p>أَ مُطْعِمُ إنَّ الْقَوْمَ سَامُوكَ خُطَّةً. / وَ إنِّي مَتَى اُوآَلْ فَلَسْتُ بِوَائِلِ -63 </p>



<p>Ey Mut&#8217;ım. Bu insanlar bir planda seni kullandılar. (Kusura  bakma, seni hakemim yapamam). Ben ne zaman işimi başkasına  bırakmışsam kurtulamamışımdır. </p>



<p> جَزَى االلهُ عَنَّا عَبْدَ شَمْسٍ وَ نَوْفَلًا / عُقُوبَةَ شَرٍّ عَاجِلًا غَيْرَ آجِلِ -64 Allah bizim için Abdişems ve Nevfel (oğullarının) cezasını en  kötü bir şekilde geciktirmeden acil olarak hemen versin.</p>



<p>  بِمِيزَانِ قِسْطٍ لاَ يَغِيضُ شَعِيرَةً / لَهُ شَاهِدٌ مِنْ نَفْسِهِ حَقُّ عَادِلِ -65 Üzerinde adaleti tam gösterecek bir ibresi olan ve arpa kadar  şaşmayan hakkaniyet terazisiyle (tarısın da versin).</p>



<p>  لَقَدْ سَفُهَتْ أحْلاَمُ قَوْمٍ تَبَدَّلوُا / بَنِي خَلَفٍ قَيْضًا بِنَا وَ الْغَيَاطِلِ -66 Bizi Halef oğullarıyla ve Ğaytalelilerin yerine koyan bir kavmin  akılları iyice adileşti.</p>



<p>  وَ نَحْنُ الصَّمِيمُ مِنْ ذُؤابَةِ هَاشِمٍ / وَ آلِ قُصَيٍّ فِي الْخُطُوبِ الْأوَائِلِ -67</p>



<p>Biz ilk sıkıntıları bertaraf eden öz be öz Kusay ailesinden ve  Haşim (oğullarının) üst tabakasındanız.   </p>



<p>وَ آَانَ لَنَا حَوْضُ السِّقَايَةِ فِيهِمْ. / وَ نَحْنُ الذُّرَى مِنْهُمْ وَ فَوْقَ الْكَوَاهِلِ -68 </p>



<p>Onların Sikaye havuzu bize aitti. Biz onların zirveleriydik,  omuzlarının üzerindeydik</p>



<p>  فَمَا أدْرَآُوا ذَحْلاً وَلاَ سَفَكُوا دَمًا. / وَلاَ خَالَفُوا إلَّا شِرَارَ الْقَبَائِلِ. -69 </p>



<p>Onlar kin ve düşmanlık nedir, bilmediler. Kan akıtmadılar. En  kötü kabileler hariç, kimseye karşı durmadılar. </p>



<p>  بَنِي أمَةٍ مَجْنُونَةٍ هِنْدَآِيَّةٍ / بَنِي جُمَحٍ عُبَيْدِ قَيْسِ بْنِ عَاقِلِ -70 Hintli deli cariyenin oğullarıyla Kays b.Âkıl&#8217;in köleciği Cumah  oğullarından başkasına (karşı durmadılar).</p>



<h4 class="wp-block-heading">Şi&#8217;b Kasidesi 71-80 beyitleri</h4>



<p> وَ سَهْمٌ وَ مَخْزُومٌ تَمَالَوْا وَ ألَبُّوا. / </p>



<p>عَلَيْنَا الْعِدَا مِنْ آُلِّ طِمْلٍ وَ خَامِلِ 71</p>



<p> Sehm ve Mahzum (sülalesi) toplanıp. Nerede bir belalı veya bayağı biri varsa bize saldırması için kışkırttılar.  </p>



<p>وَشَائِظُ آَانَتْ فِي لُؤَيِّ بْنِ غَالِبٍ / نَفَاهُمْ إلَيْنَا آُلُّ صَقْرٍ حُلاَحِلِ -72   Lüey b. Galib (oğulları) içinde düşük seviyeli bazıları vardı.  (Güya) şecaatli bir lider şahin onları bize sürdü.   </p>



<p>سَيَعْلَمُ أهْلُ الضَّغْنِ أيِّي وَ أيُّهُمْ / يَفُوزَ وَ يَعْلُو فِي لَيَالٍ قَلاَئِلِ -73      Kin sahipleri, ben mi onlar mı hangimizin kazanacağını, birkaç  gece zarfında kimin üste çıkacağını görecekler.  </p>



<p>وَ أيُّهُمْ مِنِّي وَ مِنْهُمْ بِسَيْفِهِ / يُلاَقِي إذَا مَا حَانَ وَقْتُ التَّنَازُلِ  -74</p>



<p> Karşılıklı inme vakti geldiğinde onlardan veya benden hangimiz kılıncıyla karşılayacak (görecekler).</p>



<p>  وَ مَنْ ذَا يَمَلُّ الْحَرْبَ مِنِّي وَ مِنْهُمُووَ يَحْمَدُ فِي الْآفَاقِ مِنْ قَوْلِ قَائِل 75 &#8211;  </p>



<p>Ben mi, onlar mı, harpten usanan ve söz söyleyene ufuklarda  teşekkür edecek olan kim olacak? </p>



<p>  وَ رَهْطُ نُفَيْلٍ شَرُّ مَنْ وَطِئَ الْحَص./ وَ ألْأمُ حَافٍ مِنْ مُعَدٍّ وَ نَاعِلِ. -76</p>



<p> Nüfeyl&#8217;in grubu çakıl çiğneyenlerin en şerlileridir. Hazırlıklı ve  ayakkabısı olan birinden daha tehlikeli yalın ayaklılardır</p>



<p>   أ عَبْدَ مَنَافٍ أنْتُمُو خَيْرُ قَوْمِكُمْ / فَلاَ تُشْرِآُوا فِي أمْرِآُمْ آُلَّ وَاغِلِ  &#8211; 77</p>



<p>Ey Abdümenaf(oğulları)! Siz kavminizin en hayırlılarısınız.  Öyleyse her karışanı işinize karıştırmayınız</p>



<p>    فقد خفت إن لم يصلح االله أمرآم / تكونوا آما آانت أحاديث وائل -78  Eğer Allah işinizi düzeltmezse korkarım, Vail&#8217;in kötü olayların- da olduğu gibi, siz de aynı duruma düşeceksiniz.</p>



<p> لَعَمْرِي لَقَدْ أوهِنْتُمُو وَ عَجَزْتُمُو / وَ جِئْتُمْ بِأمْرٍ مُخْطِئٍ لِلْمَفَاصِلِ-79 Ömrüme yemin olsun, o kadar zayıflatıldınız ve aciz düştünüz  ki sonunda yanlışlıkla eklemi kıran bir hareket yaptınız.</p>



<p> وَ آُنْتُمْ قَدِيمًا حَطْبَ قِدْرٍ فَأنْتُمُو. / ألَانَ حِطَابُ أقْدُرٍ وَ مَرَاجِلِ-80</p>



<p> Siz eskiden bir çömlek için odun toplar idiniz. Siz şimdi birçok  çömlek ve tencere için odun topluyorsunuz.</p>



<h4 class="wp-block-heading">Şi&#8217;b Kasidesi 81-90 beyitleri</h4>



<p> لِيَهْنِئْ بَنِي عَبْدِ مَنَافٍ عُقُوقُهَا / وَ خِذْلاَنُهَا وَ تَرْآُنَا فِي الْمَعَاقِلِ.-81 Büyüklerine isyan etmeleri. yardımsız bırakmaları. Ve bizi sığınaklara terketmeleri. Abdümenaf oğullarına afiyet olsun!  </p>



<p>فَإنْ يَكُ قَوْمٌ سَرَّهُمْ مَا صَنَعْتُمُو / سَتَحْتَلِبُوهَا لَاقِحًا غَيْرَ بَاهِلِ -82 </p>



<p>Yaptıklarınızın sevindirdiği bazı insanlar olabilir. (Ama biliniz  ki) siz, sağması sakıncalı olan gebe develeri sağacaksınız.</p>



<p>  فَبَلِّغْ قُصَيًّا أنْ سَيُنْشَرُ أمْرُنَا. / وَ بَشِّرْ قُصَيًّا بَعْدَنَا بِالتَّخَاذُلِ -83</p>



<p> Kusay (oğullarına) bizim işimizin yaygınlaşacağını bildir. Onla- ra, bizden sonra herkesin birbirine yardım etmeyeceğini müjdele.  </p>



<p> وَ لَوْ طَرَقَتْ لَيْلاً قُصَيًّا عَظِيمَةٌ. / إذًا مَا لَجَأنَا دُونَهُمْ فِي الْمَدَاخِلِ. -84 </p>



<p>Büyük bir felaket geceleyin Kusay (oğullarının) kapısını çalarsa, onlar bizi beklerken. (biz onlar gibi) deliklere sokulmayız.  </p>



<p> وَلَوْ صُدِقُوا ضَرْبًا خِلاَلَ بُيُوتِهِمْ / لَكُنَّا أُسًى عِنْدَ النِّسَاءِ الْمَطَافِلِ -85 Onlar evlerinin içinde dayağa maruz kalsalardı, biz (onlar gibi  yapmaz) çocuklu kadınlarının yanında herkese örnek olurduk.</p>



<p>  فَإنْ تَكُ آَعْبٌ مِنْ لُؤَيٍّ تَجَمَّعّتْ / فَلاَ بُدَّ يَوْمًا مَرَّةً مِنْ تَزَايُلِ -86 Eğer Lüey&#8217;den olma Ka&#8217;b kabilesi bir araya gelse, bir gün bir  şekilde kesinlikle onları dağıtacağız.</p>



<p>   وَ إنْ تَكُ آَعْبٌ مِنْ آُعُوبٍ آَثِيرَةٍ / فَلاَ بُدَّ يَوْمًا أنَّهَا فِي مَجَاهِلِ -87 Eğer Ka&#8217;b (oğulları) pek çok Ka&#8217;b (oğullarından) oluşsa bir gün  mutlak bilinmeyenlerin içinde olacaktır.    </p>



<p> بَنِي أسَدٍ لاَ تُطْرِفُنَّ عَلَى الْقَذَى / إذَا لَمْ يَقُلْ بِالْحَقِّ مِقْوَلُ قَائِلِ -88     Ey Esed oğulları. Konuşan birinin dili hakkı söylemediği za- man, asla bu rahatsızlığa göz yummayın.</p>



<p>   وَ آُلُّ صَدِيقٍ وَ ابْنِ أخْتٍ نَعُدُّهُ ./ وَجَدْنَا لَعَمْرِي غِبَّهُ غَيْرَ طَائِلِ -89 Ömrüme yeminle söylüyorum. Biz arkadaş ve kız kardeşimizin  oğlu saydığımız insanlar az ve çoğu gurursuzmuş.</p>



<p>  سِوَى أنَّ رَهْطًا مِنْ آِلاَبِ بْنِ مُرَّةٍ. / بِرَاءٌ إلَيْنَا مِنْ مَعَقَّةِ خَاذِلِ. -90</p>



<p> Ancak Kilâb b. Mürre’den 3-5 yiğit, bizi yardımsız bırakma  saygısızlığına düşmediler.  </p>



<h3 class="wp-block-heading">Şi&#8217;b Kasidesi 91-100 beyitleri</h3>



<p>فَنِعْمَ ابْنُ أخْتِ الْقَوْمِ غَيْرَ مُكَذَّبٍ / زُهَيْرٌ حُسَامًا مُفْرَدًا مِنْ حَمَائِلِ -91       Züheyr, iplerinden sökülmüş keskin bir kılıç gibi duran ve (soyu) yalanlanmayan, kavmimizin ne iyi bir yeğenidir.   </p>



<p>شَبَابٌ مِنَ الْمُطَيِّبِينَ وَ هَاشِمٍ / آَبِيضِ السُّيُوفِ بَيْنَ أيْدِي الصَّيَاقِلِ -92 Mutayyiplerden ve Haşim soyundan gelen o gençler parlaklık  veren ustaların ellerindeki beyaz kılıçlar gibidir.</p>



<p>   بِضَرْبٍ تَرَى الْفِتْيَانَ فِيهِ آَأنَّهُمْ. / ضَوَارِي اُسُودٍ فَوْقَ لَحْمٍ خَرَادِلِ -93 </p>



<p>Onlara bir fiske vurulsa, gençlerini sanki küçük et parçaları üzerindeki yırtıcı aslanlar gibi görürsün. </p>



<p> لَعَمْرِي لَقَدْ آَلَّفْتُ وَجْدًا بِأحْمَدَ / وَ إخْوَتِهِ دَأْبَ الْمُحِبِّ الْمُوَاصِلِ -94      Ömrüme yeminle söylüyorum. Ahmed&#8217;i ve kardeşlerini devamlı seven her insan gibi vecd içinde sevdim.</p>



<p>  رِجَالٌ آِرَامٌ غَيْرُ مِيلٍ نَمَاهُمُو / إلَى الْغُرِّ أبَاءٌ آِرَامُ الْمَخَاصِلِ -95                      İkramkar ve yalpa yapmayan erkekler, cömert ve iyi hasletleri  olan babalar, onları en iyi olmaları için yetiştirmiştir. </p>



<p>  أقِيمُ عَلَى نَصْرِ النَّبِيِّ مُحَمَّدٍ / أقَاتِلُ عَنْهُ بِالْقَنَا وَ الْقَنَابِلِ -96              Muhammed peygamberin yardımında ısrarlıyım. Onun için  mızraklarla ve atlarla savaşacağım.  </p>



<p>أشَمُّ مِنَ الشُّمِّ الْبَهَالِيلِ يَنْتَمِي / إلَى حَسَبٍ فِي حَوْمَةِ الْمَجْدِ فَاضِلِ -97                           Canlı ve cömert çekme burunlu efendilerden biridir. O şereflerin çoğunda faziletli bir soya dayanmaktadır. </p>



<p> فَلاَ زَالَ فِي الدُّنْيَا جَمَالاً لِأهْلِهَا / وَ زَيْنًا لِمَنْ وَلَّاهُ رَبُّ الْمَشَاآِلِ -98  Hala dünyada, layık olanlar için bir güzellik mevcuttur. Prob- lemlerin (gidericisi) Rabbin görevlendirdiği kişi  için bir süs vardır.</p>



<p>  فَمَنْ مَثَلُهُ فِي النَّاسِ أيُّ مُؤَمَّلٍ / إذَا قَاسَهُ الْحَاآِمُ عِنْدَ التَّفَاضُلِ -99 Fazilet yarışında, gerçek bir hâkim kıyaslama yapsa, insanlar  içinde beklentide bulunulan hangi kişi, onun benzeri olabilir? </p>



<p> حَلِيمٌ رَشِيدٌ عَادِلٌ غَيْرُ طَائِشٍ / يُوَالِي إلَهًا لَيْسَ عَنْهُ بِغَافِلِ -100 Yumuşak huyludur. Olgundur. Adaletlidir. İsabetsiz değildir. O  öyle bir İlah’ın dostudur ki, O ondan gafil değildir. </p>



<h4 class="wp-block-heading">Şi&#8217;b Kasidesi 101-110 beyitleri</h4>



<p> فَأيَّدَهُ رَبُّ الْعِبَادِ بِنَصْرِهِ. / وَ أظْهَرَ دِينًا حَقُّهُ غَيْرُ نَاصِلِ -101 </p>



<p>Kulların sahibi onu yardımıyla destekledi ve öyle bir din ortaya koydu ki onun gerçekliği kaybolmayacaktır.</p>



<p> فَوَااللهِ لَوْلاَ أنْ أجِيءَ بِسُبَّةٍ / تَجُرُّ عَلَى أشْيَاخِنَا فِي الْمَحَافِلِ -102 Vallahi çeşitli mahfillerde büyüklerimize kötü şeyler söyletecek  bir iş yapmamış olacak olsam, </p>



<p> لَكُنَّا اتَّبَعْنَاهُ عَلَى آُلِّ حَالَةٍ. / مِنَ الدَّهْرِ جِدًّا غَيْرَ قَوْلِ التَّهَازُلِ -103</p>



<p> Her zaman, her halde, ciddi söylüyorum. Şaka etmiyorum. Kesinlikle ona tabi olurduk.</p>



<p>  وَلٰكِنَّنَا نَسْلٌ آِرَامٌ لِسَادَةٍ. / بِهِمْ نَعْتَلِي الْأقْوَامَ عِنْدَ التَّطَاوُلِ. -104   </p>



<p>Fakat biz büyük efendilerimize karşı iyi bir nesiliz. Biz güç yarışında diğer kavimleri onlar sayesinde geçtik.</p>



<p>  لَقَدْ عَلِمُوا أنَّ ابْنَنَا لاَ مُكَذَّبٌ / لَدَيْنَا وَلاَ يُعْنَي بِقَوْلِ اْلأبَاطِلِ -105 Onlar da biliyorlar ki bizim çocuğumuz, yanımızda yalanlanan  biri değil. Boş sözlere de bakılmamalı.</p>



<p>   دَفَعْنَاهُمُو حَتَّى تَبَدَّدَ جَمْعُهُمْ. / وَ حَسَّرَ عَنَّا آُلُّ بَاغٍ وَ جَاهِلِ -106 </p>



<p>Onların topluluğu dağılana ve herbir azgın ve cahil, bizden acı bir darbe alana değin. Onlarla mücadele edeceğiz.    </p>



<p> فَأصْبَحَ فِينَا أحْمَدٌ فِي أرُومَةٍ / تُقَصِّرُ عَنْهَا سَوْرَةُ الْمُتَطَاوِلِ -107 </p>



<p>Ahmet artık içimizde öyle kökleşti ki ona saldıracak güçlülerin  saldırısı boşa çıkar.</p>



<p> آَأنِّي بِهِ فَوْقَ الْجِيَادِ يَقُودُهَا / إلَى مَعْشَرٍ زَاغُوا إلَى آُلِّ بَاطِلِ -108 </p>



<p>Sanki onu atların üzerinde görüyorum. Onları her türlü batıla  sapmış topluluğun üzerine sürüyordu.</p>



<p>  حَدِبْتُ بِنَفْسِي دُونَهُ وَ حَمَيْتُهُ. / وَ دَافَعْتُ عَنْهُ بِالذُّرَى وَ الْكَلاَآِلِ -109 </p>



<p>Onun önünde kendimi kambur ettim ve onu korudum. Göğüs  kemiklerimle siper yaparak onu müdafaa ettim. وَلاَ شَكَّ أنَّ االلهَ رَافِعُ أمْرِهِ / وَ مُعْلِيهِ فِي الدُّنْيَا وَ يَوْمَ التَّجَادُلِ -110 Hiç şüphe yok ki Allah dünyada da mücadele gününde de  onun işini yüceltip yükseltecektir.</p>



<p>  Hiç bir delil olmazsa bile Kaside-i Şibiyye Hz. Ebu Talib (a.s)&#8217;ın İman ehl-i olduğunun apaçık delilidir,</p>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/sib-kasidesi/">Şi&#8217;b Kasidesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://imammehdiyarenleri.org/sib-kasidesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ebu Talip in İmanı</title>
		<link>https://imammehdiyarenleri.org/ebu-talip-ve-imani/</link>
					<comments>https://imammehdiyarenleri.org/ebu-talip-ve-imani/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[YÖNETİCİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Jan 2022 01:54:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ebu Talib]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://imammehdiyarenleri.org/?p=409</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ebu Talip in imanı hakkında Alimlerin görüşleri: İbn-i Ebi-l Hadid, Ebu Talip oğlu Emirel Müminin Ali(a.s)&#8217;ın fazileti hakkında şöyle diyor: Babası Mekke&#8217;nin seyyidi, Kureyş&#8217;in Şeyhi ve Mekke&#8217;nin Reisi ,Olan birisi&#8230; </p>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/ebu-talip-ve-imani/">Ebu Talip in İmanı</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading">Ebu Talip in imanı hakkında Alimlerin görüşleri:</h2>



<h5 class="has-medium-font-size wp-block-heading">İbn-i Ebi-l Hadid, </h5>



<p>Ebu Talip oğlu Emirel Müminin Ali(a.s)&#8217;ın fazileti hakkında şöyle diyor: Babası Mekke&#8217;nin seyyidi, Kureyş&#8217;in Şeyhi ve Mekke&#8217;nin Reisi ,Olan birisi hakkında ne söyleyeyim.<strong>(ŞERH-U NECHÜL BELAGA C.1 S.29)</strong></p>



<h5 class="has-medium-font-size wp-block-heading">Meşhur Arap şairi Sabit İbni Cabir&#8217;e </h5>



<p>&#8220;Arapların efendisi kimdir?&#8221; diye sorunca &#8220;Ebi Talip&#8217;tir&#8221; diye cevap verdi.<strong>(EL HÜCCET ÂLÂ&#8217;Z-ZABİH S.332)</strong></p>



<h5 class="has-medium-font-size wp-block-heading">Ahnef b. kaysi Tamimi&#8217;ye </h5>



<p>Arapların fasih ve büyüklerinden olan ve hilim ve hikmeti ile bilinen Ahnef b. kaysi Tamimi&#8217;ye &#8220;Bu Hilmi ve hikmeti nereden buldun&#8221; diye sordular.</p>



<p>O da şöyle dedi: &#8221; Asrın hikmeti en çok hilmli ve bilgini Kays b. Asım&#8217;dan&#8221;.</p>



<h5 class="has-medium-font-size wp-block-heading">Kays b. Asım&#8217;a:</h5>



<p> &#8220;İlim ve Hilmi kimden aldın?&#8221; diye sordular. O da &#8220;Eksem İbni Seyfi-i Temimi&#8217;den&#8221; diye cevap verdi. Eksem&#8217;e&#8221; Bu Hikmet ve riyaset , Hilmi ve siyaseti kimden öğrendin&#8221; diye sorunca<br>O da , Ebu Talip &#8216;ten diye cevap verdi.<strong>(EL HÜCCET ÂLÂ&#8217;Z-ZABİH S.334)</strong></p>



<h5 class="has-medium-font-size wp-block-heading">Eksem&#8217;e </h5>



<p>&#8220;Zamanımızın en bilgili ve sabırlı insanısın&#8221; denilince şöyle dedi. &#8220;Ben uzun süre Ebu Talip, Abdulmuttalib, Haşim, Abdülmenaf ve Kussa ile yaşadım. Niçin böyle olmayayım ki? Onların davranışlarını örnek aldım ve onlara tabi oldum.&#8221;<strong>(BİHAR C.15 S.157)</strong></p>



<h5 class="has-medium-font-size wp-block-heading">Ebu Osman Amr b. Bahr (Cahiz) </h5>



<p>Ebu Talip hakkında şöyle diyor Ebu Talip Resulullah&#8217;ın hamisi, yardımcısı ve seveniydi. Onun kefili, Eğiticisi ve nübüvvetini ikrar eden biriydi. Menkıbeleri hakkında birçok beyitler İnşad etmiştir. Kureyş&#8217;in de büyüğü idi.<strong>(YENABİ-UL MEVEDDE S.152)</strong></p>



<h5 class="has-medium-font-size wp-block-heading">Şeyh saduk şöyle diyor:</h5>



<p> &#8220;Ebu talip Mümin idi. Ama Resulullah&#8217;a tam manası ile yardımcı olmak için imanını gizlemiş. Şirki Zahir kılmıştır.</p>



<h5 class="has-medium-font-size wp-block-heading">Allame Seyyid Muhsin Emin ise şöyle diyor: </h5>



<p>&#8220;Resulullah Meb&#8217;us olunca Ebu Talip ona iman etti. Sözlerini onayladı. Ama bunu aşikar etmiyordu. Peygambere yardımcı olabilmek için imanını gizledi.</p>



<p>Aksi takdirde Resulullah&#8217;ı ve İslam dinini gereğince savunamazdı. O İmanını gizleyerek bu önemli görevi yerine getirdi. İmanını açığa vurmuş olsaydı, Kureyş&#8217;in nefretini kazanırdı.</p>



<p>Kureyş O&#8217;nu sadece yeğenini savunmakla suçluyordu. Ama İmanını açığa vursaydı artık kendisine saygı göstermezlerdi. Ebu Talip&#8217;i sadece yeğenini koruyor diye mazur görüyorlardı.<strong>(A&#8217;YAN&#8217;UŞ-ŞİA C.7 S.117)</strong></p>



<h2 class="wp-block-heading">Hz. <a href="https://imammehdiyarenleri.org/ebu-talib-a-s/">Ebu Talip</a> in İman Etmediğine dair bazı iddialar:</h2>



<p>&#8220;Onları Peygamber&#8217;e (s.a.a) yaklaşmaktan vazgeçirmeye çalışır. Hem de kendileri ondan uzaklaşırlar.&#8221; ayetinin Ebu Talip hakkında nazil olduğunu iddia etmişlerdir. Zira müşrikleri Resulullah&#8217;ı eziyet etmekten alıkoyar ama kendisi iman etmezdi .<strong>(SİRE-İ İBN-İ İSHAK S.238 , TEFSİRİ C.75 S.110)</strong></p>



<p>Ebu Talib&#8217;in şahsiyet ve sözleri ve Ehl-i Beyt İmamlarının açıklamalarından anlaşıldığı üzere bu gibi insnatlar Beni Ümeyye&#8217;nin Ehlibeyt&#8217;e olan düşmanlıkları neticesinde hadis olarak uydurdukları iftiralardır.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Taberi, bu ayet hakkında 3 görüşü&nbsp; naklettikten sonra şöyle yazıyor: </h3>



<p>&#8220;En iyisi, Onlar Resulullah&#8217;a itaatten alıkoyuyor kendileri de ona tabi olmuyorlar&#8221; şeklinde tefsir edilmesidir. Zira önceki ayetler Resulullah&#8217;ı (s.a.a) tekzip eden ve ondan yüz çeviren Müşrikler hakkındadır.<strong>(TEFSİR-İ TABERİ C.7 S.110)</strong></p>



<p>Bu ayetin Ebu Talip hakkında nazil olduğunu söyleyen rivayetlerde ise birçok açıdan reddedilmiştir.<strong>(EL-GADİR C.8 S.4)</strong></p>



<p>Bazı rivayetlerde şöyle yer almıştır: &#8220;Ebu Talip ölmek üzere olduğunda Resulullah(s.a.a) yanına giderek: &#8220;Ey Amca! La ilahe illallah De ki Allah nezdinde hüccet olsun.&#8221; dedi. Orada hazır olan Ebu Cehil ve Abdullah . Ebi Ümeyye: &#8220;Ey Ebu Talip! Sen Abdülmuttalib&#8217;in dininden yüz mü çeviriyorsun dediler.&#8221; Bunun üzerine, &#8220;Ben Abdülmuttalib&#8217;in dini üzereyim&#8221; dedi.</p>



<p>O zaman da Resulullah şöyle buyurdu: Ben de nehyedilinceye kadar senin için dua edeceğim. O zaman da şu iki ayet nazil oldu: Yakınları bile olsa kendilerine (hak) açıklandıktan sonra müşrik olanlar için Peygamber&#8217;den ve Allah&#8217;tan bağışlanma dilenmesi Doğru olmaz.<strong>(TEVBE SURESİ 113.AYET)</strong>Sen sevdiklerini hidayete erdiremezsin.<strong>(KASAS SURESİ 56. AYET) (SAHİH-İ BUHARİ C.5 S.131 , TEFSİR-İ TABERİ C.11 S.30-31)</strong></p>



<p>1- Ebul Futuh Razi bu rivayette cevap olarak şöyle yazıyor: Bu rivayet batıldır. Zira bu ayetler Resulullah&#8217;ın vefatına yakın bir zamanda nazil olmuş Ebu Talip ise Çok önceleri ölmüştü.<strong>(TEFSİR-İ EBU-L FUTUH C.6 S.126)</strong></p>



<p>Kaldı ki , bu Hadisin ilk bölümü ile son bölümü arasında çelişki vardır. Zira hadis , Abdülmuttalib&#8217;in dini üzere olduğunu söylemiştir. Abdulmuttalip ise müslümandı.</p>



<p>2- Zeyni Dahlan şöyle yazıyor: &#8220;Ahmed b. Hanbel, Tirmizi Teyalisi ibn-i Ebu Şeybe ve Nesai&#8217;nin İmam Ali&#8217;den rivayet ettikleri üzere bu ayetin nüzul sebebi şuydu ki:</p>



<p>insanlar müşrik olan babaları için dua ediyorlardı. Bu yüzden mezkur ayet nazil oldu. Bu hususu açıkça tasrih eden bir hadisi de&nbsp; İbn-i Abbas rivayet etmiştir.<strong>(ESN&#8217;EL METÂLİB S.18)</strong></p>



<p>3- Zemahşeri de ayetin Ebu Talip hakkında nazil olduğunu kabul etmiyor ve şöyle diyor:&nbsp; <a href="https://www.facebook.com/imammehdiyarenleri/photos/a.733833243295533/893730300639159/?type=3&amp;sfnsn=scwspmo">Ebu Talip</a> Hicret&#8217;ten önce ölmüştür bu ayetler ise Medine&#8217;de nazil olan son ayetlerdendi.<strong>(KEŞŞAF C.2 S.115)</strong></p>



<h3 class="wp-block-heading">Ehl-i Sünnet yolu ile nakledilen bazı rivayetlerde yer aldığı üzere</h3>



<p> Resulullah&#8217;a (s.a.a) &#8220;Acaba Ebu Talib&#8217;e bir yararın dokundu mu,&nbsp; Zira o seni himaye ediyor ve senin için müşriklere gazap ediyordu.&#8221; diye sorulunca şöyle buyurdu: &#8220;Evet, Ebu Talip topuklarına kadar ateşten bir çukur içindedir. Eğer benim şefaatim olmasaydı muhakkak ki o cehennemin en derin Çukurunda bulunurdu.&#8221;<strong>(SAHİH-İ BUHARİ C.5 S.130)</strong></p>



<p>Bu hadiste&nbsp; bir önceki hadis gibi uydurulmuştur. Seyyid Fehhar&#8217;ın&nbsp; naklettiği 4 rivayette İmam Sadık (a.s) ve imam Rıza (a.s) bu hadisi reddetmiş ve onun yalan olduğunu açıklayarak, Ebu Talib&#8217;in iman etmiş olduğunu söylemişlerdir.<strong>(EL-HÜCCET ÂLÂ&#8217;Z-ZAHİB S.82-85)</strong></p>



<p>Bu hadisin senedini Ehli sünnet alimlerinin Çoğu da kabul etmemişlerdir.<strong>(EL GADİR C.8 S.23)</strong></p>



<p>Bu hadiste şefaat meselesi söz konusudur. Rivayetlerden de anlaşıldığı üzere şefaat Muvahhidlere yani Müminlere mahsustur. Yani Şefaat Şehadeteyne bağlıdır. Dolayısıyla kâfire Şamil olmaz.<strong>(TERGİB VE TERHİB C.4 S.437)</strong></p>



<p>Buna binaen , tevhidi şehadeteyn olmadığı takdirde, Peygamber kimseye şefaat etmez. Ve azabının azalmasını istemez. Dolayısıyla bu hadisi kabul etmek mümkün değildir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Hz Ebu Talip in Cenaze Namazı </h2>



<p>İbn-i Hacer şöyle yazıyor: &#8220;Eğer Ebu Talip Müslüman olsaydı, Resulallah (s.a.a) cenazesine namazını kılardı.<strong>(EL-İSABE C.4 S.117)</strong></p>



<p>Halbuki Zeyni Dehlan gibi birçok Ehl-i Sünnet aliminin de kabul ettiği üzere o zamanlar henüz cenaze namazı&nbsp; teşri-i olmamıştı.<strong>(ESN&#8217;EL METÂLİB S.35)</strong><br>Nitekim bu yüzden Resulallah (s.a.a) Hz. Hatice (s.a) içinde cenaze namazı kılmadı.<strong>(EL-HÜCME)</strong></p>



<p>İbn-i Sa&#8217;d şöyle nakletmektedir: &#8220;Ebu Talip, Resulallah&#8217;ın(s.a.a)&nbsp; zamanında vefat etti. Cafer ve Ali O&#8217;na varis olmadılar. Ancak Akil ve Talip ona varis oldu. Zira Müslümanlar&nbsp; Kâfirlere mirasçı olamaz. Ve Kafirde Müslümandan miras alamaz.<strong>(TABAKAT C.1 S.124)</strong></p>



<p>Abdulcelil-i Kazvini nuna cevap olarak diyor ki:&nbsp; &#8220;Ehlibeyt mektebine göre kafirler müslümana varis olmazlarsa da&nbsp; Müminler kâfirlerden miras alabilirler. Zira Küfür miras almaya engel olur. Ama iman engel değildir. Dolayısıyla İmam Ali (a.s) Ebu Tâlip &#8216;e varis olmuştur. Kaldı ki Ebu&nbsp; Talibin Kendisi de mümindi.&#8221;<strong>(NAKZ S.513-514)</strong></p>



<p>İmam Caferi Sadık şöyle buyuruyor:<br>&#8220;Cebrail Resulullah&#8217;a gelerek şöyle dedi: &#8220;Ey Muhammed! Rabbin sana selam gönderiyor ve seni dünyaya getiren sülbe,&nbsp; sana hamile kalan Kadına ve Seni yetiştiren ve sorumluluğunu üstlenen şahsasa ateşi haram kıldım.&#8221; buyuruyor. Sonra şöyle devam etti: &#8220;mezkur sülb Baban Abdullah b. Abdulmuttalip&#8217;tir . Sana hamile kalan Amine bint-i Vehb&#8217;dir ve seni terbiye eden ise Ebu Talip&#8217;tir.&#8221;<strong>(İBN-İ HİŞAM , ES-SÎRE)</strong></p>



<p>Netice olarak biz deriz ki, Ebu Talip iman ehli bir insandır.</p>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/ebu-talip-ve-imani/">Ebu Talip in İmanı</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://imammehdiyarenleri.org/ebu-talip-ve-imani/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ebu Talib&#8217;in Vefat &#8216;ı</title>
		<link>https://imammehdiyarenleri.org/ebu-talibin-vefat/</link>
					<comments>https://imammehdiyarenleri.org/ebu-talibin-vefat/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[YÖNETİCİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Jan 2022 23:03:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ebu Talib]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://imammehdiyarenleri.org/?p=406</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hz. Ebu Talib’in vefatı</p>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/ebu-talibin-vefat/">Ebu Talib&#8217;in Vefat &#8216;ı</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/ebu-talib-a-s/">Ebu Talib</a>&#8216;in Vefat tarihi hususunda ihtilaf vardır. Muhaddis-i Kummi bi&#8217;setin 10 yılının sonlarında Recep ayının 27&#8217;sinde vefat ettiğini İleri sürmektedir.<strong>(EL KÜNYA VEL ELKAB C.1 S.109)</strong></p>



<p>Makrizi, Zilkade ayının başında öldüğünü savunmaktadır.<strong>(EMTA&#8217;UL ESMA S.27)</strong></p>



<p>Zerkani ise şöyle yazıyor Bi’setin  10. yılını Ramazan ayının 12&#8217;sinde Ebu talib&#8217;i vefat etti.<strong>(ŞERH-UL MEVAHİB C.1 S.291)</strong></p>



<p> İbni Sa&#8217;d ise Ebu Talib&#8217;in Bi&#8217;setin 10. Yılının Şevval ayının ortasında , 80 küsür yaşındayken vefat ettiğini , Hz Hatice&#8217;nin de bundan 35 gün sonra dar-ul faniden göçtüğünü , vefat anında 65 yaşında olduğunu nakil etmektedir. Resulullah Böylece hem Ebu talib&#8217;i hem de Hz Hatice&#8217;yi kayıp etmiş oldu.<strong> (TABAKAT</strong> <strong>C</strong>.<strong>1 S.125)</strong></p>



<p> Bu yüzden bu yılı hüzün yılı olarak adlandırdı.<strong>(KISAS&#8217;UL ENBİYA S.137 , EMTA&#8217;UL ESMA S.27)</strong></p>



<p> <a href="https://imammehdiyarenleri.org/ebu-talib-a-s/">Ebu Talib</a>  Hucun denilen yerde defnedildi. Ebu Talib&#8217;in vefatı Allah resulünü çok üzdü. Zira, en büyük hamisini kaybetmiş ve dolayısı ile de Kureyş için Resulullah&#8217;a (s.a.a) eziyet etmek hususunda hiçbir engel kalmamıştı. </p>



<p>Resulullah bu hususta şöyle buyuruyor: &#8220;Ebu Talib hayatta olduğu müddetçe Kureyş bana eziyet edemiyordu.&#8221;<strong>(KÂMİL-İ İBNİ ESİR C.1 S.507 , SİRA-İ İBNİ HİŞAM C.2 S.57 , SİRE-İ İBN-İ İSHAK S.239 , TABAKA-İ İBNİ SA&#8217;D C.1 S.124)</strong></p>



<p> İmam Caferi Sadık Aleyhisselam şöyle buyuruyor: Ebu Talip küfrü aşikar kıldı. İmanı ise gizledi. Ebu Talip vefat edince Allahu Teala Peygamberine Mekke&#8217;de kendisine himaye edecek birinin kalmadığını ve bu yüzden sizden etmesinin gerektiğini vahiy etti. Böylece Resulullah Medine&#8217;ye Doğru hicret etti.<strong>(KEMÂL-UD DİN C.1 S.174)</strong></p>



<p> Ebu Talip vefat edince Emirel müminin Ali (a.s) Peygamberin (s.a.a) yanına gelip babasının vefatını bildirdi. </p>



<p>Resulullah(s.a.a) bu haberi duyunca çok üzüldü ve imam Ali&#8217;ye (a.s) şöyle buyurdu:</p>



<p> &#8220;Git onun gusül ve kefenlenme işlemlerini yap ve bir tabutun içine koyduğun zaman bana haber ver.&#8221; </p>



<p>İmam Ali denilenleri yerine getirdikten sonra Peygambere haber verdi. </p>



<h2 class="wp-block-heading">Peygamber&#8217;in Ebu Talib&#8217;in Vefat ı sonrası son sözleri:</h2>



<p>Resulullah (s.a.a) Ebu Talib&#8217;in cenazesinin yanına vardığında keder ve üzüntü içinde şöyle buyurdu:</p>



<p> &#8220;Ey Amca! Seninle akrabalık ilişkim vardı. Allah tarafından mükafatlandıralacaksın. Beni çocukken terbiye ettin. Büyüdüğümde bana yardımcı oldun. </p>



<p>Daha sonra da halka dönerek şöyle buyurdu: &#8220;Allah&#8217;a andolsun ki Amcama öyle bir şefaatte bulunacağım ki insan ve cin topluluğu şaşıracaktır.&#8221;<strong>(EL-HÜCCE S.265 , İMAN-U EBİ TALİB S.24-26)</strong></p>



<p> Daha sonra İmam Ali (a.s) Babasının mateminde şöyle dedi: &#8220;Ey Ebu Talib! Ey sığınanların sığınağı  Ey rahmet yağmuru, Ey karanlıkların nuru, gerçekten de senin yokluğun gayretli ve büyük insanları perişan etti. Sen Peygambere iyi bir Amca idin.<strong>(EL-HÜCCET ÂLÂ&#8217;Z-ZAHİB S.122-123)</strong></p>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/ebu-talibin-vefat/">Ebu Talib&#8217;in Vefat &#8216;ı</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://imammehdiyarenleri.org/ebu-talibin-vefat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ebu Talib Vasiyet Namesi</title>
		<link>https://imammehdiyarenleri.org/ebu-talib-vasiyet/</link>
					<comments>https://imammehdiyarenleri.org/ebu-talib-vasiyet/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[YÖNETİCİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Jan 2022 22:11:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ebu Talib]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://imammehdiyarenleri.org/?p=403</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hz. Ebu Talib Vasiyetnamesi</p>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/ebu-talib-vasiyet/">Ebu Talib Vasiyet Namesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/ebu-talib-a-s/">Ebu Talib</a> Vasiyet Namesi hakkında:</p>



<p>İmam Caferi Sadık Aleyhisselam şöyle buyuruyor:<br>Hz. <a href="https://imammehdiyarenleri.org/ebu-talib-a-s/">Ebu Talib</a>&#8216;in vefatı yaklaşınca Kureyş&#8217;in büyüklerini toplayarak onlara şu vasiyette bulundu:</p>



<p>Ey kureyşliler! Sizler insanlar arasında Allah&#8217;ın Seçkin kulları, Arab&#8217;ın kalbi, yeryüzü ve Harem ehli arasında Allah&#8217;ın hazinedarlarısınız. Sizin aranızda muktedir bir Önder cesur bir öncü ve eli açık bir bağışlayıcı bulunmaktadır. Sizlere Kabe&#8217;yi tazim etmenizi tavsiye ediyorum ki, bunda Allah&#8217;ın cezası rızkın devamı ve zorluklar karşısında direniş vardır. Sıla-i Rahmi yapınız. Zira bu ölümü erteler.&nbsp; Ve nüfusu çoğaltır. Zulmetmeyi terk ediniz ki öncekiler de bu yüzden helak oldular. Davet edene icabet ediniz. Hayat ve ölümün şerefi de bunlarda dır. Sadık olunuz ve emanete riayet ediniz. Zira bu ikisi sayesinde iftiradan korunur ve halk nezdinde değer kazanırsınız.</p>



<p>Sizlere Muhammed hakkında iyilik etmenizi tavsiye ediyorum. Zira Muhammed Kureyş&#8217;in Emin&#8217;i Arapların doğru sözlüsü ve Sizi davet ettiğim şeyleri İhya edendir.&nbsp; Muhammed sizlere öyle biri mesaj getirmiştir ki kalp ve ruh bunu Kabul etmekte ama dil kötüleyenlerin korkusundan inkar etmektedir.</p>



<p>Allah&#8217;a andolsun ki adeta , mustazaf halkın onun davetini kabul ettiğini , sözlerini tasdik ettiğini ve risalesine kabul ettiğini görür gibiyim. Böylece Kureyş&#8217;in büyükleri hakir, evleri boşalmış ve zayıfları yücelmiş olacaktır. En büyükleri Peygambere en muhtaç olanı, En günahkarları da ona en uzak olanlarıdır. Arap kavmi onu sevecek topraklarını ona verecek. Ve onu Önder seçecektir. Ey Kureyş kabilesi peygamberi seviniz onu himaye ediniz.  Allah&#8217;a andolsun ki onun yolunda ilerleyen Kemal&#8217;e Erer. Ve hidayetine tabi olan Saadet&#8217;e kavuşur. Eğer sağ kalsaydım , ondan Bela ve zorlukları gidermeye çalışırdım.</p>



<p class="has-black-color has-white-background-color has-text-color has-background"><a href="https://imammehdiyarenleri.org/ebu-talib-a-s/">Ebu Talib</a> Vasiyet namesi (Kureyş&#8217;in büyüklerine olan Vasiyet namesi) işte böylece sona eriyor.</p>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/ebu-talib-vasiyet/">Ebu Talib Vasiyet Namesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://imammehdiyarenleri.org/ebu-talib-vasiyet/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kureyş Vesikası</title>
		<link>https://imammehdiyarenleri.org/kureys-vesikasi/</link>
					<comments>https://imammehdiyarenleri.org/kureys-vesikasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[YÖNETİCİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Jan 2022 21:33:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ebu Talib]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://imammehdiyarenleri.org/?p=398</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kureyş Vesikası ,Kureyşlilerin kendi aralarında yaptığı Müslümanlara ambargo antlaşmasıdır. Ebu Talib, Kureyş&#8217;in, Resulallah&#8217;ı (s.a.a)  öldürmeye kesin karar aldığını duyunca şöyle dedi: &#8220;Allah&#8217;a andolsun ki beni defnetmedikleri müddetçe Sana dokunamazlar. Sen&#8230; </p>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/kureys-vesikasi/">Kureyş Vesikası</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Kureyş Vesikası ,Kureyşlilerin kendi aralarında yaptığı Müslümanlara ambargo antlaşmasıdır. </p>



<p>Ebu Talib, Kureyş&#8217;in, Resulallah&#8217;ı (s.a.a)  öldürmeye kesin karar aldığını duyunca şöyle dedi:</p>



<p> &#8220;Allah&#8217;a andolsun ki beni defnetmedikleri müddetçe Sana dokunamazlar. Sen benim hayrımı dileyerek davet ettin. Ve Sen sadıksın (söylediğin doğrudur) ve eminsin. Sen dinlerin en hayırlısını getirdin&#8221;. </p>



<p>Ebu-l Futut-i Razi bu hususta şöyle diyor: &#8220;Bu sözler Ebu Talib&#8217;in imanını açıkça göstermektedir&#8221; . Zira, &#8220;sana iman ettim ve seni tasdik ettim&#8221; sözüyle &#8220;Sen sadıksın&#8221; sözü arasında hiçbir fark yoktur. <strong>(TEFSİR-İ EBU-L FUTUH C.4 S.407)</strong></p>



<p>Kureyş Resulullah&#8217;ı (s.a.a) öldüremeyeceğini ve Ebu Talib&#8217;in Resulullah&#8217;ı (s.a.a) himayeden el çekmeyeceğini anlayınca, Peygamber&#8217;i (s.a.a) öldürmek için kendilerine teslim edinceye kadar Haşimoğulları ile alışverişi keseceklerine dair kendi aralarında bir vesika imzaladılar. </p>



<p>Böylece Resulullah (s.a.a) , Haşimoğulları ve Abdulmuttaliboğullarından olan yakınları ile birlikte bir vadide muhasara altına alındı.</p>



<p> Bu muhasara tam 3 yıl sürdü. Bu müddet zarfında Resulallah , Ebu Talip ve Hatice tüm mallarına harcadılar ve büyük bir sıkıntı ve yokluğa düştüler. Allahu Teala Resulü&#8217;ne (s.a.a) Kabe binası içine asılı olan Kureyş Vesikası nın &#8220;Allah&#8221; kelimesi müstesna hepsini böceklerin yiyip yok ettiklerini vahyetti. </p>



<figure class="wp-block-image size-large Kureyş-Vesikası" id="Kureyş-Vesikası"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1024" height="461" src="https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2022/01/Screenshot_20220107-001511_YouTube-2-1024x461.jpg" alt="Kureyş Vesikası " class="wp-image-401" title="Kureyş Vesikası " srcset="https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2022/01/Screenshot_20220107-001511_YouTube-2-1024x461.jpg 1024w, https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2022/01/Screenshot_20220107-001511_YouTube-2-300x135.jpg 300w, https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2022/01/Screenshot_20220107-001511_YouTube-2-768x346.jpg 768w, https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2022/01/Screenshot_20220107-001511_YouTube-2-1536x691.jpg 1536w, https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2022/01/Screenshot_20220107-001511_YouTube-2-2048x922.jpg 2048w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<h2 class="wp-block-heading">Kureyş Vesikası nın imha olunuşu:</h2>



<p>Resulullah bu durumu Ebu Talib&#8217;e bildirdi. Daha sonra hep birlikte gidip Kabe&#8217;nin yanında oturdular. Kureyşliler şöyle dediler :</p>



<p> &#8220;Ey Ebu Talib, artık sözünü hatırlamalı, kabilenle dostluk kurmalı ve yeğenin hususundaki tutuculuğundan en çekmelisin.&#8221;</p>



<p>Ebu Talip onlara şöyle dedi:</p>



<p>&#8220;Ey kavmim!  Kureyş Vesikası nı getirin. Belki sıla-i rahim etmek ve kini ortadan kaldırmak için bir yol buluruz.&#8221;</p>



<p>Onlarda Kureyş Vesikası nı getirdiler. Ebu Talib onlara şöyle dedi:&#8221; Bu sizin imzaladığınız Kureyş Vesikası dır.  Bu vesikaya hiç dokundunuz mu?&#8221; Onlar, &#8220;Hayır&#8221; dediler. Ebu Talib Daha sonra şöyle dedi: </p>



<p>&#8220;Allahu Teala , Resulüne bu vesikanın Allah kelimesi dışında tamamen yok edildiğini vahyedilmiştir. Şimdi eğer doğru söylüyorsa Ne yapacaksınız?&#8221; </p>



<p>Onlar da , &#8220;Ondan el çekeriz&#8221; dediler. </p>



<p>Ebu Talip de , &#8220;eğer o yalan söylemişsin öldürebilmeniz için O&#8217;nu sizlere teslim ederim&#8221; dedi.</p>



<p> Onlar da &#8221; insaflı konuştun, iyi dedin &#8221; dediler.</p>



<p>Kureyş Vesikası nı açtıklarında , Allah kelimesi dışında tüm yazıların yok edildiğini gördüler. </p>



<p>Ama buna rağmen inatla &#8220;Bu Yeğeninin büyüsüdür&#8221; dediler. </p>



<p>Ebu Talib şöyle dedi: &#8220;O halde ne için biz muhasaraya teslim olalım? Hâlbuki siz buna daha layıksınız.&#8221;</p>



<p> Daha sonra beraberindekilerle Kabe perdelerin içine girdi ve şöyle dedi. &#8220;Allah&#8217;ım bize zulmedenlere karşı bize yardım et. Ve Bizimle akrabalık ilişkilerini kesenlere ve bize layık olmadığımız şeyleri yakıştıranlara karşı bize yardım et. &#8220;</p>



<p><strong>(SİRE-İ İBN-İ İSHAK S.163-164 , KÂMİL-İ İBNİ ESİR C.1 S.504-506 , TARİH-İ YÂKUBİ C.2 S.33)</strong></p>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/kureys-vesikasi/">Kureyş Vesikası</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://imammehdiyarenleri.org/kureys-vesikasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hz. Ebu Talib in İmanı-2</title>
		<link>https://imammehdiyarenleri.org/hz-ebu-talib-in-imani/</link>
					<comments>https://imammehdiyarenleri.org/hz-ebu-talib-in-imani/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[YÖNETİCİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Jan 2022 16:15:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ebu Talib]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://imammehdiyarenleri.org/?p=392</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hz Ebu Talib (a.s)&#8216;ın imanı geçmişten günümüze kadar tartışma konusu olmuştur. Birçokları onun (Allah&#8217;a sığınırız) imansız dünyadan göçtüğüne inanmaktadır. Ama güvenilir rivayetlerle onun mümin olarak dünyadan göçtüğü hususunda asla şek&#8230; </p>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/hz-ebu-talib-in-imani/">Hz. Ebu Talib in İmanı-2</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Hz <a href="https://imammehdiyarenleri.org/ebu-talib-a-s/">Ebu Talib (a.s)</a>&#8216;ın imanı geçmişten günümüze kadar tartışma konusu olmuştur. Birçokları onun (Allah&#8217;a sığınırız) imansız dünyadan göçtüğüne inanmaktadır. Ama güvenilir rivayetlerle onun mümin olarak dünyadan göçtüğü hususunda asla şek edilmemektedir. Bazıları Resulüllah&#8217;ın (s.a.a) bu fedakâr koruyucusunun küfrüne hükmederken:</p>



<p> Tarih, hadis ve tefsir kitaplarında naklettikleri zayıf ve meçhul rivayetlere dayanmışlardır.</p>



<p>İslam araştırmacılarına göre, Ebu Tâlib&#8217;e isnad edilen bu asılsız iddialar, Ben-i Ümeyye&#8217;nin, İmam Ali&#8217;ye (a.s) olan düşmanlığı yüzünden uydurulmuştur.&nbsp;</p>



<h2 class="wp-block-heading">Hz Ebu Talib in imanının delili 1</h2>



<figure class="wp-block-image size-full Ebu-Talib" id="Ebu-Talib"><img decoding="async" width="702" height="437" src="https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2022/01/images-2.jpeg" alt="Hz Ebu Talib " class="wp-image-393" title="Ebu-Talib" srcset="https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2022/01/images-2.jpeg 702w, https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2022/01/images-2-300x187.jpeg 300w" sizes="(max-width: 702px) 100vw, 702px" /><figcaption>Hz Ebu Talib </figcaption></figure>



<p> Hz <a href="https://imammehdiyarenleri.org/ebu-talib-a-s/">Ebu Talib</a> &#8216;in babası Hz. Abdulmuttaliptir. </p>



<p>&#8220;Zerikli&#8217;nin&#8221; nakline göre: Abdulmuttalip , Miladi 520 yılından Miladi 579 yılına kadar Mekke&#8217;nin Hakimiydi Vatanını Habeşliler&#8217;in Yağma ve baskınlarından korumuştur. <strong>(EL-A&#8217;LAM C.4  S.154)</strong></p>



<p> Abdulmuttalib asla putlara tapmadı ve putlar adına kesilen bir hayvanın etini de yemedi. </p>



<p>O ,şöyle buyurmaktadır: &#8220;Ben ceddim İbrahim&#8217;in dini üzereyim.<strong>(EL-HİSAL C.1 S.312 90.HADİS)</strong></p>



<p> Abdulmuttalip sürekli Peygamber&#8217;in(s.a.a) korunmasını emrederdi. Bu konuda Hz. Ebu Talib&#8217;e şöyle buyurdu: &#8220;Sana bir şey tavsiye etmek istiyorum.&#8221;</p>



<p>Hz Ebu Talib :&#8221;O nedir ?&#8221; diye sorunca şöyle dedi: &#8220;Ey oğlum ! Sana kendimden sonra göznurum Muhammed&#8217;e iyi bakmanı tavsiye ediyorum. O&#8217;nun ne ölçüde bana yakın ve yanımda ne kadar değerli olduğunu biliyorsun. O&#8217;nun değerini bil ve ona saygılı davran. Sağ olduğun müddetçe onu kendinden ayırma , O&#8217;nu koru ve O&#8217;na hürmette kusur etme&#8221; </p>



<p>Yine çocuklarına hitaben şöyle diyordu:&#8221; Muhammed&#8217;e saygı gösterin. O&#8217;na iyilikte kusur etmeyin. Yakın gelecekte O&#8217;nun büyük makamını göreceksiniz.&#8221;</p>



<p>Kalbine de hitaben şöyle diyordu: &#8220;Oğlum Muhammed b. Abdullah&#8217;a iyi bakın. O&#8217;na saygılı davranın. Ona iyilik edin ve eziyet etmekten sakının.&#8221;<strong>(BİHAR&#8217;UL ENVAR C.15 S.152-153)</strong></p>



<p>İbn Sad&#8217;dan nakledildiğini göre , Abdülmuttalib 72 yaşındaydı ve vefat ettiğinde Hucun&#8217;da defnedildi.<strong>(Tabakat c.1 s.119)</strong></p>



<p>Abdülmuttalib&#8217;in vefatından sonra Hz. Ebu Talib kendisine edilen Vasiyet üzerine kardeşi oğlu Muhammed&#8217;i(s.a.a) kendi himayesine aldı.<strong>(EL-İSABE C.4 S.115)</strong></p>



<p>Fatıma Binti Esed şöyle diyor: &#8220;Abdülmuttalip vefat edince Hz. Ebu Talib Resulullah&#8217;ın koruyuculuğunu üstlendi. Ben Resulullah&#8217;a bakıyordum. O ise beni anne diye çağırıyordu.&#8221;<strong>(HARAYİC-İ RAVENDİ C.1 S.139)</strong></p>



<h2 class="wp-block-heading">Ebu Talib in imanının delili 2</h2>



<figure class="wp-block-image size-full Ebu-Talib" id="Ebu-Talib"><img decoding="async" width="678" height="452" src="https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2022/01/images.jpeg" alt="Hz Ebu Talib " class="wp-image-395" title="Ebu-Talib" srcset="https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2022/01/images.jpeg 678w, https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2022/01/images-300x200.jpeg 300w" sizes="(max-width: 678px) 100vw, 678px" /><figcaption>Hz Ebu Talib </figcaption></figure>



<p>Hz. Ebu Talib Ticaret maksadıyla Şam&#8217;a doğru sefere çıkmak üzereydi. Hz Muhammed, Hz Ebu Talib&#8217;e doğru koşarak devesinin dizgininden tuttu ve şöyle dedi:&#8221;Amca ! Beni kime bırakıyorsun? Benim ne babam var , ne de annem!&#8221; Bu sözler Ebu Talib&#8217;in kalbine ok gibi işledi, bunun üzerine, &#8220;Allah&#8217;a andolsun , bizden ayrı kalmasın diye O&#8217;nu da kendim ile götüreceğim.&#8221; dedi.</p>



<p>Böylece Peygamber de bu sefere katıldı. Kafile Şam topraklarına ulaşmıştı. Yol üstünde bulunan bir kilisede Buheyra isimli bir rahip yaşıyordu. Kervan Buheyra&#8217;nın Kilisesi&#8217;nin çevresinde konaklamıştı. Rahip Gökyüzünde bir bulutun kervandaki bir kişinin(Peygamber (s.a.a)&#8217;ın) başına gölge ettiğini gördü. Bir ağacın gölgesi altına gelmesine rağmen o bulutun gölgesi kendisinden ayrılmadı.</p>



<p> Bunun üzerine Buheyra ziyafet hazırlığı yaptı ve birini göndererek kafilede bulunan herkesi kendi adına şöyle davet etmesini istedi: Ey Kureyşliler! Küçük-büyük,      hür-köle hepinizin soframda hazır olmasını istiyorum.</p>



<p> Kafiledekiler Buheyra&#8217;nın davetini kabul ettiler ve Hz Muhammed&#8217;i (s.a.a) çocuk olduğundan dolayı bir ağacın altındaki yüklerin yanında yalnız bıraktılar. Buheyra oradakilere baktı ve söylenen özelliklere sahip birini göremeyince şöyle dedi: &#8220;Ey Kureyşliler! Bu bu yemekten hiçbir kimse yememiş kalmasın.&#8221; Oradakiler: &#8220;Eşyalarımızın yanında bıraktığımız küçük bir çocuktan başka hiç bir kimse kalmadı.&#8221; dediler. Buheyra &#8220;Böyle olmaz, O&#8217;nun da sofraya gelmesini istiyorum&#8221; dedi. </p>



<p>Buheyra Hz Muhammed&#8217;i görünce gözünü hayretle O&#8217;na dikti ve şöyle dedi: &#8220;Ey genç! Lat ve Uzza aşkına sorduğum sorulara cevap ver&#8221; dedi. Bunun üzerine Hz. Muhammed(s.a.a): &#8220;Lat ve Uzza&nbsp; adına yemin ederek Benden hiçbir şey sorma!&#8221; diye cevap verdi. </p>



<p>Buheyra: &#8220;O halde Allah&#8217;a yemin ediyorum&#8221; deyince, Peygamber(s.a.a): &#8220;sor&#8221; dedi. Buheyra, uykusunu ve O&#8217;nun diğer özellikleri ile ilgili bazı şeyleri sordu ve Peygamber cevap verdi. Bütün bu cevaplar Buheyra&#8217;nın bilgisi ile uyum içindeydi.</p>



<p> Daha sonra Hz Muhammed&#8217;in iki omuzu arasındaki Nübüvvet mührünü görünce Hz. Ebu Talib&#8217;e gelerek, &#8220;İlahi kitaplar da bu çocuğun Peygamber olacağı bildirilmiştir&#8221; ve Hz. Ebu Talib &#8216;i Geri dönmeye ikna etmeye çalışarak, &#8220;Sakın bu çocuğu Yahudiler görmesin, zira  Yahudiler O&#8217;na düşmandır&#8221; dedi.<strong>(SİRE-İ B. İSHAK S.73-76 , SİRE-İ B. HİŞAM C.1 S.191-194 ,TABERİ TARİHİ C.2 S.32-33)</strong></p>



<h3 class="wp-block-heading">Hz Ebu Talibin imanının delili 3</h3>



<p> İbni İshak şöyle yazıyor: Resulallah kavmine İslam&#8217;ı tebliğ edip davetini onlara Allah&#8217;ın buyurduğu şekilde açıklayınca akrabaları ondan ayrılmadı. ve O&#8217;na itiraz etmediler. Ama Resulullah onların putlarına tahkir edince bu onlara ağır geldi. Allah&#8217;ın İslam nuruyla koruduğu bir avuç kimseler dışında hepsi O&#8217;na karşı cephe aldı. İşte bu ortamda Hz. Ebu Talib Resulullah&#8217;ın yardımına koştu. Böylece peygamber de huzur ve ümit içinde risaletini eda ediyordu. Dolayısıyla hiçbir şey ona engel olamıyordu.</p>



<p> Kureyş, Peygamberin kendi ilahlarına kötü sözler söylediğini Hz. Ebu bu Talib&#8217;e şikayet ettiklerinde Hz.  Ebu Talip Peygambere gelerek söyle dedi:&#8221;Ey Yeğenim! Kavmim Bana gelerek şikayette bulundular,  Hem bana hem de kendine bir lütufta bulun da gücümün üstünde kalan bir şey yapma.&#8221;</p>



<p> Resulallah şöyle buyurdu: &#8220;Allah&#8217;a andolsun ki Güneşi sağ elime ve ay&#8217;ı da sol elime verecek olsalar da yine de davamdan vazgeçmem. Ya Allah dinini Galip kılacak ya da bu yolda öldürülünceye kadar çalışacağım.&#8221;</p>



<p>Peygamber(saa) daha sonra ağladı. Gitmek istediğinde Hz. Ebu Talib O&#8217;na, &#8220;Yeğenim geri dön&#8221; diye seslendi.</p>



<p>Resulullah da geri dönünce Ebu Talib şöyle dedi: &#8220;Git ve ne istiyorsan söyle. Allah&#8217;a and olsun ki seni asla onlara teslim etmeyeceğim.&#8221;<strong>(SİRE-İ B. İSHAK S.154)</strong></p>



<h3 class="wp-block-heading">Ebu Talib in imanının delili 4</h3>



<p> Bir rivayette de yer aldığı üzere Ebu Talib , İmam Ali&#8217;ye, &#8220;Oğlum seçtiğin Bu din nedir? diye sordu. İmam Ali (a.s) şöyle buyurdu:</p>



<p> &#8220;Baba, Ben Allah&#8217;a ve Resulüne iman ettim. Peygamber&#8217;in elçiliğini tasdik ettim. Allah için O&#8217;nunla Namaz kıldım. Ve Kendisine tabi oldum&#8221; dedi.</p>



<p>Ebu Talip ise cevap olarak şöyle buyurdu:&#8221;İyi bil ki Peygamber seni iyilikten başka bir şeye davet etmemiştir. O halde ona tabii ol. <strong>(<strong>TABERİ TARİHİ C.2 S.214)</strong></strong></p>



<h3 class="wp-block-heading">Hz Ebu Talib in imanının delili 5</h3>



<p> Seyyid Fehhar şöyle yazıyor: Bir gün Ebu Talib Oğlu Cafer ile birlikte yürürken Peygamber ile Ali&#8217;nin namaz kıldığını gördü. Ebu Talib oğlu Cafer&#8217;e: Amcaoğluna katıl&#8221; diye buyurdu. Böylece Cafer de Resulullah ve İmam Ali ile birlikte Namaz kıldı. </p>



<p> Bu esnada Ebu Talib şu Şiiri okudu:</p>



<p> Ali ve Cafer musibet ve zorluk anlarında benim dayanaklarımdır. Onu yalnız bırakmayın ve amcanızın oğluna yardım ediniz.  o Amcanız, kardeşlerim arasında bir anne ve babadanız.</p>



<p> Allah&#8217;a andolsun ki onu yardımsız bırakmayacağım, Oğullarım arasında temiz nesepli olanlar onu yalnız bırakmayacaktır.<strong>(EL HÜCCET ÂLÂ&#8217;Z-ZAHİB)</strong></p>



<p> Şeyh Mufid şöyle demiştir: &#8220;Ebu Talib&#8217;in iman ettiğini bir delili de oğlu Ali ve Cafer&#8217;e Resulullah&#8217;a itaat etmelerini emretmesidir.<strong>(İMAN-U EBU TALİB S.39)</strong></p>



<h4 class="wp-block-heading">Ebu Talibin imanının delili 6</h4>



<p>İbn-ı Sa&#8217;d şöyle diyor: Kureyş İslam&#8217;ın aşikar olduğunu ve Müslümanların Kabe&#8217;nin etrafına toplandığını görünce paniğe kapılıp Ebu Talib&#8217;in yanına koştular ve şöyle dediler: &#8220;Sen hepimizden üstünsün, Efendimizsin. Bu akılsızların yeğenine uyarak neler yaptığını görüyor musun? İlahlarımızı terkedip bizlere dil uzatıyor ve cahil olduğumuzu söylüyorlar.</p>



<p> Ammare b. Velid&#8217;i de beraberinde getiren Kureyşliler sözlerine Şöyle devam ettiler:</p>



<p>&#8220;Biz sana Kureyş gençlerinin en güzelini, yücesini ve tatlısını getirdik. Onu sana veriyoruz,  Sana yardımcı olur. Sende Yeğenini bize teslim et ki , O&#8217;nu öldürelim. Zira bu iş kabilemiz için daha hayırlı bir sonuçtur.</p>



<p> Ebu Talib:  &#8220;Benimle insaflı konuşmadınız&#8221; dedi. Siz Yeğeninize bakmam için bana veriyorsunuz. Ama kendi Yeğenimi öldürmeniz için sizlere teslim etmemi istiyorsunuz. Hayır, bu İnsaf değildir.</p>



<p> Onlar, &#8220;O halde yeğenini çağır da O&#8217;nunla insaflı konuşalım.&#8221; dediler. Resulullah (s.a.a) gelince , Ebu Talib şöyle dedi: Ey yeğenim Bunlar Amcaların ve Kavminin büyükleridir. Seninle insaflı bir şekilde konuşmak istiyorlar.  Resulullah (s.a.a): &#8220;Sözünüzü söyleyin Ben sizleri dinliyorum&#8221; dedi.</p>



<p> Onlar dediler ki: &#8220;Bizi ilahlarımız da baş başa bırak.  Biz de seni ilahın da baş başa bırakalım. İbn-i Saad&#8217;ın nakline göre; Ebu Talib: &#8220;Bunlar insaflı konuşuyorlar kabul et&#8221; dedi.</p>



<p> Resulullah şöyle buyurdu:&#8221;Sizin bu teklifinizi kabullenirsen sizleri Arapların padişahı kılacak ve Arap olmayanların da karşınızda hor ve hakir olmasını sağlayacak bir kelimeyi dile getirmeye Hazır mısınız? &#8221; </p>



<p>Ebu Cehil şöyle dedi : &#8220;Evet bu yararlı bir sözdür. Evet babana andolsun ki, onu ve benzeri olan onlarca kelimeyi  söyleriz.&#8221;</p>



<p> Resulallah: &#8220;O halde , La ilahe illallah deyin&#8221; diye buyurdu. </p>



<p>Bu sözden dolayı kızarak kalkıp oradan ayrıldılar. Kendi aralarında, şöyle dediler: &#8220;Artık asla O&#8217;nun yanına dönmeyeceğiz. En iyisi O&#8217;nu Habersizce katledelim&#8221; dediler. </p>



<p>O gece Resulallah&#8217;tan bir haber alınamadı. Ebu Talib ve Peygamberin diğer amcaları Peygamberin ikamet etmekte olduğu yere geldiler.  Ama Peygamberi bulamadılar.  Ebu Talib, Haşimoğulları ve Muttaliboğullarından bir grup genci etrafına toplayarak şöyle dedi:</p>



<p> &#8220;Hepiniz keskin bir kılıç alıp benimle gelin. Her biriniz Kureyş büyüklerinden birinin özellikle de Ebu Cehil&#8217;in yanında oturun. Eğer Muhammed(s.a.a) öldürülmüş ise Ebu Cehil de yaşamamalıdır.&#8221;</p>



<p> Gençlerde: &#8220;Dediğini yerine getireceğiz&#8221; dediler.</p>



<p> Bu esnada Zeyd b. Harise geldi. </p>



<p>Ebu Talib: &#8220;Yeğenimi gördünmü&#8221; diye sordu. </p>



<p>Zeyd: &#8220;Gördüm, az önce birlikteydik.&#8221; diye cevap verdi .</p>



<p>Ebu Talib şöyle dedi: &#8220;O&#8217;nu görmedikçe eve gitmeyeceğim.&#8221;</p>



<p> Zeyd hemen Safâ kenarındaki bir evde Müslümanlarla konuşmakta olan Resulullah&#8217;ın(s.a.a) yanına vardı. Ve durumu kendisine iletti.  Resulullah(s.a.a)kalkıp Ebu Talib&#8217;in yanına geldi.</p>



<p>Ebu Talib şöyle dedi: &#8221; Yeğenim neredeydin? İyi misin?Resulullah: &#8220;Evet&#8221; diye buyurdu.</p>



<p>Bundan sonra Ebu Talib: &#8220;evine git&#8221; dedi. </p>



<p>Resulullah (s.a.a) da kalkıp evine gitti.</p>



<p> Sabahleyin Ebu Talib , Resulullah&#8217;ın(s.a.a) elinden tutarak Haşimoğullarından ve Abdulmuttaliboğullarından bir grup ile birlikte Kureyşliler&#8217;in yanına geldi ve şöyle dedi: </p>



<p>&#8220;Ey kureyşliler! Acaba ne yapmak istediğimi biliyor muydunuz? Onlarda: &#8220;Hayır&#8221; ded. Ebu Talib, Onlar hakkında almış olduğu kararını açıkladı. Ve beraberindeki gençlerden kılıçlarını çıkarmalarını istedi.  Gençlerde beraberlerinde bulundurdukları Keskin kılıçlarını çıkarıp gösterdiler. </p>



<p> Ebu Talib daha sonra şöyle dedi: &#8220;Allah&#8217;a andolsun Eğer Muhammed&#8217;i öldürmüş olsaydınız sizleri yok edinceye kadar savaşırdım. Bu sözler karşısında Kureyşliler özelliklede Ebu Cehil dehşete kapıldı.<strong>(TABAKAT S.1 S.201-202)</strong></p>



<p>Rivayette yer aldığı üzere: Bir gün Resulullah (s.a.a) namaz kılmak için Kabe&#8217;ye gitti. Namaza durunca Ebu Cehil etrafındakilere şöyle dedi: Kim bu adamın yanına gidip namazını bozabilir? İbn&#8217;uz-Zab&#8217;ari&nbsp; adında birisi elini hayvan pisliğine ve kana sürerek Resulullah&#8217;ın yüzüne sürdü.</p>



<p> Resulullah namazdan çıkarak amcası Ebu Talib&#8217;in yanına gitti. &#8220;Ve Amcacığım, Bana ne yaptıklarını görmüyor musun?&#8221; dedi. Ebu Talib &#8220;Kim yaptı?&#8221; diye sorunca, &#8220;Abdullah b. Zab&#8217;ari&#8221; diye cevap verdi.</p>



<p> Ebu Talib , kılıcını alarak kureyşlilerin yanına gitti onlar Ebu talib&#8217;i görünce ayağa kalkmak istediler. Ardından Ebu Talib onlara şöyle dedi: &#8220;Allah&#8217;a andolsun yerinden kalkanı kılıcım ile oturturum&#8221;</p>



<p>Daha sonra Ebu Talib  eline bir miktar hayvan pisliği alarak onların yüz,  sakal ve elbiselerine sürdü ve onlara ağır sözler söyledi. <strong>(TEFSİR-İ KURTUBİ C.6 S.405 ,EL- KÂFİ C.1 S.449)</strong></p>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/hz-ebu-talib-in-imani/">Hz. Ebu Talib in İmanı-2</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://imammehdiyarenleri.org/hz-ebu-talib-in-imani/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ebu Talib (a.s)</title>
		<link>https://imammehdiyarenleri.org/ebu-talib-a-s/</link>
					<comments>https://imammehdiyarenleri.org/ebu-talib-a-s/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[YÖNETİCİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 19 Dec 2021 14:31:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ebu Talib]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://imammehdiyarenleri.org/?p=19</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hz. Ebu Talib (a.s)</p>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/ebu-talib-a-s/">Ebu Talib (a.s)</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Ebu Talib&nbsp;(Arapça:&nbsp;ابو طالب) olarak bilinen Abdümenaf b. Abdülmuttalip b. Haşim el-Kureyşî el-Haşimî&nbsp;Mekke&nbsp;büyüklerinden olup, Ben-i Haşim kolundandır. Hz. Ali’nin (a.s) babası ve&nbsp;İslam Peygamberi&nbsp;Hz. Muhammed ibn-i Abdullah’ın (s.a.a) amcasıdır. Ebu Talib divanında, onun&nbsp;Müslüman&nbsp;olduğunu ve İslam Peygamberine (s.a.a) olan&nbsp;imanını&nbsp;gösteren birçok beyitler bulunmaktadır. Bu şiirlerin mecmuasının (şiirlerden oluşan derleme kitaplar) mana bakımından anlattıkları mütevâtir olarak bilinmektedir. Zira herkes Hz. Ebu Talib’in, Hz. Peygamber’in (s.a.a)&nbsp;nübüvvetini&nbsp;doğruladığı ve onayladığı noktasında hemfikirdir.[1]</p>



<figure class="wp-block-gallery columns-1 is-cropped Ebu Talib wp-block-gallery-1 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex" id="Ebu-Talib-"><ul class="blocks-gallery-grid"><li class="blocks-gallery-item"><figure><img loading="lazy" decoding="async" width="769" height="769" src="https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2022/01/أبو_طالب_بن_عبد_المطلب.png" alt="" data-id="383" data-full-url="https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2022/01/أبو_طالب_بن_عبد_المطلب.png" data-link="https://imammehdiyarenleri.org/hz-ebu-talib-a-s/%d8%a3%d8%a8%d9%88_%d8%b7%d8%a7%d9%84%d8%a8_%d8%a8%d9%86_%d8%b9%d8%a8%d8%af_%d8%a7%d9%84%d9%85%d8%b7%d9%84%d8%a8/" class="wp-image-383" srcset="https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2022/01/أبو_طالب_بن_عبد_المطلب.png 769w, https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2022/01/أبو_طالب_بن_عبد_المطلب-300x300.png 300w, https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2022/01/أبو_طالب_بن_عبد_المطلب-150x150.png 150w" sizes="auto, (max-width: 769px) 100vw, 769px" /></figure></li></ul><figcaption class="blocks-gallery-caption">Ebu Talib </figcaption></figure>



<p class="has-text-align-center"><strong>Doğum Tarihi</strong> :&nbsp;Hz. Resul-ü Ekrem’in (s.a.a) doğumundan 35 yıl önce</p>



<p class="has-text-align-center"><strong>Vefat Tarihi:&nbsp;</strong>&nbsp;26&nbsp;Recep&nbsp;/ Hicrî 10</p>



<p class="has-text-align-center"><strong>Kabri</strong>:&nbsp; Hacun Kabristanlığı /&nbsp;MekkeSoyu-Nesebi:&nbsp;Arap /&nbsp;Kureyş</p>



<p class="has-text-align-center"><strong>Dini</strong>:İslam</p>



<p class="has-text-align-center"><strong>Konumu</strong>:&nbsp;Mekke ve&nbsp;Ben-i Haşim&nbsp;Büyüklerinden</p>



<p class="has-text-align-center"><strong>Akrabaları</strong>:&nbsp;</p>



<p class="has-text-align-center">Hz.Muhammed (s.a.a)&nbsp;(Yeğeni) , </p>



<p class="has-text-align-center">İmam Ali b. Ebu Talib (a.s) (oğlu)</p>



<h2 class="wp-block-heading">HZ EBU TALİB ALEYHİSSELAM</h2>



<p>Hz. Ebu Talib “Sekkayetu’l-Hac&nbsp;(hacılara su dağıtma)” görevini üstlenmişti. O, babası Abdülmuttalip’in vefatından sonra, kardeşinin oğlu Hz. Muhammed’i (s.a.a) kendi vekaleti altına aldı ve peygamberlik risaletinde onu sonuna kadar destekledi. &nbsp;</p>



<p>Peygamber Efendimizden&nbsp;(s.a.a) şöyle nakledilmektedir: “Ebu Talib yaşadığı müddetçe Kureyşliler benden korkuyorlardı.”&nbsp;</p>



<p>Şeyh Müfid’in rivayetine göre, Hz. Ebu Talib vefat edeceği zaman Hz. Cebrail (a.s) Peygamber efendimize (s.a.a) nazil olarak şöyle buyurdu: “Mekke şehrinden çık. Zira artık bu şehirde bir yardımcın kalmadı.”</p>



<p>Peygamber Efendimiz (s.a.a) Hz. Ebu Talib’in vefat ettiği gün, çok hüzünlüydü ve ağlıyordu.&nbsp;İmam Ali’den (a.s) ona&nbsp;gusül&nbsp; verip, değerli amcasını&nbsp;kefenlemesini&nbsp;istedi ve onun için rahmet talep etti. </p>



<p>Toprağa verileceği yere geldiğinde şöyle buyurdu: “Sana öyle bir af ve mağfiret talep ediyorum ki&nbsp;cinler&nbsp;ve insanlar hayrete düşsünler. </p>



<p>Hz. Ebu Talib’in mübarek bedenini Mekke’de Hacûn mezarlığında (Cennetü’l-Muallâ), babası Abdülmuttalip’in yanında toprağa verdiler.</p>



<h4 class="wp-block-heading">Ebu Talib in Eşi ve Çocukları</h4>



<p>Hz. Ebu Talib’in dört oğlu ve üç kızı vardı. Yaş sırasına göre oğullarının adı: “Talib”, “Akil”, “Cafer ve “Hz. Ali (a.s)”; kızlarının adı ise: “Ümmü Hani”, “Cümane” ve “Rebte”dir. </p>



<p>(Ehlisünnet kaynaklarında Hz. Ebu Talib’in, Ümmü Hani, Cümane, Rayta ve Esma adında dört kızı olduğu geçmektedir).</p>



<p> Onun bütün evlatları Fatıma bint-i Esed’dendir. </p>



<p>“İlle” isimli eşinden de “Talik” adında bir çocuğunun olduğu da söylenmiştir.[5]</p>



<h4 class="wp-block-heading"> Ebu Talib in Konumu, Meslek ve Nitelikleri</h4>



<p>Hz. Ebu Talib, Mekke’de “Sikkaye” (Mekke’de zemzemle ve su işleriyle ilgili görev) ve “Rifade” (Hac döneminde hacılara yemek dağıtma görevi) olmak üzere iki sorumluluğu üstlenmişti.[6]</p>



<p>&nbsp;O, ticaret ve pazarlama işi yapar; koku ve arpa alıp satardı.[7]</p>



<p>İmam Ali’den (a.s) nakledilen rivayet ve tarihçilerin Hz. Ebu Talib hakkındaki söylemleri esasına göre, O, yoksul olmasına rağmen Kureyş’in azizi ve büyüklerindendi. </p>



<p>Heybet, vakar ve hikmet sahibiydi.[8]&nbsp;</p>



<p>Ebu Talib’in kerem ve cömertliği noktasında şöyle söylemişlerdir: Hz. Ebu Talib yemek vereceği zaman Kureyş’ten hiç kimse yemek vermezdi.[9]</p>



<p>&nbsp;Cahiliye Döneminde şahitlik etmede evliyaların kanı üzerine yemin etmeyi ilk olarak Hz. Ebu Talib başlattı ve&nbsp;İslam&nbsp;geldikten sonra da onu onayladı.[10]&nbsp;</p>



<p>Halebî şöyle demektedir: Babasının yolu üzerine, şarabı kendisine&nbsp;haram&nbsp;etmişti.[11]</p>



<h3 class="wp-block-heading">İslam Peygamber’inin (s.a.a) Bakımı ve Vekaletinde Ebu Talib </h3>



<p>Hz. Ebu Talib, babasının isteği üzerine, sekiz yaşındaki kardeşinin oğlunun (yeğeninin) vekaletini üstlendi.[12]&nbsp;</p>



<p>İbn-i Şehraşub şöyle demektedir: Abdülmuttalip vefat edeceği zaman, Ebu Talib’i yanına çağırarak şöyle dedi: Ey oğlum! Sen benim Muhammed’e (s.a.a) olan şiddetli ilgi ve sevgimi bildiğine göre, benim onun hakkındaki vasiyetimi nasıl yerine getireceksin? </p>



<p>Hz. Ebu Talib cevabında şöyle dedi: “Bana&nbsp;Muhammed’i (s.a.a) tembihlemene gerek yok. Zira o benim ve kardeşimin oğludur”. Sözlerinin devamında ise şöyle demektedir: “Abdülmuttalip vefat edince Ebu Talib, yemek ve giyim konusunda Peygamber Efendimizi (s.a.a) kendisinden ve ailesinden önde tuttu”.[13]&nbsp;</p>



<p>İbn-i Hişam da bu konu hakkında şöyle söyler: “Ebu Talib, Hz. Muhammed’e (s.a.a) özel bir ilgi gösterirdi. Çocuklarından daha çok Hz. Muhammed’e (s.a.a) muhabbet ve sevgi beslerdi. Ebu Talib, yemeğin en iyisini Hz. Muhammed (s.a.a) için saklar; yatağını kendi yatağının yanında hazırlatır ve her zaman onu yanında bulundurmaya gayret gösterirdi”.[14]&nbsp;</p>



<p>Ebu Talib çocuklarına öğle veya akşam yemeği vermek istediği zaman, “Oğlum (Muhammed) (s.a.a) gelene kadar bekleyin” derdi.[15]</p>



<h3 class="wp-block-heading">Hz. Peygamber’in (s.a.a) Koruyucusu ve Destekçisi Ebu Talib </h3>



<p>Tarih kaynakları, Kureyş’in Hz. Muhammed’e (s.a.a) uyguladığı tehdit ve baskıları karşısında, Hz. Ebu Talib’in Hz. Resul-ü Ekrem’i (s.a.a) tereddüt etmeden ve sonuna kadar desteklediğini yazar. </p>



<p>Hz. Ebu Talib, Allah Resulü’nün (s.a.a) bi’seti (peygamberlikle görevlendirilmesi) zamanı 75 yaşında olmasına rağmen, Hz. Muhammed (s.a.a) ile var olan birlikteliğini gösterdi.</p>



<p> Hz. Ebu Talib, Kureyş’in ileri gelenleri ile yaptığı konuşma ve görüşmelerde Hz. Muhammed’e (s.a.a) olan desteğini resmen açıkladı.[16]&nbsp;</p>



<p>Hatta Hz. Ebu Talib, Kureyşliler&#8217;in yakışıklı ve güçlü bir genci olan Ammar b. Velid Mahzumî ile Hz. Muhammed’i (s.a.a) değiştirme, önerisini kınayarak, onları öldürmekle tehdit etti.[17]</p>



<p>&nbsp;Bu koruma ve desteklemeler sonucu Hz. Ebu Talib ve hanımı Fatıma bint-i Esed, Peygamber Efendimizin (s.a.a) annesi ve babası gibi oldular.[18]&nbsp;</p>



<p>Peygamber Efendimiz (s.a.a) Hz. Ebu Talib’in vefat ettiği gün şöyle buyurdu: “Ebu Talip yaşadığı müddetçe Kureyşliler benden korkuyorlardı.”[19]&nbsp;Şeyh Müfid’in rivayetine göre, Hz. Ebu Talib vefat edeceği zaman Cebrail (a.s) Peygamber efendimize (s.a.a) nazil olarak şöyle buyurdu: “Mekke şehrinden çık. Zira artık bu şehirde bir yardımcın kalmadı.”[20]</p>



<h3 class="wp-block-heading">Hz. Ebu Talib’in Şiirleri</h3>



<p>Hz. Ebu Talib’in 1000 beyitten fazla şiir ve edebi sözleri bulunmakta ve “Ebu Talib’in Divanı” adıyla bilinmektedir. Bu şiir ve kasidelerin içeriği Hz. Muhammed’in (s.a.a)&nbsp;nübüvvetini&nbsp;doğrular. Hz. Ebu Talib’in en meşhur şiirleri “Kaside-i Lamiye” olarak ün kazanmıştır.[21]</p>



<h3 class="wp-block-heading">Hz. Ebu Talib’in İmanı</h3>



<p>Hz. Ebu Talib’in&nbsp;Hz. Muhammed’in (s.a.a) risaletinin zor olduğu zamanlarında, Peygamber-i Ekrem’in (s.a.a) koruyucusu ve destekçisi olduğu noktasında bir şüphe bulunmamaktadır. Ama Hz. Ebu Talib’in imanı konusunda Şia ve Ehlisünnet arasında fikir ayrılıkları vardır. Şia, Ebu Talib’in (r.a) Müslüman olduğuna ve İslam’ı kabul ettiğine tam olarak inanmaktadır. Şia alimleri, Hz. Ebi Talib’in imanı konusunda&nbsp;Ehlibeyt’ten (a.s) aktarılan rivayetlere binaen fikir birliği etmişlerdir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Hz. Ebu Talib’in Vefatı</h3>



<figure class="wp-block-gallery columns-1 is-cropped hz-ebu-talibin-kabri wp-block-gallery-2 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex" id="hz-ebu-talibin-kabri"><ul class="blocks-gallery-grid"><li class="blocks-gallery-item"><figure><img loading="lazy" decoding="async" width="392" height="308" src="https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2022/01/images-3.jpeg" alt="" data-id="385" data-full-url="https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2022/01/images-3.jpeg" data-link="https://imammehdiyarenleri.org/hz-ebu-talib-a-s/images-3/" class="wp-image-385" srcset="https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2022/01/images-3.jpeg 392w, https://imammehdiyarenleri.org/wp-content/uploads/2022/01/images-3-300x236.jpeg 300w" sizes="auto, (max-width: 392px) 100vw, 392px" /><figcaption class="blocks-gallery-item__caption">Hz Ebu Talib&#8217;in Kabri</figcaption></figure></li></ul></figure>



<p>Hz. Ebu Talib’in (r.a) vefat ettiği ay ve gün konusunda farklı görüşler bulunmaktadır. Ama bazı&nbsp;Şia&nbsp;kaynaklarına göre Hz. Ebu Talib, hicretin ikinci yılı (bi’setin onuncu yılı)&nbsp;Recep&nbsp;ayının 26. günü ve&nbsp;Hz. Hatice’nin vefatından üç gün sonra 85 yaşında iken dünyadan göç etmiştir.[22]&nbsp;Bazı kaynaklar ise,&nbsp;Zilkade&nbsp;ve&nbsp;Şevval&nbsp;ayının ortası olarak zikretmiştir. Peygamber Efendimiz (s.a.a), Hz. Ebu Talib’in vefat ettiği yılı “Amu’l Hüzn” olarak adlandırmıştır.[23]&nbsp;Peygamber Efendimiz (s.a.a) Hz. Ebu Talib’in vefat ettiği gün, çok hüzünlüydü ve ağlıyordu.&nbsp;İmam Ali’den (a.s) ona gusül verip, değerli amcasını kefenlemesini istedi ve onun için Allah’tan rahmet talep etti.[24]&nbsp;Toprağa verileceği yere gelindiğinde, şöyle buyurdu: “Senin için öyle bir af ve mağfiret talep ediyorum ki cinler ve insanlar hayrete düşsünler.[25]&nbsp;Onun (r.a) mübarek bedenini&nbsp;Mekke’de bulunan “Hacûn” mezarlığında, babası Hz. Abdülmuttalip’in (r.a) yanında toprağa verdiler.[26]</p>



<h5 class="wp-block-heading" style="font-size:25px">Kaynakça:</h5>



<p>1-İbn-i Ebü’l-Hadîd, Şerh-i Nehcü’l Belâğa, c. 14, s. 78.</p>



<p>2-&nbsp;Ensâbü’l-Eşrâf, c. 2, s. 288; Tabakatu İbn-i Sa’d, c. 1, s. 121.</p>



<p>3-&nbsp;İbn-i İnabe, Umdetü’t-Tâlib, s. 20.</p>



<p>4-Tarih-i Taberî, c. 2, s. 2; Tarih-i Yakûbî, c. 2, s. 111.</p>



<p>5-Tabakatu İbn-i Sa’d, c. 1, s. 121 ve 122.</p>



<p>6-&nbsp;Tarih-i Yakûbî, c. 2, s. 13.</p>



<p>7-&nbsp;el-Maârif, s. 575.</p>



<p>8-&nbsp;Tarih-i Yakûbî, c. 2, s. 14; Kummî, el-Künâ ve’l-Elkâb, c. 1, s. 108 ve 109.</p>



<p>9-&nbsp;Ensâbü’l-Eşrâf, c. 2, s. 288.</p>



<p>10-&nbsp;es-Sünen-i Nesâî, c. 8, s. 2 – 4.</p>



<p>11-&nbsp;Sire-i Halebî, c. 1, s. 184.</p>



<p>12-&nbsp;İbn-i Hişâm, es-Sîre, c. 1, s. 116; Delâilü’n-Nübüvve, c. 2, s. 22.</p>



<p>13-&nbsp;Menâķıb, c. 1, s. 36.</p>



<p>14-&nbsp;Tabakatu İbn-i Sa’d, c. 1, s. 119.</p>



<p>15-&nbsp;Menâkıb, c. 1, s. 37.</p>



<p>16-&nbsp;İbn-i Hişam, es-Sîre, c. 1, s. 172 ve 173.</p>



<p>17-Sire-i İbn-i Hişam, c. 1, s. 173; Ensâbü’l-Eşrâf, c. 1, s. 31.</p>



<p>18-&nbsp;Tarih-i Yakubi, c. 2, s. 14.</p>



<p>19-&nbsp;Tarih-i Demeşķ, c. 66, s. 339; el-Bidâye ve’n-Nihâye, c. 3, s. 164.</p>



<p>20-&nbsp;İman-ı Eb Talib, s. 24.</p>



<p>21-&nbsp;İman-ı Ebî Talib, s. 18.</p>



<p>22-Cennetü’l-Huld, s. 16; Tarih-i Yakubi, c. 2, s. 35.</p>



<p>23-İmtaü’l-Esma, c. 1, s. 45.</p>



<p>24-Bihârü’l-Envâr, c. 35, s. 163; Tezkiretü Havâssı’l-Eimme, c. 1, s. 145.</p>



<p>25-Şerh-i Nehcü’l-Belâğa, c. 7, s. 76.</p>



<p>26-&nbsp;Ensâbü’l-Eşrâf, c. 1, s. 29.</p>
<p><a href="https://imammehdiyarenleri.org/ebu-talib-a-s/">Ebu Talib (a.s)</a> yazısı ilk önce <a href="https://imammehdiyarenleri.org">İmam Mehdi(a.s) Yarenleri Derneği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://imammehdiyarenleri.org/ebu-talib-a-s/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
